14 Haziran 2007 - Efsane hoca, Fenerbahçe’nin teklifini kabul
ettiğinde, gönül verdiği renkler için kariyerinin
tepesinde emekli olma kararını da elinin tersiyle itmiş
oluyordu. A takımın mütevazı kadrosuna rağmen Fenerbahçe
basketbolunda yeniden yapılanmanın, taraftarı
heyecanlandırmanın adı oluyordu. Gelir gelmez takımı
Avrupa’da final-four yolcusu yaptığında elinde tek bir
tane bile yıldız yoktu. Camiaya yeni bir hava katmış,
taraftarı yerleri unutulan basketbol salonlarına tekrar
çekmişti. Bizimle de özel bir görüşme yapmış,
üniversiteli kitlesinin basketbol için ne kadar önemli
olduğunu söyleyip destek sözü almıştı. Bu kadar
kariyerli, takım sporlarında Türkiye’nin en büyük
başarılarını yaşamış hocasının sarı lacivert aşkıyla
göreve yeniden başlamış gibi heyecanlanması, her
fırsatta projelerini anlatması Fenerbahçeli
basketbolseverleri de heyecanlandırmıştı.
Ülker desteği sonrası kadrosunda bir anda yıldız
patlaması yaşayan basketbol takımımız hakkında
yazılanları hatırlamak çok zor değil. Bu kadar yıldız
bulunan, bu kadar top kullanmayı seven oyuncunun
bulunduğu bir kadronun kimyasının bozuk olacağı, uyum
sorununu aşamayacağı sıkça dillendirildi. Bunları
dillendirenlerin unuttuğu bir faktör vardı, Aydın Hoca.
Aydın Hoca final serisinde de herkesin şahit olduğu gibi
yılların deneyimini ve gönül verdiği formaya kupa
kaldırtma heyecanını mükemmel harmanlamış, müthiş
işleyen bir takım yaratmıştı. Onu büyük yapansa 16 yıl
sonra gelen şampiyonluk ya da tekrar insanları
heyecanlandıran bir takım yapması değildi. Parkenin
üzerindeki duruşuydu onu efsane hoca yapan... En
üzüntülü ve sıkıntılı anında da, en büyük hedefine
ulaşmışken de yüzündeki sakin ve kararlı ifade hiç
değişmiyordu. Baskı ve stres altında kararlı, başarı
anında ileriyi düşünen örnek bir lider duruşu vardı, tam
da Fenerbahçe camiasının ihtiyaç duyduğu gibi...
“Fenerbahçe’nin büyüklüğü kupa büyüklüğü değildir”
derken kupa kaybedilen gecelerde sığınılacak bir kaçış
cümlesi hediye etmek değildi İslam Çupi üstadın derdi.
Fenerbahçe’yi Fenerbahçe yapan değerlerin, başarıların
çok ötesinde durduğunu söylüyor, anlatıyordu. Aydın Hoca
da bu değerlerden bir tanesiydi işte. Sahadaki örnek
duruşu, kağıtların üzerine karalanmış ama spor
dünyamızda pek de şahit olmadığımız “ilke ve amaçları”
temsil ediyor, yüreğindeki Fenerbahçe sevgisi için her
türlü olumsuzlukla savaşırım diyordu Aydın Örs.
Fenerbahçe’nin kupalardan, başarılardan öte değerleri
vardı ve giderek yozlaşan spor dünyasından Fenerbahçe de
nasibini fazlasıyla almıştı son 20 senede. Tam da böyle
bir zamanda Fenerbahçeliliğin, spor adamlığının ne demek
olduğunun simgesi oldu Aydın Örs. Belki geç
kavuştuğumuzdan değeri anlaşılamadı, bilinemedi ama
Aydın Hoca yaptıklarıyla da yapacaklarıyla da
Fenerbahçe’nin bir simgesi oldu bile. Şimdi sıra ona
sahip çıkmakta, verilen sözleri yerine getirmekte, ona
sonsuz kredi tanımakta, “ben yoruldum artık sıra
gençlerde” diyene kadar onun arkasında durmakta, ne
olursa olsun hocamıza destek olmakta. Aydın Hoca
değerleri sadece cümlelerde yazılı olan bir kulüp
olmamak için elimize gelen en büyük şans, o efsane bir
Fenerbahçeli ve bu forma için yüreğini ortaya koyan bir
efsane.
Bu son yazıyı bu günkü kara haberi öğrenmeden önce
yazmıştım, değiştirmedim, aynen dursun istedim.
Taraftarın bile Aydın Hoca’nın arkasında durması
gerektiğini söylerken Aydın Hoca kovuldu. O yine onurlu
bir tavır sergiledi, istifa ettim dedi, ama daha geçen
hafta gözlerinin içindeki heyecanla gelecek senelerin
projelerini anlatırken bugün görevi bıraktığına kimi
inandıracak ki? Fenerbahçe bir değerini daha yitirdi,
Fenerbahçelilerin yüreğinden bir şeyler kopup gitti,
Fenerbahçelilerin yüreğinde yine sızı var. Ne teneke
kupalar, ne de destansı şampiyonluklar dindirir bu
acıyı, Fenerbahçe değerlerini kaybediyor ve biz sadece
izliyoruz ve biz sadece alkışlıyoruz. Biz asimile
olmuşuz, biz silinmişiz, bize istediklerini kabul
ettirmişler, tepkisiz kalmışız. Fenerbahçe’yi renklerini
kutsal bilmişiz ama bu kutsal değerlere sövülmesine
alkış tutmuşuz... Biz ruhumuzu yitirmişiz, biz erimişiz,
bu saatten sonra kupalar, şampiyonluklar neye yarar?..
Erkan Keremoğlu 1907ÜNİFEB - Üniversiteli Fenerbahçeliler Birliği