Orijinalini görmek için tıklayınız : 2008 – 2009 Sezonu Tribün Komitesi Duyurusu
1907 ÜNİFEB
08-09-2008, 01:15
2008 – 2009 SEZONU TRİBÜN KOMİTESİ DUYURUSU
Yeni sezon başlarken, geçtiğimiz senelerde tribün odaklı olarak yaşadığımız bazı sorunları tekrardan yaşamamak, Fenerbahçe tribünlerinde daha güçlü ve daha düzenli olabilmek için 1907 ÜNİFEB Tribün Komitesi olarak geçtiğimiz senelerde uyguladığımız ancak tam olarak bilinmeyen bazı kuralları ve yeni aldığımız kararları tüm üyelerimizle paylaşmak istedik. Burada bahsedilen konularla ilgili düşüncelerinizi, eleştirilerinizi tribun@1907unifeb.org (tribun@1907unifeb.org) adresine mail atarak ya da üniversitelerinizin Tribün Sorumlusu’yla irtibata geçerek bizlere ulaştırabilirsiniz.
Tribündeki Duruşumuz
Artık bizimle özdeşleşen Telsim Tribünü C Blok’ta bu sene de Fenerbahçe’mize gereken desteği vermeye devam edeceğiz. Ancak burada üyelerimizce dikkat edilmesini istediğimiz bazı hususlar var.
• Bunlardan ilki, 90 dakika susmadan sürekli tezahürat yapmak isteyen üyelerimizin tribünün ön sıralarında toplu şekilde durması ve bu şekilde susmadan tezahürat yapmak istemeyen üyelerimizin de biraz daha üst sıralarda maçı takip etmeleri. Bunu yapmaktaki amacımız daha toplu ve gür ses çıkartmakla birlikte, her iki tarafın da rahatını sağlayabilmek. Zaten 1907 ÜNİFEB’e ayrılan kombineli koltuklarda yer kavgası olmayacağını bildiğimiz için kendi içimizde böyle bir düzenlemeye gitmenin kimseye zararı olmayacağını düşünüyoruz.
• Özellikle Avrupa Kulüpleriyle oynadığımız maçlarda ve derbilerde İstanbul dışından gelen üyelerimize hoşgörülü davranmanız sizlerden bir diğer isteğimiz. Bu maçlarda şehir dışından gelen üyelerimizin de katkılarıyla Telsim C Blok’ta diğer maçlara oranla sayımızın çok üstüne çıkıyoruz ve ister istemez biraz sıkışmak zorunda kalıyoruz. Kombinesi olmayan birlik üyelerimizin de C Blok’ta bizlerle beraber olabilmesi ve 1907 ÜNİFEB’li olmanın tribündeki karşılığını görebilmeleri için bu konuda herkesin dikkatli olması gerekmektedir.
• Telsim C Blok’taki setin önünde (en öndeki demirler) üzerinde 1907 ÜNİFEB ürünü (polar, yağmurluk, tişört) olmayan üyelerimizin durmaması ve üzerinde ürün olup burada durmak isteyen üyelerimizin de sahaya dönüp maçı izlemek yerine tribüne dönüp tezahüratlara eşlik etmeleri bu sezon aldığımız yeni bir karar. Böylelikle tribündeki üyelerimizin maça dalmalarını önlemek ve görsel bütünlüğü sağlamak en büyük amacımız. Ayrıca set önünün kalabalık olması bazı maçlarda açtığımız sancaklarımızı taşıyan üyelerimizi de zor durumda bırakmaktadır.
• Stadımızda yaptığımız tezahüratlarda bir bütünlük sağlayabilmek için de ilk olarak birlik üyelerimizin kendi tribünümüzde sete çıkan arkadaşımıza ayak uydurmaya çalışmaları hem bizlerin bir bütün olabilmesi açısından hem de setteki arkadaşımıza yardımcı olabilmemiz açısından çok önemli.
• Kadıköy’de oynadığımız maçlarda dikkat edilmesini istediğimiz bir diğer nokta ise sizlere daha önceden forumdan belirtilen buluşma saatlerine özen göstermeniz, Fasıl’dan çıkış ve tribüne giriş saatlerine olabildiğince dikkat etmeniz. Telsim C Blok’a rahatça yerleşebilmek ve 1907 ÜNİFEB üyesi olmayan biletli taraftarlarımızla sorun yaşamamak için bu saatlere daha fazla dikkat etmeliyiz.
• Her maç öncesinde duyurduğumuz "1907 ÜNİFEB ürünleri giyilmesi" isteğimize de sonbaharın yavaş yavaş gelmesiyle beraber daha fazla uyulmasını istiyoruz. Öncelikle 1907 ÜNİFEB'in bulunduğu tribünün sarı olmasıyla başlayarak tüm Fenerbahçe tribünlerini sapsarı görmek için hepimizin maçlara gelirken 1907 ÜNİFEB ürünlerini giymesi gerekiyor. Bilindiği gibi yağmurluk,polar ve tişörtlerimiz sadece bu görsel bütünlüğü sağlayabilmek için hiçbir kar elde etmeksizin satılmaktadır.
Koreografiler
Özellikle geçen seneye sizlerin yardımlarıyla damgamızı vurmamızı sağlayan koreografi çalışmalarımız bu sene de artarak devam edecektir. Bu koreografi çalışmalarının projesinden, yapımına ve tribünde sergilenişine kadar sizlerin yardımına ihtiyaç duymaktayız. Özellikle koreografilerin yapımında çok fazla emek ve insan gücü gerekmekte. Dolayısıyla üniversitelerin Tribün Sorumlularından isteğimiz forumumuzda bir koreografi çalışması duyurulduğunda, kendilerinin gelmeleri için engelleri olsa bile üniversitelerinde bunun duyurusunu yapmaları ve çalışmaya gelebilecek arkadaşlarımıza ulaşmalarıdır. Çünkü bu çalışmalarda yeterince insan bulunamaması hem çalışmaya gelen arkadaşlarımızın çok yorulmasına neden olmakta hem de koreografiyi ciddi anlamda tehlikeye atmaktadır. Ayrıca koreografilerle ilgili düşüncelerinizi ve pankart önerilerinizi de tribun@1907unifeb.org (tribun@1907unifeb.org) adresine beklemekteyiz.
Maç Biletleri
1907 ÜNİFEB Tribün Komitesi geçtiğimiz senelerde olduğu gibi bulunduğu şehirde Biletix olmayan, ayrıca internet ve telefon yoluyla da bilet alma durumu olmayan üyelerimize elinden geldiğince yardımcı olmaya çalışacaktır. Ancak burada bilinmesi gereken 1907 ÜNİFEB Tribün Komitesi’nin kimseye bilet sağlamak gibi bir yükümlülüğünün olmadığıdır. İlk tercihimiz bilet temin etmek isteyen üyelerimizin internet veya telefon aracılığıyla biletlerini kendilerinin almaya çalışmalarıdır, ancak bunun gerçekleşemediği durumlarda 1907 ÜNİFEB Tribün Komitesi elindeki tüm kaynakları kullanarak üyelerimize bilet temin etmeye çalışacaktır. Böyle durumlarda sizlere daha önceden duyurulacak zamana kadar, üniversitenizin Tribün Sorumlusu’nun, talep ettiği bilet sayısı kadar taraftar kart numarasını ve biletlere karşılık gelen ücreti Tribün Komitesi’ne ulaştırması gerekmektedir. Bu prosedür hiç aksamadan işlese bile, yine de biletler konusunda son merci Tribün Komitesi olmadığından geçtiğimiz senelerde yaşadığımız gibi sorunlar yaşamamız mümkündür. Bu konuda gösterdiğiniz özen ve anlayış için şimdiden teşekkür ederiz.
Basketbol Maçları – Servisler - Amatör Branşlar
• 1907 ÜNİFEB Tribün Komitesi geçtiğimiz senelerde olduğu gibi Abdi İpekçi’de oynadığımız maçlara belli güzergahlardan (Kadıköy – Taksim) servis kaldırmaya devam edecektir. Bu konudaki en büyük sıkıntıyı ise mail atma konusunda yaşamaktayız. Servis düzenlenecek maçtan bir önceki günün akşamına kadar servisle maça gelmek isteyen üyelerimizin, durumlarını tribun@1907unifeb.org (tribun@1907unifeb.org) ’a mail atarak bildirmeleri gerekmektedir. Çünkü genel olarak atılan maillerin sayısına göre maça gideceğimiz servisin boyutu belirlenip maçtan 1 gün önce de bu servis ayarlanmaktadır. Maç günü gelen maillere göre servisin boyutunu arttırmamız, ya da yeni bir servis ayarlamamız pek mümkün olmamaktadır. Bu durumda hem maça gelen arkadaşlarımızla beraber servise alabileceğinden çok fazla kişi ile binmek durumunda kalıyoruz hem de servisimizin şoförü veya sahibiyle problemler yaşıyoruz.
• Bir diğer problem de atılan maillere rağmen servise gelinmemesidir. Serviste topladığımız ücret tam olarak servise ödediğimiz ücretin servise binen arkadaşlarımızın sayısına bölünmüş hali olduğu için mail atıp da gelmeyen arkadaşlarımız hem servisle gelen arkadaşlarımızın cebinden çok fazla para çıkmasına neden olmakta hem de Tribün Komitesi'ni zor durumda bırakmaktadır. Daha önce mail atmasına rağmen maça gelemeyecek olan üyelerimizin bu durumlarını da 5 dakikalarını ayırarak, tribun@1907unifeb.org (tribun@1907unifeb.org) adresine maçtan bir gün öncesinin akşamına kadar mail atarak bildirmeleri yeterli olacaktır. Dolayısıyla servis için atılan maillere gereken özeni gösterirsek hem daha ekonomik, hem de daha rahat bir yolculukla maçlara gidip gelebiliriz.
• Tribündeki Duruşumuz başlığındaki ilk madde aynı şekilde basketbol maçları için de geçerlidir.
• Kadıköy'ün göbeğinde,ulaşımın çok rahat ve gerçekten tribünden zevk alabileceğiniz bir ortamın oluşturulduğu Caferağa Spor Salonu'ndaki maçlara daha fazla ilgi göstermek, bayan basketbol takımımıza ve voleybol takımlarımıza gereken desteği vermek, Fenerbahçe'nin bir SPOR kulubü olduğunun unutulmaması açısından da faydalı olacaktır. Bu tür maçlarda gösterilen münferit destekler bile amatör sporcularımızı çok fazla etkilemekte ve bizlere geri dönüşleri çok güzel olmaktadır.
Deplasmanlar
• İstanbul’dan yeterli çoğunluğu sağlayabileceğimizi düşündüğümüz şehir dışı maçlarında gerekli iletişimi sağlamak ve bilet temini konusunu konuşmak için forumumuzdan başlık açılacaktır. Bu başlıklardan ve tribun@1907unifeb.org (tribun@1907unifeb.org) adresimizden bize ulaşan taleplere göre o deplasman karşılaşmasına gidip gitmeyeceğimiz, nasıl bilet temin edebileceğimiz netleşecektir.
• Deplasman karşılaşmalarının oynandığı şehirlerde ya da çevresindeki şehirlerde bulunan örgütlenmelerimizin de gittikleri maçlardan önce ve sonra Tribün Komitesini nasıl maça gittikleri, biletlerini nereden buldukları ve tribünde neler yaptıklarıyla ilgili bizlere bilgi vermeleri gerekmektedir. Bu konuda 1907 ÜNİFEB Tribün Komitesi maçlardan önce ve sonra çevre illerdeki örgütlenmelerimizle irtibata geçecektir.
Mail Grubu
Geçtiğimiz günlerde bu mesajda geçen konuları ve çok daha fazlasını konuşabilmek için üniversitelerin Tribün Sorumlularının ve 1907 ÜNİFEB Tribün Komitesi üyelerinin dahil olduğu bir mail grubu oluşturuldu. Bu mail grubuna katılabilmek için gerekli mail ulaşmayan veya ulaşan maile rağmen gruba üye olamayan üniversitelerin Tribün Sorumlularının bizimle temasa geçmeleri bu mail grubunun sağlıklı işleyebilmesi için zorunludur.
Saygılar
1907 ÜNİFEB Tribün Komitesi
Levin Susar
08-09-2008, 03:04
Tri. Kom az önce bir açıklama yapmış.
Topic kilitli , o yüzden buraya yazayım dedim. Neden kilitli olduğunu da anlayamadım gerçi.
Açıkçası açıklamanın dili ve hitap şekli inanılmaz şekilde rahatsız edici. Bugüne kadar 1907ÜNİFEB bünyesinde bu tarz şeyler dikta ettirmeyle, zorlama ile olmamıştır. Karşılıklı sevgi saygı ve anlayış ile olmuştur.
Setin önüne ünifeb ürünü olmayan kimsenin bulunmaması tribün komitesinin aldığı yeni bir kararmış.
Arkadaşlar uygulayamayacağınız kararları lütfen almayın. Bu birincisi.
2. si orası sizin tapulu malınız falan da değil. Bunu buraya alırız bunu buraya sokmayız falan, garip olmuş. Ben Fenerbahçe formamı giyip o sete geldiğimde o sette beni barındırmayacak arkadaş ile tanışmayı çok istiyorum. Kim acaba o.
İnsanları ürün kullanmaya teşvik etmenin yolu bu değildir.
Sadece ünifeb ürünü giyenler ünifeb i temsil edebilir diye bir mentalite de yoktur.
Bir başka enteresan nokta da ;
"üzerinde ürün olup burada durmak isteyen üyelerimizin de sahaya dönüp maçı izlemek yerine tribüne dönüp tezahüratlara eşlik etmeleri" .. Böylelikle tribündeki üyelerimizin maça dalmalarını önlemek ve görsel bütünlüğü sağlamak en büyük amacımız.
kısmı .
Son maç bizim de içinde bulunduğumuz kısımlar iyi bağırınca sanırsam biraz havaya girilmiş. Tribündeki üyelerin maça dalmasını engellemek falan ne demek yahu. İnsanlar oraya maç için geliyor. Hadi biri çıksa da bizi bağırtsa diye değil.
Sette yer edinebilmek için demek ünifeb ürünü giymek de yeterli değil. Bir de sahaya sırtımızı dönmemiz gerekiyor ha ?
Arkadaşlar şu topiği biraz okuyun. Kime neye özeniyorsunuz ?
Son maç iyi performans sergilendi diye herkes bir havalara girmiş. Antuda 2 sayfa "c blok harikaydı" yazısı görünce, böle efsane efsane kararlar alınıyor.
Başta da dediğim gibi açıklama inanılmaz bir şekilde rahatsızlık verici.
Bunu yapmanızı istiyoruz, dikkatli olmanız gerekmektedir, .... zorunludur .
Otoriter bir yönetim sergilemek istiyorsanız, öncelikle uygulayabileceğiniz kararlar almanız gerekmektedir.
Ayrıca otoriter bir yönetim böyle baskıcı bir şekilde olmaz.
1907 Ünifeb üyelerinin, bu yazdığınız şeyleri uygulamasını istiyorsanız, bunu karşılıklı konuşmalarla, gerek dost sohbetlerinde gerekse bir e bir görüşmelerde dile getirirsiniz. Böyle gece yarısı muhtıra verir gibi, bunu böyle yapacaksınız çünkü biz böyle karar aldık diyerek olmaz bu işler. Sadece anti pati kazandırır bu size. Bi yere kadar gidebilirsiniz.
Son olarak beni Fenerbahçe formam ile sete almayacak ve yüzümü sahaya döndürmeyecek arkadaş ya da arkadaşları fazlasıyla merak etmekteyim. En kısa zamanda İzmir'den kalkıp mümkün olan ilk fırsatta maça gelmeyi düşünüyorum. Umarım kendisi ya da kendileriyle tanışırız.
Dediğim gibi son derece antipatik ve gereksiz açıklamalarla dolu, kötü bir dille hazırlanmış rahatsız edici bir duyuru olmuş. Yazan ve hazırlayanlara Allah akıl fikir versin diyor, geçmişte bu işler nasıl idare ediliyormuş bi bakmalarını tavsiye ediyorum.
Çağrı Özmen
08-09-2008, 04:16
1907 Ünifeb'te bu sene 6. senem olacak, 5 senedir böyle -emir kipi- bir açıklama ne gördüm, ne duydum. Kusuruma bakmayın lütfen, haklı - haksız benim görüşüm.
Oraya gelen insanların maç izleme özgürlüğünü kısıtlamaya kimsenin hakkı yoktur. Kimse kombinesinin yerine, durduğu yere bakmıyor zaten, bununla ilgili bir sıkıntı mı var? Yoktur sanıyorum. Ama Kokteyllerdeki gibi, Aaa Ahmet Bey hoşgeldiniz, sizin yeriniz bağıran kısım, buyrun yerinize alalım sizi,tarzında bir olay mı olacak onu düşünüyorum. Tut ki ben bir gün bağırmak istiyorum, bir gün de kafam çok bozuk, başım ağrıyor sessizce bir koltukta durmak istiyorum, benim durduğum koltuk kimseyi rahatsız etmiyorsa, kim ne karışabilir...
İleride birisi kardeşim, etrafımdaki kimse benden rahatsız değil,ben de yerimden memnunum siz ne oluyor da bana karışıyorsunuz dese, ona verilecek cevap ne kadar tatminkar olabilir? Düşünüyorum açıkçası. Bu biraz da top benim topumculuğa dönmüş...
Birgün biri çıkar, al kombinenin farkını, Allahaısmarladık ben başka bloğa der,tantana o zaman kopar...
Kusura bakmayın, kırıcı ve sert bir yazı yazmak istemedim, zaten beni tanıyanlar da kötü ve art niyetli birşey yazmak istemeyeceğimi bilirler.
Hepinize kolay gelsin...
Bilsay Avcı
08-09-2008, 04:17
Bazı kararlar gerçekten uygulamaya geçirilemeyecek gibi. Yine de yk kararlarıdır saygı duyup uymak lazım. Zaten eminim ki bu kararlar bütün okulların tribün sorumlularıyla konuşularak alınmıştır.
Şu var ki açıklamanın uslubundaki gereksizliğe bende Levin'le beraber hemfikirim. Zaten Levin' de o sertliğe bu sertlikte cevap vermiş. Biraz daha sakin ve esnek olmak gerekir hem karar alırken hem de deklare ederken.
Bir de hani yanlış anlamayında eski köye yeni adet getirmemek lazım. Bu alınan kararlar bana malum gurubu hatırlattı. Sizin önünüze davul falan koymaya da gelmez tokmaklar havada uçuşur :)
Şaka bir yana tribün olayını çözdünüz zaten herkes hayran hayran izliyor ve destekliyor sizleri. Biraz daha başka şeylere yönelsek de bu tribün işlerini daha fazla kurcalamasak?
Sevgiler
Can Demir
08-09-2008, 04:28
Tribün komitelerine zaten bu konu hakkında bir konuşma yapılmıştı bağıran arkadaşların aşağıda toplanması konusunda.Herkes kendi üniversitesinden bağıran arkadaşları aşağıda toplamaya gayret ediyordu ve böylece daha gür ses çıkarılması isteniyordu.
Set önünün kalabalık olması hakikaten de güzel durmuyor,zorluk çekiliyor.Bence buna da gerçekten dikkat edilmeli ve "herkes" bu karardan payını almalı...
Tribünde ki duruşumuz güzel de bunları geçen sene daha arkadaşça hallediyorduk sanki...
Bekir Çelikten
08-09-2008, 04:34
Tek kimlik Fenerbahçe ama nedense stadda öyle olmuyor.Şaştım bu işe, meğer ne bilmediğimiz olaylar varmış, şaştım.Maça gittik tribünler kaynıyor,herkes bi alem,yok yöntimin işi falan anlamadım .
Bahtiyar Güdürü
08-09-2008, 04:39
Ufb'de 20 tane kallavi isim sayarım,kim kime neyi diyecek?Gönül koyma Fenerin maçı var denilirse ne olacak?Sen kim oluyorsunlu cümleler sık duyulmaya başlanırsa bunun ceremesini kim çekecek?Kararlar alındıysa arkasında durulmalı ya da hiç alınmamalı.40 kere düşünülüp 1 kere yazılmalı..
Kenan Ergün
08-09-2008, 04:47
Bu türden istekler varsa birebir, Fasılda veya okul önünde konuşularak birebir ricada bulunarak yapılması daha sıcak olurdu. Biraz genelkurmay muhtırası gibi olmuş. Fakat
YK bir karar aldıysa ,bunu yazmayı uygun gördüyse bir bildikleri vardır diye düşünmek istiyorum.
Bora Özçil
08-09-2008, 05:10
beyler yazının sert oldunu sıcak olmadığını soleyen cok bende katılmıo diğilim ama orneğin levin arkadasın yazdığı yazı tarzı da farklı değil burası milletn birbirine racon kestiği yer değil daha sakin olun kırıcı olmaya gerek yok rahatsız oldumuz seleri elbet konusrz
Safa Arıkan
08-09-2008, 05:32
beyler yazının sert oldunu sıcak olmadığını soleyen cok bende katılmıo diğilim ama orneğin levin arkadasın yazdığı yazı tarzı da farklı değil burası milletn birbirine racon kestiği yer değil daha sakin olun kırıcı olmaya gerek yok rahatsız oldumuz seleri elbet konusrz
Levinin yazdığı yazının sert olduğunu düşünüyorsan bence bir daha oku ve diğer mesajlarıda oku örneğin Bilsay abinin mesajı, birbirini tamamlıyor yani.
Berk Ulupınar
08-09-2008, 05:33
Öyle bir tribün yaratmalıyız ki insanlar bizi parmakla gösterip aa işte 1907 UNIFEB helal olsun çocuklara karşılıksız muhtesem destek veriyorlar,görsellik süper,kalite süper.Şahsen beni UNIFEB e çeken de buydu aslında bursapor maçında 2-0 yenikken kendini yırtarcasına takımını destekleyen UNIFEB ti.Küfür yoktu herkes setteki adama uyarak Fenerbahçe'yi destekliyordu.Bende bu gruptan olmalıydım dedim ve bu gruba dahil oldum.Daha ilk organizasyonumda okadar güzel bi ortam vardı ki.O ortam hala var.İç çekişmeler olabilir.Tribün komitesinin aldığı kararlarda doğruluk payı yüksek,katılmadığım bir kaç nokta var.Herkesin dediği gibi uslup biraz sert olmuş.Ama bu bildiride kankalar maçlara polarla gelelim tarzında yazı beklemekte komik olur.Biraz daha hafifletilip yazılsaydı bu tartışmalar olmazdı.Ortamı geren bildiriye verilen ilk cevap olmuş herkes biraz daha yazsa,yazdıklarına dikkat ederse herşey daha güzel olur.
Tribün komitesi her maçtan önce ürünlerle gelelim diyor.En azından atkımızı kullanalım ne olur ki,herkesin polar giymesi ile oluşacak bütünlüğü düşünün işte ozaman vay anasını ünifeblilere bak helal olsun derler.Unutmayalım 3 mayıstaki halkbankası maçında herkesin bizi hayranlıkla izlediğini veya euro2008 de isveç tribünlerini nasıl izlediğimizi.Herkes Fenerbahceyi düşünüyor bu kararları alırken,kime ne zararı var ki bu alınan kararların.
Herşeye kafa kaldırmak yerine daha uzlaşmacı tavır sergilersek kazanan biz,fenerbahce ve unifeb olur.Diğer tribünlerin sıkıntılı olduğu dönemde Fenerbahcenin bize ihtiyacı var.Unutmayalım koskoca telsim tribünün kontrolü bizde.
saygılar
Yiğit Arman
08-09-2008, 05:42
Sevgili Levin,
Gerçekten bende anlamadım başlığın neden kitlendiğini, anlık bir iletişimsizlik olmuş sanırım. Yoksa biz de duymak isteriz olumlu-olumsuz, yapıcı-yıkıcı eleştirileri almayı ki nerelerde yanlış yaptığımızı görebilelim.
Üslup konusunda hem fikirim isteyenin gerçekten sert diye yorumlayabileceği bir yazı oldu diyebiliriz. Takdir edersin ki bu tarz şeylerin dikteyle olmayacağını bilecek kapasite insanlarız hepimiz.
Kaldı ki komitelere ve de yönetim kuruluna giren insanlar bu değindiğin kavramları en üst düzeyde kavramış insanlardır.
Birebirde zaten böyle bir şeyin dikte edildiğini söyleyecek bir kişi bile yoktur. O noktada sizlerden gördüklerimizi uyguluyoruz. Bu işi yürüten de bu arkadaşlık dostluk bağı değil mi ?
Alınan bu karar 3 gün öncesinin maçından değil yaklaşık 2 ay önceki workshop'ta konuşulan şeylerdi. Yani anlık gaza gelerek böyle bir mesaja imza atmadık.
Üslup konusunu geçtim içeriğindeki düşüncelerin art niyetli olduğunu herhangi bir kişinin savunabileceğini sanmıyorum.
2008 – 2009 SEZONU TRİBÜN KOMİTESİ DUYURUSU
1907 ÜNİFEB Tribün Komitesi olarak geçtiğimiz senelerde uyguladığımız ancak tam olarak bilinmeyen bazı kuralları paylaşmak istedik.
Artık bizimle özdeşleşen Telsim Tribünü C Blok’ta bu sene de Fenerbahçe’mize gereken desteği vermeye devam edeceğiz. Ancak burada üyelerimizce dikkat edilmesini istediğimiz bazı hususlar var.
• Bunlardan ilki, 90 dakika susmadan sürekli tezahürat yapmak isteyen üyelerimizin tribünün ön sıralarında toplu şekilde durması ve bu şekilde susmadan tezahürat yapmak istemeyen üyelerimizin de biraz daha üst sıralarda maçı takip etmeleri. Bunu yapmaktaki amacımız daha toplu ve gür ses çıkartmakla birlikte, her iki tarafın da rahatını sağlayabilmek.
Saygılar
1907 ÜNİFEB Tribün Komitesi
Set kimsenin tapulu malı değil hepimiz gelip geçiciyiz. :) Her sene sete yeni bir yüzü adapte etmemiz bunun en büyük örneği sanırım.
Tribündeki bütün üyelerimizin 90 dakika takımımıza tezahüratlar ile destek olmasını sağlamanın mümkün olmadığı biz de biliyoruz. Buna çözüm olarak da her hangi bir davul ya da tokmak setimiz yok.
Kaldı ki buna bir çözüm arayışımız da yok. Olmayacak da... Bu konuda içiniz rahat olsun.
Eleştirini biraz acımasızca bulduğumu söylemekte sakınca görmüyorum Levin. Ürün komitesi sorumluluğunu yürütmüş biri olarak gün be gün gelişmekte olan 1907 ÜNİFEB'de yaşadığımız en büyük sıkıntı tribünde 2 tane poları yanyana göremememiz.
Bir zamanlar sandıklardan çıkartılan efsane sarı polarları giymek artık belki de yük geliyor insanlara.
Her gün yeni bir forma, yeni bir atkı, yeni bir şekil. Bizim birlik anlayışımız bu değil, olmamalı da. Herkes sağ yumruğunu havaya kaldırdığında işte 1907 ÜNİFEB denmeli bütün tribünlerden.
-Antu da geçen hafta açtığımız 30 Ağustos Zafer Bayramı pankartı ve tribünde açtığımız türk bayraklarından sonra "Telsim'de """bir grup""" da açtıkları pankart ve türk bayrakları ile bu günü unutmadılar" diye bir haber girildi. Belki de ne demek istediğimi anlatabilmişimdir.
Bir projeniz varsa bu görsel bütünlüğü sağlayacak büyük memnuniyetle karşılarız. İnanın her gün bu konuya kafa yoruyoruz.
Sette ürünlü insanların durmasına özen gösteriyoruz çünkü insanları bir şekilde teşvik edebilmeyi umuyoruz.
Sette durma konusuna değinecek olursak maça gitmemiş biri son maçta kavga çıktı, insanlar tartaklandı, büyük olaylara gebe oldu telsim tribünü diye düşünecek.
Bugüne kadar sette duran bir kişiye bu tarz bir söylem uygulanmış mıdır ? Ya da bir kişiye 1907 ÜNİFEB ürünü giymedi diye her hangi kırıcı kötü bir söz söylenmiş midir ki bu sözlerinizi duyuyoruz.
Yaklaşık 1,5 senedir oynadığımız önemli maçlardan önce zaten üniversitelerimizin tribün sorumlularını toplayarak sıkıntılarımızı ve temennilerimizi birebir de paylaşıyoruz.
1907 ÜNİFEB kimseye özenmez bu konuda kimsenin bir tereddütü olmasın ! 7 sene önce nasıl bir omurgamız varsa şimdi de milim değiştirmeden aynı yapıyı koruyoruz. Değişen tribün koşullarında 1907 ÜNİFEB'in durduğu yer asla ama asla değişmeyecektir. Zaten bunun için bütün çabamız.
Sadece futbolda değil her branşda çözümler üretmeye çalışıyoruz. Mesela "Amatör Branşlar Çalışma Grubu". Mezunlarımızın tecrübelerinden faydalandığımız bu çalışma grubu futbol dışındaki diğer branşlara olan ilgiyi nasıl arttırabileceğimize daha aktif katkıyı nasıl sağlayabileceğimize yönelik çalışmalar yapmakta.
1907 ÜNİFEB Yönetim Kurulu, komiteleri, değerli mezunları ve birlik üyeleriyle birlikte Fenerbahçe adına rol aldığı her platformda üstüne düşeni en iyi şekilde yerine getirmektedir. Bu konuda bizlerde elimizden gelenin en iyisin yapmaya çalışıp 1907 ÜNİFEB'i de aldığımız noktadan bir üst seviyeye taşımaya çalışıyoruz.
"Üslup kadar içerik de önemliydi bence. Atladığımız konu bu sanırım. "
Kaçırılmaması gereken bir nokta var. Bu yazının arkasındaki Yönetim Kurulu ve Tribün Komitesi iyi niyetiyle Fenerbahçe ve 1907 ÜNİFEB adına pozitif adımlar atmaya çalışıyor. Yazı da art niyet aramak ya da yıkıcı eleştiride bulunmanın acımasızca olduğunu düşünüyorum.
Bu noktada bütün değerli yorumlarınız için teşekkürler.
Saygılar,
Murat Şener
08-09-2008, 06:59
yiğitin söylediği tribün komitesinin açıklamasına ve levinin söylediklerine yanıt niteliğinde olmuş fakat bilsay abinin söylediklerini de hiç saymamak gerekir ...
Şaka bir yana tribün olayını çözdünüz zaten herkes hayran hayran izliyor ve destekliyor sizleri. Biraz daha başka şeylere yönelsek de bu tribün işlerini daha fazla kurcalamasak?
Celal Tunalıoğlu
08-09-2008, 19:06
Birliğin içine dahil oldugumdan beri eskiden Abdi İpekciye nasıl gidildigi,sarı polarlarla salonda nasıl dikkat cekildigi taraflı tarafsız herkese ''unifeb yine saglam gelmis'' dedirtildigini dinledim.Bu alıskanlık son zamanlarda kaybolmaya basladı ve görsel bütünlük acısından insanlara bu durum hatırlatılmıs ve özellikle setteki insanların da örnek teskil etmesi acısından bu konuya daha fazla önem göstermesi istenmis.
Bir diğer nokta ise setteki demirlere yaslanıp maç izleme konusu.Bunun en basta kötü bir görüntü oldugunu düsünmekteyim.İkinci olarakta setin üzerindeki insan tribünü bagırmaya tesvik etmeye calısırken yanında dizilmis insanlar tarafından hic kaale alınmaması da o insanın agırlıgı acısından olumsuz bir durum yaratıyor.Yanınızdakiler maç izlerken karsınızdakini ne kadar etkileyebilirsiniz,ne kadar ciddiye alınırsınız..
Böyle olsaydı söyle anlatılsaydı daha iyi olurdu denirse bu konularda baska bakıs acıları gösterilip yapılan yanlıslar bu sekilde gösterilirse hic birimiz bundan gocunmayız.Hatta mutluluk vesilesi olur abilerimizin, bu birliğe emek vermis insanların fikren ve kalben hep yanımızda oldugunu bilmek.Ama baslıgın ilk mesajı fazlasıyla şevk kırıcı olmus kanımca,hayal kırıklıgına ugradıgımı belirtmek istiyorum.
Sürç-ü lisan ettiysek affola..
Volkan Matur
08-09-2008, 19:51
1907 Ünifeb Tribün komitesi elinden geldiği kadar tüm branşlarda birlik ve bütünlüğü oluşturduğu kanaatindeyim.Tabiki tecrübeli abilerimiz varken bize ne kadar laf düşer tartışılır:) fakat bazı kararların alınması bence gayet yerinde üslubu net bir biçimde aktarılmıştır bizlere.
Bugün 1907 Ünifeb birliğinin ve oluşumunun içerisinde yer alıyorsak bazı verilen yönetim kurulu kararlarının uygulanması ve desteklenmesinden yanayım.Çünkü bizler ne kadar ilk başta Fenerbahçeli'ysek 1907 Ünifeb Birliği adı altında yer almaktayız.Görsel bütünlük diyorsak 1907 Ünifeb ürününü giyerek yerimizi alacağız.Set önünde bi bütünlük oluşturulup bağrılıyorsa ayak uydurmaya çalışacağız.Tabi ki her maç bağırıcaz diye bir şey yok fakat gerek abilerimiz olsun gerek diğer arkadaşlar şunu çok iyi biliyor ki yanınızdaki şahıs sadece durup maç izliyorsa sizin ister istemez şevkiniz kırılıyor ve bağırmak istemiyorsunuz.Bir tepki göstermek istiyorsunuz fakat karşınızdaki kişi sizin birliğinizdeki arkadaşınız.Herkes biraz daha hoşgörülü olursa ortada bir sorun kalmayacağına inanmıyorum.Umarım tribünde gün geçtikçe daha sağlam oluruz:)
Bilsay Avcı
08-09-2008, 19:59
Hiçe saymamak mı, hiç saymamak mı?
yiğitin söylediği tribün komitesinin açıklamasına ve levinin söylediklerine yanıt niteliğinde olmuş fakat bilsay abinin söylediklerini de hiç saymamak gerekir ...
Cemre Aşkar
08-09-2008, 20:59
Güzel bir tribün için olması gerekenler söylenmiş.Ama 3. maddenin 3. satrı gerekli olanı yanlış şekilde söylemiş.Düzeltilirse bu önemli bildirinin gereksiz bir cümle yüzünden gölgede kalması engellenir.Üslupta başka sert bir ifade göremedim.
Emre Konan
08-09-2008, 21:24
forumda bazı topiclerde artık maçlara unifeb ürünleriyle gelinmeye başlansın die sık sık vurgulanmaya başlanmıştı.her gittiğimiz toplantıda set önündeki rahatsızlık anlatıldı ve bizlerden kendi okulumuzdaki arkadaşlarımızın bu konuya daha hassas ve dikkat etmelerini anlattık veya anlattım kendi şahsım adına.son zamanlarda tribünlerdeki kopukluk ve bizim kendi aramızda duruşumuz hakkında toplantılara çağrıldık ve defalarca konuşuldu.gördüğüm kadarıyla bütün tribün komitesindeki arkadaşlar okuldaki tribün sorumlularının da görüşlerini alarak böle bir bildiri yayımlamıştır.ok biraz emri vaki olabilir fakat bunları neticesinde yapmaya özen gösterelim derim.sonuçta güzel bişeyler ortaya çıkarmak için uğraşıyoruz ve kendi aramızda şaka ile bazı şeyleri bassederken bazı kararlar alınıyorsa yada açıklanıyorsa alınan kararın ciddiyetine göre durulur ve bana göre durulmuştur.herkese çok teşekkürler arkadaşlar saygılar
Mustafa Arıcı
08-09-2008, 21:57
tribün için ne gerekiliyorsa yapılır herkes taşın altına eliini soksun artık ...Bu kararlarda inşallah 1 2 maçlık değil tüm maçlarda uygulansın we artık şu bitmiş denilen tribünün kendine gelmeye başladığını herkes görmeli !!! ayrıca polarları nasıl temin edebiliriz bilen varsa yazabilir mi ?
Emre Konan
08-09-2008, 22:08
ürün komitesinden temin edebilirsin kardeşim.
Murat Kalkan
08-09-2008, 23:14
Öncelikle eskiden beri tribün konusun da 1907UNİFEB için de duyduğum bir söz aklıma geldi, 1907UNİFEB asla sadece bir tribün grubu değildir..
Evet gerçekten de boyle, ama sadece tribün dışı sosyal bir oluşum da değil, bir çok insan 1907UNİFEB tribünde olduğu için, çubuklu forma için üye oluyor bunu unutmamalıyız.
Son seneler de 1907UNİFEB in tribün kanadın da çok olumlu gelişmeler var ve hepimizin buna destek olması gerekir.. Sonucta 1907UNİFEB Fenerbahçe için var, Fenerbahçe saha da oynar ve biz de tribünde destek oluruz.
Bu sebepten her yerde olduğu gibi tribünde de belli başlı bazı ince ayrıntılar var, yeni üyeleri bilgilendirmek ve ayrıntıları hatırlatmak amacıyla yazılan bu yazıyı gerekli, hatta her sezon başlarken tekrarlanmalı diye düşünüyorum. konu ve başlık gerçekten gerekli ancak..
Üslup çok sert, emir kiplerinin fazlalığı gerçekten de dikkat çekici, 1907UNİFEB bünyesinde pek görmeye alışkın olmadığım bir olay, sanırım üyeler tarafından eleştirilmesi ve belki de komite tarafından düzeltilip tekrar yazılması gerekir...
Ancak eleştirirken de dikkatli olmak gerekir,
Yapılan eleştiri 1907UNİFEB Yönetimini ve ona bağlı komiteyi hiçe sayacak ve otoritesini sarsacak kadar sert olursa yapıcı değil yıkıcı olur.
Saygılar.
Yusuf Yalım
09-09-2008, 01:42
Üslubu dışında konunun içeriğini incelediğimizde gerçekten çok güzel noktalara değinilmiş.. Özellikle bağıran arkadaşların ön tarafta toplanma fikri ordaki kombineli arkadaşlar tarafından sorun çıkmadığı sürece gerçeğe yansıtılmalı çnkü ses açısından çok daha fazla verim alınabilir.. Ayrıca görsellik konusununda üstüne gidilmeli... Bence en önemli iki nokta burası hem görselliği hem desteği aynı anda yapabilmek...Ki duyurudada bunlara değinilmiş... Daha sağlam bir tribün adına içerik açısından güzel bir duyuru olmuş ;)
Murat Şener
09-09-2008, 02:34
Hiçe saymamak mı, hiç saymamak mı?
bilsay abi yanlış yazmışım kusura bakma hiçe saymamak gerekir olacaktı
Kemal Aktürk
09-09-2008, 16:16
Kararlar yanlış değil, zaman zaman yaptığımız hataların tekrarlanmaması için uyarı niteliğinde bir dil belirlenmiş. Bilsay ; sanırım biz şu cümle de baya bir farklılaşıyoruz.
90 dakika susmadan sürekli tezahürat yapmak isteyen üyelerimizin tribünün ön sıralarında toplu şekilde durması ve bu şekilde susmadan tezahürat yapmak istemeyen üyelerimizin de biraz daha üst sıralarda maçı takip etmeleri.
Bağırmak istemeyene tokmak veya gelmeyin, defolup gidin diyen yok.Yapılan her uyarıda bir şey hedeflenmiş sebebi açıklanmış.
Eski 1907Ünifeb forumlardan tribün komitelerinin veya çalışanlarının buna benzer açıklamalarını bulmak mümkün. Levin ; kendi döneminde bu uyarılar olsaydı bu kadar ses çıkarmayacağını düşünüyorum.
Ben kendi adıma alınan kararları destekliyorum.
İsmail Ayarığ
09-09-2008, 16:52
Bence açıklamalarda hemen hemen emri vaki bir konuşma yok.Bana öyle geliyor ki isteyen istediği gibi anlamış biraz da.Eğer bir karar alınıyorsa bu kesinikle Fenerbahçe'mizin faydası içindir ve yine eminim ki yönetim gurubunda ki arkadaşların buraya yazdıkları fikirleri daha önceden üniversitelerin tribün komitesinde görevli arkadaşlarla konuşup aldıkları ve gerek maç içinde gerek maç dışında normal ortam da söyledikleri konuşmalardır.
Bence burada üzerine düşeceğimiz konu uslüp veya başka bir şey olmamalı,açıklanmak istenen bizlere verilmek istenen mesaj son derece net bir biçimde ortadadır.Herkes burada üzerine düşen neyse onu yapmalı bence yazılanlara cevap verme derdinde olmamalı..Bizler Fenerbahçeli can ciğer kardeşleriz,dostlarız. Ortak sevgimiz olan Fenerbahçemiz için herkesin elinden gelen neyse bence onu yapması lazım..
Her ne kadar İstanbul'da olupta senenin büyük bir kısmına maçlara gelemesem de,gönlümüz yüreğimiz sizlerle.. Alınan kararları destekliyorum şahsen ..
Okan Uzunkaya
09-09-2008, 18:47
Kararlar yanlış değil, zaman zaman yaptığımız hataların tekrarlanmaması için uyarı niteliğinde bir dil belirlenmiş. Bilsay ; sanırım biz şu cümle de baya bir farklılaşıyoruz.
90 dakika susmadan sürekli tezahürat yapmak isteyen üyelerimizin tribünün ön sıralarında toplu şekilde durması ve bu şekilde susmadan tezahürat yapmak istemeyen üyelerimizin de biraz daha üst sıralarda maçı takip etmeleri.
Bu cümlenin içeriğinde farklılaşmıyoruz Kemal. Farklılaşma bunun resmi görüş yapılması. Uyarıları bire birde yapmakla resmi ağızdan yapmak arasında fark vardır.
Ertu Aydın
09-09-2008, 18:49
Kararlar yanlış değil, zaman zaman yaptığımız hataların tekrarlanmaması için uyarı niteliğinde bir dil belirlenmiş. Bilsay ; sanırım biz şu cümle de baya bir farklılaşıyoruz.
90 dakika susmadan sürekli tezahürat yapmak isteyen üyelerimizin tribünün ön sıralarında toplu şekilde durması ve bu şekilde susmadan tezahürat yapmak istemeyen üyelerimizin de biraz daha üst sıralarda maçı takip etmeleri.
Bağırmak istemeyene tokmak veya gelmeyin, defolup gidin diyen yok.Yapılan her uyarıda bir şey hedeflenmiş sebebi açıklanmış.
Eski 1907Ünifeb forumlardan tribün komitelerinin veya çalışanlarının buna benzer açıklamalarını bulmak mümkün. Levin ; kendi döneminde bu uyarılar olsaydı bu kadar ses çıkarmayacağını düşünüyorum.
Ben kendi adıma alınan kararları destekliyorum.
Levin' ini çok iyi tanıdığını iddia edebilecek biri olarak şunu tüm samimiyetimle söyleyebilirim ki eğer onun zamanında da üsluptan rahatsız olacağı bir açıklama yapılsaydı çıkar açıkca söylerdi. Bu da hiç bir zaman racon kesmek gibi saçma sapan bi şekilde değerlendirilmezdi.
Necmettin Tekeli
09-09-2008, 19:07
şimdi öncelikle internet ve telefon aracılığıyla alınması olmazsa tribün komitesine başvurulması isteniyor. ama bazı maçlar oluyor ki internetten almaya çalışırken yeterli bileti alamazken tribün komitesine sonradan haber verince geç kalmış oluyoruz. bu konuda yapılacak bişey yok sanırım...
Ömer Yağanoğlu
09-09-2008, 21:22
Setin önüne ünifeb ürünü olmayan kimsenin bulunmaması tribün komitesinin aldığı yeni bir kararmış.
Arkadaşlar uygulayamayacağınız kararları lütfen almayın. Bu birincisi.
Ben Fenerbahçe formamı giyip o sete geldiğimde o sette beni barındırmayacak arkadaş ile tanışmayı çok istiyorum. Kim acaba o.
Son olarak beni Fenerbahçe formam ile sete almayacak ve yüzümü sahaya döndürmeyecek arkadaş ya da arkadaşları fazlasıyla merak etmekteyim. En kısa zamanda İzmir'den kalkıp mümkün olan ilk fırsatta maça gelmeyi düşünüyorum. Umarım kendisi ya da kendileriyle tanışırız.
.
Bu kısımlardan bahsediliyor sanırım.
Bir de bu uyarı değil ki tribün komitesi olarak bir duyuru yapıldı,uygulanması için alındı bu kararlar elbette ki uyulması için olağan her şart denenecektir.Yıllardır söylenenler kanayan yara ve bir türlü çözüm bulunamadı , bunu düzeltmek ve daha iyiye getirmek için kararlar alınıyor sonuçta.Daha öncekiler çözüm olsaydı zaten bu tür kararlar alınmazdı değil mi..Ben acaba yanlış bir şeyler mi var diye tekrar tekrar okumama rağmen hala bir terslik göremedim belki benim bakış açımla ilgilidir.Uygulayacağımız bu kararların olumlu sonuçlar getireceğine inanıyorum ve alınan kararlara herkesin saygıyla uyması gerektiğini düşünüyorum.
Selin Tezel
10-09-2008, 02:13
tabikide herkes istediği şekilde gelebilir.Fakat 1907ÜNİFEB ürinlerimizle c blokta olup o göz kamaştırıcı görselliği görmek eminim herkesin hoşuna gider.Tribün komitesini bunu düşünerek bizlere zoraki değil rica ederek bunu dile getirmiştir ve gerçekten yerinde bir karardır.Ayrıca insanlar takımına destek olmazsa nasıl takım motive olabilir.Düşünüyorumda semih gol atıyor geliyor oturan maç izliyen taraftarınla bunu paylaşıyor.gerçekten gözünüzde canlandırırsanız komik oluyor.Tribünler nasıl taraftarlarıyla güzelse o bağıran takımını yensede yenilsede hiç susmadan destekliyen taraftarlarıyla güzel fikrimce.Bence tribün komitesinin yazdığı yazı açık ve yerindedir.
Levin Susar
10-09-2008, 02:55
Bu cümlenin içeriğinde farklılaşmıyoruz Kemal. Farklılaşma bunun resmi görüş yapılması. Uyarıları bire birde yapmakla resmi ağızdan yapmak arasında fark vardır.
Benim aklım mantığım hala 1907 ÜNİFEB tribün komitesi "sette duran sırtını sahaya dönecek arkadaş" tadında resmi bir açıklama yaptığını anlamıyor.
Hele de bunun açıklamasının ;
"setin üzerindeki insan tribünü bagırmaya tesvik etmeye calısırken yanında dizilmis insanlar tarafından hic kaale alınmaması da o insanın agırlıgı acısından olumsuz bir durum yaratıyor.Yanınızdakiler maç izlerken karsınızdakini ne kadar etkileyebilirsiniz,ne kadar ciddiye alınırsınız.."
şeklinde yapılması var...
Celal bunu sen değil de alakasız bir adam söylese hadi bir derece anlayacam da, sen neyin ne olduğunu bilen, ünifebde sete çıkan bir sürü kişiyi görmüş adamsın.
Bugüne kadar 1907ÜNİFEB'in "setteki herkes sırtını sahaya dönecek" diye bir resmi açıklaması ya da düşüncesi yoktu. Gel gelelim en başından bu yana Refik, Bilsay, Okan, Sercan ve İnanç gibi isimler sete çıktı 1907ÜNİFEB'de.
Hepsinin yanında sette sahaya yüzüm dönük maç izledim, bir sürü insan da bu insanların yanında yüzlerini sahaya döndüler. Ama bu isimlerin hiçbirinin "kaale alınmamak" ya da "ciddiye alınmamak" gibi bir problemi olmadı.
Sete birisi çıkıyorsa, o kişinin zaten 1907ÜNİFEB'de bir ağırlığı vardır ve kabul görmüştür ki o sete çıkıyordur. Ağırlık sorunu olduğunuz bir insanı sete çıkarmazsınız. Ha eğer böyle düşünüyorsanız, yanında maç izleyen adamlar setteki kişinin ağırlığını olumsuz etkiliyor ve kaale alınmamasını sağlıyor diyorsanız, sizin o zaman setteki arkadaşınıza güveniniz olmadığını, etraftaki kişiler vasıtasıyla bir ağırlık oluşturmaya çalıştığınızı düşünürüm.
E blokta çok maç izledim, bir çoğunuzda izlemişsinizdir. Ergün Abi'nin yanında kaç kere sırtı sahaya dönük adamlar gördünüz ? Ergün Abi senelerdir orda tektir.
Sete birisi çıkıyorsa o kişinin ağırlığı konusunda düşünceleriniz çekinceleriniz olmayacak. Bugüne kadar çıkanlarda olmadı. Uzun süredir askerdeyim maçların önemli bir kısmını kaçırdım. Mevcut durum nedir çok bilmiyorum ama son Belediye maçında ordaydım, performans iyiydi , ben herhangi bir ağırlık sorunu göremedim.
Arkadaşlar bakın ;
1907ÜNİFEB adına resmi bir açıklama yapıyorsunuz ve diyorsunuz ki, ürün giymeyenleri setin oraya sokmayacaz.
Ha bu bana tamamiyle mantıksız ve saçma gelmekte, siz mantıklı diye düşünürsünüz ve uygulamak istersiniz eyvallah, ama böyle bir açıklamayı resmi ağızdan yapamazsınız. Bu resmen kabadayılık. O stat o bloğun önü kimsenin tapulu malı değil. Ha rahatsızlık verenler oldu mu setten kaldırmasını, atmasını bilmiyor muyuz, biliyoruz.
Ama bunu böyle yazılı şekilde yapmak çok enteresan.
Maçlarda ne anlar yaşadık. Kimi arkadaşlarımıza fiziki zarar verenler oldu, hatırlayanlar hatırlar. Ne dedik orda, "devre arasında sağlam toplanıyoruz gidiyoruz" demedik mi ?
Peki şimdi buradan böyle bir açıklama yapabilir misiniz ?
"1907ÜNİFEB'in aldığı karar gereğince bize yapılan fiziki müdahelelerde bizde aynı sertlikte karşılık verme zorunluluğu getirdik" diyebilir misiniz.
Ne yazmış Bilsay öbür topicte. Zamanında çok üstümüze geliyorlardı, fiziksel şeyler yaşıyorduk. Her maç böyle şeylerle karşılaşıyorduk.
Biz kendi aramızda konuşmuyor muyduk, "beyler sağlam duracaz" diye.
Ama bunu forumdan resmi açıklamayla, "bize saldırırlarsa biz de geri vites yapmayacaz" şeklinde açıklayabilir misiniz ?
Bakın 1907ÜNİFEB adına, komiteler adına resmi açıklama yapmak çok ciddi bir iştir. Kullanılan her kelimeye özenle dikkat etmek gerekir. Zamanında bir bildiri yayınlarken 5-6 saat İsmailler'in evinde bir kelimenin bir eki üzerine tartıştığımızı hatırlarım.
Oysaki bu yazıya bakıyorum ve sürekli emir verir gibi, dikta ettirir gibi bir üslup görüyorum.
Arkadaşlar arasında, dost sohbetlerinde, bir e bir görüşmelerde konuşulabilen bazı şeyler yazıya resmi açıklama olarak dökülemez, dökülmemeli, dökülürse böyle iğreti oluyor işte.
Hele hele bu "ürün giymeyen sete giremez" karararının açıklamasını yaparken, görsel bütünlüğü düşünüyoruz cevabı ayrı bir komik.
Ödevini yapmazsan sana şeker vermem gibi bir mantıkla bu iş olmaz. Ürününü giyersen setten yer ayırabilirim sana, ödevini yaparsan da babacık akşama şeker getirecek :)
Ürün kullanımını arttırmanın çeşitli yollarını geliştirmek yerine böyle yasakçı bir mentalite ile yaklaşmak yine zarardan çok zarar getirir. Tekrar söylüyorum, o sete isteyen ünifebli ya da Fenerbahçeli gelip durabilir. Ha bizim organize olmamız açısından orasının tamamen ünifebli olması daha faydalıdır. Ama ürünü olan ancak sete gelebilir, böylece insanlar ürünlü üyelerimizi görüp ürün kullanımı artacaktır düşüncesi ütopyadır. Ötesindedir.
1.5 seneye yakın ürün komitesi sorumluluğu yaptım, 2.5-3 seneye yakında komite içerisinde bulundum. İnsanların ürün giymesi için mücadele verdim. Bunun mücadelesi benden önceki yönetim kurullarında da çok yapıldı. Ama hiç böyle bir bahaneye saklanma ihtiyacı duyduğumuzu hatırlamıyorum. Söylediğiniz şeye bence kendiniz de inanmıyorsunuz. Ve bunu dikte ettirmeye çalışıyorsunuz. Burada işler dikte ettirme yöntemi ile ilerlemedi bugüne kadar. Çünkü burası insanların gönüllü çalıştığı bir yer. Siz bu tarz zorunluluklar getirirseniz insanların şevklerini kırarsınız.
Ve işin en kötü tarafı da aldığınız kararı uygulayamamak olur. Yarın öbür gün, Okan Ozan Ertu Bilsay Berkay Erkut İsmail Çınar Cenker Doğa Kemal ve daha eskilerden sevgi ve saygı duyduğunuz bir dünya kim varsa (bu saatten sonra kendimi katmıyorum), o sete Fenerbahçe formasıyla geldiğinde bu insanlara "unifeb ürünün yok" sizi üst katlara alalım diyebilecek misiniz ?
Ben denilebileceğini pek sanmıyorum.
Peki yeni gelen insanlar, "abi siz bir karar almıştınız, hani setin ordaki demirlerde ünifeb ürünü olmayan duramaycaktı" dediklerinde nasıl bir cevap düşünüyorsunuz ?
İşte ağırlık sorununuz o zaman baş gösterir. Koyduğunuz kuralları uygulayamazsanız o zaman ciddiye alınmama durumu mevzu bahis olur.
O yüzden bir kural alırken her yönüyle 100 kere düşünmek lazım. Biz bunu uygulayabilir miyiz, uygulayamazsak ne olur diye.
Ha derseniz ki, bu adamlar da ünifeb ürünü giymedikleri takdirde sette barındırılmayacaklar, o zaman biz de kendimize kuytu bir köşe buluruz napalım.
Bir kez daha söyliyim, Arkadaşlar, bu işler höt - döt ile, yapacaksınız, edeceksiniz, -melidir, -malıdır ile yürümez. Burası gönüllü bir organizasyon. Kimse para almıyor.
En basitinden şu başlığın kilitli bir şekilde, yoruma kapalı halde açılması bile bu zihniyetin bir aynasıdır.
Biz diyorsak o olmak zorundadır, üyeler de seve seve uyacaktır, diye birşey olamaz. Olmamalı. Küstürürsünüz insanları.
Sözlü konuşulan şeyler ile 1907 ÜNİFEB resmi açıklamaları her zaman farklılık taşır, taşımak da durumundadır. Ünifeb'in bir duruşu, bir tarzı ve stili vardır. Bu açıklama o tarzdan epey uzak.
Bugün Aziz Yıldırım'a tek adam gibi yönetiyor, dediğini uygulatıyor, tek karar mercii o, diye bir dünya eleştiri getiriyoruz. Aziz Yıldırım'ın bu yanlışını bizler yönetim kurulu olarak yapmamalıyız. Aldığınız kararları bu şekilde zorla kabul ettirme yoluna gitmemelisiniz. Aldığınız kararlar çok mantıklı ve doğru olsa bile.
Bir de genele bir kaç şey söyleyeyim ;
Tribünlerin mevcut durumu ortadayken, son maç gösterilen performans sanırsam bazılarında "ünifebin tribünün yükünü çekmesi" isteği uyandırdı.
Aman ha diyim, aklınızın ucundan bile geçmesin. Bir anda ne olduğunuzu şaşırırsınız. Ünifeb hiç bir zaman kendine böyle bir hedef seçmedi seçemez de. Gfb zayıflamışken, Kfy stadın farklı yerlerine dağılmışken aman fırsattan faydalanıp sağlam bağırıp kafaya oynayalım gibi bir düşünce varsa herhangi birilerinin aklında, aman uzak tutsun o fikirleri aklından. Başta sağda solda, "helal olsun c bloğa iyi bağırdılar" , "ünifeb e bak nasıl sağlamdılar, herkes susmuşken onlar coşturdu takımı" gibi şeyler gururunuzu okşar, hoşunuza gider ama altından kalkamayacağınız bir ağırlığın altına girmiş olursunuz.
Son olarak Bilsay'ın dediği şey ile bitireyim.
Tribün gayet düzel gidiyordu bizim açımzıdan, CK ile ortak hazırlanan koreografiler 10 numaraydı, herkese parmak ısırttırıyordu, neden hala bu tribün mevzusuna bu kadar kafa yoruluyor anlamıyorum. Biz bayrağı devrederken, devrettiğimiz insanlardan kendi yapamadığımız, beceremediğimiz şeylerin gerçekleştirilmesini yapılmasını bekliyor ve istiyoruz. 1907 ÜNİFEB'in tek derdinin bu tribün mevzusuymuş gibi gösterilmesi bana garip geliyor.
Çıkıp organizasyon ve projeler komitesi bir bildiri yayınlasa ;
"20 Eylül tarihine kadar bir proje önerisi getirmeyen üyeleri forumdan atacaz" dese şu bildiriden daha az garibime giderdi doğrusu. Ünifeb'e de daha çok faydası olurdu :)
Hadi kalın sağlıcakla...
İnanç Gülfidan
10-09-2008, 03:39
Levin iyi güzel demişsin, haksız da değilsin ama benim anlamadığım tamamen Tribün Komitesi ve Yönetim Kurulu'na hitaben yazdığın, onları eleştirdiğin bir yazıyı niye buraya yazdın? Madem böyle bir eleştirin vardı, hepsi tanıdığın bildiğin insanlar, senin yapılmasını beklediğin gibi niye birebirde söylemedin, mesaj atmadın da buradan yazmayı tercih ettin? Buradan yazınca belki daha etkili olacağını, daha fazla önemseneceğini düşündün ama bu kadar sert bir üslupla bu arkadaşlarımızın şevkini kırabileceğini hiç mi düşünmedin?
Alınan kararlara gelince sadece öyle birkaç günde alınmadığını, üyelerin fikrine başvurulduğunu bildiğim için "gaza gelinerek yazılmış" yorumlarına katılmıyorum. Sette durma ile ilgili kararın uygulanabilirliği konusunda benim de şüphelerim var ki bu fikrimi bu açıklama yapılmadan, daha tartışılırken iletmiştim komiteye. Fakat yine de böyle bir karar alınmış demek ki uygulayabileceklerini düşünüyorlar. Biz de "yapamazsınız, edemezsiniz" demektense destek olsak daha yapıcı olmaz mı veya yanlış bulduğumuz kararları direkt yetkili arkadaşlarımızla görüşsek?
Sonuç olarak bu sezon öncesi böyle bir açıklama ile Tribün Komitesi sıkıntı yaşadığı konulara dikkat çekerek üyelerimizi bilgilendirmek ve onların desteğini görmek istemiş. Bu uygulama benim hoşuma gitti açıkçası. Umarım istenilen sonuçlara ulaşılır.
Kemal Aktürk
10-09-2008, 15:21
edit
Bilsay Avcı
10-09-2008, 15:41
Bu cümlenin içeriğinde farklılaşmıyoruz Kemal. Farklılaşma bunun resmi görüş yapılması. Uyarıları bire birde yapmakla resmi ağızdan yapmak arasında fark vardır.
Levin' ini çok iyi tanıdığını iddia edebilecek biri olarak şunu tüm samimiyetimle söyleyebilirim ki eğer onun zamanında da üsluptan rahatsız olacağı bir açıklama yapılsaydı çıkar açıkca söylerdi. Bu da hiç bir zaman racon kesmek gibi saçma sapan bi şekilde değerlendirilmezdi.
Okan ve Ertuyla hemfikirim.
İnanç;
Motive amaçlı yazıların yanında bazen bu tür uyarılara da alışık olması lazım tüm arkadaşlarımızın. Kaldı ki bir önceki mesajımda da dediğim gibi Levin' in ilk mesajındaki sertlik tamamen yapılan açıklamaya ve ''uygulanabilirliği tartışılır'' kararlara tepkiydi benim gördüğüm kadarıyla. İkinci mesajındaki usluba bakarsak bunu daha iyi anlayabiliyoruz. Kaldı ki Levin' i tanımayan yoktur sanırım. Neyi nasıl yazacağını iyi bilir. Bence yazdıklarının anlamını biraz daha derin düşünün.
Şu, özelden konuşup anlaşsaydık olayı halen duruyor mu? Açıkcası ben sıkıldım bundan. Duruyorsa bile nelerin özelden konuşulacağını az çok biliyoruz. Şimdi komite ve yk gayet hırslı bir şekilde açıklama yapmış, bu açıklamaya ''bravo, işte bu, süper'' denseydi iyiydi de, olmamış denince mi rahatsızlık yarattı? Yarattıysa bile buna gerek yok bakın konuşa konuşa orta yolu buluyoruz ''şahıslara'' yönelik en ufak bir itham yok burada.
Kemal;
Biz o malum gurup değiliz, olmaya da çalışmıyoruz. Kaldı ki UFB, tribünü kurtarabilecek bir altyapı ve tecrübeye sahip değil. Eğer yeni hedef tribünü kurtarmaksa kimse boşuna çaba sarfetmesin. Eski tribün komitelerininde buna benzer açıklamalarını bulmak mümkün demişsin fakat böyle birşey olduğunu sanmıyorum. En azından benim zamanımda yoktu. Benim zamanımda işler daha farklı yürürdü biliyorsun:) Açıklama yapmaya gerek kalmazdı :rolleyes: Dolayısıyla yazmış olduklarına katılamıyorum, üzgünüm.
Sonuç olarak; görünene göre herşey yolunda UFB kanadında. Tüm komitelerde görevlerini layıkıyla yapıyor. Bu komitelerdeki arkadaşlarında ne kadar canla başla çalıştığını ve nelerden fedakarlık yaptığını da çok iyi biliyoruz. Bir önceki mesajımda dediğim gibi; tribünü daha fazla kurcalamayıp başka şeylere yönelsek daha iyi olacak. Aksi takdirde sivrilmeye başlayacaksınız. Bu sivrilmelerde UFB ye şu andakinden fazla birşey kazandırmaz, aksine götürür.
Sevgiler
Gökhan Kavaz
10-09-2008, 17:59
tribün komitesinin yayınladığı DUYURU da emir vaki yaklaşım sergilenen bir tutum göremedim...komite sıkıntıları dile getirdiğini üstüne basa basa vurgulamış zaten!!!
tribünde susmak istemeyen sürekli tezahürat yapmak isteyen arkadaşları ön tarafta görmek istediğini vurgulamış.yaşadığım bir olayı anlatmak istiyorum bu konu hakkında:
geçen sezon şükrü saraçoğlundaki ejk maçına 10 kişi gittik konyadan ve stadda maç başlamadan önce ve maç boyunca 2 ARKADAŞIMIZLA sürekli İLETİŞİM içinde olduk maç boyunca.neden mi maç sırasında elim arkadaşın omuzuna değiyormuş!biz orada sinema veya tiyatro izlemeye gelmiyoruz Fenerbahçemize destek vermek için geliyoruz kardeşim kusura bakma!!!
komitemizde işte BU GİBİ sıkıntıları göz önünde bulundurarak bir ricada bulunmuş ve maç izlemek isteyen arkadaşları birazdaha üst taraflarda olması için isteğini söylemiş.komitenin hiçbirşeye yetkisi yoksa BARİ bunu istemekte hakkının olduğunu düşünüyorum.bu kadar yıkıcı eleştirilere rağmen!!! bu şekilde hem onların istediği olucak rahat rahat maçlarını izliyebilecekler hemde sete daha yakın arkadaşlar istediği gibi tezahüratlarını yapabilecekler.tribündeki bu tutumun ünifebin misyonundan saptıracağını düşünmüyorum!!!bu misyondan saptığımız nokta varsa maçtan önce fasılda oluyodur buna eminim.maçtan saatlerce önce içip maça yarı sarhoş girmek ünifebin misyonunda yazdığını sanmıyorum!!!buda ayrı bi konu!!
ürün hakkında:arkadaşlar hepimiz yeni sezon yeni forma ve yeni ürünlerden almak için fenerıumlara hücüm ediyoruz.bir polar almak ve bu poları stadda giymek bu kadar zor olmamalı.aldığımız fenerıum ürünlerini formalarımızı herşekilde herzaman giyebiliriz.ne var yani maça gelirken ünifeb ürünü giyip stadda bulunmakta!!!yoksa utanıyormusun kardeşim o ürünü giymeye?neden bu birliktesin ozaman?beğenmiyormusun ürünün modelini ozaman yeni tasarımlarını ürün komitesi zaten hazır kıta bekliyor!!!
basketbol maçları amatör branşlar için de duyuru var ve burasını okudum bu kadarda olmaz dedim.bu sıkıntı yaşanıyorki dile getiriliyor.servis için haber veriliyor ve daha sonra gelinmiyor!!!bu nasıl bi davranış yahu!bu davranışları sergileyenler yeri gelince olumsuz eliştirilerini sıralayabiliyorlar.
şimdilik söylemek istediğim bunlar...
SAYGILAR...
Cemre Aşkar
10-09-2008, 18:19
...bu misyondan saptığımız nokta varsa maçtan önce fasılda oluyodur buna eminim.maçtan saatlerce önce içip maça yarı sarhoş girmek ünifebin misyonunda yazdığını sanmıyorum!!!buda ayrı bi konu!!
:serefe:
Gökhan Kavaz
10-09-2008, 18:26
:serefe:
:rolleyes:
Sarp Çağlar
10-09-2008, 19:19
Uzun zamandır burada bulunan bir kişi olarak tribün komitesinin de Levin'in de Bilsay Abi'nin de haklı olduğu noktalar olduğunu gördüm. Eminim ki yine çözülür bunlar içimizde art niyet zaten yok eminim adım gibi.. Aslında ben buraya yazmazdım da taa ki en son postta gördüğüm yazıya kadar..
Sevgili kardeşim Gökhan, biz fasılda saatler önce buluşuruz, içeriz güleriz eğleniriz, hayattaki derdimizi paylaşırız. Stadta yapamadığımız muhabbeti yaparız, herkesi görürüz, şarkı söyleriz ve içeriz. Bizim misyonda 1907ÜNİFEB maçtan önce içmez diye bir şey yok.
İçkiden ötürü vizyonumuzu zedelemeyiz de, yani adam gibi içeriz! Bir gün o misyon "içki içmiyoruz" olursa ben ve benim gibi çoğu kişi "bu fikir neye hizmet ediyo acaba?" kaygısına takılıp oluşumdan istemeden ayrılır, bilmem açık mı?
İçkimizi de içeriz maçımıza da gideriz kimse dert etmesin :)
Cem Demirtaş
10-09-2008, 19:26
Bu kadar çekilir arkadaş bir yazı...
İçip içip yarı sarhoş maça giren insanlar olarak nitelendirilmek saçmalığın daniskasıdır...yani kısacası Gökhan pek bi saçmalamışsın...Yarı sarhoş maça girip birilerini bıçaklayan falan mı gördün ya da bi taraflarını dağıtıp ne yaptığından haberi olmayan inasn topluluğuyla falan mı karşılaştın!!
Volkan çok güzel demiş dikkat mi çekmeye çalışıyorsun?
Emre Kıyak
10-09-2008, 19:32
Bana göre komitenin uygulamak için aldığı kararların hepsi iyi niyetli tribünümüzü daha ileri taşımak için alınan kararlar..Ben katılıyorum açıklamalara...
Uslübunu tartışmıyorum çünkü bana göre kişiden kişiye göre değişir ama benim anlamadığım bu açıklamanın üslubunu bu kadar tartışmak yerine nasıl uygulayabilirz die tartışmak daha doğru olmazmıydı bence çok daha yerinde olurdu...
İnanç Gülfidan
10-09-2008, 19:42
Motive amaçlı yazıların yanında bazen bu tür uyarılara da alışık olması lazım tüm arkadaşlarımızın. Kaldı ki bir önceki mesajımda da dediğim gibi Levin' in ilk mesajındaki sertlik tamamen yapılan açıklamaya ve ''uygulanabilirliği tartışılır'' kararlara tepkiydi benim gördüğüm kadarıyla. İkinci mesajındaki usluba bakarsak bunu daha iyi anlayabiliyoruz. Kaldı ki Levin' i tanımayan yoktur sanırım. Neyi nasıl yazacağını iyi bilir. Bence yazdıklarının anlamını biraz daha derin düşünün.
Şu, özelden konuşup anlaşsaydık olayı halen duruyor mu? Açıkcası ben sıkıldım bundan. Duruyorsa bile nelerin özelden konuşulacağını az çok biliyoruz. Şimdi komite ve yk gayet hırslı bir şekilde açıklama yapmış, bu açıklamaya ''bravo, işte bu, süper'' denseydi iyiydi de, olmamış denince mi rahatsızlık yarattı? Yarattıysa bile buna gerek yok bakın konuşa konuşa orta yolu buluyoruz ''şahıslara'' yönelik en ufak bir itham yok burada.
Öncelikle Levin'i tanıyor olmamız, "neyi nasıl yazacağını" biliyor olması, hata yapmayacağı, hep doğru yazacağı anlamına gelmez. Bence Levin ilk yazısını yazmakla hata yapmıştır, ikinci yazısında da üslubunu yumuşatarak düşüncelerini savunmaya devam etmiştir. Keşke ilk yazısı da bu şekilde olsaydı, keşke kırıcı bir mesaj yazmasaydı.
Burada bir açıklama yapılmış ve kimseden "bravo, süper açıklama" tarzında bir yorum beklenmemiş (başlık ilk açıldığında kilitli idi). Fakat Levin çıkmış bu kararları acımasızca ve bence yıkıcı bir şekilde eleştirmiş. İşte ben bunun doğru bir yol olmadığını savunuyorum. Bu eleştiriler buradan sert bir üslupla yapılınca çirkin duruyor, yıkıcı oluyor. Oysa ki bu eleştiriler muhattabına doğrudan iletilse yapıcı olur. Hem kimsenin kalbi kırılmamış, şevki kaçmamış olur hem de yanlışlar düzeltilmiş olur.
Orta yolu buluyoruz demişsin de abi eminim kolay olmuyordur bu yazılanlara "eyvallah" diyebilmek.
Mezunların tavsiyelerine, eleştirilerine çok ihtiyacı var bu birliğin ama kararların nasıl alındığını bilmeden, sormadan duyarsızca ve acımasızca eleştirmek kimseye fayda sağlamaz. Benim de rahatsız olduğum şeyler olduğunda muhattabına iletiyorum, buraya yazmıyorum çünkü amacım yanlış gördüğüm birşeyi düzletmek oluyor. Amacım yapılan hatayı herkesin gözüne sokup arkadaşlarımızı zor durumda bırakmak olmadığı için bu yolu seçiyorum. Bence doğrusu bu.
İnanç Gülfidan
10-09-2008, 19:49
Gökhan'ın demek istediğini yanlış anlamışız galiba. İçmek iyi güzel de, dozunu kaçıran, maça yarı sarhoş gelenler de olmuyor değil. Bu arkadaşların kendilerine biraz çeki düzen vermesi gerekiyor ama zaten nadiren olan bu aşırılıklar yüzünden Fasıl'da toplanmayı bırakacak değiliz. Sadece dozunda içerek, yaşanabilecek olumsuzlukların önüne geçmeye dikkat etmeliyiz.
Okan Uzunkaya
10-09-2008, 20:29
Aslında Gökhan istemeden de olsa önemli bir noktaya parmak basmış. Maçtan önce fasılda toplanma topikleri açıldığından beri konunun muhataplarına durumu iletiyorum; resmi ağızdan "fasılda buluşuyoruz" şeklinde topik açmayın diye. Bir şeyin değişmediğini belirteyim. Ünifeb'in resmi buluşma mekanı fasıl olamaz. Ancak maça gelecek arkadaşlarla tanışma, kaynaşma, muhabbet amaçlı fasılda toplanılır. Bu da forum üzerinden resmi bir mesajla değil, kişisel bir mesajla belirtilir. Alkollü spor müsabakası izlemek kanunen yasakken Ünifeb kimseyi suç işlemeye teşvik edemez.
Bu konunun özü de bu noktaya dayanıyor aslında. Bazı genç arkadaşlar konunun içeriği yönünden bir yanlış bulamadığını belirtmiş, bu doğaldır. Çünkü ilk bakışta yanlış gözüken bir şey yoktur. Yazılanlar aslında olması gerekenleri yansıttığı için her şey normal gözükmektedir.
Ancak kaçan nokta fasıl örneğinde olduğu gibi, bu isteklerin resmi ağızdan yapılmasıdır. Levin'i sinirlendiren de budur. Sözlü olarak bire'birde bu istekleri yapmakla, manifesto şeklinde resmi ağızdan yazılı yapmak arasında büyük fark vardır. İşleri yazıya dökmek ve dillendirmek (bu örnekte) ünifeb'i bağıran ve bağırmayan gibi çok tehlikeli bir ayrıma sürükleyebilir. Bunun yanısıra "ünifeb üyelerinin maç izlemesini (ya da açıklamadaki tabiriyle maça dalmasını) istemiyor, set dibindekilerin yüzünü sahaya döndürmüyor" imajı yaratabilir ki bu da çok tehlikelidir.
Öte yandan bir çok kişi yanlış kullanmış. Bildiride emrivaki sözkonusu değildir, sözkonusu olan emir kipidir. Emrivaki oldubitti anlamına gelen konuyla alakasız bir sözcüktür.
Burçay Tiftikçi
10-09-2008, 20:32
bu misyondan saptığımız nokta varsa maçtan önce fasılda oluyodur buna eminim.maçtan saatlerce önce içip maça yarı sarhoş girmek ünifebin misyonunda yazdığını sanmıyorum!!!buda ayrı bi konu!!
Maçlara alkollü gelinmez diye bir şey yazdığını gördünmü.
Murat Kalkan
11-09-2008, 01:23
Aslında Gökhan istemeden de olsa önemli bir noktaya parmak basmış. Maçtan önce fasılda toplanma topikleri açıldığından beri konunun muhataplarına durumu iletiyorum; resmi ağızdan "fasılda buluşuyoruz" şeklinde topik açmayın diye. Bir şeyin değişmediğini belirteyim. Ünifeb'in resmi buluşma mekanı fasıl olamaz. Ancak maça gelecek arkadaşlarla tanışma, kaynaşma, muhabbet amaçlı fasılda toplanılır. Bu da forum üzerinden resmi bir mesajla değil, kişisel bir mesajla belirtilir. Alkollü spor müsabakası izlemek kanunen yasakken Ünifeb kimseyi suç işlemeye teşvik edemez.
Kesinlikle katılıyorum, Ünifeb'in maçlardan önceki resmi toplanma mekanı Fasıl olmamalı, insanlar maçtan saatler önce orada buluşabilir ve her isteyen istediğini içebilir, fakat resmi bir mesajla buluşma yeri olarak deklare edilmemeli.
Cemre Aşkar
11-09-2008, 02:03
Haddime değil belki ama ben de Fasıl'ın 'resmi buluşma yeri' olarak görülmesinin uygun olmadığını düşünüyorum.Verdiğimiz izlenim farklı oluyor.Özel mesaj en güzeli olur.Yoksa kimsenin haddine değil içip-içilmemesine karışmak.Zaten bu bilinçli organizasyondan bu tür aşırılıklar da beklenmez.
Furkan Yılmaz
11-09-2008, 02:13
bir eleştirilmeyen yer fasıl kalmıştı, orasıda tamamlandı..
Çınar Şahin
11-09-2008, 02:16
Levin'in soylediklerinde bir seyin altini cizmek istiyorum,
"Agirlik" diye tabi ettigimiz sey sevgi ve saygiya dayali iliski dolayisiyla mantik cercevesindeki ricalari kabul ettirebilmedir.
Eger hakikaten onemli bir durum varsa (mesela bayraklar acilacaksa) tabii ki ondeki insanlara rica ederek setteki kisilerin yerleri degistirilebilir.
Ancak arkasinda yasal bir destek olmayan diger rica(ve hatta emir kipiyle yapilan istekler) "istemeden" de olsa "zorba"lik olarak gorulur.
Bu donemki YK'nin cok caliskan ve diger YK'lar gibi iyi niyetli bir YK oldugunu goruyorum, her donemde hatalar olmustur, bizi de bizden onceki YK uyeleri sertce elestirmislerdi.
Bunlar hep olur, ancak kisisel alinmadigi surece problem olmaz, biz bir aileyiz olur boyle seyler.
Son donemde yapilan calismalar eminim hepimizin hosuna gidiyor, umarim tribundeki aktivitelerimiz daha da iyiye gider ve takima daha cok destek verilmesinde pay sahibi oluruz,
Sevgiler,
Cinar
Cemre Aşkar
11-09-2008, 02:23
bir eleştirilmeyen yer fasıl kalmıştı, orasıda tamamlandı..
Bir de statükocu zihniyet.O da benden olsun.
Doğru olduğuna inandığımız şeyleri söylüyorsak ilerleme sağlamak içindir.Olur olmaz ama gündeme gelir.Belki akla yatkın bulunur.ÜNİFEB yerinde saymamışsa, hatta müthiş bir şekilde ileriye gitmişse bunda yapılanların değerlendirilip değiştirilmesi, yeni fikirler öne atılması ve uygulanması da pay sahibi olmuştur.Yapılan eleştirilerde haklılık payı görülürse sanırım YK bunu değerlendirir ve gereken yapılır.Ama bu şekilde eleştiri yapmak ayıp gibi gösterilirse hiç kimse bir arpa boyu yol alamaz.Yerimizde sayarız.Kavga, düşmanlık değil; eleştiri.
Levin Susar
11-09-2008, 02:30
Levin iyi güzel demişsin, haksız da değilsin ama benim anlamadığım tamamen Tribün Komitesi ve Yönetim Kurulu'na hitaben yazdığın, onları eleştirdiğin bir yazıyı niye buraya yazdın? Madem böyle bir eleştirin vardı, hepsi tanıdığın bildiğin insanlar, senin yapılmasını beklediğin gibi niye birebirde söylemedin, mesaj atmadın da buradan yazmayı tercih ettin? Buradan yazınca belki daha etkili olacağını, daha fazla önemseneceğini düşündün ama bu kadar sert bir üslupla bu arkadaşlarımızın şevkini kırabileceğini hiç mi düşünmedin?
Öncelikle Levin'i tanıyor olmamız, "neyi nasıl yazacağını" biliyor olması, hata yapmayacağı, hep doğru yazacağı anlamına gelmez. Bence Levin ilk yazısını yazmakla hata yapmıştır, ikinci yazısında da üslubunu yumuşatarak düşüncelerini savunmaya devam etmiştir. Keşke ilk yazısı da bu şekilde olsaydı, keşke kırıcı bir mesaj yazmasaydı.
Burada bir açıklama yapılmış ve kimseden "bravo, süper açıklama" tarzında bir yorum beklenmemiş (başlık ilk açıldığında kilitli idi). Fakat Levin çıkmış bu kararları acımasızca ve bence yıkıcı bir şekilde eleştirmiş. İşte ben bunun doğru bir yol olmadığını savunuyorum. Bu eleştiriler buradan sert bir üslupla yapılınca çirkin duruyor, yıkıcı oluyor. Oysa ki bu eleştiriler muhattabına doğrudan iletilse yapıcı olur. Hem kimsenin kalbi kırılmamış, şevki kaçmamış olur hem de yanlışlar düzeltilmiş olur.
Orta yolu buluyoruz demişsin de abi eminim kolay olmuyordur bu yazılanlara "eyvallah" diyebilmek.
Mezunların tavsiyelerine, eleştirilerine çok ihtiyacı var bu birliğin ama kararların nasıl alındığını bilmeden, sormadan duyarsızca ve acımasızca eleştirmek kimseye fayda sağlamaz. Benim de rahatsız olduğum şeyler olduğunda muhattabına iletiyorum, buraya yazmıyorum çünkü amacım yanlış gördüğüm birşeyi düzletmek oluyor. Amacım yapılan hatayı herkesin gözüne sokup arkadaşlarımızı zor durumda bırakmak olmadığı için bu yolu seçiyorum. Bence doğrusu bu.
Arkadaşım ;
Bana "neden eleştirilerini neden forum üzerinden yapıyorsunda bir e bir yapmıyorsun, hata yaptın" diyerek hesap soruyorsun ama aynı şeyi sen yapıyorsun. Ben ünifeb ve tribün komitesinin yanlış yaptığını düşündüğüm şey hakkında fikir belirtiyorum burada. Hepimizi ilgilendiren bir konu hakkında.
Sen ise benim hata yaptığımı düşündüğünü, salt beni eleştirini, forum üzerinden yapıyorsun. Böyle enteresan bir ironi ile nasıl benden hesap sorma hakkını kendinde görüyorsun merak ettim ?
Bırak da neyi nereden eleştireceğime kendim karar verebileyim.
Ben tribün komitesine ve diğer arkadaşlara bugüne kadar çeşitli önerilerde bulundum ve herhangi birisinin kaale alındığına şahit olmadım. O yüzden bu "ah biz de mezunlarımızın katkılarını, yapıcı eleştirilerini, fikirlerini bekliyoruz, tavsiyelerine çok ihtiyacımız var" durumlarını bir kenara bırakalım. İnandırıcı değil kesinlikle. Okan şimdi yazmış işte. O da kaç kere söylemiş hala aynı hata yapılıyor buluşma topiklerinde. Demek ki onun dediği de kaale alınmamış ve o da buradan dile getirme ihtiyacı hissetmiş şikayetini.
Ben merak ediyorum bir sonraki iç saha maçının buluşma topiğine Fasıl'da official buluşma saati yazılacak mı. Yazılmazsa demek ki bu foruma yazma işi gayet başarılı oluyormuş bunu anlayacam.
"eleştiriler direk muhattabına yöneltilse ... , forum üzerinden yazılmasa..."
Kimden neyden çekiniyorsunuz ben bunu anlamıyorum. Yanlış gördüğüm bişeyi forum üzerinden dile getirmemden çekinceniz nedir ? Eğer alınan kararın doğru olduğunu düşünüyorsanız, çatır çatır çıkarsınız fikirlerinizi savunursunuz, ama bunca mesajda tartışılan kararları içi dolu bir şekilde savunan bir mesajı ben göremedim. Aksine topic açılırken kilitli bir şekilde açıldı ve resmen dikte ettirir bir şekilde sunuldu insanların önüne.
Sanki buraya ünifebin büyük sırlarını yazdık da bana "nasıl burdan yazarsın, neden yüz yüze konuşmuyorsun" diyorsun. Bunları insanların görmesinde herhangi bir sakınca yok. İyi ki de tartışılmaya başlanmış çünkü yeni üyelerin "yönetim kurulumuz , komitemiz en iyisini yapacaktır mutlaka bizler için" gibi olayları sorgulamadan bir kabullenişleri var durumu.
Aynı Antu'daki Aziz Yıldırım'ı gözü kapalı savunan güruh gibi. Başkan yapıyorsa vardır bir bildiği. Üyeler bu mantıkta olmamalı, her zaman eleştirel bakış açısı getirebilmeli, sorgulayıcı olmalı. Her önüne konanı afiyetle yememeli.
İşte böyle olduğu için de yeni fikirler yeni projeler hiçbir şey gelişmiyor.
Şimdi gelelim, "moralimiz bozuldu, kalbimiz kırıldı, şevkimiz gitti" kısmına...
Benim yazdıklarımdan ötürü bana geri dönen bir tek Yiğit başkan oldu. Bir de Celal "hayal kırıklığına uğradığını" belirtmiş forum üzerinden. Onun haricinde "bu kalbimiz kırıldı, motivasyonumuz gitti" gibisinden bana bir dönüş olmadı herhangi bir yk üyesinden.
Bu söyleyeceğim önemli ;
Eğer şurada benim yazdıklarımdan ötürü kalbi kırılan şevki bozulan motivasyonu sekteye uğrayan varsa, bence dakikasında görevini bırakmalı.
Bu kadar kolay bir iş değil 1907ÜNİFEB'de Yönetim Kurulu üyesi olmak.
2001 den bu yana yaşananlar hemen birkaç satır alttaki topicte yazıyor.
Zamanında ünifeb başkanına bıçak çekildi, bir diğer başkanına fiziksel saldırıda bulunuldu, çeşitli yönetim kurulu üyeleri komite üyeleri bir sürü maçta kavgada dayak yedi. Tehdit yedi. 1907 ile ilişkilerde çeşitli sorunlar oldu. Elkin'in tomografisi kaç senedir dernekte duruyordu görenler bilir. Yönetim o zamanlar ünifeb in karşısındaydı. Bu kadar olağanüstü olaylar yaşayan zamane yk üyelerinin şevki bu durumlar karşısında kırılmadı da, şimdiki yk ya da komite üyelerinin morali benim laflarım ile mi bozuluyor ?
Kimse kusura bakmasın da, hiç kimsenin böyle bir lüksü yok. Siz 1907ÜNİFEB'de yöneticilik sıfatını elde edip gelebileceğiniz en üst düzeye geleceksiniz ondan sonra, "ah ben çok kırıldım bu yazıyla" diyeceksiniz.
Olmaz öyle şey. Kimsenin böyle bir hakkı da lüksü de yok.
Vakti zamanında ne zorluklar ile bu birlik ayakta tutuldu. Emniyet fellik fellik evlerden adam topluyordu, insanlar korkusundan cep telefonlarını açamıyordu, Fenerbahçe başkanı Aziz Yıldırım 1907ÜNİFEB lağvedilsin diyordu. Alternatif dernekler kuruyor, bir sürü ne idüğü belirsiz adamları üstümüze salıyorlardı. Ankara'da İzmir'de çeşitli şekilde toplu halde üniversitelerde kopmalar meydana geliyordu. Kendi içimizdeki adamlar arkamızdan iş çevirip bizi sırttan bıçaklıyordu.
Allah aşkına neyin moral bozukluğundan bahsediyorsunuz siz ?
1907 ÜNİFEB'de yönetim kurulu üyeliği yapmak kolay iş değildir.
Oraya CV'sine sosyal aktivite eklemek için giremez insanlar !!!
"Üniversite hayatıma renk katsın" diye yönetim kurulu üyeliği ya da komite üyeliği yapılmaz.
Oraya giriyorsan hayatında bazı fedakarlıklar yapacaksın. Gerekiyorsa kız arkadaşını daha az göreceksin, diğer arkadaşalrına daha az vakit harcayacaksın, derslerin belki sekteye uğrayacak.
%100 eminim ki başkan, yk yı oluştururken üyelere bunu anlatmıştır.
1907ÜNİFEB yönetim kurulu için 1907ÜNİFEB, üniversite sırasındaki bir hobi değildir.
Ben ve bir dünya insan hayatının en değerli yıllarını bu birliği ayakta tutmak için mücadele vermiştir.
Ve şimdi sen gelip diyorsun ki, benim bu laflarım yüzünden insanların şevki kırılıyor, moralleri bozuluyor.
Bir daha yazayım.
Benim laflarım ile ÜNİFEB'de yönetici pozsyonda olanların morallerini bozmak gibi bir lüksleri yoktur. Bu kadar kırılgan olamazlar. Tribüne gelince herkes sırtını sahay dönecek, maça dalmak yok, hoş geldin hooligan ruhum, eleştiri gelince ise "ben çok kırıldım."
NOT: (Bütün bunları İnanc'ın söylediği "arkadaşlarımızın şevkinin kırılabileceği ni düşünmedin mi, lafının varsayımı üzerine yaptım, yazısında böyle böyle olsa arkadaşlarımızın da şevki kırılmamış olur şeklinde ve mealinde açıklamalar var, bana Yiğit başkan ve buradan Celal haricinde moral bozukluğunu, kırılganlığını, hayal kırıklığını vs sini ileten olmamıştır, ama bunların olduunu İnanc'ın mesajından varsayıyorum, böyle bir durum yoksa sorun da yoktur, alakalı kısımda yazılanlar geçersiz sayılır. )
Son olarak Arkadaşım ;
"Amacım yapılan hatayı herkesin gözüne sokup arkadaşlarımızı zor durumda bırakmak olmadığı için..." gibi bir cümle kullanarak, bence etmemen kelamları etmişsin.
Yukarıda hem benden hesap soruyorsun hem de direkt olarak, şahsi olarak suçlama yapıyorsun.
Ben insanları zor durumda bırakarak neyi amaçlayacam yahu ?
Şu anda tribün komitesinde kimler var deseler tam olarak sayamam bile, ha keza yönetim kurulunu da. Benim kişilere karşı ne garezim olacak. İnsanları forumun ortasından eleştirip zor durumda bırakıp egomu mu tatmin edecem ?
Ben senden önce burdaydım arkadaşım. Beni birşey ile suçlamadan önce 2 düşün bir yaz. İnsanlara hedef göstertmeye çalışma.
Ben de bir çok kişi gibi hayatımın en güzel senelerinde birçok fedakarlık yapıp bu birliğe katkıda bulunmak için bir tarafımı yırttım. Benim şu andaki mevcut yönetici arkadaşları zor durumda bırakmaktan ne gibi bir fayda sağlayabileceğimi söyler misin ?
En son olarak da o yazındaki "çirkin" kelimesini editlemeni rica ediyorum. Ben ne kadar sert yazsam da eleştirsem de kimseye hakaret etmem.
Burada benden hesap soruyorsun, insanlara hedef gösteriyorsun, kötü bir suçlama yapıyorsun hadi hepsine eyvallah da, o hakaretini çıkarıver aradan lütfen.
Furkan Yılmaz
11-09-2008, 02:32
Bir de statükocu zihniyet.O da benden olsun.
Doğru olduğuna inandığımız şeyleri söylüyorsak ilerleme sağlamak içindir.Olur olmaz ama gündeme gelir.Belki akla yatkın bulunur.ÜNİFEB yerinde saymamışsa, hatta müthiş bir şekilde ileriye gitmişse bunda yapılanların değerlendirilip değiştirilmesi, yeni fikirler öne atılması ve uygulanması sanırıp pay sahibi olmuştur.Yapılan eleştirilerde haklılık payı görülürse sanırım YK bunu değerlendirir ve gereken yapılır.Ama bu şekilde eleştiri yapmak ayıp gibi gösterilirse hiç kimse bir arpa boyu yol alamaz.Yerimizde sayarız.Kavga, düşmanlık değil; eleştiri.
yanlış anlaşılmışım.
burda zaten hepimiz FENERBAHÇE için, 1907 ÜNİFEB için çabalıyoruz. sadece demek istediğim fasıl falan böle şeyleri burda konuşmak bence yanlış, böle şikayetleri yönetim kuruluyla görüşseniz ya da bireir, yüzyüze daha doğru olur. demek istediğim sadece buydu. yoksa hiç kimsenin amacı kavga, düşmalık değil tabiki..
Altay Şimşek
11-09-2008, 02:44
Tribün Komitesinin aldığı bu kararlar eminim uzun süre tartışılıp, bir çok incelemeden geçip son halini almıştır ve hemen hemen her okulun sorumluları ve yönetimlerinin görüşleri ve düşünceleri göz önüne alınıp hazırlanmıştır. 1907 ÜNİFEB Dernek oluşunun 5. yılını kutlarken bazı kararları sabitleştirmeye gidiyor.
Komitenin aldığı kararlar hep daha iyiye ulaşmak için atılmış adımlar. Burada herkes üsluba takmış gidiyor. Eğer giderek büyüyen bir yapılanma isen yapacağın açıklamalar bundan daha iyi olamaz. Ciddiyet her alanda her şeyi düzene sokan ve daha iyiye gidilmesinde atılan en büyük adım, sağlam bir duruştur. Herkese canım, cicim diyerek özel ilgi göstererek bazı kararlar alınamaz.
Sette ürünsüz kimse durmayacak kararında da zıt düşünceler çok fazla oluşmuş. Sette duran arkadaşlar ve biz C Blok'ta duran üyeler bizden önceki abilerimize sende ürün yok sen niye orada duruyorsun diye çok büyük bir saygısızlık yapacak kadar ileri gidemeyiz bu bizim haddimize değil. Eğer şu an biz bu grupta üye isek her geçen gün arkadaşlık ve kardeşlik bağlarımızı artırıyorsak bunlar bizden önceki abilerimizin harcadığı emekler sayesinde oluşuyor bunu kabul etmeyen taş olur dersem yeridir. Bizim bu davranışları yapmayacağımızı bilen ve sette ürünsüz durmak isteyen abilerimiz bu kararları saygıyla karşılayıp, bu kararlara uyalım ve bazı şeyler değişsin, alınan kararlar uygulansın diye düşünse ve onlardan sonra gelenlerin kararlarına uysa olmaz mı ? Bu durum gerçekleşincede yeni üyelerin "bu ürünsüz orda niye duruyor?" demesine imkan verilmez değil mi?
Gökhan Kavaz arkadaşımız "FASIL" konusunda çok önemli bir noktaya değiniyor. Üzgünüm ama bunu farklı yere çeken sen olmuşsun Cem. Fasıldan sonra gerçekten alkolü fazla kaçırıp sağa, sola sataşan arkadaşlar oldu. Eğer " Aydınlık Geleceksek" davranışlarımıza dikkat etmemiz gerekmezmi?
Kimse maçtan önce fasılda toplanılmasın, 2 taneden fazla bira, 35'likten fazla rakı içilmesin demiyor. FASIL'da buluşmak bizim gurubumuzda gelenekselleşen bir toplanma şekli. Biz fasıla gitmeyelim demiyoruz, Haddimiz de değil. Hatta bizler maça gelirken ilk önce FASIL diyerek geliyoruz. Gökhan özetle Kaldırabildiğin kadar iç kendini kaybetme diyor.
Lütfen AVATARA bakarak kişileri de özel olarak eleştirmeyi bırakalım artık. X kişisi bu okuldan, fazla tanınıyor, sözü geçiyor ona bulaşıp onu eleştirmeyelim, Y kişisi bu okuldan fazla tanınmıyor, yazmıyor buna yüklenelim durumunu sürekli görüyoruz. Lütfen kişileri birebir tanımadan, dediklerini iyice süzüp anlamadan sert bir şekilde eleştirip, o kişiye yüklenmeyelim. Karşıdakinin durumunu ve aynı aileden olduğunu unutmayalım. Forumumuzda kanayan en büyük yaralardan birisidir bu bahsettiğim durum.
Bence Bu topiğin açılması her açıdan çok iyi oldu. Herkes içindeki fikirleri, olumlu-olumsuz düşünceleri hiç çekinmeden ortaya döküyor. (şahsım adına öyle)
Bizden önceki abilerimizden devr aldığımız bu bayrağı, onların yaptıklarının üstüne daha güzel şeyler, daha yapıcı şeyler katarak daha yüksek yerlere çıkartmaya çalışıyoruz. Bizler bu yolda ilerlerken bizlere vereceğiniz destek bizim için çok önemli. Benim öğreneceğim daha çok şey var. Ama şimdiye kadar gördüklerim ve öğrendiklerim beni bu yazıyı hazırlamaya yöneltti.
Konsey'de Berkay abi mezunlar içinde bazı şeyler düşündüklerini söylemişti. Umarım o düşüncelerde bir an önce gerçekleşirde bu kadar büyük sorunlar ortadan kalkar !!!
Saygılarımla...
Tuğrul Albayrak
11-09-2008, 02:44
bir eleştirilmeyen yer fasıl kalmıştı, orasıda tamamlandı..
yapılmak istenen güzel şeyler var ortada ki tribün komitesinin yapmış olduğu bildiri bunları uygulamaya sokmak la alakalı...yani neden takımı desteklemek yerine susmayı tercih edelim ki..yada maçtan döndükten sonra yine tribünden ses çıkmadı lafını duymak benmim zoruma gidiyor.yada sette ürünsüz olup maçı izlemeye dalmış kişilerin görüntü kirliliği yarattığı yalış bir düşünce mi? yada bağıran üyelerin ön tarafa toplanmasının istenilmesinin neresi yanlış?antu com un bizim için topik açması gayet gurur verici neden tribünde birlik olmak varken tek bir ağızdan marşları yada tezahüratları söylemek varken takımımızı ateşlemek varken susalım ki...hiç kimse kızmıyo mu maç gelip çekirdek yiyen kişilere???
....bir eleştirilmeyen yer toplandığımız yerdi ona da laf geldi sonunda...fasıl a giden herkesin içki içme gibi bir zorunluluğu yok ayrıca tribünde yada sokakta kime sorarsanız sorun ünifeb in yaptıkları konuşuluyor yapılan pankartlar,organizasyonlar konuşuluyor toplandığı yer değil...
Gökhan Kavaz
11-09-2008, 02:50
öncelikle yapıcı değil yıkıcı eleştirilerin olduğunu görüyorum ve savunuyorum!çünkü yaptığım bütün yorumların hepsi atlanmış ve sadece ayrı bir konu olarak belirttiğim fasıl konusu üzerinde duruLmuş.hemde çirkince,karşıdaki insana laf dokundurularak!kendi yorumlarıma bakıyorum ve hiçbiryerde direk olarak birisine rencide edici,SİNİRİNE dokunucu, yazı yazdığımı görmüyorum.ortaya yazıyorum ve alınan alınıyo görülen o ki...
benim kimseyle böyle forumdan birileriyle karşılıklı yazışıp İLGİ ÇEKMEYE NİYETİM YOK evet dikkat çekmeye niyetim olabilir nasılmı:
ÖRNEĞİN:evet dikkat çekmeye çalışıyorum fakat FİKİRLERİMLE!!!bilmem anlatabildimmi?bunu yazan VOLKAN kardeşimizde yazısını silmiş herhalde CEM kardeşim!!!göremedim.ama sende bunu savunmuşsun.benim kimsenin içkisiyle uğraştığım felanda yok.birbirimizi yanlış anlayıp direk iğneleyici yazılar yazmak çok kolay.herkes istediğini yapar nerede buluşuyorsa buluşur arkadaşlarıyla,özel yaşantısını nasıl sürdürürse sürdürür kimseninde buna itirazı olamaz.fakat bir birlikten bahsediyoruz!İNANÇ ABİNİN,OKAN UZUNKAYANIN(bu fasıl konusuna istemeden değilde daha sonra konuşmak için değinmiştim buarada)VE MURAT KALKAN ında değindiği gibi fasıl bir resmi buluşma yeri olup ortamın o şekİlde olması hedefi saptırır diye düşünüyorum.fasıl olur veye başka biryer olur tabiki resmi bir buluşma yeri olucak...fakat bunun bu ortamda olması,dediğim gibi hedeften sapmalara yol açar diye düşünüyorum.evet c bolkta,telsim tribününde senin bahsettiğin gibi olaylarla şuana kadar karşılaşılmadı,fakat bu ortam böyle devam ederse yaşanmıyacağı ne malum CEM?
ayrıca bu olaylarında yavaş yavaş yaşandığınıda duymaya başladık.örneğin mtk maçı sonrası,ÜNİFEB den kişilerin polislerle olan münakaşası!!!orda olan veya duyan bilir!!!
ayrıca CEM DİREK OLARAK YORUMUMA 'SAÇMALIYORSUN' HAKKINA NASIL SAHİP OLDUĞUNUDA MERAK ETTİM DOĞRUSU?BU HAKKI SANA KİM VERDİ ONUDA MERAK EDİYORUM? yani
SARP ÇAĞLAR dediğim gibi kimsenin içkisiyle yaşantısıyla felan uğraştığım yok benim;)umarım kendimi anlatabiliyorumdur.
tabikide İçkinide içersin maçınada gidersin kimse dert etmiyor merak etme SARP ÇAĞLAR.kimsede buna bi yorum yapma hakkına sahip değil zaten!!!bide fasılı tanımlamışsın,hiç görmemiştim sağol;)
BURÇAY TİFTİKÇİ:Maçlara alkollü gelinmez diye bir şey yazdığını gördünmü.diye sormuşsun.evet gördüm.Fenerbahcemizin bağlı bulunduğu tff nun kurallarında!bizde Fenerbahçemize bağlı bir taraftar birliğiyiz heralde hatırladığım kadarıyla.ve bu alınan kararlara direk olarak uyma zorunluluğumuz var diye düşünüyorum.yani ÜNİFEB in yazılı değil de yinede misyonu hani,anlatabildim sanırım!
BEN FASIL KONUSUNU DAHA SONRA TARTIŞMA TARAFTARIYIM TRİBÜN KOMİTEMİZİN ALDIĞI KARARLARI TARTIŞMALIYIZ ÖNCELİKLE DİYE DÜŞÜNÜYORUM...Kİ BU FASIL KONUSUNDAKİ GÖRÜŞLERİMİN ARKASINDA SONUNA KADAR DURMADIĞIM ANLAMI TAŞIMAZ!!!
Murat Kalkan
11-09-2008, 02:50
Arkadaşlar lütfen sakin !!
Konuyu kişiselleştirmenin kimseye faydası olmayacaktır.
Levin Susar
11-09-2008, 02:52
Pazar günü bu konuyu görüşmek üzere İzmir'den İstanbul'a, derneğimize geliyorum Saat 12.00 gibi ordayım. Benimle bu konu hakkında görüşmek isteyen kim varsa gelebilir. Kırılan, bozulan, söylemek istediği olup da buradan söylemek istemeyen kimm varsa rica ediyorum gelsin.
Erman Erbay
11-09-2008, 02:54
Arkadaşlar lütfen sakin !!
Konuyu kişiselleştirmenin kimseye faydası olmayacaktır.
Bencede 1907Unifeb için hangisi yararlıysa o olacaktır eminim . Ayrıca isteyen arkadaşlar Fasıla gelmeyebilir , direkt okula veya tribüne girebilir .
Bunu sorun yapmak bize birşeyler katmaz düşüncesindeyim , yapıcı eleştrilerimizle daha da başarılı olmak dileğiyle ...
Ozan Çetinkaya
11-09-2008, 02:59
1907 Ünifeb'e bugüne kadar çok emeği dokunmuş,bugünlere gelmesi için birçok cefaya katlanmış abilerimizin eleştirilerini dinlemek güzel.
Levin'in dediği gibi yönetim kurulu üyelerinin bu tarz eleştiriler karşısında motivasyonun kaybolmasının açıklanabilir bir durumu yok ki temin ederim ki kimsenin motivasyonunun da kırıldığı yok.
Tribün komitesinin yapmış oldugu duyuru gayet açık ve net.Özellikle son dönemlerde sıkça rastlanan rahatsızlıklar karşısında ve üstelik bu sıkıntıları birçok kez, birçok arkadaşımızla paylaşarak,üniversitelerin tribün sorumlularının da bilgisi dahilinde olan ancak bir türlü çözüm bulunamayan bu durumların forum üzerinden duyurulmasından daha mantıklı bir yol olacağını zannetmiyorum.
Benim şahsi fikrim yapılan duyuru tamamen iyi niyetle yapılmış,içerisinde herhangi bir emir kipi veya emrivaki sözcük barındırmayan bir duyuru.Renkler ve zevkler tartışılamayacağı gibi algılamada da farklılıklar illaki olacaktır,gayet normal.Ama benim anlamadığım konu; yapılan duyurunun içeriği tamamen göz ardı edilerek sadece algılanan üslup üzerine yorum yapılması,hatta ilk mesajda yorumun da üzerine çıkarak bazı kişilerin "tehdit" şeklinde algılayabileceği cümlelerin kurulmasıdır.
Yönetim kurulundaki alınan veya üzülen arkadaşların asıl belirtmek istedikleri nokta burasıdır.Bugüne kadar bu birliğe emek veren abilerimizden gelen çeşitli eleştirilerin hepsi değerlendirilmiştir.Acaba burada yanlışmı yaptık diye düşünülmüştür.Sadece bu yönetim kuruluna has bir durum da değil.Eminimki 1907 Ünifeb'in 2. yönetim kurulundan itibaren,eskilerin telkinleri değerlendirilmiştir.
"Bugüne kadar bu birlikte hep rica oldu,kimse kimsenin çalışanı değil" sözlerinden sanki bu yönetim kurulunun baskıcı rejim uyguladığı gibi bir durum çıkmamasını rica ederim.1907 Ünifeb'te bugüne kadar bu işler nasıl yürüdüyse bugün de aynı şekilde yürüyor,herkesin bunu bilmesi lazım.
Herzaman tekrarladığım gibi bu birliğe birçok şey katan kişiler vakti zamanında zamanlarından,derslerinden birçok şeyden feragat ettiyse;sizden sonrakiler,şimdikiler ve bundan sonrakiler de aynı özveri içinde bulunacaktır.Geçmişte yaşadıgınız kötü olaylar karşısındaki tutumunuzu saygıyla karşılıyorum fakat sanmayınki şuanda herşey güllük gülistanlık,bizler laylaylom yapıp sağa sola bildiri dagıtıp,baskıcı bir tutum içerisindeyiz.
Tribün komitesi şuanda duyulan rahatsızlıklar karşısında bir duyuru yapma gereği duymuştur.Bu duyurunun algılanışı konusunda farklılıklar yaşanabilir ama bu farklılıkların sorumlusu tribün komitesi değildir.1907 Ünifeb'te bugüne kadar hiç bir şey zorla yaptırılmamıştır,bugün de yaptırılmıyor,yarın da yaptırılmayacaktır.
Burçay Tiftikçi
11-09-2008, 03:01
BURÇAY TİFTİKÇİ:Maçlara alkollü gelinmez diye bir şey yazdığını gördünmü.diye sormuşsun.evet gördüm.Fenerbahcemizin bağlı bulunduğu tff nun kurallarında!bizde Fenerbahçemize bağlı bir taraftar birliğiyiz heralde hatırladığım kadarıyla.ve bu alınan kararlara direk olarak uyma zorunluluğumuz var diye düşünüyorum.yani ÜNİFEB in yazılı değil de yinede misyonu hani,anlatabildim sanırım!
BEN FASIL KONUSUNU DAHA SONRA TARTIŞMA TARAFTARIYIM TRİBÜN KOMİTEMİZİN ALDIĞI KARARLARI TARTIŞMALIYIZ ÖNCELİKLE DİYE DÜŞÜNÜYORUM...Kİ BU FASIL KONUSUNDAKİ GÖRÜŞLERİMİN ARKASINDA SONUNA KADAR DURMADIĞIM ANLAMI TAŞIMAZ!!!
Sen tff denmi bahsettin.Bırakta onun kontrolünü kararını tff versin.Ayrıca alkollü gelinmez diye bir şey yok aç oku istersen.Ben defalarca okudum.
--------------------------------------------------------------------
Levin'in yazdıklarının bir kısmına katılıyorum.Öncelikte yapılan bildiri çok resmi dikte eden bir bildiri olmuş ve bu ünifeb hiç yakışmamış.Baskıcı şekilde bazı şeyleri yapmanın yanlış oldugunu düşünüyorum ünifeb içerisinde.Ayrıca forumdan eleştirinin olması gerekliliğine her zaman inanmış bir insanım.
Oka'ın dediğinede katılıyorum.Fasıl'ın buluşma yeri olarak gösterilmesi yanlış.İsteyen gelir oturur içer ama resmi buluşma yerinin orası olması bnce yanlış.
Celal Tunalıoğlu
11-09-2008, 03:09
Ben tribün komitesine ve diğer arkadaşlara bugüne kadar çeşitli önerilerde bulundum ve herhangi birisinin kaale alındığına şahit olmadım. O yüzden bu "ah biz de mezunlarımızın katkılarını, yapıcı eleştirilerini, fikirlerini bekliyoruz, tavsiyelerine çok ihtiyacımız var" durumlarını bir kenara bırakalım. İnandırıcı değil kesinlikle. Okan şimdi yazmış işte. O da kaç kere söylemiş hala aynı hata yapılıyor buluşma topiklerinde. Demek ki onun dediği de kaale alınmamış ve o da buradan dile getirme ihtiyacı hissetmiş şikayetini.
Ben merak ediyorum bir sonraki iç saha maçının buluşma topiğine Fasıl'da official buluşma saati yazılacak mı. Yazılmazsa demek ki bu foruma yazma işi gayet başarılı oluyormuş bunu anlayacam.
"eleştiriler direk muhattabına yöneltilse ... , forum üzerinden yazılmasa..."
Kimden neyden çekiniyorsunuz ben bunu anlamıyorum. Yanlış gördüğüm bişeyi forum üzerinden dile getirmemden çekinceniz nedir ? Eğer alınan kararın doğru olduğunu düşünüyorsanız, çatır çatır çıkarsınız fikirlerinizi savunursunuz, ama bunca mesajda tartışılan kararları içi dolu bir şekilde savunan bir mesajı ben göremedim. Aksine topic açılırken kilitli bir şekilde açıldı ve resmen dikte ettirir bir şekilde sunuldu insanların önüne.
Sanki buraya ünifebin büyük sırlarını yazdık da bana "nasıl burdan yazarsın, neden yüz yüze konuşmuyorsun" diyorsun. Bunları insanların görmesinde herhangi bir sakınca yok. İyi ki de tartışılmaya başlanmış çünkü yeni üyelerin "yönetim kurulumuz , komitemiz en iyisini yapacaktır mutlaka bizler için" gibi olayları sorgulamadan bir kabullenişleri var durumu.
Aynı Antu'daki Aziz Yıldırım'ı gözü kapalı savunan güruh gibi. Başkan yapıyorsa vardır bir bildiği. Üyeler bu mantıkta olmamalı, her zaman eleştirel bakış açısı getirebilmeli, sorgulayıcı olmalı. Her önüne konanı afiyetle yememeli.
İşte böyle olduğu için de yeni fikirler yeni projeler hiçbir şey gelişmiyor.
Şimdi gelelim, "moralimiz bozuldu, kalbimiz kırıldı, şevkimiz gitti" kısmına...
Benim yazdıklarımdan ötürü bana geri dönen bir tek Yiğit başkan oldu. Bir de Celal "hayal kırıklığına uğradığını" belirtmiş forum üzerinden. Onun haricinde "bu kalbimiz kırıldı, motivasyonumuz gitti" gibisinden bana bir dönüş olmadı herhangi bir yk üyesinden.
Bu söyleyeceğim önemli ;
Eğer şurada benim yazdıklarımdan ötürü kalbi kırılan şevki bozulan motivasyonu sekteye uğrayan varsa, bence dakikasında görevini bırakmalı.
Bu kadar kolay bir iş değil 1907ÜNİFEB'de Yönetim Kurulu üyesi olmak.
2001 den bu yana yaşananlar hemen birkaç satır alttaki topicte yazıyor.
Zamanında ünifeb başkanına bıçak çekildi, bir diğer başkanına fiziksel saldırıda bulunuldu, çeşitli yönetim kurulu üyeleri komite üyeleri bir sürü maçta kavgada dayak yedi. Tehdit yedi. 1907 ile ilişkilerde çeşitli sorunlar oldu. Elkin'in tomografisi kaç senedir dernekte duruyordu görenler bilir. Yönetim o zamanlar ünifeb in karşısındaydı. Bu kadar olağanüstü olaylar yaşayan zamane yk üyelerinin şevki bu durumlar karşısında kırılmadı da, şimdiki yk ya da komite üyelerinin morali benim laflarım ile mi bozuluyor ?
Kimse kusura bakmasın da, hiç kimsenin böyle bir lüksü yok. Siz 1907ÜNİFEB'de yöneticilik sıfatını elde edip gelebileceğiniz en üst düzeye geleceksiniz ondan sonra, "ah ben çok kırıldım bu yazıyla" diyeceksiniz.
Olmaz öyle şey. Kimsenin böyle bir hakkı da lüksü de yok.
Vakti zamanında ne zorluklar ile bu birlik ayakta tutuldu. Emniyet fellik fellik evlerden adam topluyordu, insanlar korkusundan cep telefonlarını açamıyordu, Fenerbahçe başkanı Aziz Yıldırım 1907ÜNİFEB lağvedilsin diyordu. Alternatif dernekler kuruyor, bir sürü ne idüğü belirsiz adamları üstümüze salıyorlardı. Ankara'da İzmir'de çeşitli şekilde toplu halde üniversitelerde kopmalar meydana geliyordu. Kendi içimizdeki adamlar arkamızdan iş çevirip bizi sırttan bıçaklıyordu.
Allah aşkına neyin moral bozukluğundan bahsediyorsunuz siz ?
1907 ÜNİFEB'de yönetim kurulu üyeliği yapmak kolay iş değildir.
Oraya CV'sine sosyal aktivite eklemek için giremez insanlar !!!
"Üniversite hayatıma renk katsın" diye yönetim kurulu üyeliği ya da komite üyeliği yapılmaz.
Oraya giriyorsan hayatında bazı fedakarlıklar yapacaksın. Gerekiyorsa kız arkadaşını daha az göreceksin, diğer arkadaşalrına daha az vakit harcayacaksın, derslerin belki sekteye uğrayacak.
%100 eminim ki başkan, yk yı oluştururken üyelere bunu anlatmıştır.
1907ÜNİFEB yönetim kurulu için 1907ÜNİFEB, üniversite sırasındaki bir hobi değildir.
Ben ve bir dünya insan hayatının en değerli yıllarını bu birliği ayakta tutmak için mücadele vermiştir.
Ve şimdi sen gelip diyorsun ki, benim bu laflarım yüzünden insanların şevki kırılıyor, moralleri bozuluyor.
Bir daha yazayım.
Benim laflarım ile ÜNİFEB'de yönetici pozsyonda olanların morallerini bozmak gibi bir lüksleri yoktur. Bu kadar kırılgan olamazlar. Tribüne gelince herkes sırtını sahay dönecek, maça dalmak yok, hoş geldin hooligan ruhum, eleştiri gelince ise "ben çok kırıldım."
NOT: (Bütün bunları İnanc'ın söylediği "arkadaşlarımızın şevkinin kırılabileceği ni düşünmedin mi, lafının varsayımı üzerine yaptım, yazısında böyle böyle olsa arkadaşlarımızın da şevki kırılmamış olur şeklinde ve mealinde açıklamalar var, bana Yiğit başkan ve buradan Celal haricinde moral bozukluğunu, kırılganlığını, hayal kırıklığını vs sini ileten olmamıştır, ama bunların olduunu İnanc'ın mesajından varsayıyorum, böyle bir durum yoksa sorun da yoktur, alakalı kısımda yazılanlar geçersiz sayılır. )
Son olarak Arkadaşım ;
"Amacım yapılan hatayı herkesin gözüne sokup arkadaşlarımızı zor durumda bırakmak olmadığı için..." gibi bir cümle kullanarak, bence etmemen kelamları etmişsin.
Yukarıda hem benden hesap soruyorsun hem de direkt olarak, şahsi olarak suçlama yapıyorsun.
Ben insanları zor durumda bırakarak neyi amaçlayacam yahu ?
Şu anda tribün komitesinde kimler var deseler tam olarak sayamam bile, ha keza yönetim kurulunu da. Benim kişilere karşı ne garezim olacak. İnsanları forumun ortasından eleştirip zor durumda bırakıp egomu mu tatmin edecem ?
Ben senden önce burdaydım arkadaşım. Beni birşey ile suçlamadan önce 2 düşün bir yaz. İnsanlara hedef göstertmeye çalışma.
Ben de bir çok kişi gibi hayatımın en güzel senelerinde birçok fedakarlık yapıp bu birliğe katkıda bulunmak için bir tarafımı yırttım. Benim şu andaki mevcut yönetici arkadaşları zor durumda bırakmaktan ne gibi bir fayda sağlayabileceğimi söyler misin ?
En son olarak da o yazındaki "çirkin" kelimesini editlemeni rica ediyorum. Ben ne kadar sert yazsam da eleştirsem de kimseye hakaret etmem.
Burada benden hesap soruyorsun, insanlara hedef gösteriyorsun, kötü bir suçlama yapıyorsun hadi hepsine eyvallah da, o hakaretini çıkarıver aradan lütfen.
Yapılan önerilerin uygulamaya gecilmemesi kaale alınmaması demek değil,sizlerinde çok iyi bildiği gibi 1907 UNIFEB'in bir isleyisi var ona göre ilerliyor durum.Fasılda toplanma konusuna gelince de bilmiyorum kaç senedir yazılıyor maç baslıklarına fasılda toplanma saati ama ben bir cok baslıkta bu toplanma isinin gereklilik olmadıgı sadece kaynasma acısından bir vesile oldugu oraya saat yazılma maksadının da insanların oraya gelmeye baslama saati oldugu ondan önce gelirlerse kimseyi bulamayacaklarını belirtme acısından oldugunun söylendigini biliyorum.Fasıla gelenlerin de kafasına silah dayayarak alkol aldırma gibi bir durum olmuyor,her hafta fasıla gelip ağzına alkol koymamıs insanlar mevcut.Pembe Okulun yanında da tekel büfeleri var,oradan alıp içmek nasıl kisisel tercihse Fasılda siparis vermekte öyle bir kisisel tercih.
Elestiriden çekinme gibi bir durum hiç bir zaman olmadı,ama ''siz kimsiniz neyin kararını alıyorsunuz,ben gelirim formamla sette dururum bir allahın kulu da bana karısamaz'' seklinde ifadelerle ''bana göre'' elestiri olmanın çok ötesinde bir mesajın foruma yazılmasını ben garipsiyorum.Bu lafların yöneltildigi kurumun 1907 UNIFEB YK'sı yöneltenin de bu birligin demirbaslarından olan,gecmiste sayısız emekleri gecmis,hala da bizimle beraber olan bir üyesinden gelmesi de beni hayal kırıklıgına ugrattı.Sonucta gönül isi yapıyoruz ifade edildigi gibi profesyonel degerlendirmesi zor oluyor insanın böyle bir durumu,bırakmak çözümdür belki denildigi gibi.Senelerdir görmedigim birseydi bu durum benim bu forumlarda.
2001 senesinden beri yasananlardan bahsedilmis.Sahsen konusuyorum yönetim karsımızda olsa diğer tribün grupları karsımızda olsa bana koymaz.Ne sevkim kırılır ne heyecanım,aksine kamçılar.Fakat Levin,özellikle ilk mesajın hayal kırıklıgı oldu benim icin,defalarca okudum bir mana veremedim.Tekrar söylemek istiyorum sevk kıran sey elestiri değil,forumdan meydan okunması da değil bunu senin yapman.1907 UNIFEB'in sosyal aktivite olmadıgı,cv'ye yazılmak icin girilmedigi,emek,fedakarlık istedigi gibi seylerin neden yazıldıgına da yine anlam veremedim,ortam icin,cv icin bu isi yaptıgımız hakkında bir düsünce de varsa cok daha üzücü.
yine ekleyeyim,sürç-ü lisan ettiysek affola..
Burçay Tiftikçi
11-09-2008, 03:24
Sadece bir ekleme yapmak istedim.Ben tribün komitesinde düz üyeyken.Levin'e Okan'a şunu yapacağız dediniz yapmadınız , bunu yapacağız dediniz yapmadınız.Bu işi beceemiyorsunuz deiştim ve bunu forum kanalıyla yapmıştım.Sonunda nemi oldu aldılar beni karşılarına konuştuk.Bana orada ağırlıklarını hissettirdiler.
Ben zamanında ünifeb te ne hatalar yaptım , şimdi yapsam aynı hataları büyük ihtimalle uzalaştırılırdım ünifebten.Ama her seferinde bana doğrunun ne olduğunu gösterdi bu insanlar , konuşarak ağırlıklarını hissettirerek.Bende kendimi geliştirdim o konularda sonra ünifebe faydalı oldum.ama bana hiç bir zaman eleştiri yapma demedi bu insanlar.
Emre Altundaş
11-09-2008, 03:28
Okuduğum bu duyurudan ciddi anlamda tribünün görsellik açısından daha ileri taşınmak istendiğini anlıyorum ve bu anlamda hiç bir art niyet beslemeden gerekli bir duyuru oldugunu dusunuyorum...fakat nedenine anlam veremediğim gereksiz tartısmalar gerçekten bizlere yakışmıyor.anlayamadığım bir noktada gökhan arkadasımızın fasıl ve alkol hakkındaki dusuncelerının başka noktalara cekılıp bu dusunceye karsı yapılan,saygı çerçevesini aşan karşı yorumlar...elbette bazı yorumlar yapılacak doğru ya da yanlış,insanlar da bu yorumlara cevap verecek fakat bu cevaplar belli saygı sınırları içinde olacak.Oturup düşünmek gerekir acaba aklındaki bu düşünceleri paylaşan arkadaşımızın amacımı dikkat çekmeye çalışmak...Yoksa bu yorum üzerinden prim çıkarmaya çalısanların mı amacı dikkat çekmek...Fakat şu bir gerçektir ki bu alan kimsenin DİKKAT ÇEKME ALANI DEĞİLDİR OLAMAZ DA....gerçekten bazı seylere yapıcı yaklasmamıs gerektigini dusunuyorum hepimiz aynı sevginin peşinden koşuyoruz...
Seçkin Çelik
11-09-2008, 03:35
1907 ÜNİFEB Tribün Komitesi'nin bu duyuruyu yapmasındaki amaç zaten bilinen ve uygulanan-uygulanmaya çalışılan- kuralların (buna set önünü boşaltmak da dâhildir) tüm üyelerimizce bilinmesini sağlamaktır. Çünkü aşağı yukarı 3-4 aydır tartıştığımız ve yazıldıktan sonra da sadece foruma konulması için en az 3-4 haftadır da üzerinde düzeltmeler yaparak beklettiğimiz, defalarca üzerinde oynamalar yaptığımız bu duyuru sayesinde, üniversitelerimizin Yönetim Kurullarının ve Tribün Sorumlularının bizlere bu konularda daha kolay yardımcı olabileceğini düşünmekteyiz. Zaten Fasıl'da, birebirde ya da arkadaş ortamlarında defalarca duyurmaya çalıştığımız bu uygulamalarımızın; bizleri tanımayan, bilmeyen, üniversitelerinin bünyesinde herhangi bir görevde bulunmayan üyelerimize de bizzat ulaştırılması gerekiyor. Bunun en büyük örneği olarak da maç biletlerinin temini sırasındaki prosedürü bilmeyen üyelerle üniversite yönetim kurullarının yaşadıkları sorunlar ya da birbirini çok fazla tanımayan, 1907 ÜNİFEB'in tribündeki duruşunun nasıl olmasını gerektiğini daha tam olarak bilmeyen üyeler arasında yaşanan geri dönüşü olmayan tatsızlıklar gösterilebilir. Bu tarz bir bilgilendirme duyurusunun her sezonun başında yapılması sene boyunca yaşanacak birçok sorunun önüne senenin başından geçecektir.
Yaptığımız bu duyurunun da gerektiği sertlikten ne biraz daha yumuşak ne de biraz daha sert olduğunu düşünmekteyim. Neticede 1907 ÜNİFEB Tribün Komitesi, bağlı bulunduğu Yönetim Kurulu'nun da onayıyla böyle bir duyuru yapacaksa bunu böyle yapmak zorundadır. Daha yumuşak ve dostane bir şekilde yapılacak duyurunun nasıl yapılabileceğini çok fazla bilmemekteyim açıkçası. Fenerbahçe Spor Kulübü, kulübe milyon dolarlar harcayan loca sahiplerine bile bazı kararları açıklarken "şu kapıdan girilmelidir, herkes yerine oturmalıdır" şeklinde yaklaşmaktadır. Ki bizler aldığımız kararları yüz yüze baktığımız, tribünde omuz omuza yaptığımız insanlara açıklarken bu açıklamalarımızın "racon kesme, kendimizi bir şey sanma" gibi görülmeyeceğini biliyoruz.
Eğer açıklamamızda aldığımız tüm kararların nedenlerini birlik üyelerimizle paylaşmamış, açıklamayı "1-sette durulmayacaktır, 2-bağırmayan adam alt taraflarda durmayacaktır" gibi yapmış olsaydık bu yazının sert olduğunu savunanlarla sonuna kadar hemfikir olurdum.
Ek olarak 1907 ÜNİFEB Yönetim Kurulu'nun ve Tribün Komitesi'nin her üyesi, 1907 ÜNİFEB'in tribündeki misyonunun ne olduğunun farkına bu görevlerine gelme aşamalarında abilerinden ve ablalarından dinledikleri anılar sayesinde varmıştır. Tribünlerde son günlerde yaşadığımız çıkış da, Telsim C Blok'tan daha gür bir ses çıkmasına vesile olmaktan başka bir durum yaratmayacaktır. Bizlerin tribünü ele geçirmek, tek başımıza tezahüratları yönlendirmek gibi bir düşüncemizin olmayacağı eski zamanların aksine tribünlerdeki tüm gruplar ve dernekler tarafından da bilinmektedir. 1907 ÜNİFEB Tribün Komitesi ise görev tanımında belirtildiği gibi 1907 ÜNİFEB'in, tribünde Fenerbahçe'ye nasıl daha fazla katkı sağlayabileceğini düşünmekle ve bu doğrultuda üyelerini yönlendirmekle yükümlüdür. Bu görevin "Tribüncülük oynamaya özenmek" olarak nitelendirilmesi ise son derece acımasızdır.
Bu başlıkta fikirlerini belirten, belirtmeyen geçmişte görev almış, almamış özellikle ağabeylerimizin, ablalarımızın ve sonrasında tüm üyelerimizin Tribün Komite'sinin üyelerine duydukları güvene dayanarak, bu komitenin aldığı kararlara sonuna kadar saygı göstereceklerini, zaten alınan kararların uygulanmasında Tribün Komitesi'nin tüm üyelerinin ve üniversitelerimizin Tribün Sorumlularının gösterdikleri nezaket ve anlayışa aynı şekilde karşılık vereceklerinden şüphemiz yoktur. Burada yazılanın aksine bizleri tanıyan ve bilen arkadaşlarımız asla bu kararların uygulanması esnasında kötü bir üslup ya da kaba kuvvet kullanılmayacağını zaten bilmektedirler. Bunu 1907 ÜNİFEB’ de bugüne kadar sete çıkan insanların birilerini bağırmaya teşvik etmek için bile sık sık kullandıkları "lütfen" kelimesine bakarak görmeniz mümkündür. Aynı şekilde sette duran kişinin yanında tribüne dönüp tezahüratlara sürekli eşlik eden, gönüllü bir şekilde sırtını maça dönmüş insanların sete çıkan kişiye verdikleri destek o kişiye duyulan saygıyı arttırmaya çalışmak olarak değil de, ona tribünlere coşku katmasında yardımcı olmak olarak adlandırılabilir. Ki 1907 ÜNİFEB'de bu kişinin tek amacı herkesin bildiği üzere birlik üyelerini tezahurat yapmaya teşvik etmek ve ortak bir ses çıkmasını sağlamaktır.
Komitelerin ve Yönetim Kurulu'nun aldığı bazı kararların bu görevlerde daha önceden bulunmuş kişilerce eleştirilmesi son derece normaldir. Zaten bu tarz ağabey,abla-kardeş ilişkisi 1907 ÜNİFEB'i sürekli ileri taşımıştır, taşımaya da devam edecektir. Bu eleştirilerin nasıl bir şekilde ve ne tarz bir üslupla yapılacağı tabiî ki, abilerimizin ve ablalarımızın inisiyatifindedir, bizleri forum üzerinden açıkça suçlayarak da, özel mesajla uyarıda bulunarak da, yüz yüze görüştüğümüzde birebirde konuşarak da eleştirseler eleştirilerine değer vereceğiz. Ama aldığımız kararlardan ziyade içinde bulunduğumuz durum küçümsenip, aldığımız kararlara eleştiri getirmektense bu kararları daha farklı tatminler için almış olduğumuzu düşündüren mesajlar forum üzerinden yazılırsa bu şevk kırıcı ve heves kaçırıcı olacaktır. Celal’in söylediği gibi diğer tribün gruplarıyla ya da yönetimle yaşanılan problemlere göğüs germekle, çok sevdiğimiz değer verdiğimiz ağabeylerimizin bizlerin aldığımız kararlara saygı duymadıklarını düşündürebilecek şeyler söylemeleri son derece farklı bir burukluk yaratmaktadır ve birbiriyle karıştırılmamalıdır.
Ancak bu başlıktaki eleştirilerin ve üslubun artık "aldığımız kararları nasıl daha ileri taşırız, bu kararlar nasıl değiştirilirse Fenerbahçe'ye 1907 ÜNİFEB'e daha fazla katkı sağlarız" şeklinde yönlenmesi gerektiğini düşünmekteyim. Kararlarımızı almamız, duyurmamız ve uygulamamız konusundaki fikirlerin bizlerle birebir görüşmelerde dile getirilmesi herkesten isteğimdir. Bu mesajımda bile çok fazla içinde bulunmak istediğimiz konunun dışına çıkmış durumdayım, bu tarz ikili-üçlü tartışmaları bu başlık altında devam ettirmek kimseye daha fazla fayda sağlamayacaktır.
Saygılar.
Melis Varan
11-09-2008, 03:36
Yazının dili özellikle mi sert yani bir nedeni olabilir mi,
yazan kişiden kaynaklandı da sonrasında kontrolde aradan mı kaynadı (belki kişinin bireysel ifade problemi ve yönetimin denetim sıkıntısı vardır),
yoksa süreç yönetimimizi dilini sertleştirecek bir duruma mı soktu? Otorite problemimiz mi var kendi içimizde? Otorite olmalı mı içimizde? Olacaksa ne kadar? Sanırım bunlar yeterince net değil kendi içimizde.
Dönemler değiştikçe oluşumumuzun kendi içinde oluşturduğu kültür de doğal olarak kişilerle birlikte değişiyor ve bu nedenle dönemler arasında tartışmalar gittikçe artıyor. Hazır abi kardeşken ve baba oğul olmadan, yani bu kuşak çatışmasına dönüşmeden toplanıp konuşmakta fayda var belli ki. Ama sevgi ve saygı ile ve kafamızdaki tüm kalıplardan sıyrılarak... Kültür kolay değişmez, zaman ister, hızlandığında krizle karşılaşırsınız. Yavaş yavaş kendini göstermişken tedavide fayda var.
Yeni fikirler ilk olarak ters teper, ancak inandırıcı, somut açıklamalarla ortaya koyabilir ve kendinizi iyi ifade edebilirseniz ikna edebilirsiniz diğerlerini. Tabi tüm bunları karşılıklı ve birebir yapmak da en önemli koşullardan biri. Topluluk önünde kim haksız olmak ister? İnsanız biz...
Tamamen nötr olarak yazıyorum ki umarım Levin'in uygun olduğu gün ve saatte yönetimimiz de bu konuda görüş belirtmek isteyen abi,abla ve kardeşlerimiz de uygundur. Yine de umarım çok kalabalık olmaz ki daha rahat konuşulur.
Tekrar altını çizmek istiyorum ki bu forumda ne yazılmış olunursa olunsun sakin, soğukkanlı ve belki de kendi iddiamızı unutarak bulunmalıyız orda arkadaşlarımızı dinlerken. Belki o zaman eski kararlar mı doğruydu, yeniler mi doğru, ya da değiştirilmek istenen bir karar, bir anlayış var mı ortada gerçekte yoksa zorunlu bir hal mi var ortada, tüm bunlar ortaya net bir biçimde konulabilir ve çözüme ulaşır.
Lütfen kendimizi de sorgulayalım karşımızdakiyle birlikte. Belki de kültürü alamayan bir kuşak değil aktaramayan bir kuşak vardı ortada ve şimdi telafisi gerekiyor.Belki de bazı konular hep ikili görüşlerde kalmıştı da diğer görüş yeni baskın çıktı... Belki de aynı şeyi söylemeye çalışıp bir türlü beceremiyoruz... Yanıtlarını gerçekten merak ediyorum. Umarım cevap bulunabilecek bir toplantı olur.
Alican Aygar
11-09-2008, 04:18
görsel bir bütünlük saglamaya ve de daha ileri gitmeyi planlayan ve harbiden buna verdigi önemi göstermek için de biraz sert uslup kullanılan bir karar listesi bu..daha fazla kurcalanmamalı... YK Böyle uygun gördüyse bizde bu olusumun bir parcasi isek hem saygı duymalı bu kararlara hemde uymaliyiz..
Alican Aygar
11-09-2008, 04:33
Lütfen AVATARA bakarak kişileri de özel olarak eleştirmeyi bırakalım artık. X kişisi bu okuldan, fazla tanınıyor, sözü geçiyor ona bulaşıp onu eleştirmeyelim, Y kişisi bu okuldan fazla tanınmıyor, yazmıyor buna yüklenelim durumunu sürekli görüyoruz. Lütfen kişileri birebir tanımadan, dediklerini iyice süzüp anlamadan sert bir şekilde eleştirip, o kişiye yüklenmeyelim. Karşıdakinin durumunu ve aynı aileden olduğunu unutmayalım. Forumumuzda kanayan en büyük yaralardan birisidir bu bahsettiğim durum.
altay şimsek kardeşimden alinti bi yazı..söylediklerinin tamamına katılıyorum..böyle seyleri forumda sıkca görüyorum acıkcası uzuluyorum..lütfen gayretle daha iiye daha güzele...
İnanç Gülfidan
11-09-2008, 06:04
Levincim öncelikle söylemeden geçemeyeceğim bu yazın ilk yazından daha da çirkin duruyor. Bu kelimeyi hakaret olarak algılıyorsan kusura bakma ama ben bunu hakaret etmek amacıyla yazmıyorum. Yazının üslubundan bahsediyorum.
Ben sana niye eleştirini buradan yapıyorsun demiyorum. Adı üzerinde "forum", herkesin fikrini, eleştirisini kurallar çerçevesinde yapabileceği bir platform. Kaldı ki sen de eleştirini yapmışsın ve gördüğün gibi yazın hala burada, yani kurallara aykırı birşey yazmamışsın ama bence zamanında aldığın görevlere, verdiğin emeklere sırtını dayamış, acımasızca ve yıkıcı eleştirilerde bulunmuşsun. Zamanında aldığın sorumluluklardan güç alarak bu hakkı kendinde görmüşsün. Ben de bunu eleştirdim. Tabi ki nerede ne yazacağını sen bilirsin ama buraya birşeyler yazıyorsan ben de seni eleştirme hakkına sahibim. Ben sana hesap sormuyorum, eleştiriyorum hem de senin kadar sert bir üslupla da değil. Bundan sonra yazacaklarımı da sıradan bir "arkadaş"ıma değil Levin'e yazdığımın farkındayım, sen de bu şekilde okuyup değerlendirirsen sevinirim.
Benim eleştirdiğim, yanlış gördüğün birşeyi buradan dile getirmen değil, bunu dile getiriş tarzın.
Aziz Yıldırım benzetmesini nasıl yaptığını anlayabilmiş değilim. Mezunlarının, eski yk üyelerinin düşüncelerini, fikirlerini, eleştirilerini vs. bu kadar dikkate alan başka bir dernek yoktur herhalde. Ayrıca sadece mezunlarının değil üyelerinin de fikirlerine bu denli değer veren bir dernekten bahsediyoruz. Tribün sorumlularına, ünivesite sorumlularına, üyelere, mezunlara danışıldı bu kararlar denmiş. Sonuçta kararlar verilmiş ve açıklanmış. Beğenmeyebilirsin, saçma, uygulanamaz bulabilirsin, gereğinden sert olduğunu düşünebilirsin ve bunları eleştirmek de en doğal hakkın ama yıkıcı olmak sana yakışmamış.
Birliğimizin, mezunlarının düşüncelerine verdiği öneme rağmen "son zamanlarda söylediklerim dikkate alınmıyor" demişsin. Aynı durumdan Okan da bahsetmiş. Yeri gelmişken ben de söyleyeyim bu konuda benim de sizinle benzer görüşlerim var ama bu, forumdan onları acımasızca eleştirmemi gerektirmiyor.
Demek ki bu konuda bir sıkıntı var. Peki sen ne yaptın bunu çözmek için?
Baktın söylemekle olmuyor, foruma yazdın ki herkes görünce dikkate alınsın. Yani hatayı herkesin gözüne sokarak bu arkadaşlarımızı zor durumda bıraktın. Başka çözüm yolları varken sen forumdan eleştiri boyutunu aşan, hakarete ve tehdite varan cümlelerle kendince bu arkadaşlara "madem dediklerimi dikkate almıyorsunuz, ben de herkesin okuyacağı yere yazarım, bu sefer de dikkate almayın da göreyim" mesajı verdin. Ben bu yazdıklarını başka şekilde yorumlayamıyorum. Yani birilerini hedef gösterdin ve beni, seni hedef gösterdiğim konusunda suçluyorsun.
Fikir ayrılığına düştüğümüz bir başka konu Yönetim Kurulu'na olan şuçlamaların. Öncelikle bu açıklamayı Tribün Komitesi'nin yayınladığının altını çizmek isterim. Tabi ki Yönetim Kurulu onayından geçmeden böyle bir açıklama yapılamaz ama senin eleştirilerinin muhattabı YK'dan çok Tribün Komitesi oluyor. Benim söylediğim bir varsayım değil gerçekti. Seni birebirde tanımadığı için veya bu birlikteki ağırlığını bildikleri için sana mesaj atmayan ama yazdıklarının kırıcı olduğunu düşünen birçok arkadaşımız olduğunu ben biliyorum, sen de pazar günü umarım göreceksindir karşında.
Eğer şurada benim yazdıklarımdan ötürü kalbi kırılan şevki bozulan motivasyonu sekteye uğrayan varsa, bence dakikasında görevini bırakmalı. demişsin ki bu cümle yenilir yutulur bi cümle değil. Sırf senin bu birliğe ne kadar emek verdiğini bilen komite ve YK üyeleri bile sana, yaptıklarına verdikleri değer yüzünden kırgınlar. Kırgınlıkları bu yüzden, başka bir yüzden değil ama sen bu kurduğun cümleyle sadece kırgınlık değil hayal kırıklığı yarattın bence. Bu cümleyi sinirliyken yazdığını düşünüyorum ama hala arkasındayım diyorsan ben de bu denli acımasızca, hakarete ve tehdite varan boyutlarda eleştiride bulunacak (forum üzerinden) abilerin abilik görevlerini bırakması gerektiğini düşünüyorum. Gerektiğinde daha sertini yaparsın ama burada değil, yazıyla değil, bu üslupla değil. Bu benim düşüncemdir, yine söylüyorum hesap sormuyorum eleştiriyorum.
Yönetim Kurulu'nda ve komitelerde görev alan arkadaşlarımızın bu birliği, derneği senin tarif ettiğin gibi gördüklerini düşünüyorsan (hatta YK üyelerinden birinin bile böyle düşündüğü konusunda şüphen varsa) bence pazarı beklemeyelim yarın hemen olağanüstü genel kurul kararı alalım!
Benim bu yazdıklarıma nasıl kırılırlar anlamına gelen cümleler kurmuşsun ya şimdi soruyorum sana, birgün sen benim hoşuma gitmeyen birşey yapsan ve ben sana "Levincim, kardeşim bu yaptığın hiç hoşuma gitmedi, bence çok yanlıştı lütfen bir daha yapma" demek yerine "arkadaşım doğru konuş yoksa ağzını burnunu kırarım" desem bana kırılır mısın kırılmaz mısın? Hatta sen bana "İnanç yanlış konuşuyorsun, ayıp ediyorsun" diye karşılık verince ben sana küfür etsem, bir tane de patlatsam ne olur dostluğumuz?
İşte sen de aynen bunu yaptın ve insanları kırdın, bazılarının şevkini kaçırdın hatta hiç abartmıyorum bu birliğe olan inançlarını, abilerine olan bakış açılarını sarstın!
Şimdi bunları yazdım diye yine "beni hedef gösteriyorsun" deme çünkü ben seni hedef göstermiyorum, bunu niye yapayım ki? Bu kadar emek vermiş bir insanı niye karalamaya çalışayım?
Sen yazdıklarınla kendini hedef gösteriyorsun.
Ben senden önce burdaydım arkadaşım. Beni birşey ile suçlamadan önce 2 düşün bir yaz. İnsanlara hedef göstertmeye çalışma.
Sen bu cümlenle bu birlik içerisinde mezunlara olan bakış açısını, onlara duyulan sevgi ve saygıyı, söylediklerine verilen önemi değiştiremeyeceksin çünkü onlar seni tanıdıkça bunu bir anlık sinirle yazdığını anlayacaklar veya tanıyanlar zaten farkında. Yoksa 1907 ÜNİFEB içerisinde bu kadar sorumluluk almış, herşeyini vermiş bir abinin böyle bir cümle kurmayacağını herkes çok iyi biliyor.
İnanç Gülfidan
11-09-2008, 06:09
Alican son mesajına katılmamak mümkün değil. Aynı mesajı bilinen biri yazsa ya cevap verilmez ya da daha düzgün bir üslupla cevap verilir ama tanınmayan biri olunca üslubumuz bir anda değişiyor. Hoş olmuyor bu tarz cevaplar.
Fasıl konusunda da yazanların hepsinin haklı olduğu taraflar var. Orası bir toplanma yeridir, herkes içmek zorunda da değildir ama içkili bir mekanın resmi başlıkta toplanma yeri olarak duyurulması rahatsız edici olabilir. Bunlar tartışılıp çözümlenebilecek konular.
Alican Aygar
11-09-2008, 07:25
umarım hersey cok daha guzel olur
Bilsay Avcı
11-09-2008, 13:08
Öncelikle Levin'i tanıyor olmamız, "neyi nasıl yazacağını" biliyor olması, hata yapmayacağı, hep doğru yazacağı anlamına gelmez.
Doğru yazmış demedim, neyi, nasıl yazacağını bilir. dedim. Sonuna da ekledim, yazdığı yazı önce usluba, daha sonra kararların uygulanabilirliğine, en sonunda da başlığın kilitli olarak açılmasına dedim. Bu yüzden otorite ve dikta yönetimini tartışıyoruz.
Burada bir açıklama yapılmış ve kimseden "bravo, süper açıklama" tarzında bir yorum beklenmemiş (başlık ilk açıldığında kilitli idi). .
Böyle bir yorum mu bekleniyordu diye birşey sormadım. Pozitif yorumlara eyvallah, negatif yorumlara tü kaka denmemeli dedim. Kaldı ki tekrar aynı yere geliyoruz etki - tepki meselesi.
Fakat Levin çıkmış bu kararları acımasızca ve bence yıkıcı bir şekilde eleştirmiş. İşte ben bunun doğru bir yol olmadığını savunuyorum. Bu eleştiriler buradan sert bir üslupla yapılınca çirkin duruyor, yıkıcı oluyor. Oysa ki bu eleştiriler muhattabına doğrudan iletilse yapıcı olur. Hem kimsenin kalbi kırılmamış, şevki kaçmamış olur hem de yanlışlar düzeltilmiş olur..
Bunun da cevabını Okan vermiş, ''bazı konularda ikazlarımız oldu ancak kulak arkası edildi'' diye.
Orta yolu buluyoruz demişsin de abi eminim kolay olmuyordur bu yazılanlara "eyvallah" diyebilmek.
Peki komitenin kararlarına ''eyvallah'' diyebilmek çok mu kolay? Çok ufak bir örnek vereyim ki yukarıdaki kararları hiç tartışmıyorum, ben 4 senedir bu birliğin dışındayım. Tabiri caizse dış kapının dış mandalı pozisyonundayım. Yarın bir maça geldim üzerimde FB formamla, kazayla setin oralarda falan durdum diyelim. Veyahut bağırmadım maç izledim. Bana dönüp biri birşey derse o birine neler olabileceği hakkında en ufak fikrin var mı? Ben arkadaşa kim olduğumu açıklamaktansa (vakit kaybı) direkt sonuca gitmeyi tercih ederim. Bu, buraya yazılanlardan çok daha yıpratıcı olur sanırım.
Önceki mesajımda benim zamanımda böyle açıklamalar yapılmazdı, bizim yöntemlerimiz farklıydı derken, herşey daha iyiydi anlamında değil, kullandığımız yöntemlerdi kastım. Bu yaptığımızın övünülecek ya da savunulacak bir yanı yok ancak şartlar onu gerektiriyordu maalesef. Daha sert ve katı durmamız gerekiyordu. Hem içeriye hem dışarıya karşı. Çünkü İstanbul dışından maça gelen herhangi bir üyenin işgüzarlığı bizim başımıza çorap örüyordu.
Mezunların tavsiyelerine, eleştirilerine çok ihtiyacı var bu birliğin ama kararların nasıl alındığını bilmeden, sormadan duyarsızca ve acımasızca eleştirmek kimseye fayda sağlamaz. Benim de rahatsız olduğum şeyler olduğunda muhattabına iletiyorum, buraya yazmıyorum çünkü amacım yanlış gördüğüm birşeyi düzletmek oluyor. Amacım yapılan hatayı herkesin gözüne sokup arkadaşlarımızı zor durumda bırakmak olmadığı için bu yolu seçiyorum. Bence doğrusu bu.
Buraya ne yazsam bilemedim, cevap vermeli miyim bunda tereddütteyim. Biraz düşüneyim.
bu misyondan saptığımız nokta varsa maçtan önce fasılda oluyodur buna eminim.maçtan saatlerce önce içip maça yarı sarhoş girmek ünifebin misyonunda yazdığını sanmıyorum!!!buda ayrı bi konu!!.
UFB bestelerinin birinden;
Her gittiği deplasmanda meyhane bulur,
Rakının dibine vurur,
Kafa güzel, hep zom olur,
İstanbul'u zar zor bulur. :cool:
Misyonda yazmasına gerek yok, içen içer. Kimseye şırıngayla verilmiyor ki bu meret. Ayık kafayla mesela İnönü hiç çekilmez. Kafa güzelken bile zor çekiyoruz 90 dakika süren maçta 560 dakika süren 3 lü beşiktaş çekmelerini. ( sığır sürüsü başka birşey bilmediklerinden)
Son olarak;
Buradaki tartışmalar YK ya da komite üyelerini yıpratıyorsa problem başka yerde demektir. Bu kadar çıtkırıldım olmaya gerek yok. Kimse şu istifa etsin bu istifa etsin vs diye birisinin üzerine gitmiyor. Ya da her gün şu birlik UFB den ayrıldı, bu birlik bilmem kime katıldı gibi başlıklarda açılmıyor. Bunları da zamanında çok gördük, kırılıp dökülmedik çok şükür.
Niyeti iyi, uslubu sert, ancak içinizden tanıdığınız bildiğiniz insanların yazılarından her ne yazmış olursa olsun bu kadar rahatsız olmayın.
Sevgiler.
P.s: Sürekli bizim zamanımızda demekten rahatsız oluyorum ancak biz de zamanında pek çok hata yaptık. Sütten çıkmış ak kaşık değiliz. Her ne kadar abilerden de olsak bu yazdıklarımız YK üstü yazılar olarak görülmesin sakın, büyük hata olur. Fikrimizi belirtme hakkımızı kullanıyoruz o kadar.
İnanç Gülfidan
11-09-2008, 13:57
İşte senin yazdığın tarzda yazılara eleştiri deniyor, fayda sağlıyor. Buna kimsenin itirazının olduğunu düşünmüyorum. Böyle bir tartışmadan kimsenin rahatsız olacağını, kırılacağını da zannetmiyorum.
Burçay Tiftikçi
11-09-2008, 15:19
İşte senin yazdığın tarzda yazılara eleştiri deniyor, fayda sağlıyor. Buna kimsenin itirazının olduğunu düşünmüyorum. Böyle bir tartışmadan kimsenin rahatsız olacağını, kırılacağını da zannetmiyorum.
İnanç ,
Levin sert bir yazı yazmış , ama ben bunun sadece bu konu nedeniyle olduğunu düşünmüyorum.Bu bazı şeylerin birikmesiyle belli bir patlama noktasına gelmiş olması olabilir.Arkadaşlar umarım burada yazılanları umarım sadece bu konuyla ilgili almazlar üzerlerine.
Ayrıca bu şekilde bir eleştiriyi ben yapsam , sert uslup yıkıcı diye eleştirebilirsin.Çünkü benim kafam bir şeye attıysa bu şekilde girip yazı yazabilirim.Üstüne düşünmeden yazarım , sakinliğimi koruyamam ama bu yazıyı Levin yazmış.Hepimiz Levin'i tanıyoruz.Benim gibi böyle bir yazıyı kolay kolay yazmaz.Bence burada insanların ne olduda Levin bu kadar sinirlendi diye düşünmesi lazım.Benim tanıdığım Levin çıkıp bu konuda bu kadar sert bir yazı yazmaz.Demek ki öncesinde bazı şeyler birikmiş.
Şu andaki üniversitelerdeki üyelerin buraya yazdıkları beni çok şaşırttı.hiç bir şekilde doğrumu yanlışmı diye konuyu düşünmemişler.Yönetim Kurulumuz böyle uygun görüştür diyenler çoğunlukta.Bu bana Levin'in dediği gibi başkanı körü körüne savunan antudaki güruhu hatırlattı.Bu güruha ne kadar sinir oluyorsak kendi üyelerimiz aynı şekilde davranıyor bence bunu kendi üyelerimize bir şekilde aşılamalıyız.
Yusuf Yavuz
11-09-2008, 16:31
Öncelikle sabahını gecesini bu bildiye ayıran, üzerinde haftalarca çalışma yapan tüm tribün komitesine ve YKmıza teşekkür ediyorum. Eminim ki bu arkadaşlar haftalarca çalışırken, amaçları her zaman UNIFEBi 1 adım daha ileriye götürmek isteğidir. Bazı abilerimizin dediği gibi bu bildiri yakışıksız olsa da (gerek anlatım tarzı olsun, gerekse içerik), hiç bir zaman bu yakışıksızlık amaç olmamıştır. Yine Fenerbahçemizin ve derneğimizin iyiliği, güzelliği düşünülmüştür; düşünülmüştür ama yanlış aktarılmıştır en fazla. (Bu arada benim yakışıksız bulduğum anlaşılmasın, öyle birşey demedim). Sancılı gözüken, tartışılan 3 nokta var zaten. Bu kadar kalp kırmaya, sert çıkmaya yada restleşmeye değer mi hiç :(
Madem ki derneğimiz bir dizi kurallar almış; biz de tribünde bu kuralların muhattabıysak, elbette bu kurallar hakkındaki görüşlerimizi belirtebiliriz. Konunun en başta kilitli olarak açılması tabiki kötü ama altında bir art niyet aramak istemiyorum (işte kuralları koyduk, tabiki uyacaksınız yoksa yok biçiminden), olsa olsa genelde duyuru ve bildirilerde yapılan alışkanlıktandır diyorum ve geçiyorum.(keşke en başta klilitsiz açılsaydı da bu aklıma kötü şeyler getirmeseydi)
• Bunlardan ilki, 90 dakika susmadan sürekli tezahürat yapmak isteyen üyelerimizin tribünün ön sıralarında toplu şekilde durması ve bu şekilde susmadan tezahürat yapmak istemeyen üyelerimizin de biraz daha üst sıralarda maçı takip etmeleri.Bunu yapmaktaki amacımız daha toplu ve gür ses çıkartmakla birlikte, her iki tarafın da rahatını sağlayabilmek. Zaten 1907 ÜNİFEB’e ayrılan kombineli koltuklarda yer kavgası olmayacağını bildiğimiz için kendi içimizde böyle bir düzenlemeye gitmenin kimseye zararı olmayacağını düşünüyoruz.
1.sancılı kısım... Bu kurala mesela o kadar çok açıdan bakılaibilirki. Neresinden baksan fikirler ayrılıyor. Yani herkesi memnun eden bir karar almak çok zor. Örneğin, Levin Abi kendince haklıdır; "ben bağırmıyorum der ama önlerde duracam yada bağırıyorum ama arkada duracam". Başka bir kişi çıkıp diyebilir ki "kardeşim ne bağırıyosun doğru düzgün maç izletmedin bize, geçsene öne". Şöyle bakılabilir olaya, (ki benim görüşüm bu yönde) mesela alt taraf bağırıyor üst taraf susuyor, bence bu bütünlük yerine tam tersi kopmayı getirir. Karışık olması yanındakini de gaza getirme açısından iyidir. Her 2 bağıranın arasında 1 susan bile ister istemez bağıracaktır. Ama bazen hayret etmediğim olaylar da olmuyor değil. Renkdaş gelmiş C bloka ellerini bağlamış maç izliyor, tamam olabilir diyosun. Ama kardeşim, boş kaleye gol kaçırıyoz, gol atıyoz, gol yiyoruz adamda tık yok.(bkz. mtk maçında) Unifebin misyonu da vizyonu da belli. Biz destek olan bağıran susmayan bir taraftarız. Unifebin içinde olan, hele de tribunde olan biri bunun bilincinde olmalı aslında. Ama olmuyorsa da yapacak birşey. Dediğim gibi kişisel kanaatim dağınık durmanın, milleti de etkilediği yönünde. Mesela son maçlarda böyle bi uygulama pek yapmadık ama çok sağlamdık. Benim düşüncem bu, illlaki komite yanlış karar almış demek değildir. Görüş farklılığı diyelim. Ki ben zannetmiyorum setteki arkadaşlarda, önlerde susan biri görürlerse "sen yukarı", yukarıda susmayan birilerini görürlerse "gel aşağı" desinler. Sadece böyle olunması tribün açısından daha iyi olur diyorlar.
• Özellikle Avrupa Kulüpleriyle oynadığımız maçlarda ve derbilerde İstanbul dışından gelen üyelerimize hoşgörülü davranmanız sizlerden bir diğer isteğimiz. Bu maçlarda şehir dışından gelen üyelerimizin de katkılarıyla Telsim C Blok’ta diğer maçlara oranla sayımızın çok üstüne çıkıyoruz ve ister istemez biraz sıkışmak zorunda kalıyoruz. Kombinesi olmayan birlik üyelerimizin de C Blok’ta bizlerle beraber olabilmesi ve 1907 ÜNİFEB’li olmanın tribündeki karşılığını görebilmeleri için bu konuda herkesin dikkatli olması gerekmektedir.
İtirazı olan varsa yazıklar olsun derim.
• Telsim C Blok’taki setin önünde (en öndeki demirler) üzerinde 1907 ÜNİFEB ürünü (polar, yağmurluk, tişört) olmayan üyelerimizin durmaması ve üzerinde ürün olup burada durmak isteyen üyelerimizin de sahaya dönüp maçı izlemek yerine tribüne dönüp tezahüratlara eşlik etmeleri bu sezon aldığımız yeni bir karar. Böylelikle tribündeki üyelerimizin maça dalmalarını önlemek ve görsel bütünlüğü sağlamak en büyük amacımız. Ayrıca set önünün kalabalık olması bazı maçlarda açtığımız sancaklarımızı taşıyan üyelerimizi de zor durumda bırakmaktadır.
• Her maç öncesinde duyurduğumuz "1907 ÜNİFEB ürünleri giyilmesi" isteğimize de sonbaharın yavaş yavaş gelmesiyle beraber daha fazla uyulmasını istiyoruz. Öncelikle 1907 ÜNİFEB'in bulunduğu tribünün sarı olmasıyla başlayarak tüm Fenerbahçe tribünlerini sapsarı görmek için hepimizin maçlara gelirken 1907 ÜNİFEB ürünlerini giymesi gerekiyor. Bilindiği gibi yağmurluk,polar ve tişörtlerimiz sadece bu görsel bütünlüğü sağlayabilmek için hiçbir kar elde etmeksizin satılmaktadır.
2. ve 3. sancılı kısımlar... İlk maddeden başlıyalım. Koskoca yazı da bence üslüp olarak tek rahatsız edici, emirvaki kısım burası: “Aldığımız yeni karar” kısmı... 3 kelime yani... Maddeye gelince kısacası sette duracaksan 1-Unifeb gibi giyeceksin 2-Maçı izlemiyeceksin, işine gelirse denilmiş. Ben kendimden örnek vererek başlıyayım. Tanıyan da, bilen de bilir; gücüm yettiğince bağırmaya çalışan biriyimdir. Çoğu zaman orta kısımda arkadaşlar başka bir gruba uyduğunda, erken yada geç gittiklerinde kendimce uyaran bir taraftarımdır. Yeri gelir formamı giyer gelirim, yeri gelir Unifeb giyinir gelirim. Aslına bakılırsa, evden çıkarken anlık karar veririm, o anki ruh halime göre. Neyse buraları geçelim. E şimdi mesela benim sette bir sürü arkadaşım var; bir gün maça formamla, evet evet Fenerbahçemizin resmi formasıyla gelirsem, arkadaşlar bana git derler mi? Evet bu soru benim kafamda ne yazık ki oluştu bu maddelerden sonra :( Forma ve Unifeb diye ayırırsak giyilinleri, şöyle bir yorum yapabilirim. Unifeb daha bir t-shirt tarzı, hatta direk öyle yani, dışarıda daha bir giyinilecek cinsten. Bu yüzden ODTÜdeki arkadaşlarımda bilir, genelde kampüste üzerimde ya Fenerium yada Unifeb ürünleriyle hep gezmişimdir. Hem hoşuma gider, hem de karşımdaki bir Fenerli “aa Unifeb” tepkisi verdirtmek isterim. Formayla gezmeyi pek sevmem yani, zaten adı üstünde forma t-shirt değil bu. Bu sebeptendir ki formamı maçlarda giymeyi yeğlerim. E şimdi giydim formayı gidemiycem mi ben setin önüne ? Bu soruyu gerçekten ciddi soruyorum, merak ediyorum.
Setten maçı izlememek kısmı ise en üstte bahsettiğim gibi, her açıdan düşünülebilir. Ben maç izlemeye geldim, yerimi sen belirliyemesinden başlar; bu dernekteysen bu kurala uyacaksına kadar gider. Sanırım komitedeki arkadaşların istemediği olay şu: Mesela Seçkin çıkmış sete çıldırtmaya çalışıyor taraftarı, hemen yanında bir renkdaş ise dönmüş arkasını tribüne kollarını bağlamış tepki vermeden izliyor maçı. İşte bu hakketen bir görüntü kirliliği oluştutur, arkadaşların dediği gibi Seçkinin de otoritesini sarsar. “Daha yanındaki bağırmıyor, sen bizi bağırtmaya çalışıyon” diyenler mutlaka çıkar. Zaten kimse 90dk maça bakmıycaksın demiyor, arada biz de dinleniyoruz., bizim de illaki sustuğum zamanlar oluyor. İstenen şey, tribünleri çoşturma vakti geldiğinde yardımlarınızı esirgemeyin. Ve bence haklılar, 2 dk dönersin tribüne; 3 dk maç izlersin ama işte o 2 dk dön yani. Özelliklede sette birisi trinünü ayağa kaldırmaya çalışırken dön yani.
• Stadımızda yaptığımız tezahüratlarda bir bütünlük sağlayabilmek için de ilk olarak birlik üyelerimizin kendi tribünümüzde sete çıkan arkadaşımıza ayak uydurmaya çalışmaları hem bizlerin bir bütün olabilmesi açısından hem de setteki arkadaşımıza yardımcı olabilmemiz açısından çok önemli.
• Kadıköy’de oynadığımız maçlarda dikkat edilmesini istediğimiz bir diğer nokta ise sizlere daha önceden forumdan belirtilen buluşma saatlerine özen göstermeniz, Fasıl’dan çıkış ve tribüne giriş saatlerine olabildiğince dikkat etmeniz. Telsim C Blok’a rahatça yerleşebilmek ve 1907 ÜNİFEB üyesi olmayan biletli taraftarlarımızla sorun yaşamamak için bu saatlere daha fazla dikkat etmeliyiz.
Bu maddelerde de aslında ters birşey yok. Fakat bazı renkdaşlar Fasıl’da buluşmaya tepki göstermişler. Beni bilen bilir. Ben de içkiyle felan ilgisi olmuyan birisiyim(hatta sırf içki sattığı için para kazandırmamak için su bile almak istemem oradan) fakat her maç öncesi gelmeye çalışırım oraya, Fasıla hatta Fasılımıza. Burdaki mevzu şu, artık orası toplanma yeri oldu en başta. Bi şekilde bütünleşti tolantı yeri olarak; ha değiştirmek istenilirse hemen değiştirilir mi evet ama bir kere takıldık yani oraya. Artık orası isterse birahane olmayıp, cafe olsun, isterse bir avm olsun; yine orada toplanılır. Zannetmiyorum ki a orası kapandı, hadi yeni içkili bir yer bulup orada toplanalım denileceğini. Ha o zaman gelir de Fasıla bişey olur, orada yıllardır toplandığımız yer bırakılıp yeni içkili bir yer seçilirse işte o zaman ben de tepkimi koyarım. İçki içmek için toplanmıyoruz neticede, bir arada olmak için toplanıyoruz. Umarım anlatabilmişimdir demek istediğimi.
Koreografiler
Maç Biletleri
Basketbol Maçları – Servisler - Amatör Branşlar
Deplasmanlar
Mail Grubu
Bu kısımlarda da ters, en azından benim farklı düşündüğüm bir nokta yok. Bu kısımlara bütün üyelerimizin tam destek vereceğini düşünüyorum. Benim diyeceklerim bu kadar. İnşallah güzel bir dille, bir üye olarak düşüncelerimi dile getirmişimdir.
Saygılarımla...
Onur Aloğlu
11-09-2008, 17:18
Şu andaki üniversitelerdeki üyelerin buraya yazdıkları beni çok şaşırttı.hiç bir şekilde doğrumu yanlışmı diye konuyu düşünmemişler.Yönetim Kurulumuz böyle uygun görüştür diyenler çoğunlukta.Bu bana Levin'in dediği gibi başkanı körü körüne savunan antudaki güruhu hatırlattı.Bu güruha ne kadar sinir oluyorsak kendi üyelerimiz aynı şekilde davranıyor bence bunu kendi üyelerimize bir şekilde aşılamalıyız.
Burçaycım, diğer kısımlar mutlaka yüz yüze konuşulduğunda aşılabilecek konulardır. Ben böyle olduğunu düşünüyorum, düşünmek istiyorum. Dolayısıyla yazının diğer kısımları hakkında forum üzerinden görüş bildirmeyeceğim. Mimik yok, ses tonu yok, konu hassas dolayısıyla yüz yüze daha rahat olacaktır bu tarz şeyler.
Ancak yazının bu kısmıyla ilgili birşeyler yazmak istedim. Şaşırdığını dile getirmişsin, üyelerimizin doğru mu yanlış mı diye düşünmediklerinden dem vurup, körü körüne "tamam" dediklerini söylemişsin. Bence burada üyelere haksızlık etmişsin. Oysa bu kararlar onların sıkıntıları dinlenerek alındı, üniversite sorumlularıyla yapılan toplantılarda, tribün komiteleriyle yapılan toplantılarda sonuca bağlandı. Konseyde de uzun uzun konuşuldu ki bu kısmına sen de şahitsin. Dolayısıyla kimse bu söylenenlerden bi'haber değildi.
Fazla uzatmak istemiyorum. Tartışma uzadıkça, 1907 ÜNİFEB içinde abi dediğimiz, emeği yadsınamaz insanların birbirlerine hitap tarzlarının bildirinin içeriğinden çok daha sert ve kırıcı olduğunu görmek şahsım adına beni yaralıyor çünkü.
Tolga Gömüç
11-09-2008, 17:22
öncelikle bu bildiriyi hazırlayan YK ya tesekkur ederım kı benım gıbı herkes de bılıyor bu duyurunun ne kadar dusunulup tartısıldıktan sonra yazıldıgını... buna ragmen hiç yok yere tartısma cıkaran arkadasları tebrik edıyorum... ARKADAS SEN 1907 UNIFEB UYESI ISEN,UNIFEB ICERISINDE NEREDEYSE TEK ORTAK NOKTAMIZIN FENERBAHÇE SK OLDUGUNU BILIYORSAN,TAKIMA DESTEK VERMEK OLDUGUNU BILIYORSAN (bu sozlerım sahısa degıl genel bunu da yanlıs anlamayalım) gorevımız bu bıldırıyı elestırmekten zıyade bu bıldırıye ayak uydurmak ve bu bıldırıye uymak ıcın elımızden gelenı yapmaktır!!! ben ınanç abiyi tanıyorum diğer yorum yapanları tanıyorum desem yalan olur... inanç abi ne kadar ortamı yumusatmaya calıssa da hala karsı cıkanlar war bu bıldırıye ve BENCE bu arkadaslar artık karsı cıkmak yerıne bu bıldırıyı eksıksız nasıl ılerıye goturebılırız dıye dusunseler hersey ve herkes ıcın en iyisi olur!!! özellıkle 1907 UNIFEB ailesı ıcın en faydalısı bu olacaktır arkadaslar... SAYGILAR...
Burçay Tiftikçi
11-09-2008, 17:26
Haksızlık etmediğimi anlamışsındır umarım.
Onur Aloğlu
11-09-2008, 17:27
Haksızlık etmediğimi anlamışsındır umarım.
Niye, bu kararlardan haberleri olmadığını mı düşünüyorsun? Ya da görüşlerinin alınmadığını mı?
Burçay Tiftikçi
11-09-2008, 17:29
altındaki yazıyı oku bir istersen.Ne demek istediğimi çok güzel özetliyor.
Onur Aloğlu
11-09-2008, 17:30
altınaki yazıyı oku bir istersen.
Okuduktan sonra yazdığını farkederek yazdım Burçay. :)
Burçay Tiftikçi
11-09-2008, 17:31
Okuduktan sonra yazdığını farkederek yazdım Burçay. :)
Görüşünün alınıp alınmadığı değil olay.Bu kararı aldıysak tartışılmaz bu mantelitesinden bahsediyorum.
Onur Aloğlu
11-09-2008, 17:33
Görüşünün alınıp alınmadığı değil olay.Bu kararı aldıysak tartışılmaz bu mantelitesinden bahsediyorum.
Tartışıyoruz ya, daha nasıl tartışılacak Burçay?
Burçay Tiftikçi
11-09-2008, 17:34
öncelikle bu bildiriyi hazırlayan YK ya tesekkur ederım kı benım gıbı herkes de bılıyor bu duyurunun ne kadar dusunulup tartısıldıktan sonra yazıldıgını... buna ragmen hiç yok yere tartısma cıkaran arkadasları tebrik edıyorum... ARKADAS SEN 1907 UNIFEB UYESI ISEN,UNIFEB ICERISINDE NEREDEYSE TEK ORTAK NOKTAMIZIN FENERBAHÇE SK OLDUGUNU BILIYORSAN,TAKIMA DESTEK VERMEK OLDUGUNU BILIYORSAN (bu sozlerım sahısa degıl genel bunu da yanlıs anlamayalım) gorevımız bu bıldırıyı elestırmekten zıyade bu bıldırıye ayak uydurmak ve bu bıldırıye uymak ıcın elımızden gelenı yapmaktır!!! ben ınanç abiyi tanıyorum diğer yorum yapanları tanıyorum desem yalan olur... inanç abi ne kadar ortamı yumusatmaya calıssa da hala karsı cıkanlar war bu bıldırıye ve BENCE bu arkadaslar artık karsı cıkmak yerıne bu bıldırıyı eksıksız nasıl ılerıye goturebılırız dıye dusunseler hersey ve herkes ıcın en iyisi olur!!! özellıkle 1907 UNIFEB ailesı ıcın en faydalısı bu olacaktır arkadaslar... SAYGILAR...
Öncelikle kimse Allah değildir.Alınan kararda hatalar olamazmı bunlar eleştirilemezmi.Nasıl bir mantelitedir bu.Eksizsiz yerine getirmelidir diyorsun yani zorunlu öylemi.Tek pencereden bakılan bir ünifeb bir adım öteye gidemez.
Tolga Gömüç
11-09-2008, 17:45
tartısma vardır tartısma vardır bence... tamam tartısılır hersey ama nasıl bır dil kullanıldıgını gormek gerekır... bence buradakı yazılanlar sahısların arasını da acar... cunku cok agır elestırıler var burcay tartısma degıl bu!!! tartısma olsa bu bıldırının su kısmı bı daha dusunulsun gıbısınden yazılır bence... YK da neden oyle oldugunu acıklar veya senın haklı oldugun yanlarını dusunur ve ona gore karar alır... ama boyle agır ıthamlar kullanılırsa dıkkate bıle alınmaz yazdıklarımız!!!
Ömer Birdal
11-09-2008, 18:05
Tolga bence mesajını editlersen veya tamamen silip tekrar yazarsan daha iyi olur, pek uygun olmamış.. Çünkü eleştiri insanların en doğal hakkıdır bunu tekrar tekrar söylemeye gerek yok..
Bildirinin içeriğinde bir kaç noktaya değinmek istiyorum.. 90 dk bağırma mevzusu.. Genelde zaten tezahüratlara yoğun şekilde katılım sağlayan insanlar bir arada duruyo ve bu da çevresindeki insanlar tarafından farkedilen birşey..yani bir insan yanında hoplanıp zıplanmasından rahatsız oluyosa yerini değiştiriyo..rahatsız olmayıp orada bulunmaya devam ediyosa sorun yok zaten.. yer ayrımı zaten kendi içinde gelişen şartlarla bir bakıma oluyo ama böyle kesin bi çizgiyle ayrımın yanlış olduğunu düşünüyorum..bağırmak istemeyen ama ön tarafta o coşkuyu yaşamak isteyen birini arkaya yollamaya hakkımız yok diye düşünüyorum..Tribün bütünlüğü açısından parça parça durmanında bazen daha faydalı olduğunu biliyoruz.. bağıranlar bağırmayanlar gibi bi ayrıma yol açar bu istesekte istemesekte..
Demirde durma ve ürün mevzusuna gelince, Levin de değinmiş bi kaç kere, uzun zamandır yakınılan bi konu ürünle maçlara gelmek.. ama kimseye zorla birşey yaptıramayacağımız için insanlar bu konuda rahat davranabiliyo..kendimde dahil.. demirde durup maç izlemeninde ben çok fazla bi sakıncası olduğunu sanmıyorum, tabiiki sırtını sahaya dönüp tezahüratlara eşlik etmekte güzel birşey ama üründe olduğu gibi bunuda insanlara zorla yaptıramassınız arkanı dönmüceksen hadi yukarı, bağırmıcaksan biraz daha yukarı gibi.. burda şöyle birşey var tabi, zorla yaptıramıyoruz diye herşeyi gevşetelim diye birşey yok elbette.. ama bunların sınırları önemli.. uygulanınca bize yapacağı katkı önemli..
fasıl mevzusunda da , buluşma yerinin pempe okul, ama öncesinde toplanılıp içilen sohbet edilen yer olarakta fasıl geçirilirse bir problem kalmayacağı düşüncesindeyim..ki düşünülmüştür zaten.. tabi burda da önemli nokta pempe okulda ki buluşma saati.. Tribün komitesinin bildirisinin asıl dikkat çekmek istediği nokta burda bu..
Son olarakta , yönetim kurulundaki arkadaşlarımıza her türlü yapıcı eleştiriyi yöneltmemiz gerektiğini düşünüyorum her fırsatta.. yüz yüzegörüşebiliyosak yüz yüze, daha genel birşeyse forumdan, ama bir şekilde fikrimizi belli etmemiz gerekiyor..belki yapılan bi hata bizim yüzümüzden düzeltilemeyecek itiraz etmediğimizden dolayı..belkide yanlış bildiğimiz birşey ile ilgili itiraz etmediğimiz için doğrusunu öğrenemeyeceğiz aydınlanamayacağız.. bunu yaparkende saygıyı ve sevgiyi hiç bir zaman elden bırakmamalıyz elbette..
Tolga Gömüç
11-09-2008, 18:12
senınde dedıgın gıbı yapıcı elestırıye kımse bısey demez... ama ınsanları kırıcı sozler kullanarak elestırı yapmak yanlıs bence...
Ömer Yağanoğlu
11-09-2008, 20:13
Aslında bu konu başlığına uzun uzun çok yazı yazılırda. Olaylar amacından sapıyor , ikili tartışmalara ve kişiselliğe dönüyor.
Kendi adıma konuşuyorum,diğer arkadaşlarım ne düşünür bilmiyorum.Biz bir karar aldık ve bu kararı uygulayacağız. Bir emrivaki ve ya emirkipi herneyse görmüyoruz,görsek zaten hatamızı anlar düzenlerdik.Kimseye bir şeyi dikte etmeye de çalışmıyoruz.Kim nereye çekerse öyle gidiyor konu.Belli konularda ki eleştirileri zaten tartışıyoruz,eğer faydası olacaksa uygularızda.Ancak bu burda yapılan her eleştiri doğrudur,biz ne dersek doğrudur,böyle olmalı,böyle yapılmalı diye olmaz,olmayacağıda açıktır zaten.Birliğimize fayda sağladığını düşündüğümüz her eleştirinizi değerlendireceğimizden de şüpheniz olmasın.Kendi adımada teşekkür ederim onlar içinde.
Ömer Yağanoğlu
11-09-2008, 20:24
Bir de burda bazı tehditvari yazılar pek hoş durmuyor. İşleri zorlaştırmak istedikten sonra sorunlar zaten çıkar. Burda en başta mezunlar alınan kararlara bir şekilde destek olmalı en azından saygı duymalı. Yoksa önümüzde ki maç gelip ben burda duracam,ürünüm yok,sırtımda tribünü dönük hadi der gibi abilik yapacaksa,o onun ayıbı olur.
Sercan.Tuna
11-09-2008, 20:29
arkadaşlar bence bu yazım topiğin son yazısı olsun..çünkü bu tartışma böyle sürüp gidecek asla son bulmayacak..bu da kırgınlıklara sebep olacak..bence levin arkadaşımızda istanbula gittiğinde muhakkak ki görüşecektir ve fikirlerini yk ya sunacaktır.. yani uzatmanın anlamı yok ..şurada birbirimizi üzüp kırdığımıza değmez derim..
Saygılar..
Hakan Ateşler
11-09-2008, 22:51
Levin arkadaşımızı tanımıyorum, ancak dediklerine katılıyorum. Unifeb'in yazısı da biraz sert olmuş. 1-1,5 senedir maçlara tam randımanlı olarak geliyorum. Ondan önce de çok maça geldim arka arkaya olmasa da. maçlarda üst taraf-alt taraf olayını hep görürüz ama asla konuşulmadı, kimseden de duymadım. bazı şeyleri konuşmaya gerek bile yoktur bazen. önemsiz maçlarda dünyanın her tarafında zaten orta kısımlarda her zaman bağıranlar durur. daha sakin izlemek isteyenler biraz daha kenarlara, köşelere çekilirler. bu bir kural değildir. konuşulmasına gerek yoktur. çünkü zaten öyledir. ama siz insanlara bunu kural gibi söylerseniz o insan hemen rahatsız olur. o durumun, olayın öyle olmasını istese de rahatsız olur.
belediye ya da partizan maçından önce bir arkadaşımız başlık açtı futbol forumunda. o maçın başlığını. mesajı silinip, yerine unifeb'in mesajı konuldu ve görsel açıdan daha güzel olması sebebiyle bunun yapıldığı yazıldı. bu bile beni rahatsız etti ki o arkadaşı nasıl etmiştir... maç başlıklarını açarken mesela herkes o an bir şeyler hisseder kendi çapında. haftada bir kere açılır o başlıklar. ve her hafta aynı kişi açmaz o başlığı. ben de zico döneminde bjk deplasman başlığını açmıştım. takım açısından gergin günlerdi. kupada elenmiştik ve ligde de lider olmamıza rağmen zordu işimiz. bu başlığı ben açayım dedim ve kendi kendime uğur yaptım bir nevi. maçı da kazandık ve özelden birçok kişi trabzon maçını da sen aç falan dedi. önemli maçlarda daha çok servet açar mesela, o da herkesin yaptığı bir uğurdur. kimse açmaz servet sen aç der. ya da başkası açtıysa "servet açsaydı keşke, o zaman kazanıyoruz." der. bu bir zevk bir uğur, belki stresli maçlardan önce bir rahatlatma, birbirimize destek olma durumudur. psikolojik yani tamamen.
ama bu sene tak diye değişti. yönetim kurulunun kararı dendi bitti. bu da beni rahatsız etmişti mesela. ama birçok mailime, eleştirime cevap alamadığım için bunu maille yazmayı düşünmedim bile, beni mi takacaklar dedim. Belki de Levin'in hissettiklerinden biraz hissettim, onun kadar UNIFEB'î bilmesem de.
Bu yazıların günlerce düşünülerek foruma konulduğu söyleniyor ama biraz daha yumuşak olabilir ve kuralcı yazılmayabilirdi diye düşünüyorum.
Bunun da "stada girenken şu kapıdan girilmelidir" demekle aynı şey olduğunu asla düşünmüyorum. o kapıdan girilecekse oradan girilir bunun kimseye rahatsızlık vereceğini sanmam. ama örnek olarak "bu maça girmek için taraftar kart sahibi olunması zorunludur" demek, terbiyesizlik ve saygısızlıktır. Aradaki farkı belirtmek açısından söyledim bunu. İkisine de baktığınızda rencide edici bir kelime yok ama ikincisinde anlam...
saygılar.
Tuğrul Albayrak
11-09-2008, 23:03
Levin arkadaşımızı tanımıyorum, ancak dediklerine katılıyorum. Unifeb'in yazısı da biraz sert olmuş. 1-1,5 senedir maçlara tam randımanlı olarak geliyorum. Ondan önce de çok maça geldim arka arkaya olmasa da. maçlarda üst taraf-alt taraf olayını hep görürüz ama asla konuşulmadı, kimseden de duymadım. bazı şeyleri konuşmaya gerek bile yoktur bazen. önemsiz maçlarda dünyanın her tarafında zaten orta kısımlarda her zaman bağıranlar durur. daha sakin izlemek isteyenler biraz daha kenarlara, köşelere çekilirler. bu bir kural değildir. konuşulmasına gerek yoktur. çünkü zaten öyledir. ama siz insanlara bunu kural gibi söylerseniz o insan hemen rahatsız olur. o durumun, olayın öyle olmasını istese de rahatsız olur.
belediye ya da partizan maçından önce bir arkadaşımız başlık açtı futbol forumunda. o maçın başlığını. mesajı silinip, yerine unifeb'in mesajı konuldu ve görsel açıdan daha güzel olması sebebiyle bunun yapıldığı yazıldı. bu bile beni rahatsız etti ki o arkadaşı nasıl etmiştir... maç başlıklarını açarken mesela herkes o an bir şeyler hisseder kendi çapında. haftada bir kere açılır o başlıklar. ve her hafta aynı kişi açmaz o başlığı. ben de zico döneminde bjk deplasman başlığını açmıştım. takım açısından gergin günlerdi. kupada elenmiştik ve ligde de lider olmamıza rağmen zordu işimiz. bu başlığı ben açayım dedim ve kendi kendime uğur yaptım bir nevi. maçı da kazandık ve özelden birçok kişi trabzon maçını da sen aç falan dedi. önemli maçlarda daha çok servet açar mesela, o da herkesin yaptığı bir uğurdur. kimse açmaz servet sen aç der. ya da başkası açtıysa "servet açsaydı keşke, o zaman kazanıyoruz." der. bu bir zevk bir uğur, belki stresli maçlardan önce bir rahatlatma, birbirimize destek olma durumudur. psikolojik yani tamamen.
ama bu sene tak diye değişti. yönetim kurulunun kararı dendi bitti. bu da beni rahatsız etmişti mesela. ama birçok mailime, eleştirime cevap alamadığım için bunu maille yazmayı düşünmedim bile, beni mi takacaklar dedim. Belki de Levin'in hissettiklerinden biraz hissettim, onun kadar UNIFEB'î bilmesem de.
Bu yazıların günlerce düşünülerek foruma konulduğu söyleniyor ama biraz daha yumuşak olabilir ve kuralcı yazılmayabilirdi diye düşünüyorum.
Bunun da "stada girenken şu kapıdan girilmelidir" demekle aynı şey olduğunu asla düşünmüyorum. o kapıdan girilecekse oradan girilir bunun kimseye rahatsızlık vereceğini sanmam. ama örnek olarak "bu maça girmek için taraftar kart sahibi olunması zorunludur" demek, terbiyesizlik ve saygısızlıktır. Aradaki farkı belirtmek açısından söyledim bunu. İkisine de baktığınızda rencide edici bir kelime yok ama ikincisinde anlam...
saygılar.
bazı şeyleri konuşmaya gerek bile yoktur doğru söylüyosun da demek ki bazı şeylerin konuşulmasına gerek kalmış maçlarda dikkat et sette duran kişi sürekli öndekilere yada ön tarafa yakın duran kişilere diyelim ricalarda bulunuyo lütfen bağıralım diye bu yazı bunların yaşanmaması için yazıldı yada sette alakasız kişilerin durmasının hem görsel açıdan hemde tezahürata katılım açısından olumsuz olduğunu belirtmek için yazıldı herkesin amacı fenerbahçeye güzel şeyler katmak tribün komitesinin görevi de tribünde fenerbahçeye güzel şeyler katmak bir bütünlük yaratmak.sıkışınca bilet bulunması için rica edilen yada iyi işler yapınca sürekli el üstünde tutulan komite şimdi bu tür konuşmalara maruz kalmamalı diye düşünüyorum...
Hakan Ateşler
11-09-2008, 23:56
bazı şeyleri konuşmaya gerek bile yoktur doğru söylüyosun da demek ki bazı şeylerin konuşulmasına gerek kalmış maçlarda dikkat et sette duran kişi sürekli öndekilere yada ön tarafa yakın duran kişilere diyelim ricalarda bulunuyo lütfen bağıralım diye bu yazı bunların yaşanmaması için yazıldı yada sette alakasız kişilerin durmasının hem görsel açıdan hemde tezahürata katılım açısından olumsuz olduğunu belirtmek için yazıldı herkesin amacı fenerbahçeye güzel şeyler katmak tribün komitesinin görevi de tribünde fenerbahçeye güzel şeyler katmak bir bütünlük yaratmak.sıkışınca bilet bulunması için rica edilen yada iyi işler yapınca sürekli el üstünde tutulan komite şimdi bu tür konuşmalara maruz kalmamalı diye düşünüyorum...
ya abi zaten illaki yönlendiren birileri olmak zorunda ön tarftakileri. boş boş bağırmasınlar diye ona lafım yok. Fenerbahçe'ye bir şeyler katmak amacıyla yazıldığından da şüphem yok. Bunun dışında bir şey dfüşünmek mantıksız zaten. ama dediğim gibi söyleniş tarzı çok önemli. demin de belirtmişim, senin istediğin bir şey de olsa bunun sana "yap" diye söylenmesi ya da sana sorulmadan "bundan sonra böyle yapılacaktır" denmesi, insanı rahatsız ediyor.
Burada bunları yazan insanlar bilet bulunması için komiteye rica etmekten başka bir şey yapmıyorsa zaten bunları yazmazdı, utanır insan bir kere.
Sette alakasız kişi demişsin mesela. Kim abi o alakasız kişi? Orada duranlar Unifeb'den olmak zorunda mı? Unifeb'den olmassa, ona gidip "biraz kenara çekil burası unifeb'in yeri" mi denilecek? Eğer C Blok Unifeb'e ayrıldıysa, ve orda o alakasız kişiye öyle denirse, neden herkes koltuğunda oturmuyor? aynı şey. hem Anadolu'dan geleni aramıza alalım diyeceksin -ki bu yapılmalı- ama ondan sonra setin önünde duran adamı Unifeb'den değil diye ordan gönderecen... sen diyorsun alakasız kişi diye... Bana göre bunların konuşulması mantıksız. zaten o alakasız kişiler orda durmaz. ne kendisi rahat eder, ne başkası. adam da 2 dk durur baktı olmuyo gider. Baktı orda bir düzen var, kendisi de o düzene ya ayak uyduracağını ya da gitmesinin daha iyi olacağını zaten anlar. İçgüdüsel şeyler bunlar.
Kaan Göktürk
11-09-2008, 23:58
Bence yerinde bir duyuru yapılmış. Aslında yapılmasına bile gerek yoktu ; ama umarım bundan sonra C Bloğumuz çok daha iyi olur...
Bilsay Avcı
12-09-2008, 00:27
Biz bir karar aldık ve bu kararı uygulayacağız. Bir emrivaki ve ya emirkipi herneyse görmüyoruz,görsek zaten hatamızı anlar düzenlerdik.Kimseye bir şeyi dikte etmeye de çalışmıyoruz..
Sen daha kendi içinde çelişiyorsun! Arka arkaya kurduğun iki cümle birbirini tutmuyor! Uygula bakalım o kararı benim ilk geldiğim maçta.(tehdit değil bu sen işini yap)
Bir de burda bazı tehditvari yazılar pek hoş durmuyor. İşleri zorlaştırmak istedikten sonra sorunlar zaten çıkar. Burda en başta mezunlar alınan kararlara bir şekilde destek olmalı en azından saygı duymalı. Yoksa önümüzde ki maç gelip ben burda duracam,ürünüm yok,sırtımda tribünü dönük hadi der gibi abilik yapacaksa,o onun ayıbı olur.
Öyle abileriniz kalmadı etrafınızda bilmem farkında mısın? Hepsi maratondalar siz önce kendi ayıbınızın farkına varın, sonra akıl fikir beyanında bulunun. Düşünün bakalım neden abileriniz yanınızda değilde maratonda?
Orta yolu bulayım diye kıçımı yırtıyorum zorla yazdırıyorsunuz!
Tuğrul Albayrak
12-09-2008, 00:34
ya abi zaten illaki yönlendiren birileri olmak zorunda ön tarftakileri. boş boş bağırmasınlar diye ona lafım yok. Fenerbahçe'ye bir şeyler katmak amacıyla yazıldığından da şüphem yok. Bunun dışında bir şey dfüşünmek mantıksız zaten. ama dediğim gibi söyleniş tarzı çok önemli. demin de belirtmişim, senin istediğin bir şey de olsa bunun sana "yap" diye söylenmesi ya da sana sorulmadan "bundan sonra böyle yapılacaktır" denmesi, insanı rahatsız ediyor.
Burada bunları yazan insanlar bilet bulunması için komiteye rica etmekten başka bir şey yapmıyorsa zaten bunları yazmazdı, utanır insan bir kere.
Sette alakasız kişi demişsin mesela. Kim abi o alakasız kişi? Orada duranlar Unifeb'den olmak zorunda mı? Unifeb'den olmassa, ona gidip "biraz kenara çekil burası unifeb'in yeri" mi denilecek? Eğer C Blok Unifeb'e ayrıldıysa, ve orda o alakasız kişiye öyle denirse, neden herkes koltuğunda oturmuyor? aynı şey. hem Anadolu'dan geleni aramıza alalım diyeceksin -ki bu yapılmalı- ama ondan sonra setin önünde duran adamı Unifeb'den değil diye ordan gönderecen... sen diyorsun alakasız kişi diye... Bana göre bunların konuşulması mantıksız. zaten o alakasız kişiler orda durmaz. ne kendisi rahat eder, ne başkası. adam da 2 dk durur baktı olmuyo gider. Baktı orda bir düzen var, kendisi de o düzene ya ayak uyduracağını ya da gitmesinin daha iyi olacağını zaten anlar. İçgüdüsel şeyler bunlar.
peki sorulmadığını nerden biliyosun yada bunların daha önce konuşulmadığını her zaman söylenen şeylerdi bunlar...ayrıca ünifebden o kombineyi aldığında paylaşmak zorunda olduğunu bilerek alıyosun hiç kimse kalk burası benim koltuğum diyemez...ben setin önündeki adamı ünifebden değil diye gönder demedim sette duran alakasız kişilerin sadece maç izleyenlerin orda değil çıkıp üst taraflarda maç izlemesinden bahsettim...
Bilsay Avcı
12-09-2008, 00:42
Sizden kastım Ömer Yağanoğlu sensin diğerlerine bir lafım yok yanlış anlaşılma olmasın.
Ömer Yağanoğlu
12-09-2008, 01:37
Alınan kararı uygulamaya çalışmak dikte olmuyor anlam kargaşası olmasın.Ayıplık bir durum yok çok şükür her şey doğru bir şekilde ilerliyor çok daha iyiye giderek.Sadece tribün odaklı takılmamak lazım.Akıl fikir vermek de bizim işimiz değil , biz işimizi yapıyoruz.Kararı uygulamak (ya da uygulamaya çalışmak) benim işim değil herkesin görevi bunu anlatmaya çalışıyoruz zaten.
Yalnız hala tehditvari konuşulmaya da devam ediliyor.Yapı meselesi galiba ya da ilginç bir orta yol bulma düşüncesi.
Ayrıca maratona gitme herkesin kendi insiyatifidir.Orası daha güzel gelebilir ben de bir kaç yıl sonra oraya geçmeyi düşünebilirim sanmıyorum ünifeble ilgili sorunlardan tribün değişikliği olduğunu.belki genel olarak telsimin durumudur sıkıntı onlara sormak lazım.
Sercan Matur
12-09-2008, 01:49
Tribünde tüm üyelerin polarlı durması...
Setin hemen önünde kemik bir tayfanın olması, hiç durmadan bagırması...
Maçtan önce stada toplanılıp girilmesi...
Bunlar ünifebin varoluşundan beri hep tribün konusunda arzu edilen hareketlerdi.. hep tribün komitesi toplantılarında bu eylemler odaklı tartışmalar yapılmış, bunun çercevesinde kararlar alınmıştı.. bundan sonrada böyle olacagını düşünüyorum. Bundan öncesinde kalkıp kimse kimseye dikte ederek, emirler vererek gerçekleştirmedi bunları.. hep karşılıklı iyiniyetle yapılmıştı yapılanlar... tüzel kişilik olarak 1907unifeb üyelerine emir şeklinde -hele hele tribün konusunda- kurallar koymamalı...
ki zaten topic başından beri unutulmuş bir söz var:
tribün ünifeb için amaç değil, araçtır...
ayrıca kombine konusuna gelirsem:
Bence yanlış bir düşünce.. Yer kavgası örnekleri yok değil. Bundan önce yaşandığına şahit oldum.Bunun ayarlaması sezon basladıktan sonra değil, kombineler satışa çıktığında yapılması gerekiyordu bence. Koltuk numaraları verilirken, koltugu talep eden kişiye sorup, buradan kombine alacakların sürekli bagırmaları ve kemik tayfa içinde olmaları gerekiyor diye belirtilip ondan sonra kombine satışı yapılmalıydı.
ilave etmek istedğim birşey daha var..
gectiğimiz sezon içinde yazıda belirtilen "setin hemen arkasında üzerinde polar olmayan, yüzü sahaya dönük" kişileri düşündüğüm zaman birkaç isim geliyor aklıma.. kendımı de bu isimler arasında gördüğüm için bende oldukca alındım yazıya.. o şekilde yazı yazmak yerine bire bir konusulsa, denseki "biz böyle düşünüyoruz bu sezon için" dense insanlar zaten saygı gösterirdi.. ama bunu yapmak yerine, ortaya onca laf söylenip forumda ilan edildiğinde, bu biraz tribünlere oynamak oluyor.. hoş durmuyor..
Celal Tunalıoğlu
12-09-2008, 03:57
Öyle abileriniz kalmadı etrafınızda bilmem farkında mısın? Hepsi maratondalar siz önce kendi ayıbınızın farkına varın, sonra akıl fikir beyanında bulunun. Düşünün bakalım neden abileriniz yanınızda değilde maratonda?
Orta yolu bulayım diye kıçımı yırtıyorum zorla yazdırıyorsunuz!
Burası önemli ,bizim bu konuda bir bilgimiz yok neden gecildigine dair,birebir sordugumuz zamanda bir sitem iletilmedi,bilinen bir şey varsa paylaşılırsa mutlu oluruz.
İlker Alıcı
12-09-2008, 04:11
Ortada ayıp mayıp yoktur. Giden Abilerimizde var kalan Abilerimiz de.. Farklı tribünde de olsalar her an hep bizimleler, önemli olan da budur.
Bedensel birliktelikten ziyade gönül birlikteliği 1907 UNİFEB'i ayakta tutan hepimizin bildiği üzere. O da Abilerimizle aramızda fazlasıyla mevcuttur kimsenin şüphesi olmasın.
İyice gereksiz yerlere dallanıp budaklanmasın konu.
Mustafa Güngör
12-09-2008, 04:27
Arkadaslar forum bayagi hareketlendi topic sayesinde,
Uzun zamandir yazmayan benim gibi arkadaslarimiz da yazdi topice:)
Arkadaslar bence 1907Unifeb bu topicten gereken sonuclari cikarmistir. Bu tartismalar arkadaslar arasi tartismalar olarak yerini aldi.
Bu saatten sonra forumun hareketlenmesi ve sevdigimiz arkadaslarimizin foruma yazmalari icin yeni topicleri bekliyoruz...
Ve soz Kemal'de:)
Sevgiler,
Cinar
Mustafa Güngör
12-09-2008, 04:28
Mustilerden yazdigimiz da ortaya cikti bolece,
En agirindan abilerle oturuyoruz:)
Ömer Yağanoğlu
12-09-2008, 04:51
Kemal'e bağlanamadık , mikrofonlarımızı İlker'e çeviriyoruz :rolleyes:
Ömer Yağanoğlu
12-09-2008, 04:52
Mustilerden yazdigimiz da ortaya cikti bolece,
En agirindan abilerle oturuyoruz:)
Sonuna Çınar yazmasanda , sevgilerden belli olurdu zaten :cool:
Okan Uzunkaya
12-09-2008, 04:54
"Urfa sen bizim kardeşimizsin" der kaçarım.
İlker Alıcı
12-09-2008, 04:55
Kemal'e bağlanamadık , mikrofonlarımızı İlker'e çeviriyoruz :rolleyes:
Ömerim bana çevrilmesin mikrofonlar. Mustafa ya da Çınar varken onlar konuşmalı bence :)
Emre Tanrıseven
12-09-2008, 05:02
Konunun bi sayfası bi sayfasını tutmuyor :)
Hüseyin Kaya
12-09-2008, 05:03
Konunun bi sayfası bi sayfasını tutmuyor :)
O kadar ince bir konu ki tutmaması gayet normal..:rolleyes:
Selçuk Gerger
12-09-2008, 05:04
Mustafalardan da ses çıkmazsa bana çevirebilirsiniz mikrofonu, alışkınım ben. :)
İlker Alıcı
12-09-2008, 05:08
Sözü Selçuk'a bırakalım o zaman...
Bahtiyar Güdürü
12-09-2008, 05:10
O kadar ince bir konu ki tutmaması gayet normal..:rolleyes:
Abilerin abisinin fikridir mikrofon yöneltme,o yöneltmiştir önce,y.k da tek tek çağlıyodur :) (Ork.Şefi Berkay Abi)
y.k da sesi en iyi sanırım Gerger ; çöz bi şarkı Gerger :)
Selçuk Ger-Ger-Ger (kata go go go hicaz makamıyla)
Hüseyin Kaya
12-09-2008, 05:10
Hangi yöreden başlayacaksın Selçuk..
Mehmet Özkarslı
12-09-2008, 05:11
brao bravo şak şak şak şak :)
İlker Alıcı
12-09-2008, 05:12
koltuğun üstüne çık göremeyenler var... Telefonu söyle herkes çıkardı telefonları :)
Mehmet Özkarslı
12-09-2008, 05:15
ben böyle yürek görmedim böyle sevgi :)
Okan Uzunkaya
12-09-2008, 05:17
Bu arada buradaki tartışmaları okuyup kişiler arasında özel problemler olduğu düşünmesin hiçkimse. Bu insanların çoğu bir çok konuda çok derin ve uzun tartışmalara girmiş, ama hepsinin sonunda masadan dost, kardeş, arkadaş olarak kalkmıştır. Ünifeb'te yıllardır öğrendiğimiz ve öğrettiğimiz tek bir şey varsa bu da sabahlara kadar tartışsak dahi dostluğumuza halel getirmeyeceğimizdir. Bazı genç arkadaşlarımız ya da aramıza yeni katılan üyelerimiz tartışmaları yanlış algılamasınlar.
Bunun en somut örneği bu gece yaşanmıştır. Daha birkaç saat önce yönetim kurulu ve komitelerdeki kardeşlerimizle, mezunlarımızdan bir kısmı beraber iftar yapıp ardından uzunca ve keyifli bir sohbet ederken bir yandan da buradaki tartışmaları değerlendiriyordu (hatta eğleniyordu :) ). Vurgulamak istediğim biraz dışarıdan bakan arkadaşlarımız herhangi bir sorun varmış gibi değerlendirmesin bu yaşananları. Ünifeb buradaki tartışmalardan da gereken dersi çıkarmıştır.
Son olarak tekrardan: "Urfa sen bizim kardeşimizsin"
Okan Şamiloğlu
12-09-2008, 05:19
Forumlar çözümsüzlük,çözümsüzlük,çözümsüzlük....
Burası ne güzel bir başlık olmuş öyle:)
Can Demir
12-09-2008, 05:31
Uykusuzluktan olmayan mesajları mı görmeye başladım :rolleyes: :)
Ozan Uzunkaya
12-09-2008, 05:37
Selçuk Gerger kardeşim ne derse doğru söyler;
Selçukçum sen söyle ne dersen arkandayım, Selçuk' tan başka kimse yazı yazmasın bundan sonra kan çıkar:))
Son noktayı koy bitsin bu topkik SELÇUK :)
Celal Tunalıoğlu
12-09-2008, 05:51
Selçuk Gerger kardeşim ne derse doğru söyler;
Selçukçum sen söyle ne dersen arkandayım, Selçuk' tan başka kimse yazı yazmasın bundan sonra kan çıkar:))
Son noktayı koy bitsin bu topkik SELÇUK :)
Sürpriz projeleri de böyle bildiriyle duyurmaya gerek var mı yoksa yüzyüze iletirmiyiz ilgililere Ozan abi :D
Selçuk Gerger
12-09-2008, 06:07
Elveda, elveda, hepinize birden elveda...
Ozan Uzunkaya
12-09-2008, 06:13
Her elveda bizim için yeni bir başlangıç olsun , bu hüzünlü topik burada son bulsun :)
Sürpriz projelerimiz bundan sonra yüzyüze hayata geçirilmeli evet , bu prensipe sadık kalalım.
Fırtına öncesi sessizlik diyelim...
Berkay Erdim
13-09-2008, 02:05
Sevgili kardeşlerim ve dostlarım,
Bu konu başlığını, içeriğini ve tartışmalarını dün akşam iftar yemeğinde bir arada olduğumuz kardeşlerimden duydum. Eve gelince de, geç saatlere kadar her mesajı, her satırı teker teker ve büyük keyifle okudum. Gerçekten de, uzun zamandır foruma girmeyen bizlerin dikkatini çekerek, aylar sonra tekrar foruma girmemize vesile oldu bu konu başlığı, hatta parmaklarımız tekrar klavyede... :) Umarım, bu hareketliliğin devamı gelir.
Dediğim gibi, dün gece burada yazılanları okurken, tahmin ederim ki kimse benim kadar keyif almamış, benim gibi mutlu mutlu gülümsememiştir. Okan önceki sayfada çok güzel bir mesaj yazmış:
"Bu arada buradaki tartışmaları okuyup kişiler arasında özel problemler olduğu düşünmesin hiçkimse. Bu insanların çoğu bir çok konuda çok derin ve uzun tartışmalara girmiş, ama hepsinin sonunda masadan dost, kardeş, arkadaş olarak kalkmıştır. Ünifeb'te yıllardır öğrendiğimiz ve öğrettiğimiz tek bir şey varsa bu da sabahlara kadar tartışsak dahi dostluğumuza halel getirmeyeceğimizdir. Bazı genç arkadaşlarımız ya da aramıza yeni katılan üyelerimiz tartışmaları yanlış algılamasınlar. "
Ben bunun böyle olduğunu çok iyi bildiğim için yazıları okurken endişe etmedim hatta gerçekten mutlu oldum, çünkü 1907 ÜNİFEB'de her zaman görmek istediğimiz seviyede, kaliteli bir tartışma oldu. Sanki forumdan değil de yüz yüze tartışır gibi açık ve samimiydi herkes, üstelik seviye iyiydi ve kimsenin kimseye saygısızlığı olmadı. İnsan bebeği gibi hissettiği bir varlık için böyle şeyleri hissedince mutlu olmaz da ne yapar ki? :)
Tartışmayı uzatmak gibi bir niyetim kesinlikle yok. Zaten şeker gibi cümlelerimden sonra kimsenin tartışası da kalmaz ;) Ama bu aşamaya da çoktan gelmiş konu başlığımız ve herşey tatlılıkla halledilmiş. Burada ben de kendi görüşlerimi fazla uzatmadan yazacağım.
Tribün Komitesi'ndeki arkadaşları çok iyi anlıyorum. Yıllardır verilen büyük emeklerle bir yere gelen birliği ve onun vitrinlerinden biri olan 1907ÜNİFEB tribününü idare etmek onların sorumluluğunda. Şimdiye kadar görev alan yönetim ve komiteler, maçlara gelen üyeler olayı o kadar iyi bir boyuta getişmişler, bayrağı o kadar yukarı çıkarmışlar ki, bayrağı devralan bu genç kardeşlerimizin omzuna kaldırması kolay olmayan bir yük binmiş.
Her ortamda ısrarla söylediğim gibi, 6 ay önce göreve gelen yeni yönetimimiz ve görev alan komiteler bu yükün altından çok iyi niyetli bir şekilde kalkmaya gayret ediyorlar ve gerçekten de birçok konuda çok başarılılar . Burada yazılanlar bu yükün ne kadar ağır olduğunun bir göstergesi. İçlerinde yüzde yüz iyi niyet olduğunu çok iyi bildiğim için düşüncelerine ve amaçlarına çok büyük saygı duyuyorum ve onları destekliyorum. Zaten buradaki tepki ve fikir ayrılığı da öncelikli olarak üslupla ilgili olmuş. Ben çok iyi biliyorum ki, hiç kimsenin gençlerimizin iyi niyetinden bir şüphesi yok. Ama işte üslubu ayarlamak o kadar zor birşey ki, yılların tecrübesi olmasına rağmen bizler de bu konuda çok hata yaptık.
Sizin hata yapmak için o kadar çok krediniz var ki, korkmadan ve var gücünüzle koşmaya devam etmeniz gerek. Bizler zamanında o kadar çok hatayı yapmasaydık bugün 1907 ÜNİFEB bu noktalara gelmezdi. Ama unutmayalım ki, yanlışlarımızı hep doğruya dönüştürmeyi bildik, çünkü her zaman çok iyi niyetliydik...
Sevgili kardeşlerimiz, yeni üyelerimiz, genç yöneticilerimiz,
Abileriniz ve ablalarınız olarak sizlere çok güveniyoruz ve sizi çok seviyoruz. Sizlerin iyi niyetinizden hiçbir şüphemiz yok. Çalışkanlığınız ve gayretinizle büyük takdir topluyorsunuz ve gözlerinizdeki o parlak ışıltı bizleri geçmişe götürüp, keyifle eskileri anmamızı sağlıyor. Biz gözünüzdeki o pırıltıda kendimizi görüyoruz. Bayrağın emin ellere teslim edildiğini her hissedişimizde size duyduğumuz güven artıyor.
Sizlere yöneltilen eleştiriler karşısında moralinizi bozmayın. Bunlar sizin ve birliğimizin iyiliği içindir. Sizden isteyebileceğimiz tek şey Fenerbahçe aşkınızın ve birbirimize olan sevgimizin yanında, saygıyı da arttırarak büyütmeniz.
Bu güzel tartışmanın da biz abi ve ablalar için yeni bir başlangıç olmasını ümit ediyorum. Artık açıkça görülüyor ki, 1907 ÜNİFEB'deki kuşakların daha sıkı kenetlenmesi için üzerimize düşenleri yapmamızın vakti gelmiş.
En içten sevgilerimle
Seçkin Çelik
13-09-2008, 02:08
Abilerin abisi Berkaayy!! :)
Görüşlerin için teşekkürler abi..
Celal Tunalıoğlu
13-09-2008, 02:14
En içten saygılarımızla :)
Okan Şamiloğlu
13-09-2008, 02:16
Kral Berkay Erdim:)
Murat Şener
13-09-2008, 02:19
berkay abi kralsın :D
görüşlerin için teşekkür ederiz
Mert Çubukçu
13-09-2008, 02:19
saygı ve sevgilerimizle Berkay abi..
Ömer Yağanoğlu
13-09-2008, 02:19
ABİLERİN ABİSİ
seni sevmeyen ölsün...
Onur Aloğlu
13-09-2008, 02:20
Abilerin abisi. :)
Alper Tunka
13-09-2008, 02:21
Sözün bittiği yer burasıdır işte,ellerine sağlık Berkay abi
Murat Şener
13-09-2008, 02:23
berkay abinin söylediklerini hiç bir zaman unutmamalıyız sadece şimdiki üyelerimiz için değil bizden sonra gelecek yeni üye olacak arkadaşlarımız içinde bunlara dikkat etmeliyiz
berkay abii büyüksün abilerin abiisisin
sen bitanesin
Göktuğ Güllüce
13-09-2008, 02:24
Yüzyüze tanışma şansı bulamama rağmen duyduklarımdan,okuduklarımdan büyük saygı duyduğum Berkay Abi yine abiliğini göstermiş... En içten sevgi ve saygılarımla...
Volkan Matur
13-09-2008, 02:32
Berkay abi gene son noktayı koymayı bilmiş :)Eline sağlık Berkay abi.
Saygılar...
İlker Alıcı
13-09-2008, 02:39
Abilerin Abisi.. Seni çok seviyoruz..
Çağlar Çağatay
13-09-2008, 02:42
Kral Berkay Erdim:)
Doruk Sarıkaya
13-09-2008, 02:43
Türk Dil Kurumu'na mail attım. Berkay Erdim adına yeni bir sıfat bulunması için ricada bulundum. Çünkü Kral Berkay Abi cümlesi hissettiklerime tercüman olamamakta. :)
Sonsuz Saygılar...
İlker Alıcı
13-09-2008, 02:48
Abi yarın Ankara yollarında sana bir yeni beste daha yapalım :) Kral Berkay Erdim...
Fırat Kocadağ
13-09-2008, 03:06
Mesajları başından sonuna kadar okudum gerçekten çok güzel bir tartışma olmuş. 1907 ÜNİFEB içerisinde ki saygı ve sevgi bir kez daha gözler önüne serilmiş.
Ayrıca Berkay Abi abilerin abisisin.. :)
Bahtiyar Güdürü
13-09-2008, 03:11
kay-kaysa kay-kay..
seni çekemeyen ..
yazacak onun mezar tasında,öldü vizyon misyon uğruna ..
Berkay Abi bu arada 2 gündür iletişim problemi yaşıyoruz seninle bi konuşamadık telefonda,ama kısmetse yarın çözecem :)
Kenan Şen
13-09-2008, 03:50
Abilerin Abisi.. :) İyi dileklerin için teşekkürler abim..
Duygu Kanver
13-09-2008, 04:11
Ellerine sağlık Berkay abicim..Senin gibi bir abimiz olduğu için o kadar şanslıyız ki..
Alican Aygar
13-09-2008, 04:15
eline saglık abim....
Mehmet Ekiz
13-09-2008, 04:15
Başta Berkay abi olmak üzere bütün abilerimizin eline yüreğine sağlık.
Safa Arıkan
13-09-2008, 04:20
Yine bir Berkay abi farkı ;)
Ama diğer arkadaşlarımız ve büyüklerimizide unutmamak gerek:)
Hakan Arıduru
13-09-2008, 04:39
Berkay Abi abilerin abisi..:) iyiki varsın..
Ozan Karaer
13-09-2008, 04:49
Abilerin Abisi Berkay Abi...eline,yüreğine sağlık...
Servet Güldeş
13-09-2008, 04:52
İlk mesajdan beri bazen gergin bazen karşılıklı tartışma oluyordu...
Ama hiç bir zaman saygısızlık , seviyesizlik olmadı bu da 1907ÜNİFEB'in güzelliği...
Atılan mesajları okurkende çok kişi biliyordur Abilerin Abisi gelip noktayı koyacaktı :):)
Kral Berkay Erdim... :)
Selçuk Gerger
13-09-2008, 06:20
Filmin sonunda süper kahraman geri döner, kaosu bitirir ve herkes bu ortamın kendilerinin iyiliği için olduğunu hatırlayıp, birbirine gülümseyip, yoluna devam eder...
Seni çok seviyoruz... :)
Orhun Can
13-09-2008, 06:34
Fifa'nın unutulmaz repliklerinden birisidir :
and the last man saves the day
Onur Tarhan
13-09-2008, 12:30
Abilerin Abisi Kral Berkay Erdim...
Barış Kaleoğlu
13-09-2008, 17:01
Ellerine sağlık Berkay Abi. :)
vBulletin v3.6.8, Copyright ©2000-2012, Jelsoft Enterprises Ltd.