02 Kasım 2005 - ‘Biz’ olmanın konseyde vurgulanan ikinci önemli koşulu
aramızda sürekli, düzenli ve sağlıklı bir iletişim olması. İletişim önemli çünkü
bizi bir arada tutan bağları keşfetmek, güçlendirmek ve devamlılığını sağlamak için
daha kolay ve direk bir yol yok. Önemli çünkü, katılımcılık ilkesine paralel olarak
gerçekleştirdiğimiz hareketler, zamanında, doğru kişilere, doğru şekilde aktarılamadığı
takdirde süreklilik kazanamaz, arzu ettiğimiz etkiyi yaratacak güce kavuşamazlar.
Ne kadar şanslıyız ki 1907 ÜNİFEB olarak ömür boyu sürecek bir Fenerbahçe birlikteliği
ve dayanışmasını yaratmak, bu dayanışma ve birliği sürekli kılmak için gerekli tüm
iletişim olanaklarına sahibiz. ‘Biz’lere düşen tek şeyse aynı zamanda 1907 ÜNİFEB’in
toplum içindeki vitrini, aynası olan bu iletişim olanaklarını doğru ve amacına uygun
bir şekilde kullanmak.
‘Biz’ler arasındaki gelişen doğrudan, arkadaşlık üzerinden kurulan iletişimde sorun
olacağını düşünmediğimizden konseyde daha çok üzerinde durduğumuz nokta forum ve diğer
sanal iletişim platformları yoluyla kurduğumuz iletişim oldu. Forumumuz ne için var?
Ortam olsun diye mi, bir şekilde Fenerbahçe’miz için çalışan kişileri her fırsatta
acımasızca ve seviyesiz bir şekilde eleştirelim diye mi, farklı görüşlere olan
tahammülsüzlüğümüzü ortaya koymak için mi, ‘arkadaş’ bulmak için mi, güç göstermek
için mi, büyük maliyetlerle kullanımımıza sunulan bu hizmeti sadece vakit geçirmek
için ‘keyfi’ şekilde harcamak için mi? Böyle düşünenler, buna göre hareket edenler
buraya kadar okumuşlarsa bu yazıyı yazık etmişler zamanlarına çünkü ‘Biz’ dediğimiz
birlik içinde böyle kimse yok, olmamalı, olamaz. Biz olanlar forumu belirlenen kurallar
çerçevesinde, 1907 ÜNİFEB değerleriyle örtüşen bir şekilde kullanarak, Fenerbahçe,
1907 ÜNİFEB, futbol ve sporun diğer branşlarıyla ilgili tüm deneyim, görüş, eleştiri
ve duygularını farklılıklara açık bir şekilde, saygı çerçevesinde, Fenerbahçe ve 1907
ÜNİFEB çıkarları ışığında paylaşmaya ve forumun diğer alanlarını hayat boyu devam
edecek Fenerbahçe birlikteliği ve paylaşımı için başlangıç noktası olan bağları
kurmak ve güçlendirmek adına hayatın diğer alanlarına yönelik paylaşımları için
ölçülü bir şekilde kullanmaya devam ederlerse, 1907 ÜNİFEB’in kısa zamanda büyük
gelişmeler kat edebileceğine inanıyoruz.
Konseyde iletişimle ilgili olarak vurguladığımız diğer nokta web sayfası ve
forumun 1907 ÜNİFEB üyelerinin birbirlerinden haberdar olmalarını sağlamak işleviyle
ilgili oldu. Bu işlevin sağlıklı kullanımının üyeler, sorumlular ve yönetimde
bulunan kişiler arasında zamanında ve çift yönlü bir bilgi akışı sağlayarak,
1907 ÜNİFEB’e yine çağdaş kurumların yönetim ilkeleri arasında yer alan ‘öğrenen örgüt’
olma özelliğini kazandıracağına inanıyoruz. Birbirimizin ne yaptığını öğrenmek, sürekli
şekilde takip etmek için, birlik içindeki tüm üniversitelerin gerçekleştirdikleri
organizasyonlar, aktiviteler ve projelerle ilgili bilgi ve fotoğrafları web sitemizde
yayınlanması için zaman geçirmeden web komitemizle paylaşmasını öneriyor ve önemsiyoruz.
İdeal sistem yapısına uygun olarak, üniversitelerin komite sorumlularıyla üniversite
sorumlusu arasında, üniversite sorumlularıyla, bölgesel örgütlenme sorumluları ve
yönetim kurulu ilgili üyeleri arasında, özellikle yapılması düşünülen büyük çaplı
organizasyonlar, organizasyonel ve stratejik planlamalar, yapılan çalışma ve organizasyonlarla
ilgili geri bildirimler konusunda kesintisiz, sürekli ve düzenli bir iletişim olması
gerektiğini savunuyoruz. Bu şekilde sorumlu kişilerin gelişmeleri takip edip, farklı
bölgelerdeki genel gidişattan haberdar olarak, gerekli durumlarda gereken müdahaleleri
gerektiği şekilde yapılmasını sağlamaları için uygun zeminin hazırlanabileceğini
düşünüyoruz.
Sağlıklı bir şekilde gelişebilmek için uygun bir dille, objektif ve yapıcı bir şekilde
sunulacak olan eleştirilerin çok önemli olduğuna inanıyoruz ancak organizasyonlara,
kişilere, tutumlara, sorumlulara ya da 1907 ÜNİFEB yönetimine yönelik eleştirilerin
forumda özellikle anlık girişimler ve dikkatsiz ifadelerle yazılması yerine ya da ondan
önce sorumlu ya da muhatap kişilerle paylaşılmasının daha doğru ve tercih edilmesi gereken
bir yöntem olduğunu savunuyoruz. Üyelerimizin 1907 ÜNİFEB geneli ya da Fenerbahçe ile
ilgili forumda tüm üyelerle paylaşmak istedikleri görüş ve eleştirileri de olacaktır
elbette ki ama bu konuda beklentimiz yapıcı, saygılı çizgiden vazgeçilmeyip, Fenerbahçe
ve 1907 ÜNİFEB çıkarlarını göz ardı etmeyen ifadeler kullanılması. Bu konuda 1907 ÜNİFEB
mezun abi ve ablalarının izledikleri yöntem ve tarz takip edilir, rehber alınırsa hiç
bir sorun yaşamadan, birbirimizden birçok şey öğrenebileceğimize, yapılan hatalardan,
aktarılan eleştirilerden dersler çıkararak gerçekten ‘öğrenen örgüt’ olma yolunda
ilerleyebileceğimize inanıyoruz.
Ve geldik ‘Biz’in konseyde vurgulanan son koşuluna : ‘ekip çalışması’.Kimliğimizle,
ait hissettiğimiz dünyayla bu kadar yakından ilişkili olan bu özellik kazanıldığında
yönetişimi, sürekliliği, etkin ve verimli çalışma ile gelişimi de beraberinde getirecek
‘biz’i biz yapan en önemli değerlerden biri aynı zamanda. Bazı birlikteliklerde sonuçtur
insanları motive eden, birlikteliğin devamını sağlayan, bazılarında bireysel olarak
insanların hissettikleri, 1907 ÜNİFEB birlikteliğinin temelini ise buluşulan Fenerbahçelilik
paydasıyla paylaşılan süreç ve süreç içinde yaşanılan takım ruhunun oluşturması gerektiğine
inandık. M. Jordan’ın bir sözü vardır ekip çalışması üstüne ‘Yetenekler oyun kazanır,
ekip çalışması ve zekâ ise; şampiyonluk.’. Şampiyonluklara alışık bir kulübün taraftarları
olarak buluştuğumuz birliğimizde de misyonumuza hizmet eden hedefleri gerçekleştirmek,
bir başka deyişle şampiyonluklara ulaşmak amacımız. Bunun için ortaya koymuş olduğumuz
ideal sistemin en olumlu özelliklerinden biri üyelere tanıdığı yeteneklerine, yetkinliklerine
uygun görev ve sorumluluklar alma şansı veren, sorumluluk-yetki alanlarının karışmasından
doğabilecek aksaklıklara fırsat vermeyen, sınırları ve yönleri belirlenmiş ilişkilerin
doğrudan kurulabileceği bir yapıya sahip olması. Bu sistem sayesinde takım arkadaşımıza
güvenmeyi, sorumluluk paylaşımını öğrenebiliyoruz, her şeyi tek başına yapmanın çok çok
zor olduğunun farkına varıp, tek başına zorla da olsa kotarılan bir işin sonunda yaşanan
mutluluğun gerçekten birlikte paylaşılabilen bir gol sevincinin yanında çok küçük kaldığını
görebiliyoruz. Öyle değil mi?
Ekip olma mutluluğunun yanında başka olumlu çıktılar da getiriyor bu sistem kuşkusuz.
İdeal sistem içinde, özellikle sorumlu kriterlerine uygun tutum, davranış ve yapılarıyla
sorumluluk, yetki ve görevleri onaylanan üniversite sorumlularıyla, birlikte çalışacakları
ekip arkadaşlarının sınırları belirli ve herkes tarafından bilinen konumları büyük bir
iletişim kolaylığı ve verim artışı sağlıyor. Örneğin ‘Biz’i bilen hiç bir üyemiz, ‘Biz’i
bilmeyen, hissetmeyen kişilerin forumlarda ya da buluşulan farklı ortamlarda yaptığı konuşma
ve yorumlara inanmıyor, zaten 1907 ÜNİFEB’in nerede, kiminle konuşulup nerede, kiminle
konuşulmayacağını biliyorlar. Onlar ekip arkadaşlarına inanıyorlar, güveniyorlar. ‘Biz’i
bilen üyelerimiz hangi alanda, hangi konuyla ilgili kimin sözüne kulak asmaları ve asmamaları
gerektiğinin farkındalar, gerektiğinde ya da ihtiyaç hissettiklerinde 1907 ÜNİFEB abla ve
abilerinin desteklerini alabileceklerini, rehberliklerini isteyebileceklerini biliyorlar.
Ekip içinde hangi konularda kiminle konuşmaları gerektiğini, bu kişilerle kurdukları
iletişimde nelere dikkat etmeleri gerektiğinin farkındalar. Bu güven, bu bilgi etkin ekip
çalışması deneyimiyle kazanılıyor. Yetki ve sorumluluğun, yetenek ve yetkinliğe göre
dağılımını sağlayan etkin ekip çalışması ise ‘Biz’ olmanın ve1907 ÜNİFEB’in gelişiminin
en önemli anahtarlarından.
Konseye katılanların hemen hatırlayacağı, katılamayanların da zorlanmadan gözlerinin önüne
getirebilecekleri bir fotoğraf vardır. Ellerini kalın ensesinin arkasında birleştirip,
gevrek gülüşüyle kasılan bir Hıncal Uluç fotoğrafı! Konseyde Berkay Başkanın şöyle bir
ifadesi olmuştu. ‘Biz’ olduğumuzu unutan, ‘Benim...’le başlayan sözler sarf etmeye
başlayan herkes bu fotoğrafı hatırlamalı. Bu cümleler sarf edildiği, paslaşmak yerine
tek başına oynayan yalnız yıldız tavırları takınılmaya başlandığı anda, yapılan işlerin
sonucu ne olursa olsun, bu tavır ve tutumun sahibinin yansıyan görüntüsü bu klasik Hıncal Uluç
fotoğrafı olacaktır!’.
Bunu akıllarından çıkarmayacak, ‘Biz’i sonuna kadar hisseden ve her tavır, tutum ve hareketiyle
ortaya koyan tüm üyelerimize tekrar kocaman bir “Hoş geldiniz” ve “İyi ki varsınız” demek
istiyoruz. Fenerbahçe’miz ve spor-futbol-taraftarlık kültürü için yapacak çok işimiz var.
Türk sporunun ve Fenerbahçe’mizin bizim gibi hep birlikte hareket edebilen parlak gençlere
ihtiyacı var. ‘Biz’e inanıyoruz, gücümüzü Fenerbahçe sevgimizden alıyoruz...