PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Nevşehir Üniversitesi


Sayfa : 1 2 [3] 4 5 6 7 8 9 10 11 12

Olcay Karakaş
22-06-2009, 20:03
slmmı sole sendend ecumlemızdnede tum fenerbahcelılerden ALLAH razı olsun............................................. ....................
a.s aminnn amin kardeşşş allah tüm musluman alemnden razı olsunn ... kalpleri fenr için atan insanlardan da 1000 kere allah razı olsun

Olcay Karakaş
22-06-2009, 20:03
yok valla yok bıtane sartlı gecerım var sadece
ooo süpersn la suat cok calısıosun sanırım

Olcay Karakaş
22-06-2009, 20:04
aminnn inş kardeş iim bende saolasınn iş güç çalışıozz adananın şu boğucu sıcağında
vayyy veysel kardeşim hg . ne işle ugrasıosun bakalım veysel

Suat Aktulga
22-06-2009, 20:04
ee senın zayıfın vARMI

Veysel Gök
22-06-2009, 20:05
vayyy veysel kardeşim hg . ne işle ugrasıosun bakalım veysel

kardeş kendi iş yerimiz var plastik üretioruz çöp poşeti sera felan ama bu aralar küresel kriz siparişleri etkiledi üretim durdu dolayısıyla işler kesat:) sen napıon yaz okulu durumun var mı

Olcay Karakaş
22-06-2009, 20:06
kardeş kendi iş yerimiz var plastik üretioruz çöp poşeti sera felan ama bu aralar küresel kriz siparişleri etkiledi üretim durdu dolayısıyla işler kesat:) sen napıon yaz okulu durumun var mı
yaz okulu yoq yaa . ama işte yoqq elemana ihtyacnız yoqmu yaa :D:D:D:D geleym calısıyım :D

Olcay Karakaş
22-06-2009, 20:07
ee senın zayıfın vARMI
yok yaaa :D:D:D:D:D:D zayıfmı :D:D:D:D: o da ne ????? :???::???::???:

Veysel Gök
22-06-2009, 20:07
yaz okulu yoq yaa . ama işte yoqq elemana ihtyacnız yoqmu yaa :D:D:D:D geleym calısıyım :D
gelde kardeş üretim yok beraber tavla oynarız olmaz mı:D

Olcay Karakaş
22-06-2009, 20:09
gelde kardeş üretim yok beraber tavla oynarız olmaz mı:D
olur ya veysel bna uyar ayıp ediosun senn tatlı muabbetn ytrr iş olmasada olur .... ama inş işler acılır kardeş yaa . bnde sanayi kentndeym ama iş yoqq :S

Veysel Gök
22-06-2009, 20:12
olur ya veysel bna uyar ayıp ediosun senn tatlı muabbetn ytrr iş olmasada olur .... ama inş işler acılır kardeş yaa . bnde sanayi kentndeym ama iş yoqq :S

ordaki fabrikalarında çoğu durdu dimi kardeş:S bu arada eyw seninde muhabbetine doyum olmuoo arada değil sık sık gel ya bizim foruma..ahmetle cemde gelsinn onlarlada tanıstırırımm

Olcay Karakaş
22-06-2009, 20:14
ordaki fabrikalarında çoğu durdu dimi kardeş:S bu arada eyw seninde muhabbetine doyum olmuoo arada değil sık sık gel ya bizim foruma..ahmetle cemde gelsinn onlarlada tanıstırırımm
evet yaaa heryerde piyasa ölmüşşş .. tanısırzz kardeş daha yolumuz uzun ve cetin biliosun

Veysel Gök
22-06-2009, 20:16
evet yaaa heryerde piyasa ölmüşşş .. tanısırzz kardeş daha yolumuz uzun ve cetin biliosun

öle kardeşim neyse allaha emanetsiniz ben yemeğe gidiorum görşrz yine

Olcay Karakaş
22-06-2009, 20:17
öle kardeşim neyse allaha emanetsiniz ben yemeğe gidiorum görşrz yine
afiyt olsun kardeşim kib aeo herkese slmmmmm

Cihangir Başer
23-06-2009, 01:30
ben sölecem ona geldgni yoklama alıoss artık zaten :D:D:D:D:D:D
bırak ya merak edilecek başka adam mı yok o şahsiyeti merak edeceğim
şakacı şeyler

Mine Keçeli
23-06-2009, 17:58
selam nevşehir :D

Olcay Karakaş
24-06-2009, 13:40
bırak ya merak edilecek başka adam mı yok o şahsiyeti merak edeceğim
şakacı şeyler
orası öle braz baskan aslında ama nabcan suatı severm ;) hc olmazsa dierleri gbi deil sucunu bilio adam yani bilinçli cocuk ... :D:D:D:D:D

Olcay Karakaş
24-06-2009, 13:41
selam nevşehir :D
slm mine de hc ugramıosun bu aralar hadi bnm nette sorun var sen neden gelmiosun bzm foruma acıkcası kırılıorum yani :( senn okulunun sayfasına grp slm verios tık yokkk :( üzüdn beni :)

Olcay Karakaş
24-06-2009, 13:42
yaffff bu ralar net yoqq o yuzden pek gremiorum nete kusra bakma nevsehirrrrr :(:(:(:(:(:(

Olcay Karakaş
24-06-2009, 13:44
Yıldırım, Polat'a böyle takıldı!

Kulüpler Birliği toplantısına, Aziz Yıldırım'ın Sercan ile ilgili esprisi damga vurdu !.. Galatasaray Başkanı Adnan Polat'ın Bursaspor Başkanı İbrahim Yazıcı'nın yanına oturduğunu gören Fenerbahçe Başkanı, Polat'a takılmadan edemedi...



tıkla (http://www.ligtv.com.tr/VideoHaber/?r=1&hid=58003) izle ....

Olcay Karakaş
24-06-2009, 13:46
15 milyon Euro vereyim Arda'yı bize satın"

Mehmet Topuz'un transferinden bu yana F.Bahçe ile Beşiktaş başkanları hiç yan yana gelmemişlerdi. Aralarının bozulduğu, birbirlerine kırgın oldukları söyleniyordu. Hatta tansiyonu yükseltmek isteyenler, 'Yıldırım Demirören bunun altında kalmaz, mutlaka misilleme yapar' bile diyorlardı.


İki gün önce de Beşiktaş'a ikinci darbeyi Gökhan Zan'ın transferinde G.Saray'ın vurduğu konuşulmaya başlanmış. İşte bu transferden beş saat sonra, üç büyük kulübün başkanları, Mehmet Ali Yalçındağ'ın Kandilli'deki yalısında bir araya geldi.

HİÇBİR ŞEY OLMAMIŞ GİBİ
Gözler, birbirlerine kırgın olan Aziz Yıldırım, Yıldırım Demirören ve Adnan Polat'ın üzerindeydi.
Hatta, Gökhan Zan'ın transferinden sonra Galatasaray ve Beşiktaş başkanlarının yan yana bile gelmeyeceği konuşuluyordu. Ama hiçbir şey olmamış gibi günlerce önce planlanan geceye hepsi katıldı. Ne kırgınlık, ne küskünlük vardı. Üç başkan da neşeliydi. Gökhan Zan'ın transferi hiç gündeme gelmedi. İki başkan o kadar samimiydi ki, geceye katılanlar, 'Sanki beş saat önce o transfer yapılmamış. Galatasaray, Beşiktaş'tan futbolcu almamış gibiydi' diyerek şaşkınlıklarını dile getirdi.

HER FUTBOLCU SATILIR
Gecenİn şaka ile karışık nabız yoklama girişimi Fenerbahçe ve Galatasaray başkanları arasındaki diyalogda geçti. Taraftarlarına üç yıl üst üste şampiyonluk sözü veren ve bunun için de güçlü bir kadro kurmak isteyen Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım, Galatasaray Başkanı Adnan Polat'a '15 milyon Euro vereyim Arda'yı satar mısın' dedi. Ne mi oldu? Adnan Polat gülerek soruya soru ile karşılık verip 'Sen de Gökhan Gönül'ü verir misin?' dedi. Yıldırım, Arda'nın transferinde ısrarlı olunca bu kez Polat, 'Buna ben değil Futbol Şube Sorumlusu karışır' diyerek Haldun Üstünel'i gösterdi ve 'Ona sorun' diyerek topu yönetici arkadaşına attı. Üstünel çağrıldı. Fenerbahçe Başkanı ciddi şekilde teklifini yineledi. Haldun Üstünel, 'Aziz Başkan, Arda gelmez' cevabını verince Yıldırım da bir hamle daha yaparak, 'Siz 10 dakika izin verin Arda ile bir konuşayım. Olmazsa teşekkür ederim' dedi.

Değerini bulursa her kulüp her futbolcusunu satar. Ama burada önemli olan Topuz'un transferinde ağzı yanan başkanların futbolcular ile konuşma yerine kulüpleri ile espri ile de olsa temas kurmayı tercih etmeleri.

GECEYE KİMLER KATILDI?
Olur mu, olmaz mı? Kulüpler satar mı, futbolcular gider mi? Onu bilmem. Ama gerçek olan bu konuşmanın başkanlar düzeyinde olması. Ve o gece bir şey daha konuşuldu.

O da Seyrantepe... G.Saray Başkanı, inşaatın durmasından, destek bulamamaktan oldukça rahatsızdı. Kandilli'deki geceye katılanlar ise şöyle: Aziz Yıldırım, Ali Koç, Ömer Temelli, Adnan Polat, Haldun Üstünel, Murat Yalçındağ, Yıldırım Demirören, Kenan Öner, Ertuğrul Soğancıoğlu, Ömer Sabancı, Osman Müftüoğlu, Mustafa Taviloğlu, Ergun Özen, Ertuğrul Özkök, Sedat Ergin, Zafer Mutlu, İsmet Berkan, Tayfun Deveci, Uğur Dündar ve Mehmet Y.Yılmaz.

Olcay Karakaş
24-06-2009, 13:48
Özer şoku!



ÖZER İMZA TÖRENİNDE SADECE "3 HAFTA YOKUM" DEMİŞTİ
İZLEMEK İÇİN TIKLAYIN (http://www.ligtv.com.tr/VideoHaber/?r=1&hid=57941)


4 yıllık sözleşmeye imza attığı gün 'basit bir operasyon geçireceği ve 3 hafta sonra çalışmalara başlayacağı´ açıklanan Özer Hurmacı´nın ayağına vida takıldı. Fanatik gazetesi'nin iddiasına göre genç oyuncunun sahalara dönüşü 3 ayı bulacak !.. İşte o haber:


Sarı lacivertlilerde Özer Hurmacı şoku yaşanıyor. 4 yıllık sözleşmeye imza attığı günün akşamında ‘basit bir operasyon’ geçireceği açıklanan başarılı oyuncunun ayağına vida takıldığı ortaya çıktı. Özer Hurmacı’nın durumunun, Galatasaraylı Servet Çetin’inkine benzer olduğu ve sahalara dönmesinin 3 ayı bulabileceği belirtildi.

Görüşüne başvurduğumuz Ümit Milli Takım Doktoru Asım Baykan, “Ameliyatı ben yapmadım. Ancak sol ayak tarak kemiği kırılmış ve bir operasyon yapılmıştı. Büyük olasılıkla kırık kaynamadığı için vida takıldı. Vida takılan yerin iyileşmesi, kaynaması ve ardından vidanın sökülmesi yaklaşık 2 ayı alır. Bundan sonra hemen fizik tedaviye başlanır. Çok iyi bir rehabilitasyon süresi sonrası tekrar sahalara sorunsuz olarak dönebilir. Ancak kırık çok hassas noktada. Futbolcunun rehabilitasyon süresini çok iyi çalışarak geçirmesi ve bölgeyi güçlendirmesi gerekir” ifadesini kullandı.

Bu durumda Özer Hurmacı’nın sezon açılışında yer alması, sezon öncesi Beşiktaş’la yapılacak Süper Kupa finalinde oynaması ve Avrupa Ligi ön eleme maçlarında da forma giymesinin zor olduğu ifade edildi.

Olcay Karakaş
25-06-2009, 02:19
CARLOS'U KISKANDIRAN FRİKİK!..

tıkla izle (http://www.maraton.com.tr/news.php?news_id=80801) ....

Olcay Karakaş
25-06-2009, 02:32
selamlar nevsehirrrrr .............

Olcay Karakaş
25-06-2009, 02:34
Bekir imzayı attı

Fenerbahçe, yeni transferi Bekir İrtegün ile 3 yıllık sözleşme imzaladı.
http://foto.fanatik.com.tr/Article/2009/6/18_259565_yusuf423.jpg

Futbol kariyerinde uzun süre Gaziantepspor forması giyen Bekir, Fenerbahçe Şükrü Stadı 1907 Tribünü salonunda, Sportif Direktör Aykut Kocaman’ın da katıldığı törende, kendisini sarı-lacivertli renklere bağlayan sözleşmeye imza attı.

Bekir, imza töreninin ardından çubuklu sarı-lacivertli formayı giyerek, saha içinde görüntü verdi. Sarı-lacivertli futbolcuya Fenercell hattı ve Fenerbahçe Taraftar Kartı da hediye edildi.

"KORKMUYORUM..."
Geçen sezonlarda Anadolu takımlarındaki performanslarıyla ön plana çıkıp, Fenerbahçe gibi büyük ekiplere geldikten sonra bekleneni veremeyen futbolcular bulunduğu ifade edilerek, hedefleri sorulan Bekir, "Korkmuyorum, elimden gelenin en iyisini yapacağıma inanıyorum" dedi.

Büyük camialarda yer almanın zor olduğunu, ortaya konulacak performansın devamlı olması gerektiğini ifade eden Bekir, "Kalıcı olmak buralara gelmekten daha zor. Benden önce, sadece Fenerbahçe’de değil, diğer kulüplerde de tutunamayıp giden arkadaşlarım oldu. Bunda belki şanssızlıklar da geçerli olabilir veya başka etkenler vardır. Benim böyle bir korkum yok, kendine güvenen bir oyuncuyum. Yıllardır bu ligin önemli renklerinden birisi olan bir takımın kaptanı olarak buraya geldim. Yaşadığım çok şey var. Tecrübemin az olmadığına inanıyorum. Çok çalışmam gerektiğini, şansları iyi değerlendirmem gerektiğini düşünüyorum. Korkmuyorum. Elimden gelenin en iyisini yapacağıma inanıyorum" şeklinde konuştu.

Fenerbahçe’ye transferinin ocak ayında gerçekleşebileceğini anımsatan Bekir, "Ben de bunu çok istedim ama bir şekilde olmadı. Şimdi olması gerekiyormuş demek ki. Eski kulübüm Gaziantepspor’a, şehre ve taraftara bana verdikleri emek ve sevgiden dolayı teşekkür ediyorum. Geçen sezon Fenerbahçe adına çok iyi geçmedi ama yeni bir yapılanma ve güçlü bir kadro geliyor. Güzel hedefler var. Bu güzel mabette hedeflerimize ulaşacağımıza inanıyorum. Başkanımızın verdiği şampiyonluk sözlerine katkım olursa kendimi daha mutlu hissedeceğim" diye konuştu.

Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadı’nda yıllarca yeni takımına karşı oynadığını, ancak bu stada sarı-lacivertli formayla çıkacak olmanın tarif edilemeyecek bir duygu olduğunu düşündüğünü anlatan Bekir, "Umarım kısa zamanda bunu yaşarım. Çok büyük fark olduğu ortada. O günün gelmesini bekleyeceğim" dedi.

Başkan Aziz Yıldırım’ın şampiyonluk sözünün takım üzerinde bir baskı yaratıp yaratmayacağı sorulan Bekir, "Böyle olunca sorumluluk daha çok artıyor. Belki bu baskı yaratabilir ama bazen bu tip baskılar futbolda başarıyı getirebiliyor. Bunu göreceğiz. Çok büyük bir baskı olacağını tahmin etmiyorum" diye konuştu. Fenerbahçe’nin yeni yapılanması ve Aykut Kocaman’ın kendileri için büyük bir avantaj olacağını belirten Bekir, "Yıllardır Süper Lig’de görev yapan hocalardan birisi olarak Aykut Kocaman’ın takımımıza maksimum katkı sağlayacağını, işin içinden çıkamayacağımız anlarda yardımcı olacağını
düşünüyorum" şeklinde konuştu.

KOCAMAN: "MÜCADELEYİ SONUNA KADAR BIRAKMAYAN BİR YAPI..."-
Törende Bekir’den önce söz alan Sportif Direktör Kocaman, geçen sezon Fenerbahçe’yi dışarıdan izlediğinde, görünen sıkıntılardan en önemlisinin sonuçtan çok takımın mücadele kalitesinin düşüklüğü olduğunu ifade ederek, bu sezonki transfer planlamasında buna dikkat ettiklerini vurguladı.

Kocaman şöyle konuştu:"Dışarıdan baktığımızda Fenerbahçe’nin sıkıntılı bir görüntüsü vardı. Sonuçtan öte, takımın mücadele kalitesinin düşük olması göze çarpan bir şeydi. Bu sezon transfer planlamasında, Fenerbahçe Kulübü’nün en çok dikkat ettiği ve önemle üzerinde durduğu düşünce bu oldu. Yeni transferlerle birlikte Fenerbahçe en azından bir şeyi çevirebileceğini düşünüyor bu konuda. Maçı sonuna kadar oynayan mücadeleyi sonuna kadar bırakmayan, oyunu iki yönlü oynayan futbolcu yapısına dönüştürmek. Bekir de bu anlamda katkısı olacak bir oyuncu. Hem kendisi hem Fenerbahçe hem Türk futbolu için hayırlı uğurlu olsun."

Olcay Karakaş
25-06-2009, 02:36
http://fanatik.ekolay.net/Fanatik/FENERBAHÇE-Seç-beğen!_3_HDetail_34_136872.htm


tıkalyın yeni formaları görün

Olcay Karakaş
25-06-2009, 13:45
Volkan patlayacak

Fenerbahçe (http://milarsiv.milliyet.com.tr/Fenerbahçe/1/1110573/)’nin kalecisi, daha az kazanacak olmasına rağmen Manchester City (http://milarsiv.milliyet.com.tr/Manchester City/1/1110573/)’ye gidiyor
http://i.milliyet.com.tr/GazeteHaberIciResim/2009/06/25/fft16_mf295892.Jpeg

Milli file bekçisi, İngilizler’le 2 milyon euro (http://milarsiv.milliyet.com.tr/euro/1/1110573/)’ya anlaştı. Ama Ada’daki yüzde 40 vergi (http://milarsiv.milliyet.com.tr/vergi/1/1110573/) nedeniyle eline 1.2 milyon euro geçecek Volkan, 2.3 milyon euro istediği Kanarya’da yönetimin 1.5 milyondan yukarıya çıkmamasına kızıp, 300 bin euro zarara razı

Volkan’da geri sayım... Fenerbahçe’nin başarılı file bekçisi, yönetim ile sözleşme uzatma konusunda uzlaşamayınca ayrılma kararı aldı. Özellikle Mehmet Topuz (http://milarsiv.milliyet.com.tr/Mehmet Topuz/1/1110573/)’un yüksek rakamla imza atmasından sonra yönetime 2.3 milyon euro için baskı yapan milli kaleci (http://milarsiv.milliyet.com.tr/kaleci/1/1110573/), 1.5 milyon euro’luk karşı teklifle şok oldu. Menajer Erdinç Şehit (http://milarsiv.milliyet.com.tr/Şehit/1/1110573/), ‘Biz yönetime teklifimizi ilettik. Bizi çağırdıkları an gidip görüşeceğiz’ dedi.

YÜKSEK ÜCRET PLANLARI TUTMADI

Volkan’ın transfer (http://milarsiv.milliyet.com.tr/transfer/1/1110573/) görüşmelerinde Premier Lig (http://milarsiv.milliyet.com.tr/Premier Lig/1/1110573/) ekibi Manchester City (http://milarsiv.milliyet.com.tr/Manchester City/1/1110573/)’nin 2 milyon euro’luk teklifini koz olarak kullandığı anca (http://milarsiv.milliyet.com.tr/anca/1/1110573/), bundan sonuç alamadığı kaydedildi... Çünkü Ada’da yüzde 40 vergi oranını hesap eden ve Volkan’ın eline yılda en fazla 1.2 milyon euro geçeceğini bilen sarı-lacivertli idareciler 1.5 milyondan yukarıya çıkmadı.

FİYAT (http://milarsiv.milliyet.com.tr/FİYAT/1/1110573/) FARKINA BOZULDU

Kanarya’nın kalecisinin yönetimin teklif (http://milarsiv.milliyet.com.tr/teklif/1/1110573/) ettiği parayı takımdaki diğer oyuncularla kıyasladığı ve kendisine haksızlık yapıldığını düşündüğü için kabul etmediği ifade edildi. Volkan bu nedenle gerekirse 300 bin euro zararı göze alarak, İngiltere (http://milarsiv.milliyet.com.tr/İngiltere/1/1110573/)’nin yolunu tutacağı ileri sürüldü

Olcay Karakaş
25-06-2009, 14:21
“Bu güzel mabette hedeflerimize ulaşacağız”24 Haziran 2009 Çarşamba

Fenerbahçemizin Gaziantepspor'dan transfer ettiği Bekir İrtegün, Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadı Basın Toplantı Odası'nda bugün düzenlenen bir törenle, kendisini 3 yıllığına Kulübümüze bağlayan resmi sözleşmeye imza attı. İmza töreninde hazır bulunan Sportif Direktörümüz Aykut Kocaman, Fenerbahçe'nin Bekir İrtegün transferiyle, mücadeleci bir takım yaratma yolunda önemli bir adım daha attığını kaydetti. Başarı için elinden gelenin fazlasını ortaya koyacağını söyleyen Bekir İrtegün ise, "Bu güzel mabette hedeflerimize ulaşacağız" dedi.
MÜCADELECİ BİR TAKIM KURULUYOR
İmza töreninde ilk olarak söz alan Sportif Direktörümüz Aykut Kocaman, "Bir şey söylemek gerekiyor.Geçen sezon dışarıdan bakılınca Fenerbahçe'nin sıkıntılı bir görüntüsü vardı. Takımın en önemli özelliklerinden biri; sonuçtan öte; takımın mücadele kalitesinin düşük olması en göze çarpan şeydi. O nedenle bu yıl transfer politikasında Fenerbahçe'nin en çok düşündüğü, dikkate aldığı şey bu oldu. Önümüzdeki sezonda sonuçlar ne olur bilinmez ama, en azından bir şeyi çevirebileceğiz. Maçı sonuna kadar oynayan mücadeleyi bırakmayan bir oyuncu yapısı ve takım kuruyoruz. Mehmet Topuz gibi, Özer Hurmacı gibi bu oyunculardan biri de Bekir İrtegün. İnşallah kendisi ve Fenerbahçe için hayırlı olur. Geleceğin onun için iyi geçeceğine inanıyorum" dedi.
TRANSFERİN OCAK'TA OLMASINI İSTERDİM
Sözlerine Aykut Kocaman'a teşekkür ederek başlayan Bekir İrtegün ise, "Başkanımıza, Nihat Özdemir'e, Ali Yıldırım'a ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Büyük bir camia ve büyük bir ailenin bir ferdi olarak, maksimum katkıyı sağlamak için elimden gelenin fazlasını ortaya koymaya çalışacağım. Belki bu transfer Ocak ayında gerçekleştirilecekti. Bunu ben de istedim ama gerçekleşmedi. Şimdi olması gerekiyormuş. Gaziantepspor'a, şehir ve taraftara emek ve sevgilerden dolayı teşekkür ediyorum. Aykut Hocamızın dediği gibi geçtiğimiz sezon Fenerbahçe adına iyi geçmedi. Yeni ve güçlü bir yapılanma geliyor. Bu güzel mabette hedeflerimize ulaşacağız. Başkanımızın verdiği şampiyonluk sözüne katkım olursa, kendimi daha iyi hissedeceğim. İnşallah iki tarafa da hayırlı olur" dedi.
KORKUM YOK
İmzaların atılmasından sonra basın mensuplarının sorularını cevaplandıran Bekir İrtegün, "Yıllarca gelip burada Fenerbahçe'ye karşı oynadım. Ben inanıyorum ki; Fenerbahçe formasıyla bu statta oynamak tarif edilemeyecek bir duygu. O günün gelmesini sabırsızlıkla bekliyorum. Böyle bir camiaya gelmek çok zor. Ortaya koyacağınız performans sürekli olmalı. Kalıcı olmak, başarılı olmaktan daha zor. Gelen benden önceki arkadaşlarımdan tutunamayıp gidenler oldu. Belki bunda şanssızlık veya başka nedenlerin etkisi vardır. Bu konuda benim korkum yok. Ben kendime güvenen bir oyuncuyum. Yıllardır bu ligin önemli renklerinden biri olan takımın kaptanlığını yaptım. 3-4 senenin az olduğuna inanmıyorum. Ama başarılı olmanın zor olduğunu ve çalışmam gerektiğini, gelen şansların değerlendirilmesi gerektiğini biliyorum. Ama korkmuyorum. Elimden gelini fazlasını yapıp bu takımda kalıcı olacağım" dedi.
MOTİVASYONU ARTIRIR
Başkanımızın 3 yıl üst üste şampiyonluk söyleminin kendisi ve takım üzerinde bir baskı yaratıp yaratmayacağı sorulduğunda ise Bekir İrtegün, "Baskı yaratır mı bunu zaman gösterecek. Ama yaratmaması gerekiyor. Daha çok sorumluluk yüklemesi bakımından bir baskı yaratır mı? Bunu zaman gösterecek. Ama baskı da bazen olumlu sonuçlar veriyor. Ancak ben büyük bir baskı olacağına inanmıyorum" dedi.
Bu konuda görüşlerini açıklayan Sportif Direktörümüz Aykut Kocaman ise, "Bunu hiç kimse söylemese bile, Fenerbahçe zaten her yıl şampiyonluğa oynar. Bunun söylenmiş olması biraz daha motivasyonu artırır" dedi.
YENİ YAPILANMA BİZİM İÇİN AVANTAJ
Aykut Kocman'la ilgili görüşlerini de dile getiren Bekir İrtegün, "Yeni bir yapılanma var. Aykut Hoca yeni başladı. Bu bizim için bir avantaj. Kendisi Süper Lig'de yıllardır görevini başarıyla yapan bir hoca.Bazen bize yardımcı olacağını, işin içinden çıkamayacağımız zamanlarda bize yardımcı olacağını düşünüyorum" dedi.
Bu arada gazetecilerin kendisi ve görevi hakkında yönelttiği soruları da yanıtlayan Aykut Kocaman "Geçen Özer'in toplantısında pozisyonum itibariyle sorulan sorular hakkında bir toplantı yapmak istediğimi söylemiştim. Bunu düşünüyorum. Bugün Bekir'in Fenerbahçe'ye kazandırılması nedeniyle buradayız. Açık olmaya ve bildiğim her şeyi paylaşamaya gayret edeceğim. Bugüne kadar Fenerbahçe'nin bu konudaki politikasında gördüğüm şu: Bizim politikamız şu: Bizim bir şeyler olurken değil de olduktan sonra açıklama politikamız var. Bunu sürdüreceğiz" dedi.
ÖZLEMİNİ DUYDUĞUM TAKIMA GELDİM
Bekir İrtegün, çubuklu Fenerbahçe forması giyip Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadı'nın çimleri üzerinde basın mensuplarına poz verdikten sonra FB TV'de canlı yayına çıktı ve soruları cevaplandırdı. Bekir İrtegün burada, "Benim ilk transferim. Böyle bir camiaya gelmek çok değişik bir duygu. Yıllardır özlemini duyduğum takıma geldiğim için heyecan ve mutluluğum üst seviyede. Heyecanla beklediğim formayı giydim. Tribünler boş olmasına rağmen stadın güzelliği dikkatimi çekti. Tribünler doluyken bu statta maça çıkmak istiyorum" dedi.
4-3'LÜK TARİHİ MAÇTA BURADAYDIM
Futbolculuk yaşantısı hakkında bilgiler veren İrtegün, "Futbola biraz geç başladım. Liseye giderken başladım. Amatör takımdan sonra Gaziantepspor altyapısına geçtim A Takıma kadar yükseldim. Gaziantep Büyükşehir Belediyespor vardı. Oraya bir gidişim oldu. Daha sonra Gaziantepspor'a yeniden geldim ve sonra da buraya geldim. 16 yaşındayken Gaziantepspor A Takımındaydım. Gaziantepspor'un 3-0'dan 4-3 yenildiği o tarihi maçta ben de buradaydım. Kısmetmiş şimdi ben de Fenerbahçe'deyim. 16 yaşında A Takıma çıktıktan sonra, Büyükşehir'e gidiş geliş hariç devamlı orada kaldım. Genç yaşta kaptanlık bana nasip oldu. Herkes bunu benimsedi. Bu bana olan saygı ve sevgilerinden dolayı oldu. Gaziantep'in bende yıllar süren bir emeği var. Beni kaptan olarak görmek istediler. Ben de bu görevi layıkıyla yerine getirdim. Zor dönemlerimiz oldu ama, altından kalktık" dedi.
SAYGI DUYULAN KİŞİLERİ ÖRNEK ALDIM
Örnek aldığı, idol olarak benimsediği bir futbolcu bulunmadığını belirten İrtegün, "Benim birebir örnek aldığım futbolcu hiç olmadı. Bir maçı izlerken beğendiğim futbolcular olduğunda, daha dikkatli izleyip neler yaptıklarına bakıyorum. Ben daha çok saygı duyulan, saygı gören, yaşantısıyla, kültürüyle saygı gören kişileri örnek aldım hep. Meziyet kendiliğinden gelen bir şeydir. Bunun üzerine koymak da futbolcunun görevidir. Futbolcu özelliklerinden çok, yaşantı olarak örnek almak bana göre daha önemli" dedi.
DÜZGÜN YAŞAYAN BİRİYİM
İstanbul hakkındaki soruları ise Bekir İrtegün, "Transferlerde en çok konuşulanlardan biri de budur. Ben İstanbul'a ilk kez gelmedim ama kalıcı olarak bu ilk olacak. Ama İstanbul'da çok zamınım geçti. Yaşam biçimi olarak gayet düzgün yaşayan bir insanım. Bu anlamda çok zorlanmayacağım. Daha önce 3 ay kadar İstanbul'da kaldım. Örnek almak konusunda söylediğim şeylerden biri de buydu. Örnek aldığım insanlar, zorluk çekmeden işini gerektiği gibi yapan insanlardır. Bir insanın işi sayesinde saygı gördüğünü biliyorum" diye cevapladı.
NELER YAPACAĞIM DAHA ÖNEMLİ
Transfer hikayesini de anlatan Bekir İrtegün, "Ocak ayında transferimin gerçekleşmesini ben de çok istiyordum. Eski Başkanımızla bu konuda konuştum, rica ettim. Ama iki grup konuştu ve anlaşamadı. Artık buraya geldikten sonra neler yapacağım daha önemli. Bu camianın bir ferdi olmak istiyorum. O şekilde olsaydı, ben daha çok mutlu olurdum. Ne yazık ki böyle oldu. Bunu dememin nedeni, Ocak ayında yaşanan gelişmeler. Şu anda layık olduğum yerdeyim" diye konuştu.
HEDEFİM KALICI OLMAK
Hedefleri hakkında da konuşan Bekir İrtegün, "Hedef bitmez. Biri biter öbürü başlar. Hayal ettiğim yerdeyim. Bundan sonraki hedefim, kalıcı olarak kendimi ispatlamak ve gönüllerde yer edinmek. Fenerbahçe'nin hedefi olan bu şampiyonluklarda maksimim katkıyı yapmak istiyorum. Çok yeni bir başlangıç. Elimden gelenin fazlasını yapıp, burada kalıcı olmak istiyorum" dedi.
ARKADAŞLARIMLA VAKİT GEÇİRİRİM.
Futbol dışındaki zamanlarında arkadaşlarıyla vakit geçirmeyi sevdiğiri söyleyen İrtegün, "Bunların tümü çocukluk arkadaşım. Onlarla bağımı hiç koparmadım..Daha çok evde vakit geçiririz. O an neler hissediyorsak onu yapıyoruz" dedi.
KARTI POZİSYON GEREĞİ GÖRÜRÜM
Bir defans oyuncu olmasına rağmen çok az kart görmesinin hatırlatılması üzerine Bekir İrtegün, "Şimdiye kadar sadece 1 kırmızı kartım var. Her defans oyuncusu gibi, oyun stilim biraz sert ve böyle de olmak zorunda. Ama kart görme sayım az. Türkiye'de futbolcular pozisyondan çok, el hareketleri ve mimiklerden kart görüyor. Benim öyle şeylerim olmadığı için, daha çok pozisyon gereği kart gördüm. O nedenle az. Sadece 1 kırmızı kart gördüm" dedi.
TARAFTAR BENİ GÖNÜLLERİNE BASSIN
Son olarak taraftarlara mesaj veren Bekir İrtegün, "Biz buraya rakip formayla geldiğimizde özentiyle bakardık. Çünkü çok büyük bir taraftarı var Fenerbahçe'nin. Umarım onlar da beni gönüllerine basar. Onlara kavuşmak için sabırsızlıkla bekliyorum" dedi.

Olcay Karakaş
25-06-2009, 14:25
“Bu güzel mabette hedeflerimize ulaşacağız”24 Haziran 2009 Çarşamba

Fenerbahçemizin Gaziantepspor'dan transfer ettiği Bekir İrtegün, Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadı Basın Toplantı Odası'nda bugün düzenlenen bir törenle, kendisini 3 yıllığına Kulübümüze bağlayan resmi sözleşmeye imza attı. İmza töreninde hazır bulunan Sportif Direktörümüz Aykut Kocaman, Fenerbahçe'nin Bekir İrtegün transferiyle, mücadeleci bir takım yaratma yolunda önemli bir adım daha attığını kaydetti. Başarı için elinden gelenin fazlasını ortaya koyacağını söyleyen Bekir İrtegün ise, "Bu güzel mabette hedeflerimize ulaşacağız" dedi.
MÜCADELECİ BİR TAKIM KURULUYOR
İmza töreninde ilk olarak söz alan Sportif Direktörümüz Aykut Kocaman, "Bir şey söylemek gerekiyor.Geçen sezon dışarıdan bakılınca Fenerbahçe'nin sıkıntılı bir görüntüsü vardı. Takımın en önemli özelliklerinden biri; sonuçtan öte; takımın mücadele kalitesinin düşük olması en göze çarpan şeydi. O nedenle bu yıl transfer politikasında Fenerbahçe'nin en çok düşündüğü, dikkate aldığı şey bu oldu. Önümüzdeki sezonda sonuçlar ne olur bilinmez ama, en azından bir şeyi çevirebileceğiz. Maçı sonuna kadar oynayan mücadeleyi bırakmayan bir oyuncu yapısı ve takım kuruyoruz. Mehmet Topuz gibi, Özer Hurmacı gibi bu oyunculardan biri de Bekir İrtegün. İnşallah kendisi ve Fenerbahçe için hayırlı olur. Geleceğin onun için iyi geçeceğine inanıyorum" dedi.
TRANSFERİN OCAK'TA OLMASINI İSTERDİM
Sözlerine Aykut Kocaman'a teşekkür ederek başlayan Bekir İrtegün ise, "Başkanımıza, Nihat Özdemir'e, Ali Yıldırım'a ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Büyük bir camia ve büyük bir ailenin bir ferdi olarak, maksimum katkıyı sağlamak için elimden gelenin fazlasını ortaya koymaya çalışacağım. Belki bu transfer Ocak ayında gerçekleştirilecekti. Bunu ben de istedim ama gerçekleşmedi. Şimdi olması gerekiyormuş. Gaziantepspor'a, şehir ve taraftara emek ve sevgilerden dolayı teşekkür ediyorum. Aykut Hocamızın dediği gibi geçtiğimiz sezon Fenerbahçe adına iyi geçmedi. Yeni ve güçlü bir yapılanma geliyor. Bu güzel mabette hedeflerimize ulaşacağız. Başkanımızın verdiği şampiyonluk sözüne katkım olursa, kendimi daha iyi hissedeceğim. İnşallah iki tarafa da hayırlı olur" dedi.
KORKUM YOK
İmzaların atılmasından sonra basın mensuplarının sorularını cevaplandıran Bekir İrtegün, "Yıllarca gelip burada Fenerbahçe'ye karşı oynadım. Ben inanıyorum ki; Fenerbahçe formasıyla bu statta oynamak tarif edilemeyecek bir duygu. O günün gelmesini sabırsızlıkla bekliyorum. Böyle bir camiaya gelmek çok zor. Ortaya koyacağınız performans sürekli olmalı. Kalıcı olmak, başarılı olmaktan daha zor. Gelen benden önceki arkadaşlarımdan tutunamayıp gidenler oldu. Belki bunda şanssızlık veya başka nedenlerin etkisi vardır. Bu konuda benim korkum yok. Ben kendime güvenen bir oyuncuyum. Yıllardır bu ligin önemli renklerinden biri olan takımın kaptanlığını yaptım. 3-4 senenin az olduğuna inanmıyorum. Ama başarılı olmanın zor olduğunu ve çalışmam gerektiğini, gelen şansların değerlendirilmesi gerektiğini biliyorum. Ama korkmuyorum. Elimden gelini fazlasını yapıp bu takımda kalıcı olacağım" dedi.
MOTİVASYONU ARTIRIR
Başkanımızın 3 yıl üst üste şampiyonluk söyleminin kendisi ve takım üzerinde bir baskı yaratıp yaratmayacağı sorulduğunda ise Bekir İrtegün, "Baskı yaratır mı bunu zaman gösterecek. Ama yaratmaması gerekiyor. Daha çok sorumluluk yüklemesi bakımından bir baskı yaratır mı? Bunu zaman gösterecek. Ama baskı da bazen olumlu sonuçlar veriyor. Ancak ben büyük bir baskı olacağına inanmıyorum" dedi.
Bu konuda görüşlerini açıklayan Sportif Direktörümüz Aykut Kocaman ise, "Bunu hiç kimse söylemese bile, Fenerbahçe zaten her yıl şampiyonluğa oynar. Bunun söylenmiş olması biraz daha motivasyonu artırır" dedi.
YENİ YAPILANMA BİZİM İÇİN AVANTAJ
Aykut Kocman'la ilgili görüşlerini de dile getiren Bekir İrtegün, "Yeni bir yapılanma var. Aykut Hoca yeni başladı. Bu bizim için bir avantaj. Kendisi Süper Lig'de yıllardır görevini başarıyla yapan bir hoca.Bazen bize yardımcı olacağını, işin içinden çıkamayacağımız zamanlarda bize yardımcı olacağını düşünüyorum" dedi.
Bu arada gazetecilerin kendisi ve görevi hakkında yönelttiği soruları da yanıtlayan Aykut Kocaman "Geçen Özer'in toplantısında pozisyonum itibariyle sorulan sorular hakkında bir toplantı yapmak istediğimi söylemiştim. Bunu düşünüyorum. Bugün Bekir'in Fenerbahçe'ye kazandırılması nedeniyle buradayız. Açık olmaya ve bildiğim her şeyi paylaşamaya gayret edeceğim. Bugüne kadar Fenerbahçe'nin bu konudaki politikasında gördüğüm şu: Bizim politikamız şu: Bizim bir şeyler olurken değil de olduktan sonra açıklama politikamız var. Bunu sürdüreceğiz" dedi.
ÖZLEMİNİ DUYDUĞUM TAKIMA GELDİM
Bekir İrtegün, çubuklu Fenerbahçe forması giyip Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadı'nın çimleri üzerinde basın mensuplarına poz verdikten sonra FB TV'de canlı yayına çıktı ve soruları cevaplandırdı. Bekir İrtegün burada, "Benim ilk transferim. Böyle bir camiaya gelmek çok değişik bir duygu. Yıllardır özlemini duyduğum takıma geldiğim için heyecan ve mutluluğum üst seviyede. Heyecanla beklediğim formayı giydim. Tribünler boş olmasına rağmen stadın güzelliği dikkatimi çekti. Tribünler doluyken bu statta maça çıkmak istiyorum" dedi.
4-3'LÜK TARİHİ MAÇTA BURADAYDIM
Futbolculuk yaşantısı hakkında bilgiler veren İrtegün, "Futbola biraz geç başladım. Liseye giderken başladım. Amatör takımdan sonra Gaziantepspor altyapısına geçtim A Takıma kadar yükseldim. Gaziantep Büyükşehir Belediyespor vardı. Oraya bir gidişim oldu. Daha sonra Gaziantepspor'a yeniden geldim ve sonra da buraya geldim. 16 yaşındayken Gaziantepspor A Takımındaydım. Gaziantepspor'un 3-0'dan 4-3 yenildiği o tarihi maçta ben de buradaydım. Kısmetmiş şimdi ben de Fenerbahçe'deyim. 16 yaşında A Takıma çıktıktan sonra, Büyükşehir'e gidiş geliş hariç devamlı orada kaldım. Genç yaşta kaptanlık bana nasip oldu. Herkes bunu benimsedi. Bu bana olan saygı ve sevgilerinden dolayı oldu. Gaziantep'in bende yıllar süren bir emeği var. Beni kaptan olarak görmek istediler. Ben de bu görevi layıkıyla yerine getirdim. Zor dönemlerimiz oldu ama, altından kalktık" dedi.
SAYGI DUYULAN KİŞİLERİ ÖRNEK ALDIM
Örnek aldığı, idol olarak benimsediği bir futbolcu bulunmadığını belirten İrtegün, "Benim birebir örnek aldığım futbolcu hiç olmadı. Bir maçı izlerken beğendiğim futbolcular olduğunda, daha dikkatli izleyip neler yaptıklarına bakıyorum. Ben daha çok saygı duyulan, saygı gören, yaşantısıyla, kültürüyle saygı gören kişileri örnek aldım hep. Meziyet kendiliğinden gelen bir şeydir. Bunun üzerine koymak da futbolcunun görevidir. Futbolcu özelliklerinden çok, yaşantı olarak örnek almak bana göre daha önemli" dedi.
DÜZGÜN YAŞAYAN BİRİYİM
İstanbul hakkındaki soruları ise Bekir İrtegün, "Transferlerde en çok konuşulanlardan biri de budur. Ben İstanbul'a ilk kez gelmedim ama kalıcı olarak bu ilk olacak. Ama İstanbul'da çok zamınım geçti. Yaşam biçimi olarak gayet düzgün yaşayan bir insanım. Bu anlamda çok zorlanmayacağım. Daha önce 3 ay kadar İstanbul'da kaldım. Örnek almak konusunda söylediğim şeylerden biri de buydu. Örnek aldığım insanlar, zorluk çekmeden işini gerektiği gibi yapan insanlardır. Bir insanın işi sayesinde saygı gördüğünü biliyorum" diye cevapladı.
NELER YAPACAĞIM DAHA ÖNEMLİ
Transfer hikayesini de anlatan Bekir İrtegün, "Ocak ayında transferimin gerçekleşmesini ben de çok istiyordum. Eski Başkanımızla bu konuda konuştum, rica ettim. Ama iki grup konuştu ve anlaşamadı. Artık buraya geldikten sonra neler yapacağım daha önemli. Bu camianın bir ferdi olmak istiyorum. O şekilde olsaydı, ben daha çok mutlu olurdum. Ne yazık ki böyle oldu. Bunu dememin nedeni, Ocak ayında yaşanan gelişmeler. Şu anda layık olduğum yerdeyim" diye konuştu.
HEDEFİM KALICI OLMAK
Hedefleri hakkında da konuşan Bekir İrtegün, "Hedef bitmez. Biri biter öbürü başlar. Hayal ettiğim yerdeyim. Bundan sonraki hedefim, kalıcı olarak kendimi ispatlamak ve gönüllerde yer edinmek. Fenerbahçe'nin hedefi olan bu şampiyonluklarda maksimim katkıyı yapmak istiyorum. Çok yeni bir başlangıç. Elimden gelenin fazlasını yapıp, burada kalıcı olmak istiyorum" dedi.
ARKADAŞLARIMLA VAKİT GEÇİRİRİM.
Futbol dışındaki zamanlarında arkadaşlarıyla vakit geçirmeyi sevdiğiri söyleyen İrtegün, "Bunların tümü çocukluk arkadaşım. Onlarla bağımı hiç koparmadım..Daha çok evde vakit geçiririz. O an neler hissediyorsak onu yapıyoruz" dedi.
KARTI POZİSYON GEREĞİ GÖRÜRÜM
Bir defans oyuncu olmasına rağmen çok az kart görmesinin hatırlatılması üzerine Bekir İrtegün, "Şimdiye kadar sadece 1 kırmızı kartım var. Her defans oyuncusu gibi, oyun stilim biraz sert ve böyle de olmak zorunda. Ama kart görme sayım az. Türkiye'de futbolcular pozisyondan çok, el hareketleri ve mimiklerden kart görüyor. Benim öyle şeylerim olmadığı için, daha çok pozisyon gereği kart gördüm. O nedenle az. Sadece 1 kırmızı kart gördüm" dedi.
TARAFTAR BENİ GÖNÜLLERİNE BASSIN
Son olarak taraftarlara mesaj veren Bekir İrtegün, "Biz buraya rakip formayla geldiğimizde özentiyle bakardık. Çünkü çok büyük bir taraftarı var Fenerbahçe'nin. Umarım onlar da beni gönüllerine basar. Onlara kavuşmak için sabırsızlıkla bekliyorum" dedi.
aramıza hosgeldn bekir ...... inş bu yeni yapılanmada sende elnden gelnin en iisini yaparak fenerbahceyi layık oldugu yere gtrr ve biz taraftarın yzunu guldurursunuzz takım olarak ... sz isteyn biz szi herzaman desteklerzzzz ytrki siz bzi üzmeyn !!!!

Cihangir Başer
25-06-2009, 14:56
aramıza hosgeldn bekir ...... inş bu yeni yapılanmada sende elnden gelnin en iisini yaparak fenerbahceyi layık oldugu yere gtrr ve biz taraftarın yzunu guldurursunuzz takım olarak ... sz isteyn biz szi herzaman desteklerzzzz ytrki siz bzi üzmeyn !!!!
hayırlısı olsun ne diyelim dimi_?_? :D

Cihangir Başer
25-06-2009, 14:56
nörüyon deli oğlan_?_?

Olcay Karakaş
25-06-2009, 14:57
hadi ben gremiorum net yoqq die nevsehr sen nden grmiosun :D:D:D:D:D

Olcay Karakaş
25-06-2009, 14:58
nörüyon deli oğlan_?_?
iiilk baskan sen nörüosun

Cihangir Başer
25-06-2009, 14:58
hadi ben gremiorum net yoqq die nevsehr sen nden grmiosun :D:D:D:D:D
girdik la işte anca iş güç telaşe

Cihangir Başer
25-06-2009, 14:58
ii yav nörüm can sıkıntısı
yatış anlayacağın

Olcay Karakaş
25-06-2009, 14:59
girdik la işte anca iş güç telaşe
tmm bakalım baskan :D nasl gidio tatil calısıomusn

Olcay Karakaş
25-06-2009, 14:59
baskan takp ediomusun transfer calısmalarını ?

Cihangir Başer
25-06-2009, 15:01
baskan takp ediomusun transfer calısmalarını ?
sayende takip ediyoruz saol allah razı olsun
bu arada kandilinde mubarek olsun

Olcay Karakaş
25-06-2009, 15:02
sayende takip ediyoruz saol allah razı olsun
bu arada kandilinde mubarek olsun
saol baskan cmlemzn . senn ve ailennde kandln mbrek olsun baskannn ...

Olcay Karakaş
25-06-2009, 15:03
sayende takip ediyoruz saol allah razı olsun
bu arada kandilinde mubarek olsun
baskan nabayım yaa ugrasıorum burda . ama inş alacaz yaa unıfeb eger alamazsak fenerlym dienleri dövecem :D

Cihangir Başer
25-06-2009, 15:04
tmm bakalım baskan :D nasl gidio tatil calısıomusn
iş arıyoz eli kulağında çalışırız bulak da hele bi

Olcay Karakaş
25-06-2009, 15:04
sayende takip ediyoruz saol allah razı olsun
bu arada kandilinde mubarek olsun

iş arıyoz eli kulağında çalışırız bulak da hele bi
inş baskan ama pyasa durgun bnde arıorum bulamıorum dsn bde sanayi sehrnde oturuosss :(

Cihangir Başer
25-06-2009, 15:06
inş baskan ama pyasa durgun bnde arıorum bulamıorum dsn bde sanayi sehrnde oturuosss :(
adam ben elimdeki işçileri çıkarıyorum diyo sen iş arıyon diyo bana :D

Cihangir Başer
25-06-2009, 15:07
baskan nabayım yaa ugrasıorum burda . ama inş alacaz yaa unıfeb eger alamazsak fenerlym dienleri dövecem :D
alınca hepsi bizden daha fenerli olurlar.. organizasyonlara baslıyalım da sen o zamn gör asıl(sözde) fenerlileri

Olcay Karakaş
25-06-2009, 15:09
alınca hepsi bizden daha fenerli olurlar.. organizasyonlara baslıyalım da sen o zamn gör asıl(sözde) fenerlileri
ozmn bnde sorarım verdgm bu emegn karsılığını sen skma canını baskan

Olcay Karakaş
25-06-2009, 15:10
adam ben elimdeki işçileri çıkarıyorum diyo sen iş arıyon diyo bana :D
dogru dio adam 60 kşi calştrıomus 20 kşye dsrms gelem dios adam bn azaltıoprum nereye gelcgnz dioo :( ama bi kac yere forum doldrdm ins alırlarda cbmz para görür brz :D maddi sıkıntılar içndeym :d

Olcay Karakaş
25-06-2009, 15:27
İŞTE GENÇ FUTBOLCUNUN YENİ TAKIMI!.. http://www.maraton.com.tr/qHUsMbuK28cYW/images/news_images/80842_1_090625132524.jpg
Fenerbahçe’nin genç oyuncusu Gürhan Gürsoy sarı lacivertli takımla yollarını ayırdı ve Eskişehirspor’a transfer oldu!..

Fenerbahçe’de bir türlü şans bulamayan 22 yaşındaki oyuncuya Antalyaspor başta olma üzere Turkcell Süper Lig’den birçok takımın talip olduğu öğrenilirken, Eskişehirspor Yönetimi’ne söz veren Başkan Aziz Yıldırım’ın, bu oyuncuyu kırmızı siyahlı kulübe verme konusunda anlaştığı öğrenildi.

Fenerbahçe ile 2010 yılına kadar sözleşmesi olan Gürhan, geçtiğimiz sezon Turkcell Süper Lig’de 5 kez sarı lacivertli formayı giymiş ve bu maçlarda hep sonradan oyuna dahil olmuştu!..

MARATON.COM.TR ÖZEL

Olcay Karakaş
25-06-2009, 15:29
Alex'e büyük onur


25 Haziran 2009 Perşembe * 09:23

Alex (http://www.1907unifeb.org/alex/) De Souza "Cruzeiro (http://www.1907unifeb.org/cruzeiro/)’nun yakın tarihinin en önemli şahsiyeti" seçildi.

http://img.fenerbahce.com/img/3/2009/alex_turkiye_kupasi.jpg
http://img.fenerbahce.com/_img/haber/haber_alt_image.gif

“Cruzeiro (http://www.1907unifeb.org/cruzeiro/)'nun yakın tarihinin en önemli şahsiyeti” seçilen Alex (http://www.1907unifeb.org/alex/) De Souza, Brezilya Kulübü tarafından özel bir plaketle onurlandırıldı. Cruzeiro (http://www.1907unifeb.org/cruzeiro/) takımı, Libertadores Kupası (http://www.1907unifeb.org/libertadores-kupasi/)'nda sabaha karşı oynanan Gremio maçından önce, Alex (http://www.1907unifeb.org/alex/)'e on binlerce seyircisinin önünde bir plaket verdi.

Olcay Karakaş
25-06-2009, 15:30
Tanjevic ile devam


25 Haziran 2009 Perşembe * 09:16

Şampiyonluğu Efes Pilsen (http://www.1907unifeb.org/efes-pilsen/)'e kaptıran erkek basketbol (http://www.1907unifeb.org/basketbol/) takımımız Fenerbahçe Ülker (http://www.1907unifeb.org/ulker/)'de eleştirilerin hedefi haline gelen antrenörümüz Bogdan Tanjevic, gelecek sezon da sarı lacivertli takımı çalıştıracağını açıkladı.

http://img.fenerbahce.com/img/3/2009/tanjevic_bjk.jpg

Emre.Ünlü
25-06-2009, 20:33
sen ne arıyon olum burda

bende nevsehır unıversıtesınde okumajktayım bu kurulusn ıcınde olmaKtan ve fenerbahcelı oollmaktan gurur duyuyyorum en kısa zamanda tum fenerbahcelı arkadaslarımıızn destegıyle uye sayısını yukseltıp buyuk bır camıa olan fenerbahceye yakısr bır tarftar grubu olacagımıza ınanıyıorum emegı gecen herkese tesekur ederım :::

Emre.Ünlü
25-06-2009, 20:33
tüm Hekesin Regaip Kandilini Kutlarım

Veysel Gök
26-06-2009, 00:19
Arkadaşlar Kandiliniz mübarek olsun

Olcay Karakaş
27-06-2009, 02:05
sen ne arıyon olum burda
olum burası nevsehr unıverstesndeki fenerlilern bulusma noktası

Olcay Karakaş
27-06-2009, 02:06
Arkadaşlar Kandiliniz mübarek olsun
saol veysel kardeşim sennde kandln mubrek olsun

Olcay Karakaş
27-06-2009, 02:08
tüm Hekesin Regaip Kandilini Kutlarım
saol emreciğim sennde kandln mbrek olsun .....

Olcay Karakaş
27-06-2009, 02:09
SÜPER RÖVEŞATA!..


tıkla (http://www.maraton.com.tr/video_news.php?news_id=80920&newstype=18)

Olcay Karakaş
28-06-2009, 13:24
slm lar nevsehirrr ....

Cihangir Başer
28-06-2009, 17:37
slm lar nevsehirrr ....
a.s olcay nierdesin paşam yaaa_?_?

Olcay Karakaş
28-06-2009, 17:39
a.s olcay nierdesin paşam yaaa_?_?
geldm baskn ya nett gidio bnm arada biliosun :S

Olcay Karakaş
28-06-2009, 17:40
baskan ardayı alırmıyız sence ?

Cihangir Başer
28-06-2009, 17:45
baskan ardayı alırmıyız sence ?
almasına alırızda ben o iti sevmiyom yaa
sporcu zeki cevik ve ahlaklı olacak
onda ahglak eksiği var

Cihangir Başer
29-06-2009, 01:53
Daum İstanbul`da

Fenerbahçemizin muhtemel olarak yeni teknik direktörü olacak olan ve 2003-2006 yılları arasında takımımızn başında bulunan Christoph Daum bugün İstanbul`a geldi. Az önce hava alanına inen Christoph Daum`un ilerleyen günlerde sözleşme imzalaması bekleniyor.

Cihangir Başer
29-06-2009, 01:53
http://antu.com/images2007/upload/upload/2008_09manset/Futbolcular/bilica/bilica_istanbul_[0aIrQmit].jpg

Bilica İstanbul`da

Fenerbahçemizin yeni transferlerinden Bilica bugün İstanbul`a geldi. Bilica`nın yarın takımımızla birlikte saat:17:00`deki antremana çıkması bekleniyor.

Cihangir Başer
29-06-2009, 01:56
http://www.fenerbahce.org.tr/pic_lib/2009-06-28_guizason446.jpghttp://www.fenerbahce.org.tr/fb2008/resimler/clearpixel.gif8. Konfederasyonlar Kupası'nın İspanya ve Güney Afrika Cumhuriyeti arasında Rustenburg'daki Royal Bafokeng Stadı'nda oynanan üçüncülük maçı büyük heyecana sahne oldu. İspanyol oyuncumuz "Okçu" Daniel Guiza'nın 88 ve 89. dakikalardaki golleriyle yıldızlaştığı mücadelede gülen taraf İspanyollar oldu. 8. Konfederasyonlar Kupası'nda üçüncülük maçı; son Avrupa şampiyonu İspanya ve turnuvanın ev sahibi Güney Afrika Cumhuriyeti arasında Rustenburg'daki Royal Bafokeng Stadı'nda oynandı. Avustralya Futbol Federasyonu adına Matthew Breeze'in düdük çaldığı karşılaşmada sahadan 3-2'lik galibiyetle ayrılan İspanya rakibine tarihindeki en önemli başarıyı yakalama fırsatını tanımadı, turnuvayı üçüncülükle tamamladı. 35 maçlık yenilmezlik serisi Amerika Birleşik Devletleri karşısında sona eren İspanya ve Brezilya'ya 83. dakikada teslim olan Güney Afrika Cumhuriyeti arasında oynanan grup maçını 'Boğalar' Villa ve Llorente'nin golleriyle 2-0 kazanmıştı. Royal Bafokeng Stadı'ndaki mücadelenin ilk 45 dakikalık bölümündeki karşılıklı ataklar golü getirmedi ve taraflar devre arasında soyunma odasına 0-0'lık eşitlikle gittiler. İkinci yarıya hızlı başlayan İspanya; Villa'nın 48. dakikadaki ceza alanı dışından vuruşunda Khune'den dönen topu tamamlayan Burquets'le golü buldu ancak genç orta saha oyuncusunun ofsaytta olduğunu gösteren bayrağı kaldıran yardımcı hakem golü iptal etti. Pozisyonun tekrarında golün nizami olduğu ve yardımcı hakemin hatalı olduğu gözlemlendi.
Guiza 58'de girdi!..
İspanya Milli Takımı Teknik Direktörü Vicente Del Bosque; İspanyol oyuncumuz Dani Guiza'yı karşılaşmanın 58. dakikasında Fernando Torres'in yerine sahaya sürdü. Organize gelişen Güney Afrika Cumhuriyeti atağında Dikgacoi'nin derin pasına sol kanattan hareketlenen Tshabalala'nın içeri çevirdiği topu kale önünde kontrol eden Mpela savunmadan önce davranarak düzgün bir vuruşla Casillas'ı avladı ve mücadelenin 73. dakikasında tribünleri sevince boğdu.
Guiza coştu, coşturdu!..
Sağ kanattan gelen ortada topu ceza alanı içinde kontrol eden oyuncumuz Guiza düzgün bir vuruşla Khune'yi mağlup ederek 88. dakikada skora denge getirdi. Golün şokunu üzerinden atma fırsatını bile bulamayan Güney Afrika Cumhuriyeti 89'da 'Okçu'ya bir kez daha avlandı.
Karşılaşmanın son dakikaları büyük heyecana sahne oldu; mükemmel bir vuruşla takımının ve kendisinin mücadeledeki ikinci golünü kaydeden Mpela 90+3. dakikada skoru eşitledi, maçın uzamasını sağlayan golü kaydetmiş oldu. Uzatma bölümünün ikinci yarısına hızlı başlayan İspanya; transferin gözde isimlerinden Alonso'nun 107. dakikada attığı serbest vuruş golüyle karşılaşmada yeniden skor avantajını yakaladı

Sezer Tanrısever
29-06-2009, 02:29
s.a arkadaşlar hepinizi saygıyla selamlarım SARI LACİVERT EN BÜYÜK F E N E R bu arada:):):):)

Cihangir Başer
29-06-2009, 13:38
s.a arkadaşlar hepinizi saygıyla selamlarım SARI LACİVERT EN BÜYÜK F E N E R bu arada:):):):)
hele şükür müdür nirelerdesin ya gözlerimiz yollarda kaldı.. :):D:)

Olcay Karakaş
29-06-2009, 15:13
s.a arkadaşlar hepinizi saygıyla selamlarım SARI LACİVERT EN BÜYÜK F E N E R bu arada:):):):)
hg. müdür as nerelerdesn yaa hc grmıosun kırıosun bzi haa

Olcay Karakaş
29-06-2009, 15:14
hele şükür müdür nirelerdesin ya gözlerimiz yollarda kaldı.. :):D:)
katılıorum baskan sana ....................

Olcay Karakaş
29-06-2009, 15:15
GÜİZA COŞTU!.. http://www.maraton.com.tr/qHUsMbuK28cYW/images/news_images/81093_1_090628204137.jpg
Futbolda 8. Konfederasyon Kupası'nda son Avrupa şampiyonu İspanya, ev sahibi Güney Afrika'yı uzatmalarda 3-2 yenerek 3. oldu.

Rustenburg kentindeki Royal Bafokeng Sports Stadı'nda oynanan ve Avustralyalı hakem Matthew Breeze'nin yönettiği maçta, ev sahibi Güney Afrika 73. dakikada Mphela'nın attığı golle 1-0 öne geçti. Karşılaşmanın 2. yarısında oyuna giren Fenerbahçe'nin İspanyol futbolcusu Guiza 88. ve 89. dakikalarda attığı gollerle skoru 2-1 getirdi. Karşılaşmanın uzatma dakikalarında Mphela kendisinin ve Güney Afrika'nın 2. golünü atarak maçı uzatmalara taşıdı.

İspanya'ya Konfederasyon Kupası'nda üçüncülüğü getiren golü karşılaşmanın 107. dakikasında Xabi Alonso kaydederken, ev sahibi Güney Afrika turnuvayı 4. tamamladı.

Olcay Karakaş
29-06-2009, 15:28
Aragones'i anlamıyorum

İspanyol hocanın tazminatta ısrar etmesinin kendisine tuhaf geldiğini dile getiren Daum, İstanbul´a ayak basar bazmaz, “Benim de Beşiktaş´tan alacağım vardı. Ama yüzde 70´ini bıraktım” dedi.

(javascript:makeURL(10);)



http://foto.fanatik.com.tr/Article/2009/6/18_260098_29FAN03DAUM6-C-B4233.jpg




Christoph Daum dün İstanbul’a ayak basarken, 30 bavulla birlikte geldi... Havalimanında kendisini Kulüp yetkilisi Serkan Acar karşıladı. Atatürk Havalimanında basın mensuplarının sorusunu yanıtlayan ünlü çalıştırıcı, “Bir an önce Fenerbahçe’de resmi olarak görevime başlamak istiyorum. Fenerbahçe’ye tekrar döndüğüm için çok mutluyum” şeklinde konuştu.

Koch da geldi
Bu arada Daum’la birlikte kaleci antrenörü Holger Dehrcke, yardımcısı Roland Koch ve eşi Angelica, Kalamış’taki konuk evine yerleştirildi. Daum’un bu defa Anadolu yakasında değil, Avrupa Yakası’nda oturacağı öğrenildi. Eşi Angelica, “Çocuklar British School’a gidecek. Okul Avrupa tarafında olduğu için, biz de büyük bir olasılıkla Bebek’te oturacağız” diye konuştu... Öte yandan Alman çalıştırıcı havalimanında uzun süre bagajlarını bekledi. İstanbul’a tam 30 bavulla gelen Alman teknik adamın, yaklaşık 5 büyük bavulunda büro eşyaları olduğu ifade edildi. Özellikle bu metal bavulların gecikmesi Daum’u biraz olsun tedirgin etti.

Para herşey değil
Alman çalıştırıcı, İspanyol hoca Aragones ile ilgili de çarpıcı ifadeler kullandı. Aragones’i anlamakta güçlük çektiğini dile getiren Daum, “Benim de Beşiktaş’tan 1 milyon Euro’nun üzerinde alacağım kalmıştı. Ancak o dönem, bu fiyatın yüzde 70’inden vazgeçip, kulüpten iyi bir şekilde ayrılmak istedim. Nitekim halen Beşiktaş’lı yöneticilerle iyi ilişkilere sahibim. Herşey para değil” diye görüş bildirdi.

Mehmet Demircan


DAUM'UN FENER KARNESİ
Süper LigOGBMBaşarı Yüzdesi102741513%79.99Türkiye KupasıOGBMBaşarı Yüzdesi181125%66.7Avrupa KupasıOGBMBaşarı Yüzdesi14419%32.2

http://foto.fanatik.com.tr/Article/2009/6/8_260100_29FAN03DAUM1-C-B423.jpg


http://foto.fanatik.com.tr/Article/2009/6/13_260101_29FAN03DAUM2-C-B423.jpg

http://foto.fanatik.com.tr/Article/2009/6/14_260102_29FAN03DAUM4-C-B423.jpg


http://foto.fanatik.com.tr/Article/2009/6/15_260103_29FAN03DAUM5-C-B423.jpg


http://foto.fanatik.com.tr/Article/2009/6/16_260104_29FAN03DAUM-C-B423.jpg

Olcay Karakaş
29-06-2009, 15:51
Ebru Gündeş Muratlıda Konser Verdi (http://muratlim.blogspot.com/2009/06/ebru-gundes-muratlda-konser-verdi.html)


07 Haziran 2009 Pazar

http://4.bp.blogspot.com/_C-Yd-5WfdaA/SiwGgnRLdXI/AAAAAAAAAGs/eFAXfQUzam4/s400/08.06.2009.005.jpg (http://4.bp.blogspot.com/_C-Yd-5WfdaA/SiwGgnRLdXI/AAAAAAAAAGs/eFAXfQUzam4/s1600-h/08.06.2009.005.jpg)

Tekirdağ'ın Muratlı ilçesinde düzenlenen Hıdrellez Şenlikleri kapsamında Ebru Gündeş ile Arif Şentürk konser verdi.
İlçede, bu yıl 31'incisi gerçekleştirilen ''Geleneksel Hıdrellez Şenlikleri''nin ikinci gününde, Ebru Gündeş ve Arif Şentürk, Muratlı Atatürk Stadı'nda şarkılarını seslendirdi.
Belediye Başkanı Nebi Tepe, konser öncesinde yaptığı konuşmada, 30 yıldır İnanlı çeşmesi mevkisinde kutlanan şenliklerin, bu yıl ilk kez statta yapıldığını söyledi. Hıdrellez şenliklerinin geleneksel hale geldiğini ifade eden Tepe, şenliğe olan ilginin her geçen yıl arttığını ve bu nedenle bundan sonraki kutlamaların da statta yapılacağını belirtti.
Gecede ilk olarak sahne alan Arif Şentürk, Rumeli türkülerinden eserler seslendirdi. Daha sonra sahneye çıkan Ebru Gündeş de sevilen parçalarını söyledi. Gündeş, zaman zaman sahneye gelerek kendisiyle fotoğraf çektirmek isteyen hayranlarının yoğun sevgi gösterileri nedeniyle zor anlar yaşadı.

Olcay Karakaş
29-06-2009, 19:19
sarı !!!!
lacivert !!!!
en büyük !!!!
fe-ner-bah-çe ......

Olcay Karakaş
29-06-2009, 19:20
Ebru Gündeş Muratlıda Konser Verdi (http://muratlim.blogspot.com/2009/06/ebru-gundes-muratlda-konser-verdi.html)


07 Haziran 2009 Pazar

http://4.bp.blogspot.com/_C-Yd-5WfdaA/SiwGgnRLdXI/AAAAAAAAAGs/eFAXfQUzam4/s400/08.06.2009.005.jpg (http://4.bp.blogspot.com/_C-Yd-5WfdaA/SiwGgnRLdXI/AAAAAAAAAGs/eFAXfQUzam4/s1600-h/08.06.2009.005.jpg)

Tekirdağ'ın Muratlı ilçesinde düzenlenen Hıdrellez Şenlikleri kapsamında Ebru Gündeş ile Arif Şentürk konser verdi.
İlçede, bu yıl 31'incisi gerçekleştirilen ''Geleneksel Hıdrellez Şenlikleri''nin ikinci gününde, Ebru Gündeş ve Arif Şentürk, Muratlı Atatürk Stadı'nda şarkılarını seslendirdi.
Belediye Başkanı Nebi Tepe, konser öncesinde yaptığı konuşmada, 30 yıldır İnanlı çeşmesi mevkisinde kutlanan şenliklerin, bu yıl ilk kez statta yapıldığını söyledi. Hıdrellez şenliklerinin geleneksel hale geldiğini ifade eden Tepe, şenliğe olan ilginin her geçen yıl arttığını ve bu nedenle bundan sonraki kutlamaların da statta yapılacağını belirtti.
Gecede ilk olarak sahne alan Arif Şentürk, Rumeli türkülerinden eserler seslendirdi. Daha sonra sahneye çıkan Ebru Gündeş de sevilen parçalarını söyledi. Gündeş, zaman zaman sahneye gelerek kendisiyle fotoğraf çektirmek isteyen hayranlarının yoğun sevgi gösterileri nedeniyle zor anlar yaşadı.
ı love you ebru gündeş !!!!! :D:D:D:D:D:D:D

Göktürk Daşoluk
29-06-2009, 19:25
Çalışmalarınızda başarıLar...

Olcay Karakaş
29-06-2009, 20:06
DEDE'DEN ŞOK İSTEK!.. http://www.maraton.com.tr/qHUsMbuK28cYW/images/news_images/81148_1_090629150757.jpg
Yeni sezona yaptığı sıkıntısız bir biçimde girmeyi hedefleyen Fenerbahçe'ye İspanyol teknik adam Luis Aragones'ten kötü bir haber geldi. Sözleşmesinin feshi konusunda tecrübeli teknik adamla anlaşmaya yakın olan Fenerbahçe Aragones'in ilginç bir isteğiyle daha karşı karşıya kalınca fesh işlemi tamamlanmadı.

Lig TV'den Alper Yemeniciler'in haberine göre Aragones'in gelecek sezon takımın başında kalması halinde takımı şampiyon yapabilme olasılığının olması sebebiyle sözleşmesinde yazan 'şampiyonluk primini' de istediği belirtilirken, tecrübeli teknik adamın bu talebi yönetimi şok etti.

Aragones'in bu isteği sonrasında özellikle Başkan Aziz Yıldırım'ın çok sinirlediği ve Fenerbahçe'nin İspanyol teknik adamla köprüleri atmaya yakın olduğu belirtildi.

Olcay Karakaş
29-06-2009, 20:08
Çalışmalarınızda başarıLar...
saol kardeşim tesekkr edioruz . çalısmalımızda szlerden de destek görmek bizleri cok mutlu eder ....

Olcay Karakaş
29-06-2009, 20:09
DEDE'DEN ŞOK İSTEK!.. http://www.maraton.com.tr/qHUsMbuK28cYW/images/news_images/81148_1_090629150757.jpg
Yeni sezona yaptığı sıkıntısız bir biçimde girmeyi hedefleyen Fenerbahçe'ye İspanyol teknik adam Luis Aragones'ten kötü bir haber geldi. Sözleşmesinin feshi konusunda tecrübeli teknik adamla anlaşmaya yakın olan Fenerbahçe Aragones'in ilginç bir isteğiyle daha karşı karşıya kalınca fesh işlemi tamamlanmadı.

Lig TV'den Alper Yemeniciler'in haberine göre Aragones'in gelecek sezon takımın başında kalması halinde takımı şampiyon yapabilme olasılığının olması sebebiyle sözleşmesinde yazan 'şampiyonluk primini' de istediği belirtilirken, tecrübeli teknik adamın bu talebi yönetimi şok etti.

Aragones'in bu isteği sonrasında özellikle Başkan Aziz Yıldırım'ın çok sinirlediği ve Fenerbahçe'nin İspanyol teknik adamla köprüleri atmaya yakın olduğu belirtildi.
amacın ne be adam sölede bizde bilelim kulubmze ne kattın ki bişiler istemeye yuzn var ??? :@:kizgin::kizgin::kizgin::kizgin::kizgin::kizgin:

Olcay Karakaş
29-06-2009, 20:46
Fenerbahçe'nin büyüklüğü ne şampiyonluk büyüklüğü, ne kupa büyüklüğüdür.Onun büyüklüğü başka bir büyüklüktür işte.Adı konamaz..İslam Çupi

Olcay Karakaş
29-06-2009, 20:55
poulsene bjk duyduguma gre 20 ml $ vermş :D:D:D:D:D:D:D

Olcay Karakaş
29-06-2009, 21:43
165

Olcay Karakaş
29-06-2009, 21:45
166

Olcay Karakaş
29-06-2009, 21:46
168

Olcay Karakaş
29-06-2009, 21:46
inş yeni fotoları begenrsnz

Olcay Karakaş
29-06-2009, 21:53
иє Sєvmєк иє SєviLmєк иє Dє ąğLąyıp gülmєк Sєиiи Hąsяєtiи bizє öLüM DєMєк
ŞєreFtiя Sєиi Sєvmєк Sąиą Kąиąяyąm Dєmєк Bu SєvDąmız öLєиє Dєк SüяєCєк..!!

Mine Keçeli
29-06-2009, 22:32
slm nevşehir selam olcay nasılsnz :D

Göktürk Daşoluk
29-06-2009, 23:28
saol kardeşim tesekkr edioruz . çalısmalımızda szlerden de destek görmek bizleri cok mutlu eder ....

Herhangi bir konuda yardım da bulunabileceksem ne mutlu bana ... Organizasyonlar bakımından yardımcı olabilirim ...

Olcay Karakaş
30-06-2009, 00:04
slm nevşehir selam olcay nasılsnz :D
selam mine hanım nerelerdesnz yaa gzmz uzaklarda kaldı vallah özledk sen i :D özletme kndini eb azından grdgnde bze selam ver yaff :(:(:(:(:(

Olcay Karakaş
30-06-2009, 00:06
Herhangi bir konuda yardım da bulunabileceksem ne mutlu bana ... Organizasyonlar bakımından yardımcı olabilirim ...
tesekkr edrm kardeşim . sen ve senn gibi bzlere yardımcı olmak isteyen arkadasları grmek istioruz ve sizzlere sonsuz mennettarlıgımızı bldriorum herkesn adına

Olcay Karakaş
30-06-2009, 00:07
slm nevşehir selam olcay nasılsnz :D
mine yaptıgım photoshoplar nasl olmus baktınmı ?

Olcay Karakaş
30-06-2009, 00:08
bu arada 59. sayfaya gectk teskkr edrm emegi gecenlere :D:D:D:D:D:D:D:D

Olcay Karakaş
30-06-2009, 00:09
168
nsl fotolar arkadaşalar ?

Suat Aktulga
30-06-2009, 00:13
slm aleykum

Suat Aktulga
30-06-2009, 00:13
herkese

Suat Aktulga
30-06-2009, 00:14
olcay ordamısısn

Olcay Karakaş
30-06-2009, 00:14
olcay ordamısısn
burdayım nbr la suat nslsn

Olcay Karakaş
30-06-2009, 00:15
slm aleykum
a.s kardeşim hg nslsn

Olcay Karakaş
30-06-2009, 00:16
DAUM İLE İLK İDMAN!


29 Haziran 2009 Pazartesi * 20:42

Fenerbahçemiz, teknik direktör Christoph Daum (http://www.1907unifeb.org/christoph-daum/) ve ekibi yönetiminde 2009-2010 futbol sezonunun ilk antrenmanına çıktı.

http://img.fenerbahce.com/img/3/2009/gokhan-idman.jpg
http://img.fenerbahce.com/_img/haber/haber_alt_image.gif

Fenerbahçe Futbol Takımı, 2009-2010 futbol sezonunun ilk antrenmanına çıktı.
Sarı-lacivertliler, teknik direktör Christoph Daum (http://www.1907unifeb.org/christoph-daum/) ve ekibi yönetiminde, yeni (http://www.1907unifeb.org/yeni/) sezon için ilk çalışmasını yaptı. Akşam saatlerinde yardımcılarıyla birlikte Samandıra Tesisleri (http://www.1907unifeb.org/samandira-tesisleri/)'ne gelen Daum (http://www.1907unifeb.org/daum/), futbolcularla yaptığı toplantının ardından takımının başında ilk çalışmaya katıldı.
Roland Koch yönetiminde koşuyla başlayan antrenmana 18 futbolcu katılırken, Roberto Carlos (http://www.1907unifeb.org/roberto-carlos/), Alex (http://www.1907unifeb.org/alex/), Deivid (http://www.1907unifeb.org/deivid/) ve kaleci Volkan Demirel (http://www.1907unifeb.org/volkan-demirel/)'in çalışmada yer almadıkları öğrenildi.
Sarı-lacivertli ekibin ilk çalışmasında yeni (http://www.1907unifeb.org/yeni/) transferler Mehmet Topuz, Bilica ve Bekir de yer aldı

Ahmet Aşkın
30-06-2009, 00:19
iyi gecelerrrr NEVŞEHİRRRR

ÇAĞ dan slmlarrr...ne var ne yokkk

Olcay Karakaş
30-06-2009, 00:21
iyi gecelerrrr NEVŞEHİRRRR

ÇAĞ dan slmlarrr...ne var ne yokkk
a.s cağ iilk saglık sezde ne var ne yoqqq h.g ahmet kardeşm nslsn ???

Olcay Karakaş
30-06-2009, 00:22
tıkla (http://www.fenerbahce.org/fb2008/detay.asp?ContentID=16129) takımımızın yeni sezon için yaptıgı ilk antremanın ilk gruntulerni gör ????

Ahmet Aşkın
30-06-2009, 00:52
tıkla (http://www.fenerbahce.org/fb2008/detay.asp?ContentID=16129)takımımızın yeni sezon için yaptıgı ilk antremanın ilk gruntulerni gör ????


resmi siteden baktım yaaaaa tarnsfer bekliyomm ama hala yokkkkkkkkkkk:o:o

Olcay Karakaş
30-06-2009, 00:55
resmi siteden baktım yaaaaa tarnsfer bekliyomm ama hala yokkkkkkkkkkk:o:o
yaa poulsen gelse hos olur ama forvet lazım bze kardeş

Olcay Karakaş
30-06-2009, 00:58
hyrlı geceler nevsehrr .......

Ali Kambur
30-06-2009, 14:15
slm kardeslerım nasılsınız.....
ünifeb ayrıcalıgının tadını cıkarmaya beklıyorum hepınızı

Oğuzhan Yılmaz
30-06-2009, 16:56
MerhabaLar Nevşehir Üni Li KardeşLerim, YoLdaşLarım... En kısa zamanda aramızda göemek diLeğiyLe hayırLı çaLışmaLar...

Cihangir Başer
01-07-2009, 17:20
Süper Kupa Olimpiyat`ta

Türkiye Futbol Federasyonu Yönetim Kurulu, bu yıl dördüncüsü düzenlenecek TFF Süper Kupa`nın 2 Ağustos 2009 günü İstanbul Atatürk Olimpiyat Stadyumu`nda oynanmasını kararlaştırdı. Fortis Türkiye Kupası finalisti Fenerbahçemiz ile 2008-2009 sezonu Turkcell Süper Lig Şampiyonu Beşiktaş ile arasında oynanacak karşılaşmanın başlama saati daha sonra açıklanacak

Cihangir Başer
01-07-2009, 17:21
http://www.antu.com/images2007/upload/upload/2008_09manset/antrenman/1.7.09idman_man_[G0F9QGjz].jpg

Futbol takımımızın yeni sezon hazırlıkları hazırlıkları devam ediyor. Bu sabah yapılan ve Brezilyalı yıldız futbolcumuz Roberto Carlos`un da katılımıyla son derece neşeli bir idman yapıldı. Roberto Carlos`u takım arkadaşları alkışlarla karşılayıp, idman sahasına aldılar. İdman sonrası Roberto Carlos`a, takım arkadaşları içerde dinlenirken laktat tetsti yapıldı..

Cihangir Başer
01-07-2009, 17:24
MerhabaLar Nevşehir Üni Li KardeşLerim, YoLdaşLarım... En kısa zamanda aramızda göemek diLeğiyLe hayırLı çaLışmaLar...
eyvallah insallah olurda bizde sizi nevşehirimizde misafir ederizz.

Mine Keçeli
03-07-2009, 00:13
selam mine hanım nerelerdesnz yaa gzmz uzaklarda kaldı vallah özledk sen i :D özletme kndini eb azından grdgnde bze selam ver yaff :(:(:(:(:(
geliyorum cnm ama sende bizim foruma uğraa olmuyor böle :D:D

Mine Keçeli
03-07-2009, 00:16
mine yaptıgım photoshoplar nasl olmus baktınmı ?
çok küçükler olcay ya ama güzel görnyo :D

Olcay Karakaş
03-07-2009, 02:01
çok küçükler olcay ya ama güzel görnyo :D
siz isteyn ben msnden onları atarım size ... sorun deil mne yaa ...

Olcay Karakaş
03-07-2009, 02:02
geliyorum cnm ama sende bizim foruma uğraa olmuyor böle :D:D
aaaa ayıp ediosun mne net varda bz mi gelmdk :D:D:D:D:D:D:D:D

Olcay Karakaş
03-07-2009, 02:02
slm kardeslerım nasılsınız.....
ünifeb ayrıcalıgının tadını cıkarmaya beklıyorum hepınızıa.s kardeşim hg
inş deestekelrnzle cıkartacagızzz ......

Olcay Karakaş
03-07-2009, 02:04
MerhabaLar Nevşehir Üni Li KardeşLerim, YoLdaşLarım... En kısa zamanda aramızda göemek diLeğiyLe hayırLı çaLışmaLar...
merhaba oğuzhan kardeşim . inş bzlern de calısmaları bu ynde zaten

Olcay Karakaş
03-07-2009, 02:39
Dempsey iddiası


02 Temmuz 2009 Perşembe * 09:06

Yönetimimiz İspanyol yıldız Daniel Güiza (http://www.1907unifeb.org/daniel-guiza/)’nın alternatifini buldu

http://img.fenerbahce.com/img/3/2009/dempsey_highres_00000301777472-large.jpg
http://img.fenerbahce.com/_img/haber/haber_alt_image.gif

Yönetimimiz İspanyol yıldız Daniel Güiza (http://www.1907unifeb.org/daniel-guiza/)'nın alternatifini buldu. Hürriyet Gazetesi'nin iddiasına göre İspanya Milli Takımı (http://www.1907unifeb.org/ispanya-milli-takimi/)'nın Güney Afrika'da düzenlenen Konfederasyonlar Kupası'ndaki üçüncülük maçında ev sahibi ülkeye iki gol (http://www.1907unifeb.org/gol/) birden atarak, birçok kulübün transfer (http://www.1907unifeb.org/transfer/) gündemine giren Güiza'nın takımdan ayrılması ihtimaline karşın arayışlar başladı. Yönetim Brezilya ile final oynayan ABD Milli (http://www.1907unifeb.org/milli/) Takımı'nın yıldızı Clint Dempsey (http://www.1907unifeb.org/clint-dempsey/) için kolları sıvadı.

Masaya oturacak

İngiltere Premier Ligi'nde Fulham formasını giyen 26 yaşındaki Dempsey için teknik direktör Christoph Daum (http://www.1907unifeb.org/christoph-daum/)'un da olumlu (http://www.1907unifeb.org/lu/) rapor verdiği öğrenildi. Rusya'nın Zenit Kulübü'nün ciddi şekilde ilgilendiği Daniel Güiza (http://www.1907unifeb.org/daniel-guiza/) ise ülkesine dönmek istediğinin sinyallerini verdi. Valencia'nın kendisini istediğini dile getiren Güzia tatil (http://www.1907unifeb.org/tatil/) dönüşünde yönetim (http://www.1907unifeb.org/yonetim/) ile görüşecek. Christoph Daum (http://www.1907unifeb.org/christoph-daum/), öncelikli olarak Güiza'nın takımda kalmasını istiyor. Alman çalıştırıcı sıkıntı yaşanması durumunda Clint Dempsey (http://www.1907unifeb.org/clint-dempsey/)'in alınabileceğini ifade etti.
Kaynak: Hürriyet

Olcay Karakaş
03-07-2009, 02:41
Yepyeni bir Daum


02 Temmuz 2009 Perşembe * 09:09

Daum (http://www.1907unifeb.org/daum/), hem fiziken hem de ruhen tamamen değişmiş şekilde karşısına çıktığı eski oyuncularını hayretlere düşürdü

http://img.fenerbahce.com/img/3/2009/daum-idman3.jpg
http://img.fenerbahce.com/_img/haber/haber_alt_image.gif

Fenerbahçemizin (http://www.1907unifeb.org/izin/) takımın başına getirdiği eski çalıştırıcısı Daum (http://www.1907unifeb.org/daum/), hem fiziken hem de ruhen tamamen değişmiş şekilde karşısına çıktığı eski oyuncularını hayretlere düşürdü

Kalçasından geçirdiği ameliyattan sonra yürüyüşü bile değişen Alman hocanın, Samandıra Tesisleri (http://www.1907unifeb.org/samandira-tesisleri/)'nde yaptırdığı antrenmanları izleyenler, yeni (http://www.1907unifeb.org/yeni/) ve enerjik Daum (http://www.1907unifeb.org/daum/) karşısında şaşkına döndü. 55 yaşında olmasına karşın sahada kıvrak hareketler yapıp dikkat çeken Daum (http://www.1907unifeb.org/daum/)'un yardımcısı Koch da farklı motivasyon yöntemi ile dikkat çekiyor.

Sarı-lacivertli takım yeni (http://www.1907unifeb.org/yeni/) sezon hazırlıklarını dün üç bölüm halinde yaptığı antrenmanla sürdürdü. Sabah antrenmanının ardından, Daum (http://www.1907unifeb.org/daum/) yönetiminde, spor salonunda öğleden sonra istasyon çalışması gerçekleştiren futbolcular, akşam da günün son antrenmanını yaptılar. İlk idmanına çıkan Roberto Carlos (http://www.1907unifeb.org/roberto-carlos/) arkadaşları tarafından alkışlanırken çalışma sonrası maç kazanmışcasına oyuncuların birbirlerine sarılmaları dikkat çekti.
Kaynak: Milliyet

Olcay Karakaş
03-07-2009, 02:42
Bilica da imzalıyor


02 Temmuz 2009 Perşembe * 14:24

Fenerbahçe'nin Sivasspor (http://www.1907unifeb.org/sivasspor/)'dan transfer (http://www.1907unifeb.org/transfer/) ettiği Brezilyalı futbolcu Bilica, yarın imza (http://www.1907unifeb.org/imza/) atacak.

http://img.fenerbahce.com/img/3/2009/bilica_bekir34637.jpg
http://img.fenerbahce.com/_img/haber/haber_alt_image.gif

Fenerbahçe'nin Sivasspor (http://www.1907unifeb.org/sivasspor/)'dan transfer (http://www.1907unifeb.org/transfer/) ettiği Brezilyalı futbolcu Bilica, yarın imza (http://www.1907unifeb.org/imza/) atacak. Takımla çalışmalarını sürdüren Brezilyalı futbolcu için yarın sabahki antrenmanın ardından Samandıra (http://www.1907unifeb.org/samandira/) Kamp (http://www.1907unifeb.org/kamp/) Merkezi'ndeki basın (http://www.1907unifeb.org/basin/) odasında imza (http://www.1907unifeb.org/imza/) töreni düzenleneceği bildirildi.
Kaynak: Anadolu Ajansı

Olcay Karakaş
03-07-2009, 02:46
fenercell konusturur fenrbahcem coştururrrrrrrrrrrrr

Olcay Karakaş
03-07-2009, 03:05
nevsehirde fenerbahceyi şampion grmden okulu btrmicem :D:D:D:D:D:D:D 4 yıllık lise hytmda 3 şampionluk grdm 2 yıllık unı hytmda ise 0 ...... ama ins daumla kalan 2 yılda sampionluk grp nevsehri fenerbahcemzn o gzl besteleryle, tezahratlarıyla inletcezzz .... bekle bzi mevburyt caddesi 2009-2010 sezonuna iddalı girioruz ....

Olcay Karakaş
03-07-2009, 03:06
2009 - 2010 yılında amatör a da mcadele etcek olan tekirdağspora yeni sezonda basarıalr dlerm ....

ins bu sene seytanun bacagını kırıp 3. lige cıkcaasss

Olcay Karakaş
03-07-2009, 03:13
ho$qeLdin nev$ehiR. . . :D
destek vercektnz ama hani destek :D:D:D:D:D:D

Olcay Karakaş
03-07-2009, 03:14
cooookkk bomba bi yabancı transfer bekliorum ... ins saglam bi forvet alırısss .... cnkü gol yollarında braz etksz kalıorusss ... sayın azz yıldırım ve ekibi ins bobbayı patlatcakkk ...

Olcay Karakaş
03-07-2009, 03:16
İŞTE SPORCULARIN ZENGİNLER LİSTESİ!.. http://www.maraton.com.tr/qHUsMbuK28cYW/images/news_images/81445_1_090702215742.jpg
En çok kazanan Amerikalı ve uluslararası sporcuların elde ettikleri toplam rakam milyar doları geçiyor...


Dünya üzerinde etkisini gösteren ekonomik kriz sporcuları ne kadar etkiledi? Kazandıkları rakamlara bakılacak olursa Sports Illustrated'in hazırladığı En Çok Kazanan ABD'li Sporcular ve En Çok Kazanan Uluslararası Sporcular listesindekileri fazla etkilemiş değil. 50 sporcudan oluşan Amerika listesinde ortalama 1.5 milyon dolarlık bir düşüş göze çarparken, yıldızların elde ettikleri sportif başarılardan çok yaptıkları reklam anlaşmalarıykla dudak uçuklatan paralar kazandıkları bir kez daha görülüyor.

HTSPOR'un haberine göre, Her zamanki gibi Amerikalı sporcular listesinde Tiger Woods'u ve Uluslararası sporcular listesinde de David Beckham'ı zirvede görüyoruz. Futolcuların azınlıkta olduğu listede, basketbol, buz hokeyi, golf, boks ve motorsporlarından bir çok isim göze çarpıyor.

Amerikalı sporcular listesinde, 22 basketbolcu yer alırken tam 9'u 20 milyon dolardan fazla kazanıyor ki bu bir rekor. 14 beyzbol, 9 amerikan futbolu, 3 golf oyuncusu ve 2 de NASCAR pilotu Amerikalı sporcular listesini tamamlıyor.

Bu arada Amerikalı sporcular listesinde ortalamada görülen 1.5 milyon dolarlık düşüş, Uluslararası sporcular listesinde tam tersi bir artışla karşımıza çıkıyor ki SI'a göre bunun sebebi, futbol ve Formula 1'de ödenen yüksek rakamlar.

-İŞTE SPORCULARIN ZENGİNLER LİSTESİ-

ULUSLARARASI SPORCULAR Top 20

1- David Beckham - Futbol MLS
$45,200,000 Sportif Anlaşma + Reklam Geliri

2- Kimi Räikkönen - Motorsporları Formula 1
$40,100,000 Sportif Anlaşma + Reklam Geliri

3- Manny Pacquiao - Boks
$40,000,000 Sportif Anlaşma + Reklam Geliri

4- Lionel Messi - Futbol La Lİga
$39,900,000 Sportif Anlaşma + Reklam Geliri

5- Fernando Alonso - Motorsporları Formula 1
$35,000,000 Sportif Anlaşma + Reklam Geliri

6- Valentino Rossi - Motorsporları MotoGP
$35,000,000 Sportif Anlaşma + Reklam Geliri

7- Yao Ming - Basketbol NBA
$33,070,550 Sportif Anlaşma + Reklam Geliri

8- Lewis Hamilton - Motorsporları Formula 1
$32,800,000 Sportif Anlaşma + Reklam Geliri

9- Roger Federer - Tenis
$29,561,341 Sportif Anlaşma + Reklam Geliri

10- Vijay Singh - Golf
$28,681,028 Sportif Anlaşma + Reklam Geliri

11- Ronaldinho - Futbol Serie A
$27,400,000 Sportif Anlaşma + Reklam Geliri

12- Cristiano Ronaldo - Futbol La Liga
$25,500,000 Sportif Anlaşma + Reklam Geliri

13- Sergio García - Golf
$24,976,830 Sportif Anlaşma + Reklam Geliri

14- Thierry Henry - Futbol La Liga
$23,700,000 Sportif Anlaşma + Reklam Geliri

15- Ichiro Suzuki - Beyzbol MLB
$22,500,000 Sportif Anlaşma + Reklam Geliri

16- Dirk Nowitzki - Basketbol NBA
$22,077,904 Sportif Anlaşma + Reklam Geliri

17- Maria Sharapova - Tenis
$21,937,879 Sportif Anlaşma + Reklam Geliri

18- Jenson Button - Motorsporları Formula 1
$21,100,000 Sportif Anlaşma + Reklam Geliri

19- Kaká - Futbol La Liga
$21,100,000 Sportif Anlaşma + Reklam Geliri

20- Zlatan Ibrahimovic - Futbol Serie A
$19,500,000 Sportif Anlaşma + Reklam Geliri

AMERİKALI SPORCULAR Top 20

1- Tiger Woods - Golf
$7,737,626 Sportif Kazançları
$92,000,000 Reklam Anlaşmaları
$99,737,626 Toplam Geliri

2- Phil Mickelson - Golf
$6,350,356 Sportif Kazançları
$46,600,000 Reklam Anlaşmaları
$52,950,356 Toplam Geliri

3- LeBron James - Basketbol NBA
$14,410,581 Sportif Kazançları
$28,000,000 Reklam Anlaşmaları
$42,410,581 Toplam Geliri

4- Alex Rodriguez - Beyzbol MLB
$33,000,000 Sportif Kazançları
$6,000,000 Reklam Anlaşmaları
$39,000,000 Toplam Geliri

5- Shaquille O'Neal - Basketbol NBA
$20,000,000 Sportif Kazançları
$15,000,000 Reklam Anlaşmaları
$35,000,000 Toplam Geliri

6- Kevin Garnett - Basketbol NBA
$24,750,000 Sportif Kazançları
$10,000,000 Reklam Anlaşmaları
$34,750,000 Toplam Geliri

7- Kobe Bryant - Basketbol NBA
$21,262,500 Sportif Anlaşmaları
$10,000,000 Reklam Anlaşmaları
$31,262,500 Toplam Geliri

8- Allen Iverson - Basketbol NBA
$21,937,500 Sportif Kazançları
$7,000,000 Reklam Anlaşmaları
$28,937,500 Toplam Geliri

9- Derek Jeter - Beyzbol MLB
$20,000,000 Sportif Kazançları
$8,500,000 Reklam Anlaşmaları
$28,500,000 Toplam Geliri

10- Peyton Manning - Amerikan Futbolu NFL
$14,500,000 Sportif Kazançları
$13,000,000 Reklam Anlaşmaları
$27,000,000 Toplam Geliri

11- Dale Earnhardt Jr. - Motorsporları NASCAR
$4,611,290 Sportif Kazançları
$22,000,000 Reklam Anlaşmaları
$26,611,290 Toplam Geliri

12- Dwyane Wade - Basketbol NBA
$14,410,581 Sportif Kazançları
$12,000,000 Reklam Anlaşmaları
$26,410,581 Toplam Geliri

13- Dwight Howard - Basketbol NBA
$13,758,000 Sportif Kazançları
$12,000,000 Reklam Anlaşmaları
$25,758,000 Toplam Geliri

14- Mark Teixeira - Beyzbol MLB
$25,000,000 Sportif Kazançları
$250,000 Reklam Anlaşmaları
$25,250,000 Toplam Geliri

15- Tracy McGrady - Basketbol NBA
$21,126,874 Sportif Kazançları
$4,000,000 Reklam Anlaşmaları
$25,126,874 Toplam Geliri

16- Tim Duncan - Basketbol NBA
$20,598,705 Sportif Kazançları
$3,500,000 Reklam Anlaşmaları
$24,098,705 Toplam Geliri

17- Stephon Marbury - Basketbol NBA
$21,937,500 Sportif Kazançları
$2,000,000 Reklam Anlaşmaları
$23,937,500 Toplam Geliri

18- CC Sabathia - Beyzbol MLB
$23,000,000 Sportif Kazançları
$250,000 Reklam Anlaşmaları
$23,250,000 Toplam Geliri

19- Jason Kidd - Basketbol NBA
$21,372,000 Sportif Kazançları
$1,500,000 Reklam Anlaşmaları
$22,872,000 Toplam Geliri

20- Jermaine O'Neal - Basketbol NBA
$21,352,500 Sportif Kazançları
$750,000 Reklam Anlaşmaları
$22,102,500 Toplam Geliri

Olcay Karakaş
03-07-2009, 03:18
ALTIN KIZ NEVİN!.. http://www.maraton.com.tr/qHUsMbuK28cYW/images/news_images/81443_1_090702214106.jpg
16. Akdeniz Oyunları'nda atletizmde bayanlar 100 metre engellide Nevin Yanıt, birinci olarak altın madalya kazandı

Adriatico Stadı'nda gerçekleştirilen oyunların atletizm yarışmalarının 3. gününde Türk atlet, iyi başladığı final yarışını 13.08 saniyelik derecesiyle ve açık arayla kazanarak altın madalyaya ulaştı.

12.76'lık derecesiyle Türkiye rekorunun sahibi olan Yanıt, bu derecesine ulaşamasa da birinci olmasını bildi. Yarışta, Fransız Sandra Gomis, 13.24 saniyeyle 2. ve İtalyan Micol Cattaneo da 13.39 saniyeyle 3. oldu.

Yanıt, birinci olduktan sonra Türk bayrağıyla basın mensuplarına poz verdi.

KEREM GÜRGEN DE ALTINA UZANDI

Bu arada, boksta 57 kiloda Kerem Gürgen altın madalya kazandı. 57 kilo finalinde ringe çıkan Gürgen, Sırp rakibi Branimir Stankoviç ile karşılaştı.

Karşılaşmada ilk 2 raunt 1-1 ve 2-2 beraberlikle sonuçlandı. Gürgen, 3. ve son rauntta rakibine 3-1 üstünlük sağlarken, maçtan da 6-4 sayıyla galip ayrıldı ve altın madalyaya uzandı.

Olcay Karakaş
03-07-2009, 03:23
Kupalı doğum günü kutlaması02 Temmuz 2009 Perşembehttp://www.1907unifeb.org/pic_lib/2009-07-02_deniz446.jpghttp://www.1907unifeb.org/forums/resimler/icon_001.jpgFutbol Haberleri kategorisindeki haberleri görüntüle (http://www.1907unifeb.org/forums/kategori.asp?ContentCategoryID=29)http://www.1907unifeb.org/forums/resimler/clearpixel.gifhttp://www.1907unifeb.org/forums/resimler/icon_001.jpgTüm haber kategorilerini görüntüle (http://www.1907unifeb.org/forums/kategori2.asp?CategoryAnaID=34)Profesyonel futbol takımımız yeni sezon hazırlıklarına sabah saatlerinde yaptığı antrenmanla devam etti. Samandıra Kamp Merkezi'nde basına açık olarak saat 10.00'da başlayan antrenmanda yine teknik direktörümüz Christoph Daum'un oyuncularımız için hazırladığı bir sürpriz vardı. 32 yaşına giren oyuncumuz Deniz Barış, sahada yapılan toplantı esnasında ortaya çağırıldı ve kendisine üzerinde "İyi ki doğdun şampiyon Deniz" ve "Herkes kendine göre şampiyondur" yazılı olan maket şampiyonluk kupası hediye edildi. Bu uygulamanın, profesyonel futbol takımında oynayan her oyuncu için tekrarlanacağı ifade edildi.

Antrenmandan notlar

Roland Koch yönetiminde topla ısınma çalışmasına başlayan oyuncularımız, kısa bir süre alt sahada yapılan koordinasyon çalışmasıyla antrenmana devam etti. Brezilyalı oyuncumuz Deivid de Souza'nın Christoph Daum'la sahada yaptığı kısa toplantıdan sonra, oyuncumuz Dolu Arslan'la birlikte düz koşu yaptı. Geniş alanda yapılan kontrollü pasa yönelik çift kale maçtan sonra günün ilk antrenmanı tamamlandı. Daum'un çift kale maç esnasında zaman zaman bazı oyuncularımızın yanına giderek uyarılarda bulunduğu gözlemlendi.

Yemekte pastalı kutlama

Deniz Barış'ın doğum günü, yemek sonrası içerde pasta kesilerek tekrar kutlandı. Alkışlı kutlamadan sonra oyuncularımız saat 14.30'da salonda yapılacak antrenman için odalarında istirahate çekildi.
Günün ikinci Antrenmanı
Günün ikinci antrenmanı saat 14.30'da Samandıra Kamp Merkezi'ndeki kapalı spor salonunda başladı. 30 dakika süreyle istasyon çalışması yapan oyuncularımız daha sonra sahada ve orman bölümünde kademeli koşu ile antrenmanı tamamladı. Oyuncularımız büyük saha ve hemen yanında bulunan ormanlık alandaki 640 metrelik koşu parkurunu 10 tur olarak tamamladı. Profesyonel takımımız yarın sabah saat 10.00'da yapılacak antrenmanla yeni sezon hazırlıklarına Samandıra Kamp Merkezi'nde devam edecek.
İyi ve kötü günler yaşadım
Doğum günü minik şampiyonluk kupası ile kutlanan oyuncumuz Denriz Barış FBTV'nin sorularını cevapladı. 31 yıllık hayatında iyi ve kötü çok günler geçirdiğini ifade eden oyuncumuz, iki çocuğu ile birlikte mutlu bir hayat sürdürdüğünü söyleyerek " Fenerbahçe'de de çok güzel günler geçirdim. Geçtiğimiz sezon futbol ile ilgili olarak başarılı bir grafik çizemedik. Bu sezon yeni hocamız Daum'la birlikte yeni hedeflerimize ulaşmak istiyoruz. Yoğun bir tempoda çalışıyoruz. Daum yorgunken bile gülmemizi istiyor. Ağrı olmadan, yorulmadan başarı gelmiyor. Onun için bu sene geçen seneden daha fazla yorulacağız. Bugün aldığım sembolik kupa da bunun bir göstergesi. Hep beraber aynı hedefe ulaşmak için çalışacağız. Çünkü hocamız bunu istiyor"dedi.

Olcay Karakaş
03-07-2009, 03:24
offf yaaa ...... artık içkiyide bıraktıkkk :D:D:D:D:D:D:D:D

Olcay Karakaş
03-07-2009, 03:25
müdürrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrr .....................

Olcay Karakaş
03-07-2009, 03:26
Kupalı doğum günü kutlaması02 Temmuz 2009 Perşembehttp://www.1907unifeb.org/pic_lib/2009-07-02_deniz446.jpghttp://www.1907unifeb.org/forums/resimler/icon_001.jpgFutbol Haberleri kategorisindeki haberleri görüntüle (http://www.1907unifeb.org/forums/kategori.asp?ContentCategoryID=29)http://www.1907unifeb.org/forums/resimler/clearpixel.gifhttp://www.1907unifeb.org/forums/resimler/icon_001.jpgTüm haber kategorilerini görüntüle (http://www.1907unifeb.org/forums/kategori2.asp?CategoryAnaID=34)
Profesyonel futbol takımımız yeni sezon hazırlıklarına sabah saatlerinde yaptığı antrenmanla devam etti. Samandıra Kamp Merkezi'nde basına açık olarak saat 10.00'da başlayan antrenmanda yine teknik direktörümüz Christoph Daum'un oyuncularımız için hazırladığı bir sürpriz vardı. 32 yaşına giren oyuncumuz Deniz Barış, sahada yapılan toplantı esnasında ortaya çağırıldı ve kendisine üzerinde "İyi ki doğdun şampiyon Deniz" ve "Herkes kendine göre şampiyondur" yazılı olan maket şampiyonluk kupası hediye edildi. Bu uygulamanın, profesyonel futbol takımında oynayan her oyuncu için tekrarlanacağı ifade edildi.

Antrenmandan notlar

Roland Koch yönetiminde topla ısınma çalışmasına başlayan oyuncularımız, kısa bir süre alt sahada yapılan koordinasyon çalışmasıyla antrenmana devam etti. Brezilyalı oyuncumuz Deivid de Souza'nın Christoph Daum'la sahada yaptığı kısa toplantıdan sonra, oyuncumuz Dolu Arslan'la birlikte düz koşu yaptı. Geniş alanda yapılan kontrollü pasa yönelik çift kale maçtan sonra günün ilk antrenmanı tamamlandı. Daum'un çift kale maç esnasında zaman zaman bazı oyuncularımızın yanına giderek uyarılarda bulunduğu gözlemlendi.

Yemekte pastalı kutlama

Deniz Barış'ın doğum günü, yemek sonrası içerde pasta kesilerek tekrar kutlandı. Alkışlı kutlamadan sonra oyuncularımız saat 14.30'da salonda yapılacak antrenman için odalarında istirahate çekildi.
Günün ikinci Antrenmanı
Günün ikinci antrenmanı saat 14.30'da Samandıra Kamp Merkezi'ndeki kapalı spor salonunda başladı. 30 dakika süreyle istasyon çalışması yapan oyuncularımız daha sonra sahada ve orman bölümünde kademeli koşu ile antrenmanı tamamladı. Oyuncularımız büyük saha ve hemen yanında bulunan ormanlık alandaki 640 metrelik koşu parkurunu 10 tur olarak tamamladı. Profesyonel takımımız yarın sabah saat 10.00'da yapılacak antrenmanla yeni sezon hazırlıklarına Samandıra Kamp Merkezi'nde devam edecek.
İyi ve kötü günler yaşadım
Doğum günü minik şampiyonluk kupası ile kutlanan oyuncumuz Denriz Barış FBTV'nin sorularını cevapladı. 31 yıllık hayatında iyi ve kötü çok günler geçirdiğini ifade eden oyuncumuz, iki çocuğu ile birlikte mutlu bir hayat sürdürdüğünü söyleyerek " Fenerbahçe'de de çok güzel günler geçirdim. Geçtiğimiz sezon futbol ile ilgili olarak başarılı bir grafik çizemedik. Bu sezon yeni hocamız Daum'la birlikte yeni hedeflerimize ulaşmak istiyoruz. Yoğun bir tempoda çalışıyoruz. Daum yorgunken bile gülmemizi istiyor. Ağrı olmadan, yorulmadan başarı gelmiyor. Onun için bu sene geçen seneden daha fazla yorulacağız. Bugün aldığım sembolik kupa da bunun bir göstergesi. Hep beraber aynı hedefe ulaşmak için çalışacağız. Çünkü hocamız bunu istiyor"dedi.

Olcay Karakaş
03-07-2009, 03:27
Edu dünya evine girdi02 Temmuz 2009 Perşembehttp://www.1907unifeb.org/pic_lib/2009-07-02_edudugun446.jpghttp://www.1907unifeb.org/forums/resimler/icon_001.jpgFutbol Haberleri kategorisindeki haberleri görüntüle (http://www.1907unifeb.org/forums/kategori.asp?ContentCategoryID=29)http://www.1907unifeb.org/forums/resimler/clearpixel.gifhttp://www.1907unifeb.org/forums/resimler/icon_001.jpgTüm haber kategorilerini görüntüle (http://www.1907unifeb.org/forums/kategori2.asp?CategoryAnaID=34)Brezilyalı oyuncumuz Edu Dracena nişanlısı Milena ile geçtiğimiz günlerde São Paulo'nun Dracena kentinde yapılan bir törenle evlendi. Kilisedeki törene Abonizio ve Rebeschini ailelerinin yanı sıra çiftin aile dostları ve arkadaşları da katıldı. Kilise töreninin ardından Dracena'nın ünlü gece kulüplerinden birinde çift ve yakın dostları düğün eğlencesinde bir araya geldi. Edu'nun düğününde oyuncularımızdan Roberto Carlos, Deivid de Souza ve Lugano da hazır bulundu.


http://www.1907unifeb.org/forums/resimler/bullet_print.gif Yazdır (javascript:pencere(16218))Edu dünya evine girdi02 Temmuz 2009 Perşembehttp://www.1907unifeb.org/pic_lib/2009-07-02_edudugun446.jpghttp://www.1907unifeb.org/forums/resimler/icon_001.jpgFutbol Haberleri kategorisindeki haberleri görüntüle (http://www.1907unifeb.org/forums/kategori.asp?ContentCategoryID=29)http://www.1907unifeb.org/forums/resimler/clearpixel.gifhttp://www.1907unifeb.org/forums/resimler/icon_001.jpgTüm haber kategorilerini görüntüle (http://www.1907unifeb.org/forums/kategori2.asp?CategoryAnaID=34)Brezilyalı oyuncumuz Edu Dracena nişanlısı Milena ile geçtiğimiz günlerde São Paulo'nun Dracena kentinde yapılan bir törenle evlendi. Kilisedeki törene Abonizio ve Rebeschini ailelerinin yanı sıra çiftin aile dostları ve arkadaşları da katıldı. Kilise töreninin ardından Dracena'nın ünlü gece kulüplerinden birinde çift ve yakın dostları düğün eğlencesinde bir araya geldi. Edu'nun düğününde oyuncularımızdan Roberto Carlos, Deivid de Souza ve Lugano da hazır bulundu.


http://www.1907unifeb.org/forums/resimler/bullet_print.gif Yazdır (javascript:pencere(16218))

Olcay Karakaş
03-07-2009, 03:28
Muratlı / TEKİRDAĞ

Olcay Karakaş
03-07-2009, 03:29
Fe - Ner - Bah - Çe

Olcay Karakaş
03-07-2009, 03:30
Şampİon GÖrelİm
Okul Btmden Sİzİ
:d:d:d:d

Olcay Karakaş
03-07-2009, 03:31
YaŞam Bter

Okul Bter

Destek Asla

Mine Keçeli
03-07-2009, 12:14
siz isteyn ben msnden onları atarım size ... sorun deil mne yaa ...
tammdr anlaştk olcay ;)

Mine Keçeli
03-07-2009, 12:15
aaaa ayıp ediosun mne net varda bz mi gelmdk :D:D:D:D:D:D:D:D
:D:D zaten bi süredir sessiz olmandan belliydi nevşehirde uzuun uzuun yazılar yoktu geldgn hemende belli olmuş :D

Olcay Karakaş
03-07-2009, 13:31
tammdr anlaştk olcay ;)
;) anlastıkta msn adresni bilmiyorum ki :D

Olcay Karakaş
03-07-2009, 13:32
:D:D zaten bi süredir sessiz olmandan belliydi nevşehirde uzuun uzuun yazılar yoktu geldgn hemende belli olmuş :D
sorma yaaa net yoqq 3 haftadır canım sıkılıo ona amaa artık geldi :) artık hep netteymm :D:D:D:D:D:D:D:D:D

Olcay Karakaş
03-07-2009, 13:32
günaydın nevşehir ..........................

Olcay Karakaş
03-07-2009, 13:40
şampiyon fenerbahcem ne istersen iste bnden ............... istersen donatalım dört biyanı bayraklarla ..

Olcay Karakaş
03-07-2009, 13:50
BİRŞEY YOK

Temel deliler hastanesine düsmüs.Odada 15- 20 tane deli varmis.Odada bir delik varmii deliler siraya girip delige bakiyorlarmis.Temel de merak etmis girmis siraya...Sira Temele Gelince ;

- Temel : Burda bisi yok puraya neden bakarsunuz demis.
- Delinin Biri : Biz 20 senedir bakiyoz bisi göremedik de sen bir bakistami görecen demis

Olcay Karakaş
03-07-2009, 13:50
"Rakı "

İki Alman Karl ve Hans,Türk'lerin neden bu kadar rakıya düşkün
olduklarını ve içerken ne hissettiklerini merak etmektedirler.
Konuyu araştırmak için İstanbul'a gelirler.Bir meyhane seçerek içeri
girerler.Acemice etrafa bakındıktan sonra bir masaya oturarak yan
masadakilerin söylediklerinin aynısını sipariş edip başlarlar mezeler
eşliğinde içmeye.İlk kadehler bittikten sonra Hans Karl'a sorar;
-Ne hissediyorsun?...
-Daha bir şey anlamadım. Devam edelim.
İkinci kadehten sonra Karl Hans'a;
-Nasıl gidiyor. Değişiklik var mı?
-Hiç bir şey yok. Devam edelim.
Mezeler eşliğinde bir iki kadeh daha içildikten sonra Hans tekrar
sorar;
-Ne hissediyorsun?
Karl ağırlaşan göz kapaklarını ağır ağır açarak;
-Sittir et şimdi ne hissettiğimi Hans ne olacak bu Almanya'nın
hali....

Olcay Karakaş
03-07-2009, 13:52
Tekirdağ Hakkında BilgilerATATÜRK VE TEKİRDAĞ
http://www.tekirdagliyiz.com/yan.gif


TEKİRDAĞ’A İLK GELİŞLERİ VE 19 FIRKA’NIN KURULUŞU

Mustafa Kemal, 28 Temmuz 1914’te başlayan Birinci Dünya savaşında Sofya’da Ateşemiliter olarak bulunuyordu. 2 Ağustos’ta Osmanlı Devleti ve Almanya arasında bir anlaşma imzalanmış ve 29 Ekim 1914’te Osmanlı Devleti müttefikleri Almanya ve Avusturya ile aynı safta I.Dünya savaşına fiilen katılmıştı. I.Dünya Savaşına katılmasıyla birlikte Sofya’da bulunan Yarbay Mustafa Kemal’e Harbiye Nazır vekilliğinden bir telgraf ulaştı. Yarbay Mustafa Kemal’e “19.fırka kumandanlığına tayin buyuruldunuz, hemen İstanbul’a hareket ediniz.” Mustafa Kemal İstanbul’a gelerek Sarıkamış harekatından yeni dönen başkomutan vekili Enver Paşa ile görüşür. 19 fırkanın hangi kolordu ve ordunun emrinde olduğunu sorar. Aldığı cevap Genel Kurmay ile görüşünüz olur. Genel Kurmaya giden Mustafa Kemal böyle bir fırkanın mevcudiyetinden haberdar kimseyi bulamaz. Bundan sonra Liman Fon Sanders’le görüşerek fırkanın Tekirdağ’da henüz kuruluş aşamasında olduğunu öğrenerek Tekirdağ’a hareket etti.

MUSTAFA KEMAL TEKİRDAĞ’DA

Yarbay Mustafa Kemal, beraberinde emir subayı ve emrine verilmiş olan Çerkeşli Hasan Çavuş’un mangasını alarak 2 Şubat 1915 günü Tekirdağ’ına geldi. Mustafa Kemal ve yaveri Tekirdağ’da ilk gecesini Ortacami Mahallesi Yunus Bey Caddesinde Bahriyeli Salih Bey’in evinde geçirdi. Atatürk Tekirdağ’da kaldığı müddetçe Askerlik şubesi yolu üzerindeki Musava kahveleri başlıca uğrak yerlerindendi. 19.Fırka’nın tamamlanması 25 Şubat’a kadar sürdü. Fırka bugün Göğüs Hastalıkları Hastanesinin bulunduğu yerde “Sahil Kışlası” nda kuruldu. Yarbay Mustafa Kemal 19.Fırkanın kuruluşunda çok sıkıntı çekti.

Çünkü bir yandan Çanakkale savaşı devam ediyor, bir yandan her gün yüzlerce şehit ve gazi Tekirdağ’a getiriliyordu. Buna rağmen memleketin içinde bulunduğu zor durum karşısında Tekirdağ, Malkara, Çorlu, Hayrabolu’dan toplanan ve bir kısmı da depo alaylarından temin edilen 891 kişilik 57, 72, 77. alaylar kurulmuş oldu. Mustafa Kemal bu süre zarfında, kolordu Caddesi üzerinde o zamanlar Fitnat Hanım Konağı diye bilinen ve mülkiyeti Salih Zeki Bey’e ait olan ahşap evde (otelde ) kalmıştır.

Evin son sahipleri Münir ve Hüseyin Soyuer’dir. Daha sonra yıktırılıp yerine yenisi inşa edilen bina Yahya Soyuer apartmanıdır. 25 Şubat’ta kurulması tamamlanan 19.Fırka, ardından gelen bir emirle Maydos’a (Eceabat) geçti. Mustafa Kemal Eceabat’ta emrine verilen yeni birliklerle beraber, Ece limanı, Morto Koyu, Arıburnu, Anafartalar ve civarını içine alan bir sahanın komutanı oldu. Tekirdağ’da kurulan 19.Fırkanın ve O’nun yüce, eşsiz komutanı Mustafa Kemal Atatürk’ün Çanakkale Savaşlarında göstermiş oldukları kahramanlıkları kim unutabilir? Yada 57.Alay’ın hepsinin şehitlik makamına ulaşmalarını? Mustafa Kemal’i dünyaya tanıtan, tarih sayfalarına geçiren, İstanbul’un müttefiklerce işgalini önleyen 19.Fırka’yı bir kez daha saygı ve rahmetle anıyoruz.

VE CUMHURİYET

Bundan sonra yıllar yılları kovalamış koca bir imparatorluğun yok oluşundan sonra Cumhuriyet ilan edilmiş, Cumhuriyetin ilanından sonra 18 Ağustos 1926 tarihinde Gazi Mustafa Kemal Çankaya’da Tekirdağ Heyetini kabullerinde şöyle seslenir: “Trakya’nın sevimli ve güzel parçası olan Tekirdağ’ın bende ayrı ve tatlı bir hatırası saklıdır. Umumi harp esnasında 19.Tümen Komutanlığı’nı Tekirdağ’da üzerime almış ve tümeni orada oluşturmuştum. Bu tümeni teşkil etmekliğim Maydos (Eceabat), Arıburnu ve Anafartalar’daki askeri çalışmalarımın esasını oluşturmuştur.

Yüksek heyetinizle görüşmek suretiyle bu hatırayı canlandırdığınızdan sizlere ayrıca teşekkür eder ve muhterem Tekirdağ halkına hürmet ve selamlarımın ulaştırılmasını rica ile en kısa zamanda ziyaretlerine geleceğimi bildiririm.”

HARF İNKILABI

Mustafa Kemal, 1928 yılı Ağustos ayının sekizini dokuzuna bağlayan perşembe gecesi İstanbul’da Sarayburnu (Gülhane ) parkında halkında katıldığı bir eğlencede gösterileri bir süre izledikten sonra ayağa kalktı ve Harf Devrimi’nin başladığını müjdeleyen nutkunu söyledi. “Arkadaşlar, güzel dilimizi ifade etmek için yeni Türk harflerini kabul ediyoruz. Bizim güzel, ahenkdar, zengin lisanımız, yeni Türk harfleriyle kendini gösterecektir.” Gazi Mustafa Kemal bu sözlerinden sonra duygu ve düşüncelerini yeni harflerle bir kağıda yazarak Fatih Rıfkı ATAY’a okuttu. “Çok lüzumlu bir iş daha vardır. Yeni Türk harflerini çabuk öğrenmelidir. Her vatandaşa, kadına, erkeğe, hamala, sandalcıya öğretiniz. Bunu vatanperverlik, milliyetperverlik vazifesi biliniz.”

Bu arada Gazi, yeni Türk harflerini tanıtıp öğretmek ve halkın bu konudaki düşüncelerini görmek amacıyla yurt gezilerine çıkar.

VE İLK DURAK TEKİRDAĞ (23 Ağustos 1928-Perşembe Saat:11.45 )

Gazi Mustafa Kemal, beraberinde Dahiliye Vekili Şükrü Kaya ve milletvekillerinden Salih, Fatih Rıfkı, Ruşen Eşref, Recep Zühtü, Başyaver Rusuhi ve Denizyolları Genel Müdürü Sadullah Bey olduğu halde sabah saat beşbuçukta Ertuğrul Yatı ile Tekirdağ’a geldi. Saat 11.15’te karaya çıkan Gazi, iskelede halkın candan tezahüratı ile karşılandı. İskeleden otomobile binen Gazi, yol boyunca kendisini beklemekte olan Tekirdağ’lıların alkışları, sevinç çığlıkları arasında 11.30’da Hükümet Konağına gelen Mustafa Kemal bir süre Vali Arif Hikmet Bey’in odasında dinlendi. Bu sırada salonlarda, koridorlarda memur ve halktan büyük bir kalabalık vardı. Gazi, vali odasına bitişik Meclis Umumi Salonuna geçti.

Salonda ortaya bir kara tahta konmuştu. Ata sevgili milletine Başöğretmenlik yapacaktır. Reisi cumhur hazretleri orada bulunanların yeni Türk yazısını bilip bilmediklerini sordu. Kalabalıktan, “Öğrendik … Öğreniyoruz.” sesleri geldi. Gazi, bundan sonra tarihi öğretmenliğe başladı. İlk olarak tahtaya çağırdığı kişiye yeni yazı ile bir cümle yazmasını söyledi. Sıra Vali Arif Hikmet Bey’dedir. Gazi, imlâsı bakımından o günler için zor sayılan kelimelerden “Jandarma” ve “Zerdali” kelimelerini Valiye yazdırdı.

Memurlardan bir çoğunu tahta başına davet ederek yazdı, yazdırdı. Açıklama ve teşviklerde bulundu. Bu ara bir odacının yeni harfleri son derece süratle okuyup yazdığını görmek, Gazi’yi çok sevindirdi. “Barbaros” kelimesini yazdırdığı ve okuttuğu odacı Hamdi Efendi’ye baktı, gülümsedi ve arkasını sıvazladı. Hükümet Konağı’ndan saat 13.30’da ayrıldı.

TEKİRDAĞ BELEDİYESİNİ ZİYARET

Gazi Hazretlerinin ikinci ziyareti Belediye Reisliğine oldu. Burada kaldığı beş on dakikada yine yeni yazının öğrenilmesi hakkında fikirlerini söyledi. Bu arada Ekrem Pekel’in yerine Belediye Reis Vekili olan Ziya (Şıra) Bey’e dairenin temizlik ve düzeninden dolayı teşekkür ederek tebrik etti.

TEKİRDAĞ ZABİTAN YURDU’NDA (ORDUEVİ )

Belediye’den çıkılınca Tekirdağlıların alkış ve sevgi gösterileri arasında zabitan Yurdu’na gelindi. Gazi, liva Kumandanına yeni yazı ile şunları yazdırdı: “Zabitan Yurdu’nda Liva Kumandanı Beyefendi’’ye yazdırılmıştır. Bugün Tekirdağ’ında bulunan zabit arkadaşlarımı ziyaretten çok memnun oldum. Bu memnuniyetimi burada hazır bulunmayanlara da lütfen söyleyiniz. Yeni Türk harflerini bütün muhitlerine serian öğretmenlerini kendilerinden hasseten rica ve talep ederim.” Zabitan Yurdu’ndan çıkınca halk arasında zorlukla açılan dar yoldan yürüdü, Ekrem Pekel’in eczanesi önünde durdu, etrafına bakındı.

Zabitan Yurdu basamağında beyaz sarığı ile gözüne çarpan Eski Cami imamı ve Müftü Vekili Mevlâna Mustafa (Özeren) Efendi’yi çağırarak birlikte içeri girdiler. Mevlana Mustafa’nın yanında bulunan oğlu İrfan (Özeren) bu anı şöyle anlatıyor: “Gazi geldi. Kalabalık arasında babamı yanına çağırdı ve beraberce yol üzerindeki eczaneye girdiler. Eczanede benim babamla beraber Muhterem Bey ve Yeniceli Mehmet Efendi bulunuyordu. Hepimiz heyecanlandık. Gazi, ısrarla babamı bir iskemleye oturttu.

Kendisi de orada bulunan masanın yanına yaslanarak kağıt kalem istedi. Gazi ile babam arasında şöyle bir konuşma geçtiğini hatırlıyorum:

“-Hoca Efendi, yeni yazı biliyor musun?”
“-Bilmiyorum.”
“-Eski yazıyı ne kadar zamanda öğrendiniz?”
“-Epey uzun zamanda.”
“-Yanlışsız eski harflerle yazmak kolay mı?”
“-Yanlışsız yazmak pek kolay değil.”

Gazi, hoca’nın eline bir kalem ile iki yapraklı büyük bir eseri cedid kağıdı tutuşturdu ve Arap harfleri ile şu sureyi yazdırdı: “Vettini, vezzeytuni ve turi sinine vehazel beledil emin lekat halaknel ınsanı fi ahseni takvim sümme …” Söylenen sureyi büyük bir dikkatle kağıda yazan Hoca Mevlana Mustafa, sonunda ne olacağını kestirmeye çalışırken Gazi:

“-Hocam, ben bu yazdıklarını (Valtin, valtizon) diye de okuyabilirim, buna ne dersin?” diye sordu.

Mevlâna Mustafa:

“-Efendim, bunun üstünde üstünü var, esresi var, şeddesi var, meddi var; bunları koyduğumuz zaman aslı gibi okunur.” cevabını verdi.

Bunun üzerine Gazi kalemi eline aldı ve Hocanın yazısının altına bir çizgi çekerek aynı sureyi yeni Türk harfleriyle yazdı ve yanındakilere okuttu. Arapça bilen bilmeyen herkes yazıyı aynı şekilde okudu.

Gazi:

“-Görüyorsun ya Hocam, bu harflerin şeddesi meddesi yoktur. Hem bak, bu harflerle ne kadar kolaylıkla ve yanlışsız okunuyor. İşte biz bunu düşünerek ve Garp asarını da kolaylıkla öğrenmek, bütün cihana lisanımızı kolaylıkla öğretebilmek için Latin harflerini kabul ediyoruz. Buna ne dersiniz?” dedi.Hoca:

“-Çok güzel efendim, çok güzel, diyecek birşey yok. Allah muvaffak etsin.” cevabını verdi. Gazi, kendi elyazısı bulunan kağıdı Mevlâna Mustafa (Özeren) Hoca’ya uzattı:

“-Bu kağıt sende kalsın bir hatıram olsun. Yeni harfleri öğren ve herkesi öğrenmeye teşvik et, bir daha gelişimde seni böyle göreyim.” dedi ve yanındakilerle dışarı çıktı.

TEKİRDAĞ’DAN AYRILIŞ

Büyük kurtarıcı, eczanenin az ilerisinde bekleyen bir otomobille yanına Dahiliye Vekili Şükrü Kaya’yı da alarak şehirde kısa bir gezinti yaptı ve saat 15.00’te iskeleye geldi. Tekirdağ’lıların sevgi gösterileri arasında Ertuğrul Yatına geçti. Ertuğrul Yatı saat 15.25’te İstanbul’a hareket etti.

GAZİ’NİN TEKİRDAĞ GEZİSİ HAKKINDA ANADOLU AJANSINA DEMECİ

Atatürk’ü getiren Ertuğrul Yatı, saat 20.00 dolayında İstanbul Limanına girdi. Büyükada’ya geldi ve gece saat dört buçuğa kadar Yat Kulüp’te kalarak daha sonra Boğaz içine bir gezinti yaptıktan sonra Dolmabahçe Sarayı’na döndü. Gazi Mustafa Kemal, Tekirdağ’dan döner dönmez aynı gün Anadolu Ajansı’na şu demeci verir:

“İlk Fırka Kumandanı olduğum Tekirdağ’ı 14 sene sonra ziyaret edebildim. Bundan çok memnun ve mütehassisim. Fakat, daha çok memnun ve münşerih olduğum nokta şudur: Tekirdağ’lı vatandaşlarım daha şimdiden Türk harfleri ile yazıp okumayı hemen öğrenmişlerdir diyebilirim. Memurların kaffesini bizzat imtihan ettim. Sokaklarda ve dükkanlarda halk ile temrinler yaptık. Arap harfleri ile hiç yazmak, okumak bilmeyenlerin Türk harfleri ile derhal ünsiyet etmiş olduklarını gördüm. Henüz ortada salahiyettar makamatın tasdikinden geçmiş bir rehber olmadan, henüz millet muallimleri delalet faaliyetine geçmeden koca Türk Milleti’nin hayırlı olduğuna kanaat getirdiği bu yazı meselesinde bu kadar yüksek şuur ve intikal ve bilhassa istical göstermekte olduğunu görmek benim için cidden büyük, ama çok büyük saadettir. Bu husus elbette ağyar için mucibi hayret olacaktır. Az zaman sonra, yeni Türk harfleri ile, gözler kamaştırıcı Türk manevi inkişafının vasıl olabileceği kudret ve itibarın, beynelmilel seviyesini, gözlerimi kapayarak şimdiden o kadar parlak görüyorum ki, bu manzara beni gaşyediyor. Ben yalnız bu gün Tekirdağ’lılarda sezdiğim ruh ve hissi halete, yalnız buna dahi istinaden kat’i olarak beyan edebilirim ki, bütün Türk Milleti bu mesele de benim gördüğümü, benim hissettiğimi aynen görmekte ve hissetmektedir. Bu kadar hassas veşuurlu olan Türk Milleti, kendinin refahına, itilâsına binlerce senelerden beri haylulet edegelmekte olduğunu artık temyiz eylediği bütün maddi ve manevi manileri muhakkaka parça parça ederek ortadan kaldıracaktır. Bunda artık şüpheye mahal yoktur. Dimağını, vicdanını bu kadar azim ve kat’iyetle temizlemeğe karar vermiş olan büyük milletimin istikbalini tasavvur etmek hiçde güç değildir. Atatürk, tekirdağ’a yaptığı bu geziden sonra birkaç kez il sınırları içinde bulunan ilçelere uğramıştır.

ATATÜRK MURATLI’DA

Muratlı, 1936 yılında şirin bir nahiye merkezi olup idari bakımdan Çorlu ilçesine bağlıdır. Bu sıralarda Tekirdağ ve çevresine Romanya’dan gelen göçmenlere örnek köyler yapılmakta, evler uzun vadeli borç karşılığı göçmenlere verilmektedir. Trakya ve Tekirdağ’da örnek devlet çiftlikleri ve araştırma istasyonları kurulmaktadır.

Atatürk bütün bu yapılanları görmek ve incelemek üzere 3 Haziran 1936’da Trakya Genel Müfettişi Kazım Dirik’le birlikte İstanbul’dan Çorlu’ya gelmiş, orada Kolordu Komutanı Salih Omurtak ve Tekirdağ Valisi Haşim İşcan ile görüşerek Muratlı’ya gelerek yeni göçmen köyü inşaatını gezdi. Atatürk, bazı evlere girip muhacirlerle konuşmalarda bulundu. Onları dinledi. Atatürk uğradığı evlerden birinde, kucağında bir çocuk bulunan kör bir ihtiyar ve birde bunun karısı bulunuyordu. Atatürk’le köylü arasında şöyle bir konuşma oldu. Çocuk kimindir?

Kadın : “-Oğlumun.”
Atatürk : “-Oğlun nerede?”
Kadın : “-Askerde efendim.”
Atatürk : “-Anası nerede?”
Kadın : “ -Hastaydı, sıhhıye memuru geldi. Burada tedavi olunmazmış, aldı Tekirdağ’da hastaneye götürdü.”

Atatürk, köylü ile görüşmelerinden memnundu. Köyün her işi yerinde ve tam modern bir halde idi. Atatürk, bu arada Muratlı’da resmi daireleri gezdi, istasyon civarında ilk eve girdiler. Bu ev boyacı Mesut Usta’nın kayın biraderi ve iki göçmen kız kardeş oturuyorlardı. Kayınbirader Necati Doruk’tu. Kızlardan Rejven isimlisi Atatürk’e kahve ikram etti. Ev o günün şartlarına göre iyi döşenmişti. Atatürk memnun oldu. Kızım yaz dedi:

“Ey Bahtlı göçmen Unutma üç haziranı Konuk oldu evimize, Sevgi sundu hepimize.” Atatürk’ün Muratlı’da ziyarette bulunduğu ev bugün korumaya alınıp Kültür Bakanlığınca 2000 yılı içerisinde kamulaştırılmış bulunmaktadır. Atatürk aynı gün özel treniyle İstanbul’a dönmüştür.

ATATÜRK VE BÜYÜK TRAKYA MANEVRALARI

Atatürk’ün Tekirdağ’ına en son gelişleri Büyük Trakya manevraları münasebetiyle olmuştur. Atatürk 16 Ağustos 1937 gecesini Çerkezköy’de geçirdiler. 17 Ağustos 1937 sabah 5.00 de uyandılar, 6.30’da trenden ayrılarak manevra sahasına hareket ettiler.

Kırmızı ve Mavi Kuvvetlerin harekatlarını yakından takip ettiler. 13.20’de Çerkezköy’den trenle Lüleburgaz’a hareket ettiler. Oradan Büyük karıştıran bucağına gittiler. Gerekli incelemelerden sonra aynı gün saat 18.00’de Çorlu’da 3.Kolordu Karargahını ziyaret ettiler. 21.10’da Çorlu’dan Florya’ya hareket ettiler. Bu gezi Trakya ve Tekirdağ’a son gezileri oldu.

ATATÜRK VE TEKİRDAĞ TÜRK OCAĞI

Vatan kurtarılmış, Tekirdağ geri alınmıştı. Coşkun milliyet duyguları içinde Tekirdağ Türk Ocağı açılmıştır. (1 Eylül 1923) Bu münasebetle Atatürk’e Tekirdağ’lıların derin minnet ve şükran duyguları iletilerek bir fotoğrafı istenmişti. Atatürk imzalı fotoğrafı ile aşağıdaki yazıyı göndermiştir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Risayeti Hususi ANKARA 6/1312 10.09.1339

Tekfurdağ Türk Ocağı Riyasetine,

Ocağınızın küşad edildiğine dair olan mektubunuzu memnuniyetle aldım. Hakkımda gösterilen asar-ı muhabbet ve samimiyete teşekkür ederim. Arzunuz vechile bir kıta fotoğraf irsal kılınmıştır. Millet ve Memleketin taalisine matuf mesainizde muvaffakiyetinizi dilerim efendim.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Reisi
Başkumandan
Gazi Mustafa Kemal

Olcay Karakaş
03-07-2009, 13:55
Tekirdağ Hakkında BilgilerİZ BIRAKANLAR
http://www.tekirdagliyiz.com/yan.gif


Şehrimizin "Üç Kemaller Diyarı" olarak anılmasına neden olan ulu önderimiz Mustafa Kemal ATATÜRK , Vatan Şairi Namık Kemal ve Şair Yahya Kemal Beyatlı nın şehrimiz için ayrı bir önemi vardır . Kendilerine ait kısa bilgi.

Mustafa Kemal ATATÜRK (1881-1938)

http://itiraf.somee.com/ataturk.jpgMustafa Kemal Atatürk 1881 yılında Selânik'te Kocakasım Mahallesi, Islâhhâne Caddesi'ndeki üç katlı pembe evde doğdu. Babası Ali Rıza Efendi, annesi Zübeyde Hanım'dır. Baba tarafından dedesi Hafız Ahmet Efendi XIV-XV. yüzyıllarda Konya ve Aydın'dan Makedonya'ya yerleştirilmiş Kocacık Yörüklerindendir. Annesi Zübeyde Hanım ise Selânik yakınlarındaki Langaza kasabasına yerleşmiş eski bir Türk ailesinin kızıdır. Milis subaylığı, evkaf katipliği ve kereste ticareti yapan Ali Rıza Efendi, 1871 yılında Zübeyde Hanım'la evlendi. Atatürk'ün beş kardeşinden dördü küçük yaşlarda öldü, sadece Makbule (Atadan) 1956 yılına değin yaşadı.

Küçük Mustafa öğrenim çağına gelince Hafız Mehmet Efendi'nin mahalle mektebinde öğrenime başladı, sonra babasının isteğiyle Şemsi Efendi Mektebi'ne geçti. Bu sırada babasını kaybetti (1888). Bir süre Rapla Çiftliği'nde dayısının yanında kaldıktan sonra Selânik'e dönüp okulunu bitirdi. Selânik Mülkiye Rüştiyesi'ne kaydoldu. Kısa bir süre sonra 1893 yılında Askeri Rüştiye'ye girdi. Bu okulda Matematik öğretmeni Mustafa Bey "Kemal" adını verdi.
1896-1899 yıllarında Manastır Askeri İdâdi'sini bitirip, İstanbul'da Harp Okulunda öğrenime başladı. 1902 yılında teğmen rütbesiyle mezun oldu., Harp Akademisi'ne devam etti. 11 Ocak 1905'te yüzbaşı rütbesiyle Akademi'yi tamamladı. 1905-1907 yılları arasında Şam'da 5. Ordu emrinde görev yaptı. 1907'de Kolağası (Kıdemli Yüzbaşı) oldu. Manastır'a III. Ordu'ya atandı. 19 Nisan 1909'da İstanbul'a giren Hareket Ordusu'nda Kurmay başkanı olarak görev aldı. 1910 yılında Fransa'ya gönderildi. Picardie Manevraları'na katıldı.

1911 yılında İstanbul'da Genel Kurmay Başkanlığı emrinde çalışmaya başladı.1911 yılında İtalyanların Trablusgarp'a hücumu ile başlayan savaşta, Mustafa Kemal bir grup arkadaşıyla birlikte Tobruk ve Derne bölgesinde görev aldı. 22 Aralık 1911'de İtalyanlara karşı Tobruk Savaşını kazandı. 6 Mart 1912'de Derne Komutanlığına getirildi.

Ekim 1912'de Balkan Savaşı başlayınca Mustafa Kemal Gelibolu ve Bolayır'daki birliklerle savaşa katıldı. Dimetoka ve Edirne'nin geri alınışında büyük hizmetleri görüldü. 1913 yılında Sofya Ateşemiliterliğine atandı. Bu görevde iken 1914 yılında yarbaylığa yükseldi. Ateşemiliterlik görevi Ocak 1915'te sona erdi. Bu sırada I. Dünya Savaşı başlamış, Osmanlı İmparatorluğu savaşa girmek zorunda kalmıştı. Mustafa Kemal 19. Tümeni kurmak üzere Tekirdağ'da görevlendirildi.

1914 yılında başlayan I. Dünya Savaşı'nda, Mustafa Kemal Çanakkale'de bir kahramanlık destanı yazıp İtilaf Devletlerine "Çanakkale geçilmez! " dedirtti. 18 Mart 1915'te Çanakkale Boğazını geçmeye kalkan İngiliz ve Fransız donanması ağır kayıplar verince Gelibolu Yarımadası'na asker çıkarmaya karar verdiler. 25 Nisan 1915'te Arıburnu'na çıkan düşman kuvvetlerini, Mustafa Kemal'in komuta ettiği 19. Tümen Conkbayırı'nda durdurdu. Mustafa Kemal, bu başarı üzerine albaylığa yükseldi. İngilizler 6-7 Ağustos 1915'te Arıburnu'nda tekrar taarruza geçti. Anafartalar Grubu Komutanı Mustafa Kemal 9-10 Ağustos'ta Anafartalar Zaferini kazandı. Bu zaferi 17 Ağustos'ta Kireçtepe, 21 Ağustos'ta II. Anafartalar zaferleri takip etti. Çanakkale Savaşlarında yaklaşık 253.000 şehit veren Türk ulusu onurunu İtilaf Devletlerine karşı korumasını bilmiştir. Mustafa Kemal'in askerlerine "Ben size taarruzu emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum!" emri cephenin kaderini değiştirmiştir.

Mustafa Kemal Çanakkale Savaşları'dan sonra 1916'da Edirne ve Diyarbakır'da görev aldı. 1 Nisan 1916'da tümgeneralliğe yükseldi. Rus kuvvetleriyle savaşarak Muş ve Bitlis'in geri alınmasını sağladı. Şam ve Halep'teki kısa süreli görevlerinden sonra 1917'de İstanbul'a geldi. Velihat Vahidettin Efendi'yle Almanya'ya giderek cephede incelemelerde bulundu. Bu seyehatten sonra hastalandı. Viyana ve Karisbad'a giderek tedavi oldu. 15 Ağustos 1918'de Halep'e 7. Ordu Komutanı olarak döndü. Bu cephede İngiliz kuvvetlerine karşı başarılı savunma savaşları yaptı. Mondros Mütarekesi'nin imzalanmasından bir gün sonra, 31 Ekim 1918'de Yıldırım Orduları Grubu Komutanlığına getirildi. Bu ordunun kaldırılması üzerine 13 Kasım 1918'de İstanbul'a gelip Harbiye Nezâreti'nde (Bakanlığında) göreve başladı.

Mondros Mütarekesi'nden sonra İtilaf Devletleri'nin Osmanlı ordularını işgale başlamaları üzerine; Mustafa Kemal 9. Ordu Müfettişi olarak 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıktı. 22 Haziran 1919'da Amasya'da yayımladığı genelgeyle "Milletin istiklâlini yine milletin azim ve kararının kurtaracağını " ilan edip Sivas Kongresi'ni toplantıya çağırdı.

23 Temmuz - 7 Ağustos 1919 tarihleri arasında Erzurum, 4 - 11 Eylül 1919 tarihleri arasında da Sivas Kongresi'ni toplayarak vatanın kurtuluşu için izlenecek yolun belirlenmesini sağladı. 27 Aralık 1919'da Ankara'da heyecanla karşılandı. 23 Nisan 1920'de Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açılmasıyla Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulması yolunda önemli bir adım atılmış oldu. Meclis ve Hükümet Başkanlığına Mustafa Kemal seçildi Türkiye Büyük Millet Meclisi, Kurtuluş Savaşı'nın başarıyla sonuçlanması için gerekli yasaları kabul edip uygulamaya başladı.

Türk Kurtuluş Savaşı 15 Mayıs 1919'da Yunanlıların İzmir'I işgali sırasında düşmana ilk kurşunun atılmasıyla başladı. 10 Ağustos 1920 tarihinde Sevr Antlaşması'nı imzalayarak aralarında Osmanlı İmparatorluğu'nu paylaşan I. Dünya Savaşı'nın galip devletlerine karşı önce Kuvâ-yi Milliye adı verilen milis kuvvetleriyle savaşıldı. Türkiye Büyük Millet Meclisi düzenli orduyu kurdu, Kuvâ-yi Milliye - ordu bütünleşmesini sağlayarak savaşı zaferle sonuçlandırdı.

Mustafa Kemal yönetimindeki Türk Kurtuluş Savaşının önemli aşamaları şunlardır:

Sarıkamış (20 Eylül 1920), Kars (30 Ekim 1920) ve Gümrü'nün (7 Kasım 1920) kurtarılışı.
Çukurova, Gazi Antep, Kahraman Maraş Şanlı Urfa savunmaları (1919- 1921) I. İnönü Zaferi (6 -10 Ocak 1921)
II. İnönü Zaferi (23 Mart-1 Nisan 1921)
Sakarya Zaferi (23 Ağustos-13 Eylül 1921)
Büyük Taarruz, Başkomutan Meydan Muhaberesi ve Büyük Zafer (26 Ağustos 9 Eylül 1922)

Sakarya Zaferinden sonra 19 Eylül 1921'de Türkiye Büyük Millet Meclisi Mustafa Kemal'e Mareşal rütbesi ve Gazi unvanını verdi. Kurtuluş Savaşı, 24 Temmuz 1923'te imzalanan Lozan Antlaşması'yla sonuçlandı. Böylece Sevr Antlaşması'yla paramparça edilen, Türklere 5-6 il büyüklüğünde vatan bırakılan Türkiye toprakları üzerinde ulusal birliğe dayalı yeni Türk devletinin kurulması için hiçbir engel kalmadı.

23 Nisan 1920'de Ankara'da TBMM'nin açılmasıyla Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşu müjdelenmiştir. Meclisin Türk Kurtuluş Savaşı'nı başarıyla yönetmesi, yeni Türk devletinin kuruluşunu hızlandırdı. 1 Kasım 1922'de hilâfet ve saltanat birbirinden ayrıldı, saltanat kaldırıldı. Böylece Osmanlı İmparatorluğu'yla yönetim bağları koparıldı. 13 Ekim 1923'te Cumhuriyet idaresi kabul edildi, Atatürk oybirliğiyle ilk cumhurbaşkanı seçildi. 30 Ekim 1923 günü İsmet İnönü tarafından Cumhuriyet'in ilk hükümeti kuruldu. Türkiye Cumhuriyeti, "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir" ve "Yurtta barış cihanda barış" temelleri üzerinde yükselmeye başladı.

Atatürk Türkiye'yi "Çağdaş uygarlık düzeyine çıkarmak" amacıyla bir dizi devrim yaptı. Bu devrimleri beş başlık altında toplayabiliriz:

1. Siyasal Devrimler:
Saltanatın Kaldırılması (1Kasım 1922)
Cumhuriyetin İlanı (29 Ekim 1923)
Halifeliğin Kaldırılması (3 Mart 1924)

2. Toplumsal Devrimler:
Kadınlara erkeklerle eşit haklar verilmesi (1926-1934)
Şapka ve kıyafet devrimi (25 Kasım 1925)
Tekke zâviye ve türbelerin kapatılması (30 Kasım 1925)
Soyadı kanunu ( 21 Haziran 1934)
Lâkap ve unvanların kaldırılması (26 Kasım 1934)
Uluslararası saat, takvim ve uzunluk ölçülerin kabulü(1925-1931)

3. Hukuk Devrimi :
Mecellenin kaldırılması (1924-1937)
Türk Medeni Kanunu ve diğer kanunların çıkarılarak laik hukuk düzenine geçilmesi (1924-1937)

4. Eğitim ve Kültür Alanındaki Devrimler:
Öğretimin birleştirilmesi (3 Mart 1924)
Yeni Türk harflerinin kabulü (1 Kasım 1928)
Türk Dil ve Tarih Kurumlarının kurulması (1931-1932)
Üniversite öğreniminin düzenlenmesi (31 Mayıs 1933)
Güzel sanatlarda yenilikler

5. Ekonomi Alanında Devrimler:
Aşârın kaldırılması Çiftçinin özendirilmesi Örnek çiftliklerin kurulması Sanayiyi Teşvik Kanunu'nun çıkarılarak sanayi kuruluşlarının kurulması I. ve II. Kalkınma Planları'nın (1933-1937) uygulamaya konulması, yurdun yeni yollarla donatılması

Soyadı Kanunu gereğince, 24 Kasım 1934'de TBMM'nce Mustafa Kemal'e "Atatürk" soyadı verildi.

Atatürk, 24 Nisan 1920 ve 13 Ağustos 1923 tarihlerinde TBMM Başkanlığına seçildi. Bu başkanlık görevi, Devlet-Hükümet Başkanlığı düzeyindeydi. 29 Ekim 1923 yılında Cumhuriyet ilan edildi ve Atatürk ilk cumhurbaşkanı seçildi. Anayasa gereğince dört yılda bir cumhurbaşkanlığı seçimleri yenilendi. 1927,1931, 1935 yıllarında TBMM Atatürk'ü yeniden cumhurbaşkanlığına seçti.

Atatürk sık sık yurt gezilerine çıkarak devlet çalışmalarını yerinde denetledi. İlgililere aksayan yönlerle ilgili emirler verdi. Cumhurbaşkanı sıfatıyla Türkiye'yi ziyaret eden yabancı ülke devlet başkanlarını, başbakanlarını, bakanlarını komutanlarını ağırladı.

15-20 Ekim 1927 tarihinde Kurtuluş Savaşı'nı ve Cumhuriyet'in kuruluşunu anlatan büyük nutkunu, 29 Ekim 1933 tarihinde de 10. Yıl Nutku'nu okudu.

Atatürk özel yaşamında sadelik içinde yaşadı. 29 Ocak 1923'de Latife Hanımla evlendi. Birçok yurt gezisine birlikte çıktılar. Bu evlilik 5 Ağustos 1925 tarihine dek sürdü. Çocukları çok seven Atatürk Afet (İnan), Sabiha (Gökçen), Fikriye, Ülkü, Nebile, Rukiye, Zehra adlı kızları ve Mustafa adlı çobanı manevi evlat edindi. Abdurrahim ve İhsan adlı çocukları himayesine aldı. Yaşayanlarına iyi bir gelecek hazırladı.

1937 yılında çiftliklerini hazineye, bir kısım taşınmazlarını da Ankara ve Bursa Belediyelerine bağışladı. Mirasından kızkardeşine, manevi evlatlarına, Türk Dil ve Tarih Kurumlarına pay ayırdı. Kitap okumayı, müzik dinlemeyi, dans etmeyi, ata binmeyi ve yüzmeyi çok severdi. Zeybek oyunlarına, güreşe, Rumeli türkülerine aşırı ilgisi vardı. Tavla ve bilardo oynamaktan büyük keyif alırdı. Sakarya adlı atıyla, köpeği Fox'a çok değer verirdi. Zengin bir kitaplık oluşturmuştu. Akşam yemeklerine devlet ve bilim adamlarını, sanatçıları davet eder, ülkenin sorunlarını tartışırdı. Temiz ve düzenli giyinmeye özen gösterirdi. Doğayı çok severdi. Sık sık Atatürk Orman Çiftliği'ne gider, çalışmalara bizzat katılırdı.

10 Kasım 1938 saat 9.05'te yakalandığı siroz hastalığından kurtulamayarak İstanbul'da Dolmabahçe Sarayı'nda hayata gözlerini yumdu. Cenazesi 21 Kasım 1938 günü törenle geçici istirahatgâhı olan Ankara Etnografya Müzesi'nde toprağa verildi. Anıtkabir yapıldıktan sonra nâşı görkemli bir törenle 10 Kasım 1953 günü ebedi istirahatgâhına gömüldü.



Namık Kemal (1840-1888)

http://itiraf.somee.com/namik.jpgOsmanlı, şair ve yazar. Batı edebiyatının yazın türlerini ilk kez Türk toplumsal yaşamına sokmuştur.

21 Aralık 1840'ta Tekirdağ'da doğdu, 2 Aralık 1888'de Sakız Adası'nda öldü. Asıl adı Mehmed Kemal'dir, Namık adını ona şair Eşref Paşa vermiştir. Babası, II. Abdülhamid döneminde müneccimbaşılık yapmış olan Mustafa Asım Bey'dir. Annesini küçük yaşında yitirince çocukluğunu dedesi Abdüllâtif Paşa'nın yanında, Rumeli ve Anadolu'nun çeşitli kentlerinde geçirdi. Bu yüzden özel öğrenim gördü. Arapça ve Farsça öğrendi. 18 yaşlarında İstanbul'a babasının yanına döndü. 1863'te Babıali Tercüme Odası'na kâtip olarak girdi. Dört yıl çalıştığı bu görev sırasında dönemin önemli düşünür ve sanatçılarıyla tanışma olanağı buldu. 1865'te kurulan ve daha sonra yeni Osmanlılar Cemiyeti adıyla ortaya çıkan İttifak-ı Hamiyet adlı gizli derneğe katıldı. Bir yandan da Tasvir-i Efkâr gazetesinde hükümeti eleştiren yazılar yazıyordu. Gazete, Yeni Osmanlılar Cemiyeti'nin görüşleri doğrultusunda yaptığı yayın sonucu 1867'de kapatıldı.
Namık Kemal de İstanbul'dan uzaklaştırılmak için Erzurum'a vali muavini olarak atandı. Bu göreve gitmeyi çeşitli engeller çıkarıp erteledi ve Mustafa Fazıl Paşa'nın çağrısı üzerine Ziya Paşa'yla birlikte Paris'e kaçtı. Bir süre sonra Londra'ya geçerek M. Fazıl Paşa'nın parasal desteğiyle Ali Suavi'nin Yeni Osmanlılar adına çıkardığı Muhbir gazetesinde yazmaya başladı. Ama Ali Suavi'yle anlaşamaması üzerine Muhbir'den ayrıldı. 1868'de gene M. Fazıl Paşa'nın desteğiyle Hürriyet adı altında başka bir gazete çıkardı. Çeşitli anlaşmazlıklar sonucu, Avrupa'da desteksiz kalınca, 1870'te zaptiye nazırı Hüsnü Paşa'nın çağrısı üzerine İstanbul'a döndü.

Nuri, Reşat ve Ebüzziya Tevfik beylerle birlikte 1872'de İbret gazetesini kiraladı. Aynı yıl burada çıkan bir yazısı üzerine gazete hükümetçe dört ay süreyle kapatıldı. Namık Kemal gene İstanbul'dan uzaklaştırılmak için Gelibolu mutasarrıflığına atandı. Orada yazmaya başladığı Vatan Yahut Silistire oyunu, 1873'te Gedikpaşa Tiyatrosu'nda sahnelendiğinde halkı coşturup olaylara neden oldu. Bu haberi İbret gazetesinin yazması üzerine o sırada İstanbul'a dönmüş olan Namık Kemal birçok arkadaşıyla birlikte tutuklandı. Bu kez kalebentlikle Magosa'ya sürgüne gönderildi. 1876'da I. Meşrutiyet'in ilanından sonra İstanbul'a döndü. Şura-yı Devlet (Danıştay) üyesi oldu. Kanun-î Esasi'yi (Anayasa) hazırlayan kurulda görev aldı. 1877 Osmanlı-Rus Savaşı çıkınca II. Abdülhamid'in Meclis-i Mebusan'ı kapatması üzerine tutuklandı. Beş ay kadar tutuklu kaldıktan sonra Midilli Adası'na sürüldü. 1879'da Midilli mutasarrıfı oldu. Aynı görevle 1884'te Rodos, 1887'de Sakız Adası'na gönderildi. Ertesi yıl burada öldü ve Gelibolu'da Bolayır'da gömüldü.

Namık Kemal ilk şiirlerini çocuk denecek yaşlarda yazmaya başlamıştır. İstanbul'a geldikten sonra eski ve yeni kuşaktan şairlerin bir araya gelerek kurdukları Encümen-i Şuârâ'ya ve kimi Divan şairlerine nazireler yazmıştır. Şinasi'yle tanışıncaya değin, şiirlerinde tasavvuf etkileri görülür. Bu dönemde özellikle Yenişehirli Avni, Leskofçalı Galib gibi şairlerden etkilenmiştir. Şinasi'yle tanışmasından sonra şiirlerindeki içerik de değişmiştir. Günlük konuşma dilinden alıntıların yanı sıra, o zamana değin geleneksel Türk şiirinde görülmemiş olan "hürriyet kavgası", "esaret zinciri", "vatan", "kalb-i millet" gibi yepyeni kavramlarla birlikte, doğrudan doğruya düşüncenin aktarılmasını amaçlayan bir tür "manzum nesir" oluşturmuştur. Bosna-Hersek Savaşları, 93 Savaşı gibi olayların yarattığı sonuçlar, onun yazdığı vatan şiirlerini etkilemiştir. Bu şiirlerin en tanınmışları arasında "Vâveyla", "Vatan Mersiyesi", "Vatan Şarkısı" ve "Hürriyet Kasidesi" yer alır. Namık Kemal şiirleriyle şiir tekniğine büyük bir katkıda bulunmuş sayılmazsa da o günler için alışılmamış diri bir sesle konuşmuş olması ve yapıtlarına kattığı yeni kavramlarla Türk şiirini Divan şiirinin edilgen edasından kurtarmıştır. Bütün bu nitelikler onun Vatan Şairi olarak anılmasına yol açmıştır.

Tiyatro türüne özellikle önem veren Namık Kemal, altı oyun yazmıştır. Bir yurtseverlik ve kahramanlık oyunu olan Vatan Yahut Silistire yalnız ülke için değil, Avrupa'da da ilgi uyandırmış ve beş dile çevrilmiştir. Magosa'dayken yazdığı Gülnihal'de baskıya ve zulme karşı duyduğu tepkiyi dramatik bir biçimde dile getirmiştir. Oyunun sahnelenmesinde pek çok bölüm sansür tarafından çıkarılmıştır. Namık Kemal yine Magosa'da yazdığı Akif Bey'de, yurtsever bir deniz subayının göreve koştuğu sırada karısının kendisine bağlılık göstermeyişini anlatırken, ahlaksal bir yorum da getirir. Zavallı Çocuk'ta görücü yoluyla evlenmeye karşı çıkar. On beş perdelik Celaleddin Harzemşah, Namık Kemal'in en beğendiği yapıtı olarak bilinir. Oyun, Moğollar'a karşı İslam dünyasını koruyan Celaleddin Harzemşah'ın kişiliği çevresinde gelişir. Bu yapıtta Namık Kemal, İslam birliği düşüncesini kapsamlı bir biçimde sergilemiştir.

Namık Kemal'in ilk romanı olan İntibah 1876'da yayımlanmıştır. Ruhsal çözümlemelerinin, bir olayı toplumsal ve bireysel yönleriyle görmeye çalışmasının yanı sıra, dış dünya betimlemeleriyle de İntibah Türk romanında bir başlangıç sayılabilir. Eleştirmenler Namık Kemal'in bu romanda yüksek bir edebi düzey tutturamadığı görüşünde birleşirler. Dört yıl sonra yayımladığı Cezmi, tarihsel bir romandır. Kırım Şehzadesi Adil Giray'ın yaşadığı aşk ve Cezmi'nin onu kurtarmak isterken geçirdiği serüvenlerle gelişen romanda, Namık Kemal'in tam anlamıyla Avrupa Romantizmi'nin etkisinde olduğu izlenir.

Namık Kemal'in yaşamı boyunca ilgi duyduğu alanlardan birisi de tarihtir. Osmanlı İmparatorluğu'nun kuruluş ve yükseliş dönemlerini anlattığı Devr-i İstila yayımlandığında büyük ilgi görmüştür. 1872'de çıkan Evrak-ı Parişan'da, Selahaddin Eyyubi, Fatih gibi tarihi kişilikleri, Barika-i Zafer'de İstanbul'un alınışını anlatır. Ahmed Nâfiz takma adıyla yayımladığı Silistire Muhasarası ve Kanije, yine Osmanlı tarihine ilişkin kahramanlık olaylarını ele alan kitaplardır. Namık Kemal'in, tarih konusunda en kapsamlı çalışması olan Osmanlı Tarihi'nde, Hammer'in etkisinde kaldığı, yapıtın bilimsel olmaktan çok, eğitici değer taşıdığı konusunda görüşler ileri sürülmüştür. Yarım kalan bu yapıtın ilk basımı II. Abdülhamid tarafından yasaklanmıştır. 1975'te yayımlanan Büyük İslam Tarihi adlı yapıtındaysa Namık Kemal, İbn Haldun, İbn Rüşd gibi yazarlardan yararlanmış olduğunu belirtmiştir.

Namık Kemal romanı ve tiyatroyu toplumsal yaşama soktuğu gibi, edebiyat eleştirisini de Türkiye'ye ilk getiren kişilerden biri olmuştur. En önemli eleştiri yapıtları Tahrib-i Harâbât ile Takip'dir. Eleştirilerinde canlı, dolaysız bir üslup kullanmıştır. Tahrib-i Harâbât, Ziya Paşa'nın Harâbât adlı güldestesine karşı yazılmış sert bir eleştiri niteliğindedir. Takip de yine aynı güldestenin ikinci cildini eleştirir. Mukaddeme-i Celal eleştirisinde Namık Kemal, Batı edebiyatı ile Doğu edebiyatını karşılaştırmış, tiyatro, roman türleri üstünde durmuştur.

Namık Kemal gazeteci olarak da Türk kültürü içinde önemli bir yer alır. Döneminin hemen hemen bütün yenilik yanlısı ve ilerici gazetelerinde yazmıştır. Siyasal ve toplumsal sorunlardan edebiyat, sanat, dil ve kültür konularına dek çok çeşitli alanlarda yazdığı makalelerin sayısı 500 kadardır. Bunlarda düzyazıdaki üstün yeteneğini ortaya koyduğu ve çok etkili bir üslup yarattığı kabul edilir.

YAPITLAR (başlıca): Oyun: Vatan Yahut Silistire, 1873 (yeni harflerle, 1940); Zavallı Çocuk, 1873 (yeni harflerle, 1940); Akif Bey, 1874 (yeni harflerle, 1958); Celaleddin Harzemşah, 1885 (yeni harflerle, 1977); Kara Belâ, 1908. Roman: İntibah, 1876 (yeni harflerle, 1944); Cezmi, 1880 (yeni harflerle, 1963).

Eleştiri: Tahrib-i Harâbât, 1885; Takip, 1885; Renan Müdafaanamesi, 1908 (yeni harflerle, 1962); İrfan Paşa'ya Mektup, 1887; Mukaddeme-i Celal, 1888.

Tarihsel Yapıt: Devr-i İstila, 1871; Barika-i Zafer, 1872; Evrak-ı Perişan, 1872 (yeni harflerle, 1973); Kanije, 1874; Silistire Muhasarası, 1874 (yeni harflerle, 1946); Osmanlı Tarihi, (ö.s.), 1889 (yeni harflerle, 3 cilt, 1971-1974); Büyük İslam Tarihi, (ö.s.), 1975. Çeşitli: Rüya, 1893; Namık Kemal'in Mektupları, Ö.F. Akün (yay.), 1972.



Yahya Kemal Beyatlı(1884-1958)

http://itiraf.somee.com/yahya.jpgAsıl adı Ahmed Agâh olan Yahya Kemal, 2 Aralık 1884'te Üsküp'te doğmuştur. Üsküp Belediye Başkanı Nişli İbrahim Naci ile şair Lefkoşçalı Galip'in yeğeni olan Nakiye Hanım'ın oğludur. Yahya Kemal, "islâm tesettürünün en şedîd bir muhitinde doğduğunu, yaşadığını ve öldüğünü" söylediği annesinin okuma-yazma bilmediğini ve "çok kuvvetli mutekid olduğunu" belirtmektedir. Çocukluk yıllarını, sonradan şiirnie de yansıyacak olan Rakofçi Çiftliği'nde geçiren Yahya Kemal, önce, babasının "eti senin kemiği benim" sözleriyle Gani Efendi adlı Hoca'ya teslim ettiği Yeni Mektep'e gitmiş, ancak buradaki öğrenciliği pek başarılı geçmeyince Üsküp'te yeni açılan Mekteb-i Edep'e kaydedilmiştir. Kendisi bu okul değiştirme olayına değinirken, "bu bana müslümanlıktan çıkmak gâvurluğa karışmak gibi bir şey göründü.(...) Yeni Mekteb'den Mekteb-i Edep'e geçişim Şark'tan Avrupa'ya geçişim oldu" demektedir.


Yahya Kemal daha sonra Üsküp İdadisi'ne girmiş (1892), ailesini Selanik'e nakledince oradaki İdadi'ye girmiş, annesinin ölmesi, babasının yeniden evlenmesi üzerine tekrar Üsküp'te okumak zorunda kalmıştır. 1902'de yatılı olarak Selanik'te okumuş, bir süre tekrar Üsküp'te okuduktan sonra İstanbul'a gönderilmiştir (1902). İstanbul'da Vefa İdadisi'nde okuyan Yahya Kemal, Mühendishane mezunu olan ancak ilerici düşüncelerinden ötürü askerlikten çıkarılan Serezli Zeki Bey'in etkisinde kalarak Jön Türk olmak üzere Paris'e kaçmıştır (1903).

Şunları yazmaktadır: "Alafranga neslin bir çok çocukları gibi bir Paris sevdasına tutulmuştum. (...) Memleketi zindan, Avrupa'yı nurlu bir âlem gibi görüyordum. İstanbul'un hafiyelik havasından ürkmüştüm. (...) Kendi millî muhitimin cenderesinden kurtulmak, Tevfik Fikret'in şiirinde, Halid Ziyâ'nın nesrinde ve bu iki müteceddidin peşine takılmış gençlerin eserlerinde, Fransızcadan tercüme edilmiş romanlarda gördüğüm âleme atılmak istiyordum".

Paris'te bir yıl yatılı olarak Meaux Okulu'nda okuyup Fransızcasını ilerleten Yahya Kemal, daha sonra Siyasal Bilgiler Yüksek Okulu'na girmiştir (1904). Bu sırada Ahmed Rıza, Abdullah Cevdet, Samipaşazade Sezai, Prens Sabahattin gibi ileri gelen Jön Türkler'le ilişki kuran Yahya Kemal, Abdülhak Şinasi Hisar ve sonradan Türkiye Komünist Partisi'nin lideri olan Şefik Hüsnü ile dost olmuş, 1912 yılında İstanbul'a dönmüştür. Dokuz yıl kaldığı Paris'ten İstanbul'a dönüşü talihsiz bir savaş gününe rasgelmektedir: "İtalya'nın Trablusgarp'u istilâsı münâsebetiyle Boğazlar kapalıydılar".

İstanbul'a dönen Darüşşafaka'da edebiyat ve tarih öğretmenliği yapan (1913) Yahya Kemal, Medretü'l-Vaazin'de de uygarlık tarihi dersleri vermiştir (1914). Daha sonra Darülfünun'da uygarlık tarihi, batı edebiyatı tarihi ve Türk edebiyatı tarihi derslerinde "müderris" olarak görev almış (1916-1919), Mütareke'den sonra Ati, İleri, Tevhid-Efkâr Hakimiyet-i Milliye gazetelerinde ve arkadaşlarıyla çıkardığı Dergâh dergisinde Millî Mücadele'yi destekleyen yazılar yazmıştır. Barış antlaşması için Lozan'a giden heyette danışman olarak yer almış (1922), daha sonra Urfa milletvekili olmuştur (1923).

Cumhuriyet'in ilânından sonra Varşova (1926) ve Madrid'te (1929) orta elçi olarak görev yapan Yahya Kemal, Madrit'teyken Lizbon elçiliğini de yürütmüştür (1931). Daha sonra Yozgat (1934-35), Tekirdağ (1935-1943), ve İstanbul (1943-1946) milletvekili seçilmiş halkevleri sanat danışmanlığı yapmış ve Pakistan Büyükelçisi iken emekli olmuştur (1949).

Yahya Kemal hiç evlenmemiş, ömrünün son yıllarını Park Otel'de geçirmiştir. Tutulduğu müzmin bağırsak kanamasının tedavisi için Paris'e gitmiştir (1957), ancak iyileşememiş ve bir yıl sonra aynı hastalıktan kaldırıldığı Cerrahpaşa Hastanesi'nde ölmüştür (1958). Ölümünden sonra İstanbul'da Yahya Kemal'i Sevenler Derneği ile Yahya Kemal Enstitüsü kurulmuş, bir Yahya Kemal Müzesi açılmıştır. Beşiktaş'taki Barbaros Serencebey Parkı'na heykeli dikilmiştir.

Yazarın Yaşamı Daha Selanik İdadisi'nde "Esrâr" takma adıyla şiirler söyleyen Yahya Kemal , "şiire bir aşkla başladım" demekte, ilk şiirini mahallelerinde oturan Redife adındaki genç kız için "türkü güftesi olarak" yazdığını belirtmektedir. İlk yayımlanan şiirinin, hiç görmediği İstanbul'u "tasvir eden" "Hâtıra" adlı ve "mübtedi gençlerin pek bilmediği muzâri vezni ile yazılmış bir manzume olduğun" belirten Yahya Kemal, bu ilk ürününün İstanbul'da yayımlanan Terakkî mecmuasında çıktığını bildirmektedir. İstanbul'a geldikten sonra Tevfik Fikret'in, Cenap Şahabettin'in şiirlerini tanıyan Yahya Kemal, Servet-i Fünun şiirinin etkilerini taşıyan gençlik şiirlerini Ağâh Kemal imzasıyla İrtika, Mâlumat dergilerinde yayımlamıştır. Bu yıllarda, akrabalarından Abdurrahmanpaşazade İbrahim Bey'in evinde Hacı Arif Bey yönetiminde yapılan icra fasıllarını izleyerek Türk müziğini yakından tanımış, klasik bestecilerimizi derinden anlayıp sevmiştir.

Paris'te bulunduğu yıllarda Fransız sembolistlerinin yapıtlarına yakınlık duyan yahya Kemal, şunları yazmaktadır: "Gerçi Hugo'yu iyi anlıyordum, gerçi Gautier'yi ve De Banville'i iyi anlıyordum, gerçi Baudelaire ve Verlaine'i sıtmalı bir ibtilâ ile seviyordum, gerçi şahsî şairliğin en son nümuneleri olan Maeterlinck, Verhaeren gibi şiirleri yakından biliyordum, lâkin zevkim, bütün bu şairlere nisbetle çok geri sayılan Jose Maria de Heredia'nın şiiri üzerinde durmuştu".

Yahya Kemal Heredia aracılığıyla, sonraki yıllarda şiir anlayışını kökten değiştirmesine yol açacak Latin ve Yunan şiirini tanımış, Heredia'nın sonnet'lerinde "şiirin asıl madenine eliyle dokunduğu" duygusuna kapılmıştır. Paris'te Yahya Kemal'i derinden etkileyen ve tarih görüşünün oluşmasını sağlayan ikinci kişilik Albert Sorel olmuştur.

Bu iki etkiyle Türkiye'ye dönen Yahya Kemal, 1918'de Yeni Mecmua'da yayımladğı şiirleriyle büyük ilgi uyandırmış, daha sonra Edebî Mecmua, Şair, Büyük Mecmua, Şair Nedim, Yarın, İnci ve kendi kurduğu Dergâh dergilerinde yer alan yapıtlarıyla kendisini bir yol açıcı olarak kabul ettirmiştir. Bir anlamda modern Türk şiirinin başlatıcısı sayılan Yahya Kemal, "Hayal Şehir" adlı şiiriyle İnönü Sanat Armağanı'nı kazanmıştır (1948).

Yahya Kemal'in yapıtları ölümünden sonra, sağlığında kendisinin tasarladığı başlıklar altında yayımlanmıştır.

Yapıtları
Şiir: Kendi Gökkubbemiz (1961), Eski Şiirin Rüzgârıyle (1962), Rubâîler-Hayyam'ın Rubâîlerini Türkçe Söyleyiş (1963), Bitmemiş Şiirler (1976), Düz Yazılar :
Aziz İstanbul (1964), Eğil Dağlar (1966- Millî Mücadele yazıları), Siyasî Hikâyeler (1968), Siyasî ve Edebî Portreler (1968), Edebiyata Dair (1971), Çocukluğum, Gençliğim, Siyasî ve Edebî Hatıralarım (1973), Tarih Musahabeleri (1975), Mektuplar ve Makaleler (1977).



Tekirdağlı Hüseyin Pehlivan

Ünlü sporcularımız içerisinde Türk güreşine damgasını vuran 1934-1942 yılları arasında 9 yıl üst üste olmak üzere toplam 13 yıl Kırkpınar başpehlivanlığını elde eden Cihan pehlivanı Hüseyin Pehlivan (Hüseyin ALKAYA) vardır. Bu rekoru kıran henüz olmamıştır.

Baş Pehlivanlığı 13 yıl muhafaza eden Tekirdağlı Hüseyin Pehlivanı tanımayan onun ününü duymayan yok gibidir. Tekirdağ adını bütün Türk halkına tanıtan Hüseyin Pehlivan 1908 yılında Kırcaali’nin Alkaya köyünde doğmuş 14 yaşında güreşe başlamış ve 1927 yılında ailesiyle Bulgaristan’dan Türkiye’ye göç ederek Tekirdağ’a yerleşmiştir. Dolayısıyla bundan sonra da Tekirdağlı lakaplarıyla ün bulmuştur.kendisi aynı zamanda Koca Yusuf’un çırağıdır. Hüseyin Pehlivan 10 Şubat 1982 yılında vefat etmiştir.

Tekirdağlı hemşerileri Hüseyin Pehlivan’ın heykelini şehre giriş kavşağına dikerek (Cumhuriyet Meydanı) Ona karşı kadirşinaslık örneği vermişlerdir.

Onu şimdi 8 Kasım 1946 tarihinde kendi dilinden tanımaya çalışalım.

“1324-1908 yılında Kırcaali’nin Alkaya köyünde doğdum. Sayadım köyümün adıdır. Babam Osman çiftçilik ve bakkallık ederdi. Güreşe meraklı olmakla birlikte yalnız bayramlarda güreşirdi. Aynı köyde ve ellibeş yaşında öldü. Bende ilk güreş merakı ağabeylerim Ali ve Bekir’den görerek başladı. On dört yaşıma gelince her ikisini yendim. Kardeşlerim çok kabiliyetli olduğumu görünce beni hiçbir işe sokmadılar. Biz çalışırız sen güreşi ilerlet dediler. On beş yaşımda evlendim. On dokuz yaşıma geldiğimde civarımızdaki bütün pehlivanları yenmiş bulunuyordum. Bulgaristan’da son güreşimi Elmalı yaylasında Koşukavak panayırında 120 kiloluk bir Bulgar ile yaptım. Bulgarı üst üste birkaç defa yendiğim halde kabul edilmedi. Üstelik gece beni öldürmeye kalktılar. Bunun üzerine pasaport alarak ailem ile 1927’de Tekirdağ’a geldim. Çiftlikönü mahallesinde bir ev tuttum. Bir gün bu ev üzerimize yıkıldı.kayınpederim ve kayınvalidem, baldızımın iki kızı, üç komşu kadın öldüler. Allah karımı ve çocuklarımı esirgedi. Tekirdağ’da yaptığım güreşlerde yenildim. Beni 1929’da yenenlerin başında Uzunköprülü Hüseyin gelir.

Bunun üzerine hayatımı kazanmak için çapaya gittim. Bu sıralarda yeni harfleri okuyup yazmayı öğrendim. Memleketimde yalnız bir yıl okula gitmiş eski yazıyı bile belleyememiştim. Ailemi geçindirmek için bir yandan mütemadiyen çalışıyor fakat güreşten kendimi alamıyordum. 1929 Ramazanında İstanbul’a gittim. On beş gün güreştim. Ramazan’ın on beşinden sonra Bayburtlu Kara Yusuf benimle beraber dört genç pehlivanı Samsun’a götürdü. Samsun ve civarında dört ay kaldık. Hiç para kazanamadım fakat pehlivanlıkta piştim. Samsun’dan sonra ilk güreşimi Düzce’de yaptım. Burada Baş Pehlivan Cemal ile karşılaştım ve başaltına güreştim. Güreşimiz 6 saat sürdü ve yenişemedik. Bundan sonra beni hep başa güreştirdiler. Güreşlerini dikkatle takip ettiğim ve beraber gezerek faydalandığım ustalarım Mandıralı Ahmet, Kara Ali Manisalı Rıfat, Çoban Mehmet’ten başka Mülayim, Cemal, Çoban Mahmut, Molla Mehmet, Şumnulu Arif gibi rakipler ile karşılaştım. Bunla arasında 1929’dan 1933’e kadar birçok güreşler yaptım ve kendimi ezdirmedim. 1933’ten sonra aramız ciddileşti. Daima mertçe tutuştuk. Nihayet 1936’da Eminönü Halk Evi Başpehlivanlık güreşi tertip etti. Burada 1935’in baş pehlivanı Kara Ali’yi Mülayimi, Afyonlu Süleyman’ı Arif’i yenerek başpehlivanlık kemerini aldım. Taksimde üst üste üç yıl tekrarlanan bu güreşleri daima kazandım.

Büyük Atatürk başarılarıma alaka gösterdi. Beni Çoban Mehmet ve Büyük Mustafa ile Florya’ya çağırarak güreştirdi. Bizi iltifatları ve bahşişleriyle sevindirdi.

1938 kışında, organizatör Asım Rıdvan ile Paris’e gittim. Önce derecemin anlaşılması için hususi kulüplerde elli pehlivan ile güreştim. Bir hafta içinde ve geceleri oldu. Karşıma çıkanları en çok on dakikada yendim. Sonra Finlandiyalı, Bulgar ve Fransız olmak üzere dört tanınmış pehlivan ile otuz bin seyirci önünde karşılaştım. Dördünü de on beşer dakikada yere vurdum.

Bunu üzerine organizatör Raul Paul beni odasına çağırdı. Fransız şampiyonu deglen ile yapacağım üç maçı kaybedersem on bin Türk lirası vereceğini söyledi. Damarlarımdaki Türk kanı buna asla müsaade etmedi. Yabancı bir memlekette baş pehlivan sıfatıyla temsil etmekte bulunduğum şerefi her şeyin üstünde olduğundan bu şeref için almak değil her şeyimi vermeğe her an hazır olduğumdan teklifi derhal reddettim. Mertçe karşılaşmama imkan verilmedi. Memleketime döndüm.

1939 Kırkpınar güreşlerinde Beden Terbiyesi Umum Müdürlüğü tarafından Kurt Dereli Mehmet pehlivan adına altın bir kemer ortaya kondu. Bu kemer üst üste üç yıl baş pehlivanlığı muhafaza edenin olacaktı. Azmim ve kuvvetim ile bunda da muvaffak oldum ve kemeri aldım. 1942 Kırkpınar güreşlerinde Babaeskili İbrahim baş pehlivan ilan edildi ise de sonra onu birkaç kere yendim. Bilhassa Afyonda bir dakikada sırtını yere getirdim.

Şimdi otuz sekiz yaşındayım. Yüz on kiloyum. Boyum 178 ensem 52 santimdir. Kuvvetimden hiçbir şey kaybetmedim. Karşıma çıkacak her pehlivanı yenmeğe hazırım. Baş pehlivan oluncaya dek en büyük rakibim Mülayim idi. Onunla belki elli güreş yaptım. Önce çorluda yendim sonra karşımda dayanamadı. Baş pehlivan oluncaya kadar hiçbir resmi ve hususi yardım görmedim. Türkiye’ye gelince yuvamı sevdiğim Tekirdağ’da kurup geliştirdiğim için kendimi Tekirdağlı olarak tanıttım. Tekirdağ vilayeti kendisine kazandırdığım şerefe mukabil bana bir ev hediye etmek istedi. General Kemal Balıkesir ve Vali Sakıp Beygo’nun teşebbüsleri ile işe başlandı. Fakat harp dolayısıyla Sayın General Tekirdağ’dan ayrılınca inşaat yüz üstü kaldı. Belediye kamyonlarının getirdiği birkaç metre küp taş ile Tekirdağ şoförlerinin taşıdığı kumdan başka yardım görmedim. Planı genişçe tutulan bu evi yalnız başıma yaptırmak zorunda kaldım. Bununla beraber bir ev sahibi olmama yol açan ve yardım eden şahıslara teşekkür borcumdur. Bugün içinde rahat ediyor ve birkaç kuruş kira alıyorum. Besim, Muhsin, Metin adlarında üç oğlum, Ayten adında bir kızım var.

Pehlivanlıkta esas kuvvet ve akıldır. İnsanın akıllızı pehlivan olur sözü bu sporu sevmeyenlerin uydurmasıdır ve yanlıştır. Bütün sporcular gibi ben de sağlam kafanın sağlam vücutta bulunacağına inanıyorum. Güreşte aklın rolü büyüktür. Sade kuvvet ile galip gelinmez. Güreşte yüz altmışaltı oyun vardır. Bunları yerine ve adamına göre kullanmak bir zeka işidir. Ben şimdiye kadar hiç içki kullanmadım. Hatta kahve bile içmedim. Ama artık bunları tek tük yapıyorum. Diğer pehlivanlarımıza bakarak benim bilhassa belim ve ensem kuvvetlidir, göğsüm geniştir. Yaptığım asıl güreş serbest güreştir. Devletçe ehemmiyet verilen alafranga, halkın sevdiği yağlı güreşlerdir. Yenilerden Yaşar Doğu’yu ve Celal Atik’i beğeniyorum. Yağlıda Babaeskililer; Sındırgılı Şerif, Karacabeyli Hayati, Lüleburgazlı Ali ve Ahmet, Hayrabolulu Süleyman, Manisalı Halil aynı ayardadırlar. Şimdi İngiltere’ye ve Amerika’ya gitmek, Türkün malum kuvvetini onlara da göstermek istiyorum…

Kaynak:Tekirdağ Valiliği
www.tekirdag.gov.tr

Olcay Karakaş
03-07-2009, 13:57
TEKİRDAĞ İLİ’NİN TURİZM POTANSİYELİ


Marmara denizine 100 km.den fazla kıyısı olan ve bundan dolayı haklı olarak ''Marmara'nın İncisi'' unvanıyla anılan ilimiz, sahip olduğu doğal güzellikleri ve barındırdığı kültürel varlıklarıyla turizm açısından göz ardı edilemeyecek avantajlara sahiptir.
Avrupa’yı Asya kıtasına bağlayan E80 (TEM), E84 ve D-l00 karayolları ile 56 km.lik demiryolu ağının ilimiz sınırları içerisinden geçmesi, ilimizde büyük bir ulaşım kolaylığı sağlamaktadır. Uluslararası statüye sahip, Çorlu Hava Limanıyla çağdaş limancılığın gereği olarak tüm hizmetlerin verildiği, İlimiz Merkez ilçedeki Akport ve M.Ereğlisi ilçesindeki Martaş limanları, hava ve deniz ulaşımına verilen önemi yansıtmaktadır

İlimiz, Arkeoloji ve Etnografya Müzesi, Rakoczi Müzesi, Namık Kemal Evi, Osmanlı dönemine ait camileri, çeşmeleri, Karacakılavuz El Dokumaları, Kiraz Festivali, Bağbozumu ve Tepreş Şenlikleri, doğal plajları, doğa harikası Çamlıkoy’u (Kastro) ve diğerleri ile bir tarih ve turizm kentidir

Özellikle yaz aylarında plajları ve eğlence yerleriyle bir eğlence merkezi olma yönünde hızla ilerleyen Kumbağ Beldesi ile yeşil bağları, zeytin bahçeleri, sahilleri ve şaraplarıyla ünlü Şarköy ve Marmara’nın Efes’i olarak anılan adeta bir açık hava müzesi görünümündeki antik ilçesi M. Ereğlisi ilçesi ve bağlı beldeleri önemli tatil merkezlerimizdendir Yeme-içme, eğlence ve konaklama tesislerinin, ikinci konutlarının çok olması, bu yörelerimize turizm sezonu içerisinde hareket ve canlılık getirmektedir

Diğer yandan, Tekirdağ Anadolu Otelcilik ve Turizm Meslek Lisesi ve ilimiz Merkez ilçe ile M Ereğlisi, Çorlu ve Şarköy ilçelerinde bulunan Meslek Yüksek okullarının ''Turizm Otelcilik'' bölümlerinde, Türk turizmine yetişmiş eleman kazandırılmaktadır.

Dünya turizm sektörünün yeni turizm stratejisi olan “Eko turizm kapsamında, Valiliğimizce de çalışmalar sonucunda, ilimizin doğal yapısı ve mevcut potansiyeli de göz önüne alınarak, İlimiz sınırları içerisinde sportif turizmi faaliyetlerinin uygulanmasına esas olmak üzere, Kumbağ Beldesi, Yeniköy, Uçmakdere ve Gaziköy arasındaki köy-orman yolu, gerekli düzenlemeler ile Trekking (Yürüyüş) Parkur Alanı olarak belirlenmiştir. Yine Uçmakdere,ve Yeniköy arasında kalan sahanın yamaç paraşütçülüğüne çok uygun olduğu tespit edilmiştir.

Tüm dünyada olduğu gibi, dinamik bir yapıya sahip olan, hızla büyüyen ve diğer sektörlerin de gelişmesine yardımcı olan turizm sektörü, ülkemizde de öncü ve dinamik bir yapıya kavuşmuş olup, ilimizde de gereken ilgiyi görüp, güçlü bir yapıya kavuşması, kaçınılmaz bir süreçtir.

Bu turizm olgusu içinde aralık/2006 ayı sonu itibariyle ilimizde, turizm işletme belgeli 7 adet konaklama, 6 adet yeme-içme ve günübirlik tesisi ve 16 adet seyahat acentası olmak üzere toplam: 29 adet Turizm İşletmesi Belgeli tesis mevcuttur.

Aralık/2006 ayı sonu itibariyle İlimizde bulunan Bakanlığımızdan turizm işletme ve yatırım belgeli tesislere ait bilgiler aşağıya çıkarılmıştır.
BAKANLIĞIMIZDAN TURİZM İŞLETME BELGELİ TESİSLER
Tesisin Adı
Tesisin Türü
OdaSayısı

YatakSayısı
Yeme-İçme Kapasitesi(Kişilik)
Tesisin Bulunduğu Yer
Telefon No’su

Yayoba Otel
3 Yld.Otel
41
108
200
Merkez
2292221-22
Otel Karaevli
2 Yld.Otel
20
40
40
Merkez
2618050-2606183
Sefa Oteli
3 Yld.Otel
60
125
130
Çorlu
6732696-97-98
Burç Best Oteli
2 Yld.Otel
35
70
115
Çorlu
6543210-11-12
Grand Eren Oteli
2 Yld.Otel
32
64
50
Çorlu
6865555
Gabralı Oteli
3 Yld.Otel
51
103
135
Çerkezköy
7263270 (8 Hat)
Güneşler Oteli
2 Yld.Otel
69
142
300
Çerkezköy
7269191-92
Değirmenaltı Tesisleri.
2.Sınıf Lokanta Günübirlik Tesis


155
Merkez
2931616-2625224
Rüya Restaurant
1.Snf.Lokanta


270
Merkez
2605670
Grand Bahar Tesisleri
2.Snf Lokanta Günübirlik Tesis


165
Malkara
4270617
Jasmine Restaurant
1.Snf.Lokanta


400
Çorlu
6735012-13
Shiva Lokantası
1.Snf.Lokanta


520
Çorlu
6722517
Bella Hanedan Lokantası
1.Snf.Lokanta


106
Çorlu
6538888
GENEL TOPLAM
13 AD. Tesis

308
652
2586



BAKANLIĞIMIZDAN TURİZM YATIRIMI BELGELİ TESİSLER
Tesisin Adı
Tesisin Türü
Oda Sayısı

Yatak Sayısı
Yeme-İçmeKapasitesi(Kişilik)
Tesisin Bulunduğu Yer
Değirmenaltı Günübirlik Tesisleri
Günübirlik Tesis


200
Merkez
Gören Tesisleri
Günübirlik Tesis


185
Merkez
The Silver Side Otel
5 Yld.Otel
123
268
1220
Çorlu
Sefa Otel
3 Yld.Otel
30
45
55
Çorlu
W&H City Otel
3 Yld.Otel
61
124
65
Çerkezköy
GENEL TOPLAM
5 Ad.Tesis
214
437
1725


BAKANLIĞIMIZDAN TURİZM İŞLETME BELGELİ SEYAHAT ACENTALARI
Tesisin Adı
AcentanınGrubu
TesisinBulunduğu Yer
Telefon No’su

Çağrı Turizm Seyahat Acentası
A
Merkez
2611429
Rakoczi Turizm Seyahat Acentası
A
Merkez
2605758-59
Trakya Turizm Seyahat Acentası
A
Merkez
2618438-39
Tekfur Turizm Seyahat Acentası
AG
Merkez
2612539
Raja Turizm Seyahat Acentası
A
Merkez

Özberk Turizm Seyahat Acentası
C
Merkez
2606176
Meloni Oto Kiralama
C
Merkez
2632634
Meyra Turizm Seyahat Acentası
C
Merkez
2624067
Asrın Turizm Seyahat Acentası
A
Çorlu
6527888-89
Rakoczi Turizm Seyahat Acentası Şb.
A
Çorlu
6735151-52
Volans Turizm Seyahat Acentası
A
Çorlu
6522222
Ossiana Tour Turizm Seyahat Acentası
A
Çorlu
6527005
Korur Turizm Seyahat Acentası Şubesi
A
Çorlu
6517575
Trakya Turizm Seyahat Acentası Şubesi
AG
Çorlu
6511314
Akis Turizm Seyahat Acentası
C
Çorlu
6530196
Nazhal Turizm Seyahat Acentası
C
Muratlı
3615659
GENEL TOPLAM
16 ADET
ACENTA


BELEDİYELERDEN BELGELİ KONAKLAMA TESİSLERİNİN
İLÇELERE GÖRE DAĞILIMI VE KAPASİTELERİ
Tesisin Türü
Tesisin Bulunduğu İl - İlçe
Tesis Sayısı
Oda Sayısı

Yatak Sayısı
Otel Motel Pansiyon
Merkez İlçe
33
858
1961
Otel Motel Pansiyon
Çorlu
21
563
1316
Otel Motel Pansiyon
Malkara
3
60
118
Otel Motel Pansiyon
Saray
4
99
228
Otel Motel Pansiyon
Çerkezköy
5
159
384
Otel Motel Pansiyon
M.Ereğlisi
12
265
587
Otel Motel Pansiyon
Şarköy
22
400
1051
GENEL TOPLAM


100
2404
5645

Not: 53 Otel, 34 Motel ve 13 adet pansiyon olmak üzere 100 adet Belediye belgeli Konaklama
tesisi bulunmaktadır.
TEKİRDAĞ İLİ TURİZM MASTER PLANI

İlimiz sınırları dahilinde turizm ve rekreasyon amaçlı, kullanılabilecek kaynaklar ile halen kullanılan kaynaklarından faydalanma ve yeterlilik durumunun tespiti ile bu kaynaklardan daha fazla yararlanılması amacıyla 1995 yılı içerisinde yaptırılan Tekirdağ Turizm Envanteri ve Turizmi Geliştirme Planı, Müdürlüğümüz imkanlarıyla 2005 yılında güncelleştirilerek dağıtımı yapılmıştır.

Tekirdağ İl Merkezine
Yörenin Adı Olan Uzaklığı (Km.) istanbul131 Km. Edirne141 Km. Çanakkale194 Km. Kırklareli122 Km. Çorlu 38 Km. M. Ereğlisi 39 Km. Saray77 Km. Şarköy84 Km.



GÜNÜBİRLİK TESİSLER

Ünal Kamping: Tekirdağ İstanbul Karayolu üzerinde, Yeniçiftlik beldesi sahilindedir. 18 çadır yeri kapasiteli olup, il merkezine 26 km. uzaklıktadır.

Bağtur Kamping: Kumbağ beldesi ova mevkii, Ermer Sitesi yanı, sahil boyu, no:6 adresinde bulunmaktadır. 30 çadır yeri kapasitesine sahip olup, ayrıca park yeri WC., duş yeme-içme gibi üniteleri mevcuttur.
Gülay Kamping: Tekirdağ-İstanbul Karayolu üzerinde, Yeniçiftlik beldesi sahilindedir. 70 çadır yeri kapasiteli olup, il merkezine 25 km. uzaklıktadır.
Çamlık Kamping: İstanbul Yolu üzeri, Karevli altında olup, 20 çadır kapasitelidir.
Huzur Aile Kampı: M.Ereğlisi ilçesine bağlı Yeniçiftlik beldesinde, Yıldızkent Aytepe mevkiinde olup, 20 çadır kapasitelidir.
Diana Kamping: M.Ereğlisi ilçesine bağlı Yeniçiftlik beldesinin Sahil mahallesinde olup, 18 çadır kapasitelidir.
Kral Kamping: : M.Ereğlisi ilçesine bağlı Yeniçiftlik beldesinde, Yıldızkent Aytepe mevkiindedir.
Tredaş Kamping: : M.Ereğlisi ilçesine bağlı Yeniçiftlik beldesinin sahil mahallesinde olup, 62 çadır kapasitelidir.
Alkaya Plajı: Tekirdağ-İstanbul Karayolu üzerinde olup, şehir merkezine 4 km. uzaklıktadır. Dereağzı mevkiinde bulunan bu plajda restorant, büfe ve WC. gibi üniteler mevcut olup, ayrıca 50 çadır yeri kapasiteli ve 50 araçlık otoparkı mevcuttur.
Dereağzı Plajı: Tekirdağ-İstanbul karayolu üzerinde olup, şehir merkezine 3 km. uzaklıktadır. Kabin, büfe, restorant ve WC. gibi üniteleri mevcuttur.
Değirmenaltı Plajı: Tekirdağ-İstanbul Karayolu üzerinde olup, şehir merkezine 6 km. uzaklıktadır.
Çorlu Belediye Plajı: Tekirdağ-İstanbul karayolu üzerinde olup, Merkez ilçeye 20 km.uzaklıktadır.
Şarköy Belediye Plajı: Şarköy ilçesindedir. Plajın bitişiğinde çok sayıda çay bahçesi, pansiyon ve motel bulunmaktadır.
Çamlıkoy (Kastro) Doğal Plajı: Saray ilçesine 32 km. uzaklıkta olup, karadeniz kıyısında doğal bir plajdır.
Atatürk Orman Korusu: Tekirdağ-İstanbul Karayolu üzerinde olup,il merkezine 6 km. uzaklıktadır.
Kumbağ Ormaniçi Dinlenme Tesisleri: Tekirdağ-Şarköy kıyı bandındadır. İl merkezine 15 km. uzaklıktadır.
Çorlu orman Korusu: Atatürk Orman Korusu: İstanbul-Edirne (D-100) Karayolu üzerinde olup, Çorlu ilçe merkezine 8 km. uzaklıktadır.
Laladere Mesire Yeri: Saray ilçesine bağlı Güngörmez Köyü hudutları içindedir. Saray ilçesine 13 km. uzaklıktadır. Saray Kıyıköy Karayolu üzerinde olup, ormanlıktır.
Çamlıkoy Ormaniçi Dinlenme Tesisleri: Karadeniz kıyısında olup, Saray ilçesine 32 km. uzaklıktadır.
TEKİRDAĞ SINIRLARI İÇİNDE KALAN ANTİK YERLEŞİM ALANLARI

BİSANTHE: Samos’lu kolonistler tarafından kurulmuştur. Kuruluş tarihi kesin olarak bilinmemektedir. Antik kaynaklarda ilk kez M.Ö. 430 yılının olayları ile ilgili olarak, Heredot Tarihi’nde kentin ismi geçmektedir. Ksenophon’un Anabasis adlı kitabında, Odrys Kralı Seuthes, 1. Bizans’ın deniz kıyısındaki en güzel şehirlerden biri olduğundan bahsetmektedir. Kentin yeri konusunda tartışmalar vardır. Son arkeolojik verilere göre Babaros’a lokalize edilmektedir.

PERİNTHOS: M.Ö. 600 civarında Samos’lu kolonistler tarafından kurulmuştur. Tarihçi Plinius, Perinthos’un 200 ayak genişliğinde bir kara parçasıyla anakaraya bağlı olduğunu yazmaktadır. M.S.3. yüzyılda adı; Herakleia olarak değişen kent bugünkü Marmara Ereğlisi ilçe merkezidir.
HERAİON TEİCHOS: Tarihçi Heredot tarafından Perinthos’un yakınlarında olduğu antik kentin, yazılı kaynaklara göre Karaevli köyü altında Çitlenbik deresinin denizle birleştiği yerde olduğu ileri sürülmektedir.

GANOS: Ksenopohon’da Trak (Odrys) Kralı Seuthes’in kıyıdaki kentlerinden biri olarak bahsedilen Ganos, Şarköy ilçesi’ne bağlı bugünkü Gaziköy sınırları içinde yer almaktadır.
TORONTE: Şarköy ilçesi Tepeköy’de bulunan, Apollon-Toronteos’a adanmış olduğu yazıttan anlaşılan bir adak steline göre bu antik köy, Tepeköy ile aynı yere lokalize edilmektedir
APRİ: M.S. 46 yılında Roma İmparatoru Cladius tarafından kurularak, emekli Roma askerlerinin yerleştirildiği antik yerleşim alanı, Malkara ilçesi’nin Kermeyan Köyü’nün bulunduğu yerdir. Bizans İmparatorluğu döneminde önemli bir yerleşim merkezi durumuna gelmiştir.
BARBAROS (BANADOS):
İonyalılar tarafından yaklaşık İ.Ö. VI. Yy.da kurulduğu sanılan bu kıyı kenti, Bizanslılar zamanında yoğun bir yerleşmeye sahne olmuştur. Antik Çağda adı Banados olan kentin surları, bugünkü Barbaros beldesinin kuzeybatısındadır.

MİSİNLİ:
Çorlu ilçesine bağlı olan ve E-5 karayoluna çok yakın olan Misinli köyünde kale kalıntıları ve burçlar bulunmaktadır.
BEŞİKTEPE:
Merkez ilçeye bağlı Ahmedikli ve Hacıköy arasında beşiğe benzer bir tepe üzerinde bulunan kale kalıntıları, buranın eski bir yerleşim merkezi olduğunu göstermektedir.
GÜNEŞLİ:
Saray ilçesinin 2 km. kadar batısındadır. Eski bir yerleşim merkezidir. Burada çok sayıda tarihi eser bulunmuştur.
HORA FENERİ:1876 Fransız yapısı olup, Şarköy ilçesine bağlı Hoşköy beldesinde bulunmaktadır. 96 kristalden meydana gelen fener kendi ekseni etrafında 360 derece dönerek görev yapmakta olup, bölgenin ikinci büyük feneridir
İlimizde Osmanlı Dönemine ait eserlerden önemli olanları şunlardır
RÜSTEM PAŞA KÜLLİYESİ: Bugün külliyenin camii, hamamı, bedesteni, medresesi ve kitaplığı ayaktadır. Vaktiyle kervansarayı ve imareti de olduğu çeşitli kaynaklarda yer almaktadır. Rüstempaşa Külliyesi içinde en belirgin yeri tutan Rüstempaşa camii, 1553 tarihinde Kanuni Sultan Süleyman’ın damadı Rüstem Paşa tarafından denize hakim bir tepe üzerinde Mimar Sinan’a yaptırılmıştırCaminin 30 m. doğusunda bulunan medrese, 1880’de harap olunca üzerine ahşap bir okul kurulmuştur. Rüştiye ve İdadi olarak kullanılan bu yapı daha sonra Cumhuriyet İlkokulu olarak da hizmet vermiştir.

Cami ile medresenin arasında kare planlı ve kubbeli olarak yapılan kitaplık binasına sonradan ocak ve baca eklenmek suretiyle aşhane olarak kullanılmıştır.Medresenin yanında yer alan hamam, orijinalinde kadınlar ve erkekler kısmı olmak üzere bir çifte hamam şeklinde üstü kubbeyle örtülü olarak yapılmıştır. Bugün sadece beden duvarları mevcuttur.Caminin batısında yer alan bedesten 6 kubbeli, dikdörtgen planlı bir yapıdır. Taş ve tuğla karışımından inşa edilmiş olan ve son yıllarda onarılan bu yapı külliyenin cami ile birlikte sağlam olarak görülebilen bir kısmıdır.Ayrıca Rüstempaşa Camiinin doğusunda 1988 yılında inşaatı tamamlanan bir çarşı yapılmıştır. Yeri Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ait olan bu çarşı, İl Özel İdare’si ve Vakıflar Genel Müdürlüğü’nce ortaklaşa yapılmıştır. 49 dükkandan ibaret olan bu çarşı, külliyenin dönem özelliklerini yansıtan mimariye sahiptir.
Rüstempaşa külliyesinden başka Osmanlı Dönemine ait diğer önemli eserler arasında Orta Cami, Eski Cami, Hasan Efendi Cami, İnecik-İmaret Camisi, Hamami Mehmet Paşa Türbesi, Kırklar Türbesi, Sadi Baba Türbesi, Yalı Hamamı, İnecik-Erenler Hamamı ve birçok tarihi çeşmeyi saymak mümkündür.Yukarıda sayılan tarihi yapıtlardan başka, Kurtuluş Anıtı, Namık Kemal Anıtı, Şehitler Çeşmesi Anıtı ve Hürriyet Abidesi Tekirdağ’ın geçmişindeki önemli tarihleri hatırlatan eserlerdir. Tekirdağ’ın geçmişi ile ilgili malzeme ve eserlerin sergilendiği 4 tanede müze bulunmaktadır.
ARKEOLOJİ VE ETNOGRAFYA MÜZESİ: 1927 yılında Vali Konağı olarak inşa edilmiştir. 1977 yılında İl Özel İdaresi’nce Kültür Bakanlığı’na satılan ilk Cumhuriyet Dönemi yapılarından olan kâgir yapı, daha sonra aslına uygun restore edilerek Müze haline getirilmiştir. Tekirdağ bölgesinde bulunmuş olup, tarih öncesi çağlardan günümüze kadar gelen toplam: 14.051 adet eser bulunmakta olup, bunlardan 1066 adedi teşhir salonunda sergilenmektedir.
RAKOCZİ MÜZESİ: 1720-1803 yıllarında Türk misafirperverlik ve dostluk anlayışının güzel bir örneğinin İlimizde ortaya çıktığı görülmektedir. 18. yy. başlarında cereyan eden Macar Bağımsızlık Hareketinin önderi II.French Rakoczi ve taraftarlarının Avusturya ile yaptıkları savaşta yenilgiye uğramaları üzerine Padişah III. Ahmet, Rakoczi ve taraftarlarını misafir olarak davet etmiş ve Tekirdağ’a yerleştirmiştir. II.French Rakoczi 1735 yılından ölümüne kadar burada ikamet etmiştir. Rakoczi’nin ikamet ettiği bu Türk evi, 1932 yılında Macaristan Hükümetince satın alınıp, aslına uygun restore edilerek Müze haline getirilmiştir.
NAMIK KEMAL EVİ : Vatan şairimiz Namık Kemal’in 1840 yılında Tekirdağ’da doğduğu evin yakın çevresinde eski Tekirdağ evleri örnek alınarak Namık Kemal’in hatırasına Tekirdağ Namık Kemal Derneği tarafından 1993 yılında yaptırılmıştır. Namık Kemal Evi Tekirdağ mutfağı baş odası ve yatak odasını tanıtan Etnografik eşya ile süslenmiş ayrıca Namık Kemal ve onun hakkında yazılmış eserler evde teşhir edilmektedir.
MALKARA EĞİTİM VE KÜLTÜR VAKFI MÜZESİ: 1993 yılında açılan bu özel müzenin halkın gönüllü bağışlarıyla 250 civarında arkeolojik, 350 civarında etnografik ve 475 civarında da sikkeden oluşan koleksiyonu bulunmaktadır. Halen 4 katlı Kültür Sitesinin 1. katında hizmet vermektedir. Tel: (0.282) 4270172
FESTİVAL VE ŞENLİKLER:

Tekirdağ Kiraz Festivali:
İlk defa 1962’de “Kiraz Cümbüşü” adı altında kutlanmaya başlandı. 1964’te Kiraz Bayramı’na dönüştü. Daha sonraları Kiraz Festivali adı altında geleneksel hale getirilerek geniş bir çerçevede kültür ve eğlence programları oluşturularak devam edegeldi. Kutlama Komitesi Başkanlığını Tekirdağ Belediye Başkanları üstlenerek, haziran ayı içerisinde, genellikle ilk haftası olmak üzere, dört gün boyunca, kortejler, sergiler, gösteriler, fener alayları, gece konserleri, kiraz yarışmaları, yelken yarışmaları, festival güzellik yarışmaları, piknikler ve kapanış konserleri ile bitmektedir.
Hafta boyunca özellikle şehirde iç turizm açısından büyük hareketlenme yaşanmaktadır. Binlerce Tekirdağlı şehrin sahiline ve eğlence yerlerine inerek festivali doyasıya yaşamaktadır.

Diğer Festival ve Şenlikler:
Adı
Yapıldığı Yer
Tarih
Nevruz Kutlamaları
Tekirdağ
21 Mart
Hıdrellez Kutlamaları
Tekirdağ
6 Mayıs
Muratlı Hıdırellez Şenlikleri
Muratlı
Mayıs ayının ilk haftası
Tekirdağ Kiraz Festivali
Tekirdağ
13-19 Haziran
Geleneksel Bozaba Şenlikleri
Büyükyoncalı-SARAY
Mayıs ayının ikinci haftası
Yağlı Güreşler ve Sünnet Şöleni
Çerkezköy
Haziran Ayı
Yaz Spor Okulu
Çerkezköy
Temmuz-Ağustos
Dudulenge Şenliği
Çorlu
6 Mayıs
Uluslar arası Ceviz Festivali
Çorlu
Ağustos 4.Hafta
Geleneksel Karpuz Festivali
M.Ereğlisi
01-15 Ağustos
Sünnet Şöleni
M.Ereğlisi
Ağustos 4.Hafta
Ayçiçeği Festivali
Hayrabolu
Ağustos 2. Haftası
Tarım ve Süt Ürünleri Festivali
Malkara
31 Ağustos-03 Eylül


TEKİRDAĞ’DA ANMA VE KUTLAMA GÜNLERİ:
AdıYapıldığı Yer Tarihi18 Ağustos Atatürk Günü Saray 18 AğustosHarf İnkılabı Yıldönümü Kutlamaları Tekirdağ 23 AğustosVatan Şairi Namık Kemal’in
Doğum Yıldönümü Kutlamaları Tekirdağ 21 AralıkKurtuluş Haftası Etkinlikleri Çerkezköy 22-29 EkimÇorlu İlçesinin Kurtuluşu Çorlu 1 KasımSaray İlçesinin Kurtuluşu Saray 1 KasımMuratlı İlçesinin KurtuluşuMuratlı 2 KasımTekirdağ’ın KurtuluşuTekirdağ13 KasımMalkara İlçesinin KurtuluşuMalkara14 KasımHayrabolu İlçesinin Kurtuluşu Hayrabolu14 KasımŞarköy ve Mürefte’nin KurtuluşuŞarköy 17 Kasım

Kaynak:Tekirdağ Valiliği
www.tekirdag.gov.tr

Olcay Karakaş
03-07-2009, 14:05
tekirdağ hakkında daha fazla bilgi için profil imzamdaki tekirdağ yazısına tıklamanız ytrli

Olcay Karakaş
03-07-2009, 14:06
herkese hyrlı cumalar arkadaşlarrr .....

Olcay Karakaş
03-07-2009, 21:30
selmlar nevsehrrrrrr .....

Olcay Karakaş
03-07-2009, 21:34
aykut kocaman alexe tepki gstrmişşşş ....

Olcay Karakaş
03-07-2009, 21:41
BILICA DA İMZALADI!


03 Temmuz 2009 Cuma * 14:32

Ekibimizde Mehmet Topuz, Özer Hurmacı ve Bekir İrtegün (http://www.1907unifeb.org/bekir-irtegun/)'den sonra, Sivasspor (http://www.1907unifeb.org/sivasspor/)'dan transfer (http://www.1907unifeb.org/transfer/) edilen Brezilyalı savunma oyuncusu Bilica da kendisini 3 yıllığına sarı lacivertli renklere bağlayan sözleşmeyi imzaladı.

http://img.fenerbahce.com/img/3/2009/bilica9.jpghttp://img.fenerbahce.com/_img/haber/haber_alt_image.gif

İlgili Haberler
"Ne de olsa İtalya'dan" (http://www.1907unifeb.org/haber/34342/ne-de-olsa-italyadan/)
Sarı lacivertli takımın bu sabah yaptığı antrenman (http://www.1907unifeb.org/antrenman/) sonrasında Samandıra Tesisleri (http://www.1907unifeb.org/samandira-tesisleri/)'nde gerçekleştirilen imza (http://www.1907unifeb.org/imza/) törenine katılan Sportif Direktör Aykut Kocaman (http://www.1907unifeb.org/aykut-kocaman/), daha önce Bekir için sarf ettiği düşüncelerinin Bilica için de geçerli olduğunu belirtirken, "Sivasspor (http://www.1907unifeb.org/sivasspor/) geçen yıl büyük bir başarı (http://www.1907unifeb.org/basari/) yakaladı ve bu büyük başarısında en büyük etkenlerden birisi de az gol (http://www.1907unifeb.org/gol/) yemeseydi. Bilica da bu takımın başarılı oyuncularından biriydi. Ama Fenerbahçe'ye gelen bir oyuncunun başarı (http://www.1907unifeb.org/basari/) çıtasının ve beklentilerin de daha yüksek olması gerekir. Geçen yıl bunu ortaya koydu ve Fenerbahçe'ye transfer (http://www.1907unifeb.org/transfer/) oldu. Oyunculuk bir yere kadar. Her zaman istenilen ortaya konamayabilir. Ama biz geçen sezondan sonra bu sezon mücadele ruhunu kazandırmak için mücadele veriyoruz. Sivasspor (http://www.1907unifeb.org/sivasspor/)'da oynadığı futbolla Bilica mücadeleci gücünü ortaya koydu. Takımımıza önemli bir artı kazandıracaktır, transferi takımımız adına hayırlı uğurlu (http://www.1907unifeb.org/lu/) ve umarım verimli olur diye düşünüyorum" dedi...


Bu arada Güiza ve Alex (http://www.1907unifeb.org/alex/)'in kampa katılmaması konusunda bir soruya yanıt veren Kocaman (http://www.1907unifeb.org/kocaman/) bu konuda ise;
"Güiza 3.lük 4.lük maçını 28'inde oynadı ve yaklaşık diğer oyuncu arkadaşlarının tatile çıkışından 1 ay sonraydı bu süre. Doğal olarak böyle bir istekte bulundu ve kulüp kendisine dönüş için bir tarih verdi. Kulüp ve oyuncu arasında tarih konusunda bir sıkıntı olabilir ama istenen tarihte gelmesi için kendisine uyarı yapılacak. Bundan ötesi de oyuncunun kendi karakteridir. Alex (http://www.1907unifeb.org/alex/)'le ilgili söylenecek bir şey yok. Takımın kaptanının zamanında burada olması gerektiğini düşünüyorum. Kişisel düşüncem budur."
Bilica ise Fenerbahçe'ye kendisine burada oynama şansı verdiği için minnet duygularını iletmek istediğini belirtirken, "Sivasspor (http://www.1907unifeb.org/sivasspor/)'la başarılı bir dönem geçirdik ama başarı (http://www.1907unifeb.org/basari/) çıtası az önce de söylendiği gibi arttı benim için. Mücadele ruhunu en yüksek şekilde yansıtacağımı ben kendi adıma iletmek istiyorum" dedi.
Lugano (http://www.1907unifeb.org/lugano/)'nun yerine alındığı şeklindeki yorumlar hakkında fikri istenen Brezilyalı oyuncu bu konuda ise; "Lugano (http://www.1907unifeb.org/lugano/)'ya saygım sonsuz. Çok büyük ve iyi bir oyunu. Benim görevim kulübüm adına en iyisini vermektir. Elimden gelenin en iyisini vermeye çalışacağım. Benden önce gelen veya sonra gelen diye ayrım yapmadan umuyorum ki takımım adına faydalı olacağım" şeklinde konuştu.
Kendisine Fenerbahçe'ye gelmeden önce söylenenlerin eski teknik direktörü ve Fenerbahçe'deki isimlerden hep güzel izlenimler olduğunu da kaydeden Bilica, "Ben sanmıyorum ki bir futbolcu Fenerbahçe forması giysin ve mutsuz olsun. Bana daha önce aktarılanlar da hep olumlu (http://www.1907unifeb.org/lu/) oldu, eski teknik direktörümden de aynı şekilde. Fenerbahçe benim gerçek kulübüm. Benim için dünyanın en büyük kulübü. Burada olmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Şu ana kadar kariyerime baktığımda Brezilya milli takımı ve Fenerbahçe şuan ulaştığım en üst noktalar. Ama daha önceki kulüplerime de saygılarımı göndermeden edemeyeceğim" dedi.

Kaynak: DHA

Olcay Karakaş
03-07-2009, 21:44
Gelin Daum (http://www.1907unifeb.org/daum/)'un Fenerbahçe'de elde ettiklerine kısaca bir göz gezdirelim ve onun döneminde sarı-lacivertli kulüpte gelen ve giden futbolcuları yeniden hatırlatalım...

TIKLAYIN! (http://www.sporx.com/futbol/superlig/158720/)

Olcay Karakaş
03-07-2009, 21:50
“Dünyanın en büyüğü Fenerbahçe"03 Temmuz 2009 Cumahttp://www.1907unifeb.org/pic_lib/2009-07-03_bilica446.jpghttp://www.1907unifeb.org/forums/resimler/icon_001.jpgFutbol Haberleri kategorisindeki haberleri görüntüle (http://www.1907unifeb.org/forums/kategori.asp?ContentCategoryID=29)http://www.1907unifeb.org/forums/resimler/clearpixel.gifhttp://www.1907unifeb.org/forums/resimler/icon_001.jpgTüm haber kategorilerini görüntüle (http://www.1907unifeb.org/forums/kategori2.asp?CategoryAnaID=34)Fenerbahçemizin Sivasspor'dan transfer ettiği Fabio Alves da Silva(Bilica), Sportif Direktörümüz Aykut Kocaman'ın da hazır bulunduğu bir törenle kendisini 3 yıllığına kulübümüze bağlayan sözleşmeye imza attı. Çok mutlu ve gururlu olduğunu söyleyen Brezilyalı oyuncu, şimdiye kadarki kariyerinde oynadığı en büyük takımları Fenerbahçe ve Brezilya Milli Takımı olarak ifade ederken, "Fenerbahçe benim için dünyanın en büyük kulubü" dedi.
Bilica'yı resmen Fenerbahçeli yapan imza töreni, Samandıra Kamp Merkezi Basın Toplantı Odası'nda gerçekleştirildi. Törende ilk olarak söz alan Sportif Direktörümüz Aykut Kocaman, "Bilica, Kulüple anlaştıktan sonra, antrenmanlar başlarken geldi. O nedenle kendisiyle imza töreni düzenleyemedik. Yoğun bir antrenman programı var. Fenerbahçe'nin büyüklüğünü ve onun bir futbolcusu olduğunu hissetmesi için böyle bir imza töreni düzenledik. Disiplinli ve savaşan bir kadro istiyoruz. Bilica, geçen sene Sivasspor'da başarılıydı. Ancak Fenerbahçe'ye transfer olan bir oyuncu için başarı çıtası ve beklentiler yüksek olmalı. Hem kendisi hem de takımımız adına hayırlı uğurlu olmasını diliyorum" diye konuştu.
MUTLU VE GURURLUYUM
Sözlerine "İlk başta, burada oynama şansını bana verdiği için Fenerbahçe'ye minnet duyuyorum" diyerek başlayan Bilica ise, "Sivas'ta başarılı olduk. Ancak demin de söylendiği gibi benim için başarı çıtası arttı. Fenerbahçe'nin başarı için elimden geleni ve elimden gelenin en iyisi yapacağıma söz veriyorum. Duyduğum mutluluk ve gururu buradan ifade etmek istiyorum" dedi.
FENERBAHÇE FORMASI GİYEN MUTSUZ OLMAZ
Daha sonra gazetecilerin sorularını cevaplandıran Bilica, kendisine Diego Lugano'nun sorulması üzerine, "Lugano'ya benim saygım sonsuz. Lugano çok büyük bir oyuncu. Ancak benim görevim kulübüm adına en iyisini vermektir. Benden öncesi, benden sonrası gibi şeyler yok. Elimden gelenin in iyisini vereceğim ve umuyorum ki; başarılarda pay sahibi olacağım" dedi. Fenerbahçe hakkındaki soruları da yanıtlandıran Bilica, "Burada bulunduğum kısa sürede şunu anladım ki; Fenerbahçe benim için Dünyanın en büyük kulübü. Burada olmaktan büyük mutluluk ve gurur duyuyorum. Buraya gelmeden önce bana söylenenler; eski teknik direktörümden olsun, tüm futbolculardan olsun duyduğum şeylerle bana güzel izlenimler sunuldu. Ben de bunları yaşamayı bekliyorum. Ben, herhangi bir futbolcunun Fenerbahçe forması giyip de mutsuz olacağına inanmıyorum. Ben buna inanmıyorum. Bu yüzden Fenerbahçe formasıyla mutlu olacağım" dedi.
EN BÜYÜKLER FENERBAHÇE VE BREZİLYA
Bugüne kadarki futbol kariyeri hakkında da konuşan Bilica, "Futbol hayatımda oynadığım tüm kulüplere saygım sonsuz ama, şu ana kadarki kariyerime baktığım zaman, Fenerbahçe ve Brezilya Milli Takımı, kariyerimde oynadığım en büyük takımlar" dedi.
İmza töreninde, gazetecilerin başka konulardaki sorularına da yanıt veren Aykut Kocaman ise, İspanyol oyuncumuz Daniel Güiza'nın takıma geç katılacak olmasının normal olduğunu söyledi. Kocaman, "Güiza, ayın 28'nde maç oynadı. Arkadaşları tatile girdikten 1 ay sonra son maçını oynadı Böyle bir istekte bulunması doğal" diye konuştu.
İmza töreni, Bilica'ya Fenercell hattı ve ve Fenerbahçe Kart verilmesinin ardından, oyuncunun Samandıra'daki antrenman sahasında basın mensuplarına poz vermesiyle sona erdi.
FENERBAHÇE'Yİ HEP HAYAL ETTİM
Yeni transferimiz Bilica, imza töreninin ardından FB TV'nin canlı yayınında Fatih Demirkol'un sorularını cevaplandırdı. Bilica "Çok kısa bir süre geçmesine rağmen kendimi buraya çok yakın hissediyorum. Çok büyük bir kulüpteyim. Bu mutluluğu ve gururu buraya gelen herkes yaşar. Burada kaldığım sürece bu duygulara hep sahip olmayı umuyorum. Fenerbahçe'de oynamayı her zaman hayat ettim. Ben hayallerimi gerçekleştiren bir insanım. Tabii sadece hayal etmekle olmuyor, eylemler de gerçekleştirmelisiniz. Ben de bunu yaptım ve Fenerbahçe'ye geldim" dedi.
TARAFTARIN GÜCÜNÜ ARKAMA ALACAĞIM
Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadı'nın muhteşem havası hatırlatıldığında ise Bilica, "Fenerbahçe'nin stadına geldiğimde gördüklerimin en önemlisi Fenerbahçe taraftarının büyüklüğü oldu. Biz Sivas'la buraya maça geldiğimizde, üzerimizde büyük bir taraftar baskısı vardı. Ben zannetmiyorum ki; herhangi bir takım buraya gelsin ve bu baskıyı hissetmesin. Ben Sivas'ta oynarken bunu hissettim. Şimdi o taraftarın gücünü arkama alacak olmaktan dolayı mutluyum" dedi.
İLK HEDEF SÜPER KUPA
Bilica, "Kendi adıma söz veriyorum. Taraftara ve camiaya başarılar, kupalar kazandırmak için elimden geleni yapacağım. İlk hedefimiz de Ağustos'ta oynayacağımız Süper Kupa. Takım olarak onu kazanmak istiyorum. Ben de bunda pay sahibi olmak istiyorum. Bizim bu seneki hedefimiz önümüzdeki tüm kupaları almak. Bunun için sezon öncesi kampında iyi çalışmamız gerekiyor. Bizim şimdi yaptığımız da bu zaten. Antrenmanlar iyi geçiyor. İyi çalışıyoruz. Fenerbahçe'nin her zaman için hedefi, önündeki tüm kupaları almaktır" dedi.
DAUM'UN YAPTIKLARI YAPACAKLARININ GÖSTERGESİ
Yeni çalışmayla başladığı Teknik Direktörümüz Daum hakkındaki soruları da yanıtlandıran Bilica, "Hocamızın daha önceki dönemlerde yaptıkları, yapacaklarının göstergesidir. O da biz de başarıyı hedefliyoruz. Hocamızın bizim üzerimizdeki etkisi ve havası oldukça olumlu. Umuyorum ki, tüm kupaları kaldırırız. Ben kupalar kazanmak istiyorum. Türkiye liginde Fenerbahçe formasıyla kupayı kazanmak, Avrupa Ligi'nde başarılı olmak ve o kupayı da kaldırmak istiyorum. Bunlar da aklıma geldiğinde heyecanlanıyorum" diye konuştu.
BASKILAR OLUMLU ETKİLER
Beklentilerin ve baskıların fazla olmasının olumlu olduğunu söyleyen Bilica, "Baskıların, üzerimizdeki beklentilerin fazla olması beni olumlu şekilde etkiliyor. Bu sizin işinize daha fazla eğilmenizi sağlar. Zaten bu formayı giymeniniz bile bunu sağlar. Baskı olumlu etkiler. Fenerbahçe bu sene Türkiye Ligi, Türkiye Kupası ve Avrupa'da mücadele edecektir. Ben de hepsine talip olduğumuzu söylüyorum" diye konuştu
TÜRK VE BREZİLYA FUTBOLLARI BENZEŞİYOR
Bir çok ülkede top koşturduğunun hatırlatılması ve ülke futbollarını karşılaştırması istendiğinde ise Bilica, "Ben bir çok bakımdan Türk futbolunun Brezilya futboluyla benzerlikleri olduğunu söylüyorum. Özellikle de oynadığım mevkii bakımından. Brezilya'da da stoperler, güvenliği elden bırakmamak kaydıyla ileri çıkarlar. İtalya ve Fransa'da stoperler orta sahayı bile geçemez. Türkiye'de bu kısıtlama yok. Bu da futbolun güzelleşmesine katkı sağlıyor. O nedenle Brezilya ve Türk futbolu bir birine yakın. Ben saha içinde azimli, kararlı ve hırslıyım. Karşımda kim olursa olsun, rakip takımda yakınım bile olsa bu kazanma hırsımdan bir şey kaybetmem. Ben futbol oynamayı ve futbolu futbol gibi oynamayı seviyorum. Bir defans oyuncusuyum ama futbolu sevdiğim için atağa çıkmayı, gerek asist gerek golle takımıma hücumda katkı yapmayı seviyorum. Elbette görevim savunmak ama ileri çıkmayı da seviyorum" diye konuştu.
FENERBAHÇE'NİN CAMİA DURUŞU OLACAK
Fenerbahçe'nin bu sezon nasıl bir futbol oynayacağı hakkında görüşleri sorulduğunda ise Bilica, "Saha içerisinde Fenerbahçe'nin camia duruşu olacak. 'Camia duruşu nedir?' derseniz. Fenerbahçe camiası büyüktür. Saha içindeki Fenerbahçe'nin duruşu da camianın büyüklüğünün duruşu olacaktır. Başarının sırları hocamızda saklı. Hocamız bu sırları bizlere zamanla verecek. Bizler de başarıya inandığımız sürece bunları yerine getireceğiz" diye konuştu.
TARAFTAR HEP YANIMIZDA OLSUN
Özel yaşamı hakkında da bilgiler veren Bilica, "Benim için temel ailedir. Bilica da saha dışında ailesiyle birliktedir. Aileyle mutlu olduğunuz takdirde işinizde de mutlu olursunuz. Saha dışındaki Bilica, ailesiyle ve arkadaşlarıyla vakit geçiren bir insan. En büyük hobim ise balık tutmak. Brezilya müziğini de Türk müziğini dinliyorum. Yemeklere de alışkınım. Zaten Türk yemekleri ülkemin yemeklerine yakın. Eşime de Brezilya yemekleri değil de Türk yemekleri yapmasını söylüyorum" diye konuştu. Son olarak taraftara seslenen Bilica, "Başarı için buradayım. Fenerbahçe, kupaları almak için elinden geleni yapar. Ben de takımın bir parçası olarak bunu istiyorum. Taraftarlarımızın desteğiyle başarılar kazanacağız. Bunu da önümüzde zamanlarda göreceğiz. Onlar hep yanımızda olsun" dedi

Olcay Karakaş
03-07-2009, 22:08
canımı sıkıolar yafff ...... :D:D:D:D:D:D:D:D:D:D:D:D

Olcay Karakaş
03-07-2009, 22:12
ADI NAZİLLİ'DE SPOR SALONUNA VERİLDİ!.. http://www.maraton.com.tr/qHUsMbuK28cYW/images/news_images/81501_1_090703163017.jpg
Fenerbahçe ve milli Takımın ''şeytan'' lakaplı eski futbolcusu, televizyon yorumcusu Rıdvan Dilmen'in adı, Aydın'ın Nazilli ilçesinde bir spor salonuna verildi.

Nazilli Belediye Başkanı Haluk Acılık başkanlığında Temmuz ayı olağan toplantısını yapan Nazilli Belediye Meclisi üyeleri, futbola Nazilli Sümerspor'da başlayan Rıdvan Dilmen'in adının Sümer Piknik Alanı'ndaki belediyeye ait spor salonuna verilmesi kararını aldı.

Meclis görüşmesinde ayrıca, Makine İkmal Bakım ve Onarım Müdürü İbrahim Öncü'nün İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğü kadrosuna atanması, Makine İkmal Bakım ve Onarım Müdürlüğü kadrosunun iptali, kadro derecelerinin yükseltilmesi, Nazilli Belediye ambleminin yenilenmesi, vezne açılması, şirket kuruluşu, Nazilli Belediyesi'ne ait ev satışları, ilçe içerisinde bulunan iş yerlerine Türkçe isimler verilmesi, yabancı isimlerin kullanılmaması, imar plan tadilatları, yatırım programı ve 'P' plakalarının sayısı konuları görüşülerek karara bağlandı.

Olcay Karakaş
03-07-2009, 22:19
faceboookta ilerleme var ama forumda uyelk sorunundan dolayı problem yasıoruzzzz...

Olcay Karakaş
03-07-2009, 22:20
Forumlarımıza üye alımı Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşlık Numaralarının doğrulanmasında yaşanan problem nedeniyle bir süreliğine durdurulmuştur.

Olcay Karakaş
03-07-2009, 22:46
saldırsana saldırsana kanarya
taraftarn taraftarın ynnnda ....

Olcay Karakaş
03-07-2009, 23:00
Kahkaha fırtınası (http://www.ligtv.com.tr/VideoHaber/?r=1&hid=58357)


Ünlü komedyen Yavuz Seçkin'den sizleri gülme krizine sokacak müthiş tiplemeler burada !.. Lig TV'de yayınlanan Artistik futbol programına konuk olan Seçkin, yaptığı birbirinden güzel skeçlerle Lig TV izleyenlerinin karşısına çıktı.

Olcay Karakaş
03-07-2009, 23:06
Kahkaha fırtınası (http://www.ligtv.com.tr/VideoHaber/?r=1&hid=58357)


Ünlü komedyen Yavuz Seçkin'den sizleri gülme krizine sokacak müthiş tiplemeler burada !.. Lig TV'de yayınlanan Artistik futbol programına konuk olan Seçkin, yaptığı birbirinden güzel skeçlerle Lig TV izleyenlerinin karşısına çıktı.
süpppperrrr bişiiii muhakkak izleyn arkadaşlarrr :D:D:D:D:D:D:D:D:D:D:D

Olcay Karakaş
04-07-2009, 00:37
KIRKPINAR YAĞLI GÜREŞLERİ BAŞLADI!.. http://www.maraton.com.tr/qHUsMbuK28cYW/images/news_images/81523_1_090703203506.jpg

648. Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri, Sarayiçi mevkindeki Er Meydanı'nda yapılan törenlerle başladı.

İlk olarak başpehlivan Recep Kara, Er Meydanı'nda Türk Bayrağı'nı göndere çekti. Daha sonra saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın ardından Kırkpınar Marşı'nın okunmasıyla törenlere geçildi.

Güreş Federasyonu Başkanı Osman Aşkın Bak, yaptığı konuşmada, ''Bu yıl seyircinin hop oturup hop kalkacağı, zevk alacağı, kıran kırana geçecek güreşler bekliyoruz'' dedi.

Bu yılın aynı zamanda altın kemer kazanma yılı olduğunu ifade eden Bak, ''Recep Kara iki yıldır başpehlivan oluyor. Bu yıl da kemeri kimseye kaptırmak istemiyor. Dolayısıyla çok çekişmeli güreşler olacak. Yaptığımız düzenlemeler de güreşe hareket getiriyor. İnanıyoruz ki, seyircilerimiz bu yıl çok farklı bir Kırkpınar izleyecek'' diye konuştu.


-DÜNYA KIRKPINAR'I TANIYACAK-


Güreş Federasyonu, Edirne Valiliği, Edirne Belediyesi ve Güreş Ağası Seyfettin Selim ile birlikte Kırkpınar güreşlerini dünyaya tanıtmak için ortak bir proje yürüttüklerini ifade eden Bak, şunları söyledi:

''Kırkpınar'ın kalitesini artırmak ortak çabamız. Gelecek yıllardaki Kırkpınar, çok çekişmeli ve zevkli olacak. Aynı zamanda ortak bir projeyle Kırkpınar'ı dünyaya tanıtmak istiyoruz. New York, Londra, Pekin, Tokyo, Paris ve Almanya'da yapacağımız organizasyonlarla Kırkpınar'ı dünyaya tanıtacağız. Dünyanın çeşitli kentlerinden büyük talepler var. Japonların sumo güreşini tanıttığı gibi biz de yağlı güreşlerimizi tanıtacağız. Tüm dünyaya bu güzel kültürü, yiğitlerin harman olduğu bu er meydanını tanıyacak. Bu Kırkpınar'ın geleceği için çok önemli bir proje.''

Edirne Valisi Mustafa Büyük de, olimpiyatlardan sonra en eski spor organizasyonu olan Kırkpınar Yağlı Güreşleri'nin kalitesini artırmak için, başta valilik olmak üzere federasyon, belediye ve güreş ağası ile birlikte çalışma yaptıklarını belirtti.

Bu çalışmaların karşılığını almaya başladıklarını ifade eden Büyük, Pazar günü yapılacak güreşleri Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, devlet bakanları, CHP lideri Deniz Baykal ile birlikte çok sayıda devlet adamının izleyeceğini söyledi.


-SEDEFÇİ: ''KIRKPINAR BİR GELENEKTİR''-


Edirne Belediye Başkanı Hamdi Sedefçi ise Kırkpınar'ın bir gelenek, örf ve adet, saygının bulunduğu, alın terinin döküldüğü er meydanı olduğunu söyledi.

15 yıldır Kırkpınar'a destek veren kurumun temsilcisi olmaktan büyük onur ve gurur duyduğunu ifade eden Sedefçi, Kırkpınar'ı daha heyecanlı, çekişmeli hale getirmek için başlatılan çalışmaların sürdürüldüğünü kaydetti.

Kırkpınar Ağası Seyfettin Selim de, Kırkpınar er meydanında boy gösteren, tarihine ve ülkesine sahip çıkan pehlivanlara başarılar diledi.

Konuşmaların ardından belediye bandosu ve davul zurna eşliğinde, güreş sahasında görev yapacak hakemler, yağcılar ve güreşçiler resmi geçitle izleyenleri selamladı. Bu sırada, izleyiciler güreşlerin geç başlamasını ıslıklarla protesto etti.

Daha sonra minik boylarda güreşler başladı. Güreşler, 5 Temmuz Pazar günü yeni Kırkpınar Ağası ve Başpehlivanın belirlenmesiyle sona erecek. Güreşlerde 54 başpehlivan ile toplam bin 585 güreşçi mücadele edecek.

Olcay Karakaş
04-07-2009, 00:41
Tekirdağlı Hüseyin Pehlivan

Ünlü sporcularımız içerisinde Türk güreşine damgasını vuran 1934-1942 yılları arasında 9 yıl üst üste olmak üzere toplam 13 yıl Kırkpınar başpehlivanlığını elde eden Cihan pehlivanı Hüseyin Pehlivan (Hüseyin ALKAYA) vardır. Bu rekoru kıran henüz olmamıştır.

Baş Pehlivanlığı 13 yıl muhafaza eden Tekirdağlı Hüseyin Pehlivanı tanımayan onun ününü duymayan yok gibidir. Tekirdağ adını bütün Türk halkına tanıtan Hüseyin Pehlivan 1908 yılında Kırcaali’nin Alkaya köyünde doğmuş 14 yaşında güreşe başlamış ve 1927 yılında ailesiyle Bulgaristan’dan Türkiye’ye göç ederek Tekirdağ’a yerleşmiştir. Dolayısıyla bundan sonra da Tekirdağlı lakaplarıyla ün bulmuştur.kendisi aynı zamanda Koca Yusuf’un çırağıdır. Hüseyin Pehlivan 10 Şubat 1982 yılında vefat etmiştir.

Tekirdağlı hemşerileri Hüseyin Pehlivan’ın heykelini şehre giriş kavşağına dikerek (Cumhuriyet Meydanı) Ona karşı kadirşinaslık örneği vermişlerdir.

Onu şimdi 8 Kasım 1946 tarihinde kendi dilinden tanımaya çalışalım.

“1324-1908 yılında Kırcaali’nin Alkaya köyünde doğdum. Sayadım köyümün adıdır. Babam Osman çiftçilik ve bakkallık ederdi. Güreşe meraklı olmakla birlikte yalnız bayramlarda güreşirdi. Aynı köyde ve ellibeş yaşında öldü. Bende ilk güreş merakı ağabeylerim Ali ve Bekir’den görerek başladı. On dört yaşıma gelince her ikisini yendim. Kardeşlerim çok kabiliyetli olduğumu görünce beni hiçbir işe sokmadılar. Biz çalışırız sen güreşi ilerlet dediler. On beş yaşımda evlendim. On dokuz yaşıma geldiğimde civarımızdaki bütün pehlivanları yenmiş bulunuyordum. Bulgaristan’da son güreşimi Elmalı yaylasında Koşukavak panayırında 120 kiloluk bir Bulgar ile yaptım. Bulgarı üst üste birkaç defa yendiğim halde kabul edilmedi. Üstelik gece beni öldürmeye kalktılar. Bunun üzerine pasaport alarak ailem ile 1927’de Tekirdağ’a geldim. Çiftlikönü mahallesinde bir ev tuttum. Bir gün bu ev üzerimize yıkıldı.kayınpederim ve kayınvalidem, baldızımın iki kızı, üç komşu kadın öldüler. Allah karımı ve çocuklarımı esirgedi. Tekirdağ’da yaptığım güreşlerde yenildim. Beni 1929’da yenenlerin başında Uzunköprülü Hüseyin gelir.

Bunun üzerine hayatımı kazanmak için çapaya gittim. Bu sıralarda yeni harfleri okuyup yazmayı öğrendim. Memleketimde yalnız bir yıl okula gitmiş eski yazıyı bile belleyememiştim. Ailemi geçindirmek için bir yandan mütemadiyen çalışıyor fakat güreşten kendimi alamıyordum. 1929 Ramazanında İstanbul’a gittim. On beş gün güreştim. Ramazan’ın on beşinden sonra Bayburtlu Kara Yusuf benimle beraber dört genç pehlivanı Samsun’a götürdü. Samsun ve civarında dört ay kaldık. Hiç para kazanamadım fakat pehlivanlıkta piştim. Samsun’dan sonra ilk güreşimi Düzce’de yaptım. Burada Baş Pehlivan Cemal ile karşılaştım ve başaltına güreştim. Güreşimiz 6 saat sürdü ve yenişemedik. Bundan sonra beni hep başa güreştirdiler. Güreşlerini dikkatle takip ettiğim ve beraber gezerek faydalandığım ustalarım Mandıralı Ahmet, Kara Ali Manisalı Rıfat, Çoban Mehmet’ten başka Mülayim, Cemal, Çoban Mahmut, Molla Mehmet, Şumnulu Arif gibi rakipler ile karşılaştım. Bunla arasında 1929’dan 1933’e kadar birçok güreşler yaptım ve kendimi ezdirmedim. 1933’ten sonra aramız ciddileşti. Daima mertçe tutuştuk. Nihayet 1936’da Eminönü Halk Evi Başpehlivanlık güreşi tertip etti. Burada 1935’in baş pehlivanı Kara Ali’yi Mülayimi, Afyonlu Süleyman’ı Arif’i yenerek başpehlivanlık kemerini aldım. Taksimde üst üste üç yıl tekrarlanan bu güreşleri daima kazandım.

Büyük Atatürk başarılarıma alaka gösterdi. Beni Çoban Mehmet ve Büyük Mustafa ile Florya’ya çağırarak güreştirdi. Bizi iltifatları ve bahşişleriyle sevindirdi.

1938 kışında, organizatör Asım Rıdvan ile Paris’e gittim. Önce derecemin anlaşılması için hususi kulüplerde elli pehlivan ile güreştim. Bir hafta içinde ve geceleri oldu. Karşıma çıkanları en çok on dakikada yendim. Sonra Finlandiyalı, Bulgar ve Fransız olmak üzere dört tanınmış pehlivan ile otuz bin seyirci önünde karşılaştım. Dördünü de on beşer dakikada yere vurdum.

Bunu üzerine organizatör Raul Paul beni odasına çağırdı. Fransız şampiyonu deglen ile yapacağım üç maçı kaybedersem on bin Türk lirası vereceğini söyledi. Damarlarımdaki Türk kanı buna asla müsaade etmedi. Yabancı bir memlekette baş pehlivan sıfatıyla temsil etmekte bulunduğum şerefi her şeyin üstünde olduğundan bu şeref için almak değil her şeyimi vermeğe her an hazır olduğumdan teklifi derhal reddettim. Mertçe karşılaşmama imkan verilmedi. Memleketime döndüm.

1939 Kırkpınar güreşlerinde Beden Terbiyesi Umum Müdürlüğü tarafından Kurt Dereli Mehmet pehlivan adına altın bir kemer ortaya kondu. Bu kemer üst üste üç yıl baş pehlivanlığı muhafaza edenin olacaktı. Azmim ve kuvvetim ile bunda da muvaffak oldum ve kemeri aldım. 1942 Kırkpınar güreşlerinde Babaeskili İbrahim baş pehlivan ilan edildi ise de sonra onu birkaç kere yendim. Bilhassa Afyonda bir dakikada sırtını yere getirdim.

Şimdi otuz sekiz yaşındayım. Yüz on kiloyum. Boyum 178 ensem 52 santimdir. Kuvvetimden hiçbir şey kaybetmedim. Karşıma çıkacak her pehlivanı yenmeğe hazırım. Baş pehlivan oluncaya dek en büyük rakibim Mülayim idi. Onunla belki elli güreş yaptım. Önce çorluda yendim sonra karşımda dayanamadı. Baş pehlivan oluncaya kadar hiçbir resmi ve hususi yardım görmedim. Türkiye’ye gelince yuvamı sevdiğim Tekirdağ’da kurup geliştirdiğim için kendimi Tekirdağlı olarak tanıttım. Tekirdağ vilayeti kendisine kazandırdığım şerefe mukabil bana bir ev hediye etmek istedi. General Kemal Balıkesir ve Vali Sakıp Beygo’nun teşebbüsleri ile işe başlandı. Fakat harp dolayısıyla Sayın General Tekirdağ’dan ayrılınca inşaat yüz üstü kaldı. Belediye kamyonlarının getirdiği birkaç metre küp taş ile Tekirdağ şoförlerinin taşıdığı kumdan başka yardım görmedim. Planı genişçe tutulan bu evi yalnız başıma yaptırmak zorunda kaldım. Bununla beraber bir ev sahibi olmama yol açan ve yardım eden şahıslara teşekkür borcumdur. Bugün içinde rahat ediyor ve birkaç kuruş kira alıyorum. Besim, Muhsin, Metin adlarında üç oğlum, Ayten adında bir kızım var.

Pehlivanlıkta esas kuvvet ve akıldır. İnsanın akıllızı pehlivan olur sözü bu sporu sevmeyenlerin uydurmasıdır ve yanlıştır. Bütün sporcular gibi ben de sağlam kafanın sağlam vücutta bulunacağına inanıyorum. Güreşte aklın rolü büyüktür. Sade kuvvet ile galip gelinmez. Güreşte yüz altmışaltı oyun vardır. Bunları yerine ve adamına göre kullanmak bir zeka işidir. Ben şimdiye kadar hiç içki kullanmadım. Hatta kahve bile içmedim. Ama artık bunları tek tük yapıyorum. Diğer pehlivanlarımıza bakarak benim bilhassa belim ve ensem kuvvetlidir, göğsüm geniştir. Yaptığım asıl güreş serbest güreştir. Devletçe ehemmiyet verilen alafranga, halkın sevdiği yağlı güreşlerdir. Yenilerden Yaşar Doğu’yu ve Celal Atik’i beğeniyorum. Yağlıda Babaeskililer; Sındırgılı Şerif, Karacabeyli Hayati, Lüleburgazlı Ali ve Ahmet, Hayrabolulu Süleyman, Manisalı Halil aynı ayardadırlar. Şimdi İngiltere’ye ve Amerika’ya gitmek, Türkün malum kuvvetini onlara da göstermek istiyorum…

Kaynak:Tekirdağ Valiliği
www.tekirdag.gov.tr

Olcay Karakaş
04-07-2009, 00:49
adamın kralısın hüseyn pehlivan :):):):):):):)

Olcay Karakaş
04-07-2009, 00:51
tekirdağ sahilde allah nasp kısmet edrseee sampionluk turu atcazzzzzz 3 yıl ust usteeee ....

Olcay Karakaş
04-07-2009, 15:33
gunaydın nevsehir unıversıtesiii .....

Olcay Karakaş
04-07-2009, 15:40
Daum çılgının biri


http://www.fotomac.com.tr/2009/07/04/im/1F24A73B94575D468A539DA6x.jpg


Aragones'in gönderilmesiyle F.Bahçe'de kalan Colin Kazım, yeni teknik direktör Daum'u övdü. Alman hocanın yaratıcı oyuncuları sevdiğini belirten Kazım, "O da benim gibi çılgın. Disiplinli ama babacan. İyi anlaşıyoruz. Çok farklı bir Kazım izleyeceksiniz. Formayı bileğimin hakkıyla giyeceğim" diye konuştu.

Olcay Karakaş
04-07-2009, 15:41
Kankalar belli oldu


http://www.fotomac.com.tr/2009/07/04/im/B2EFF2C6BB4F3F4894497E62x.jpg


F.Bahçe'de yeni transferlerle birlikte "ayrılmaz ikililer" de belli oldu. Yeni transfer Mehmet Topuz'u kaptan Semih bir an olsun yalnız bırakmıyor. Emre Belözoğlu ile Roberto Carlos, Bekir ve Volkan Babacan bu sezonun yeni "kankaları" oldular. Yeni transfer Bilica da vatandaşı Deivid'den hiç ayrılmıyor.

Mine Keçeli
04-07-2009, 22:56
sorma yaaa net yoqq 3 haftadır canım sıkılıo ona amaa artık geldi :) artık hep netteymm :D:D:D:D:D:D:D:D:D
zaten senin hızına yetişmek mümkün değilki :D

Mine Keçeli
04-07-2009, 22:56
BİRŞEY YOK

Temel deliler hastanesine düsmüs.Odada 15- 20 tane deli varmis.Odada bir delik varmii deliler siraya girip delige bakiyorlarmis.Temel de merak etmis girmis siraya...Sira Temele Gelince ;

- Temel : Burda bisi yok puraya neden bakarsunuz demis.
- Delinin Biri : Biz 20 senedir bakiyoz bisi göremedik de sen bir bakistami görecen demis
hahah öldüm yaa fıkralar hepsi çok güzel olcay :D:D

Olcay Karakaş
05-07-2009, 02:29
Hasan Doğan anılıyor


Türkiye Futbol Federasyonu'nun eski başkanı Hasan Doğan, ölüm yıl dönümünde anılacak.



Futbol Federasyonu'ndan yapılan açıklamada, Hasan Doğan'ın vefatının 1. yıl dönümü dolayısıyla yarın bir anma töreni düzenleneceği bildirildi.
Tören, federasyonun 4. Levent'teki binasında, saat 17.00'de başlayacak.

Olcay Karakaş
05-07-2009, 02:30
hahah öldüm yaa fıkralar hepsi çok güzel olcay :D:D
tesekkr edrm mine :D

Olcay Karakaş
05-07-2009, 02:31
zaten senin hızına yetişmek mümkün değilki :D
eh braz hızlıyımdır :D hele bde netin hızını arttırayım sz bni ozmn grn :D:D:D:D:D:D:D:D:D:dans:

Olcay Karakaş
05-07-2009, 02:33
Keirrison iddiası


04 Temmuz 2009 Cumartesi * 10:17

Fenerbahçemiz, Brezilya futbolunun son yıllarda yetiştirdiği süper bir golcünün peşine düştü.

http://img.fenerbahce.com/img/3/2009/keirrison_highres_00000301775404.jpghttp://img.fenerbahce.com/_img/haber/haber_alt_image.gif

Fenerbahçe, Brezilya futbolunun son yıllarda yetiştirdiği süper bir golcünün peşine düştü. Brezilya'da Palmeiras (http://www.1907unifeb.org/palmeiras/) Kulübü'nde forma (http://www.1907unifeb.org/forma/) giyen ve 35 maçta 24 gol (http://www.1907unifeb.org/gol/) atarak, Avrupa takımlarının ilgisini çeken Keirrison (http://www.1907unifeb.org/keirrison/) için Kaptan Alex (http://www.1907unifeb.org/alex/)'in aracı olduğu ifade edildi.


Milliyet Gazetesi'nin haberine göre Barcelona (http://www.1907unifeb.org/barcelona/)'nın daha önce, “Anlaştık” dediği, ancak resmi imzanın atılmasının gecikmesi nedeniyle kulübünün yeniden satış listesine koyduğu golcünün, Fenerbahçe'ye gelmeye sıcak baktığı öğrenildi. Barça'nın bu oyuncuyu transfer (http://www.1907unifeb.org/transfer/) etse bile kadroda yer bulmasının zor olacağı ve bir başka kulübe kiralık olarak vereceği açıklamaları da Keirrison (http://www.1907unifeb.org/keirrison/)'u oldukça rahatsız etti. Katalan kulübünün, bu futbolcuyu David Villa transferinde takasta kullanmak istediği vurgulandı.



Keirrison (http://www.1907unifeb.org/keirrison/)'un transfer (http://www.1907unifeb.org/transfer/) haklarının yüzde 80'inin Deportivo Traffic adlı bir şirketin elinde bulunduğu, Palmeiras (http://www.1907unifeb.org/palmeiras/)'ın ancak yüzde 20 oranında söz sahibi olduğu vurgulandı.

Deportivo Traffic, elinde bulundurduğu hakları, 13 milyon euroya Barcelona (http://www.1907unifeb.org/barcelona/)'ya satacağını açıklamış, ancak bu operasyon gerçekleşememişti. Keirrison (http://www.1907unifeb.org/keirrison/) ve Alex (http://www.1907unifeb.org/alex/) önceki gün eski takımları Coritiba (http://www.1907unifeb.org/coritiba/)'yı ziyaret ederek hasret gidermişlerdi. 2008 yılında Coritiba (http://www.1907unifeb.org/coritiba/) forması giyen Keirrison (http://www.1907unifeb.org/keirrison/), 20 golle Brezilya Ligi'nde gol (http://www.1907unifeb.org/gol/) kralı olmuştu.
Kaynak: Milliyet

Olcay Karakaş
05-07-2009, 02:36
r.Madrid'de 10 kişi satılık
Real Madrid'in başkanı Florentino Perez, ellerinde 35 lisanslı futbolcu olduğunu ve bunun çok fazla bir rakam olduğunu söyledi.
AFP'ye verdiği demeçte, önümüzdeki sezona hazır olabilmeleri için bir iki futbolcuya daha ihtiyaçları olduğunu, buna karşılık 10 kadar futbolcunun da Real Madrid'ten ayrılması gerektiğini söyleyen Perez, bugüne kadar yaptıkları Ronaldo, Kaka, Benzema ve Albiol için 215 milyon Euro harcadıklarını ve lisanslı futbolcularının 35 olduğunu belirtti.
Normal bir futbol takımına 25 lisanslı oyuncunun yettiğini söyleyen Perez, "Sözleşmeleri bitmemiş 10 futbolcuyu göndermek istiyoruz, fakat bu kolay bir şey değil. Yakında Dünya Kupası maçları oynanacak, eğer milli takımlarında oynamak istiyorlarsa oynayabilecekleri kulüplere gitmelerinde fayda var" dedi.
Real'in satmak istediği futbolcuların arasında Ruud van Nistelrooy, Arjen Robben, Wesley Sneijder, Rafael van der Vaart, Royston Drenthe ve Klaas Jan Huntelaar gibi isimler bulunuyor. Bayern'in Fransız futbolcusu Ribery ile Liverpool'lu İspanyol Xabi Alonso'nun transferleri konusunda ise Perez, "İkisi de büyük futbolcu, ama kulüpleri onları satmak istemiyor. Fakat transfer sezonunda pozisyonlar çok çabuk değişebiliyor" diye konuştu.

Olcay Karakaş
05-07-2009, 02:38
Profesyonel Futbol Takımımız yeni sezon hazırlıklarını tüm hızıyla sürdürüyor. Takımımız bugünkü antrenmana Fenerbahçe Samandıra Kamp Merkezi'nde sabah saat 10.00'da başladı. Salonda teknik direktörümüz Daum yönetiminde bir istasyon çalışmasıyla başlayan idman sahada minyatür kalelere kontrollü pasa yönelik bir çalışma ile devam etti. Dar alanda yapılan çift kale maçla süren antrenmanda zaman zaman Daum maçı durdurarak oyuncularımıza uyarılarda bulundu.
Antrenman orman ve alt sahada yapılan kontrollü koşu ile sona erdi. Oyuncularımız koşu yaparken bazı oyuncularımız da sahada kalarak özel bir çalışma yaptı.
Sabah idmanının uzun sürmesinin ardından teknik direktörümüz Daum günün ikinci idmanını iptal etti.
Antrenmana boğaz enfeksiyonu geçiren Uğur Boral ile Daum'dan izin alan Abdülkadir katılmadı.
Takımımız yarın sabah saat 08.00'de Acıbadem Hastanesi'nde sağlık kontrolünden geçecek.

Olcay Karakaş
05-07-2009, 02:45
BİZDEKİ AŞK MUM IŞIĞINDA GÖZ GÖZE DEĞİL MEŞALE ALTINDA OMUZ OMUZA.

Olcay Karakaş
05-07-2009, 13:56
gunaydın nevsehirrrr .....

Olcay Karakaş
05-07-2009, 13:57
evet nevsehir bu gunun yepyeni hbrlrni burdan takp edeblrsnzzz ....

Olcay Karakaş
05-07-2009, 14:07
Ben sözümü tutarım

‘Ben üç yıl üst üste şampiyon olacağız derken bir kongre vaadinde bulunmadım. Beni tanıyanlar bilir ki ne dersem onu yaparım. Fenerbahçe´yi üç yıl üst üste şampiyon yapacağım...´




http://foto.fanatik.com.tr/Article/2009/7/18_261060_5FAN1AZO1-B-Y.jpg





“Takımda kalacak futbolcularla konuştum. Söylediklerim çok netti: Rakipleri öpecek ve üç yıl üst üste şampiyon olacak bir takım kurmak istiyoruz. Siz bu savaşan ekip içinde olacak mısınız? Evet diyorsanız başımın üstünde yeriniz var. Yoksa şimdiden çekip, gidin. Yeni transfer ettiğimiz ve edeceğimiz futbolcular da bu kafada olacak. Önümüzdeki sezon 90 dakika savaşıp, rakiplerine korku saçan bir Fenerbahçe izleyeceğiz. Hep söylüyorum... Öyle bir orta saha kuracağım ki, bırakın Türkiye’yi, Avrupa’da sayılı kulüplerde olacak. Sezon başladığında bunu herkes görecek. Poulsen’i çok istiyoruz. O konuyla Ali (Koç) bey ilgileniyor. Aksilik çıkması halinde B planımız da hazır. Elimizde bulunan diğer yıldızlara yönelebiliriz.

Topuz bizde çok iş yapacak
Mehmet Topuz çok değerli bir oyuncu. Ona ‘image maker’ tutacağım. İmaj önemli. Bunun için profesyonel yardım alacak. Göreceksiniz takıma çok katkısı olacak. Taraftarımız onun gibi büyük bir futbolcuyu bağrına basacaktır. Bundan sonra Türkiye’deki bütün kulüpler transferde bizim izlediğimiz ‘düzgün’ yolu tercih edecektir. Doğuştan Fenerbahçeli, doğuştan Galatasaraylı, doğuştan Beşiktaşlı... Bunları artık geride bırakalım. Bir futbolcu yetenekliyse, bize fayda getirecekse onu alırız. Beşiktaş’a bakın, kadrosuna kaç tane Fenerbahçe kökenli oyuncu kattığını görün. Ben üç yıl üst üste şampiyon olacağız derken bir kongre vaadinde bulunmadım. Beni tanıyanlar bilir ki ne dersem onu yaparım. Fenerbahçe’yi üç yıl üst üste şampiyon yapacağım.

Lugano 4 milyon Euro istediEmre Belözoğlu adam gibi adam, futbolcu gibi futbolcudur. Geçen sezon hem saha içinde hem saha dışında gösterdiği performanstan oldukça memnunum. Basın ile Emre arasında yaratılmaya çalışılan kaos hoş değil. Emre çok beyefendi bir çocuk. Fenerbahçe’nin geleceğinde onun çok büyük katkıları olacaktır. Aykut Kocaman’a çok güveniyorum. Sportif direktörlük hem Fenerbahçe hem de Türkiye için ilktir. Kendisini sonuna kadar destekleyeceğiz. Lugano bizden yıllık 4 milyon Euro gibi kabul edemeyeceğimiz bir rakam istedi. Menaceri aracılığıyla kulüp arıyor. Fenerbahçeli taraftarlar merak etmesin. Herkesin daha iyi bir alternatifi de vardır.”

FANATİK ÇOK ÖZEL
CAN GEBETAŞ

Olcay Karakaş
05-07-2009, 14:11
Sungur: İlgi bekliyorum

Atletizm sırıkla yüksek atlamada Dünya Liseler Şampiyonu olan Ümit Sungur, Fenerbahçe´nin lisanslı sporcusu olduğunu vurgulayarak, “Kulübüm Fenerbahçe´den ilgi bekliyorum” dedi.


http://foto.fanatik.com.tr/Article/2009/7/18_261030_05FAN3UMITSUNGUR.jpg





Atletizm sırıkla yüksek atlamada Dünya Liseler Şampiyonu olan Ümit Sungur, Fenerbahçe’nin lisanslı sporcusu olduğunu vurgulayarak, “Kulübüm Fenerbahçe’den ilgi bekliyorum” dedi. 4.32’lik derecesiyle şampiyon olan Ümit, “Fenerbahçe beni transfer etmek için 2.5 yıl uğraştı. 20 yıldır sırıkla atlamada kırılamayan gençler Türkiye rekorunu kırdım. Fenerbahçeli yöneticilerimin beni aramasını ve ilgilenmesini istiyorum” dedi.

Olcay Karakaş
05-07-2009, 14:17
şşşşşşşşşşşşşşşşiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiii ......




1



2



3


şaaaaaampiiionnnn .......
şaaaampionnnnnnn......

Olcay Karakaş
05-07-2009, 14:20
şampiyonluk yakısır bu büyük taraftaraa .....

Mine Keçeli
05-07-2009, 16:09
selam olcaay :D

Mine Keçeli
05-07-2009, 16:10
tesekkr edrm mine :D
rica ederim tekirdag yazılarıda çok güzeldi gerçekten :D

Mine Keçeli
05-07-2009, 16:11
eh braz hızlıyımdır :D hele bde netin hızını arttırayım sz bni ozmn grn :D:D:D:D:D:D:D:D:D:dans:
işin kötü kısmı tek sen yazıyosun bi cevap veren yok ya :D

Olcay Karakaş
05-07-2009, 17:34
selam olcaay :D
a.s mine nslsn bakayımm ya bitrlu konusamadk senle :(

Olcay Karakaş
05-07-2009, 17:34
rica ederim tekirdag yazılarıda çok güzeldi gerçekten :D
:D ee dedm braz tanıyın tekirdağı daha fazla blgi için imzamdaki tekrdağa tıklayın ;)

Olcay Karakaş
05-07-2009, 17:36
işin kötü kısmı tek sen yazıyosun bi cevap veren yok ya :D
sorma mine yaaa :( uyelkler durduruldu yaaa o yuzden tekm uye daha önceden uye olanlarda ya yaz okulnda ya da stajda o yuzden böle oldu :( bzm unıfeb oulusummumuz okul sonuna denk geldgnden cok kişinn hbri yok suan ama olanalrında uyeliği yok :( yani anlıcagın braz dertlyz bu konuda nevsehr olrak :(

Olcay Karakaş
05-07-2009, 17:38
TEK FORVET SEVDASI!.. http://www.maraton.com.tr/qHUsMbuK28cYW/images/news_images/81612_1_090705130308.jpg
Milli oyuncuyu uzun maratonda orta sahanın çeşitli bölgelerinde kullanabileceğini dile getiren tecrübeli çalıştırıcı, “Hazırlık maçlarında kendisini deneyeceğim. Sol kanatta ilk önce onu düşünüyorum” dedi.

FENERBAHÇE Teknik Direktörü Christoph Daum, yeni transfer Mehmet Topuz’u joker olarak kullanacak. Yeni sezon hazırlıklarını bir haftadır Samandıra Tesisleri’nde sürdüren sarı lacivertli futbolcuları yakın takibe alan Alman çalıştırıcı, Kayserispor’da istikrarlı bir grafik çizen genç futbolcuyu ilk etapta ön libero olarak düşünüyor. Sağ kanatta ve forvet arkasında da oynayabilen Mehmet’in gelişimini tamamladığını dile getiren Daum, “Onu, sol kanatta bile kullanabilirim” dedi.

Hürriyet'in haberine göre, Tuncay Şanlı’nın Fenerbahçe’ye ilk geldiği sezon forvet oynadığını kaydeden Daum, “Üç yıl görev yaptığım dönemde. Ümit Özat ile Tuncay sol kanatta büyük işler gerçekleşti. Birbirlerini ezberlemişlerdi. Sol kanatta hiçbir sorun yaşamadık. Tuncay tam bir görev adamıydı. Mehmet Topuz’un oyun stilini biraz Tuncay’a benzetiyorum. Çok yararlı bir oyuncu olacağını düşünüyorum. Hazırlık maçlarından sonra nerede oynayacağına karar vereceğim” diye konuştu.

Tek forvet sevdası

Sağ kanatta alternatiflerinin çok olduğunu ancak sol kanatta sıkıntı yaşayacağını vurgulayan tecrübeli teknik adam, tek forvetli oyun sisteminde kesinlikle vazgeçmeyeceğini belirterek sözlerini şöyle sürdürdü:
“Geçtiğimiz yıl takım halinde hayal kırıklığı yaşanmış. Bu yüzden bazı oyuncular istenilen seviyeye ulaşamamış. Kazım, Semih, Güiza gibi kaliteli hücum oyuncularına sahibim. Bu yüzden takımın istediğim noktaya çıkacağına yürekten inanıyorum.”

Olcay Karakaş
05-07-2009, 17:39
81 İLİN TELEFON KODU DEĞİŞİYOR!.. http://www.maraton.com.tr/qHUsMbuK28cYW/images/news_images/81614_1_090705132430.jpg

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu mevcut kodlara her ilin koduna +1 rakamı ekleyerek 82 yeni kod oluşturdu...

Şehir içinde numara taşıma uygulamasını başlatacak olan yönetmeliklerin yayınlanmasının ardından numaralandırma işlemleri için de gerekli düzenlemeler yapıldı. Buna göre yeni abone kaydı yapacak olan, Türk Telekom (TT) dışındaki alternatif işletmeciler, abonelerine o ilin alan kodunun +1 fazlası olan alan kodu ile üretilmiş numara blokları verecek. Yani Ankara'da TT dışında bir operatörden hizmet almak isteyen abonenin numarası 312 ile değil 313 ile başlayacak.

Bugün Gazetesi'nin haberine göre, Düzenlemeyi BTK yaptı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) söz konusu uygulama ile ilgili gerekli düzenlemeleri yaptı. Buna göre pazara girecek olan alternatif şirketlerin de kendilerine ait numara bloklarının yanı sıra, onların aboneleri için de yeni alan kodları olacak. Gerekli durumlarda Türk Telekom'un bir ildeki numara bloğu tükenirse, TT de bu numara bloklarından yararlanabilecek.

10XY'lere gerek kalmayacak Alternatif operatörler tarafından sağlanan ve daha önce şehirlerarası aramalarda kullanılan 10XY numaraları ile yapılan aramalara da gerek kalmadı. Söz konusu düzenlemeye göre aboneler, artık bu numaraları çevirmek zorunda kalmadan alan kodu ile normal arama yapacak. İşletmeciler abonelerinden farklı işletmenin abonelerine yapılan aramaları, GSM'de olduğu gibi direk sağlamakla yükümlü olacak.

ŞEHiR iÇi UCUZLAYACAK

GSM'de Kasım 2008'de başlayan numara taşıma uygulaması sabit telefonlarda da önümüzdeki günlerde fiili olarak başlayacak. Uygulama kapsamında ulusal numaralandırma planında yer alan coğrafi numaralar, coğrafi olmayan numaralar ile mobil numaralar, numara taşınabilirliği kapsamında olacak. Sabit telefonlarda numara taşıma uygulaması rekabeti ve beraberinde görüşme ücretlerinde ucuzluğu getirecek.

İSTANBUL'DA NUMARALAR TÜKENİYOR

Söz konusu uygulama numara taşınabilirliği uygulaması için getirildi. Ancak 12.6 milyon nüfusa sahip İstanbul için numaraların tükenmesi sorunu da ortaya çıktı. BTK Başkanı Tayfun Acarer Türk Telekom yetkilileri ile yaptıkları bir görüşmede İstanbul'da 212 ve 216 alan kodları ile üretilen numara bloklarının tükenmeye yaklaştığının gündeme geldiğini söyledi.

Acarer "Türk Telekom yetkilileri şifaen bize bu durumdan söz ettiler. Ancak resmi bir başvuru olmadı. Numaraları tükenirse 213 ve 217 bloklarından onlara da sağlanacaktır" diye konuştu

Olcay Karakaş
05-07-2009, 17:41
LIVERPOOL, GÖKHAN'IN PEŞİNDE!.. http://www.maraton.com.tr/qHUsMbuK28cYW/images/news_images/81609_1_090705124313.jpg
İngiltere Premier Lig takımlarından Liverpool, İtalya'nın Udinese takımında forma giyen Türk asıllı İsviçreli futbolcu Gökhan İnler'i transfer etmek istiyor.

İtalyan 'Tuttosport' gazetesinin, İngiliz Daily Mail gazetesine dayandırdığı haberde, Liverpool'un İspanyol teknik direktörü Rafael Benitez'in, orta saha oyuncularından Xabi Alonso ya da Javi Mascherano'nun takımdan ayrılması durumunda, Udinese'de başarılı bir sezon geçiren Gökhan İnler'i transfer edebileceği yazıldı.

Türk asıllı İsviçreli orta saha oyuncusunun, Udinese'de geçen sezon sergilediği oyunu büyük ilgi ve beğeniyle takip ettiği söylenen Benitez'in, Gökhan'ı transfer etmek için 9 milyon sterlini gözden çıkardığı belirtildi.

Liverpool'un 9 milyon sterlinlik teklifine karşın, İtalyan ekibi Udinese'nin bu futbolcu için İngiliz kulübünden 18 milyon sterlin istediği kaydedildi.

Olcay Karakaş
05-07-2009, 17:43
LIVERPOOL, GÖKHAN'IN PEŞİNDE!.. http://www.maraton.com.tr/qHUsMbuK28cYW/images/news_images/81609_1_090705124313.jpg
İngiltere Premier Lig takımlarından Liverpool, İtalya'nın Udinese takımında forma giyen Türk asıllı İsviçreli futbolcu Gökhan İnler'i transfer etmek istiyor.

İtalyan 'Tuttosport' gazetesinin, İngiliz Daily Mail gazetesine dayandırdığı haberde, Liverpool'un İspanyol teknik direktörü Rafael Benitez'in, orta saha oyuncularından Xabi Alonso ya da Javi Mascherano'nun takımdan ayrılması durumunda, Udinese'de başarılı bir sezon geçiren Gökhan İnler'i transfer edebileceği yazıldı.

Türk asıllı İsviçreli orta saha oyuncusunun, Udinese'de geçen sezon sergilediği oyunu büyük ilgi ve beğeniyle takip ettiği söylenen Benitez'in, Gökhan'ı transfer etmek için 9 milyon sterlini gözden çıkardığı belirtildi.

Liverpool'un 9 milyon sterlinlik teklifine karşın, İtalyan ekibi Udinese'nin bu futbolcu için İngiliz kulübünden 18 milyon sterlin istediği kaydedildi.
Gökhan İnler

Gökhan İnler
http://upload.wikimedia.org/wikipedia/tr/2/21/4060_GokhanInler.jpg (http://www.1907unifeb.org/wiki/Dosya:4060_GokhanInler.jpg)

Kişisel Bilgiler
Tam adıGökhan İnler
Doğum tarihi27 Haziran (http://www.1907unifeb.org/wiki/27_Haziran) 1984 (http://www.1907unifeb.org/wiki/1984)
Doğum yeriOlten (http://www.1907unifeb.org/w/index.php?title=Olten&action=edit&redlink=1),, İsviçre (http://www.1907unifeb.org/wiki/%C4%B0svi%C3%A7re) (Türkiye)
Boyu1.83 Cm (http://www.1907unifeb.org/wiki/Cm)MevkiiDefansif Orta Saha (http://www.1907unifeb.org/wiki/Orta_Saha)

Gökhan İnler (d. 27 Haziran (http://www.1907unifeb.org/wiki/27_Haziran) 1984 (http://www.1907unifeb.org/wiki/1984), Olten (http://www.1907unifeb.org/w/index.php?title=Olten&action=edit&redlink=1)) Türk (http://www.1907unifeb.org/wiki/T%C3%BCrk) Asıllı İsviçreli (http://www.1907unifeb.org/wiki/%C4%B0svi%C3%A7reli) Futbolcu.
Babası Tekirdağ (http://www.1907unifeb.org/wiki/Tekirda%C4%9F)'lı, geçirdiği trafik kazası sonucu hayatını kaybetmiştir Annesi ise Samsun (http://www.1907unifeb.org/wiki/Samsun)'lu.
Balikesir (http://www.1907unifeb.org/wiki/Balikesir) Altyapısından yetişmiş Orta Saha (http://www.1907unifeb.org/wiki/Orta_Saha) oyuncusu olarak oynamaktadır. 2004 (http://www.1907unifeb.org/wiki/2004)/2005 (http://www.1907unifeb.org/wiki/2005) sezonunda Önder Çengel (http://www.1907unifeb.org/wiki/%C3%96nder_%C3%87engel) ile birlikte Türkiye şampiyonu Fenerbahçe (http://www.1907unifeb.org/wiki/Fenerbah%C3%A7e) tarafından Almanya (http://www.1907unifeb.org/wiki/Almanya)'da sezona hazırlık kampında denenmiş ve 4 yıllık sözleşme imzalamışlardır. O zamanın Teknik Direktörü (http://www.1907unifeb.org/wiki/Teknik_Direkt%C3%B6r) Christoph Daum (http://www.1907unifeb.org/wiki/Christoph_Daum) tarafından her iki oyuncuyuda beğenmediğini açıklamasının ardından sözleşmeleri feshedilmiştir.
Fenerbahçe (http://www.1907unifeb.org/wiki/Fenerbah%C3%A7e)'den FC Aarau Takımına Transfer olmuştur. Bir sezon oynadıktan sonra FC Zürich (http://www.1907unifeb.org/wiki/FC_Z%C3%BCrich) Takımına geçmiştir.
Gökhan ayrıca 2 kez Türkiye Ümit Milli (http://www.1907unifeb.org/wiki/T%C3%BCrkiye_21_Ya%C5%9F_Alt%C4%B1_Mill%C3%AE_Futb ol_Tak%C4%B1m%C4%B1) Takımı Formasını giymiş ama birdaha çağırılmamıştır İsviçre (http://www.1907unifeb.org/wiki/%C4%B0svi%C3%A7re_Mill%C3%AE_Futbol_Tak%C4%B1m%C4% B1) Milli Takımına seçilmiş önceden kabul etmemiş ancak Türkiye (http://www.1907unifeb.org/wiki/T%C3%BCrkiye_Mill%C3%AE_Futbol_Tak%C4%B1m%C4%B1) Milli Takımlarından davet alamamış özelliklede gelişmesi açısından İsviçre (http://www.1907unifeb.org/wiki/%C4%B0svi%C3%A7re_Mill%C3%AE_Futbol_Tak%C4%B1m%C4% B1) A Milli Takımının davetini kabul etmiştir.
2006 (http://www.1907unifeb.org/wiki/2006)/2007 (http://www.1907unifeb.org/wiki/2007) sezonu sonunda Serie A (http://www.1907unifeb.org/wiki/Serie_A) takımlarından Udinese (http://www.1907unifeb.org/wiki/Udinese)'ye transfer olan İnler sezonunun ilk yarısında Serie A (http://www.1907unifeb.org/wiki/Serie_A)'da en çok süre alan oyunculardan biri olmuştur ve sezon sonunda Serie A (http://www.1907unifeb.org/wiki/Serie_A)'nın En iyi yabancı Orta Saha (http://www.1907unifeb.org/wiki/Orta_Saha) Futbolcusu seçilmiştir.
"http://tr.wikipedia.org/wiki/G%C3%B6khan_%C4%B0nler (http://tr.wikipedia.org/wiki/G%C3%B6khan_%C4%B0nler)" adresinden alındı.

Olcay Karakaş
05-07-2009, 17:47
Özer müjdeyi verdi


Fenerbahçe'nin, Ankaraspor'dan transfer ettiği Özer Hurmacı, geçirdiği operasyonun ardından hakkında yapılan spekülasyonlara yanıt verdi.



Sağlık kontrolleri için Acıbadem Hastanesi'ne giden Özer, Fenerbahçe'nin resmi internet sitesine yaptığı açıklamada, ilk devreyi kapattığı ve belki de yeni bir operasyon geçireceği yolundaki haberlerin gerçekleri yansıtmadığını söyledi.
Özer Hurmacı, ''Koltuk değneklerimi 1 hafta sonra atıyorum ve çalışmalara başlıyorum'' dedi.
Önlem amaçlı küçük bir operasyon geçirdiğini ve denge için koltuk değnekleriyle yürüdüğünü söyleyen Özer, şunları söyledi:
''Son kontrollerim yapıldı. 1 hafta sonra belki takımla değil ama artık saha içi çalışmalarıyla kuvvet çalışmalarına başlayacağım. Eğer bu küçük operasyonu yapmamış olsaydım, ileride aynı bölgede tekrar ayağımın kırılması söz konusu olabilirdi. Yazıldığı gibi ilk devreyi kapatmış olmam söz konusu değil. Tekrar ameliyat olmam da söz konusu değil. Tesislerde kuvvet çalışmalarım başladı. Bir an önce sahalara dönerek, benim için bunları yazanları utandırmak istiyorum.''

Olcay Karakaş
05-07-2009, 17:50
Perez iyice uçtu!

Real Madrid başkanından ilginç öneri! İspanya La Liga temsilcilerinden Real Madrid'in başkanı Florentino Perez, kıtanın sadece en büyük kulüplerinin yer aldığı 'Süper Lig' önerisiyle Avrupa futboluna damga vurmayı amaçlıyor!
Geçtiğimiz ay yapılan seçimlerde Real Madrid'e ikinci kez başkan olan ve göreve gelmesinin ardından Cristiano Ronaldo, Kaka ve Benzema gibi isimlere bir servet harcayan Florentino Perez, şimdi de Avrupa futboluna yeni bir format getirmeye hazırlanıyor. 62 yaşındaki tecrübeli yönetici, UEFA'nın Şampiyonlar Ligi organizasyonunu eleştirerek, turnuvada en büyük takımların yer almadığını, sadece büyük kulüplerin mücadele edeceği bir 'Süper Lig' düzenlenmesi gerektiğini söyledi.
Perez, ülkesinin basınına yaptığı açıklamada şöyle konuştu: "Avrupa'da sadece en kaliteli ve en büyük takımların yer aldığı, en iyi futbolun oynandığı bir Süper Lig kurmalıyız. Bazı şeyler ne yazık ki sadece Şampiyonlar Ligi'nde olmuyor ve Şampiyonlar Ligi yetersiz."
Real Madrid başkanı, kurulmasını istediği Avrupa Süper Ligi'nin yerel ligleri aksatmaması gerektiğini de belirterek sözlerini tamamladı.


05.07.2009
Kaynak : Sporx.com dış haberler

Olcay Karakaş
05-07-2009, 17:51
Kaptanlığı tehlikede


05 Temmuz 2009 Pazar * 09:35

Alman çalıştırıcının ceza konusunda ısrarlı olması halinde kaptanlığın Alex (http://www.1907unifeb.org/alex/)'ten alınıp Semih'e verileceği ifade edildi.

http://img.fenerbahce.com/img/3/2009/alex-sevinc1111.jpg
http://img.fenerbahce.com/_img/haber/haber_alt_image.gif

Bütün oyuncularını ilan edilen tarihten önce çalışmalara davet eden Daum (http://www.1907unifeb.org/daum/)'un çağrısına yeni (http://www.1907unifeb.org/yeni/) evlenen Roberto Carlos (http://www.1907unifeb.org/roberto-carlos/) dahil herkes uyarken, Alex (http://www.1907unifeb.org/alex/) kaptan (http://www.1907unifeb.org/kaptan/) olmasına karşın duyarsız davrandı.
Sportif Menajer Aykut Kocaman (http://www.1907unifeb.org/aykut-kocaman/)'ın da eleştirdiği Alex (http://www.1907unifeb.org/alex/) bugün İstanbul (http://www.1907unifeb.org/istanbul/)'a gelecek ve sorguya alınacak. Yıldız futbolcunun, ısrarlara rağmen önceki başlangıç tarihi olan 6 Temmuz'da İstanbul (http://www.1907unifeb.org/istanbul/)'a döneceğini, tatilini bir hafta erken kesmesinin mümkün olmadığını yönetime bildirdiği öğrenildi.
Ancak sarı-lacivertlilerin, Daum (http://www.1907unifeb.org/daum/)'dan bu konuda rapor istedikleri ve Alman çalıştırıcının ceza konusunda ısrarlı olması halinde kaptanlığın Alex (http://www.1907unifeb.org/alex/)'ten alınıp Semih'e verileceği ifade edildi.Bu arada Daum (http://www.1907unifeb.org/daum/)'un, Alex (http://www.1907unifeb.org/alex/) için özel bir kondisyon programı hazırladığı vurgulandı.

Kaynak: Milliyet

Olcay Karakaş
05-07-2009, 17:51
Siyah inci Emana


05 Temmuz 2009 Pazar * 09:42

Poulsen (http://www.1907unifeb.org/poulsen/) ile anlaşma sağlayamayan Fenerbahçemizin (http://www.1907unifeb.org/izin/), Real Betis (http://www.1907unifeb.org/real-betis/)'li Achille Emana'yı yedekte tuttuğu ortaya çıktı.

http://img.fenerbahce.com/img/3/2009/emana.jpg
http://img.fenerbahce.com/_img/haber/haber_alt_image.gif

Josico ve Maldonado ile yollarını ayırdıktan sonra Juventus (http://www.1907unifeb.org/juventus/)'ta forma (http://www.1907unifeb.org/forma/) giyen Poulsen (http://www.1907unifeb.org/poulsen/)'i renklerine bağlamak için düğmeye basan, ancak Danimarkalı yıldızla bir türlü anlaşma sağlayamayan Fenerbahçe'nin, Real Betis (http://www.1907unifeb.org/real-betis/)'li Achille Emana'yı yedekte tuttuğu ortaya çıktı.
İspanyol basınına konuşan Emana ve menajeri, kısa süre önce sarı-lacivertli kulüpten teklif (http://www.1907unifeb.org/teklif/) aldıklarını ifade etti. Orta sahada görev yapan Kamerunlu (http://www.1907unifeb.org/lu/) futbolcunun menajeri Sebastien Thierry, Fenerbahçe'nin, Juventus (http://www.1907unifeb.org/juventus/)'lu (http://www.1907unifeb.org/lu/) Poulsen (http://www.1907unifeb.org/poulsen/)'den vazgeçmesi halinde Emana'yı transfer (http://www.1907unifeb.org/transfer/) edeceğini bildirdi.
Real Betis (http://www.1907unifeb.org/real-betis/)'in İspanya'da küme düşmesi yüzünden Emana'nın, Fenerbahçe'ye sıcak baktığını kaydeden Thierry iki kulübün anlaşması durumunda geçen sezon oynadığı futbolla İspanya'da alkış toplayan Kamerunlu (http://www.1907unifeb.org/lu/) oyuncunun hemen İstanbul (http://www.1907unifeb.org/istanbul/)'a geleceğini dile getirdi.


İspanyol ABC (http://www.1907unifeb.org/abc/) gazetesi, Paris Saint Germain ve altyapısından yetiştiği Valencia'nın da siyahi oyuncuyu transfer (http://www.1907unifeb.org/transfer/) etmek istediklerini, ancak bu kulüplerin Fenerbahçe'nin ödeyeceği rakama çıkmalarının çok zor olduğunu yazdı. Haberde Emana için 15 milyon euro bonservis isteyen Real Betis (http://www.1907unifeb.org/real-betis/)'in, 10 milyon euroya düşebileceği de vurgulandı.
Bu arada İtalyan basını, Poulsen (http://www.1907unifeb.org/poulsen/)'in, Juventus (http://www.1907unifeb.org/juventus/) tarafından satış listesine koyulacağını iddia ederken, Danimarkalı futbolcunun menajeri, siyah-beyazlı kulüpten ayrılmayacaklarını bildirdi.

Kaynak: Milliyet

Olcay Karakaş
05-07-2009, 17:53
Kontrolden geçtik


05 Temmuz 2009 Pazar * 14:28

Yeni sezon hazırlıklarını İstanbul (http://www.1907unifeb.org/istanbul/)'da sürdüren Fenerbahçemizde, teknik heyet ve futbolcular bugün sağlık kontrolünden geçti.

http://img.fenerbahce.com/img/3/2009/fb-saglk-kontrolu-vy-8.jpg
http://img.fenerbahce.com/_img/haber/haber_alt_image.gif

Yeni sezon hazırlıklarını İstanbul (http://www.1907unifeb.org/istanbul/)'da sürdüren Fenerbahçe'de, teknik heyet ve futbolcular bugün sağlık kontrolünden geçti.

Kadıköy (http://www.1907unifeb.org/kadikoy/) Acıbadem (http://www.1907unifeb.org/acibadem/) Hastanesi'ne gelen teknik direktör Christoph Daum (http://www.1907unifeb.org/christoph-daum/) ve teknik kadro ile futbolcular, sırasıyla tüm polikliniklerde detaylı bir şeklide kontrolden geçip, muayene oldu.

Futbolculardan sadece Uğur Boral (http://www.1907unifeb.org/ugur-boral/) eforlu (http://www.1907unifeb.org/lu/) bölümde yer almadı. Kulüp doktoru Ertuğrul Karanlık, Uğur'un boğaz enfeksiyonu ile ilgili tedavisinin sürdüğünü, iyileşmesinin ardından Alex (http://www.1907unifeb.org/alex/), Güiza ve Mert Günok geldikten sonra tekrar kontrolden geçeceğini söyledi.

Kontrollerde sportif direktör (http://www.1907unifeb.org/sportif-direktor/) Aykut Kocaman (http://www.1907unifeb.org/aykut-kocaman/) ile Hasan Çetinkaya da hazır bulundu.
Fenerbahçe, yarın yapacağı çift antrenmanla hazırlıklarını sürdürecek
Kaynak: Anadolu Ajansı

Olcay Karakaş
05-07-2009, 17:55
"Fanatik Gazetesi'ne röportaj vermedim"05 Temmuz 2009

Bugün Fanatik Gazetesi'nde Can Gebetaş imzasıyla yayınlanan "Ben Sözümü Tutarım" başlıklı haber asılsızdır.

Fanatik Gazetesi'yle veya adı geçen muhabirle herhangi bir görüşmem olmadığı gibi, içeriğe göz atıldığında haberin bir kısmının daha önceki demeçlerimden derlendiğini, bir kısmının ise tamamen hayal ürünü olduğu farkedilmektedir.

Kamuoyuna duyurulur.

Aziz Yıldırım

Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı

Olcay Karakaş
05-07-2009, 17:56
Ben sözümü tutarım

‘Ben üç yıl üst üste şampiyon olacağız derken bir kongre vaadinde bulunmadım. Beni tanıyanlar bilir ki ne dersem onu yaparım. Fenerbahçe´yi üç yıl üst üste şampiyon yapacağım...´




http://foto.fanatik.com.tr/Article/2009/7/18_261060_5FAN1AZO1-B-Y.jpg





“Takımda kalacak futbolcularla konuştum. Söylediklerim çok netti: Rakipleri öpecek ve üç yıl üst üste şampiyon olacak bir takım kurmak istiyoruz. Siz bu savaşan ekip içinde olacak mısınız? Evet diyorsanız başımın üstünde yeriniz var. Yoksa şimdiden çekip, gidin. Yeni transfer ettiğimiz ve edeceğimiz futbolcular da bu kafada olacak. Önümüzdeki sezon 90 dakika savaşıp, rakiplerine korku saçan bir Fenerbahçe izleyeceğiz. Hep söylüyorum... Öyle bir orta saha kuracağım ki, bırakın Türkiye’yi, Avrupa’da sayılı kulüplerde olacak. Sezon başladığında bunu herkes görecek. Poulsen’i çok istiyoruz. O konuyla Ali (Koç) bey ilgileniyor. Aksilik çıkması halinde B planımız da hazır. Elimizde bulunan diğer yıldızlara yönelebiliriz.

Topuz bizde çok iş yapacak
Mehmet Topuz çok değerli bir oyuncu. Ona ‘image maker’ tutacağım. İmaj önemli. Bunun için profesyonel yardım alacak. Göreceksiniz takıma çok katkısı olacak. Taraftarımız onun gibi büyük bir futbolcuyu bağrına basacaktır. Bundan sonra Türkiye’deki bütün kulüpler transferde bizim izlediğimiz ‘düzgün’ yolu tercih edecektir. Doğuştan Fenerbahçeli, doğuştan Galatasaraylı, doğuştan Beşiktaşlı... Bunları artık geride bırakalım. Bir futbolcu yetenekliyse, bize fayda getirecekse onu alırız. Beşiktaş’a bakın, kadrosuna kaç tane Fenerbahçe kökenli oyuncu kattığını görün. Ben üç yıl üst üste şampiyon olacağız derken bir kongre vaadinde bulunmadım. Beni tanıyanlar bilir ki ne dersem onu yaparım. Fenerbahçe’yi üç yıl üst üste şampiyon yapacağım.

Lugano 4 milyon Euro istediEmre Belözoğlu adam gibi adam, futbolcu gibi futbolcudur. Geçen sezon hem saha içinde hem saha dışında gösterdiği performanstan oldukça memnunum. Basın ile Emre arasında yaratılmaya çalışılan kaos hoş değil. Emre çok beyefendi bir çocuk. Fenerbahçe’nin geleceğinde onun çok büyük katkıları olacaktır. Aykut Kocaman’a çok güveniyorum. Sportif direktörlük hem Fenerbahçe hem de Türkiye için ilktir. Kendisini sonuna kadar destekleyeceğiz. Lugano bizden yıllık 4 milyon Euro gibi kabul edemeyeceğimiz bir rakam istedi. Menaceri aracılığıyla kulüp arıyor. Fenerbahçeli taraftarlar merak etmesin. Herkesin daha iyi bir alternatifi de vardır.”

FANATİK ÇOK ÖZEL
CAN GEBETAŞ
bu hbr için sizlerden özur dliorum fanatk gazetesnn uydurdugu bir hayal urunuymus :(:(:(:(:(:(:(:(:(:(:(:agla:

Olcay Karakaş
05-07-2009, 18:00
Hıyarlı Baba'ya Facebook şoku

http://haber.gazetevatan.com/newpics/news/050720090957039293014_2.jpg

"Çok Güzel Hareketler Bunlar"ın Hıyarlı Baba'sı, sevgilisi tarafından terk edildi http://haber.gazetevatan.com/pics/yenibb_2.gif

"Çok Güzel Hareketler Bunlar"ın Hıyarlı Baba'sı Şahin Irmak, dokuz aydır aşk yaşadığı oyuncu Gamze Topuz tarafından terk edildi.

Aldatıldığını magazinci.com'a açıklayan iddia eden Topuz, "Beni aldattığını Facebook'tan öğrendim" dedi.

Hayırlı babaya facebook şoku! (http://www18.gazetevatan.com/fotogaleri/resim.asp?kat=10335&resimno=1)Foto galeri için tıklayın (http://www18.gazetevatan.com/fotogaleri/resim.asp?kat=10335&resimno=1)

Gamze Topuz, Şahin'in kendisini aldattığını söyleyerek ilişkisini noktaladı. Aldatıldığını Facebook'tan öğrendiğini söyleyen genç oyuncu, şöyle konuştu:" Şahin'in Facebook'taki hesabına ve MSN'ine girdim. Sonra ona yazmaya başlayan kişilere Şahin'miş gibi cevap verdim. 22-23 yaşlarında bir kızla beni aldattığını öğrendim. Şimdi barışmak istiyor. Parmağına adımı dövme yaptırmış. Annemlerle bile konuşup benimle evlenmek istediğini söylemiş ama ben istemiyorum. Şimdilik affetmeyi düşünmüyorum."

Olcay Karakaş
05-07-2009, 18:05
komik plaj fotoları için tıklayın (http://www18.gazetevatan.com/fotogaleri/resim.asp?kat=10341&page_number=1)....

:D:D:D:D:D:D:D:D:D:D:D:D:D

Olcay Karakaş
05-07-2009, 20:39
PARA BASIYOR!

Lyon'un son yıllarda sattığı futbolculardan kazandığı para 290 milyon avro oldu. Fransız temsilcisinde 2004'te Edmilson 8 milyon avro, 2005'te Essien 38 milyon avro, 2006'da Diarra 26 milyon avro
2007'de Tiago ve Abidal 15'er milyon avro, 2007'de Malouda 21 milyon avro, 2008'de Ben Arfa 12 milyon avro, 2009'da Keita 7.5 milyon avro ve yine 2009'da Benzema 35 milyon avro'ya Avrupa'nın dev takımlarına transfer oldu

Olcay Karakaş
05-07-2009, 20:40
veeeee ......... 700 oldu arkadaslarrrr :):):):):):)

Olcay Karakaş
05-07-2009, 20:41
sampiyonnnn

Olcay Karakaş
05-07-2009, 20:42
fe- ner - bah - çe ...............

Olcay Karakaş
05-07-2009, 20:45
http://www.1907unifeb.org/forums/tsr_resim/kan_y_k_d.gif (http://www.kanver.org/) tıkalyın ve kızılayın kan toplama kampanyasına katılın ....

Olcay Karakaş
05-07-2009, 20:52
http://www.kanver.org/tsr_resim/banner.gif


Dünya ve Türkiye'de Kan Bağışı http://www.kanver.org/tsr_resim/bosluk.gifGünümüzde tıp ve teknoloji alanındaki tüm gelişmelere rağmen kan, kan bileşenleri ve kandan elde edilen ürünlerin yerine geçebilecek bir tedavi aracı bulunamamıştır. Kan, kaynağı insan olan ve elde edilmesi için başka alternatifi olmayan bir tedavi aracıdır.
Dünyada Kan Hizmetleri: Günümüzde kan bankacılığı alanında problemlerini çözmüş, etkin organizasyon kurmuş ülkeler kan bankacılığı faaliyetlerini iki aşamada tanımlanmıştır.
Donasyon Kan Bankacılığı
• Güvenli (gönüllü, düzenli, bilinçli, karşılık beklemeksizin) kanın toplanması
• Toplanan kanlara gerekli laboratuar işlemlerinin yapılması
• Kanın saklanması ve hastanelere ulaştırılması
Transfüzyon Kan Bankacılığı
• Kanın hastalar için kullanılması
• Kullanıldıktan sonra kayıt altında alınan bilgilerin takip edilmesi
ABD’de; yıllık 10 milyon kan bağışının yarısından fazlasını Amerikan Kızılhaçı karşılamaktadır. Ancak donasyon kan bankacılığı hizmetlerinin %90 kadarı Amerikan Kızılhaçı üzerinden yürütülmektedir.
Almanya’da; hizmete sunulan toplam 4.2 milyon ünite kanın % 85’ini (3.6 milyon kan bağışı, 200.000 kan gönüllüsü) Alman Kızılhaçı toplamaktadır.
Japonya’da; donasyon kan bankacılığı hizmetlerinin tamamı 7 bölgesel kan merkezi ile Japon Kızılhaçı tarafından karşılanmaktadır. Ülkede her yıl yaklaşık 4 milyon ünite kan bağışı toplanmaktadır.
Kanada, Avusturya, Finlandiya gibi gelişmiş ülkelerde; donasyon kan bankacılığı faaliyetleri o ülkelerin Kızılhaçları tarafından verilen örneklere paralel bir organizasyon ile sürdürülmektedir.
Gelişmekte Olan Ülkelerde; Dünya Sağlık Örgütü’nün raporuna göre, güvenli kanın sağlanmasında en önemli problem, yetersiz gönüllü kan bağışı sebebiyle güvenli olmayan, (replasman, kana kan, zorunlu yöntem v.b.) ve en ucuz yöntemlerin tercih edilmesi olarak gösterilmiştir. Dünya çapında yılda 81 milyon ünite kan bağışı yapılırken bu kanların %82’si gelişmiş ülkelerde gönüllü kan bağışçılarından sağlanarak tüm tarama testlerine tabi tutulmaktadır. Buna karşın dünya nüfusunun geri kalan % 45’inin yaşadığı toplumlarda kan değişik yollarla toplanmakta ve ne yazık ki ancak % 50’si tarama testlerinden geçirilmektedir.
Türkiye’de Kan Hizmetleri:
Ülkemiz; kan bağışı konusunda gelişmiş ülkeler ile kıyaslandığında oldukça geri sıralarda yer almaktadır. Bu ülkelerde gönüllü kan bağışlarının nüfusa oranı %5’e ulaşabilirken ülkemizde bu oran halen % 1.5-2 civarındadır. En önemli problem gönüllü kan bağışçısı sayısındaki yetersizliktir.
• Türk Kızılayı ülkemizde 1957 yılında İstanbul ve Ankara’da ilk kan merkezlerini açarak günümüze kadar ortalama %20-50 civarında ülke kan ihtiyacını karşılamıştır. Gönüllü kan bağışı ile karşılanamayan kısım hastane kan merkezleri tarafından çoğunlukla replasman, kana kan, zorunlu yöntem ile karşılanmış ve karşılanmaktadır.
• Ülke genelinde sağlıklı istatistiki verilere ulaşmak ve hastalara kullanılan kanların izlenebilirliği pek mümkün değildir.
• Ülkemizde kan hizmetleri konusunda kapsayıcı bir standardizasyon ve denetim mevcut değildir.
Ülkemizde toplanan kan bağışını (Türk Kızılayı kan birimleri ve hastane kan merkezleri tarafından) kesin bir sayıyla söyleyebilmek mümkün değildir. Türkiye Kan Merkezleri ve Transfüzyon Derneği (TKMTD) tarafından 2003 yılında ülke genelindeki kan merkezlerinde yapılan anket çalışması sonuçları ile T.C. Sağlık Bakanlığı Yataklı Tedavi Hizmetleri Yıllığı verileri uyumlu görünmemektedir. T.C. Sağlık Bakanlığı verilerine göre 2004’de 873.454 ünite kan bağışı toplanmış, Türkiye Kan Merkezleri Transfüzyon Derneği’nin anket sonuçlarına göre ise 1.236.776 ünite kan toplanmıştır.
Ancak ülkemizdeki hastane yatak kapasitesinin yetersiz olduğu ve T.C. Sağlık Bakanlığı’nın ülke çapındaki sağlık organizasyonuna bağlı olarak devreye girecek yeni hastaneler ve hastalar için etkin kan ve kan ürünü kullanımı göz önüne alındığında 2006 yılı itibari ile kan ihtiyacının hesaplamalara göre ortalama 1,5 milyon ünite civarında olduğu tahmin edilmektedir

Olcay Karakaş
05-07-2009, 20:55
http://www.kanver.org/tsr_resim/banner.gifKan nakli (transfüzyon), tedavide çok önemli yeri olan ve aranan kan elde edilemediği taktirde başka alternatifi olmayan bir tedavi aracıdır. Hemen hemen bütün ameliyatlarda transfüzyona ihtiyaç olabilir. Bazı ameliyatlarda ise kan, kan bileşenleri (komponentleri) ve kan ürünlerine aynı anda ihtiyaç olabilir. Örneğin bir kalp ameliyatı olan koroner by-pass ameliyatında; 4-6 ünite eritrosit süspansiyonu, 5-6 ünite plazma, 2-4 ünite trombosit süspansiyonu aynı ameliyat sürecinde hastaya gerekli olabilmektedir. Görüldüğü gibi böyle bir durumda sadece 1 hasta için ortalama 10 kişinin kan bağışı yapması gerekmektedir.
Kan nakli sadece ameliyatlarda değil pek çok hastalıkta gerekli olmaktadır. Çeşitli yaralanmalara bağlı kan kayıpları (trafik kazaları başta olmak üzere çeşitli yaralanmalar), iç organların çeşitli hastalıklara bağlı kanamaları (mide kanaması gibi), çoğu kanser tipleri, organ nakilleri, ortopedi ve omurga ameliyatları, doğumlarda görülen kanamalar, kan uyuşmazlığına bağlı bebeğin kanının değiştirilmesi için acil olarak çok miktarda kan nakli gerekebilir. Bir de hastalıklarının seyri gereğince hayatı boyunca kan nakline ihtiyacı olan hastalar vardır; talasemi hastaları, hemofili hastaları, diyaliz hastaları, bazı kanser hastaları bu gruba girerler.

TALASEMİ
Kalıtsal bir kan hastalığıdır. Hemoglobin yapımında bir bozukluk söz konusudur. Bu durum kansızlığa yol açar. Talasemi Akdenize kıyısı olan ülkelerde daha sık görülür. Talasemi hastalığında hemoglobin yapımını kontrol eden genlerde bozukluk vardır. Hemoglobinin b zincirinin yapımından sorumlu 2 gen vardır. Eğer genlerden birinde kusur varsa bu kişi sağlıklı Beta-traitdir (Beta-talasemi minör), bu kişinin genetik yapısı heterozigottur; yani bu kişiler hastalığın taşıyıcısıdırlar, sağlıklı olurlar ancak kusurlu gen yapısını çocuklarına aktarırlar. Eğer söz konusu genlerin ikisinde de kusur varsa kişi genetik olarak homozigottur, bu kişiler hastadırlar ve bu durum Beta-talasemi major olarak adlandırılır. Hastalığın sonraki nesile geçişi cinsiyete bağlı değildir, Mendel genetik kurallarına göre olur.


http://www.kizilay.org.tr/yeni/kzly/data/upimages/Kan_H/image001.jpg

Talasemi; çocuklarda gelişme geriliği, diyabet, kalp yetmezliği, hepatit gibi bir çok organ ve sistemi etkileyen hastalıkların eşlik ettiği kronik (süreğen) bir tablodur.
Kemik iliği nakli ile tedavisi mümkün olan bir hastalıktır, kemik iliği nakli mümkün olmayan hastalar için ne yazık ki kesin tedavisi olmayan bir hastalıktır.
Uygulanan tedavi hastanın yaşam süresini ve yaşam kalitesini arttırmaya yöneliktir. Talasemili hastalar yaşamları boyunca belirli aralıklarla kan nakli almak durumundadır, kan naklinde en çok eritrosit süspansiyonu kullanılır.
Ayrıca tedavi sürecinde dalağın ameliyatla alınması ve desferoksamin denilen ilacın kullanımı söz konusu olabilir.
Talasemi hakkında bilgi alabileceğiniz bazı linkler aşağıda verilmiştir:
http://www.talasemi.net (http://www.talasemi.net/)
http://www.thalassemi.com (http://www.thalassemi.com/)

ANEMİ
Kansızlık olarak bilinen çok çeşitli nedenlere bağlı olarak ortaya çıkan hastalıklar grubunun genel adıdır. Temel olarak sorun alyuvarlarda ve/veya hemoglobindedir. Alyuvarların yapım eksikliği, alyuvar hücrelerinin zamanından önce hızlı bir şekilde ölmesi, çeşitli kanamalara bağlı kan kayıpları kansızlığa neden olur. Hemoglobin yapımındaki bozukluk, hemoglobin yapısına giren maddelerin eksikliği, genetik nedenlerle hemoglobinin yapılamaması yada kusurlu yapılması, alınan gıdalarda hemoglobin yapımı için gerekli maddelerin olmaması, hemoglobinin görevini yapmasını engelleyen zehirlenmeler gibi pek çok neden anemiye yol açar.
Alyuvarların ana görevi akciğerlerden alınan oksijeni atardamarlar yoluyla dokulara taşımak ve dokularda biriken karbondioksiti toplar damarlar yoluyla akciğerlere götürerek vücuttan atılmasını sağlamaktır. Oksijen, yaşamsal fonksiyonların sürdürülmesi için çok önemlidir. Kansızlık durumunda dokuların oksijenlenmesi bozulacağı için buna bağlı birçok rahatsızlık ve belirti görülür:
• çabuk yorulma
• halsizlik
• çarpıntı
• baş ağrısı, baş dönmesi, göz kararması, kulaklarda çınlama
• iştahsızlık
• tırnakların kolayca kırılması, saç dökülmesi
• sarılık (alyuvar yıkımına bağlı anemilerin belirtisi olabilir örneğin kan uyuşmazlığındaki sarılık bu tiptir )
En sık rastlanan kansızlık tipi demir eksikliği anemisidir. Demir elementi alyuvarlarda yer alan ve oksijen taşımakla görevli hemoglobin proteininin yapısında bulunur ve oksijen taşınmasında çok önemli görevi vardır. Demir gıdalarla alınamaz veya vücuttan kaybı çok olursa (Aşırı adetkanamaları, hemoroid gibi sürekli ve dikkat çekmeyecek kadar az olan kan kaybına yol açan gizli kanamalar vb) anemi ortaya çıkar. Bu tip anemiler kadınlarda daha sık görülür. Demir eksikliği anemisinin tedavisi kolaydır. Ağızdan alınan ve demir içeren ilaçlar kullanılır. Ancak tedavisi uzun sürer.
Diğer anemiler sebeplerine yönelik olarak tedavi edilirler ve hastalığın gidişi aneminin tipine göre değişir.
Ağır anemilerde bazen tek tedavi kan nakli yapılmasıdır. Özellikle bazı anemi tiplerinde (talasemi hastaları, böbrek yetmezliği olan hastalar vb) hasta hayatı boyunca belirli aralıklarla düzenli olarak kan nakli almak zorundadır.
http://www.duzen.com.tr/2001/files/anemi.htm (http://www.duzen.com.tr/2001/files/anemi.htm)
HEMOFİLİ
Kalıtsal bir kanama hastalığıdır. Hemofili, önemsiz bir darbenin yarattığı sıyrıktan vücut dışına yada içine kanamaya (eklem içi, kas içi, göz içi vb kanamalar) yol açabilen bir hastalıktır. Kalıtsal geçişte X cinsiyet kromozomundaki bir gen sorumludur. Kadınlar (XX) taşıyıcı, erkekler (XY) ise hasta olurlar. Hasta bir baba ile taşıyıcı bir annenin hasta kızları doğabilir ama bu yaşamla bağdaşmayan çok ağır bir tablodur. Hasta çoğunlukla doğumu takip eden sürede belirti vermez. Ancak her zaman risk altındadır. En hafif darbede bile büyük morluklar oluşur. Diş çekimi gibi küçük girişimlerden sonra durdurulamayan ölümcül kanamalar görülebilir. İç organ, eklem içi kanamalar sıklıkla görülür.
Hastalığın sebebi kanın pıhtılaşma mekanizmalarında rol alan pıhtılaşma faktörü denilen plazma proteinlerinin eksikliğidir. İki tip hemofili vardır:
Hemofili A: Faktör 8 (antihemofilik faktör veya antihemofili A faktörü) denilen pıhtılaşma proteini eksiktir.
Hemofili B: Faktör 9 eksiktir, hemofili B daha nadir görülür. Hastalığın tedavisi kanama durumunda eksik olan plazma proteinlerinin hastaya verilmesidir. Tedavi hastaya plazma veya plazmadan saflaştırılmış faktör 8 veya faktör 9 ‘un verilmesiyle sağlanır. Plazma pıhtılaşma proteinleri plazma fraksinasyon tesislerinde üretilebilmektedir.
Hemofili hakkında daha detaylı bilgi için aşağıdaki linkleri tıklayınız:
www.turkhemoder.org (http://www.turkhemoder.org/)
http://www.eczacibasi-baxter.com.tr/inside/urunler/kanhastalik.htm (http://www.eczacibasi-baxter.com.tr/inside/urunler/kanhastalik.htm)
http://med.ege.edu.tr/~hemofili (http://med.ege.edu.tr/~hemofili)
LÖSEMİ
Tam olarak bilinmeyen bir nedenle akyuvarların ani ve denetlenemez biçimde üremesiyle ortaya çıkan ve genel olarak kan kanseri diye bilinen bir grup hastalığın genel adıdır.
Bütün kanserlerde olduğu gibi lösemide de kesin neden henüz saptanabilmiş değildir. Lösemileri kolaylaştıran bazı faktörler vardır:
• Irk: bazı ırklarda daha sıktır.
• yaş: 3-5 yaşta ve 70-75 yaşta görülme sıklığı artar.
• erkeklerde daha sık görülür
• radyasyona maruz kalma. Özellikle Japonya'da atom bombasından sonraki yıllarda lösemi sayısının çok arttığı gözlenmiştir.
Hastalığın belirtileri:
• kanama eğiliminde artış
• ciltte morumsu küçük lekeler
• ateş
• kansızlık belirtileri
• kanserli hücrelerin çeşitli dokuları istila etmelerine bağlı belirtiler (kemik erimesi, felç, menenjit, lenf bezlerinde büyüme vb)
Hastalığın kesin tanısı kan testleri ve kemik iliğinden parça alınıp incelenmesi ile konulur.
Erken tanı ile özellikle çocuklarda tedaviden yüz güldürücü sonuçlar alınmaktadır.
Tedavide kanser ilaçlarının (kemoterapötikler) yanısıra kemik iliği nakli yer almaktadır. Hastalara çoğunlukla kan ve kan komponentleri kullanılması gerekir. Özellikle trombosit süspansiyonlarının tedavi sürecinde çok önemli bir yeri vardır. Türkiye Kızılay Derneği bu konuda çok önemli çalışmaları olan Lösev vakfı hastanesine her ay belirli sayıda ücretsiz kan ve kan ürünü vermektedir.

Olcay Karakaş
05-07-2009, 20:57
http://www.kanver.org/tsr_resim/banner.gif

Olcay Karakaş
05-07-2009, 21:48
sarııııı ....
lacivertt .....

Olcay Karakaş
05-07-2009, 22:04
herşey yalan olsa bile en güzel aşk zor olanmışşşş .....

Olcay Karakaş
05-07-2009, 22:05
yaffff su nevsehirde cok hayırsızmışş beee :(:(:(:(:(:(:(:(:(:(:agla::agla::agla::agla::agla: :agla::agla::agla:

Olcay Karakaş
05-07-2009, 22:09
buyuk baskan bize henryyyy yi getrrrr :dans::dans::dans::hakem:

Olcay Karakaş
05-07-2009, 22:10
nevsehreeeee bnden !!! :hakem::hakem::hakem::hakem: :D:D:D:D:D:D:D

Olcay Karakaş
05-07-2009, 22:22
Senin sevdanla, gelmiş dünyaya Gözlerini açmış, Tekir aşkıyla İsyan etmiş bazen kolpa hayata Ama yıkılmamış, dimdik ayakta.. Gözü yokmuş onun, parada pulda Varsın coşsun millet, boşver aldırma Senin ismin bile yetermiş ona Gerisi yalanmış, sahte yaşamda
Lara Lara Lay Lay Lara Lay..
Onun da varmış bir hayali Şampiyon görmekmiş, tek dileği Düşünür dururmuş, o geceyi Kordona inmiş bütün Tekir'i.. Sari Siyah'mış, onun dünyası Tek varlığıymış, kutsal forması Kafası güzel Boynunda ATkı Kim bu diye sorma;O ßir TekirdağLı..

Olcay Karakaş
05-07-2009, 22:23
http://uploadgeek.nl/files/ol4o0usn5xbpu6w2hpf.gif

Olcay Karakaş
05-07-2009, 22:26
ahhh şu içimdeki fener aşkııı yoqqq mu :(:(

Olcay Karakaş
05-07-2009, 23:15
bi sonraki msjm nevsehire ......

Olcay Karakaş
05-07-2009, 23:16
Babası öldü.
Yetim büyüdü.


Üvey evlat oldu.
Tutuklandı.
Hapse atıldı.
Sürüldü.
İşsiz kaldı.
Şöyle yazıyordu o sıkıntılı günlerde kaleme aldığı günlüğüne;

'Harcamalarım
fazla değil, zira gelirim hep az.'
Hastalandı, böbreklerinden.
Vuruldu, göğsünden.
Mesleğinden atıldı.
İdama çarptırıldı.
Kardeşleri öldü.
Çocuğu olmadı.
Boşandı.
Karaciğeri iflas etti.

Evet...

Mustafa Kemal Atatürk bu...

Evladı olmayan bir yetimin, duygularını anlatın...

Anlatın ki, o yetimin, evlatlarımıza bıraktığı hediyenin kıymetini anlasın evlatlarımız.

Cumhuriyet, çocuklara anlatıldığı gibi, folklorik bir müsamere coşkusundan
ibaret değil çünkü...



Anlatın ki, kökeninde barınan derin hüznü kavrasınlar.

İşte liste yukarıda.

Kısacık ömründe bir insanın başına ne felaket gelebilirse gelmiş...



Bunu anlatın...

Direnen, teslim olmayan ruhu anlatın ..

Korkmasınlar engellerden.
Korkmasınlar yalnız kalmaktan.

Korkmasınlar işsizlikten...
Korkmasınlar parasızlıktan.
Korkmasınlar alçaklardan.
Korkmasınlar doğrulardan.

Yürek dediğin...
Sadece organ değil
Bunu anlayın !!!
AB Uyum yasaları gereğince devlet dairelerinden Atatürk resimlerinin kaldirilmasini protesto ediyoruz!!!



Ulusal bilincimizi yavaş yavaş yok etmelerine izin vermek istemiyorsanız bu elektronik postayı iletebileceğiniz kadar iletin !!!





Bir Anı ... İzmir kurtulmuş, çok tatlı bir yorgunluk, Ankara'ya hareket edecekler...
Trene binerler ve kompartımana çekilirler. Ertesi gün, yaveri, Atatürk'ün
kompartımanının kapısını çalar. Atatürk, yorgun, bitkin bir halde kravatını
yıkamaktadır. Yaveri; 'Paşam bu ne hal, hiç uyumadınız herhalde, niye
böy lesiniz?' der. 'Çocuk, kompartımanıma yastıkla battaniye koymayı
unutmuşsunuz. Kolumu yastık yaptım ağrıdı. Setremi yastıkyaptım üşüdüm. Uyumadım kalktım' der. Yaveri; 'Aman paşam! Birimize haber verseydiniz. Hemen size bir yastıkla battaniye getirirdik' der ve bir ülke kurtarmaktan dönen komutan tarihi bir cevap verir; 'Geç fark ettim. Hepiniz en az benim kadar yorgundunuz, hiçbirinize kıyamadım. Önemli olan benim uyumam degil, milletimin rahat uyumasi ..'

ATAMIZ SAYESİNDE ÖYLE RAHAT UYUYORUZ Kİ;



HALA UYANAMADIK !!!

Olcay Karakaş
05-07-2009, 23:17
rahat uyu atammmm .... atam izindeyz bizde fenerlyizzzzzz !!!!!!

Olcay Karakaş
06-07-2009, 01:09
brazdan geliorum deypte gelmeyen şahsı kınıyorummmmm ...... sen anladın kndini şakacı cocuk !!!!!

bz burda ne yapıosak hep fenrbahcemz için yapıosss ama szlerrrse fenerlym deyip yatanlardansınz ... unutmayınki sevgi eylem gerektirirrrrr !!!!!!!!! :kizgin::kizgin::kizgin::kizgin::kizgin::kizgin::k izgin::kizgin::kizgin::kizgin::kizgin::kizgin:

Olcay Karakaş
06-07-2009, 01:11
JOSICO HANGİ TAKIMA GİDİYOR? http://www.maraton.com.tr/qHUsMbuK28cYW/images/news_images/81647_1_090705204538.jpg
Goal.com'un haberine göre Fenerbahçe'nin geçtiğimiz sezonki en çok eleştirilen transferi Josico, sarı-lacivertli kulüple yollarını ayırmak üzere. İspanya İkinci Ligi'nde mücadele eden Las Palmas takımının, 34 yaşındaki oyuncuyla anlaştığı ve bu oyuncunun, önümüzdeki hafta içi basına tanıtımının gerçekleştirileceği iddia edildi.

Canariasahora.es adlı sitede çıkan habere göre Josico'yla Fenerbahçe Kulübü, bu oyuncunun sözleşmesinin karşılıklı feshi konusunda anlaşmaya vardı. Başka bir deyişle, Kanarya Adaları'nda bulunan Las Palmas kulübü, Türkiye'nin Kanarya'sına bu transfer için herhangi bir bonservis bedeli ödemeyecek.

Fenerbahçe'ye 2008-2009 sezonu başında katılan Josico, yalnızca 14 maçta forma giyme şansı bulurken, performansıyla gerek tribünlerden gerekse de eleştirmenlerden yoğun eleştiri almıştı.

Olcay Karakaş
06-07-2009, 01:59
Nihayet İstanbul'da


05 Temmuz 2009 Pazar * 19:01

Fenerbahçemiz'in Brezilyalı futbolcusu Alex (http://www.1907unifeb.org/alex/) De Souza İstanbul (http://www.1907unifeb.org/istanbul/)'a döndü.

http://img.fenerbahce.com/img/3/2009/alex_kulube25.jpg
http://img.fenerbahce.com/_img/haber/haber_alt_image.gif

Fenerbahçemiz'in Brezilyalı futbolcusu Alex (http://www.1907unifeb.org/alex/) De Souza İstanbul (http://www.1907unifeb.org/istanbul/)'a döndü. Sezonun sona ermesiyle birlikte ülkesi Brezilya'ya tatile giden Alex (http://www.1907unifeb.org/alex/) De Souza, bugün Frankfurt aktarmalı olarak İstanbul (http://www.1907unifeb.org/istanbul/)'a döndü. Atatürk Havalimanı'ndaki yolcular, büyük ilgi gösterdiği Brezilyalı futbolcuyla fotoğraf çektirip, imza (http://www.1907unifeb.org/imza/) aldı.

Basın mensuplarının sorularını yanıtsız bırakan Alex (http://www.1907unifeb.org/alex/), daha sonra kendisini almaya gelen araca binerek havalimanından ayrıldı.
Kaynak: DHA

Olcay Karakaş
06-07-2009, 02:03
iii gecelr nevsehrrrr !!!

Olcay Karakaş
06-07-2009, 02:05
:???::???::???::???::???: aartık foruma girmemeyi dsünüorummm !!! cnku bu yolda cok yara aldım ama yara almayan tek sey fenerbahceye olan karsılıksız sevdam .... keske herkes bnm kdr ilglnseydi ama ne dylm saglık olsun fenerbahcem kazansınnn !!!! herkesee sevglermle olcay karakaş ....

Olcay Karakaş
06-07-2009, 14:22
"DAUM'U BEĞENİYORUM" R.Carlos, F.Bahçe'de şampiyonluklar görmek istediğini söyledi. “Takım olarak geçen sezonun acısını çıkarmak için sabırsızlanıyoruz. Kariyerimi kupalarla noktalamak istiyorum” dedi.

FENERBAHÇE’nin Brezilyalı yıldızı Roberto Carlos, sarı lacivertli takımda şampiyonluk görmek istediğini söyledi. Sezon ortasında 1+1 yıllık sözleşme yenileyen ancak tatil için gittiği ülkesinde birçok kulübün transfer teklifi ile karşı karşıya gelen tecrübeli oyuncu, “Kariyerimi şampiyonluk ile tamamlamak istiyorum” yorumunu yaptı.

Taraftarımız rahat olsun

Hürriyet'in haberine göre, İki sezondur formasını giydiği Fenerbahçe’de başarı anlamında hayal kırıklığı yaşadığını kaydeden Roberto Carlos, Türkiye’de mutlu olduğunu ve sarı lacivertli taraftarlara hayranlığını vurgulayarak, “Bu sezon bambaşka bir dönem yaşayacağız. Tüm arkadaşlarım geçen yılın acısını çıkarmak için sabırsızlıkla bekliyor. Taraftarımızı mutlu edeceğiz. Bu kez maçlara gönül rahatlığıyla gelebilirler” dedi.

Hasret bitecek

Başkan Aziz Yıldırım ve yönetim kurulu üyelerinin kendisine her zaman büyük yakınlık gösterdiğini dile getiren Roberto Carlos konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Şükrü Saracoğlu Stadı’nda maça çıkmak çok güzel bir duygu. Konsantrasyonumuzu bozmadığımız takdirde, hem Süper Lig şampiyonluğunu ve Fortis Türkiye Kupası hasretini dindireceğimize inanıyorum. Taraftarlarımız çok şeyi hak ediyor.”

Daum’u beğeniyorum

Geniş bir kadro oluşturan Christoph Daum’un değerli bir çalıştırıcı olduğunu ve kısa sürede kendisiyle uyum sağladığını da belirten Roberto Carlos, “Üç sezon önce Fenerbahçe’yi çalıştıran Alman teknik adamın, futbola bakış açısını çok beğeniyorum. Kendisini tamamen işine adamış bir insan. Fenerbahçe Yönetimi çok iyi bir tercih yaptı. Daum ile istenen seviyeye geleceğimize eminim” diye konuştu.

Olcay Karakaş
06-07-2009, 14:23
"DAUM'U BEĞENİYORUM"

R.Carlos, F.Bahçe'de şampiyonluklar görmek istediğini söyledi. “Takım olarak geçen sezonun acısını çıkarmak için sabırsızlanıyoruz. Kariyerimi kupalarla noktalamak istiyorum” dedi.

FENERBAHÇE’nin Brezilyalı yıldızı Roberto Carlos, sarı lacivertli takımda şampiyonluk görmek istediğini söyledi. Sezon ortasında 1+1 yıllık sözleşme yenileyen ancak tatil için gittiği ülkesinde birçok kulübün transfer teklifi ile karşı karşıya gelen tecrübeli oyuncu, “Kariyerimi şampiyonluk ile tamamlamak istiyorum” yorumunu yaptı.

Taraftarımız rahat olsun

Hürriyet'in haberine göre, İki sezondur formasını giydiği Fenerbahçe’de başarı anlamında hayal kırıklığı yaşadığını kaydeden Roberto Carlos, Türkiye’de mutlu olduğunu ve sarı lacivertli taraftarlara hayranlığını vurgulayarak, “Bu sezon bambaşka bir dönem yaşayacağız. Tüm arkadaşlarım geçen yılın acısını çıkarmak için sabırsızlıkla bekliyor. Taraftarımızı mutlu edeceğiz. Bu kez maçlara gönül rahatlığıyla gelebilirler” dedi.

Hasret bitecek

Başkan Aziz Yıldırım ve yönetim kurulu üyelerinin kendisine her zaman büyük yakınlık gösterdiğini dile getiren Roberto Carlos konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Şükrü Saracoğlu Stadı’nda maça çıkmak çok güzel bir duygu. Konsantrasyonumuzu bozmadığımız takdirde, hem Süper Lig şampiyonluğunu ve Fortis Türkiye Kupası hasretini dindireceğimize inanıyorum. Taraftarlarımız çok şeyi hak ediyor.”

Daum’u beğeniyorum

Geniş bir kadro oluşturan Christoph Daum’un değerli bir çalıştırıcı olduğunu ve kısa sürede kendisiyle uyum sağladığını da belirten Roberto Carlos, “Üç sezon önce Fenerbahçe’yi çalıştıran Alman teknik adamın, futbola bakış açısını çok beğeniyorum. Kendisini tamamen işine adamış bir insan. Fenerbahçe Yönetimi çok iyi bir tercih yaptı. Daum ile istenen seviyeye geleceğimize eminim” diye konuştu.

Olcay Karakaş
06-07-2009, 14:24
"G.SARAY'IN AÇIK ARA ÖNÜNDEYİZ" http://www.maraton.com.tr/qHUsMbuK28cYW/images/news_images/81663_1_090706105225.jpg
Aziz Yıldırım başkanlığındaki yeni yönetim kuruluyla özellikle futbol takımında önümüzdeki 3 yıl için hedef büyüten Fenerbahçe Kulübü'nde, ticari faaliyetlerini sürdüren şirketler de büyük hedefler içine girdi.

Sarı-lacivertli kulübün 4 ay önce hayata geçen GSM hattı projesi Fenercell, kısa süredeki önemli gelişimini daha da yukarılara taşıyıp, taraftardan alacağı destekle kendi alanında Avrupa'nın zirvesine çıkmayı hedefliyor.

AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Fenerbahçe İletişim Hizmetleri A.Ş Genel Müdürü Hakan Demir, Fenercell'in gelişimi, Avrupa'daki yeri, hedefleri ve verdikleri hizmetlerle ilgili açıklamalarda bulundu.

-''30 BİN ABONEMİZ VAR''-

Fenercell'in Türkiye'de ilk kez hayata geçirilen bir proje olduğunu kaydeden Demir, 30 bin aboneleri bulunduğunu bildirdi.

Fenerbahçe Futbol Takımı'nın şampiyonluk yarışından uzaklaştığı bir dönemde hayata geçirdikleri projenin, başladığı dönem itibarıyla değerlendirdiğinde gayet başarılı bir şekilde devam ettiğini anlatan Demir, ''Dünya'da da çok yeni bir konsept. Beklediğimiz sayıları elde ediyoruz. Şu anda geldiğimiz noktada net abone sayımız 30 bin'' dedi.

-''AVRUPA'NIN EN BÜYÜĞÜ OLMAYI HEDEFLİYORUZ''-

Avrupalı meslektaşlarının, konunun uzmanlarının ve danışmanların değerlendirmelerinde, Avrupa'daki benzer platformlara göre çok iyi sonuçlar elde ettiklerinin ifade ettiğini anlatan Demir, ''Avrupa'nın en büyüğü olmayı hedefliyoruz'' dedi.

İddialı olmamaları için hiçbir sebep bulunmadığını belirten Demir, ''Avrupa'yı yakından izliyoruz. Elde ettiğimiz sonuçlar genel olarak sanal mobil operasyonlar düzleminde, özel olarak da futbol operatörleri düzleminde son derece başarılı. Çok yakın bir gelecekte operasyonlarımız belli olgunluğa ulaştıktan sonra biz Avrupa'nın en büyüğü olmayı hedefliyoruz'' diye konuştu.

-''EN BÜYÜK OLMAYA ÇOK YAKINIZ..''-

Sahip oldukları, kulübünü sahiplenen taraftar profili doğrultusunda bu büyük hedefe çok yakın olduklarını bildiren Demir, ''Birkaç ay sonra belki bir istatistik ortaya çıkacak ve o listenin tepesinde olacağız'' dedi.

Demir, şunları söyledi:

''Barcelona'da 13-14 Mayıs tarihlerinde düzenlenen ''MVNO (Sanal Mobil Operatör) Industry Summit 2009'' zirvesine konuşmacı olarak davet edildik ve katıldık. Sunuşumuz en çok dikkat çekenlerden birisi oldu. Birlikte iş yapmak isteyen, proje geliştirmek isteyen firmalardan talep aldık. Fenercell'i Avrupa'ya duyurmak anlatmak için bir fırsat olduk. Şunu gördük ki o günkü tarihle 2,5 ayını tamamlamış bir şirket olarak Avrupa ölçeğinde son derece başarılı olmuşuz. Gerek abone sayısı olarak gerek sahip olduğumuz servisler olarak, yürüttüğümüz strateji bakımından son derece olumlu adımlar attığımızı fark ettik. Abone sayısı olarak da daha o günden Avrupa'nın iddialı futbol operatörlerinden birisi olmuşuz, onu anlamış olduk. Taraftar potansiyeli nedeniyle, Avrupa'nın bu anlamda en büyüğü olmaya çok yakın adayız. Birkaç ay sonra belki böyle bir istatistik çıkacak ortaya ve o listenin tepesinde olacağız. En fazla abonesi olan futbol kulübü olacağız.''

-''GALATASARAY'IN ABONE SAYISINDAN AÇIK ARA ÖNDEYİZ''-

Hakan Demir, Galatasaray Kulübü'nün hayata geçirdiği GS Mobile projesinden, abone sayısında açık ara önde olduklarını ifade etti.

Sarı-lacivertli futbol takımının kötü bir döneminde projenin başlamasının bugünkü konumlarını olumsuz etkilemiş olabileceğini vurgulayan Demir, ''Bir önceki sene başlamış olsaydık bu sayıları 3-4'e katlamamız içten bile değildi. Başladığımızda Şampiyonlar Ligi'nde oynuyor olurduk. Bunlar sonuçlara yansıyor ama içinde bulunduğumuz futboldan uzak yaz dönemini de göz önüne alırsak, iyi sonuçlar elde ediyoruz. Galatasaray da bu işi yapıyor. Onların abone sayısından açık ara öndeyiz'' şeklinde konuştu.

-''REKABET HERKESİN İŞİNE YARAYACAK''-

Beşiktaş ve Trabzonspor'un da böyle bir proje hazırlığında olduğunun bilindiği ifade edilerek, sahalardaki rekabeti kendi sektörlerinde nasıl yaşayacakları sorulan Demir şunları kaydetti:

''Rekabetimiz ilk önce herhalde abone sayısıyla ölçülüyor olacak. Daha sonra verdiğimiz hizmetlerin çeşitliliği kalitesi, taraftara sağladığımız avantajlar, verdiğimiz hizmetler ölçü olacak. GSM operatörleri rekabet ederken birbirlerinden abone çalmaya uğraşıyorlar. Biz abone çalmak durumunda değiliz. Buradaki rekabet aslında bütün bu projeler için avantaj yaratacak sinerji yaratacak bir rekabet olacaktır. Taraftar hangi GSM operatörünün daha çok abonesi olacak doğrultusunda birbiriyle yarışacaktır. Galatasaray'ın da buna katılması, Beşiktaş'ın ve Trabzonspor'un gelmesi rekabeti artıracak ve bu rekabet herkesin işine yarayacak bir rekabet olacak.''

-''BİR GÜN HERKES FENERCELL'Lİ OLACAK''-

Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım'ın ''Bir gün herkes Fenerbahçeli olacak'' sözü hatırlatılarak kendisinin de Fenercell için aynı iddiada bulunup bulunamayacağı sorulan Demir, ''Bir gün herkes Fenercell'li olacak tabii...'' dedi.

Fenerbahçeli olmayan insanların da sundukları avantajlardan faydalanmak için Fenercell hattına sahip olduklarının örnekleri bulunduğunu belirten Hakan Demir, ''Öncelikle ne kadar Fenerbahçeli varsa o kadar Fenercell'li olsun. Zaten bir gün herkes Fenerbahçeli olacağına göre Fenercell'li de olmuş olacak'' diye konuştu.

-''SPORTİF BAŞARI, OLMAZSA OLMAZ DEĞİL''-

Fenercell projesinin başarılı olabilmesi için, sportif başarının önemli parametrelerden birisi olduğunu kaydeden Demir, ''Ancak bizim için sportif başarı olmazsa olmaz değildir'' dedi.

Futbol takımının şampiyon olacağı noktada bir endişeleri bulunmadığını anlatan Hakan Demir, ''Beklediğimiz bu başarılar elde edilmediği bir dönemde bile satışlarımızı 30 bine götürebilmişiz. Böyle bir şey aklımızdan geçmiyor ama beklenen başarılar olmasa bile yaptığımız işin avantajı net bir şekilde ortada olduğu için, sonuçta satışlarımız etkileniyor ama silinmiyor, kaybolmuyor. Sportif başarılar bir faktördür, yaptığımız işin sonuçları açısından olmazsa olmaz değildir muhakkak başarı gereklidir gibi bir ölçü bizim için geçerli değil'' diye konuştu.

Demir, Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadı'nın tribünlerini dolduracak 50 bin kişinin de Fenercell hattına sahip olduğu günün çok yakın olduğunu da sözlerine ekledi.

Olcay Karakaş
06-07-2009, 14:40
slmlarr nevsehirr :D:D:D:D:D:D:D

Olcay Karakaş
06-07-2009, 14:41
:???::???::???::???::???: aartık foruma girmemeyi dsünüorummm !!! cnku bu yolda cok yara aldım ama yara almayan tek sey fenerbahceye olan karsılıksız sevdam .... keske herkes bnm kdr ilglnseydi ama ne dylm saglık olsun fenerbahcem kazansınnn !!!! herkesee sevglermle olcay karakaş ....
bu hbrr yalan hbrr tamamen bir hayal urunudrr :D:D:D:D:D:D:D:D:D:D

Olcay Karakaş
06-07-2009, 14:42
http://www.maraton.com.tr/qHUsMbuK28cYW/images/news_images/81679_1_090706124348.jpgSEMİH ŞANS BEKLİYOR!..
Semih Şentürk yeni sezon öncesi iddialı: "Bu sezon 30 maç oynarsam, 30 gol atarım. Geçen yıldan farklı olarak çok iyi çalışıyoruz. 90 değil, 180 dakikalık maçı bile rahat rahat çıkarırız."

Fenerbahçe'de hep yedek kalması nedeniyle adı 'Nöbetçi golcü'ye çıkan Semih Şentürk, yeni sezon öncesinde SABAH'a iddialı açıklamalarda bulundu. Artık 'Nöbetçi golcü' olmak istemediğini belirten Semih, bu sezon formayı düzenli olarak giymek istediğini belirtti. Daum'un ilk döneminde kendisinin daha 20 yaşında olduğunu belirten Semih, "O nedenle beni fazla oynatmıyordu. Zaten çocuk yaştaydım. Ama 3 yıllık arada çok şey öğrendim. Kendimi çok geliştirdim. Bana şans vereceğine inancım tam" dedi.

ZAR ZOR YÜRÜYORUZ!
Bu yılın geçen yıla göre çok farklı olduğunu ifade eden Semih, "İdman bittikten sonra değil eve gitmek, yorgunluktan yürümekte bile zorlanıyoruz. Şimdi sıkıntı yaratıyor. Ancak sezon içinde bunun faydasını göreceğimize inanıyorum" diye konuştu. Daum'un ilk döneminde her zaman rakiplerine maçın sonlarında üstünlük kurduklarını hatırlatan milli yıldız, "Şimdi de öyle olacak. Çünkü öyle çalışıyoruz ki, 90 değil, 180 dakikayı bile rahat rahat çıkarırız. Bu bizim için hem Avrupa'da hem de Türkiye'de önemli avantaj olacak" sözlerini sarf etti. Almanya kampına katılmayacağını yönetime bildiren Güiza'yla ilgili yorum yapmaktan kaçınan Semih, "Güiza takım için faydalı bir oyuncu. Umarım, sorun çıkmaz. Ancak gelmezse de Fenerbahçe herkesin alternatifini bulur. Avrupa Ligi'nin ilk maçında çıkıp en iyi şekilde görevimi yaparım" diyerek sözlerini tamamladı.

DAUM'UN SON YILINDA AÇILDI

Semih ilk Daum döneminde Nobre'nin gölgesinde kalmıştı. Daum geldiğinde 20 yaşında olan futbolcu, 2003-2004 ve 2004-2005 sezonlarında sadece 1 gol atabildi. Ancak 2005-06 sezonunda oyuna sonradan girip büyük katkı sağladı. Semih o sezon lig ve kupada toplam 13 gol kaydetti. Semih son sezonda ise 29 maç oynayıp 8 gole imza koyabildi.

Olcay Karakaş
06-07-2009, 14:45
http://www.maraton.com.tr/qHUsMbuK28cYW/images/news_images/81673_1_090706121600.jpgDÜNYANIN YARISI KARANLIĞA GÖMÜLECEK
Çin, Hindistan, Güney ve Doğu Asya, Japonya, Endonezya'nın kuzeyi ve Filipinler'de 258 kilometre genişliğindeki hat üzerinde 22 Temmuzda meydana gelecek güneş tutulması sırasında, dünyanın gündüzü dolunay karanlığındaki akşama dönüşecek.

AA muhabirinin, İstanbul Üniversitesi (İÜ) Fen Fakültesi Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölümü'nden aldığı bilgiye göre, 2009 yılının ikinci ve son güneş tutulması, Asya'nın doğusu, Endonezya ve Pasifik Okyanusun'dan parçalı tutulma olarak izlenebilecek.

Tam tutulma, ayın gölgesinin Türkiye saati ile 03.53'de Hindistan'da Khambhat Körfezi'ne düşmesiyle başlayacak. Gölge 3 saat 28 dakika süreyle, 15 bin 200 kilometre yol kat ederek, 07.18'de dünyayı terk edecek. Tutulmanın hiç bir evresi, Türkiye'den izlenemeyecek.

Ayın gölgesi, 05.35'de Güney Pasifik Okyanusu üzerindeyken, tam tutulmanın, 6 dakika 39 saniye ile en uzun sürdüğü an gerçekleşecek.

-GÜNEŞ BİR YILDA EN AZ 2 KEZ TUTULUYOR-

İÜ Fen Fakültesi Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Hasan Esenoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, güneş tutulmasının yılda en az 2 kez meydana geldiğini söyledi.

Bazı yıllarda ise 4 güneş tutulması-3 ay tutulması veya 5 güneş tutulması-2 ay tutulmasının oluştuğunu anlatan Esenoğlu, bazı yıllarda ise hiç bir ay tutulmasının gerçekleşmediğini belirtti.

Bu yılın ikinci ve sonuncu güneş tutulmasının, 22 Temmuz 2009 tarihinde gerçekleşeceğini hatırlatan Esenoğlu, Hindistan, Güney ve Doğu Asya, Japonya, Endonezya'nın kuzeyi ve Filipinler'de gözlemlenebilecek olan tutulmanın geniş yüz ölçümüne sahip Çin'den iyi şartlarda görülebileceğini dile getirdi.

Tam güneş tutulmasının, Pasifik Okyanusu'ndan da izlenebileceğini ifade eden Esenoğlu, 258 kilometre genişliğindeki hattın geçtiği yerleşimlerden tam tutulmanın izlenebileceğini, hattın dışında kalan bölgelerde ise uzaklığı oranınca parçalı güneş tutulması şeklinde gözlemlenebileceğini söyledi.

-EN UZUN GÜNEŞ TACI-

Yıllara göre tam tutulma anının dakika mertebesinde değişebildiğine dikkati çeken Esenoğlu, bu yılki 6 dakika 39 saniye ile en uzun güneş tacının izlenebileceğini vurguladı.

Bu süre içinde, dünyanın gündüzünün dolunay karanlığındaki akşama dönüşeceğini ifade eden Esenoğlu, ''Bu geniş ölçekli ani kararma nedeniyle, güneş tutulmasından haberi olmayan hayvan ve bazı bitki türlerinde alışık olunmayan biyolojik-bünyesel-yapısal değişimler olabilir'' dedi.

''Bu tutulmanın en önemli özelliği, en fazla sürede taç tabakasının bilimsel amaçlı gözleminin yapılmasına izin veriyor olmasıdır. 6 dakika 39 saniye, arka arkaya en fazla miktarda ve pozda gözlem verisi alınmasına olanak veriyor'' diyen Esenoğlu, Türkiye'den Elazığ ve Tokat-Turhal'dan izlenen 1999 yılındaki tam güneş tutulmasının sadece 2 dakika 15 saniye sürdüğünü hatırlattı. Esenoğlu, bu kısa sürede bilimsel verilerin zor da olsa alındığını belirtti.

Yr. Doç. Dr. Hasan Esenoğlu, 2006'da Antalya'dan izlenen tam güneş tutulmasının ise 3 dakika 40 saniye sürdüğünü anımsattı.

-''GÜNEŞE ÇIPLAK GÖZLE BAKMAYIN''-

Esenoğlu, tutulmanın olduğu bölgelerde bulunan insanların, güneşe doğrudan çıplak gözle bakmaması gerektiğini ifade ederek, ''Güneşe bakarken, güneş filtresi ya da güneş gözlüğü kullanılmalı. Sürekli değil kısa aralıklarla bakılmalı'' dedi.

Uzun süreli deprem ve tutulma verileri üzerinden akla gelebilecek her şeyin denenerek yapıldığı analizlerin, tutulmalarla depremler arasında istatistik bir ilişkinin var olduğunu vermediğini vurgulayan Esenoğlu, yine de yeni veriler eklenerek bu işlemlerin sürdürüldüğünü kaydetti.

Olcay Karakaş
06-07-2009, 14:50
http://www.maraton.com.tr/qHUsMbuK28cYW/images/news_images/81673_1_090706121600.jpgDÜNYANIN YARISI KARANLIĞA GÖMÜLECEK
Çin, Hindistan, Güney ve Doğu Asya, Japonya, Endonezya'nın kuzeyi ve Filipinler'de 258 kilometre genişliğindeki hat üzerinde 22 Temmuzda meydana gelecek güneş tutulması sırasında, dünyanın gündüzü dolunay karanlığındaki akşama dönüşecek.

AA muhabirinin, İstanbul Üniversitesi (İÜ) Fen Fakültesi Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölümü'nden aldığı bilgiye göre, 2009 yılının ikinci ve son güneş tutulması, Asya'nın doğusu, Endonezya ve Pasifik Okyanusun'dan parçalı tutulma olarak izlenebilecek.

Tam tutulma, ayın gölgesinin Türkiye saati ile 03.53'de Hindistan'da Khambhat Körfezi'ne düşmesiyle başlayacak. Gölge 3 saat 28 dakika süreyle, 15 bin 200 kilometre yol kat ederek, 07.18'de dünyayı terk edecek. Tutulmanın hiç bir evresi, Türkiye'den izlenemeyecek.

Ayın gölgesi, 05.35'de Güney Pasifik Okyanusu üzerindeyken, tam tutulmanın, 6 dakika 39 saniye ile en uzun sürdüğü an gerçekleşecek.

-GÜNEŞ BİR YILDA EN AZ 2 KEZ TUTULUYOR-

İÜ Fen Fakültesi Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Hasan Esenoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, güneş tutulmasının yılda en az 2 kez meydana geldiğini söyledi.

Bazı yıllarda ise 4 güneş tutulması-3 ay tutulması veya 5 güneş tutulması-2 ay tutulmasının oluştuğunu anlatan Esenoğlu, bazı yıllarda ise hiç bir ay tutulmasının gerçekleşmediğini belirtti.

Bu yılın ikinci ve sonuncu güneş tutulmasının, 22 Temmuz 2009 tarihinde gerçekleşeceğini hatırlatan Esenoğlu, Hindistan, Güney ve Doğu Asya, Japonya, Endonezya'nın kuzeyi ve Filipinler'de gözlemlenebilecek olan tutulmanın geniş yüz ölçümüne sahip Çin'den iyi şartlarda görülebileceğini dile getirdi.

Tam güneş tutulmasının, Pasifik Okyanusu'ndan da izlenebileceğini ifade eden Esenoğlu, 258 kilometre genişliğindeki hattın geçtiği yerleşimlerden tam tutulmanın izlenebileceğini, hattın dışında kalan bölgelerde ise uzaklığı oranınca parçalı güneş tutulması şeklinde gözlemlenebileceğini söyledi.

-EN UZUN GÜNEŞ TACI-

Yıllara göre tam tutulma anının dakika mertebesinde değişebildiğine dikkati çeken Esenoğlu, bu yılki 6 dakika 39 saniye ile en uzun güneş tacının izlenebileceğini vurguladı.

Bu süre içinde, dünyanın gündüzünün dolunay karanlığındaki akşama dönüşeceğini ifade eden Esenoğlu, ''Bu geniş ölçekli ani kararma nedeniyle, güneş tutulmasından haberi olmayan hayvan ve bazı bitki türlerinde alışık olunmayan biyolojik-bünyesel-yapısal değişimler olabilir'' dedi.

''Bu tutulmanın en önemli özelliği, en fazla sürede taç tabakasının bilimsel amaçlı gözleminin yapılmasına izin veriyor olmasıdır. 6 dakika 39 saniye, arka arkaya en fazla miktarda ve pozda gözlem verisi alınmasına olanak veriyor'' diyen Esenoğlu, Türkiye'den Elazığ ve Tokat-Turhal'dan izlenen 1999 yılındaki tam güneş tutulmasının sadece 2 dakika 15 saniye sürdüğünü hatırlattı. Esenoğlu, bu kısa sürede bilimsel verilerin zor da olsa alındığını belirtti.

Yr. Doç. Dr. Hasan Esenoğlu, 2006'da Antalya'dan izlenen tam güneş tutulmasının ise 3 dakika 40 saniye sürdüğünü anımsattı.

-''GÜNEŞE ÇIPLAK GÖZLE BAKMAYIN''-

Esenoğlu, tutulmanın olduğu bölgelerde bulunan insanların, güneşe doğrudan çıplak gözle bakmaması gerektiğini ifade ederek, ''Güneşe bakarken, güneş filtresi ya da güneş gözlüğü kullanılmalı. Sürekli değil kısa aralıklarla bakılmalı'' dedi.

Uzun süreli deprem ve tutulma verileri üzerinden akla gelebilecek her şeyin denenerek yapıldığı analizlerin, tutulmalarla depremler arasında istatistik bir ilişkinin var olduğunu vermediğini vurgulayan Esenoğlu, yine de yeni veriler eklenerek bu işlemlerin sürdürüldüğünü kaydetti.
gsliler cıplak gzle baksınlarrr :D:D:D:D:D:D:D:D:D:D:D

Cihangir Başer
06-07-2009, 14:53
nirdesin olcayyyyyyyyy

Olcay Karakaş
06-07-2009, 14:54
nirdesin olcayyyyyyyyy
geldm baskannnn

Cihangir Başer
06-07-2009, 14:55
geldm baskannnn
hele şükür laa ağac olduk gardaşım

Olcay Karakaş
06-07-2009, 14:55
nirdesin olcayyyyyyyyy
nslsn baskannnn yaaaa . yoksun hc buralarda

Olcay Karakaş
06-07-2009, 14:56
hele şükür laa ağac olduk gardaşım
hehehe :D:D:D:D:D baskannn nabam yaa yeni hbrler geldi kulagımada onla ilglniodum kusra bakmaaa :D nerde bzm müdür yaaa sözde bana destek vercekti kırıo bni yaaa

Cihangir Başer
06-07-2009, 14:57
hehehe :D:D:D:D:D baskannn nabam yaa yeni hbrler geldi kulagımada onla ilglniodum kusra bakmaaa :D nerde bzm müdür yaaa sözde bana destek vercekti kırıo bni yaaa
ondan haber alınamıyo akibeti merak ediliyo... en son seyfeliyle gaziye gidiyorlardı konustum sonra haber yok :D

Olcay Karakaş
06-07-2009, 14:58
"Ibson sevdası"


06 Temmuz 2009 Pazartesi * 08:55

Portekiz basınında, Alman çalıştırıcımız Christoph Daum (http://www.1907unifeb.org/christoph-daum/)'un Ibson'un transferini istediği belirtildi.

http://img.fenerbahce.com/img/3/2009/daum122.jpg
http://img.fenerbahce.com/_img/haber/haber_alt_image.gif

Fenerbahçemizin (http://www.1907unifeb.org/izin/) Teknik Direktörü Daum (http://www.1907unifeb.org/daum/)'un, Brezilyalı Ibson'a yöneldiği ifade edildi. Portekiz basını, Alman hocanın, Porto (http://www.1907unifeb.org/porto/)'nun geçen sezon Flamengo (http://www.1907unifeb.org/flamengo/) takımına kiralık olarak verdiği Ibson ile ilgilendiğini yazdı.
Ibson'un menejerliğini yapan Lais Silva, Portekiz'de yayınlanan TVI 24'e yaptığı açıklamada Daum (http://www.1907unifeb.org/daum/) ile görüşme yaptığını doğrulayarak, Alman hocanın, Köln (http://www.1907unifeb.org/koln/)'ü çalıştırırken Ibson'u almak istediğini ancak şimdi sarı-lacivertlilerde görev yaptığı için bu oyuncuyu Fenerbahçe'ye alacağını iddia etti.Lais Silva, “Daum (http://www.1907unifeb.org/daum/)'un Ibson sevdası yeni (http://www.1907unifeb.org/yeni/) değil. Biz Köln (http://www.1907unifeb.org/koln/)'den teklif (http://www.1907unifeb.org/teklif/) beklerken, Daum (http://www.1907unifeb.org/daum/), Fenerbahçe'ye gitti, oradan da bize ulaşarak Ibson ile halen ilgilendiklerini söyledi. Fenerbahçe Kulübü'nün Porto (http://www.1907unifeb.org/porto/) ile temasa geçtiğini biliyorum. Porto (http://www.1907unifeb.org/porto/) zaten bu oyuncu ile devam etmek istemiyor, yakında bu transfer (http://www.1907unifeb.org/transfer/) gerçekleşir” dedi.


Portekizli gazeteler, Porto (http://www.1907unifeb.org/porto/)'nun Teknik Direktoru Jesualdo Ferreira'nın, Ibsonun Fenerbahçe'ye gitmesine sıcak baktığını iddia ettiler.

Kaynak: Milliyet

Olcay Karakaş
06-07-2009, 14:58
ondan haber alınamıyo akibeti merak ediliyo... en son seyfeliyle gaziye gidiyorlardı konustum sonra haber yok :D
aman baskan oralarda gazi olmasınlar :D:D:D senn staj nsl gidio baskan ?

Olcay Karakaş
06-07-2009, 15:01
Fikstür çekiliyor!


06 Temmuz 2009 Pazartesi * 11:14

Turkcell Süper Lig (http://www.1907unifeb.org/turkcell-super-lig/) 2009-2010 sezonu fikstürü çekiliyor. Başarılar Fenerbahçe, iyi bir fikstür (http://www.1907unifeb.org/fikstur/) dileğiyle...

http://img.fenerbahce.com/img/3/2009/alex-sevinc1111.jpg
http://img.fenerbahce.com/_img/haber/haber_alt_image.gif

Turkcell Süper Lig (http://www.1907unifeb.org/turkcell-super-lig/) 2009-2010 sezonu fikstürü, yarın İstanbul (http://www.1907unifeb.org/istanbul/)'da çekilecek.
Futbol Federasyonu ve Turkcell yetkilileri ile ligde mücadele edecek 18 kulübün temsilcisinin katılacağı kura çekimi, Ataköy'deki Olimpiyatevi'nde saat 11.00'de başlayacak.

Cihangir Başer
06-07-2009, 15:02
aman baskan oralarda gazi olmasınlar :D:D:D senn staj nsl gidio baskan ?
ii gidiyo yarı naylon yarı gerçek
arda gidiyom bi dolanıp geliyom

Olcay Karakaş
06-07-2009, 15:02
ondan haber alınamıyo akibeti merak ediliyo... en son seyfeliyle gaziye gidiyorlardı konustum sonra haber yok :D
baskann burdamısın yaaa :(:(:(:(:(:(:(

Olcay Karakaş
06-07-2009, 15:04
ii gidiyo yarı naylon yarı gerçek
arda gidiyom bi dolanıp geliyom
gt gt baskan hc olmazsa canın sıkılmaz :) baskan szn snftan fenerbahceli gremedk burda yaaa :(:(:(:(

Olcay Karakaş
06-07-2009, 15:04
Şimdi de Manchester City!


06 Temmuz 2009 Pazartesi * 09:11

Zenit, Valencia ve Atletico Madrid (http://www.1907unifeb.org/atletico-madrid/)'in ardından Fenerbahçemizin (http://www.1907unifeb.org/izin/) İspanyol golcüsü Manchester City (http://www.1907unifeb.org/manchester-city/)'nin de listesine girdi.

http://img.fenerbahce.com/img/3/2009/guiza00.jpg
http://img.fenerbahce.com/_img/haber/haber_alt_image.gif

Zenit, Valencia ve Atletico Madrid (http://www.1907unifeb.org/atletico-madrid/)'in ardından Fenerbahçemizin (http://www.1907unifeb.org/izin/) İspanyol golcüsü Manchester City (http://www.1907unifeb.org/manchester-city/)'nin de listesine girdi. Barcelona (http://www.1907unifeb.org/barcelona/)'nın Kamerunlu (http://www.1907unifeb.org/lu/) santrforu Samuel Eto'o (http://www.1907unifeb.org/samuel-etoo/) için Katalan kulübüne 12.5 milyon Pound öneren, Eto'o'ya da haftalık 200 bin Pound maaş teklifi yapan City, transferin gerçekleşmemesi ihtimalini de göz önünde tutuyor.
İngiliz People sitesinin haberine göre, M.City menajeri Mark Hughes, Eto'o'yu alamamaları durumunda, Dani Güiza'nın 12 milyon Pound gibi bir maliyetle takıma katılmasının son derece mantıklı olduğunu söyledi. Hughes, 9 Temmuz'a kadar süre verilen Eto'o hakkındaki durum netleştikten sonra Fenerbahçe ile temasa geçeceklerini de açıkladı.

Kaynak: Sabah

Cihangir Başer
06-07-2009, 15:09
gt gt baskan hc olmazsa canın sıkılmaz :) baskan szn snftan fenerbahceli gremedk burda yaaa :(:(:(:(
yok ki zaten sınıfta tek basıma savasıyorum..

Olcay Karakaş
06-07-2009, 15:12
yok ki zaten sınıfta tek basıma savasıyorum..
olsun baskan .... saglık olsun okullar acılsın ozman daha fazla uye toplarızzz .. ztn bu uyelkteki sıkıntı atlatılsın rahat 50 - 60 kşi oluruzzz

Olcay Karakaş
06-07-2009, 15:14
yok ki zaten sınıfta tek basıma savasıyorum..
baskan bde su kızlarıda aaramızda grsekk cnkuuu onalarada ihtyacımız varrr ....

Cihangir Başer
06-07-2009, 15:15
baskan bde su kızlarıda aaramızda grsekk cnkuuu onalarada ihtyacımız varrr ....
onlarda gelmiyo sinir ettiler beni
dalacam birine ;):cool:

Olcay Karakaş
06-07-2009, 15:16
onlarda gelmiyo sinir ettiler beni
dalacam birine ;):cool:
baskan ben turuzmide ayarlamaya calısıorum seneye daha saglam kişi ile devam etcez yola merek etme .. saglık sonra hcıbektaş falan afiş falan ascazz sen sıkma canını ;)

Olcay Karakaş
06-07-2009, 15:17
onlarda gelmiyo sinir ettiler beni
dalacam birine ;):cool:
okullar acılsın hepsi gelcek baskan forumaaa ;););););)

Cihangir Başer
06-07-2009, 15:19
okullar acılsın hepsi gelcek baskan forumaaa ;););););)
sağlam calışıyom diyon yani helal sana