Tuğçe Manav
22-09-2008, 03:36
Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım ile Genç Fenerbahçeliler arasındaki gerginlik dünkü maçta da sürerken kendilerine ayrılan tribünü boş bıraktılar.
Hürriyet gazetesinin haberine göre; Shaktar Donetsk ile oynanan hazırlık maçında Maraton üst tribününde karşılaşmayı izleyen ancak daha sonra Yıldırım’ın, "Migros’a geri dönün" çağrısı üzerine kombinelerini geri vererek eski yerlerine dönen bu grup dün başkana yönelik protestolarının dozunu artırdılar.
Masrafları karşılamadı
Migros tribününde son yılların en az seyircisi vardı. 7 bin 500 kapasiteli kale arkası tribününde yaklaşık 200 taraftar maçı izlerken, satılan biletlerin görevlilerin masrafını bile karşılamadığı ileri sürüldü. 52 bin seyirci kapasiteli Şükrü Saracoğlu Stadı’nda dünkü maçı yaklaşık 25 bin kişi izledi. Maç sonunda başkan Aziz Yıldırım’ı hedef alan sloganlar atıldı.
Migros tarafından "Padişahım çok yaşa" sesleri yükselirken, Fenerium üst tribün ise direkt olarak başkanı hedef aldı. 90 dakikanın bitiminde şeref tribününden inerek sahanın içinden maraton tarafına yürüyen Yıldırım’ı gören çok sayıda futbolsever, "Bu devirde kimse sultan değil, padişah değil, hükümdar değil" şarkısını seslendirdiler.
Bu sezon başından itibaren, bütün tribünlerin ön kısımlarına asılan "Tek kimlik Fenerbahçe" pankartları ise kaldırıldı.
Müşteri değil taraftarız
Fenerbahçe Kulübü, Şükrü Saracoğlu Stadı’nın 2008-09 sezonu kombine kart satışının sona erdiğini, 30 bin 425 adet kombine kart satışıyla rekor kırıldığını açıkladı.
Sarı lacivertli taraftarların protestosu maçtan sonra da sürdü. Karşılaşma sonrası maraton üst tribünde bir grup taraftar tribünlerden ayrılmayıp uzun süre tezahürat yaptı. Stat ışıklarının söndürülmesinden sonra taraftarlar, "Müşteri değiliz, taraftarız biz" şeklinde tempo tuttu.
http://www.htspor.com/2008/09/21/resim/98847.jpg
haber üzerine bir yazarın görüşleri...
---Padişahım A. Yıldırım çok yaşa! Ötekiler siz de!---
Fenerbahçe-Gençler Birliği maçında taraftarlar Aziz Yıldırım’ı protesto etmişler. “Padişahım sen çok yaşa!” diye bağırmışlar.
Anlaşılan bunca yıla rağmen Aziz Yıldırım’ı zerre kadar tanımamışlar. Bu protesto cümlesinden Yıldırım olsa olsa keyif almıştır.
Keyif almaktan öte ellerini taraftarlara doğru kaldırıp “İşte bu benim halkım! Cumhuriyet bitti yaşasın Sultanlığım!” diye haykırmamak için de kendisini zor tutmuştur.
Taraftarlar protestoya devam edip “Bu devirde kimse sultan değil, padişah değil” şarkısını söylemişler.
Birileri bu taraftarı dürtse iyi olur. Gerçekle bağları kopuk.
En çok para harcayan, en az kâr eden, o kârı da taraftarın şimdi şikayet ettiği “taraftar=tüketici” yaklaşımından kazanan kim? Aziz Yıldırım.
Kulübün onca zararı karşılığında dişe dokunur başarı sağlayamayan kim peki? Yine o.
Buna rağmen yıllar yılı Fenerbahçe Başkanı olan kim? Aziz Yıldırım!
Kendi başarısızlıklarının hesabını vermek yerine kendisinden sonra kimin geleceğini belirleyecek olan kim? Yine o.
Bu devirde kimse sultan değil, padişah değilmiş! Hadi canım.
Aziz Yıldırım bu saltanatı nasıl sürdürüyor? Takım her çıkmaza girdiğinde kendi televizyonuna çıkıp yağıp gürleyerek.
Bu yöntem size birini çağrıştırmıyor mu? Bildiniz, Başbakan Erdoğan.
O da aynı şeyi yapıyor. Ne zaman çıkmaza girse birilerini bulup öfke kusuyor. Peki o kaç yıldır hem de oylarını artırarak hüküm sürüyor? 6 yıldır.
Her konuşmasında “benim halkım” diye bizi bağrına basan kim? Başbakan Erdoğan.
Bu devirde kimse sultan değil, padişah değilmiş! Hadi canım.
Peki Milli Takım teknik direktörü Fatih Terim farklı mı? Değil.
Takımın Avrupa üçüncülüğünü bile şampiyon olmuş gibi karşılamadık mı? Var mı dişe dokunur bir başarısı? Yok.
Peki takımın her kötü gidişinde o ne yapıyor? Sağa sola küfür savuruyor. O küfür savurdukça sözleşmesinin süresi uzuyor. Tuhaf değil mi?
Kaç yıldır Milli Takımın başında? Saymadım kaç yıl oldu.
Bu devirde kimse sultan değil, padişah değilmiş! Sizin de “hadi canım” diyesiniz gelmiyor mu?
Hadi ben “Liderler, İmajlar, Medya” kitabımı yazdığım günlerden beri “Bu ülke tek adama meyilli bir ülke. Seçenek sunmaktansa birini dayatmak daha getirisi olan bir durum” derken haksızdım diyelim.
Peki bize “kodu mu oturtacak biri lazım” diyen kabzımal dostumuz haksız mıymış?
Lafı tersinden anlayan bazı okura not: Böyle olmalı demiyorum, malzeme bu diyorum. Anlatabiliyor muyum?
Nuran YILDIZ
22.09.08
htspor.com
Hürriyet gazetesinin haberine göre; Shaktar Donetsk ile oynanan hazırlık maçında Maraton üst tribününde karşılaşmayı izleyen ancak daha sonra Yıldırım’ın, "Migros’a geri dönün" çağrısı üzerine kombinelerini geri vererek eski yerlerine dönen bu grup dün başkana yönelik protestolarının dozunu artırdılar.
Masrafları karşılamadı
Migros tribününde son yılların en az seyircisi vardı. 7 bin 500 kapasiteli kale arkası tribününde yaklaşık 200 taraftar maçı izlerken, satılan biletlerin görevlilerin masrafını bile karşılamadığı ileri sürüldü. 52 bin seyirci kapasiteli Şükrü Saracoğlu Stadı’nda dünkü maçı yaklaşık 25 bin kişi izledi. Maç sonunda başkan Aziz Yıldırım’ı hedef alan sloganlar atıldı.
Migros tarafından "Padişahım çok yaşa" sesleri yükselirken, Fenerium üst tribün ise direkt olarak başkanı hedef aldı. 90 dakikanın bitiminde şeref tribününden inerek sahanın içinden maraton tarafına yürüyen Yıldırım’ı gören çok sayıda futbolsever, "Bu devirde kimse sultan değil, padişah değil, hükümdar değil" şarkısını seslendirdiler.
Bu sezon başından itibaren, bütün tribünlerin ön kısımlarına asılan "Tek kimlik Fenerbahçe" pankartları ise kaldırıldı.
Müşteri değil taraftarız
Fenerbahçe Kulübü, Şükrü Saracoğlu Stadı’nın 2008-09 sezonu kombine kart satışının sona erdiğini, 30 bin 425 adet kombine kart satışıyla rekor kırıldığını açıkladı.
Sarı lacivertli taraftarların protestosu maçtan sonra da sürdü. Karşılaşma sonrası maraton üst tribünde bir grup taraftar tribünlerden ayrılmayıp uzun süre tezahürat yaptı. Stat ışıklarının söndürülmesinden sonra taraftarlar, "Müşteri değiliz, taraftarız biz" şeklinde tempo tuttu.
http://www.htspor.com/2008/09/21/resim/98847.jpg
haber üzerine bir yazarın görüşleri...
---Padişahım A. Yıldırım çok yaşa! Ötekiler siz de!---
Fenerbahçe-Gençler Birliği maçında taraftarlar Aziz Yıldırım’ı protesto etmişler. “Padişahım sen çok yaşa!” diye bağırmışlar.
Anlaşılan bunca yıla rağmen Aziz Yıldırım’ı zerre kadar tanımamışlar. Bu protesto cümlesinden Yıldırım olsa olsa keyif almıştır.
Keyif almaktan öte ellerini taraftarlara doğru kaldırıp “İşte bu benim halkım! Cumhuriyet bitti yaşasın Sultanlığım!” diye haykırmamak için de kendisini zor tutmuştur.
Taraftarlar protestoya devam edip “Bu devirde kimse sultan değil, padişah değil” şarkısını söylemişler.
Birileri bu taraftarı dürtse iyi olur. Gerçekle bağları kopuk.
En çok para harcayan, en az kâr eden, o kârı da taraftarın şimdi şikayet ettiği “taraftar=tüketici” yaklaşımından kazanan kim? Aziz Yıldırım.
Kulübün onca zararı karşılığında dişe dokunur başarı sağlayamayan kim peki? Yine o.
Buna rağmen yıllar yılı Fenerbahçe Başkanı olan kim? Aziz Yıldırım!
Kendi başarısızlıklarının hesabını vermek yerine kendisinden sonra kimin geleceğini belirleyecek olan kim? Yine o.
Bu devirde kimse sultan değil, padişah değilmiş! Hadi canım.
Aziz Yıldırım bu saltanatı nasıl sürdürüyor? Takım her çıkmaza girdiğinde kendi televizyonuna çıkıp yağıp gürleyerek.
Bu yöntem size birini çağrıştırmıyor mu? Bildiniz, Başbakan Erdoğan.
O da aynı şeyi yapıyor. Ne zaman çıkmaza girse birilerini bulup öfke kusuyor. Peki o kaç yıldır hem de oylarını artırarak hüküm sürüyor? 6 yıldır.
Her konuşmasında “benim halkım” diye bizi bağrına basan kim? Başbakan Erdoğan.
Bu devirde kimse sultan değil, padişah değilmiş! Hadi canım.
Peki Milli Takım teknik direktörü Fatih Terim farklı mı? Değil.
Takımın Avrupa üçüncülüğünü bile şampiyon olmuş gibi karşılamadık mı? Var mı dişe dokunur bir başarısı? Yok.
Peki takımın her kötü gidişinde o ne yapıyor? Sağa sola küfür savuruyor. O küfür savurdukça sözleşmesinin süresi uzuyor. Tuhaf değil mi?
Kaç yıldır Milli Takımın başında? Saymadım kaç yıl oldu.
Bu devirde kimse sultan değil, padişah değilmiş! Sizin de “hadi canım” diyesiniz gelmiyor mu?
Hadi ben “Liderler, İmajlar, Medya” kitabımı yazdığım günlerden beri “Bu ülke tek adama meyilli bir ülke. Seçenek sunmaktansa birini dayatmak daha getirisi olan bir durum” derken haksızdım diyelim.
Peki bize “kodu mu oturtacak biri lazım” diyen kabzımal dostumuz haksız mıymış?
Lafı tersinden anlayan bazı okura not: Böyle olmalı demiyorum, malzeme bu diyorum. Anlatabiliyor muyum?
Nuran YILDIZ
22.09.08
htspor.com