26 Nisan 2006 -
Futbol
Federasyonu, Fenerbahçe ile Beşiktaş A.Ş. arasında
oynanacak Fortis Türkiye Kupası final maçının İzmir’de
oynanmasına karar verdi.
Geçen
sene benzer şekilde iki İstanbul Kulübü arasındaki final
maçı İstanbul Atatürk Olimpiyat Stadı’nda oynanmıştı. Bu
final, hemen akabinde oynanacak Şampiyonlar Ligi
Finali’nin provası olarak düşünülmüş ve Fenerbahçe
taraftarlarıyla Galatasaray taraftarları iki farklı
güzergâhtan ve toplu olarak stada ulaştırılmıştı. Farklı
yol güzergâhları sayesinde, iki takım taraftarı maç
öncesi veya maç sonrasında hiç bir şekilde karşı karşıya
gelmemiş ve taraftarlar arasında, istenmeyen ve hiçbir
şekilde tasvip etmediğimiz şiddet olayları yaşanmamıştı.
Aklın ve mantığın yolu da buydu zaten.
Şimdi
yine bir kupa finali, tek maçta belli olacak bir kupa
şampiyonluğu, aynı geçen yıl gibi birisi İstanbul’un
Avrupa yakasında, diğeri ise Kadıköy’de yer alan iki
takımın maçı. Eğer finalin adresi yine Olimpiyat Stadı
olsaydı, geçen seneki gibi bir yöntemle aynı şekilde
taraftarlar maça gidecek ve rakip takım taraftarlarının
karşı karşıya gelmesi engellenerek olaysız bir derbi
maçı yaşanacaktı.
Bu sene
final maçı 3 Mayıs’ta İzmir’de oynanacak. Bildiğimiz
kadarıyla bu karar Futbol Federasyonu’nun kararı ve
taraftarı olduğumuz Fenerbahçe Spor Kulübü’nün Yönetim
Kurulu’nun maçın İzmir’de oynanması yönünde bir talebi
veya isteği yok. Beşiktaş A.Ş’nin bu tip bir talebi var
mı, bunu bilemiyorum. Görünen o ki, Üniversite
oyunlarıyla yenilenen ve modernleştirilen İzmir Atatürk
Stadı ve uzun süredir Süper Lig’de takımı olmayan İzmir
kenti böyle bir final maçıyla ödüllendirilmek isteniyor.
İzmir Valiliği ve Emniyet Müdürlüğü de stadyum etrafında
gerekli güvenlik önlemlerini alacağını düşünüyor. Bu
açıdan baktığımızda kupa finalinin İzmir’de olması
mantıksız değil. Fakat göz ardı edilen çok önemli bir
konu var…
İki
takım taraftarlarının kalabalık gruplar halinde
İstanbul’dan İzmir’e giderek bu maçı statta
izleyecekleri kesin. Hatta bazı taraftar dernekleri
şimdiden organizasyon hazırlıkları yapmaya başladı bile.
İstanbul – İzmir arası karayoluyla 565 km. Karayolunu
kullanacak taraftarlar otobüslerle veya özel araçlarıyla
gidecekler ve mutlaka her iki takımın taraftarı da
formalarıyla, bayraklarıyla çıkacak yola. Ve bu 565
km.nin herhangi bir yerinde mutlaka karşı karşıya
gelecekler. Yollarda, otoban gişelerinde, arabalı
vapurda, mola tesislerinde, 565 km. boyunca iki takım
taraftarı karşı karşıya gelecek. Bir de bunun dönüşü var
ki, bir taraf kupayla ve büyük bir mutlulukla, diğer
tarafsa derin bir hüzün ve hayal kırıklığıyla aynı yolu,
aynı şekilde geri dönecek…
Gönül
ister ki, o iki gün boyunca, İzmir’e gidiş ve gelişte
hiçbir tatsız olay yaşanmasın. Fakat bu iyi niyetli
dileğimize karşın günümüzde Türk Futbolu’nun geldiği
nokta ortadadır. Sezon başında alınan kararlarla ilk
devre İnönü Stadı’ndaki Beşiktaş A.Ş - Fenerbahçe
maçına, Fenerbahçe taraftarlarının toplu olarak gitmesi
engellenmek istenmiş, misafir takım taraftarı için
tribün ayrılmamıştır. Sayın İstanbul Valisi’nin müsaade
etmesi ve yol göstermesiyle münferit olarak maça giden
Fenerbahçe taraftarları bile, maçın başlamasıyla İnönü
Stadı’ndan çıkartılmıştır. Aynı şekilde ve aynı kararla
ikinci devre oynanan maça Beşiktaşlı taraftarlar için
yer ayrılmamış ve Beşiktaşlı taraftarlar Kadıköy’deki
maçı tribünden seyredememişlerdir. Yine iki kulüp
arasında sezon boyunca oynanan basketbol maçlarında bile
hiçbir şekilde rakip takım taraftarına yer
ayrılmamaktadır ve Beşiktaş taraftarlarıyla Fenerbahçe
taraftarları stad ve salonların dışında karşı karşıya
getirilmemektedir…
Bu
koşulların ilgili ve yetkili kişilerce gayet iyi
bilinmesine rağmen, hiçbir noktasının kontrolü ve
güvenliği garanti edilemeyen 565 km. boyunca iki takım
taraftarı aynı yolu kullanacak, aynı otoban gişesinden
geçecek, İstanbul-İzmir arasında sıklıkla kullanılan
aynı arabalı vapura bineceklerdir… İzmir Valiliği
stattaki güvenliği garanti edebilir ama İstanbul – İzmit
– Yalova – Bursa – Balıkesir – Manisa Valilikleri,
Emniyet Müdürlükleri ve Jandarma Komutanlıkları bu
güvenlik garantisini verebilirler mi? Bu illerimizdeki
güvenlik güçleri hangi yolu, nasıl kontrol edecektir
rakip takım taraftarlarının olası karşılaşmalarında ve
kuvvetle muhtemel yaşanabilecek gerginliklerde? Veya
şöyle bir soru soralım, İstanbul Atatürk Olimpiyat
Stadı’nda geçen sene başarıyla uygulanan final modelini
uygulamak varken, neden 7 farklı ili kapsayan 565 km.lik
karayolu boyunca Polis ve Jandarma güçleri alarma
geçerek böyle bir güvenlik sorunuyla karşı karşıya
gelsinler? Buna ne gerek var?
Aklı
başında, duyarlı ve bilinçli bir insanın kolayca
görebileceği bu gerçeklere dayanarak, maçın İstanbul
Atatürk Olimpiyat Stadı’na alınması gerekmektedir. Yol
boyunca, gidiş geliş 1130 km. boyunca yaşanabilecek
olumsuzluklardan, aklımıza bile getirmek istemediğimiz
sonuçlardan sorumlu olmamak için duyarlı ve yetkili
kişilerin gereği yapmalarını gönülden istiyorum.
Berkay Erdim
1907ÜNİFEB - Üniversiteli Fenerbahçeliler Birliği