Orijinalini görmek için tıklayınız : Söyle Neden Fenerlisin?
Gültekin Kaymaz
20-09-2008, 15:59
-küçük abi söyle bakalım niye Fenerbahçelisin ?
-Çünkü en büyük Fenerbahçe
hikayeler böyle başlar...
baba,abi,dede,dayı,enişte yani çok sevilen birisi sizi etkiler...belki bir forma alır,maça götürür belki gerek dahi yoktur onu sevdiğiniz için sizi etkilemesine izin verirsiniz...
bazen tersi de olabilir,ailenizde hemen herkes başka takımdandır siz inadına Fenerbahçeli olursunuz ve sizi Fenerbahçeli yapan babanız uzaklardadır."baban para kazanıyor,işleri var ,dönecek" derler.siz onu beklersiniz...
alienizdekiler,çevrenizdekiler "hadi gel ,bizim takımı tut.hem seni maça da götürürüz" diye sizi etkilemeye çalışırlar.babanız dönünce "aferin oğluma,erkek adam takım değiştirmez zaten" diyeceğini hissedersiniz...
gazetelerdeki tüm Fenerbahçe haberlerini kesmek ve özenle defterlere yapıştırımak bir tutku haline gelir.kendinizi böyle avutursunuz.Fenerbahçe sizden uzak bir şehirin takımıdır."büyüyünce ben de istanbul'a gideceğim" dersiniz,hatta söz verirsiniz.... bir gün sizin şehrinize Fenerbahçe gelir,bayram olur. Fenerbahçe, onu ilk kez seyreden çocukları asla üzmez...
zamanla okulda,mahallede hep en sevdiğiniz arkadaşlarınızın Fenerbahçeli olmasına o günlerde anlam veremezsiniz ama hayatın bir çok alanında tesadüflere yer yoktur.tesadüfler cahillerin açıklayamadığı konulardır...
Fenerbahçe ile ilgili ne bulursanız okumaya başlarsınız."en büyük Fenerbahçeli" sizi takımınıza daha da güçlü bağlar...artık niye Fenerbahçelisin sorusuna verecek bir yanıtınız daha vardır...oyuncuların hepsinin adını ezberlersiniz,duvarlarınız posterleri ile dolar.radyo en yakın arkadaşınız olur,"mikrofonlarımız istanbul'da" sözü sizi hayata bağlar çünkü hayat Fenerbahçedir.
"neden tüm takımların amblemi yırtıcı hayvalardır da sizinki kanaryadır ?"
soruyu yönelttiğiniz abi elbette cihat arman'ı tanır,kazağını bilir ama size onun yerine "kanarya en nadide kuştur" der...nadide nedir bilmezsiniz ama bıkmadan kestiğiniz gazetelerin "sarı kanaryalar" demesi artık daha da hoşunuza gider...
dedeniz size kurtuluş savaşındaki "istiklal madalyasını" gösterir,dedenizle gurur duyarsınız...yıllar geçip "kuvvacı Fener" in demek öğrenince niye Fenerbahçelisin sorusuna verecek bir güzel cevabınızın daha olması sizi rahatlatır.aslında cevaplardan biri de "en çok şampiyon olan takım biziz" demektir ama siz onu söylemezsiniz çünkü karşınızdakiler zaten bilir.
.....
.....
zamanla kafanızda her şey yerli yerine oturmaya başlar...rozetin anlam çok hoşunuza gider.o günlerdeki anlamlar bügün de hala geçerlidir ve siz şaşırmaz sadece çizen topuz hikmet'e minnet duyarsınız...
hayata karşı mağrur olmayı öğrendikçe örnek aldığınız kişilerin tamamının Fenerbahçeli olduğunu öğrenirsiniz.böylece tesadüf kelimesi lügatınzıdan çıkar...artık siz çevrenizdeki küçükleri etkiler onlara bu tesadüf olmayan aşkı anlatırsınız...
internet , fenerlist,antu we kanaryalar hayatınıza sokar.
orası mezuniyeti olmayan bir taraftar akademisidir.öğrenir öğretirsiniz...
ilk öğrendiğiniz "öğrenecek çok şeyiniz olduğudur"
çok eskiye döner, çocukken size sorulan soruya verdiğiniz ilk cevabı hatırlarsınız... büyüklüğün ,sizin ve o tezahüratı yapan tüm tanıdıklarınızın gözyaşlarında saklı olduğunu öğrenmek, bu aşkı anlamak yolunda attığınız adımlardan biridir...
...yaşın ilerledikçe, büyüdükçe, sahiplenirsin Fenerbahçe'yi....artık hayat onunla başka anlamlar kazanmaya başlar....
.....Sevinirsin onunla birlikte.....Sanki sana Dünya'ları bağışlamışlar gibi...Tarif edemezsin bu içindeki coşkuyu....
....sana devamlı söylerler çevreden..."..delimisin sen..ne seviniyorsun....sana ne..." ama onlar bilemezki senin içindeki devasa coşkuyu..anlayamazlarki seni..varsın anlamasınlar ne olur ki...
....üzülürsünde onunla birlikte...bir futbolcun sakatlandığında yada bir yenilgide...
...öyle üzülürsünki, içine kara bulutlar çöker...kovalamak istersin o bulutları ama nafile...imkanı varmıdır senin takımında bir şeyler ters giderken, senin mutlu olabilmen...ne mümkün...
...ama dersin.....ama benim takımım en büyük...bunuda atlatırız biz...
..içinde yeniden, yine yeni yeniden, filizlenir o saf aşkın ilk tomurcukları...o tomurcuklar hiç bitmez....nasıl bitsinki, sevgi ile beslenen filizlerin tomurcukları...
..çevrenden artık sana "Fenerbahçe Delisi" lakabını takar ve gülerler....
....gülsünler...
...senin övünç kaynağındır artık lakabın...BÜYÜK BİR ONURLA GURURLANIRSIN......sana takılan bu lakap için....
...ve bu sevgi içine bir işledimi, ömrün boyunca söküp atamazsın kalbinden...
....ölmek bile alıkoyamaz belkide senin Fenerbahçe sevgini hissetmene...
...ve belkide öldüğünde bile....
....yukarıdan bakarsın hasretle....gönül verdiğin çubuklu formanın, yeşil sahadaki akan terine...
Berk Akgünlü
20-09-2008, 17:00
....yukarıdan bakarsın hasretle....gönül verdiğin çubuklu formanın, yeşil sahadaki akan terine... harika :)
Taylan Kamber
20-09-2008, 17:55
eline sağlık harika olmuşşş
Doruk Sarıkaya
20-09-2008, 18:05
Gültekin bu muhteşem yazı sana mı ait? Yoksa alıntı mı?
Çok güzel bir yazı gerçekten son cümleyi dolu gözlerle okudum.
Miray Esen
21-09-2008, 01:01
Yazıyı okurken "Fenerbahçe Delisi" olmaktan bir kez daha gurur duydum.
Sevdamızın kronolojisi.
Yazanın eline sağlık.
Hande Koptur
21-09-2008, 01:10
tek kelimeyle mükemmel..
Güzide Ören
21-09-2008, 01:13
Gerçekten çok güzel bir yazı:)
Fulya Karakoç
21-09-2008, 01:49
çok güzel bi yazı tüylerim diken diken okudum yaa çok etkilendim...
bizimle paylaştığın için tesekkürler Gültekin...
ne kdr şanslı olduğumu bikere daha hatırlattığın için tesekkürler...
Ferdi Yüksel
21-09-2008, 02:54
Vayy kimleri goruyorum burda : )))) Yazı süper olmus kardeşim ellerine saglık
(Hellori )
Burcu Varlı
21-09-2008, 03:07
Gururla,gözlerim dolu dolu okudum.. ellerine sağlık....
Büşra Turna
21-09-2008, 14:00
Sessiz sedasız okumaya başladım ilk önce ama devam ettikçe dayanamadım evdeki herkes duysun istedim... Ellerine, yüreğine sağlık çok etkileyici olmuş!
Ertuğrul Bayındır
21-09-2008, 14:11
Çok güzel bir yazı eline sağlık..
İlhan Gül
21-09-2008, 14:19
cok guzel bır yazı elıne gonlune saglık
Serdar Gönül
21-09-2008, 14:31
çok güzel bir yazı olmuş gerçekten yüreğine sağlık
İlhan Gül
21-09-2008, 14:51
tutulacak baska takım olmadıgından fenerbahcelıyım
Gültekin Kaymaz
21-09-2008, 15:50
Vayy kimleri goruyorum burda : )))) Yazı süper olmus kardeşim ellerine saglık
(Hellori )
Ferdi kardeş sen alışkınsındır bu tür paylaşımlara :)
NOT: yazı bana ait değildir arşivimde bulunan bir yazıyı paylaşmak istedim sadece
Gültekin Kaymaz
21-09-2008, 16:11
Mitolojide Prometheus, Zeus ve diğer Tanrılara karşı çıkan bir efsanedir. Prometheus bu karşı çıkışın bedelini çok ağır öder. Affetmez onu tanrılar. Kayalara zincirlerle bağlarlar türlü işkenceler yaparlar ve onun bu acıları çekerken döktüğü gözyaşlarıyla oluşan balçıktan insan oluşur. Efsaneye göre bunca gazaba rağmen Prometheus direnir. Tanrılara karşı mücadelesini sürdürür savaşır ve o savaşı kazanır. Diğer bir efsanede Phoenix her 500 sene de bir küllerinden yeniden doğan kuştur…
Yukarıda kısaca özetlediğim efsaneler ne kadar tanıdık değil mi? Yıllarca Futbolun Tanrılarına karşı çıkan ve mücadele eden Fenerbahçe. Bu mücadele esnasında hiç kimse yok yanında. Tıpkı kendisi gibi Tanrı olan kardeşleri bile (diğer futbol takımları) ona karşılar. Onurlu ve tek başına…
Yıllarca önce Kadıköy’de bir maçtayız. Fenerbahçe yeniliyor. Tribünlerde gözyaşları içinde bir genç kameralar yakalıyor. Kahrolmuş. Küfredemiyor sevdasına sadece ağzından “Ne olur ya” dökülüyor. Kameralara sadece onu yakalıyor. O tribünde hepimiz ağlıyoruz. Ne hakem hatası umurumuzda ne de oynanan futbol. Sevdamız Fenerbahçe sahada ve biz sevdamız acı çektiği için ağlıyoruz. Ağladıkça daha çok seviyoruz onu…
İşte o gözyaşları ile doğuyor tribünde Phoenix kendi küllerinden ve dillerden düşmeyen slogan yazılıyor her yere “Efsane Geri Döndü” diye…
Sene başından beri ilk önce boş verin Türkiye’yi yerel başarılar önemli değil asıl önemlisi Avrupa denilerek taraftarın beklentileri yükseltildi. Sonra böylesine bir Fenerbahçe kötü oynuyor denilerek Hocasına futbolcusuna olmadık şeyler söylendi. Rakiplere yapılan hakem hataları halıların altına süpürülüp kapatılırken Fenerbahçe hakem hatalarıyla kazanıyor dendi. Nedense Fenerbahçe namaglûptu ve puan farkıyla liderdi. Bu seferde genç oyuncular kulübe de öldürülüyor dendi. Olmadı rakiplerinin zavallı, ezilmiş, fakir, fukara mazlum söylemleri ile hayal kahramanı oldukları anlatıldı. Neredeyse bütün futbol Tanrıları Fenerbahçe’nin karşısındaydı. Ve Fenerbahçe dayanamadı. Fenerbahçe’nin hocası ilk defa 3 hafta üst üste 3 puan alamadı.
Nedense Fenerbahçe puan farkıyla öndeyken kalitesiz olan Türkiye Ligi bir an da sihirli değnek değmiş gibi Avrupa’nın en iyi ligi oldu. Hafta arası oynanan kupa maçında Ali Sami Yen’de Fenerbahçeli futbolcular Türkiye-İsviçre maçından bile daha çok şey yaşarken “Ne olacak Kadıköy’ de de aynı şeyler yaşandı” dendi. Galatasaray’ın rakipleri futbol oynadığı zaman aşırı motive olmuş oluyor ve futbolda bunun anlamı belli denilerek Fenerbahçe teşvikle suçlanırken, Fenerbahçe’nin rakipleri düşme hattında puan savaşında oynadığı için ölümüne oynamış oluyordu.
Fenerbahçe Başkanı tribünlerde küfür edilmesini önleyelim derken, biz “Küfre Hayır Kampanyası” başlattık diyorlardı. Doğruydu statların da Fenerbahçe Başkanı haricinde kimseye küfredilmiyordu. Üstelik bir diğer Başkan çıkıp da “Bana kimse küfretmiyor” diye bilecek kadar ülkenin en centilmen başkanıydı. Ne tuhaftır ki bu taraftarın rakip takımın Afrika kökenli oyuncusuna “Maymun Zenci” diye bağıran ırkçı söylemleri bile gündeme gelmiyordu.
Bunca olup biten karşısında Fenerbahçeliler suskundu. Fenerbahçeliler sabrediyordu. Fenerbahçeliler bunca olan biteni sevdalarına inanarak ona sığınarak, dudaklarını ısırarak seyrediyorlardı. Ve o tribündeki Prometheuslar gözyaşlarını akıtmaya başladılar.
O günlerdir yönlendirilen, yanlı söylemler ve taraflı yorumlar ile unutturulmak istenilen Fenerbahçelilik Ruhu yeniden Phoenix oldu ve dirildi. Şimdi ne söylerseniz söyleyin, ne yazarsanız yazın hiçbir sözünüz, hiçbir yazınız Göksun isimli bir bayan taraftarın gözyaşlarıyla bu karanlığa haykırışları kadar gerçek değil… Zaten o gözyaşlarıdır ki basitçe “sevda” denen bir kelimeye tanımlanamaz ve sadece “Fenerbahçe olmak” diye adlandırılır.
Gültekin Kaymaz
21-09-2008, 16:13
Bu bir mirastır.Baba yadigarıdır.İlk sevgiliden armağandır.Bu aşktır.Sadece yaşanmaz aynı zamanda anlatılır.O yüzden okuma dinle.......
Bulutlar inatmışçasına bir biriyle çarpışıyor,yağmur saygısıca yağıyordu.Kimimiz üşüyordu,kimimiz ıslaklığa aldırmadan haykırıyodu en büyük Fenerbahçe diye."Beraber yürüdük biz bu yollarda,Beraber ıslandık yağan yağmurda,Şimdi sıra geldi şampiyonluğa,haydi bastır şanlı sarı kanarya" diyip üzerine yürüyorduk soğuğun.Anlayacağın yine tribündeydik.
Mahallede arkadaşlar deli diyor,kızlar terk ediyor babalar tehdit ediyor,oğlanlar alay ediyordu ama biz aldırmıyorduk.Parasızlık inatmış gibi susatıyordu.Acıkınca "Her şeye değer seni sevmek " diyor.Bağırıyorduk "her zaman her yere gider Genç Fenerbahçeliler" diye.Anlayacağın yine deplasmandaydık.
Polisler evde eşlerine kızıyor bizi jopluyor,birilerinin işine gelmiyor resmen tezgaha düşürülmeye çalışıyorduk.Ama biz yılmıyorduk.Duyulmuyor işitilmiyorduk.Israrla bağırıyorduk "Yönetim uyuma taraftara sahip çık"diye.Anlamışsındır.Yönetimle papazdık yine.
Soysuzların mekanı saraydan emirler yağıyor.Haksızlıklar kartallarla beraber uçuşuyordu.Ama biz biliyorduk.Bu sevgiye joplarınızla dokunamaz içimizdeki aşkı uyutamazsınız diye çığlıklanıyoduk sokak aralarında."Dar ağacında olsak bile son sözümüz fenerbahçe"diyerek korku sallıyorduk çamurdan ittifaklara. 17'ye bir olsakta yüreğimizle karşısındayız haksızlıkların.Anlayacağın yine Ulusoy İstifa.
Boş iskele basılıyor yaşlı çocuk dinlemeden sırf üzerlerine giydikleri Fenerbahçelilik yüzünden saldırıya geçiyorlardı.Korkularını böyle gizleyenlereydi savaşımız.Satırlar çekiliyor,palalar bileniyor silahlarımız gömülüyor ama yerlerini unutmadığımız için gerçek cesaretle bekliyorduk gelmeyeceklerini bile bile karakollara sığınıyorlardı.Ama stadlarının göbeğinde En büyük Fener diye haykırarak öğretiyorduk cesareti.Anladın biliyorum yine münferit.
Geliyor 6 atıyoruz gidiyor 4 atıyoruz.Yeniliyoruz tur atlıyoruz.Mabette yakalıyoruz okşuyoruz biraz.Yüzsüz kere yüzsüzlük yapıyor yine konuşuyor.Memlekette bayram bırakmadık bide özel günlerde kutladık(08 Mart Dünya kadınlar günü).Tek bildikleri üçlü çekmek bide emek hırsızlığı.Güldük geçtik.Zaten renginden belli bi ezikliği olduğu.Anladın sen anladın."genç Fenerliler Genç Fenerliler Ulta.....yi gözünden öper".
Bir iniyor bir biniyor.Yücel abi yine bağırıyor.Getirdik başımıza taç ettik 55 binle birlikte zaferlerin en şanlısını yaşattık.Tişört bastık adını bilmediği illerde reklamını yaptık.Sadece yılbaşılarında anılmasını gelenek haline getirenlere şamarımızı attık.Sahte hayvan severlere sevgi nasıl olurmuş gösterdik.En şanlı sporcumuz andı onun adını.Gülme işte "Bir baba Hindiiiiiii Hey allahhhhh.Anlamışsındır heralde.
Çok cefalar gördük.Sefası yoktu.Çok joplar yedik tedavisi yoktu.Kendi paramızdı deplasmana giden helali hoştu.Bir parça ekmek az biraz domatesti.Ana sütü gibi helaldi.Çok iftiralar gördük sırf zarar gelmesin diye susun dedi.ne kabileydik ne de birilerinin adamı.Ne menfaatimiz vardı ne beklentimiz.Koşulsuz destek tam destekti bizimkisi.Bazen pankartlarımızı aldılar bazen davullarımızı bazen elimizde hiç bir şey bırakmadılar ama unuttular.Abilerimiz vardı.Göğüslerini kardeşlerine siper edicek.Hadi sende söyle hep beraber anlaştık mı? Arkanda bağıran bunca kardeşin aşık sana Sefa Reis.
25 milyonuz.Geçmişten gelen adetlerimiz anenelerimiz var.Bir türlü anlatamadık.Hukuğumuz var bizim kanunlarımızda.Anayasamız Fener sevgisi.Demokrasimizde çok keskindir ha.Kolpaya gelmez.Sarı lacivert dünyamızda aynı dili konuşuyor aynı kaptan yemek yiyorduk.Saltanata karşıydık.Çünkü.İyi hadi sen söyle.Cumhuriyet geldi Saltanat gidiyor.Haramiler değil haklılar kazanacak tarihte bunu böyle yazacak.Republic Fenerbahçe
Bazen sevgilimizden ayrıldık buraya yazdık.Bazen çok sevdiğimiz birini kaybettik buraya anlattık.Yenildik,üzüldük isyan ettik.Yendik bayram ettik.Sabahın erken saatlerinde gözlerimizi ekrana dikip saatlerce okuduk.Gece uyumadık satırlarda sabahladık.Paylaştıkça paylaştık.Ailenin fertleri bir birlerine olan özlemlerini burada dillendirdiler her seferinde.Anladın yine Forumdayım gelelmem işte....
Ne mutlu Fenerbahçeliyim diyene Ne mutlu Fenerliyim deyip canından çok değer verene........
Gültekin Kaymaz
21-09-2008, 16:35
O artık klasikleşmiş "yenilsen de yensen de taraftarın senle" tezahüratının geçerli olduğu tek yerdir. "hep destek tam destek" in yaratıcısıdır Fenerbahçeli.
Fenerbahçelide mantık yoktur. oyuncuları sevgisine layık olamadığı zamanlar deliye dönüp onlara zarar verişlerinin sebebi duydukları kızgınlıktan çok duydukları sevgidir. Fenerbahçelide mantık yoktur. maç kazanıp kupa alamadığında yalnız bırakmaz sevgilisini ve hissettiklerinde bir azalma değil inadına bir artış olur. sanıldığı gibi perşembe sabahları okuluna işyerine başı eğik değil boynunda avrupa’yı değil "kalbini fetheden renklerden yapılmış atkısıyla gururla gider her şeye rağmen. kendi takımını başarıları için, kalbiyle değil de mantığıyla seven diğerleri ancak alay edebilir bu durumla.
Fenerbahçeli takımını küçük düşürmeye çalışanlarla bilinçsizce tartışıp kavga edebilir tıpkı sevgilisine karısına laf eden birine saldırır gibi. bu yüzden ezik kompleksli yada bunun benzeri sıfatlar yakıştırılmasını da göze alarak. ama asıl ezik ve komplekslinin, fenerbahçe’nin başarısızlığından duydukları hazzın kendi başarılarından duydukları hazdan daha çok olanlar olduğunu da bilir.
Fenerbahçelinin öyküsü bir aşk hikayesine benzer gözyaşlarının eksik olmadığı. mutluluktan da ağlarsınız üzüntüden de.. ama her damlası, duyduğunuz sevgiyi biraz daha artırır. ve her fener bayrağına sarılı tabutu görüşümde anlıyorum ki Fenerbahçeli ölürken bile terk etmez aşkını...
Gültekin Kaymaz
21-09-2008, 16:36
Doğmak isteyip istemediğinizi size sormazlar,
Seçemezsiniz,
Kabul edersiniz…
****
Cinsiyetinizi size sormazlar
Seçemezsiniz
Kabul edersiniz…
****
Annenizi, Babanızı ve kardeşinizin kim olacağını size sormazlar
Seçemezsiniz,
Kabul edersiniz…
****
Ülkeniz ve diliniz size sorulmaz,
Seçemezsiniz
Kabul edersiniz…
****
Kadınların kabul günleri vardır,
Annenize “gitmem” demeniz boşunadır,
Zorla gidersiniz,
Gitmeyi kabul edersiniz,
****
Okula git derler,
Ne okulu diyemezsiniz,
Seçemezsiniz
Kabul edersiniz…
****
Öğretmenlerinizi sormazlar
Seçemezsiniz
Kabul edersiniz…
****
Üniversite seç derler,
Sınav sistemini değiştiremezsiniz,
Kabul edersiniz…
****
İstemediğiniz üniversiteye gidip,
İstemediğiniz mesleği yaparsınız,
Seçemezsiniz,
Kabul edersiniz…
****
Üniversitede formüller ve her formülde kabuller vardır,
Neden diyemezsiniz
Onlar Kabul derler,
Kabul edersiniz…
****
Üniversite biter,
Üç kuruşa iş derler,
Aman iş olsun da dersiniz,
Seçemezsiniz,
Kabul edersiniz…
****
Zaman gelip geçiyor,
Hayat bitiyor,
Durdurun şu zamanı dersiniz,
Durmaz, durdurulamaz,
Kabul edersiniz…
****
Gün gelir Bir sevdiğiniz yanınızda cansız yatar,
Kalk diye yalvarırsınız, Ölmüştür,
Kabul etmek istemezsiniz,
Çare yoktur,
Kabul edersiniz…
****
Fenerbahçe en büyüktür,
Severek Kabul de etseniz,
Etmek istemeseniz de,
Çare yoktur,
Kabul edersiniz…
Gültekin Kaymaz
21-09-2008, 16:39
http://www.zekirdek.com/forum/grup/58-fenerbahce-resim33103-n662990615-1261960-5813.jpg
Kazandığında sevmiyorum seni, kaybettiğinde sevdiğim kadar...
Ne diyebiliriz ki! Yenilgiler de aşka dahil.
Fenerbahçeyi sevebilmek için böyle günleri de sevmek gerek. Taraftar dediğin ağaç gibi dimdik olmalı herdaim. 90 Dakika hangi sonuçla biterse bitsin, gözleri geleceğe açık olmalı.
"Kazandığında sevmiyorum seni, kaybettiğinde sevdiğim kadar" demeli... diyebilmeli... Formasını yastığının kenarına koyup... Öyle Uyumalı...
Aşk herşeyden büyüktür...
Fenerbahçe Kimseye benzemez...
Yenildiğinde bile...
Ömer Meydancı
21-09-2008, 16:48
http://www.zekirdek.com/forum/grup/58-fenerbahce-resim33103-n662990615-1261960-5813.jpg
Kazandığında sevmiyorum seni, kaybettiğinde sevdiğim kadar...
Ne diyebiliriz ki! Yenilgiler de aşka dahil.
Fenerbahçeyi sevebilmek için böyle günleri de sevmek gerek. Taraftar dediğin ağaç gibi dimdik olmalı herdaim. 90 Dakika hangi sonuçla biterse bitsin, gözleri geleceğe açık olmalı.
"Kazandığında sevmiyorum seni, kaybettiğinde sevdiğim kadar" demeli... diyebilmeli... Formasını yastığının kenarına koyup... Öyle Uyumalı...
Aşk herşeyden büyüktür...
Fenerbahçe Kimseye benzemez...
Yenildiğinde bile...Gültekin bu yazılarını tek topik altında toplasan daha iyi olmaz mı başlık kalabaliği oldugunu düşünüyorum..
Doruk Sarıkaya
21-09-2008, 16:54
Teşekkürler paylaşımın için,gerçekten insanı derinden etkileyen bir yazı. Bundan sonra bu tarz yazıları bu başlık altından paylaşmamız,konu bütünlüğü açısından çok daha iyi olacaktır.
Gültekin Kaymaz
21-09-2008, 16:58
http://img88.imageshack.us/img88/2972/fbbv6.png
Gültekin Kaymaz
21-09-2008, 17:00
FENERBAHÇE'M
Kot pantolonun üstüne kadıköyde hava atmak için giymedim çubuklu formanı,
Yada; bugün hava çok güzel hadi maça gidelim diyerek gelmedim mabedine, Sırf sosyal aktivite niyetine.
Koşa koşa geldimde bir dakika oturmadım susmadım,
Bazen boğazım kurudu yüreğimle bağırdım.
En kötü gününde hemde kötü olduğunu bile bile,
Alayına, inadına savundum sevdamızı,
Çoğu kez güldüm bazende ağladım
Ama hiçbir zaman kaybettin diye atkımı montumun altına saklamadım...
Feneri benden daha çok seviyosun dediklerinde
kız arkadaşlarıma hep yalan söyledim;
''Aşkım olurmu öyle şey!'' diye.
Halbuki sayısız defa onlardan geçip,
Sana koştum yar niyetine.
Yaşamayan bilmez derlerya hani,
Şimdi bize ister kör aşık ister deli desinler.
Karşılıksız sevmek neymiş?
Onlar nerden bilsinler...
Gültekin Kaymaz
21-09-2008, 17:07
Nuri zade Ziya Songülen olmak isterdim baharında 1907`nin,
Yanında iki kafadar dostu ile,
Belki bilir, belki bilmez attığı tohumun büyüklüğünü,
Sarı beyaz diye başlayan, ardından sarı lacivert olan,
O büyük heyecan ve gurur renklerinin,
İlk ve kurucu başkanı olmak isterdim.
Ayetullah Bey olmak isterdim yüzyıl evvelinde,
Bir efsanenin doğumunu çıplak gözlerle izlemek,
Futbol aşkıyla çıkılan bir maceranın ikinci başkanı olabilmek,
"Ben Fenerbahçeli`yim" diyecek kadar sahiplenmek isterdim,
Kadıköy`den doğan güneşi.
Topuz Hikmet olmak isterdim 1910`larda,
Bayrak kırmızısının üzerine meşe yaprağını,
Sari lacivert ile bezeyip,
Dünyanın "en büyük sevgisiyle bağlanılacak" armasını,
Nesillerden nesillere aktarılacak,,
En güzel ask mührünü çizmek isterdim.
Sağ haf Arif olmak isterdim Çanakkale Savaşı zamanlarında,
Bir cepheye koşup ülkemi savunmak,
Bir sahaya koşup FENERBAHÇE`mi yüceltmek için,
Tek canımı ülkeme verirken,
Aklımda sari-lacivert yarim ile toprağa düşmek isterdim.
Dalaklı Hüseyin olmak isterdim,
Bir büyük destanîn ilk teknik direktörü olmak,
Gönüllerdeki resim galerisinde,
İlk komutan fotoğrafı olmak isterdim.
Galip Kulaksızoglu olmak isterdim, Ardından binlercesi gelecek,
Her birinin ayrı bir kıymeti olacak,
Her biri binleri, onbinleri, milyonları coşturacak,
Bazen bir tanesi için herseyimizi vereceğimiz,
O gollerin birincisini atan olmak isterdim.
Zeki Rıza Sporel olmak isterdim,
Forması santraya katlanarak getirilen,
Öpülerek teslim edilen bir bayrak gibi,
Türk futbolunun ilk büyük golcüsü,
FENERBAHÇE`nin ilk futbol efsanesi olmak isterdim.
Cihat Arman olmak isterdim,
Sarı kazağından esinlenerek,
Kanarya sembolünü vermek Fener`e,
Kale direklerinin içinde bir duvar,
Rakiplerin bile gıpta ettiği,
"Uçan kaleci" olmak isterdim.
Saraçoğlu Şükrü olmak isterdim,
Delicesine sevdiği renklere 16 sene başkan olmak,
FENERBAHÇE Başkanlığı`nı,
Başbakanlıktan öte tutmak isterdim.
Dağlaroglu Rüştü olmak isterdim,
27 Mayıs`in ihtilal komutanlarına,
"Bu Kulübü işgal kuvvetleri kapatamadı. Sen hiç kapatamazsın" diye
kafa tutan,
FENERBAHÇE`nin tarihini yazan adam olmak isterdim.
Lefter Kucukandonyadis olmak isterdim,
Futbolunu görmesek bile hayran kaldığımız,
Dinlediklerimizle kalbimize taht kuran,
Türkiye tarihinin "ordinaryüs profesörü" olmak isterdim.
Can Bartu olmak isterdim,
Ayni gün içinde 2 golü atıp futbol sahasında,
Sonra da basketbol salonunda 28 sayı bırakmak,
Ezeli rakibinin potasına,
Türkiye`nin "Sinyor"u olmak isterdim.
Didi olmak isterdim 1970`larda,
Basının üzerine kaldırdığı Dünya Kupası`nda,
Ya da futbolun en sevilen ülke olduğu Brezilya`da,
Gördüklerinin çok fazlasını yasadığı FENERBAHÇE Cumhuriyeti`nde,
Aydınlık saçan bir "siyah adam" olmak isterdim.
Cemil Turan olmak isterdim,
Son siyah-beyaz fotoğraflı yılların,
Yıldıza hasret senelerinde Türk futbolunun,
Hani topu alınca ayağına,
Önüne gelene çalımı basan,
Ayaklarıyla düşünen adam olmak isterdim.
Selçuk olmak isterdim,
Kayhan olmak isterdim,
Hüseyin ya da Pesim,
Nezihi olmak isterdim deliliği aşkından menkul,
Rıdvan olmak isterdim,
Oğuz, Aykut...
Ya da unutulan bir sporcusu FENERBAHÇE`nin,.
Faruk Ilgaz olmak isterdim,
... Ya da İslam Çupi,
En güzel kelimelere raks ettiren,
Futbola ve onun sözlerine sari lacivert nefesler veren.
Sadece taraftar olmak da yeterdi bana...
Hüzünde göz pınarlarındaki bir damla yas olmak isterdim,
Sevinçte havaya kalkan bir yumruk...
Bir damla alin teri,
Bir damla kan olmak isterdim sarı laciverdin üzerine düsen...
Sarının yanında lacivert olmak isterdim,
Ya da laciverdin yanında sarı..
Ben bir kez daha dünyaya gelsem,
Fenerbahçeli olmak isterdim.
Daha da ötesinde dostum,
Ben bir kez daha dünyaya,
Sırf Fenerbahçeli olabilmek için gelmek isterdim.......
Özlem Göktürk
21-09-2008, 18:04
her biri gerçekten ayrı güzel,paylaşımların için teşekkürler
Miray Esen
21-09-2008, 19:33
FENERBAHÇE'M
Kot pantolonun üstüne kadıköyde hava atmak için giymedim çubuklu formanı,
Yada; bugün hava çok güzel hadi maça gidelim diyerek gelmedim mabedine, Sırf sosyal aktivite niyetine.
Koşa koşa geldimde bir dakika oturmadım susmadım,
Bazen boğazım kurudu yüreğimle bağırdım.
En kötü gününde hemde kötü olduğunu bile bile,
Alayına, inadına savundum sevdamızı,
Çoğu kez güldüm bazende ağladım
Ama hiçbir zaman kaybettin diye atkımı montumun altına saklamadım...
Feneri benden daha çok seviyosun dediklerinde
kız arkadaşlarıma hep yalan söyledim;
''Aşkım olurmu öyle şey!'' diye.
Halbuki sayısız defa onlardan geçip,
Sana koştum yar niyetine.
Yaşamayan bilmez derlerya hani,
Şimdi bize ister kör aşık ister deli desinler.
Karşılıksız sevmek neymiş?
Onlar nerden bilsinler...
Bu yazı da çok güzel. İnsanın boğazı düğümleniyor okurken. Yazanın ellerine sağlık. Yazıları paylaştığın için de teşekkürler Gültekin.
Bihter Balkuvar
21-09-2008, 21:18
kan grubumdan dolayı..:D
Engin Kaşkaya
21-09-2008, 22:13
başka takım warmı????
Hazal Tuncay
21-09-2008, 23:11
söyleyecek söz bulamadım gerçekten çok güzeller ellerinize yüreğinize sağlık arkadaşlar.
Serkan Yarar
22-09-2008, 22:26
gerçekten harika elinize yüreginize sağlık
Suat Sonkaya
23-09-2008, 02:30
ellerıne saglık gercekden muhtesem olmus son cumle harbı cok guzel
....yukarıdan bakarsın hasretle....gönül verdiğin çubuklu formanın, yeşil sahadaki akan terine...
Haydar Kepekçi
23-09-2008, 02:45
süper... takdir ettim ;)
Cem Metin
24-09-2008, 17:20
gerçekten süper bir kez daha anladım fenerbahçeli ne demek.....
Didem Ayten
26-09-2008, 17:07
Yüreğimin sesini dinledim ve bir baktım ben fenerbahcelıymısım...
Oğuzhan Yılmaz
02-10-2008, 12:55
Doğduğumdan beri FenerbahçeLiyim çok Şükür... :D
Sercan.Tuna
02-10-2008, 16:34
Farkı hissedebilmek için..... yeterli bi cvp sanırım:)
Erhan Aslan
03-10-2008, 23:48
Fenerbahçe, onu ilk kez seyreden çocukları asla üzmez...
Bu söze katılıyorum ilk gittiğim maçta diyarbakırı deplasmanda yenmiştik.. ilk maçım galibiyetle bitmişti ama maç sonunda bayağı bi olay çıkmıştı ama yine yılmadım bir sonraki yıl yine gittim o daha da kötüydü.. şimdi ise türkiyenin bi ucundan diğer ucuna gidiyorum.. Fenerbahçe aşkı hiç bitmez....
Erdem Köroğlu
04-10-2008, 01:04
Harika bir yazı...
Onur Coşkuncan
04-10-2008, 01:45
Sülalede herkes fenerbahçeli ondan :D:D:D
iyiki de hepsi fenerbahçeliymiş ya gsli olsalardı :(
Bora Özçil
09-10-2008, 17:09
superr olmus gerçekten FENERLİ olmak bi ayrıcalık bi aşk
Serhat Bahar
09-10-2008, 23:49
hiç bitmesini istemeden okudum ve son cumle gercekten cok etkileyi olmus...paylastıgın için emegine saglık....
Emre Eracar
12-10-2008, 02:51
FENERBAHÇE'M
Kot pantolonun üstüne kadıköyde hava atmak için giymedim çubuklu formanı,
Yada; bugün hava çok güzel hadi maça gidelim diyerek gelmedim mabedine, Sırf sosyal aktivite niyetine.
Koşa koşa geldimde bir dakika oturmadım susmadım,
Bazen boğazım kurudu yüreğimle bağırdım.
En kötü gününde hemde kötü olduğunu bile bile,
Alayına, inadına savundum sevdamızı,
Çoğu kez güldüm bazende ağladım
Ama hiçbir zaman kaybettin diye atkımı montumun altına saklamadım...
Feneri benden daha çok seviyosun dediklerinde
kız arkadaşlarıma hep yalan söyledim;
''Aşkım olurmu öyle şey!'' diye.
Halbuki sayısız defa onlardan geçip,
Sana koştum yar niyetine.
Yaşamayan bilmez derlerya hani,
Şimdi bize ister kör aşık ister deli desinler.
Karşılıksız sevmek neymiş?
Onlar nerden bilsinler...
gültekin ellerine sağlık ya hepsi birbirinden güzel yazılar
özellikle şu yukardakini okudugumda adam benim yaşadıklarımı anlatıo yaa dedim helal olsun şekil olsun die giymiooruz çubukluyu üstümüze ya da hiç bi zmn çıkartmadım atkımı inadına millet görsünde laf atsın die taktım..
tekrardan ellerine sağlık..
Gültekin Kaymaz
13-10-2008, 23:57
http://img88.imageshack.us/img88/2972/fbbv6.png
Gültekin Kaymaz
13-10-2008, 23:59
Fenerbahçeli olmak onu derinden ve her şeyden üstün tutarak yaşamaktır.
Kendi düğününden arada bir kaçıp düğün salonunun mutfağında Fenerbahçe maçını seyretmektir. Düğün hediyesi mi? M. United : 0 - Fenerbahçe : 1
Fenerbahçeli olmak, bilmediğini bilmektir, öğrenmeye heves etmektir, öğretmeye gönüllü olmaktır.
Fenerbahçeli olmak, ne istediğini bilmek değil, nasıl isteyeceğini bilmektir.
Fenerbahçeli olmak, ilerde doğacak evladının “Sarı Lacivert Şampiyon Fener” çekmesini şimdiden öğrenmesi için hamileyken mabedde olmayı planlamaktır.
Eskiden yapılan sezon açılışlarında veya uzunca bir süre maça gidemedikten sonra gidilen ilk maçta çıkış tünelinde çubuklu formayı görünce gözlerinin dolmasıdır.
Aşkın kimseye değil renklere olmasıdır.
Daha lise yıllarında hafta sonu arkadaşta kalacağım diyerek birlikte Ankara’ dan İstanbul’ a maçlara kaçmaktır.
Üst düzey yabancı misyonun verdiği bir yemekte Fenerbahçe-Gaziantep maçını, yemekte arkadaşıyla cep radyosu kulaklığından dinleyip, 4. golde masadakileri devirip “Gooollll” diye dakikalarca kimseye aldırmaksızın bağırmaktır.
Gültekin Kaymaz
14-10-2008, 00:00
Kışın ayazında pazar akşamı oynanacak maça cumartesi gecesinden stada sabahlamaktır.
Sarı lacivert bir şapka, atkı, forma veya rozet taşıyan çocuk-yaşlı, zengin-fakir, sağcı-solcu ayrımı yapmadan öz kardeşiymiş gibi sevgiyle bakmaktır.
Hiçbir maddiyat beklemeden yeryüzündeki tek taraflı en büyük aşktır o.
Fenerbahçeli olmak, düğün töreninde, yüzlerce insan önünde nikah kıyılırken nikah memurunun evlenmeyi kabul ediyor musunuz sorusuna sarı lacivert duyguları içinde “Evet” diye cevap vermek ve hemen akabinde orkestraya Fenerbahçe marşını çaldırmaktır.
Kayınpederin olacak kişiyle ilk görüşmende sessiz ve stresli ortamın bir anda televizyonda beliren Rapaiç sayesinde 40 yıllık arkadaşmışsınız gibi değişip, güzelleşmesidir.
Fenerbahçeli olmak, aynı düşünceye sahip olan kişilerle duygularının paylaşmak anlamına geliyor benim için.
Bilet bulamadığın için gidemeyeceğin bir pazar günü maçını televizyonda izleyeceğinden dolayı maç saati gelinceye kadar Bayrampaşa’da oturan sevgilinle buluşmayı düşünüp Üsküdar’ a gelmesini isteyen ve vapurdan iner inmez daha hoşgeldin öpücüğü kondurmadan telefonun çalıp karşındakinin “Abi akşamki maça bilet buldum” demesi üzerine sevgilini paketleyip tekrar geldiği vapurla evine yollamaktır. Eee bir kalbe iki büyük sevgi sığmaz bazen.
8-9 yaşlarında küçük bir kız çocuğuyken bir gazetenin verdiği kağıttan “Fenerbahçeli centilmen taraftar kartına” adını soyadını yazıp fotoğrafını yapıştırmaktır.
Sen henüz 8 yaşındayken önce gözünü korkutmak için yapılan bir nezarethane gezisinden sonra Galatasaraylı olmazsan seni hapse alacağını iddia edip, çekmesinden kelepçeleri çıkaran başkomisere kollarını uzatıp “Hadi gidelim” demek ve arkaya dönerek babaya elveda anlamına gelen bir öpücük kondurmaktır. Babamın sayemde bir çilingir sofrası kazandığını yıllar sonra öğrendim.
Karımı boşarım Fenerbahçe’yi boşamam deyip herkese bu kadarda olmaz dedirtmek birde üstüne kız arkadaşının gözünde bu yüzden değer kaybetmeyi göze almaktır.
Fenerbahçeli olmak, nefes almak gibi, yaşamak gibi, canım gibi…
Fenerbahçeli olmadan bu sevgi anlaşılmaz, Fenerbahçe olmadan da hayattan zevk alınmaz bilen bilir.
Hiçbir şeyi Fenerbahçesinin üzerine koyamayıp, eşinin “En çok kimi seviyorsun” sorusuna “Seni seviyorum Sarı Kanaryam” diyerek politik davranabilmektir.
Fenerbahçelilik herkesin içinde tek olabilmektir.
Ya Fenerbahçe ya ben diyen 15 yıllık cimbomlu kocana tabiî ki Fenerbahçe. Başka koca bulurum ama başka bir Fenerbahçe asla demektir.
15 yıl içinde Kadıköy’ de 2 defa Fenerbahçe-Galatasaray maçlarının evliliğinin bilmem kaçıncı yıldönümüne denk gelmesi ve kocayı bırakıp yıldönümünü esas sevgiliyle kutlamak demektir.
Bütün hayatını Fenerbahçe’ye göre planlamak demek.
Fenerbahçeli olmak PSV maçı sabahı, sabah ezanıyla uyanırken bir sesin kulağına 3-0 diye fısıldadığını duyup, bütün gün herkese maç 3-0 bitecek diyerek dalga konusu olup, akşam maçı izlerken 3. gölü beklemekten ilk 2 golün sevincini yaşayamamaktır.
Tuncay denildiği zaman hüngür hüngür ağlamaktır. Yaşına, başına, mekana ve kariyerine bakmadan.
Altı aylık bebişin kucağında Üsküdar’ ın göbeğinde dolaşırken 2. katta olan bir dev ekran televizyonun 4’de 1’i gözüken kısmından Sakaryaspor maçını izleyip, Luciano’nun uzatmada attığı golden sonra ufacık bebeğin korkmasına aldırmadan ve yaşından başından utanmadan tabiri caizse eşekler gibi bağırmaktır
Gültekin Kaymaz
14-10-2008, 00:01
Altı aylık bebişin kucağında Üsküdar’ ın göbeğinde dolaşırken 2. katta olan bir dev ekran televizyonun 4’de 1’i gözüken kısmından Sakaryaspor maçını izleyip, Luciano’nun uzatmada attığı golden sonra ufacık bebeğin korkmasına aldırmadan ve yaşından başından utanmadan tabiri caizse eşekler gibi bağırmaktır.
Fenerbahçeli olmak, ölen yavrusunun arkasından onun vasiyetini yerine getirip Fenerbahçe’sini izlemesidir bir babanın.
Tribünlerde kaybedilen küçücük bir yürek için açılan pankart, o babanın büyük acısını şu dizelerle paylaşmaktır.
“Haykıracak nefesim kalmasa bile,
Ellerim uzanır olduğun yere,
Gözlerim görmese ben bulurum yine,
Kalbim durmuşsa inan çarpar seninle.”
Fenerbahçeli olmak, mutfakta rakı doldururken salondaki biraderin Old Trafford’ da Boliç’in gölüyle “Gooolll” diye bağırmasını duyup heyecandan koridordaki halıya ayak parmağını yakarak kadeh bir tarafa, küllük bir tarafa 4m. Ötedeki salona kadar uçtuktan sonra yerde kapı pervazına kafayı çarpıp durmaktır.
Fenerbahçeli olmak, şampiyon olunca Cumhuriyet gazetesine manşet attırmak, kırmızı Sabah logosunu sarı lacivert bastırmaktır.
Fenerbahçeli olmak, uzaydan görülmeyen ama dünya üzerindeki tek ve en büyük insanı yapıdır.
Gönül adamı olmaktır, hayattan zevk almaktır, doyumuz olmaktır, asla yetinmemektir.
Niye sini bir türlü söyleyemeden kendini adamaktır.
İnatçı olmaktır, dimdik durmaktır.
Biraz acıyı sevmektir, her gün gururla dolaşmaktır.
Durakta beklerken tezahürat bestelemektir, asfaltı lacivert, şeritleri sarı görmeyi istemektir.
Yazları stadı özlemektir, sabaha karşı gidip stadın duvarlarını sevmektir. Stadın çimenlerini yastığın altına koyup uyumaktır.
Mahalle maçlarında Gs-Bjk karmalarına karşı maç yapmaktır.
İş görüşmesinde “Galatasaraylı olmazsan işe alınmayacağı” söylendiğinde, “Dinimi değiştiririm takımımı değiştirmem” diyebilmektir.
Fenerbahçe marşını söylerken gözünden yaşlar süzülmesidir.
Şampiyonluk maçını yoğun bakımda dinlemek ve başında sarı lacivert bereyle sabaha kadar hastane koridorlarında turlamak, acile gelen hastaları başında aynı bereyle muayene etmektir.
Evlenme teklifini “Benimle evlenirmisin ve Fenerbahçeli olur musun?” diye yapmaktır.
Fenerbahçe’min maçlarını seyrederken duygulanıp ağlamaktır.
Bursa 5. gölü attıktan sonra çalıştığınız bankanın Gebze’ li genel müdürüne “Daha yiyeceksiniz” diyebilmektir.
Fenerbahçelilik sevmektir, sevilmektir. Aşktır, onurdur, gururdur.
Kızgın kumlardan serin sulara atlamaktır.
İşte öyle bir şey.
Bir Fenerbahçelinin diğer bir Fenerbahçeliyi görünce gözlerinin içinin gülmesi demek.
Gültekin Kaymaz
14-10-2008, 00:01
Ektiğin tohumların filizlenmesi, yitirdiğin bir şeyin taşınırken bulunması demek.
Güneşin ilk ışıkları, sabah kuşların cıvıltısı demek.
Yağmurdan sonra buram buram toprak kokması demek.
Sevdiğin insanın karşına çıkması demek.
Toprağın, tohumların uyanışı, düşünme, düşünülme, sevmek, sevilmek demek.
Fenerbahçeli olmak 8-9 yaşındayken ofsayt gerekçesiyle verilmeyen golümüzden sonra Trabzon’un kontratağa çıkıp dakika 89’da Dobi Hasan’ın attığı golle Trabzon’a 1-0 yenilmeyi hazmedemeyip hüngür hüngür ağlamak ve o günden bu yana Trabzon’u çok sevmemek demektir.
Yani renkdaşlar Fenerbahçe bazen bir hastalıktır. Dünyanın en güzel hastalığı.
Aşktır, ihtirastır.
Yaşanan elim bir kaza sonrası 5 genç Fenerbahçeli kardeşimizi kaybetmenin üzüntüsü içindeyken onları defin ettiğimizin haftası tüm aile bireyleri ve taraflı tarafsız Tuzlalılarla birlikte mabedde Kocaelispor maçını seyretmek ve o seyir sırasında orada o güzellikleri tüm Fenerbahçe taraftarlarından ve yönetiminden görmek. Tuncay’ımın attığı golden sonra bize koşarak “Kalbimizdesiniz” diyerek kardeşlerimiz için yaptırdığımız pankartı işaret etmesi ve bizleri o anda gözyaşlarına boğmasıdır.
Fenerbahçeli olmak, atılan golden sonra heyecandan bayılıp, saha doktorunun revire götürelim dediği halde “Uğur bozulur” deyip tribünden ayrılmama, tezarühatlara devam etmek, revire gitmemektir.
Fenerbahçe’yi benden çok seviyorsun diyen eşinize “Evet” demektir.
Evlendiğiniz gün düğünden ara sıra kaçıp Orduevinin televizyon salonunda maç seyretmektir. İstanbulspor:0 – Fenerbahçe
Stada gittiğiniz her maçta, görebildiğiniz ve stada girebildiğiniz için Allah’a şükretmektir.
Maç günleri vapurda, yolda gördüğünüz herkese gülümsemek ve sevdiğinizi hissetmektir.
Maçın devre aralarında gidip çay almanızı istediği için eşinizi stada götürmemektir.
Hafta sonlarınızı Fenerbahçe’ye göre programlamaktır.
Fenerbahçeli olmak, sevgilin seni terk ettiği gün maça gidip hıçkıra hıçkıra “Fenerbahçe’m benim biricik sevgilim söyle senden başka kimin var benim” diye bağırmaktır.
Fenerbahçeli olmak, hastaneye kaldırıldığında “Aman oğluma haber vermeyin, bugün maça gidecek” demektir. Oğlu öğrenip gelince “ Ben çok iyiyim, hadi dön İstanbul’ a maça git” demektir. Oğlanın maça yetişemeyip Adapazarı gişeleri yakınında radyoda maçı dinlerken babasına en içten teşekkürüdür.
Hangi birini saysam…
Odanın perdelerinin bir parçasını sarı, diğer parçasını lacivert yapmaktır.
Ablanı istemeye geldiklerinde annen baban verecekken odaya girip “Enişte Bey Fenerbahçeli değilse ablamı vermem” demek.
İç çamaşırına kadar Fenerium ürünleri giymek, kredi kartı olarak Fenerbahçe logolu ve takımımıza pay veren kartları kullanmak.
Maçın 20. dakikasında ensesinde patlatan meşaleden dolayı saha içine ambulansa alınıp “2 derece yanık var hastaneye gitmen gerek”
diyen doktora gülüp, maç bittikten sonra hastaneye gitmektir.
Fenerbahçeli olmak evlenme teklifini stad manzaralı Boce restaurantta almaktır.
Ev ararken ya boğazı ya Şükrü Saraçoğlu’ nu görsün demektir.
19 Temmuz 2003 tarihinde evlenebilmek için Kadıköy evlendirme dairesindeki memurlara yalvarmak, zar zor gün alabilmektir. 19.07
Her ülkeye, şehre gidişte Fenerbahçe logolu ürünler giymek göğsünü gere gere dolaşmaktır.
Şampiyon olunca Marmara denizini sarı lacivert görme hayalleri kurmaktır.
3-2’lik Bordo maçı sonrası şuurunu kaybedip, dolaba kafa atmak, dolabın üstüne yıkılmasına sebep olmak ve soluğu acilde almaktır.
Fenerbahçeli olmak, Boliç’in attığı golle kazandığımız Manchester maçından sonra sabaha kadar uyumayıp, sabah bütün İngiliz gazetelerini toplamaktır. Bunu bende yaptım.
Fenerbahçeli olmak, daha Türkiye’ ye kesin dönüşü belli olmadan, hala İngiltere’ de çalışırken kombinesini almaktır.
Fenerbahçeli olmak, her sezon başında cimbomlu arkadaşlarınla 2 maç 6 puanına gönül rahatlığıyla iddiaya girmektir.
Dünden çok yarından az sevebilmektir.
Hiçbir zaman hiçbir koşulda eziklik hissetmemektir.
Evlenme teklifini stada pankart açarak yapabilmektir.
Ha birde nikah masasına 19.07 tarihinde oturup, 19.07 saatinde evet demektir.
4-3’lük Fenerbahçe maçını setretmek için sınav günü okuldan kaçıp yazılıdan 0 almaktır.
Eşine seni Fenerbahçe kadar çok seviyorum dediğinde ondan asla vazgeçmeyeceğini anlayıp sana teşekkür etmesidir.
12 yaşındaki bir çocuğun Bursa’ daki evinden gizlice kaçıp mabeddeki maçı seyretmesi ve dönüş yolculuğunda annesine telefon açıp
babası duymadan anahtarları kapının önündeki ayakkabıların içine koymasını söylemesidir.
15 sene önceki gündüz maçlarına akşamdan gidip o sağuk havaya rağmen 3-5 arkadaşıyla Fenerbahçe sevgisinden bahsederken, ısınırken sabahlamasıdır.
88-89sezonunda mabedde maç seyrederken babamın repliklerini tekrarlayıp topu arkadakine at demem sonucunda topun arkadaki oyuncuya gelmesi ve geldiği gibi filelere gitmesi, golden sonra oyuncuların bana doğru koşup, tellerin ardından sarılması karşısında babama dönüp, “Beni her maça getir babacım bundan sonra Fenerbahçemin bana ihtiyacı var” demektir.
4-3’lük Gs maçında 4. golü atınca sevinçten zıplarken başımın kapının üst tarafına vurup yarılması, o gece hastanede 12 dikiş atılmasıdır.
Her akşam yatırmadan önce oğlunu kucağına alıp omuz omuza yapmak sarı lacivert şampiyon Fener diye salon yatak odası arasında apatmandakileri kızdıra kızdıra uyutmaktır.
Gültekin Kaymaz
14-10-2008, 00:02
Fenerbahçeli olmak askerde içtimada hazır oldayken Galatasaraya 5. gölü attıkdan sonra 5’ledik diye bağırmaktır.
Olimpiyat Stadındaki Gs-Rize maçında Rize gol attıkça sevinmektir ama maç 5-0 olduktan sonra ya 6-0 olursa dite korkmaktır.
6-0 sadece bizimdir, kimse bizden başka Galatasarayı 6-0 yenemez.
Zaman zaman hayatında en çok sevdiklerini sıralarken hep Fenerbahçenin adını büyük bir gururla en önce düşünüp, söylemektir.
4 yaşındaki oğlunla mabede gidip 3’lü çekmek,
4 yaşındaki oğlunla Feneriuma gidip aynı tişörtü alıp giymek ve sokakta birlikte yürümek, daha da önemlisi koşullar ne olursa olsun sevdanın ne olduğunu görmektir.
Eşine Fenerbahçeli olmasaydın seninle evlenmezdim diyebilmektir.
Sezonun son maçına denk gelmesi nedeniyle düğününde bir çok kimsenin yanında almamasına ve gelmeyenler yüzünden oldukça maddi zarar uğrumasına rağmen, Galatasarayın Trabzondan yediği gollere karşılık Samsuna atılan golleri duydukça daha bir çoşkuyla oynamak, göbek atmaktır. Maç sonuçları Gs:4 – Ts: 0, Samsun:1 – Fenerbahçe : 3 idi.
Trafikte saçma sapan hareketler yapan arabanın şöförüne söylenmeye başladıktan sonra plakasının 34-FB olduğunu fark edince yanından gülümseyerek selam verip geçmektir.
Fenerbahçeli olmak maç günü formamı giyememişsem, kötü bir sonuç alırsak kendimi suçlu hissetmektir.
18 Eylül 1985 gecesi 3-2’ lik Bordo maçını dinleyebilmek için acemi birliğindeki koğuştan kaçıp nöbetçi subaya yakalanmak ve o anda rahmetli Hüseyin Çakıroğlu 3. golü atınca hep beraber garnizonu inletmektir.
Evlenmeden önce eşine benim için önce Fenerbahçe’m sonra sen gelirsin bunu bil ki ilerde sorun çıkmasın demek ve bugün eşi ve oğluyla her maç maraton üste yerini almaktır.
Sevgililer gününde eşine mesaj atarken sevgisini ifade edebilmek için “Seni Fenerbahçe’m kadar çok seviyorum” yazmaktır.
Ekmeği tuza banıp banıp yer gibi, geceleri ateşler içinde uyanarak musluğa dayayıp ağzını su içer gibi bir şeydir.
Aşkın kanunu yeniden yazmaktır.
Motorları maviliklere sürmektir.
Fenerbahçe dayanışmanın diğer adıdır.
Sevgiyi paylaştıkça çoğaltmaktır.
Bütün kirlerin ortasında tertemiz kalabilmektir.
Leyla olmaktır, Mecnun olmaktır, Kerem olmaktır, Aslı olmaktır.
Sahada, salonda, tribünde, yollarda yapılanlarla her seferinde yeni bir şiir yazmaktır.
Bugün Fenerbahçe için ne yaptın sorusunu kendine sormayı şiar edinmektir.
İlk görüşte aşktır, taammüden sevmektir.
Olmadığında yeri doldurulamayacak olandır.
Her şeyden vazgeçtiğin anda bile seni hayat bağlayandır.
Cesaret, akıl, bilgi ve sevginin gücüyle yarını bugünden kurmak ve ona tarih adını vermektir.
Say say bitmez çünkü…
Fenerbahçeli olmak, bütün güzel şeyleri sonsuza kadar yeniden üretmek ve çoğaltmaktır.
Fenerbahçeli olmak, yaşamaktır.
Fenerbahçeli olmak Beşiktaş semtinde 24 daireli apartmanda oturup Fenerbahçe bayrağını balkona asmaktır.
Fenerbahçeli olmak Ankara’ da oturduğun için her hafta maça giden İstanbullu kardeşlerini kıskanmaktır.
http://www.zekirdek.com/forum/images/statusicon/user_online.gif http://www.zekirdek.com/forum/images/buttons/report.gif (http://www.zekirdek.com/forum/report.php?p=4079933) http://www.zekirdek.com/forum/images/misc/progress.gif
Gültekin Kaymaz
14-10-2008, 00:03
http://img126.imageshack.us/img126/7411/wall3qa.jpg
Gültekin Kaymaz
14-10-2008, 00:04
http://www.tumspor.com/photos-inner/648840891.jpg
Gültekin Kaymaz
16-10-2008, 17:13
SON SÖZÜMÜZ FENERBAHÇE
Çok güzel birgün vardı avusturyada,sabahın erken saatlerinde güneş sıcaklığıyla uyandık beklenen gün gelmiş sabır küpü haline gelmiş duygularımızı boşaltacaktık akşam saatlerinde...
kimimiz geceler boyunca uyumamış maçı düşünmüştük saatlerce...
saatler ilerliyor ve maça artık saatler kalmıştı
ÇILGIN KANARYALAR derneğine akın ediyordu 7 den 77 ye herkes!
genci,yaşlısı bir aradaydı,yüzler gülüyor kadehler ''KALDIRIN KALDIRIN KALDIRIN FENERBAHÇE İÇİN KALDIRIN'' gürültüsüyle kalkıyordu...
bibirini hiç görmemiş nedir kimin nesidir diye sormadan içli dışlı olmuştu herkes!
Fenerbahçeli olmanın farkı buydu belkide...
yahu nedir bu sevgi diye merak edip gelenlerde vardı...
Tezahüratlarımıza ilginç bir gözle bakıyor hafiften kesiyordu herkesi,oda istiyordu haykırmak istiyordu ama çekiniyordu içindeki sevgiyi atamıyordu dışarı...
oturmuş maç saatini bekliyor kadehini kaldırıyordu başlasın bu maç artık dercesine...
evet hakem düdüğünü çaldı ve maçı başlattı...
ÇILGIN KANARYALAR yine çıldırmıştı inliyordu her taraf...
en azından beraberlik bekliyorduk çünkü takımımızın gücünü biliyorduk...!
Fenerbahçemiz bir türlü maça konsantre olamıyor oyun kuramıyordu.
ooofff
ööööf
amaaan
napıyorsunuz
hadi be olum
dikkat
eyvaaah
yinemii
sesleriyle top ağlarımızdaydı...
tarifi olmayan hatalar zincirinin bir halkasıydı bu gol...
isyan ediyor birbirimizle konuşuyor tartışıyorduk...
ilk 45 dakikada Fenerbahçe görmedik biz sahada!
şampiyonluk maçında nasıl ruhsuz mücadele edilir diye soru işaretleri vardı kafalarda!
HEP DESTEK TAM DESTEK felsefesiyle
2.yarıda başladık tezahüratlara.
takımmız biraz kıpırdanır gibi olmuştu
HAYDİİ FENER HAYDİ FENER HAYDİİİİİİ
TAM ZAMANI TAM ZAMANI ŞİMDİİİİ
inliyordu her yer...
dakikalar geçiyor gol gelmiyordu...
ve hakemin amansız son düdüğü gelmişti!
herkes kendinden geçmişti birbirine şaşkın gözlerle bakıyor akla gelmeyecek şeyler yapmak istiyordu,ölmek istiyordu belki kim bilir!!!!
neyseki bizbize kaldık...
etraf sesiz
sakin
ve
duygusal!!!!
bir ses geldi hemen yakınımızdan...
duvardaki yazıyı okumaya çalışıyordu biri
baktığı yere herkes baktı!
http://www.cilginkanaryalar.com/images/stories/easygallery/bild%20037.jpg
eğlenmeye başladık çılgınca!
düşmanlarımız eğlenirken bize ağlamak üzülmek yakışmazdı!
AŞKINLAAA OLDUK DERBEDEEEEER diye başladık
FENERBAHÇEM BENİİİM BİRİCİK SEVGİLİM..... diye devam ettik!
SEVMİŞİZ SENİ KANARYA HERŞEYDEN FAZLA
ÖLÜNCE FENER YAZACAK MEZAR TAŞIMIZA diye hakırdık!
tarifi edilmeyen mutluluğu bizlere yaşatan Fenerbahçemize sırt çevirmek üstümüzdeki formaya ihanettir!
giydiğimiz formaları bağıra bağıra ıslatmıştık terden!
ne yazık ki o gün o formayı koşarak bile ıslatmadı futbolcularımız...
olsun be üzme kendini FENERBAHÇELİ!!!
Futbolcuna
Camiana
Fenerbahçe varlığına sahip çık!
dedelerimizin nenelerimizin ruhu şad olsun!
onlar bugünlerde yaşadığımız mutlulukların onda birini bile yaşamazken
yinede takımını her şekilde destekleyerek
FENERBAHÇE BÜYÜKLÜĞÜ BAŞKA BİR BÜYÜKLÜKTÜR ADI KONAMAZ derken
biz bugünlerde bir mağlubiyetten sonra isyan etmemeliyiz!
maçtan sonra takımı babalarının malı sanan futbolculara saldıran dallamalar ve divan kurulu toplantısında maç öncesi KEZMAN takıma yakışmıyor forvetler yetersiz diğen zihniyetlere diyecek fazla sözümüz yok!!!
VARLIĞIMIZ FENERBAHÇE VARLIĞINA ARMAĞAN OLSUN!
Tüm Fenerbahçe sevgisini kalbinde taşıyan
sarı lacivert yaşayan
HEP DESTEK TAM DESTEK diğen taraftarlara
Sevgi ve Saygılarla
Gültekin Kaymaz
16-10-2008, 17:15
Fenerbahçe Profesyonel Futbol Takımı`na;
Sizler, damla damla helal terlerinizle ıslatmaya devam ettiğiniz kutsal formamız altında bizlere unutulmaz başarılar yaşattınız.
Sonsuza kadar sürecek bu sevdanın sıcaklığında daha nicelerini de yaşatacağınızı biliyoruz.
Kupaları, madalyaları, ödülleri, şampiyonlukları için değil, şanlı tarihindeki eşsiz mücadeleleri, bu milletin en karanlık günlerinde düşmanlarına tokat gibi inen duruşu ile halkın takımı olmayı başarmış olan Fenerbahçemiz`in formasını giymek gibi bir şerefe, onura sahipsiniz.
Amblemimizdeki her simgenin hakkını verircesine 100 yılını devirmiş olan ve daha nice yüzyıllar görecek olan kulübümüzün bu sene de iftiharı oldunuz, sezon sonu alacağınız şampiyonlukla da bu iftiharı taçlandıracaksınız.
Bizler size inanıyoruz.
"Onikinci Adam" olarak 12 numaralı formalarımızla hep yanınızdayız, yanınızda olmaya devam edeceğiz.
Spor kamuoyu içerisindeki haset dolu davranışları ile başarılarımızı gölgelemeye ve hatta bizi durdurmak gibi gaflet dolu çabalar içerisine giren hayalperestlere inat siz gerekeni yaparak, en güzel cevabı her zaman olduğu gibi yine sahada vereceksiniz.
Bizler size inanıyoruz.
Dünya kupasının finalinde bile penaltı kaçabiliyorken ve dünya spor tarihinde ilk penaltıyı Fenerbahçe kaçırmışcasına ortalığı ayağa kaldırmaya çalışanların, yerlerine tekrar oturmalarını nasıl sağlayacağınızı biliyoruz.
Bizler size inanıyoruz.
Bizim galibiyetimizle biten maçların uzatma saniyeleri ellerde kronometrelerle sayılırken, bizim aleyhimize kullandırılan dakikaları görmezden gelenlerin gözlerine bir kupa daha sokacağınızı biliyoruz.
Türk sporunun aydınlık yüzü Fenerbahçemiz`in değerli teknik heyeti ve sevgili futbolcu kardeşlerimiz;
12 numara olarak bizler
Sizin göğsünüzdeki armanın ışığında onurlu mücadelenizi sergilediğiniz sürece yıkamayacağınız engel yoktur biliyoruz,
Yıkın engelleri, alın şampiyonluğu !..
Helal ter damlalarıyla ıslanmış bir kupayı daha koyalım hep beraber müzemize...
Biz size hep inanıyoruz, her zaman yanınızdayız...
Gültekin Kaymaz
16-10-2008, 17:16
Kimi yollardan geldik,
kusandigimiz ask zirhini takarak
zafer diye vazgecmeden yürüdügümüz...
Yilmak nedir bilmedik,
kahpe tuzaklarin
ve zehirini akitmak icin can atan ciyanlarin arasindan....
Sari ve lacivert olsun dedik
gökyüzünün renkleri
ve cocuklar gibi mutlu olabilmek..
Ne kücük düsürdük sevdamizi
ne de bogulduk hayallerinde
olmayacak dualarin...
Kimseleri duymadik
Icimizden gelen sese inandik ve
sana..
Biliyorduk cünkü
tarih gibi sahittik hepimiz
gelecek olan rüyaya..
Bu gün iste o gündür
demek adina
carpan kalpler
patlayan eller
akacak gözyaslariyla
haziriz kanaryam.
haziriz ki sen inandirdin
ve sen,
bizi incitme
Ne olur...
Bu kadar keyfini almisken baharin
ve kokusunu almisken...
Ne olur
yarim kalmasin
Efecan Turanlı
17-10-2008, 00:03
ustad harıkasın
Atakan Akbıyık
17-10-2008, 15:17
bana zevk herseyi cok seviyorum bunların başındada kanarya aşkı var
sen olmasan niçe olurdu benim bu divane gönlüm
forza sarı kanarya
Burak Türker
17-10-2008, 17:40
http://www.tumspor.com/photos-inner/648840891.jpg
İşte bu resim her şeyi anlatıyor... Onlar anlamazlar neden stada gidince gözlerimizin dolduğunu ,onlar bilmezler kara gün dostluğunu, anlayamazlar hiç önemli değil. Biz tek yürek hep yanında olacağız FENERBAHÇE
Gültekin Kaymaz
21-10-2008, 18:06
Her köşe başı kara mizah üstatlarıyla dolmuş. Meğer ne kadar çok şu futbolu bilen varmış. Ne kadar çok Bay Bilmiş. Üstelik "Türkiye de ne kadar çok futbolsever o kadar çok spor yorumcusu var" diye insanları cahil cühela edip kendilerini övmezler mi? Ağır geliyor işte bizim gibi densizlere, sözün nerede başlayıp nerede bittiğini bilmezlere…
Oysa birçok Fenerbahçeli için futbol, teknik, taktik, istatistik veya analiz değildir. Farkında değiller ama Fenerbahçeli her yenilgi de daha çok sever Fenerbahçesini… İşte böyle akşamlarda Fenerbahçeli gözyaşları akarken formasına aslında dökülenler Prometheus’un gözyaşlarıdır. Fenerbahçeli gözyaşlarıyla sulayarak büyütür yüreğinde ki sevdasını. Tıpkı mitolojide ki tanrılara karşı en zor koşullarda bile boyun eğmeyen direnen bir Prometheus gibi dayanır Fenerbahçeli ve sırf bu yüzden hiçbir zaman Türk futbolunun tanrıları onu affetmezler. O da hiç kimseden af dilemez. Kayırılma beklemez.
Yaşı ne olursa olsun, kim olursa olsun bir Fenerbahçeli sarı laciverdi yan yana gördüğünde içinde ki kıpırdanmayı hisseder. Sonra sahiplenme gelir bu benim. Bu benim Fenerbahçem. Çocuklar gibi sevinç içinde sevgisini sunar o renklere. Öyle saf ve tertemiz bir sevgidir ki bu aslında hayatı boyunca sevgilisini bile öyle sevmemiştir.
Rakibi kim olursa olsun Fenerbahçelinin stada giderken yüreği çırpınan kuş gibidir. Ve bilir ki o birkaç saat sonra kopacak fırtınanın bir parçası olacaktır. Nikaragua Hukuk Fakültesinde yazılan “Sic itur ad astra” aslında onun için yazılmıştır. Bilir ki girdiği “O kapılardan yıldızlara çıkacaktır.”
Lugano formasına secde ederken seken topları, çapraz koşuları düşünmez. uğur sizi duyamıyorum derken top kayıpları unutulmuştur.edu haksız verilen bir faul sonrası topu ısırırken dar alanda üçgenler, uzun toplar çok da anlamlı değildir. Gökhan’ın gözyaşlarını gördüğünde isabetli ortaları düşünmez. Efendim Brezilya ekolü, Alman ekolü, İtalyan’ın savunmaya dayalı oyunu sonraki işlerdir. Yeryüzündeki bütün sistemlerin yıkılması için bir Alex yeter. semih uzatırken kafasını çivili kramponların altına onun duran top masalları zerre umurunda değildir. Bilir gol olduğunda kendinden geçecek ruh halindedir. Sarıldığının kim olduğu, kıyafetinin ne olduğu, ne iş yaptığı önemli değildir. Sadece Fenerbahçelidir ve o kardeşidir. Öyle bilir. Öyle görür. Öyle sarılır.
Fenerbahçe sadece futbol değildir. Fenerbahçeli sadece futbolsever değildir. Onun sevdası bir kor ateştir. Phoenix’in 21 nci yüzyılda ki dirilişidir Fenerbahçe. Küllendi dediğiniz an da bir efsane olur küllerinden yeniden doğar. Bitti dediğiniz an da cehennem sıcağı olur yeniden yakar. Fenerbahçeli takım tutmaz çünkü Fenerbahçe tutulamaz. Tanımsızdır Fenerbahçe kelimesi anlamlarla ifade edilemez. Üstüne yüklenilen hiçbir anlamı da kabul etmez, taşımaz. İşte tarif edilemediği için bu kadar ulaşılmazdır Fenerbahçe.
Fenerbahçe’yi seyreden Fenerbahçeli için öyle zaman olur ki nefes almak unutulur. Kimi zaman ise yaşamak… Bazı günlerde ise ruh bedenini terk eder maçın bitiminde yaşananlar hatırlanamayacak kadar belirsizleşir. Geride ise sadece tatlı bir huzur kalmıştır.
O saatten sonra futbol mu? Yorum mu? Hani Sokrates demiş ya “Bir şey biliyorsam o da hiç bir şey bilmediğimdir.” Alex koşmamış. Ümit isabetli orta yapamamış. selçuk maldonado çok top kaybı yapmış. uğur ayağında topu çok tutmuş. Lugano-edu adam kaçırmış. Guiza tam randıman oynamamış. Volkan hatalı gol yemiş.Gökhan kademe hatası yapmış.Guiza çok gol kaçırmış. lugano ağırmış. Semih çok yedek kalmış. Kazım istenen performansı verememiş. Gürhan ilk onbirde çıkmayınca fayda sağlayamamış.Emre bir türlü yararlı olamamış. Aragones takımı iyi yönetememiş. Takımda sistem yokmuş. Fenerbahçe kötü oynamış. İki senedir bizim mahallenin takımı Şampiyon olmuş, o kadar golü de babam atmış. Kusura bakmayın son cümle yazının akışını bozdu ve galiba biraz yanlış oldu . (Gerçi 40 yıldır medyaoyunun yanlışlarına o kadar alıştık ki bir kerede biz yaparsak kıyamet kopmaz değil mi? Nerede kalmıştık.) Bir şey biliyorsam köşe başlarını tutanların Fenerbahçe ve Fenerbahçeliliğin ne olduğu hakkında hiç bir şey bilmedikleridir.
Bulaşıcı bir hastalıktır Fenerbahçelilik. Bir kere yüreğinize bulaştı mı yüreğinizi söküp atamazsınız. Dünyanın neresinde olursanız olun onu çocuklarınıza aldığınız gibi tertemiz verebilmek için bir kutsal emanet gibi taşırsınız. Hiçbir zaman onsuz yaşayamazsınız. İçinizde yanan ateşi ne kadar unutmak isterseniz isteyin. Ne kadar olgun ve mantıklı olursanız olun. Kaç yaşında olursanız olun. Ne zaman ki yüreğinizde ki sevdaya dokunup içinizi acıttılar mı? İşte o zaman yüreğinizde o kıyamet kopar. Yüreğinize o ateş ilk kez düşmüş gibi Sevdanıza yeniden yanarsınız. İçinizdeki o Fenerbahçe Sevdası fırtına olur içini acıtanı boğar.
Sahi bugün sizin içiniz acımıyor mu? Kundaklayın o zaman içinizdeki Fenerbahçe Sevdasını…
Gültekin Kaymaz
30-10-2008, 00:05
Fenerbahçe sadece futbol değildir. Fenerbahçeli sadece futbolsever değildir. Onun sevdası bir kor ateştir. Phoenix’in 21 nci yüzyılda ki dirilişidir Fenerbahçe. Küllendi dediğiniz an da bir efsane olur küllerinden yeniden doğar. Bitti dediğiniz an da cehennem sıcağı olur yeniden yakar. Fenerbahçeli takım tutmaz çünkü Fenerbahçe tutulamaz. Tanımsızdır Fenerbahçe kelimesi anlamlarla ifade edilemez. Üstüne yüklenilen hiçbir anlamı da kabul etmez, taşımaz. İşte tarif edilemediği için bu kadar ulaşılmazdır Fenerbahçe.
Aykut Eldelekli
01-11-2008, 16:18
fenerbahce askı anlatılamaz sadece yasanır..fenerbahce bir sevgilidir yardır benim icin fenerbahceli olmadım öyle dogdum ben ismimi aykut kocamandan almısım:) fenerbahce benim dünyam...
Gültekin Kaymaz
07-11-2008, 05:25
Kimi yollardan geldik,
kusandigimiz ask zirhini takarak
zafer diye vazgecmeden yürüdügümüz...
Yilmak nedir bilmedik,
kahpe tuzaklarin
ve zehirini akitmak icin can atan ciyanlarin arasindan....
Sari ve lacivert olsun dedik
gökyüzünün renkleri
ve cocuklar gibi mutlu olabilmek..
Ne kücük düsürdük sevdamizi
ne de bogulduk hayallerinde
olmayacak dualarin...
Kimseleri duymadik
Icimizden gelen sese inandik ve
sana..
Biliyorduk cünkü
tarih gibi sahittik hepimiz
gelecek olan rüyaya..
Bu gün iste o gündür
demek adina
carpan kalpler
patlayan eller
akacak gözyaslariyla
haziriz kanaryam.
haziriz ki sen inandirdin
ve sen,
bizi incitme
Ne olur...
Bu kadar keyfini almisken baharin
ve kokusunu almisken...
Ne olur
yarim kalmasin
Tamer Tahsin
07-11-2008, 07:50
niye acaba en kotu zamanlarımda FENERBAHCEme veriyorum kendimi..kız arkadasımdan ayrıldıgımda dersler kotu gittiğinde en samimi dostlarımla tartıstıgımda hep FENERBAHCEm var, yine FENERBAHCEm var benimle birlikte..işte dünya bi yana FENERBAHCEm bi yana dedikleri bu olsa gerek..yüreğimizdeki bu heyecan bu cosku bu FENERBAHCE askı hiç bitmesin bitmez de gerçi.. en kotü gununde yine bizler varız FENERBAHCEm...
Gültekin Kaymaz
16-01-2009, 18:54
FENERBAHÇELİLİK nedir?
Luciano'nun forma üzerinde secdesi,
Hooijdonk'un son maçında dünya güzeli oğlu ile sahada el ele veda etmesi,
Rapaiç'in Antep maçında 2.golden sonra kendisini kutlamaya gelenleri iteleyip santraya koşması,hırsı,inancı .Galatasaray maçında gole giderken yerdeki okan'ı görüp topu taca bırakması ve uğuldayan tribünlere yerde yatan oyuncuyu göstermesi,
Tuncay Şanlı'nın 3-1 lik İnönü maçında Cordoba'nın darbesine rağmen düşmeyip ayakta kalması ve golü atması,
Rıdvan Dilmen’in kendisine yapılan katil faullerden sonra sağa sola saldırmak yerine,yerde yatarken hakeme tekme yerlerini göstermesi,
Henry Turner’ın kırık ayakla oynadığı Galatasaray maçında yaptığı unutulmaz blok,
Deli Nezihi'nin yarım sezonu kırık serçe parmağıyla oynaması ve tribünlerle arasında oluşan sıcacık bağ,
Dil bilmeyen Marco Aurelio'nun verilen haksiz penaltının kaçmasından sonra kuddusi müftüoğlu'nun yanına koşup elleriyle gökyüzünü göstermesi,
Cumhurbaşkanlığı kupası maçında ,iş penaltılara kalınca Galatasaray tribünlerinin “hop hop Yaşar top Yaşar” tezahüratı sonrası, bizim tribünlerde Yaşar Duran’a yapılan çılgınca tezahürat ve onun sakince bizi selamlaması ve maçı kazanmamız sonucu tribünlere koşuşu,
Lefter'in topu usulca öperkenki o muhteşem fotoğrafı,
Serhat Akın’ın da Sakarya’da 90+3’de korneri atarken topu öpmesi ve o topun Luciano’nun kafasından ağlara gidişi,
Mehmetçik Basri'nin çubukluya anlam katan bandajlı mağrur fotoğrafı ,
Schumacher'in yenilen her gole çıldırması,yenilgi kabul etmemesi, kalesinde diz çökerek yaptığı sevinç gösterileri,
2-0 geriden 3-2 kazanılan Efes serisindeki İbrahim Kutluay’ın inanılmaz performansı,
Deniz Barış'ın Ali Sami Yen'de başına gelen paraya rağmen tacı atışı ve Deniz Barış’ın en acı gününden sonra futbola dört elle sarılıp en mükemmel performansını göstermesi ,
4-3 lük Antep maçında taca çıkan topa müdahale edemeyen Abdullah'ın çimleri hırsla dövüşü,
Aykut Kocaman'ın o abartsız,sakin,mağrur gol sevinci.İstanbulspor 'da oynarken Kadıköy'deki Fenerbahçe maçından önce "polemik olmasın" diye tek başına soyunma odasında ısınışı,
Ali Şen'in "Fenerbahçe taraftarını sandıklardan bayrakları çıkarmaya çağırıyorum" demecinden saatler sonra Bodrum sokaklarında dalgalanmaya başlayan bayraklarımız ve o sezon gelen şampiyonluk,
Çıkış tünelinde maçı seyreden sakat Johnson’un gelen golün sevinciyle ayağını unutup arkadaşlarına koşması,
İslam Baba'nın maçı çeviren seyirciye "sarı lacivert masal kahramanları" diye hitap etmesi,
Ali Sami Yen'de her türlü saldırı ve hakarete rağmen, F.Bahçeli futbolcularımızın efendiliğini bozmadan geleneksel vazifesini yerine getirmesi,
FENERBAHÇELİLİK bu yazıyı okurken kalbinin hızının artması, o günleri bir anda tekrar yaşamak, unutmamak unutturmamaktır.
İYİ Kİ FENERBAHÇELİYİZ...
Abdulhalim Şerbetçioğlu
17-01-2009, 00:45
hepinizin eline sağlık emeğine sağlık FENERBAHÇE büyüklüğünü onun tarif edilemez güzelliğini anlattınız ve bizlere bu büyük takımı boşa tutmadığımızı anlattınız için teşekkür ederim emeği geçen herkese teşekkürler...
Tuğba Tülü
27-01-2009, 20:46
Gelip Geçici Aşklara satmadım gerçek AŞKIMI ...
Volkan Matur
27-01-2009, 21:23
Öyle bir sevgi ki tarif edilmez Fenerli olmayan kimse bilemez anlatılmaz yaşanır.:)
Buğra Aykan
28-01-2009, 01:34
Öyle bir sevda ki... :)
Mehmet Kırtepe
28-01-2009, 01:48
Kalkarsın sabah sıcacık yatagından, perdeleri açarsın, birden bire dünya sana Sarı-Larcivert görünür; hani o reklamdaki adamın gözlerinde çıkan dolar işaretleri gibi... Elini yüzünü yıkarsın, kahvaltıyı bile unutturan o içindeki çığlıkla atlarsın bir Bandırma otobüsüne, ilk gemiyle doğru İstanbul... Daha Yeditepe'ye girmeden yankılanır kulaklarında o sesler, dayanamazsın, haykırırsın boğazın o hırcın sularına ''En Büyük Fener'' diye boğazın serin hırcın gürleyen dalgaları sana sarıı diye seslenir sen daha larcivert demeden martılar larcivert der İstanbul 1907 senesinden beri tam 102 yıldır bu melodiyi fısıldamaktadır bogazın sakinlerine...rahatlarını bozarcasına...
Dayanılmıcak bir hal alır beklemek. Kendi kendinle konusmaya başlarsın. Bu oyle bir sevgi ki ayrılık koyu bir ızdıraptır senin için. Mabedi gördüğünde hele yüzündeki o gülümseme sana hayatta sayılı zevklerin verebilecegi bir duygudur ve bunun diğerlerinin tadamayacagı bir haz olduğunu bilirsin ve kahkaha atmak gelir içinden... Gidip sarılmak istersin koşarcasına ama o çok büyüktür sana kapılarını açarak hoşgeldin der Herseyinde kendini bulursun ona bakarken. Sonrasında sevmeye başlarsın o soğuk demirleri, merdivenleri, oturakları... tıpkı kız arkadaşının saçlarını severmiş gibi derken o müthiş an gelir her biride o çubuklunun içinde bir altın gibi ışıldayan lordlar çıkar teker teker yeşil sahaya...Yeşil saha deyip geçme o çimler bile bilir gerçeğin ne olduğunu ve onun içindir ki ibadetlerini çubuklu önünde eğilerek gerçekleştirirler, her diğerleri gibi...gece sona erdiğinde sonuç ne olursa olsun sen sarhoşsundur, aşk sarhoşu...bir an önce sokağa gidip kolu komşuyu uyandıran, ''uyanın seviyorum ulenn'' diyen o filmdeki sarhoşu oynarsın sevginin herkes tarafından bilinmesini istersin. Senin damarını kesseler sarı larciverttir akan kan.Gece oyle ya da boyle evini tutturup yatagına uzandığında hala sarkılar marşlar söyleyebilirsin, başını yastıkla sıkıstırıp seslerin gelmesini engellemek isteyenlerin inadına En Büyük Fenerbahçe narasıyla günle vedalaşırsın..
daha nasıl anlatılabilir ki...
üniversite eski sorumlumuz çağdaş aydemire anlatımından dolayı teşekkürler....
Volkan Matur
28-01-2009, 11:25
Öyle bir sevda ki... :)
adı konmaz tarifi olmaz :)
Handan Demir
28-01-2009, 14:25
bilmiorum nedenini ne desem anlatmaz içimdeki fener sevgisini.ama şöyle diyebilirim : bebeklerin adı kulağına ezanla okunur bizde yenii doğduklarında. benimde yeni doğduğumda kulağıma fenerbahçe denmiş sanırım :)
Yusuf Yavuz
28-01-2009, 15:28
babamdan miras bu sevda......
Fuat Rıhtım
30-01-2009, 00:12
Fenerbahçelilik takım tutmak değildir ki..
Fenerbahçeli olmak bir yaşam tercihidir..
Sabah kalktığımda önümde Lugano posterini görüp, üzerindeki Fenerbahçe atkısını farkedip güne gülümseyerek başlamaktır Fenerbahçelilik..
Otobüste, vapurda milletin elindeki gazetedeki sayfalarda Fenerbahçe haberlerini aramaktır ve onlarla mutlu olabilmektir Fenerbahçelilik..
İşinde, okulunda dersten sıkıldığında bir köşeye Fenerbahçe'yi karalamaktır Fenerbahçelilik..
Akşam dönüşte Fenerbahçe'nin durumunu değerlendirmektir kendi içinde ya da başklarıyla, Fenerbahçelilik..
Evine gidip internete girdiğinde fenerbahce.org ' a girmektir hemen Fenerbahçelilik..
Fenerbahçe'de top oynama hayaliyle 25-30'lu yaşlara gelmektir Fenerbahçelilik..
Canın birşeye sıkkın olduğunda, dünyanın en kötü günlerini yaşadığında, mabede gidip o sıkıntını bir anlık unutmaktır Fenerbahçelilik..
Fenerbahçelilik, kardeşliktir.. Tanımadığın kişilerle omuz omuza tezahürat etmenin ardından belkide bir yuva kurmaktır Fenerbahçelilik..
Fenerbahçelilik onu hissedebilmektir her an içinde..
O formayı giyerken her zaman aynı heyecanı hissetmektir Fenerbahçelilik..
Bazen düşünüyorum.. 11'e 11 maç yapıyor o sahadakiler.. Bu mudur hayatımı yönlendiren şey..
Cevabı elbette hayır..
Çünkü Fenerbahçelilik sahada değil saha dışındadır aslında..
O saha içi, bizim aşkımızla buluşma noktamızdır sadece..
Babandan olmasada o miras sevdası sana, çocuğuna bırakabilmektir bu mirası Fenerbahçelilik..
En büyük duamdır benim.. Fenerbahçesiz hiçbir günümün olmaması..
Fenerbahçeli günler herkese..
Gültekin Kaymaz
02-02-2009, 22:20
...en uçta yaşar sevgisini Fenerbahçe'li...kana kana içilen sudan alınan haz dahi yalkaşamaz ona olan doyumsuzluğun...dinlediği şarkıda sevgiliye duyduğu özleme baskın çıkacak tek şeydir Fenerbahçe'si...ona olan tutkusu...çoğu kez yalan söylemek zorunda kalır sevgilisine-eşine, tek sevdiğim sensin diye...uykusundaki rüyasında bile, Japon kale top oynar o, Rıdvan ile, Oğuz ile, Tuncay ile...gol atar Rüştü'ye belkide, içinden gelmesede...
... Çılgındır Fenerbahçe Sevdası...benzemez diğerlerine...
...belkide bu delilik, bir Fenerbahçe'liyi diğerlerinden ayıran...onlar bunu yaşamayı bilmezler ki...bilemezler ki böyle bir sevgiyi...Tanrı'ya ibadette Dua'ya açılan eller ile birlikte dudaklardan dökülen sözlerde de Fenerbahçe'li unutamaz Fenerbahçe'sini...Dua eder takımım şampiyon olsun diye...Deniz kenarında uf'ka bakarken ve düşünürken Fenerbahçe'yi, yediği kuru simitten bir parça böler atar martılara, şans getirsin diye...niyetlenir kendi kendine belkide...
... Çılgındır Fenerbahçe Sevdası...benzemez diğerlerine...
...belkide yarın ki maçı düşünür, heyecanın dorukları kalbinde...saatlerce...bi r o yana bir bu yana döner yatağında, ama nafile...uyku ile rastlaşamaz bir türlü...Uyku, heyecana yeniktir gecelerce...sabahlar şahittir bu yenilgiye...bir yoksula yaptığı yardımda niyet eder Fenerbahçe'sine, başarılı olsun diye...çokça takılırlar ona; "ne bu halin, başka işin gücün yoku mu, delimisin sen" diye...dedim ya, anlamaz başkaları, sarı-laci asaletini, sevgisini...bazen hiddetlenir kızar futbolcusuna..."Tuncay ne yapıyorsun" yada "ah be Önder o topu kaçırma" diye...ama bu kızgınlık, bir annenin çocuğuna olan kızgınlığından öte geçmez...hangi anne ister çocuğunun kötülüğünü...
... Çılgındır Fenerbahçe Sevdası...benzemez diğerlerine...
...dedim ya...en uçta yaşar Fenerbahçe'li sevgisini...hele bir de şampiyon olduğu zaman, ah işte o zaman, tüm dertler unutulur, Dünya onun olur...kalbine doğan ışığın ve mutluluğun tarifini yaparken zorlanır belkide, melekler bile...Kalbinin çarpıntısı sarsar tüm Dünya'yı...hani çıkaracaktır suyunu, sıksa koca bir taşı...atar kendini caddelere...koca Dünya dardır artık ona...sanki yıkılacak gibidir koca koca dağlar, onun bir üflemesiyle...ne açlık, ne yoksulluk, ne dert, ne tasa kalır ortada...Yaşamayan Bilemez, Hissetmeyen Anlayamaz Bu Çılgınlığı Bu Sevgiyi...
... Çılgındır Fenerbahçe Sevdası...benzemez diğerlerine...
...çoktan adı çıkmıştır artık, akraba arasında yada mahallede deliye...bundan gurur duyar o, bırakın deliliğim benimdir diye...hazırdır çoktan dağları delmeye, okyanusları aşmaya...bu yüceliği herkes yaşayabilir mi? bu sevdayı herkes hissedebilir mi?
..HALT ETMİŞ, FERHAT İLE ŞİRİN, KEREM İLE ASLI, LEYLA İLE MECNUN...EN BÜYÜK DESTANDIR BİR FENERLİNİN, FENERBAHÇE'SİNE OLAN AŞKI...
Vurmuşum Sırtıma FENERBAHÇE Sevdasını ,Eğer Çökersem Beni Doğuran Ana Utansın
Gültekin Kaymaz
26-03-2009, 12:33
FenerBahçeLi oLmak uLaşıLmazLıktır..
Böyle bir sevdanın içinde oLmayanLar eLbette ki çekemezLer.AnLatsak
anLaşıLır mı FenerBahçemizin farkı..?
FenerBahçeyi,FenerBahçe sevgisini anLatmak mı?Niçin,Neden ve nasıl anLatacağım ki? Türkçede ''sevda'' keLimesinin karşıLığının FenerBahçe oLduğunu biLmeyenlere.
Sahiden sevda dendimi akLına FenerBahçe düşmeyene neyi anLatacaksın ki? Hadi uğraştın,çabaLadın,anLattın diyeLim.O senin anLattıkLarının ne kadarını anLayabilecek ki?
Bir caddenin ortasında asıLı duran sarı Lacivert bir bayrağa sevgi doLu bir bakışta ''bu memLeket benim dememişse'' ,hüzünLü ve yorgun bir haftanın ardından ''yarın maç var'' diye eLi ayağına doLaşmamışsa sahiden neyi anLatacaksın?
Sahaya çıktığında o sarı Lacivert formanın manasını,atıLan bir goLde yanındakine sarıLmanın manasını ya da binLerce kişiyle bir türküye eşLik etmenin tarifini.. Sıradan bir günün içerisinde FenerBahçeLiyi,FenerBahçeyi anLatan bir işaret gördüğünde sahipLenme duygusunu.. AnLayacak mı??
AsLında seni senden oLmayanLarın anLayamaması demektir FenerBahçe. Ve FenerBahçedir seni diğerLerinden farkLı kıLan,seni sıradan oLmaktan kurtaran.AyrıcaLık değildir asLında uLaşıLamamazLık..
Kısaca FenerBahçe ''AnLamın da yaşamın da ta kendisidir..''
Hayat onunLa anLamLıdır ve onunLa SONUÇLANIR..
Ne MutLu FENERBAHÇELİ oLabiLene..
Gültekin Kaymaz
26-03-2009, 12:35
Fenerbahçe yine kızdım sana , Kalbimde acı bir sızı beynimi seni düşünmekten alamıyorum.Yok mu bunun bir çâresi bilemiyorum.
Çık aklımdan seni düşünmek istemiyorum ama gönlüme beynime söz dinletemiyorum. Peki Neden seni bu kadar seviyorum?
Fenerbahçe , Ben seni seviyor muyum ? Seni sevdiğimi düşünmüyorum.Aslında seni sevmiyorum.Çok insan birbirini seviyor. Benim duygum ile
onların yaşadıkları duygu bir değil. Bu tutkunun adını koyamıyorum. Bu sevdayı tarif edemiyorum. Ama tek şeyi biliyorum. "Ben seni sevmeyi seviyorum".
Kalbimde çok derin bir boşlukta sabahın sessizliği içerisinde inlyen tüm duygularımı altüst eden bir fırtına gibi tutkun! , Ellerimi uzatıp ulaşamadığım define..
Adını duyunca kalbimin küt küt atıp yerinden çıkarcasına atışı , Gözlerimin senden başkasına kör oluşu .. Senin tutkunun verdiği hasar yalnızca bu mu ?Sen
Fenerbahçe , Sen Uğruna Ömrümü fedâ ettiğim , Sevdiklerimi hebâ ettiğim , Başımı belâ ettiğim , Sevdiğime elvedâ dediğimsin.
Geride kaldı artık maddiyat. Boş işler,boş umutlar, Hayaller, Çabalar, gâyeler, tüm yaşama hırsımız ! Seninleyim ya ! Varsın sönsün ömrümüzün tüm umut ışıkları, hayallerimiz...
Seni sevmenin şerefi , bu sevdanın edebiyeti bizlere maneviyat! Sokaklarda bıraktık çocuksu gülümsemelerimizi , Okulda bıraktık defterimizi kalemimizi , Yalnız bıraktık
sevdiklerimizi , Beşikten Mezara kadar sen varsın , hep seninle , sensiz hiçbiryerde!
Sevinmeyi , gülmeyi , umutla düşünmeyi seninle öğrendik cefâyı sende bulduk , acıyı sende tattık. Gün geldi kalbimizin içine bir güneş gibi doğdun. Gün geldi uğruna
Bedenimizi uğrunda buldun. Bitmez bu hayatın derdi , çilesi seninle olmadığım gün neyleyim sevinmeyi , gülmeyi. Duyurmaya çalışıyorum büyük sevdamı sana ama
sanki kulakların sağır olmuş ve ben lal. Seni sevmeme engel olacak herşeye meydan okurcasına haykırıyorum aşkını her yediğim darbede bir kere daha haykırıyorum FENERBAHÇE AŞKINI ! Düşünüyorum , birgün duyacak mısın beni ?
Fenerbahçe duymuşsun beni , belki yüreğin burkulmuş , ziyandaymışsın. Sen rahat ol ! Ne bir kaç manşet ile,ne tahriklerle,ne provakelerle,ne demirden bozma joplarla
ruhumuza dokunamazlar! Gerekirse bedenimizi uğruna hebâ ederiz. Ama bil ki ruhumuzun içinde yatan FENERBAHÇE SEVGİSİ'ne elletmeyiz! Çünkü Biz Genç Fenerbahçeliyiz. Asaletimiz ruhunun aynası , Adaletimiz adaletsizliğin bıkmışlığı , Cesaretimiz uğruna aldığımız yaraların hâtırası ! Nefesimizin bedelisin Fenerbahçe! Yaşadığımız her anımızdasın! Biz Genç Fenerbahçeliyiz, peki neden Gençiz ? Senin sevginin ışığıyla ruhumuz hep genç kalacağı için. Her atılan çamurda bir yaş daha , Her vurulan jopta bir yaş daha gençleşeceğiz. Biz seni sevmedik Fenerbahçe. SENİN İÇİN SAVAŞMAYI SEVDİK!, Biz seninle ayakta kalmayı öğrendik ! Fenerbahçem ! Biz seni sevmenin aşığıyız , Yollarının yoldaşıyız , düşmanının belasıyız , karşına çıkanın 7 cihan yakasındayız. Sen ise derdimizin devası, başımızın tatlı belâsı, yüreğimizin sedâsı, sensizliğin vefâsısın.
Eğer olur da sevgini haykıracak gücüm kalmazsa , Ellerim ellerinle olmazsa , Bedenim uğruna çalışmazsa , Nefesimi uğruna çekemezsem ; Bil ki senin olan bu beden artık kara toprağındır!
Vasiyetimiz olsun !
Bedenimizi bu dünyada bırakıp,son nefesimizi verdiğimizde bunu o duymasın! Sevgilisini kaybetti sanıp,yanılmasın! Yanılıp Azrail'e darılmasın. O Keyfine baksın. Bedenimize değil artık ruhumuza aksın! Bilsin 25 Milyonun kalbinde , Söyleyin Kendine çok iyi baksın ! Anne , Üstünde Kan lekesi olan azcık parçalanmış Fenerbahçe Formamı yakın, benden başkasına yâr olmasın! Kimse arkamdan ağlamasın. Uğruna ölemessem darılmasın, hayatım uğruna anlasın! Olacaksa ondan bir menfâtim bir bayrak olsun, O da tabutumun üstünde dursun! Son isteğimdir bu kesin olsun ;
Mezar Taşımda " GENÇ FENERLİ" yazsın.
Sevdalara joplarla vurulmasın , İnsanlar Kahpece Vurulmasın ! Özcanlar, Mahmutlar, Necatiler ve Sezginler unutulmasın !
Atakan Akbıyık
26-03-2009, 15:46
tarif edilmez bisey bu sevgı neden fenerlısın diye soranlara nicin diger takımlısınız dıe soruyorum
Fatih Dalbudak
26-03-2009, 15:50
Niçin.. Babam sayesinde galiba :)
Hurşit Mursaloğlu
26-03-2009, 18:04
babamdan miras bu sevda......
+1907
Ufuk Coşkun
26-03-2009, 19:08
Aynen babamızdan miras kaldı Fenerbahçemiz :)
Muhammed Elma
11-04-2009, 01:45
Tanrıya binlerce kez şükrediyorum ki FENERBAHÇELİ olmuşum.
O sarı lacivert renklere bakarken gözlerimin parlaması
O nu kıyaslayacak hiçbir şeyin olmaması
Eski videoları şampiyonlukları başarıları izlerken gözlerimin dolması
Başka bir şey varmı ki beni bu kadar hayata bağlayan
Gerçekten tarifi imkansız bi duygu bu
FENERBAHÇELİLİK damarlarımda hissettiğim
Kendimi asla başka bir şekilde düşünemediğim
Adını yazarken bile büyük harf kullanmaya özen gösterdiğim
Sarı lacivert bir tutku FENERBAHÇE
Sensiz ben anlamsızım
Yaşattığın ve yaşatacağın her şey için teşekkürler FENERBAHÇEM
Erdem Özdamar
11-04-2009, 02:05
bunu bana çooook önceden soran birine "seni ilgilendirmez" demiştim...rahat bi 10 sene oldu hatta daha fazla.
sanki özel bi nedeni varmış,sadece bendeymiş,kimseye söylememem gereken birşeymiş,ve birine söylersem bunun büyüsü kaybolacakmış gibi düşünüp öyle demiştim...
Meriç Kahraman
12-04-2009, 14:01
Babam doğduğumda kulağıma Meriç derken Fenerbahçeyi eklemeyide unutmamış doğuştan gelen bir ask benımkısı
Onur Kabaklı
15-04-2009, 23:20
fenerbahçem benim yaşam tarzım...ben bu yaşam tarzını benimsediğim için Fenerbahçeliyim...çokta mutlu ve onurluyum....
Hurşit Mursaloğlu
16-04-2009, 00:11
Bu soru bence Söyle neden doğdun gibi bişe :D cevabı anlatılamaz
Ozan Örs
16-04-2009, 01:25
Kendimi bildim bileli Fenerliyim. İyiki de öyleyim...
Şenol Mildan
01-05-2009, 01:26
Ayrıcalıklı olduğumu düşünüyorum :)
Sezen Şahin
01-05-2009, 21:12
düşünebilme yeteneğim olduğu için fenerliyim.
Rıdvan Ünal
01-05-2009, 23:18
Şeytan sayesinde.
http://fenerbahce.de/site_icerik/resimler/Eski%20Futbolcularimiz/Efsaneler/1990lar/ridvan_dilmen.jpg
Arcan Kızıl
01-05-2009, 23:52
din gibi..izahı yok..bi nedeni olması da gerekmiyor zaten.sevmek sevilmekten daha güzel olduğu için aşk vardır
Arcan Kızıl
02-05-2009, 00:01
daha önce kondu mu bilmiyorum ama bu sorunun cevabını en güzel anlatan yazılardan biri.adını unuttuğum yazarına saygı ve özürle,hepinizle paylaşmak istedim :
''FENERBAHCELI OLMAK
Nurizade Ziya Songulen olmak isterdim baharinda 1907`nin,
Yaninda iki kafadar dostu ile,
Belki bilir,belki bilmez attigi tohumun buyuklugunu,
Sari beyaz diye baslayan, ardindan sari lacivert olan,
O buyuk heyecan ve gurur renklerinin,
Ilk ve kurucu baskani olmak isterim.
Ayetullah Bey olmak isterdim yuzyil evvelinde,
Bir efsanenin dogumunu ciplak gozlerle izlemek,
Futbol askiyla cikilan bir maceranin ikinci baskani olabilmek,
"Ben Fenerbahceli`yim" diyecek kadar sahiplenmek isterdim,
Kadikoy`den dogan gunesi.
Topuz Hikmet olmak isterdim 1910`larda,
Bayrak kirmizisinin uzerine mese yapragini,
Sari lacivert ile bezeyip,
Dunyanin "en buyuk sevgisiyle baglanilacak" armasini,
Nesillerden nesillere aktarilacak,,
En guzel ask muhurunu cizmek isterdim.
Sag haf Arif olmak isterdim Canakkale Savasi zamanlarinda,
Bir cepheye kosup ulkemi savunmak,
Bir sahaya kosup Fenerbahce`mi yuceltmek icin,
Tek canimi ulkeme verirken,
Aklimda sari-lacivert yarim ile topraga dusmek isterdim.
Dalakli Huseyin olmak isterdim,
Bir buyuk destanin ilk teknik direktoru olmak,
Gonullerdeki resim galerisinde,
Ilk komutan fotografi olmak isterdim.
Galip Kulaksizoglu olmak isterdim,
Ardindan binlercesi gelecek,
Her birinin ayri bir kiymeti olacak,
Her biri binleri, onbinleri, milyonlari costuracak,
Bazen bir tanesi icin herseyimizi verecegimiz,
O gollerin birincisini atan olmak isterdim.
Zeki Riza Sporel olmak isterdim,
Formasi santraya katlanarak getirilen,
Opulerek teslim edilen bir bayrak gibi,
Turk futbolunun ilk buyuk golcusu,
Fenerbahce`nin ilk futbol efsanesi olmak isterdim.
Cihat Arman olmak isterdim,
Sari kazagindan esinlenerek,
Kanarya sembolunu vermek Fener`e,
Kale direklerinin icinde bir duvar,
Rakiplerin bile gipta ettigi,
"Ucan kaleci" olmak isterdim.
Saracoglu Sukru olmak isterdim,
Delicesine sevdigi renklere 16 sene baskan olmak,
Fenerbahce Baskanligi`ni,
Basbakanliktan ote tutmak isterdim.
Daglaroglu Rustu olmak isterdim,
27 Mayis`in ihtilal komutanlarina,
"Bu Kulubu isgal kuvvetleri kapatamadi. Sen hic kapatamazsin" diye
kafa tutan,
Fenerbahce`nin tarihini yazan adam olmak isterdim.
Lefter Kucukandonyadis olmak isterdim,
Futbolunu gormesek bile hayran kaldigimiz,
Dinlediklerimizle kalbimize taht kuran,
Turkiye tarihinin "ordinaryus profesoru" olmak isterdim.
Can Bartu olmak isterdim,
Ayni gun icinde 2 golu atip futbol sahasinda,
Sonra da basketbol salonunda 28 sayi birakmak,
Ezeli rakibinin potasina,
Turkiye`nin "Sinyor"u olmak isterdim.
Didi olmak isterdim 1970`lerde,
Basinin uzerine kaldirdigi Dunya Kupasi`nda,
Ya da futbolun en sevilen ulke oldugu Brezilya`da,
Gorduklerinin cok fazlasini yasadigi Fenerbahce Cumhuriyeti`nde,
Aydinlik sacan bir "siyah adam" olmak isterdim.
Cemil Turan olmak isterdim,
Son siyah-beyaz fotografli yillarin,
Yildiza hasret senelerinde Turk futbolunun,
Hani topu alinca ayagina,
Onune gelene calimi basan,
Ayaklariyla dusunen adam olmak isterdim.
Selcuk olmak isterdim,
Kayhan olmak isterdim,
Huseyin ya da Pesic,
Nezihi olmak isterdim deliligi askindan menkul,
Ridvan olmak isterdim,
Oguz, Aykut...
Ya da unutulan bir sporcusu Fenerbahce`nin,.
Faruk Ilgaz olmak isterdim,
... Ya da islam Cupi,
En guzel kelimelere raks ettiren,
Futbola ve onun sozlerine sari lacivert nefesler veren.
Sadece taraftar olmak da yeterdi bana...
Huzunde goz pinarlarindaki bir damla yas olmak isterdim,
Sevincte havaya kalkan bir yumruk...
Bir damla alinteri,
Bir damla kan olmak isterdim sari lacivertin uzerine dusen...
Sarinin yaninda lacivert olmak isterdim,
ya da lacivertin yaninda sari...
Ben bir kez daha dunyaya gelsem,
Gene Fenerbahceli olmak isterdim.
Daha da otesinde dostum,
Ben bir kez daha dunyaya,
Sirf Fenerbahceli olabilmek icin gelmek isterdim....... ''
Uğur Akkuş
02-05-2009, 02:31
biz babadan böyle gördük.
Ömer Özkarcı
02-05-2009, 06:41
baska takım wardıda biz mi tutmadık:D:D tek gercek war o da FENERBAHCEM
Emel Deniz
02-05-2009, 10:16
:banane:biri (.....) FB liydi...bende onun için oldum.ii ki de oLmuşum...
Hakan Kirazoğlu
03-05-2009, 16:01
....yukarıdan bakarsın hasretle....gönül verdiğin çubuklu formanın, yeşil sahadaki akan terine...
Bu cümle herseyi anlatıyo bence ...
Gültekin Kaymaz
03-05-2009, 17:44
İçimde hüzünlerden bir demet bulundururken gözümden gelmesin diye direndiğim gözyaşlarımla yazıyorum.
Tabiki her duygunun bir zamanı var kimisi yılları alır kimisi bir kaç saat... sevinçlerde bunun gibidir.
Zaten doğanın o muhteşem simetrisi insanoğluna iki duyguyu da bağışlamıştır,ayın geceye hükmü ne kadarsa güneşin tahtıda bellidir hayatta.
Öncelikle müthiş bir şampiyonlar sezonu geçiren Fenerbahçemi kutluyorum.Bizlerin ne olduğunuda ne olabileceğinide dosta düşmana gösterdikleri için.
Her zaman belirttiğim gibi isiğa yürüyenler karanlıklarda çok kalamazlar.Bizler hüznümüzü bu gece yataklarımızda bırakıp yarın bambaşka hedeflerin hakkını verebilmek adına kaldığımız yerden devam edeceğiz.Bu sene nerede neyi doğru yaptıysak ona sahip cikacağiz ve tabiki nerede neyi yanliş veya eksik yaptıysak derhal daha iyisini ve doğrusunu bulacağız.
Hiçbir başarı yoktur ki tesadüfler ve gaipten gelen anlamsızlıklarla yol alsın.Başarı daima kendini besleyecek şeyler ister.Öncelikle bir plan arkasından uygulamar,daha sonra uygulanan doğruların arkasında durabilmek ve en nihayetinde de hakkedileni istemek.
Bugün yalnızca Çeyrek Finalin tadını yaşayıp yarı finalin kokusunu duyabildik.Yarın yarı finalden aşağı bir başarıya dudak bükebiliyorsak işte o zaman bilinki gün çok yaklaşmıştır ve yıllar boyu verilen emeklerin artık taçlandırılması zamanı gelmiştir.
Yönetim kurulumuzun ve başkanımızın misyonu bellidir ve daha bu günden tarih kendilerine şanlı bir sayfa açmıştır buna hiçkimseler söz edemez.Ancak görev tamamlanmamıştır.Ne zamanki yılların birikimleri hakketiği yerde dünyaya Fenerbahçe adıyla sunulacak işte o zaman bir daha dönülmeyecek yolda başka Aziz Yıldırımlar sahneye çıkacaktır.Bu kutsal yarış yüzyıllık bu ebedi çınarın varolması adına amansızca sürecektir.
Bizlere düşen nihayi görevde gözyaşlarımızın adı ister sevinç ister hüzün olsun Fenerbahçe adını haykırmaktır.
Unutmayın ki sarı lacivert bayrağın dalgalanması bizlerin haykrışlarında sonsuza varacaktır.
Teşekkürler kanaryam,teşekkürler başkan ve yönetim kurulu ve teşekkürlerin en büyüğü de ne olursa olsun bayrağını avrupanın heryerinde taşıyan mutlu ve gururlu Fenerbahçe aşıklarına.
Çılgın Kanaryalar Tribünlerinden
Site Yazarı
Sosicik
Gültekin Kaymaz
03-05-2009, 17:45
Kimi yollardan geldik,
kusandigimiz ask zirhini takarak
zafer diye vazgecmeden yürüdügümüz...
Yilmak nedir bilmedik,
kahpe tuzaklarin
ve zehirini akitmak icin can atan ciyanlarin arasindan....
Sari ve lacivert olsun dedik
gökyüzünün renkleri
ve cocuklar gibi mutlu olabilmek..
Ne kücük düsürdük sevdamizi
ne de bogulduk hayallerinde
olmayacak dualarin...
Kimseleri duymadik
Icimizden gelen sese inandik ve
sana..
Biliyorduk cünkü
tarih gibi sahittik hepimiz
gelecek olan rüyaya..
Bu gün iste o gündür
demek adina
carpan kalpler
patlayan eller
akacak gözyaslariyla
haziriz kanaryam.
haziriz ki sen inandirdin
ve sen,
bizi incitme
Ne olur...
Bu kadar keyfini almisken baharin
ve kokusunu almisken...
Ne olur
yarim kalmasin
Yaman Çakmaklar
07-05-2009, 21:38
birşey yazmaya gerek yok kalbimizden öyle geliyor...
Hakan Demirsoy
11-05-2009, 21:09
biz babadan öyle gördük babadan fenerliyiz
bir de nasıl fenerli olmayayım,babamın ilk götürdüğü maç Samsun'u 8-1 yendiğimiz maçtı yani:D:D
hatta hiç unutmam oyuna sonradan giren herkes gol atmıştı
Hilal Köse
11-05-2009, 21:12
Aşk nedensz sewmektr denr ya aynen ööle.. sebebi yok ama aşığım işte.. ;)
Veysel Gök
11-05-2009, 22:37
Atamızdan yadigar
Serkan Özkaynak
14-05-2009, 03:16
fenerbahceden baska bırseyı olmayan ben fenerbahceden baska herseyı olana acıyorum
Tolga Tosun
19-05-2009, 00:23
fenerbahçeliyim çünkü o beni hayata bağlayan nadir şeylerden :)
Gültekin Kaymaz
26-05-2009, 15:20
http://img458.imageshack.us/img458/7408/bjk20015eo1.jpg
işte bu yüzden...
Ahmet Çetin
11-06-2009, 11:12
asigim asigim sana doyamiyorim ki sana neyleyim ben bu hayati of of oof sen olmayinca kanarya..
Münevver Karaarslan
11-06-2009, 11:32
Sen niye aşık oldun diye sorulur mu :) sebebi yoktur asık olmanın o yüzden FENERBAHÇEME deliler gidi asıgım :) O benim evladıma bırakacagım tek miras =)
Ozan Avcu
11-06-2009, 11:38
"Babam sağolsun" :)
Burhan Tektaş
11-06-2009, 13:09
aslında bu topıc yanlıs bırsey bence :D:D
sen neden yemek yıyorsun sorusu ile esdeger benım ıcın veya
sen neden su ıcıyorsun
sen neden konusuyorsun
sen neden harket edıyorsun
vs vs vs
bunların hemen hemen hepsıne cevap verılemez
neden FENERBAHÇElisin de ki gibi
Faruk Güler
11-06-2009, 13:39
Formamda yazdigi gibi
"Babadan Oğula...."
Akif Coşkun
24-06-2009, 21:44
çünkü başka seçeneğim yok ,tek aşkım onsuz asla olmaz hüzünüde sevinci de ayrıca baba yadigarı :D :D bendende çocuklarıma inş. ;)
Tuğba Tülü
18-07-2009, 01:39
Ben ortaokuldayken arkadaşlarımın odasını Tarkan ,Burak kut un posterleri süslerken benim odamı Elvır Boliç,Jay Jay Okochanın posterleri süslerdi,ben lisedeyken hafta sonu arkadaşlarımla sinemaya değil babamla maç izlemeye giderdim ,ben üniversitedeyim arkadaşlarım fan clup lere üyeyken ben UNİFEB e üyeyim :cool:
Bu da fenerbahçeli bir bayanı diğer takım taraftarlarından ayıran en önemli özelliktir.bu yüzdendir ki -
Fenerbahçeli bir kız yense de yenilse de Fenerin yanında olan ,sarı lacivertin anlamını idrak eden ,Fener yenildiğinde göz yaşı döken ,her hangi bir Fenerli gördüğünde ailesinden birini görmüş gibi sevinen ,maç izlemeye bayılan ,futboldan anlayan bayanlar topluluğudur :cool:
Göktürk Daşoluk
18-07-2009, 14:27
babam sagolSun :D
Osman Varlık
18-07-2009, 23:05
babadan güzel bir miras:):)
Gültekin Kaymaz
24-07-2009, 18:13
Ben Fenerbahçeliyim,
-Sizin gibi hakem takımıma kaçıncı dakikada nasıl yardım edecek diye düşünmem çünkü ben takımım hangi dakika hakemin hangi oyunuyla nasıl başa çıkacak diye düşünürüm.
-Gazete alırsam elime haberlere baktığımda ne olursa olsun olumsuz bişeyler yazıldığını görürüm Fenerbahçe'mle ilgili. Sizin gibi medyanın aldığı oyuncularla oynamaz benim takımım ligde. Benim aşkım ligde aldığım formanın biletin kombinenin geliri ile aldığı oyuncularla oynar ligde.
-Herkesin tek,yalnız gördüğü o Fenerbahçeliler varya ben onlardanım. Ama sizin bilmediğiniz birşey var. Biz olmadığımız zaman sizin zaten hiç bi anlamınız yok. Tokmak olmadan davulun sesi çıkmaz unutmayın bunu.
-Benim takımım penaltı kullanmadan da lider olur. Ofsayttan golü verilmez aslında net gol olsa da. Gol yer ofsayttan ya sabır çeker Fenerbahçe aşıkları...
-Senin için bir futbol kulubüdür sevdiğin renkler ama benim için aşktır Fenerbahçe,asilliğin en somut örneğidir,umuttur,keyifti r. Senin için rezillik olur desteklediğin takım benim Aşkımın karşısına çıktıgı zaman.
-Ben Fenerbahçeliyim hic gelemedigim Mabed'i evimde bir oda sayarım öyle izlerim macları. Hoş sen stadınıza gitsen napacaksın ki ölüm tehlikesi var sizin barakada, yer var mı acaba o stada benzeyen kümesinizde maclarina gitsen?
-Güldürme beni hangi rekabetten söz ediyorsun sen,rekabet teke tek olur. 17ye teke ne denir ki... Ben Fenerbahçeliyim...
-Yalnız olan sizsiniz biz değil. Tanrı hep iyilerin yanında çünkü.
-Ben masallarda yaşamam geçmişle avunmam. Geçmişim tesellim değil gururumdur. Yıllar önce aldığım kupaya temcit pilavı muamelesi yapmam. Geleceğe bakarım ben, saate bakmam illaki zamanı öğreneceksemde 6kasıma kaç gün var diye hesaplarım.
-Ben yenildiği zaman daha çok severim takımımı...Düşmanlarım görsün diye aşkımı sahiplenişimi. Siz kelle kesin her kargaşanızda, parasızlıktan yeni TDler getiremeyin.
-Gelecegin oyuncularını transfer edin siz daha kacmazlarsa tabi. Ben Fenerbahçeliyim izlediğim oyuncuların hepsi yıldız zaten. Ben sahada bir samanyolu izliyorum. Ya siz?
-Aragorn Gandalf Frodoyuz Legolasız biz, Sauron ve Sarumanlar sonunuzu sizde biliyorsunuz...
Kime anlatıyorum ki ben anlamazsınız siz...
çünkü Fenerbahçeli olan biziz
Gültekin Kaymaz
24-07-2009, 18:14
Spor Servisi
“Fenerbahçe kendi parasıyla devlet desteği olmadan, tüyü bitmemiş yetimin parasını yemeden çok güzel bir stad yaptı”
***
“Stad değil, Gecekondu diye SALLA”
***
90.Dakika
“Fenerbahçe Kezman’ı almış”
“Kezman mı, vay be!!!, Kezman Irkçı diye, SALLA”
***
Ankara
“Fenerbahçe’ye karşı tüm klüpler birleşmiş”
“Fenerbahçe’ye Bölücü terör örgütü muamelesi yap SALLA”
***
Haber Türk
“Fenerbahçe’nin tarihi gerçekten çok heybetli”
“O zaman FENERBAHÇE’nin Tarihine SALLA”
***
Star
“Ratingler düşük”
“Kolayı var, kafadan FENERBAHÇE’ye SALLA”
***
Sallayın Beyler Sallayın,
Kolayına kaçın, Üretmeden, Çalışmadan, Kazanmadan sallayın,
Sallasanız, Sallasanız en fazla çamur sallarsınız.
Sezon sonu biz yeri göğü salladığımızda,
Çamurlu zemine inşa ettiklerinizin altında ezilip, kalacaksınız…
Siz Çamurlu Kalın
Biz Çubuklu…
Gültekin Kaymaz
24-07-2009, 18:15
Samandıra’dan yola çıktığında sesimi duyacaksın önce
Yüreğimi koyacağım sesimin üstüne
Sana nasıl inandığımı söyleyeceğim
Sana nasıl güvendiğimi
Sen seçilmişsin diyeceğim
Bu kirliliği yıkmak için
Yol boyunca beni düşüneceksin
Sonra hayatını ve kariyerini
Soyunma odasında formanı eline aldığında
Seni uğurlayan bizleri göreceksin
Gözyaşlarıyla kanlarıyla sana destek olanları
Kramponlarında binlerce yürek çarpıyor olacak
Çocuklar inanın, inanın çocuklar diye haykıran
Isınmak için sahaya çıktığında
Hiç bir şeyi duymayacaksın
Sadece artık hazırım diyeceksin
Bütün bu kirliliği bitirmeye
Gözlerinde sevdanın ateşi olacak
Şimşekler çakacak
Maça çıkmak için yürürken
Fenerbahçeli olmanın
Onurunu gururunu taşıyacaksın
İlk önce duruşunla ezeceksin
Bu kirli dünyayı
Gözlerine bakmaya korkacaklar
Formanın ışığından korkacaklar
Senin adını söylemekten korkacaklar
Maç başlayacak
Öyle bir vuracaksın ki topa
Fenerbahçe’ye küfredenlere cevap olacak
Öyle bir saldıracaksın ki topa
Fenerbahçelinin intikamı olacak
Öyle bir koşacaksın ki topa
Fenerbahçeli Analar seni kucaklayacak
Öyle bir basacaksın ki topa
Fenerbahçeli Şehitler seni alkışlayacak
Öyle bir futbol oynayacaksın ki
Bu ülkede ki şerefli adamlar haricinde kimse konuşmayacak
Öyle bir galibiyet alacaksın ki
Binlerce Fenerbahçeli sana tapacak
Kasırga olun, Tayfun olun, Boran olun saldırın akın akın…
Gültekin Kaymaz
24-07-2009, 18:22
Bilmek değil , yürek lazım
EN ATEŞLİ YÜREK BİZDE...
Susmak değil , Haykırmak lazım
EN KUVVETLİ SES BİZDE...
Kupa değil , İnanç lazım
EN BÜYÜK MUTLULUK BİZDE...
Sahtelik değil , Omuz omuza olmak lazım
EN GERÇEK KARDEŞLİK BİZDE...
''Ötekiler'' değil , FeNerbahçe lazım
EN COŞKULU TARAFTAR BİZDE...
EN GÜZEL AŞK BİZDE...
EN SEVDALI RENK BİZDE...
EN FANATİK KAN BİZDE...
Göktürk Daşoluk
25-07-2009, 01:29
babadan güzel bir miras:):)
aynen öyle kardeşim ....
Abdulhalim Şerbetçioğlu
27-07-2009, 15:20
babadan güzel bir miras:):)
+1907
Mert Uzun
27-07-2009, 22:14
babam takım tutmaz Dayılarım ve Dedemin sayesinde :) İyikide Fenerliyim
Ayşenur Altun
16-08-2009, 16:08
Bilmek değil , yürek lazım
EN ATEŞLİ YÜREK BİZDE...
Susmak değil , Haykırmak lazım
EN KUVVETLİ SES BİZDE...
Kupa değil , İnanç lazım
EN BÜYÜK MUTLULUK BİZDE...
Sahtelik değil , Omuz omuza olmak lazım
EN GERÇEK KARDEŞLİK BİZDE...
''Ötekiler'' değil , FeNerbahçe lazım
EN COŞKULU TARAFTAR BİZDE...
EN GÜZEL AŞK BİZDE...
EN SEVDALI RENK BİZDE...
EN FANATİK KAN BİZDE...
+ 1907 (: Ayrıca bu takım öyle güzel insanlarla bir araya getirdiki beni :) ÖZden ÖTE kardeşim oldu hepsi :) Babamdan en güzel hediye en güzel mirassın KANARYA :)
Sinem Güven
17-08-2009, 22:01
Bir açıklaması yok . . Tamamen , KarşıLıksız sevgi ♥
Kamile Sağlam
17-08-2009, 23:25
ya ne olsaydımmm :)
Göktürk Daşoluk
17-08-2009, 23:39
Yalan söyleme hani ben tuttugum için tutuyodun :D
Kamile Sağlam
17-08-2009, 23:40
öyle tabii izindeyizzzz....
ama fenere doğduk zatennn :)
Eysan Gürallar
17-08-2009, 23:47
Ailemde Herkez G.saraylı oldugu ve kendilerini birşey zannetdip diğer takımları haksızca ezdikleri için Ben Fenerbahçeliyim ..!
Ancak ve ancak Fenerbahçe aşkı onlara asıl eziğin kendileri olduklarını acıkca gözler önüne koyar.
ve de Fenerli oldugum için cok mutluyum allah ayırmasın beni bu yoldan =)
Sinem Güven
18-08-2009, 01:17
Ailemde Herkez G.saraylı oldugu ve kendilerini birşey zannetdip diğer takımları haksızca ezdikleri için Ben Fenerbahçeliyim ..!
Ancak ve ancak Fenerbahçe aşkı onlara asıl eziğin kendileri olduklarını acıkca gözler önüne koyar.
ve de Fenerli oldugum için cok mutluyum allah ayırmasın beni bu yoldan =)
ne tanıdık bir durum :p Ben sadece ailenin değil sülalenin tek Fenerbahçeli üyesiyim! :)
Ahmet Dikimci
18-08-2009, 14:08
• FENERBAHCE FORMASI TUTKULU BIR ASIK GIBIDIR. SEVDIGINI BIRAKMAZ, SEVMEDIGININ DE YUZUNE BAKMAZ. sewgilerle ;))))
Eysan Gürallar
20-08-2009, 11:17
ne tanıdık bir durum :p Ben sadece ailenin değil sülalenin tek Fenerbahçeli üyesiyim! :)
Desene Durum aynı :serefe:
İpek Sarıkaya
20-08-2009, 19:52
ellerine sağlık...
Süleyman Köroğlu
21-08-2009, 13:09
Türk, MüsLüman ve FenerbahçeLi doğma şerefine naiL oLmuşum adeta doğarken bu 3 üLkü iLe harmanLanmıs oLusmusum. İnsan soramıyor neden böyLe diye ama zaten beLLi... Atamızın önderLiğinde onun izinde devam etmek güzeL. Ne MutLu FenerbahçeLiyim diyene.
Gültekin Kaymaz
23-09-2009, 04:21
BİLİN
http://www.hayatimfenerbahce.com/wp-content/uploads/2008/08/zeyno.jpg
Havam, suyum, aşım, evladım,
Canım, aşkım, anam, babam,
Kardeşim, herşeyim,
1970'den beri
Hayatım Fenerbahçe...
ÖĞRENİN
http://www.hayatimfenerbahce.com/wp-content/uploads/2008/08/fenerbahceufak.jpg
......kurdukları kulübün adını oturdukları semtten, amblemlerini Fenerbahçe Burnu’ndaki ışık saçan fenerden, formalarındaki renkleri ise papatyaların renklerinden aldılar...
http://www.hayatimfenerbahce.com/wp-content/uploads/2008/08/papatya.jpg
HATIRLAYIN
Önce Fenerbahçe
UNUTMAYIN
Rakibinize duyduğunuz saygı sizin büyüklüğünüzdür.
YÜREĞİMDEKİ SEVDAN
http://www.hayatimfenerbahce.com/wp-content/uploads/2009/03/cubuklu.jpg
Çubuklu, sahada,
Çubuklu, üstümüzde,
Çubuklu, içimize işlemiş,
Yüreğimizde.
Burak Urak
23-09-2009, 10:43
sarının yanındakı kırmızıyı temizLemek için :P
Gültekin Kaymaz
23-09-2009, 12:40
Bir Damla Alınteri
Bir Damla Kan Olmak İsterdim
SARI-LACİVERT 'in Üzerine Düşen
SARI'nın Yanında LACİVERT Olmak İsterdim
Ya da LACİVERT'in Yanında SARI
Bir Kez Daha Dünyaya Gelsem
Yine FENERBAHÇELİ Olmak İsterdim
Daha da Ötesinde Dostum
Bir Kez Daha Dünyaya
Sırf FENERLİ Olmak İçin Gelmek İsterdim..
http://www.1907unifeb.org/forums/images/statusicon/user_online.gif http://www.1907unifeb.org/forums/images/buttons/report.gif (http://www.zekirdek.com/forum/report.php?p=6840989)
Bahaddin Şen
25-09-2009, 16:47
Daha da Ötesinde Dostum
Bir Kez Daha Dünyaya
Sırf FENERLİ Olmak İçin Gelmek İsterdim..
http://www.1907unifeb.org/forums/images/statusicon/user_online.gif http://www.1907unifeb.org/forums/images/buttons/report.gif (http://www.zekirdek.com/forum/report.php?p=6840989)
Burası çok güzelmiş yahu.Tüylerim diken diken oldu :serefe:
Münevver Karaarslan
25-09-2009, 17:45
Öldüğümde hasretle gönül verdiğim çubuklu formanın, yeşil sahadaki akan terine bakmak için belkide ... Aslına bakarsan Neden FBlisin sorusu niye yaşıyorsun sorusu kadar saçma benim için :)
Kürşat Pak
25-09-2009, 22:58
platonık aşkları severım karşılıksız ölesiye=) FB<3
Yasin Sancaktutan
26-09-2009, 05:23
Zemheriden sonra ekilen darıdan
Kocasından sonra kalkan karıdan
Lacivertin yanında olmayan SARIdan
hayır gelmez de ondan FENERBAHÇELİYİM...
Gültekin Kaymaz
29-09-2009, 01:30
Sarı isyandır.
Sarı canlılıktır.
Sarı tutkudur.
Sarı mücadeledir.
Sarı aydınıIktır.
Lacivert asalettir.
Lacivert vicdandır.
Lacivert baglılıktır.
Lacivert derinliktir.
Lacivert paylasmaktır.
Lacivert dostluktur.
SarıLacivert asktır.
SarıLacivert özlemdir.
SarıLacivert kavusmaktır.
SarıLacivert hayatın ta kendisidir.
SarıLacivert bir sarkıdır ömür boyu sürecek.
Murat Kükürtçü
29-09-2009, 02:12
Seviyoruz işte tarifi yok bunun. hemde diğerlerinden çok farklı. sevdiğimizi milyonlarca paylaşıyoruz. hemde hiç kıskanmadan!!!!!
Gültekin Kaymaz
02-10-2009, 17:14
Fenerbahçeli olmak onu derinden ve her şeyden üstün tutarak yaşamaktır.
Kendi düğününden arada bir kaçıp düğün salonunun mutfağında Fenerbahçe maçını seyretmektir. Düğün hediyesi mi? M. United : 0 - Fenerbahçe : 1
Fenerbahçeli olmak, bilmediğini bilmektir, öğrenmeye heves etmektir, öğretmeye gönüllü olmaktır.
Fenerbahçeli olmak, ne istediğini bilmek değil, nasıl isteyeceğini bilmektir.
Fenerbahçeli olmak, ilerde doğacak evladının “Sarı Lacivert Şampiyon Fener” çekmesini şimdiden öğrenmesi için hamileyken mabedde olmayı planlamaktır.
Eskiden yapılan sezon açılışlarında veya uzunca bir süre maça gidemedikten sonra gidilen ilk maçta çıkış tünelinde çubuklu formayı görünce gözlerinin dolmasıdır.
Aşkın kimseye değil renklere olmasıdır.
Daha lise yıllarında hafta sonu arkadaşta kalacağım diyerek birlikte Ankara’ dan İstanbul’ a maçlara kaçmaktır.
Üst düzey yabancı misyonun verdiği bir yemekte Fenerbahçe-Gaziantep maçını, yemekte arkadaşıyla cep radyosu kulaklığından dinleyip, 4. golde masadakileri devirip “Gooollll” diye dakikalarca kimseye aldırmaksızın bağırmaktır.
Gültekin Kaymaz
02-10-2009, 17:14
Kışın ayazında pazar akşamı oynanacak maça cumartesi gecesinden stada sabahlamaktır.
Sarı lacivert bir şapka, atkı, forma veya rozet taşıyan çocuk-yaşlı, zengin-fakir, sağcı-solcu ayrımı yapmadan öz kardeşiymiş gibi sevgiyle bakmaktır.
Hiçbir maddiyat beklemeden yeryüzündeki tek taraflı en büyük aşktır o.
Fenerbahçeli olmak, düğün töreninde, yüzlerce insan önünde nikah kıyılırken nikah memurunun evlenmeyi kabul ediyor musunuz sorusuna sarı lacivert duyguları içinde “Evet” diye cevap vermek ve hemen akabinde orkestraya Fenerbahçe marşını çaldırmaktır.
Kayınpederin olacak kişiyle ilk görüşmende sessiz ve stresli ortamın bir anda televizyonda beliren Rapaiç sayesinde 40 yıllık arkadaşmışsınız gibi değişip, güzelleşmesidir.
Fenerbahçeli olmak, aynı düşünceye sahip olan kişilerle duygularının paylaşmak anlamına geliyor benim için.
Bilet bulamadığın için gidemeyeceğin bir pazar günü maçını televizyonda izleyeceğinden dolayı maç saati gelinceye kadar Bayrampaşa’da oturan sevgilinle buluşmayı düşünüp Üsküdar’ a gelmesini isteyen ve vapurdan iner inmez daha hoşgeldin öpücüğü kondurmadan telefonun çalıp karşındakinin “Abi akşamki maça bilet buldum” demesi üzerine sevgilini paketleyip tekrar geldiği vapurla evine yollamaktır. Eee bir kalbe iki büyük sevgi sığmaz bazen.
8-9 yaşlarında küçük bir kız çocuğuyken bir gazetenin verdiği kağıttan “Fenerbahçeli centilmen taraftar kartına” adını soyadını yazıp fotoğrafını yapıştırmaktır.
Sen henüz 8 yaşındayken önce gözünü korkutmak için yapılan bir nezarethane gezisinden sonra Galatasaraylı olmazsan seni hapse alacağını iddia edip, çekmesinden kelepçeleri çıkaran başkomisere kollarını uzatıp “Hadi gidelim” demek ve arkaya dönerek babaya elveda anlamına gelen bir öpücük kondurmaktır. Babamın sayemde bir çilingir sofrası kazandığını yıllar sonra öğrendim.
Karımı boşarım Fenerbahçe’yi boşamam deyip herkese bu kadarda olmaz dedirtmek birde üstüne kız arkadaşının gözünde bu yüzden değer kaybetmeyi göze almaktır.
Fenerbahçeli olmak, nefes almak gibi, yaşamak gibi, canım gibi…
Fenerbahçeli olmadan bu sevgi anlaşılmaz, Fenerbahçe olmadan da hayattan zevk alınmaz bilen bilir.
Hiçbir şeyi Fenerbahçesinin üzerine koyamayıp, eşinin “En çok kimi seviyorsun” sorusuna “Seni seviyorum Sarı Kanaryam” diyerek politik davranabilmektir.
Fenerbahçelilik herkesin içinde tek olabilmektir.
Ya Fenerbahçe ya ben diyen 15 yıllık cimbomlu kocana tabiî ki Fenerbahçe. Başka koca bulurum ama başka bir Fenerbahçe asla demektir.
15 yıl içinde Kadıköy’ de 2 defa Fenerbahçe-Galatasaray maçlarının evliliğinin bilmem kaçıncı yıldönümüne denk gelmesi ve kocayı bırakıp yıldönümünü esas sevgiliyle kutlamak demektir.
Bütün hayatını Fenerbahçe’ye göre planlamak demek.
Fenerbahçeli olmak PSV maçı sabahı, sabah ezanıyla uyanırken bir sesin kulağına 3-0 diye fısıldadığını duyup, bütün gün herkese maç 3-0 bitecek diyerek dalga konusu olup, akşam maçı izlerken 3. gölü beklemekten ilk 2 golün sevincini yaşayamamaktır.
Tuncay denildiği zaman hüngür hüngür ağlamaktır. Yaşına, başına, mekana ve kariyerine bakmadan.
Altı aylık bebişin kucağında Üsküdar’ ın göbeğinde dolaşırken 2. katta olan bir dev ekran televizyonun 4’de 1’i gözüken kısmından Sakaryaspor maçını izleyip, Luciano’nun uzatmada attığı golden sonra ufacık bebeğin korkmasına aldırmadan ve yaşından başından utanmadan tabiri caizse eşekler gibi bağırmaktır
Gültekin Kaymaz
02-10-2009, 17:15
Altı aylık bebişin kucağında Üsküdar’ ın göbeğinde dolaşırken 2. katta olan bir dev ekran televizyonun 4’de 1’i gözüken kısmından Sakaryaspor maçını izleyip, Luciano’nun uzatmada attığı golden sonra ufacık bebeğin korkmasına aldırmadan ve yaşından başından utanmadan tabiri caizse eşekler gibi bağırmaktır.
Fenerbahçeli olmak, ölen yavrusunun arkasından onun vasiyetini yerine getirip Fenerbahçe’sini izlemesidir bir babanın.
Tribünlerde kaybedilen küçücük bir yürek için açılan pankart, o babanın büyük acısını şu dizelerle paylaşmaktır.
“Haykıracak nefesim kalmasa bile,
Ellerim uzanır olduğun yere,
Gözlerim görmese ben bulurum yine,
Kalbim durmuşsa inan çarpar seninle.”
Fenerbahçeli olmak, mutfakta rakı doldururken salondaki biraderin Old Trafford’ da Boliç’in gölüyle “Gooolll” diye bağırmasını duyup heyecandan koridordaki halıya ayak parmağını yakarak kadeh bir tarafa, küllük bir tarafa 4m. Ötedeki salona kadar uçtuktan sonra yerde kapı pervazına kafayı çarpıp durmaktır.
Fenerbahçeli olmak, şampiyon olunca Cumhuriyet gazetesine manşet attırmak, kırmızı Sabah logosunu sarı lacivert bastırmaktır.
Fenerbahçeli olmak, uzaydan görülmeyen ama dünya üzerindeki tek ve en büyük insanı yapıdır.
Gönül adamı olmaktır, hayattan zevk almaktır, doyumuz olmaktır, asla yetinmemektir.
Niye sini bir türlü söyleyemeden kendini adamaktır.
İnatçı olmaktır, dimdik durmaktır.
Biraz acıyı sevmektir, her gün gururla dolaşmaktır.
Durakta beklerken tezahürat bestelemektir, asfaltı lacivert, şeritleri sarı görmeyi istemektir.
Yazları stadı özlemektir, sabaha karşı gidip stadın duvarlarını sevmektir. Stadın çimenlerini yastığın altına koyup uyumaktır.
Mahalle maçlarında Gs-Bjk karmalarına karşı maç yapmaktır.
İş görüşmesinde “Galatasaraylı olmazsan işe alınmayacağı” söylendiğinde, “Dinimi değiştiririm takımımı değiştirmem” diyebilmektir.
Fenerbahçe marşını söylerken gözünden yaşlar süzülmesidir.
Şampiyonluk maçını yoğun bakımda dinlemek ve başında sarı lacivert bereyle sabaha kadar hastane koridorlarında turlamak, acile gelen hastaları başında aynı bereyle muayene etmektir.
Evlenme teklifini “Benimle evlenirmisin ve Fenerbahçeli olur musun?” diye yapmaktır.
Fenerbahçe’min maçlarını seyrederken duygulanıp ağlamaktır.
Bursa 5. gölü attıktan sonra çalıştığınız bankanın Gebze’ li genel müdürüne “Daha yiyeceksiniz” diyebilmektir.
Fenerbahçelilik sevmektir, sevilmektir. Aşktır, onurdur, gururdur.
Kızgın kumlardan serin sulara atlamaktır.
İşte öyle bir şey.
Bir Fenerbahçelinin diğer bir Fenerbahçeliyi görünce gözlerinin içinin gülmesi demek.
Gültekin Kaymaz
02-10-2009, 17:16
Ektiğin tohumların filizlenmesi, yitirdiğin bir şeyin taşınırken bulunması demek.
Güneşin ilk ışıkları, sabah kuşların cıvıltısı demek.
Yağmurdan sonra buram buram toprak kokması demek.
Sevdiğin insanın karşına çıkması demek.
Toprağın, tohumların uyanışı, düşünme, düşünülme, sevmek, sevilmek demek.
Fenerbahçeli olmak 8-9 yaşındayken ofsayt gerekçesiyle verilmeyen golümüzden sonra Trabzon’un kontratağa çıkıp dakika 89’da Dobi Hasan’ın attığı golle Trabzon’a 1-0 yenilmeyi hazmedemeyip hüngür hüngür ağlamak ve o günden bu yana Trabzon’u çok sevmemek demektir.
Yani renkdaşlar Fenerbahçe bazen bir hastalıktır. Dünyanın en güzel hastalığı.
Aşktır, ihtirastır.
Yaşanan elim bir kaza sonrası 5 genç Fenerbahçeli kardeşimizi kaybetmenin üzüntüsü içindeyken onları defin ettiğimizin haftası tüm aile bireyleri ve taraflı tarafsız Tuzlalılarla birlikte mabedde Kocaelispor maçını seyretmek ve o seyir sırasında orada o güzellikleri tüm Fenerbahçe taraftarlarından ve yönetiminden görmek. Tuncay’ımın attığı golden sonra bize koşarak “Kalbimizdesiniz” diyerek kardeşlerimiz için yaptırdığımız pankartı işaret etmesi ve bizleri o anda gözyaşlarına boğmasıdır.
Fenerbahçeli olmak, atılan golden sonra heyecandan bayılıp, saha doktorunun revire götürelim dediği halde “Uğur bozulur” deyip tribünden ayrılmama, tezarühatlara devam etmek, revire gitmemektir.
Fenerbahçe’yi benden çok seviyorsun diyen eşinize “Evet” demektir.
Evlendiğiniz gün düğünden ara sıra kaçıp Orduevinin televizyon salonunda maç seyretmektir. İstanbulspor:0 – Fenerbahçe
Stada gittiğiniz her maçta, görebildiğiniz ve stada girebildiğiniz için Allah’a şükretmektir.
Maç günleri vapurda, yolda gördüğünüz herkese gülümsemek ve sevdiğinizi hissetmektir.
Maçın devre aralarında gidip çay almanızı istediği için eşinizi stada götürmemektir.
Hafta sonlarınızı Fenerbahçe’ye göre programlamaktır.
Fenerbahçeli olmak, sevgilin seni terk ettiği gün maça gidip hıçkıra hıçkıra “Fenerbahçe’m benim biricik sevgilim söyle senden başka kimin var benim” diye bağırmaktır.
Fenerbahçeli olmak, hastaneye kaldırıldığında “Aman oğluma haber vermeyin, bugün maça gidecek” demektir. Oğlu öğrenip gelince “ Ben çok iyiyim, hadi dön İstanbul’ a maça git” demektir. Oğlanın maça yetişemeyip Adapazarı gişeleri yakınında radyoda maçı dinlerken babasına en içten teşekkürüdür.
Hangi birini saysam…
Odanın perdelerinin bir parçasını sarı, diğer parçasını lacivert yapmaktır.
Ablanı istemeye geldiklerinde annen baban verecekken odaya girip “Enişte Bey Fenerbahçeli değilse ablamı vermem” demek.
İç çamaşırına kadar Fenerium ürünleri giymek, kredi kartı olarak Fenerbahçe logolu ve takımımıza pay veren kartları kullanmak.
Maçın 20. dakikasında ensesinde patlatan meşaleden dolayı saha içine ambulansa alınıp “2 derece yanık var hastaneye gitmen gerek”
diyen doktora gülüp, maç bittikten sonra hastaneye gitmektir.
Fenerbahçeli olmak evlenme teklifini stad manzaralı Boce restaurantta almaktır.
Ev ararken ya boğazı ya Şükrü Saraçoğlu’ nu görsün demektir.
19 Temmuz 2003 tarihinde evlenebilmek için Kadıköy evlendirme dairesindeki memurlara yalvarmak, zar zor gün alabilmektir. 19.07
Her ülkeye, şehre gidişte Fenerbahçe logolu ürünler giymek göğsünü gere gere dolaşmaktır.
Şampiyon olunca Marmara denizini sarı lacivert görme hayalleri kurmaktır.
3-2’lik Bordo maçı sonrası şuurunu kaybedip, dolaba kafa atmak, dolabın üstüne yıkılmasına sebep olmak ve soluğu acilde almaktır.
Fenerbahçeli olmak, Boliç’in attığı golle kazandığımız Manchester maçından sonra sabaha kadar uyumayıp, sabah bütün İngiliz gazetelerini toplamaktır. Bunu bende yaptım.
Fenerbahçeli olmak, daha Türkiye’ ye kesin dönüşü belli olmadan, hala İngiltere’ de çalışırken kombinesini almaktır.
Fenerbahçeli olmak, her sezon başında cimbomlu arkadaşlarınla 2 maç 6 puanına gönül rahatlığıyla iddiaya girmektir.
Dünden çok yarından az sevebilmektir.
Hiçbir zaman hiçbir koşulda eziklik hissetmemektir.
Evlenme teklifini stada pankart açarak yapabilmektir.
Ha birde nikah masasına 19.07 tarihinde oturup, 19.07 saatinde evet demektir.
4-3’lük Fenerbahçe maçını setretmek için sınav günü okuldan kaçıp yazılıdan 0 almaktır.
Eşine seni Fenerbahçe kadar çok seviyorum dediğinde ondan asla vazgeçmeyeceğini anlayıp sana teşekkür etmesidir.
12 yaşındaki bir çocuğun Bursa’ daki evinden gizlice kaçıp mabeddeki maçı seyretmesi ve dönüş yolculuğunda annesine telefon açıp
babası duymadan anahtarları kapının önündeki ayakkabıların içine koymasını söylemesidir.
15 sene önceki gündüz maçlarına akşamdan gidip o sağuk havaya rağmen 3-5 arkadaşıyla Fenerbahçe sevgisinden bahsederken, ısınırken sabahlamasıdır.
88-89sezonunda mabedde maç seyrederken babamın repliklerini tekrarlayıp topu arkadakine at demem sonucunda topun arkadaki oyuncuya gelmesi ve geldiği gibi filelere gitmesi, golden sonra oyuncuların bana doğru koşup, tellerin ardından sarılması karşısında babama dönüp, “Beni her maça getir babacım bundan sonra Fenerbahçemin bana ihtiyacı var” demektir.
4-3’lük Gs maçında 4. golü atınca sevinçten zıplarken başımın kapının üst tarafına vurup yarılması, o gece hastanede 12 dikiş atılmasıdır.
Her akşam yatırmadan önce oğlunu kucağına alıp omuz omuza yapmak sarı lacivert şampiyon Fener diye salon yatak odası arasında apatmandakileri kızdıra kızdıra uyutmaktır.
Gültekin Kaymaz
15-10-2009, 15:13
canları sağolsun
karanlıkların hakimiyet kurduğu bir düzenin, yenik askerleri mi ilan edilecek fenerbahçeli futbolcular? kendilerine karşı barikatlar, aydınlık düşüncelerine karşı tarikatlar oluşturulmuşken, kazanmak nasıl da kutsal olurdu. olmadı. canları sağolsun. bu heyecanlı yarışa bizleri ortak edenleri, kaybettikleri için yok sayabilir miyiz? galatasaray'ın şampiyonluğuna anlam kazandıran fener'in büyüklüğü değil mi? yanlarında durun, dik dursun başları! kaybetmek kazanmak kadar değerlidir bazen. bırakın futbolculara ithaf edilsin, taraftarın gözyaşları.
***
günah keçileri mi arayalım, bir yıllık sevaplarını bir kalemde silip? ligin başından bu yana bütün güzellikleri sergileyenleri, şampiyon olamadılar diye kör ışıklar arenasında yem mi edelim? galatasaraylı futbolcuları altın tozuna batıralım da, son dakikaya kadar mücadeleden kopmayan fenerbahçeli futbolcuları çamur deryasına mı atalım? sefalet kurnazı adnan polat'a "kol saati" verelim de, adnan polat'ın takımını üç kez eze eze yenen fenerbahçeli futbolcuları yerelim mi? hakem hatasıyla maç kazanmış olsalar da, bir kez bile isimleri rakip takım kalecileriyle anılmayan futbolcuların onurlu duruşunu inkar mı edelim?
***
bir kaybetme anı vardır, kale kocamandır da, ayaklarda mermer pabuçlar vardır sanki. yürekler iflas eder, bütün yollar yokuş olur. cennet halinden cinnete uzanmak gerçeği vardır, olmazsa olmaz. büyük denizler aşılır, koca nehirler geçilir de, karıncaların su içtiği ırmakta boğulmak da vardır. olur mu olur! bütün geçmiş inkar edilir de, her şey son maçtaki kimliklerden mi sorulur? haksızlık olmaz mı yani? sahi ya, fenerbahçe'den başka hangi takım taraftarı için, bilet alınırken ikametgah istendi bu ülkede? fenerbahçe'den başka hangi takıma karşı, vahşi duygularla bezenmiş "konfeti organizasyonu" üretildi? hangi takıma karşı sinsi yemeklerde ittifak orduları kuruldu? şampiyonluğu kaybettikleri maçta bile, zerre kadar çirkefliğe bulaşmayan futbolcuların duruşu, şampiyonluk kadar değerlidir.
***
fenerbahçe kaybetti, üzülen sadece fenerbahçe taraftarı... sevinen herkes... fenerbahçe kazansaydı sevinen sadece fenerbahçe taraftarı olacaktı. üzülen herkes... bu gerçek bile çok şeyi açıklar. ne diyelim, bazıları "ittifak sofralarında" birbirlerini doyursunlar. onların gözlerini de fenerbahçe düşmanlığı doyursun. yarından sonraki yemeklere üçüncü şahıslar da buyursun.
***
rakibini üç kez yendiği halde, bir kez bile tebrik edilmeyen fenerbahçe'ye, şampiyon galatasaray'ı tebrik etmek düşer, taraftara da bu yangını söndürmek düşer. çünkü fenerbahçeli futbolcuların, taraftarından başka kimsesi yok.
***
o futbolcular, bir finalin en dokunaklı yerinde kalmış olabilirler. bir yolculuğun son durağında devrilmiş de olabilirler. ama karamsarlıktan doğmaz tribün şarkıları. bugünleri taşımak taraftara zor gelmesin. madem ki fenerbahçe tribünlerinde "güzel günler göreceğiz" deniyor, o halde güzel günleri gösterecek olanlara niye berbat bir bedel ödetilsin? şimdi onurlu bir koşunun yaralı askerlerine el uzatmak zamanı. kaybetmek kazanmaktan daha değerlidir bazen. fenerbahçeli futbolcular sadece kendi taraftarlarına borçlu ve bu yıl kaybettiklerini gelecek yıl ödeştirirler. taraftarlar yüreğinden öpsün onları.
hakki yalçin
2006 denizli faciasından sonra yazılan nefis bi yazı...
Fehmican Özyer
16-10-2009, 16:22
herşey ortada birşey demeye gerek yok bnce
Cihan Gübül
16-10-2009, 17:14
çok güzel eline sağlık renktaş
Berker Akıncıgil
23-10-2009, 22:43
İlkokul arkadaşım sağolsun:)
Burhan Atar
23-10-2009, 23:41
İyİkİ FenerbahÇelİyİm Hastasiyim Rengİne BoĞasina :p
Doğancan Kanbur
29-10-2009, 02:48
Süperler . . Duygulanmamak elde değil teşekkürler .
Erdi Bayrak
30-10-2009, 21:01
Babadan Fenerliyiz biz :)
Emre Kıvanç
30-10-2009, 23:47
Babadan Fenerliyiz biz :)
Ailecek Fenerliyiz Biz ;)
Serkan Kılınç
31-10-2009, 00:24
Valla başka bi ihtimal yoktu be abii:D:D
Utku Coşgun
31-10-2009, 01:16
Doğuştan baba.ya inat.! gönülden fenerliyim..:D
Alper Tunka
31-10-2009, 01:31
İlk görüşte AŞK böyle başladı,adı üstünde yıldırım aşkı...F.Bahçe-K.Karabükspor maçı babamın bana aldığı sarı lacivert çubuklu karton şapka.o an yüzümdeki tebessüm AŞK'tı işte.
Ersin Özer
10-11-2009, 13:36
http://www.iibf.deu.edu.tr/habereylul/makale.php?id=766
Dalgakıran gururla sunar :)
Zeynel Sermet
12-11-2009, 07:50
mükemmel bir yazı yazanın elleri dert görmesin
Ersin Özer
12-11-2009, 13:33
Teşekkür ederim renktaş... Nacizane hepimizin duygularına tercüman olmaya çalıştım :)
Serhat.Yaşasın
12-11-2009, 22:28
Calıştığım işyerinde 38 kişilik kadroda sadece ben FENERBAHCE'liymişim.
Ben herkes için bir TEKim
Tek olduğum sürece FENERBAHCE'liyim.
Bu sevdayı anlatmaya başlasam sayfalar yetermi acaba.
ATAM'ızı anlatırken kelimeler nasıl tarifisiz kalıyorsa Bu sevdayıda anlatırkende kelimeler tarifsiz kalır.
ÖYLE BİR SEVDAKİ BU VAZGECİLMEZ FENERLİ OLMAYAN BUNU BİLEMEZ
tüm gönüldaşlara iyi akşamlar dilerim.
Medine Çiftçi
13-11-2009, 16:39
başka takım da yok ki zaten. :-) fenerbahçe tek takm
Caner Yalçın
13-11-2009, 16:41
Sarının yanında laciwert olmak isterdim..
Ya da laciwertin yanında sarı!
ßen bir kez daha dünyaya gelsem
Yine FENERBAHÇELİ olmak isterdim...
Daha da ötesinde
ßen bir kez daha dünyaya
FENERBAHÇELİ olmak için gelmek isterdim...!!!!!
Havva Saatçioğlu
03-02-2010, 02:00
Sarının yanında laciwert olmak isterdim..
Ya da laciwertin yanında sarı!
ßen bir kez daha dünyaya gelsem
Yine FENERBAHÇELİ olmak isterdim...
Daha da ötesinde
ßen bir kez daha dünyaya
FENERBAHÇELİ olmak için gelmek isterdim...!!!!!
wuwwss ben de:)
fenerliyim çünkü kelimeler biter renkler çoşar,kupalar olmasa da bu sevgi yeter:)
Musa Gül
08-02-2010, 18:33
Sarının yanında laciwert olmak isterdim..
Ya da laciwertin yanında sarı!
ßen bir kez daha dünyaya gelsem
Yine FENERBAHÇELİ olmak isterdim...
Daha da ötesinde
ßen bir kez daha dünyaya
FENERBAHÇELİ olmak için gelmek isterdim...!!!!!
çok süper ifade etmişsin tebrikler:)
Oğuz Şahin
10-02-2010, 03:06
Elimde değil doğuştan gelen birşey :)
Caner kardeş diline sağlık gzel ifade etmişsin gerçekten, benim şiir tarzıma benzettim bu yazıyı :D
Meltem Karaavcı
14-02-2010, 18:22
Katılıyorum benimdee!! küçükken" sen fenerli ol tamam mıı?" demişler "tamam "demişim sonrada bırakmamışım:D
Gözde Karataş
14-02-2010, 22:22
erkek olsaydım adım rıdvan olcakmış:) doğuştan gelen bi şey.
kaç kere kalbi yerinden çıkacak gibi olur ki bi insanın? evlendiğinde,çocuğu oldugunda,sevgilisi öptüğünde?işte ben her hafta, her sezon, her yıl, ölene kadar bu duyguları tadıyorum.
Abdulhalim Şerbetçioğlu
14-02-2010, 22:34
babam sağ olsun :D babamın bana miras bıraktıgı benımde evlatlarıma bırakacağım mirasdır bu sevda bu aşk :D
iyi gidiyoruz :serefe:
Tolgahan Duralı
15-02-2010, 00:34
babam sağ olsun :D babamın bana miras bıraktıgı benımde evlatlarıma bırakacağım mirasdır bu sevda bu aşk :D
iyi gidiyoruz :serefe:
Biz babadan böyle gördük usta ;)
Samet Erden
16-02-2010, 19:57
icgudusel:)
Süleyman Sovukluk
17-02-2010, 20:20
Sarının yanında laciwert olmak isterdim..
Ya da laciwertin yanında sarı!
ßen bir kez daha dünyaya gelsem
Yine FENERBAHÇELİ olmak isterdim...
Daha da ötesinde
ßen bir kez daha dünyaya
FENERBAHÇELİ olmak için gelmek isterdim...!!!!!
kardeşlerimiz özetlemiş zaten :):)
Orhan Karakurt
23-02-2010, 17:37
kendimi bildim bileli tutuyorum aşkımı :) nasıl oldu bnde bilmiorm :) iyiki fenerliyim..ne mutlu fenerliyim diyene..
Erhan Aslan
23-02-2010, 18:59
Beni hayata bağladı için :)
Uzakta olsak da seviyoruz...
Nesrin Habiboğlu
23-02-2010, 20:00
^asiL^Liğini seviyorum ;)
Bihter Balkuvar
23-02-2010, 20:28
"ulan beni ne çok ağlattın!!" diye sövmeyeceğim tek gerçek..
Yasin Akyol
27-02-2010, 23:54
Bir nedeni olsa, Fenerbahçe' yi tutmazdım da ondan. Nedensiz sevdim seni.
Süleyman Sovukluk
28-02-2010, 00:04
çünkü o renklere aşığım :):)
Kerem Kaya
28-02-2010, 21:10
yazı cok güzelmiş ellerine sağlık
Mustafa Çakıroğlu
04-03-2010, 02:20
Babaman miras bu sevda...
Emre Duran
04-03-2010, 16:47
Kanımda var FENER aşkı elden ne gelir :)
Nesrin Habiboğlu
07-03-2010, 13:48
http://www.geldik.com/fenerbahce/45499-fenerbahce-tarihine-damga-vuran-resimler-belgeler-aciklamalar.html
bu yüzden ;) ben çok zevk aldım incelerken herkese tavsiyee =)
Abdulhalim Şerbetçioğlu
07-03-2010, 23:48
"ulan beni ne çok ağlattın!!" diye sövmeyeceğim tek gerçek..
ne kadar ağlatsa da aşkımızın artıgı tek takım ondan sevıncımız ,huznumuz, neselı anımız ,acı hatıramız ,attıgımız adım ,aldıgımız nefes "FENERBAHÇE "adını her duydugumuzda tüylerimizi ayağa kaldıran tek takım "FENERBAHÇE"marşlarını dinlerken söylerken gözlerimizi dolduran tek takım "FENERBAHÇE" iyi günde kötü günde en iyi sevgili "FENERBAHÇE" sen hayatsın "FENERBAHÇE"
biraz nostaljık ama :D
BABAM SAĞOLSUN ! :D
Gültekin Kaymaz
22-05-2010, 15:09
Bazen anlatılmaz bazı şeyler
Sevgisi gelir yapışır yakana,
Alışkanlık olur, anlatamassın anlamayana
Bilirsin nerede,
İhitiyacın olduğunda
Tutar yalnızlığının ellerinden
Günlerce bıraksan
Yüzüne vurmadan
Bakar yalnızlığına,
Kaynağı belli değil
Sevgisi öyle tanımsız
Renkleri var ama gökkuşağından bağımsız,
Doğadan titizlikle seçilmiş iki renk tanıyorum,
Bu hikayeyle ilgili
Kendimden başka herkesten kıskandığım sarı,
Üzerinde taşıdığı asaletle laciverti,
Kimi cumhuriyet içinde cumhuriyet demiş,
Kimi yüzyıllık çınar,
Kimi için hiç terketmeyen sevgili,
Kimi kurtuluş savaşınının namusunu görmüş bayrağında,
Kimi aşkı sevdayı yanlızca,
Vatansız bir sevda şairin dediği,
Kimi sevgilisini evde, kitabını okulda bırakıp gitmiş maçına,
Kimi dost olmuş tribünde tanımadan pek insanca,
Yaşı, inancı, mesleği, sorsan adresi yok
Başlangıcı sonu içiçe girmiş
Sonsuz uzayda bir yerlerde ama görüp elle tutanı yok,
Her sabah yeni güne doğarmış kimilerine göre,
Kimilerine göre zaten hep oradaymış
Bir sevda muamması,
Cevabı henüz keşfedilmemiş bir yerlerde gömülü
Bir bilmece,
Küçüklüğümden beri kulaklarımda dolu
Her zaman her yerde,
En büyük Fenerbahçe
Geçmişten geleceğe bağlanarak sevgiyle,
Güzellikleri büyütsün varlığın,
Yaşa FENERBAHÇE...................
Çağla Yılmaz
07-06-2010, 22:55
Bu sorunun cevabını bütün memleket merak ediyor :D
ben ise cevaplayamıyorum.
Emrah Sandıkçı
08-06-2010, 01:16
Bazen olur ya hiç konuşamazsın,
Boğaz düğümlenir yutkunamazsın,
Derdini kimseye anlatamazsın,
İşte FENERBAHÇEM öyledir aşkın. ;)
Sinan Kürekçi
18-06-2010, 13:31
Çubuklu aşkına
Asena Koç
01-07-2010, 21:14
babadan miras bu sevda ;)
Gültekin Kaymaz
16-11-2011, 18:31
SUÇUM FENERBAHÇELİ OLMAK!
FENERBAHÇELİ’yim ben!.
Boş verin
... adımı, yaşımı,
adresimi,
ne iş yaptığımı!
Adım Mehmet de olabilir
ali de, ayşe de..
2 yaşında olduğumu gören de var,
80’imi çoktan devirdiğimi de..
Ama esasen tam 104 yaşındayım..
İstanbul’da da ikamet ederim,
Eskişehir’de de, Ağrı’da da..
Londra’da da yaşarım
Amsterdam’da, Novi Pazar’da da..
Diyelim ki
doktorum ya da avukat!
Simitçiyim belki..
Belki de ev kadını,
ne yazar!.
Kabul ediyorum!..
FENERBAHÇELİ’yim ben!.
Bu ülkede
suçlu olmakla
aynı anlama gelir bu..
Havuzdu, tarlaydı falan
binbir bahaneyle hapsi boylarım..
Futbol hayatımın bitmesi pahasına
haklarını savunduğum insanlardır
bugün
benden en çok nefret edenler..
Alnımın teriyle kazandıklarım
lekeli ilan edilir bir çırpıda..
Gazetelerde, televizyonlarda
yargısız infaz sehpaları kurulur
benim için..
Sokakta, işyerinde, tribünde
bir başka bakarlar bana!
Yo yo,
üzerimdeki formamdan değil,
o formayı “hala” inançla giyiyor olmamdan..
Milli takımın kaptanlığını yaparım,
hakaretin bini bir para!.
Ay yıldızın şanı için korurum kaleyi,
küfür yerim en okkalısından..
penaltı kurtarsam ballı olurum,
gol yiyince hain!.
Müzemin kupalarla dolu olmasından,
kırılmayan rekor bırakmadığımdandır belki
17’e karşı 1 olmam..
Nereye gitse aşık olduğum renkler
o şehri, o tribünü doldururum tıka basa..
Ama nedense hala
Türkiye’nin en sevilmeyen takımı,
taraftarıyımdır.
Sadece kadınlar ve çocuklarla
KIRKBİRBİNALTIYÜZATMIŞÜÇ olurum bir günde!..
Stad ortalamasında hesaba katılmaz!.
Beni karalayıp
yok etmek isteyenlere inat
vazgeçmem ait olduğum ruhu sevmekten,
yollara dökülürüm,
haykırırım masumiyetimi, şerefimi;
terörist kabul edilip
biber gazları solurum..
Kabul ediyorum !
Hiç gerek yok
savunmaya, yargılamaya..
Hükmüm kesilmiş çoktan!
Suçum FENERBAHÇELİ olmak!
Yalnız bilinsin ki,
ne pişman oldum
bu suçu işlemekten
Ne de olacağım sonsuza dek!.
Emir Toplan
16-11-2011, 19:42
Çünkü bunun için yaratılmışım ..
Gültekin Kaymaz
16-11-2011, 20:00
"Mazinde bir tarih yatar." diye bir cümle vardır.Diğerleri bunun ne anlama geldiğini bilmez. Yada yanlış yorumlar.Sen biliyor musun bilmiyorum.Ama diğer takım taraftarlarının zannettiği gibi o cümle "vay biz başarılarımızla tarih yazdık" değildir.Galatasaray gibi Avrupa da tarih yazdık cümlesinin yerli versiyonu da değildir.O cümle nedir biliyor musun? O cümle bir ulus yeni bir devlet kurarken o eylemin tam kalbinde olmanın anlatılmasıdır. Dersin ki; "Mazimde gerçek bir tarih var.Benim mazimde kurbağalı dereden silah kaçırmak var Anadolu ya".Benim mazimde Atatürk istedi diye yeraltına inmek var.Yani Kurtuluş Savaşı için geceleri çalışmak var.Gündüz baktığında top oynayan,kürek çeken çocuklar akşam o kürekhane den silah paketleyip kaçırırlar.Şimdi diyeceksin ki abi onlar da yaptılar. Tabii ki vatansever Galatasaraylı gençler ve Beşiktaşlı gençler cepheye de gittiler, savaştılar da.Ama bunu kurum düzeyinde hiç uygulamadılar,onların ki bireyseldi fark o.O yüzden sen işgal kuvvetleriyle 50 küsür maç yaptın,46 tanesini kazandın.Diğerlerinin maçı yok...
Neden Atatürk sadece senin kulüp defterini imzalamış.Ne demiş:" Halkın moralini yüksek tutan, direnişe destek veren bu takıma ( buraya kadarını günümüz Türkçesi ile yazdım Atam o zaman ki dilde söylemiş aslında!) sonsuza kadar muvakkafiyetler diliyorum. İşte bu lafta beni marş taki şu cümleye götürüyor: "YAŞAAAA FENERBAHÇE".
Sözün özü mazimde bir devletin kuruluşu var.Gerçek bir tarih var.Ben gücümü tarihten alırım.Türkiye var oldukça bu takımda var olur. Fenerbahçe bir zümrenin bir tarikatın takımı değildir asla da olmayacak,bu oyunu çevirenler de bu savcı da yakın zamanda bunu anlayacak.Bu kirli düzen içinde belki en temiz takımda bizim ki dir.
İhsan Kocaağa
26-12-2011, 02:55
Fenerbahçeli olmak için değil, ana karnında Fenerbahçeli olduğum için doğdum..
Efe Erözalp
26-12-2011, 18:53
Güneş neden hergün yükseliyorsa , dünya neden durmadan dönüyorsa , bende onun için FENERBAHÇE'yi tutuyorum...Başka söze gerek yok !!!
Feyyaz Ayten
26-12-2011, 20:18
Güneş neden hergün yükseliyorsa , dünya neden durmadan dönüyorsa , bende onun için FENERBAHÇE'yi tutuyorum...Başka söze gerek yok !!!
adamsın Efe :reis:
Gültekin Kaymaz
30-12-2011, 02:44
"Bana güzel birşey anlat desem,
mavi boncuk filminde münir özkul'un sari lacivert beresi, dese.
Gözlerimiz dolsa, sussak..."
Aynen böyle yazdı çubuklu gül...
ağladım...
sonra bir fotoğraf gönderdi bozkurt...
o fotoğraf işte.. hepinizin gözünün önünde...
münir baba... çubuklu bere ve kaşkol...
fenerbahçe budur...
siz sosyolojik çıkarımlar yaparsınız,
öteki reyting hesapları filan...
oysa bir cumartesi günü iki göz odanın neşesi,
türk filmidir fenerbahçe...
bakmayın bugün stadında dev ufolar yandığına...
bir pazar öğleden sonra sobalı evdir fenerbahçe...
henüz pijamalısı çıkmamışken simsiyah çekirdek.
kış günlerinde kapalı küçük odadan getirilen meyve,
yazın kiloyla alınan dondurmadır fenerbahçe...
ayda en az birkaç kez hababamdır.. güm güm güm...
dayarsın dizileri ardarda, yarışmalar gırla...
ama hiiç ortalarda görünmese de
münir özkulu silemezsin gönüllerden...
hababam sınıfı sınıfta kalsa da,
rıfat ılgaz toprak olsa da...
bir "çınar" büyür yerine yine sarı yine lacivert...
sen o günlerde yitip gitti sanırsın,
küllerinden doğar fenerbahçe...
bilsen uzaklarda kimler ağlıyor... ferdidir fenerbahçe...
uyarına gelirse tepemde bir de çınar... nazımdır fenerbahçe...
takım yenilmiş, gece yarısı balkonda...
sigaramın dumanına sarsam saklasam seni..
ezgidir fenerbahçe..
incecik izdim aman sıraya dizdi bizi zaman,
duman'dır fenerbahçe...
yoboo yobo yobo...
roman'dır fenerbahçe...
filistinde camide bir çubuklu
allahına kadar müslümandır fenerbahçe,
bişkek'te bir çadırda
şamandır fenerbahçe...
efkardır hasrettir hüzündür...
balıktır peynirdir rakıdır fenerbahçe..
bizim yüzümüzün akıdır fenerbahçe...
başkanını futbolcusunu tercümanını istersen binasını al
bitiremezsin...
babadan oğula mirastır fenerbahçe...
sözün özü...
temmuzdan bu yana beklersin..
zamana yayalım direniş biter zannedersin...
ben susssam ezginin günlüğü söyler...
aşk hiç biter mi?
Ümit Öztek
02-01-2012, 22:51
Güneş neden hergün yükseliyorsa , dünya neden durmadan dönüyorsa , bende onun için FENERBAHÇE'yi tutuyorum...Başka söze gerek yok !!!
dahası yok !:serefe:
Aydın Sağlam
13-01-2012, 17:38
Oncelıkle Boyle bır baslık olmasını yadırgadım forumda.Cunku Fenerbahcelı olmanın bir nedeni olmaz Fenerbahcelı olunmaz Fenerbahcelı Dogulur.Kendımı bıldım bılelı Fenerbahceme Asıktım Hala asıgım.....
Gültekin Kaymaz
24-02-2012, 17:59
Oncelıkle Boyle bır baslık olmasını yadırgadım forumda.Cunku Fenerbahcelı olmanın bir nedeni olmaz Fenerbahcelı olunmaz Fenerbahcelı Dogulur.Kendımı bıldım bılelı Fenerbahceme Asıktım Hala asıgım..... kardeş yazılan yazıyı okumadın herhalde konuda kimseye neden Fenerbahçeyi seçtin sorulmuyor paylaştığım yazının başlığı bu şekilde...
Şirin Gözübüyük
24-02-2012, 21:16
bu yazı süper duygulara tercuman....ben susssam ezginin günlüğü söyler...
aşk hiç biter mi?
Cesur Yapıcıoğlu
07-03-2012, 11:24
çünkü düşünebiliyorum.. :)
Uğur.Can
08-03-2012, 21:18
Nefes almak gibi, canım gibi..
Fırat Yıldız
08-03-2012, 22:06
öyle doğmuşuz=)
Nur Güvenir
19-04-2012, 18:22
Fenerbahçeli Olunmaz , Fenerbahçeli Doğulur denir ya.. İşde Bende Bunun Kanıtlarından Biriyim :)
Batuhan Ener
24-04-2012, 20:59
Tarif edemem ama yakın bişey diyebilirim. Eğer bir kızdan daha çok etkileyen tek sevgiysen FENERİM senin uğruna dar ağacına giderim....
Merve Çağıran
06-05-2012, 01:53
Küçücük bir çocukken büyülendim heybetinden..
Ahmet-Çağlar
08-05-2012, 02:46
SARI'nın yanında LACİVERT olduğu için..
Ezgi_Alacan
11-05-2012, 22:02
Ben Fenerbahçeliyim. Çünkü hiçbir zamir, bu denli sevilmeyi senin kadar hak etmedi.
Rumeysa Ceylan
11-05-2012, 22:13
Neden nefes alıyorsun diye sorulur mu? Öyle çünkü.
Ahmet-İpek
13-05-2012, 16:15
Neden nefes alıyorsun diye sorulur mu? Öyle çünkü.
Kesinlikle öyle.Müthiş bir laf :)
Umut C. Ersoy
14-05-2012, 03:22
Bazen yaşama seni birşeylerin bağladığını hissedersin ve sadece o şey için yaşarsın.. Beni hayata bağlayan yegane şey Fenerbahçe.
Tuğba Taşkın
15-05-2012, 00:05
Bazen yaşama seni birşeylerin bağladığını hissedersin ve sadece o şey için yaşarsın.. Beni hayata bağlayan yegane şey Fenerbahçe.
o da birşey mi... beni benden alan da geri getiren de FENERBAHÇE!
Ahmet Turan
15-05-2012, 01:48
sevgisi derinlerde bulunamıyor :)
Tuğba Taşkın
15-05-2012, 01:50
sevgisi derinlerde bulunamıyor :)
:agla: :):)
vBulletin v3.6.8, Copyright ©2000-2012, Jelsoft Enterprises Ltd.