Sırada Ne Var Serhat Ulueren?

28 Kasım 2006 - Tarafsızlık iddiasıyla yayın yaptıklarını sürekli iddia eden Star TV Spor Servisi Müdürü Serhat Ulueren ve Telegol programı, dün geceki son programlarında Fenerbahçe söz konusu olduğunda daha da "tarafsız" olduklarını tekrar göstermişlerdir.

Türk futbolundaki pislikleri temizlemek iddiası içerisinde olan Telegol programı, anlaşılan o ki Türk futbolunun pisliğini Fenerbahçe Spor Kulübü olarak görmekte ve bu yöndeki yayınlarda hedef her zaman Fenerbahçe olmaktadır.

Son dönemdeki Cafer Aydın ve Tahir Kıran'ın açıklamalarından umduğunu bulamayan Telegol'ün bu saldırısındaki aktör ise Cihan Oskay'dı. Alışılmış iddialarla meydana çıkan Oskay, 2001 senesinde Fenerbahçe'nin şike yoluyla şampiyon olduğunu ve şikeyi de kendisinin yaptığını iddia ediyordu. Gel gör ki neden şimdi ortaya çıktığına dair sorulara cevap veremiyor, kurduğu tuzaklara dayanan belge(!)lerle aklı sıra Fenerbahçe'mizin şampiyonluğunu gölgelemeye çalışıyordu.

Neyse ki her Telegol karalamasına olduğu gibi buna da verilecek çok cevap vardı. Bunlardan ilki ATV'deki Santra programında Ahmet Çakar'dan geldi ve Cihan Oskay'ın bu programdan önce kendisine Santra programına çıkmasını teklif ettiğini ve karşılığında
10 bin € + uçak bileti
talep ettiğini böylelikle yurtdışına kaçmayı planladığını anlattı. Cep telefonu sinyalleri vasıtasıyla Cihan Oskay'la yaptığı görüşmeyi ispatlayabileceğini de belirtti. Cihan Oskay'ın psikolojik bozuklukları, çalışma hayatındaki çarpıklıklarıyla ilgili bir çok açıklama da Santra programında yer aldı. Bunları Telegol programında da açıklamak isteyen Çakar'a, Ulueren'den gelen cevap ise bizim ismimizi kullandırarak prim yaptırmam şeklinde oldu ve kendisine programda söz hakkı veremedi. Serhat Ulueren bununla da yetinmedi, o saniyede kafasında "Türk Futbolunu temizleme" dosyalarından birini oluşturmuş olacak ki, gelecek hafta Ahmet Çakar ve Santra ekibinin de gerçek yüzünü göstereceğini iddia etti. Bunları söylerken oluşan korku ve panik dolu yüz ifadesini gizleyemeyen Ulueren, bu tür dosyaların nasıl ortaya çıktığı, insanları karalamanın 1 saniye içerisinde uydurulabilecek kadar kolay olduğu konusunda bizlere epeyce fikir veriyordu.

Programda dikkat çeken bir başka konu ise, delil gösterilen telefon görüşmelerinde açıkça adı geçen Galatasaray Kulübü, Tanju Çolak ve Bülent Ünder'in Samsun'a taşıdığı bavullar hakkında hiçbir yorum dahi yapılmamasıydı. En azından orada Fenerbahçeli kimliğiyle bulunan Ziya Şengül'den bu konuşmaları duymasını beklerdik ama o da ne yazık ki çarkın bir parçası konumundaydı.

Daha sonra Oskay ve Ulueren'e bir cevap da Sayın Aziz Yıldırım'dan geldi. Başkanımız bu iddiaların bu döneme denk gelmesinin Cihan Oskay - TFF bağlantılarının açık delili olduğu, aradaki organik ilişkilerle Fenerbahçe'nin Federasyon başkanlığı tartışmalarında devre dışı bırakılması planlandığını belirtti. Ahmet Çakar'ın da iddia ettiği gibi Oskay'ın federasyon tarafından güdümlü olduğu açıkça görülebiliyordu. Ayrıca Ahmet Çakar'ın, Cihan Oskay'ın bu iddiaları ortaya attığı dönemdeki telefon konuşmalarına bakılacak olursa federasyon yetkililerle sık sık görüştüğü ortaya çıkabilir iddiası da araştırılmaya değer görünüyordu.

Her şeyi bir kenara bıraktığımızda dahi Samsunspor maçında hepimizin hatırladığı gibi takımımız geriye düşmüş, ancak kendine yeterli olan beraberliği ilk yarının son dakikalarında yakalayabilmişti. Samsunspor'un bir iddiası bulunmamasına rağmen, geçtiğimiz sezonki Denizlispor örneğinde olduğu gibi olanca gücüyle mücadele etmiş, maçı kaybetmemek için elinden geleni yapmıştı. Şikenin bir parçası olduğu iddia edilen Ali Akdeniz de ilk golü atmış, şike yapan bir futbolcudan beklenmeyecek derecede sevinmişti. Ancak bunlara da Ulueren ve Oskay'ın bir kulp bulacağını çok iyi biliyoruz.

Kısa bir süre sonra kulübümüzden daha geniş açıklamalar yapılacağını ve bu kirli düzenin de açığa çıkarılacağına eminiz. Türkiye Futbol Federasyonu ile Telegol ekibinin başını çektiği malum grubun Fenerbahçe üzerine oynadığı oyunlardan biriyle karşı karşıya olduğumuz gerçeğini, bu iddiaların futbol takımımızın kritik bir dönemeçte olduğu zamana denk gelmesinden de açıkça anlayabilmekteyiz. Tüm Fenerbahçe camiası olarak bu oyun karşısında da dimdik duracağımızdan ve bu iftiralardan da alnımızın akıyla çıkacağımızdan şüphemiz yok.

Cihan Oskay ile Serhat Ulueren ve ekibini
1907 ÜNİFEB
olarak esefle kınıyor, bu düzenin bozulması için elimizden gelen her şeyi yapacağımızın sözünü veriyor, çizgisini değiştirmeyeceğini tahmin ettiğimiz Serhat Ulueren'in bir sonraki "Türk Futbolunu Kurtarma" hamlesini de sabırsızlıkla bekliyoruz.

1907ÜNİFEB - Üniversiteli Fenerbahçeliler Birliği