Orijinalini görmek için tıklayınız : Evrim Teorisi... Ya da Darwin yanıldı mı?
Hasan Muradoğlu
10-11-2004, 12:51
*
Darwin yanıldı mı?
19. yüzyılda yaşayan İngiliz doğabilimci, ortaya attığı kuramla çoğu insanı dehşete düşürmüş, bilimde de yeni bir çığır açmıştı. Darwin, Evrim Kuramı’nda ne kadar haklıydı?
National Geographic Türkiye
* * *10 Kasım 2004 — *‘Doğal seçilim’, İngiliz bilim adamı Charles Darwin’in yaşamını adadığı çalışmanın temel kavramı. ‘Doğal seçilim’, canlılar arasındaki uyum, karmaşıklık ve çeşitliliğin kökenini açıklamaya çalışan bir kuram. National Geographic, Kasım sayısında Darwin’in Evrim Kuramı incelendi.
*
Yazar: David Quammen
* * * *
BİLİMSEL KURAM NEDİR?
* * * Albert Einstein’ın tanımladığı şekliyle ‘Görelilik’ de bir kuram. Kopernik’in 1543’te ortaya attığı, Güneş’in Dünya’nın değil, Dünya’nın Güneş’in çevresinde döndüğü yolundaki görüş de aynı mantıkla bir kuram niteliği taşıyor. *
Fotoğraf: Robert Clark
* * * * Kıtaların kayması, atomların varlığı ve yapıları da kuram olarak sınıflandırılıyor. Hatta şimdiye dek hiç kimsenin gözüyle görmediği ‘elektron’ denilen yüklü tanecik de kuramsal bir varlık. Bu kuramların her biri, gözlem ve deney yoluyla, konunun uzmanlarınca gerçek olarak kabul edildikleri bir düzeyde doğrulanmış açıklamalar. *
Darwin'in Londra yakınındaki kır evi Down House'ta bulunan ve kusursuzca iliştirilip etiketlenmiş kınkanatlılardan oluşan bu koleksiyon, onun daha Cambridge Üniversitesi'nde öğrenciyken türleri sınıflandırmaya duyduğu ilgiyi gözler önüne seriyor. Buradaki en büyük böcek Euchirus longimanus gizemini hâlâ koruyor.
*
* * *
TUTARLI VE AÇIKLANABİLİR
* * * Bilim insanlarının kuram derken kastettiği, kanıtlara uyan, açıklanabilir ve kendi içinde tutarlı bir söylem. Bilim dünyası, bu tür ‘açıklama’ları ancak koşullu olarak kabul ediyor. Gelecekte en azından ciddi biçimde çelişen birtakım veriler ya da daha iyi bir ‘açıklama’ ortaya çıkana dek, mevcut en iyi görüş benimseniyor.
* * *
EVRİM, EN TARTIŞMALI KURAM
* * * Ve insanoğlu bu açıklayıcı kuramları kabul ediyor ve yaşam buna göre belirleniyor. Televizyonlarımızın fişini duvardaki küçük prizlere takıyor, bir yıllık zaman dilimini Dünya’nın yörüngesine göre ölçüyor ve diğer pek çok açıdan da yaşamımızı bu bilimsel kuramların güvenilir gerçekliklerine dayalı olarak sürdürüyoruz. Bununla birlikte Evrim kuramı diğerlerinden biraz farklı. Bu kuram, öylesine olağandışı ve kapsamlı bir yaşam görüşü ki, destekleyici kanıt sayısının çokluğuna karşın, bazı insanlar kabul edilemez olduğunu savunuyor. Ve kendi türümüz ‘Homo sapiens’e uygulandığı haliyle daha da büyük bir tehdit gibi algılanabiliyor. *
Kemikler dile gelebilseydi, Amerikan Doğa Tarihi Müzesi'nde bulunan bu buldok iskeleti, yetiştiricinin kaprisiyle ortaya çıkmış doğal olmayan seçilime tanıklık edebilirdi. Müzenin memeli uzmanı Richard Monk, "Yapay seçilim, bu çıkıntılı altçene gibi gerçekten garip özelliklerin bir cinste yerleşmesini sağlayabilir" diyor. Ona göre, bu köpeğin beden biçiminin doğal yoldan gelişmesi olanaksız. Doğanın tercih ettiği biçimi anlamak için kurda bakmak yeterli.
*
* * * *Makalenin tamamını National Geographic dergisinin internet sayfalarında bulabilirsiniz.
* * *
BUNU BİLİYOR MUYDUNUZ?
* * * Hıristiyan inanışına olan bağlılığını yitirdiğini itiraf eden ve bir agnostik (bilinemezci) olduğunu açıkça belirten Charles Darwin gibi biri sizce nereye gömülür? Darwin 19 Nisan 1882’de öldüğünde, ailesi onu bölgedeki bir kilise avlusuna, çocuklarının mezarlarının yanına gömmeyi düşünüyordu. Ne var ki, aynı düşünceyi paylaşmayan bazıları çarçabuk harekete geçerek, önde gelen bilim insanları ve hükümet üyelerini ikna çalışmasına girişti. Amaçları, bu kişileri biraraya getirip İngiltere’nin ünlü kilisesi Westminster Abbey’nin baş rahibinden Darwin’in buraya gömülmesini rica etmelerini sağlamaktı. Baş Rahip George Granville Bradley, “gerekli onayın canı gönülden verileceği”ni bildirdi. Böylece, agnostik olan Darwin 26 Nisan günü öğleden sonra Westminster Abbey’ye gömüldü. Tabutunu taşıyanlar arasında eski dostu botanikçi Joseph Hooker, yazılarıyla Darwin’i kendi kuramını yayımlamaya yönelten genç doğabilimci Alfred Russel Wallace ve ABD’nin İngiltere büyükelçisi James Russell Lowell da vardı. Darwin bu kilisenin “Bilginler Köşesi” olarak bilinen bölümünde, Sir Isaac Newton’un gömülü olduğu yerin birkaç metre ötesinde ve astronom Sir John Herschel’in yanı başında yatıyor. Darwin, yeryüzündeki canlı türlerinin değişimini betimlemek için “gizemlerin gizemi” tanımlamasını ortaya atan büyük filozof Herschel’e, Türlerin Kökeni kitabının girişinde göndermede bulunmuştu.
* * * -Patricia Kellogg
Erkan Keremoğlu
10-11-2004, 19:16
Fetullahçılar cok sevinir bu habere :D
Neyse şaka bir yana dünyada tartışılıp çürütülmüş milyonlarca teori vardır, bilim böyle gelişmektedir zaten.. Darwin'in teorisi bir devrim niteliğindeydi gerçekten ve hala da tartışılıyor.. Evrim üzerine çalışan onlarca bilim adamı var.. Şu anda iyice revaçta olan bioinformatics bile bu teorilerden faydalanıyor.. Tamamen çürütülsün, tamamen kanıtlansın ya da bir kısmı çürütülsün Darwin'in bilime yaptığı katkı gözardı edilemez bir gerçek artık.. Önemli olan onun teorisini dini, siyasi şovlarda değil bilimsel alanlarda tartışacak Türk gençliğini görebilmek çevrede.. Umarım onlar aramızdan birileri olur..
8)
Hasan Muradoğlu
10-11-2004, 20:52
öncelikle mesajı yazmadan onca tereddütte kalmıştım yeri burası mı diye sağolsun forum yönetimi buraya almış...
arkadaşlar lütfen burada tartışırken -ci,-cı lı ilfadeler kullanmayalım malum burası Bilim&Teknoloji sayfası.kantin de olsa koyduruver gitsin ;) burada yalnız bilimsel nitelikli şeyleri tartışmak dileğiyle
noT:bende okuduğum kitapların birinde darwin'in ''her şeyi açıklayabilirim ama şu gözün nasıl yaratıldığına hala akıl-sır erdiremiyorum'' dediği rivayet ediliyordu
konuyla ilgili ya da *uzman arkadaşlar buraya yazar umarım...
Sercan Matur
11-11-2004, 13:18
saçmalıktan başka birşey değil bu evrim..
Can Turgut
11-11-2004, 21:17
Şaka bir yana öyle işkembe-i kübradan ' yaav bu evrim varya saçmalığın daniskası ' tarzı laflar bizim lisedeki din hocasının ' yani sen şimdi dedenin maymun olduğuna inanıyorsan sorun yok ' minvalindeki açıklamalarıyla baya bi paralel..
Ayrıca örneklendirme,detaylandırma,köşeli cümlelerle savı güçlendirme bir tartışmanın en önemli öğeleridir gibime geliyor :)
Sercan Matur
12-11-2004, 00:27
Sana şaka gibi geliyor belki, ama gerçek olan bu yavrukuş
Erkan Keremoğlu
12-11-2004, 03:18
Türkiye'nin ve Türk insanının sorunu nedir gözler önüne sermelik olmuş bu başlık.. İyi ki bu başlık bilim forumuna taşınmış, gözler önüne sersin biraz Türk halinin acı durumunu..
Lafım, sözüm kimseye değildir, bir gerçeği göstermek içindir sadece.
Türkiye neden gelişmiyor diye düşünüp duranlara, geri kalmışlığımızı her fırsatta bir takım kaka insanlara yükleyenlerde, olmuş depremde bile verdiğimiz acı kayıpları geri kalmış halka, devlete değil hain Amerika'nın deprem oyuncağına bağlayanlara bir iki kelam olacak bu.. Hazır burada üniversite öğrencileri bulmuşken..
http://www1.ku.edu.tr/files/media/24.08.2004_Zaman.1b.jpg
Bu fotoğraf belki birşeyler anlatıyordur..
Bahaneler hazır.. Araştırmaya para ve destek yok.. Kaçımız, şuradaki 1000 küsür üniversite öğrensiniden kaçı araştırma yapmak istedi de imkansızlıklar yüzünden başaramadı?? Açıkçası benim alanımda (mühendislikler için % 95 böyle diyebilirim) araştırmalara başlamak için ne para lazım ne kaynak.. Sadece okumak, okumak, okumak gerekiyor.. Bilimsel makaleleri, araştırma yazılarını, daha sonra arkası geliyor zaten.. Tübitak ciddi kaynaklar ayırıyor ciddi bir ilerleme içinde olduğunuzu kanıtlarsanız.. Sadece Tübitak değil başka kurumlarda var aynı şekilde..
Türkiye'de araştırma ve bilimin gelişmesini üniversite öğrencileri dışarıdan izleyemez.. Bizzat kendileri sağlamalıdır bunu.. Avrupa Birliği ve Amerikan kurumları da ciddi projelere devamlı kaynak aktarmaktadırlar.. Türkiye'nin ilerlemesinin ve gelişmesinin tek yolu budur, açıkça ifade ediyim ! Şu anda Amerika'nın dünyanın en gelişmiş devleti olmasının da en büyük sebebi budur !
Şimdi yukarıdaki resimde Dünya'nın ve Avrupa'nın en iyi üniversiteleri listesine bir göz atalım..Harvard, Stanford, Berkeley vs.. Şimdi listenin ilk sırasındaki Harvard Üniversitesinden bir araştırma konusuna bakalım :
http://www.seo.harvard.edu/news/2001-11.html
Kısaca: Hücre değişimiyle ilgili bir araştırma.. Ve "According to Charles Darwin's theory of natural selection..." diye bir cümle geçiyor yazıda.. Hatta bir sonraki cümlede de bu teorinin karşısında olan başka bir teori verilmiş ve bazı teorilere göre inceleme yapılıyor..
www.harvard.edu adresinde search kısmına "darwin's theory of natural selection" yazarsanız yüzlerce makale çıkıyor zaten, tıpkı diğer üniversitelerde olduğu gibi..
Olayın acı yönü ise Türk üniversite gençliğinin Darwin'i harun yahya isimli bir şarlatanın kitaplarından biliyor olması ve bu yönde bilimsellikten uzak ithamlarla tanıtıyor olması.. Sokaktaki insanın yapmasına birşey demiyorum artık zaten onlara alıştık zaten, ama üniversite gençliğinin bu gidişi Türkiye'nin maalesef gelişmekten fersah fersah uzakta olduğunu gösteriyor..
Darwin'i ve teoremini bilimsellikten uzak, sokakta dağıtılan kitaplar yerine, kulaktan dolma Darwin zamanında böyle demişmiş efsaneleri yerine bilimsel kaynaklardan incelesek keşke.. Şu anda tıp ve genetik alanında birçok yeniliğe ve gelişime öncelik ettiğini bilsek.. Ve hatta keşke yanlış olduğunu düşünen genetikçiler veya biyologlar bilimsel bir makalede açıklasalar sebeplerini..
Umarım derdimi anlatabildim.. Türkiye'nin gelişim için öncelikle bilim üreten üniversitelere ihticayı var.. Yani buradaki, çevremizdeki insanlara, bizlere..
8)
Sercan Matur
12-11-2004, 12:59
Gerçek ne Sercan'ım bi anlat yahu..:)
Forumda olmaz. Ben anlatıcam sana bilahare
Tufan Avşar
17-11-2004, 01:14
Evrim teorisini iyi incelemek gerekiyor. Darwin kesinlikle, insanlar maymundan gelmiştir demiyor. Sadece " İnsanlara en yakın gözükenler maymunlar. Acaba bizler maymunlardan mı türedik?" diye kendi kendine soruyor. Ve bu tamamen amprik yani gözlemle yapılmış bir yargı. Doğruluğunu kendisi tasnif etmiyor zaten.Ayrıca henüz darwin ölmeden yapılan deneylerle, böyle bir şeyin mümkün olmadığı da açıkca görülünce, darwin bu hipotezden kolayca vazgeçiyor. Bizim felsefe hocamız aynen şöyle derdi : " Darwin'in nenesini maymun bilmem ne yapmış olabilir!" Bana göre çok sakat bir düşünce, bizim ülkemizde ki bir çok insan, bu tür öğretmen ve din adamlarının incelemeksizin yaptığı yorumlarla başbaşa kalıyor, ve ülkemizde bir çok insanın araştırma olanığının olmadığını düşünürsek, "insanların maymundan gelmesi kadar saçma birşey var mı? darwin denen herif sallamış" gibi yorumlar görülüyor..
Oysa ki evrim teorisini kapsamlı bir şekilde incelediğimiz vakit, temel mantalitenin, güçlülerin yaşadığı, güçsüzlerin öldüğü bir evren düzeni olarak görüyoruz. Bundan doğru bir şey de yoktur zaten. Hayvanlar alemini iyi incelediğimiz de böyle olduğu apaçık ortadır. İnsanları da biyolojik dal da hayvanlar alemine aldığımız için, güçlü olanların ( para, çevre vs ) sosyete (topluluk) içinde daha iyi konumda olduğunu görüyoruz...
Ayrıca Darwin inançlı insanların işini daha da kolaylaştırdı. Darwin dönemi dünya tarihini incelediğimiz de, kendisinden yaklaşık 100 yıl öncesinde bir ateizm ve materyalizm akımının dünyaya git gide yayıldığını, fakat evrim teorisinin ardından, yapılan deneysel çalışmalarla, hayranlık uyandırıcı dünya aleminin, bir yaratıcı tarafından oluşturulduğunun su götürmez bir gerçek olduğu bir çokları tarafından anlaşıldı, şüpheler ve tereddütler ortadan kalktı. O günün ateist sayısıyla günümüze baktığımızda, zamanla doğru orantılı olarak azaldığını görürüz..
Ama bizler kalkıpda Darwin'i " insanlar maymundan gelmiştir" ( ki böyle bir şey dememiştir) sözüyle yargılarsak, alternatifini üretmek zorundayız. Yani dini kitaplarda böyle diyor, diyerek bir köşeye çekildiğimiz de, insanları iman ve inançları ile başbaşa bırakmış oluyoruz...
Yani, Evrim Teorisinden sonra ;
1) İnsanların ve Evren'in bir yaratıcı tarafından oluşturulduğuna inanç, daha da fazla arttı
2) Tıp ve biyoloji bilimi akıl almaz derecede ilerledi..
3) Bugün hastalıklarımızın giderilmesinde kulalndığımız çok etkili ileçaları da unutmayalım, onlarda tıp alanının ilerlemesiyle alakalı..
ve sayılması gereken ama uzatmamak için saymadığım daha bir çok şey..
Sevgiler..
Seçkin Özmen
21-11-2004, 22:36
aslında mantık da bi yere kadar. mantıklı hiçbir açıklaması olmayan, içten gelen, milyon tane kar$ıt teorisi (mantıklı-tutarlı) olsa da deği$meycek, bazı hisler vardır, en azından benim var :) darwin amca da bunun farkındaydı ama kendini rahatlatmak için mantıklı bi açıklama yapma ihtiyacı hissetti, i$te evrim teorisi...
Melis Varan
22-11-2004, 02:07
"Dis etkenler genetik yapiyi etkiler mi"ye yan1t verecegim sadece. Bu teori dogru da olsa yanlis da olsa, dünya insanlari üzerindeki farkliliklara bakmak yeterli görünüyor bana. Kutuplara gittikçe daha beyaz, ekvatora dogru daha esmer insan topluluklarinin bulunmasi doganin getirisi olsa gerek. Baska örnekler de siz bulabilirsiniz..
Bunun gibi etkilenebilecegimize kuskusuz katiliyorum ama bunun teoride söylendigi kadar geçerli olup olmadigi konusunda hiç bi fikrim yok çünkü çok ama çok uzun zaman gerektirecek degisimler bunlar.
Hasan Muradoğlu
24-11-2004, 13:40
Şaka bir yana öyle işkembe-i kübradan ' yaav bu evrim varya saçmalığın daniskası ' tarzı laflar bizim lisedeki din hocasının ' yani sen şimdi dedenin maymun olduğuna inanıyorsan sorun yok ' minvalindeki açıklamalarıyla baya bi paralel..
Ayrıca örneklendirme,detaylandırma,köşeli cümlelerle savı güçlendirme bir tartışmanın en önemli öğeleridir gibime geliyor :)
bence evrim teorisini destekleyenlerin güçlü savları(ki varsa tabi) bize sunmaları gerekir.evrime karşı olan ya da inanmayan kişiler için yapacakları şey çok basit.din eksenli bir yorumla her şeyi halletmek mümkün(din hocanızın yaptığı gibi).bir şeyin yok olduğunu savunmak var olduğunu savunmaktan daha kolaydır kanımca.şöyle bir örnek ,demek istediklerimi iyi özetler zannediyorum...ateist bir insan bir yaratıcının olmadığını düşündüğünden yoktur der.kendince nedenler bulur bu savı için ama dediğim gibi yoktur,inanmıyorum gibi kelimelerle biter cümleleri hep. lakin inanan bir kişi bir çok kanıt sunmalıdır çünkü o bir yaratıcının var olduğuna inanmaktadır ve bunu ancak izler ve nedenler sunarak önce kendisine sonra da karşısındakine inandırmalıdır.
anlaşılmak ama özellikle yanlış anlaşılmamak dileğiyle... 8)
Melis Varan
24-11-2004, 14:55
Melis doğru sölüyosun ama bu sölediğinlede çelişen şöyle bir olay var, hemen hemen ekvatora uzaklıkları aynı olan Türkiye ve Güney Afrika'ya baktıgımızda, Türkiye nüfusunda zenci bulunmazken (belki % 0,01 fln olabilir) Güney Afrika nüfusunun %70'ini zenciler oluşturmakta..
yani bu olayı sadece kutuba yada ekvatora uzaklıkla açıklayamayız..başka etkenlerde var..
ama fiziki etkenlerin olduğuna bende inanıyorum..tabiki milyonlarca yılda oluşacak bir değişimle..
Elbette baska etkenler de var,ben çok basitlestirdim anlasilir olsun diye ;)
Hasan Muradoğlu
31-01-2005, 15:12
ben bu topiği önce kantine yazmıştım daha sonra forum yönetimi bilim ve teknolojiye gönderdiydi şimdide buraya gelmiş.gariban topik nerden nereye.unifeb forumlarında bir ilktir herhalde 3 ayrı bölümde yayınlanmak.
Erkan Keremoğlu
21-02-2005, 03:39
Ben söylicem Koç forumuna taşıncak, biz çok sevdik ;D
8)
Doğa Aydın
21-02-2005, 04:30
"Dis etkenler genetik yapiyi etkiler mi"ye yan1t verecegim sadece. Bu teori dogru da olsa yanlis da olsa, dünya insanlari üzerindeki farkliliklara bakmak yeterli görünüyor bana. Kutuplara gittikçe daha beyaz, ekvatora dogru daha esmer insan topluluklarinin bulunmasi doganin getirisi olsa gerek. Baska örnekler de siz bulabilirsiniz..
Bunun gibi etkilenebilecegimize kuskusuz katiliyorum ama bunun teoride söylendigi kadar geçerli olup olmadigi konusunda hiç bi fikrim yok çünkü çok ama çok uzun zaman gerektirecek degisimler bunlar.
Bu konu benim de hep garibime gitmiştir. Mesela, evrim mantığına göre kuzeyde yaşayan insanların güneş ışığından daha fazla yararlanmak maksadıyla daha koyu tenli olması gerekmiyor mu? Ya da ne bileyim ekvatora yakın bölgelerdeki insanlar zaten yeterince güneş ışığından zaten faydalanabiliyorken neden derileri daha koyu renklidir?
Melis doğru sölüyosun ama bu sölediğinlede çelişen şöyle bir olay var, hemen hemen ekvatora uzaklıkları aynı olan Türkiye ve Güney Afrika'ya baktıgımızda, Türkiye nüfusunda zenci bulunmazken (belki % 0,01 fln olabilir) Güney Afrika nüfusunun %70'ini zenciler oluşturmakta..
E tabii bu konuların binlerce yıllık göç dalgalarıyla ve kavimlerin uzun süreler boyunca yer değiştirmiş olmasıyla direk bir ilgisi var. Şu anki Anadolu nüfusu bin yıl önce neredeydi, kimbilir ondan üç bin yıl önce nerelerdeydi, ki aynısı güney afrikalılar için de geçerli...
Burak Tuzlu
21-02-2005, 17:38
Darwin'in bilime ne katkısı oldu bilmiyorum ama tarihte Onun teorisini örnek alan Devlet başkanlarımı desem ne desem Kendi ülke insanlarını Açlık sefalet içinde birakmıştır. Bu da yetmezmiş gibi 40milyon kendi insanını katletmiştir. Bu adamın yarattığı teorinin doğurduğu bu sonuc insanlık adına vahşetken bilim adına nasıl iyi olabilir. Bilim İnsanlık içinmidir. İnsanlıkmı bilim için. Darwin hakketten büyük zekaya sahiptır. Çünkü milyonlarca insanı, inandığı (belki inanmamıştı) teoriyle ikna etmiş Dünya liderlerine benimsetmiştir. . Benim üzen nokta Bu teorinin kurbanı olan 40milyona yakın insanlardır.
Erkan Keremoğlu
21-02-2005, 17:51
Noluyo lam yine seviye indi tabana..
Koskoca teori hakkında diyecek başka bir şey olmaması da Türk biliminin gelişmişliğinden sanırım.. Sallamıyoruz bile, aşmışız biz o işleri ;D
Hey yavrum be, ne konuşsak ne yazsak boş demek, üniversite gençliğimin haline bak.. Haddime değil böyle bir şey yazmak ama acı gerçek bu..
8)
Hasan Muradoğlu
21-02-2005, 18:34
Noluyo lam yine seviye indi tabana..
Koskoca teori hakkında diyecek başka bir şey olmaması da Türk biliminin gelişmişliğinden sanırım.. Sallamıyoruz bile, aşmışız biz o işleri ;D
Hey yavrum be, ne konuşsak ne yazsak boş demek, üniversite gençliğimin haline bak.. Haddime değil böyle bir şey yazmak ama acı gerçek bu..
8)
Ağzına sağlık....Diyecek başka birşey yok zaten..
saçmalıktan başka birşey değil bu evrim..
erkan,
bu teoriye inanmayan bir insanın ''saçmalık bu'' deme hakkı vardır bence.illa ki bilimsel konuşacağız diye bir zorunluluğumuz yoktur herhalde...
Burak Tuzlu
22-02-2005, 23:43
Ne güzel herkes bu saçmalığın farkında ;)
Yasir Yılmaz
06-09-2005, 00:23
Türkiye de bilimsel araştırma yapılmadığına katılıyorum.Bu zaten gerçek.Amma kim ne derse desin bence bilimsel bi araştırma için bulunabilecek en saçma konu bu evrim konusu.Çürütüldü artık.Yani yok böyle bişi...Başka BİLİMSEL KONU mu kalmadı?
AMA 6ESELİLER MAYMUNDAN GELMİŞ DESEYDİ İNANIRDIM..
Ama buna çok güldüm işte.
:D :D :D
Emre Oruç
06-09-2005, 03:15
Darwin'in teorisinin bilime ve insanlığa dolaylı olarak da olsa sağladığı yarar ortada. Teorinin doğruluğu ya da yanlışığı burada çözüme kavuşturulmayacak kadar karmaşık. İşin garibi tartışmalar da yersiz bence. Çünkü iki taraf da aynı şeyi söylüyor fakat sondaki yorum farklı. Günümüzün bilimsel olanaklarıyla yapılan araştırmalara göre ortada bir değişim veya gelişim olduğu çok açık. Fakat bir taraf bunu tesadüflere diğer taraf ise bilinçli bir tasarımcıya bağlıyor. Dolayısıyla bu noktadan sonra olay inanç meselesi oluyor. Siz bir insanın önüne ne kadar kanıt serseniz de o insanın inancını veya inançsızlığını değiştiremezsiniz. Çünkü insanlar zaten bilmedikleri ve bilemeyecekleri şeylere inanırlar bunlar da kanıtlarla çürütülemez.
Şabettin Doğan
06-09-2005, 13:26
geçenlerde ceviz kabuğunda tartışılmıştı evrim teorisi.programın ilk bölümünde türkiye üniversitelerinden hiç bir öğretim görevlisi evrim i savunmayı göze alamamıştı.2. bölümde katılanlarda kerhen katıldı.orada adını şuan hatırlayamıyorum ''bilinçli tasarım'' teorisinin türkiyede ki temsilcisi konuktu.ve bilinçli tasarımın şuan dünyada gitgide artarak kabul gördüğünü anlatmıştı.
evrim adı üstünde sadece teori.darwin bile yaşarken teorinin eksik olduğunu kesin ve net olmadığını defalarca dile getirmişti.fakat Allah a inanmayanlar bu teoriye öyle bir sarıldılar ki öyle bir propanganda yaptılar ki arkalarına insanları sömürmekten başka amacı olmayan liderleri alarak insanlara dünyayı zindan ettiler.(evrime göre güçlüler ayakta kalır söylemine dayanarak)
bilime olan katkılarına gelince evrimin bilime yaptığı katkı nereden nasıl yaşam başladı temel olarak kabul görülmüştür ve çalışmalar yapılmıştır.fakat bunun için evrimi beklemeye gerek yoktu zaten.yaratıcı gönderdiği bütün kitaplarda oku araştır düşün diye emir göndermiştir insanoğluna.
bence evrimin zararları yararlarından fazladır insanoğlu için.
Son olarak benim düşüncem doğada ki insanda ki *bu muhteşem denge *tesadüfler sonucu oluşmazdı.mutlaka yaratıcı bir güç var.bu yüzden evrimin doğru olması imkansız
Ozan Avcu
07-09-2005, 16:14
"Doğal seleksiyon" sonuna kadar arkasındayım...
Onur Aloğlu
07-09-2005, 19:37
Birincisi "evrim" bir saçmalık değil bilimsel bir teoridir. Her bilimsel teori gibi çürütülebilme olasılığı vardır. İKincisi bilim öyle sandığımız gibi basın toplantısı yaparak teorileri "saçma" teorisyenleri "gerizekalı" bulan bir kişi kurum ya da müessese değildir. Darwin'in "gerizekalı" olduğu onu yazanı bağlar. Bilim çevrelerini değil. Ayrıca Avrupa'dan falan bahsedilmiş -ki Tanrı'nın varlığından tutupta futbola kadar uzanan geniş bir yelpazeyi, "biz bu halde mi oraya buraya gireceğiz" teranesini hala anlamış değilim- medeniyet olarak kendimize Avrupa'yı tamemen yazılanlar ışığında örnek aldığımızı varsayalım. Medenice düşünecek olursak "ancak kendi omuzlarımızın üzerine basabilerek yükseliriz" Başkalarına söverek, onları gerizekalı ilan ederek hiçbir yere varamayız. Bu teoriye isteyen inanır isteyen inanmaz. İsteyen bilimsel verileri kabul eder, isteyen etmez. Ama düşünürleri,bilim insanlarını aşağılayarak (kendi çapımızda), teorisi doğru veya yanlış hiç farketmez,bir şekilde kendini bilime adayan insanlara hakaret ederek ancak kendimizi küçük düşürürüz.
* Sevgili Nihan, senin yazdıklarına da birşey söylemek isterim. Verdiğin örnek bilimsel açıdan ispatlanmış bir örnektir. Evrim süreci teoride sanıldığı gibi "insan maymundan türemiştir" gibi basit bir cümleyle açıklanmıyor. Darwinizmin günümüz koşullarında tartışılan yönleri de var, kabul gören yanları da. Evrim sürecinin içinde iklimsel faktörlerden tutunda coğrafi koşullara kadar bir çok açılım vardır. Adaptasyon süreci, mutasyon bunlara örnektir. Daha açıklayıcı bir örnek olarak Suudi Arabistan'da ergenliğe girme yaşı kızlarda 7-8 dir. Ülkemizde ise 13-14 le başlar. Arkeoloji müzelerinde çağlar öncesi yaşayan insan ayak izlerinin büyüklüğüyle, günümüz şartlarını kıyaslayınız. Söylediğim gibi Darwinizim aksi ispat edilebilecek bilimsel bir teoridir, kabul gören yanları, görmeyen yanları vardır. Ancak kendini bilime adamış insanlara "sövme,hakaret etmek" hiçbir "bilimsel" gerekçeyle açıklanamamaktadır. Ne bazılarınızın sevdalısı olduğu "Avrupa'da" ne de başka bir coğrafyada...
Onur Aloğlu
08-09-2005, 00:30
Önce bu konuda vicdanıma soruyorum...acaba ben dedemin bir maymuın olmasını kabullenebilir miyim?ya da sıksık contası bozulmuş musluk gibi sıksık değişiklik geçirmiş olmasını...
Arkadaşlar evrim artık çürütülmüş bir ''teoridir''
''insan el yazması bir nüsha gibidir,ikinci nüshası yoktur''
*Evrim sana deden bir maymun mu diyor İnan? Ya da koskoca evrim teorisini "maymundan insana" bir cümleyle açıklayabiliyor musun? Tamamen çürüdüğünü Harun Yahya düşünüyor. Düşünmesi yetmez ispatlaması da gerekir. Bence senden evvel yazdığımı ve örnekleri bir kez daha oku. Ve bir de evrim teorisi nedir biraz araştırmalıyız. Biraz discovery izlesek bile yeterli olabilir. Sana inanman gerekir demiyorum ben de evrim teorisinde çelişkiler olduğunu görüyorum her ne kadar kabul gören çok yanı varsa da. sadece derinlemesi olan bir konuyu "maymundan insana" bir gelişim süreci olarak açıklamak üniversite okuyan, bilimle iç içe olması gereken bizlerin ağırına gitmeli diye düşünüyorum. Her teori gibi elbette bu da çökebilir, çökmeden evvel ki halini araştırmadan konuşuyoruz, çöktüğünü iddia edip bunu basit şekillerde dile getiriyoruz. Çökmesi veya çökecek olması değil ağırıma giden işte bu...
Sertaç Banko
08-09-2005, 18:26
Evrim çürütülmüs bir teori ve akıllarda sadece insanların arastırma yapmada istek uyandıran bir teori olarak kalcak.Ama ifade edilen gercekten akıl almaz olaylar var.En basit örneği tilkilerin agacların yapraklarını yemek için uzanmaları ve sonunda boyunlarının uzaması ve zürafaya donusmeleri.Aslında bu teoriyi bu kadar cok tartısıp konusmaya artık ihtiyac kalmamıstır.Nasıl dünyanın düz bir tepsi olmadığı anlasıldığında bize bunun anlatılması komedi olarak geliyorsa bu da o mertebeye erisecektir ve buda aynı cercevede sadece derslrde eğlenceli olarak islenecek bir konu olacak.Tabi bunun doğruluğunun olmadığı bir sekilde anlatılırsa.
Yasir Yılmaz
10-09-2005, 12:40
bu teorı curutuldu ama dewam edıo cunku yenı bı teorı yok
Teoriye zaten gerek yok.Çünkü gerçekler bütün çıplaklığıyla İlahi kitaplarda açıklanmış.Hem de hiçbir şüpheye mahal vermeden.Tabi anlayana.Peşine düşecekseniz hayatın nasıl başladığının, insanlığın nereden gelip nereye gittiğinin açar okur öğrenirsiniz.Yaratıcının yarattığının teorisine mi inanmak ve arkasına düşmek daha mantıklı, yoksa...
Tabi bu adam ne demiş de bu kadar kitleleri arkasından sürüklemiş...gibi konular bence başka tartışma konusu.
Saygılar...
Can Turgut
10-09-2005, 12:59
Hadi ya daha önce açıklandı yani.
Kaçırmışız neyse.
Can Turgut
10-09-2005, 13:03
*öncelikle fenerbahçenin bu forumunda bizim gibi üniversitelilere -cı,-cu gibi kahvehane *muhabbetleri yakışmıyor..aramızda Fetullah Gülen ya da başka birine saygısı olanları rencide etmek doğru değil..Biz fenerbahçeliyiz..Herkese olduğu gibi yaklaşmalıyız..Hz. Mevlana'nın mesnevisi Amerika'da best-seller... Ya olduğun gibi görün ya da göründüğün gibi ol....
*evrim teorisi baştan kara...önce vicdanınıza sorun..kendinize hayvan demeyi uygun buluyorsanız saygı duyarım..Sarı kanaryam derken gurur duyuyoruz..ama sarı maymunlar olması baya garip olur...
*ha bi de şu var..Evrim teorisinin en güçlü dayanaklarında birisi de 'güçlü olan kazanır' felsefesi..halbuki son yıllarda görülen kedi-köpek dostlukları vs yakınlaşmalar..ondanda öte bir anne-çocuk ilişkisi..anne güçlü ama gücünü yoketmek için değil..yapmak için harcıyor..konuşacak çok şey var..ama gerçek şu ki...Roger Garaudy,Kaptan Cousteue,Cat Stevens,Will Smith,Nicolas Anelka,Myke Tyson ve diğerleri..hep bu yıkıntıların arasından gelip gerçeği görmüşler...
EVRİM KOSKOCA BİR YALAN....
Epey olmuş ama yeni gördüm,aramızda Fettullah Gülen gibi Amerikan'ın uşağı olmuş,cahil kesimi arkasından sürüklemiş ve Türkiye'ye gelememe sebebini "Gelirsem trafik kilitlenir,millet işinden gücünden olur" gibi bir cümleyle açıklayan bu rejim düşmanı kişiye saygısı olan insan rencide edilir,pek de güzel edilir.
Yasir Yılmaz
10-09-2005, 19:20
demokratik ve yeni fikirleri açık,dinlemeye açık bir platform olmasını dilerim. başka bir şey demiyorum.
+1
(Aslında söylenecek çok şey var ama...)
Onur Aloğlu
10-09-2005, 19:21
Epey olmuş ama yeni gördüm,aramızda Fettullah Gülen gibi Amerikan'ın uşağı olmuş,cahil kesimi arkasından sürüklemiş ve Türkiye'ye gelememe sebebini "Gelirsem trafik kilitlenir,millet işinden gücünden olur" gibi bir cümleyle açıklayan bu rejim düşmanı kişiye saygısı olan insan rencide edilir,pek de güzel edilir.
Teşekkürler, ben bu kadar açıklayıcı olamayabilirdim. Demokrasi; onu ortadan kaldırmak niyetinde olanları içinde barındırabilir mi? ne güzel demokrasi, suyundan da koyun...
Ozan Avcu
11-09-2005, 02:55
Önce bu konuda vicdanıma soruyorum...acaba ben dedemin bir maymuın olmasını kabullenebilir miyim?ya da sıksık contası bozulmuş musluk gibi sıksık değişiklik geçirmiş olmasını...
Arkadaşlar evrim artık çürütülmüş bir ''teoridir''
''insan el yazması bir nüsha gibidir,ikinci nüshası yoktur''
inan yapma ya, bu kadar basit değil olay. dedemizin dedeleri de sürüngendi o zaman diye düşüneceksek ohooo...
Bence insanoğlu bişeyleri sorgulayabildiği sürece vardır.
Aslında bu konuda forumlarda konuşmayı pek doğru bulmuyorum, yüzyüze bile anlaşmanın nerdeyse imkansız olduğu bir konu bu. Ben daha başka bişey söylemeyecem...
Çünkü herkes kendi doğrusunun peşinde
Okan Uzunkaya
12-09-2005, 22:44
Sanırım bir üniversitede biyoloji profesörüne “evrim teorisi çoktan çürütüldü” deseniz “hadi ya ne zaman, benim niye haberim yok” gibisinden bir cevap alırsınız.
Evrim kuramı gibi insanlığın aydınlanma sürecinde çığır açan, onun kadar tartışılan ve acımasızca eleştirilen bir başka kuram yoktur heralde. Dini inanışlardan ötürü her dinden köktendinci takımının şiddetle karşı çıktığı ve yaptığı propagandalar sayesinde geniş halk kitlelerinin de aklını çelerek oluşturulan bir evrim karşıtlığı var maalesef dünyanın tüm toplumlarında. Ülkemizde de durum farklı değil. Evrim karşıtlığı sayesinde insanları bilimden soğutmak, bilimsel gerçeklerden bihaber bırakmak ve böylece dogmatik bilgilerle beyinleri doldurarak toplumun aydınlanmasının önünü tıkamak gericilerin yaptığı iştir.
Kimileri için “ne yani şimdi senin deden maymun muydu? Buna mı inanıyorsun?” veya “koskoca insanoğlunun maymundan gelebileceğini düşünebiliyor musun?” tarzı bilimsellikle uzak yakın alakası olmayan argümanlar, onları evrimin koca bir deli saçması (!) olduğuna inandırmak için yeterli olurken; kimi daha meraklı insanlar için de Harun Yahyavari yazarların yazdığı kitaplar ve içlerindeki çarpıtılmış, eksik, yalan yanlış bilgiler evrim kuramının çürütüldüğünü ispatlamak için (!) tatmin edici olmaktadır.
Buradaki hiçkimsenin evrim kuramını bilimsel olarak tartışmak için yeterli bilgi düzeyinde bulunmadığını varsayarak bize düşenin olayın felsefi boyutunu tartışmak olduğunu düşünmekteyim. Yani, “peki bu teori şu organın evrimini nasıl açıklıyor” veya “bu teori şunu şunu açıklayamadığından dolayı geçersizdir” şeklindeki yorumların bilimsel platformlarda, bilim adamlarınca tartışılması gerektiği inancındayım. Bizim burada bu soruları tartışmamız biraz anlamsız olacaktır çünkü eminim ki bu tür soruların ya çok basit cevapları halihazırda vardır, ya da henüz yanıtı verilmemiş olması bütün bir kuramı toptan çürütmeyecektir. Bu sebeple burada yapılması gereken olayın felsefesini tartışmaktır.
Bu noktada şunları söyleyebilirim. Evrim kuramı dünya üzerinde yaşayan canlıların nasıl oluştuğunu ve bugünkü mevcut türlerin nasıl ortaya çıktığını açıklamaya çalışan bir kuramdır. Henüz yanıt veremediği sorular olmasına karşın, kendisini destekleyici pek çok kanıtı bulunmaktadır. Bir kuram olması ise doğru olmadığı anlamına gelmez. Bilim felsefesine göre kuram kanıtlarla desteklenen tezlerdir. Yani “henüz tam olarak kanıtlanamadı, o yüzden doğru değil” yaklaşımı yanlış olur. Einstein’ın görelilik kuramları da kuram olmasına karşın, fizikte bir çok yerde kullanılmakta ve çok işe yaramaktadır. Aynı şekilde evrim kuramının da biyoloji ve tıp alanında nasıl faydalı işlerde kullanıldığına da daha önceki sayfalarda Erkan değinmiş.
Burada can alıcı nokta şudur; evet evrim bir kuramdır. Bazı tezlerine bilimsel olarak antitezler geliştirebilir. Bu antitezlere cevaplar verilebilir veya verilemez. Ancak önemli olan evrim kuramı çürüyecekse eğer, yerine öne sürülen kuramın da bilimsel olması gerektiğidir. Tıpkı yüzyıllarca doğru olduğu kabul gören Newton fiziğinin yerini bu yüzyılın başında Einstein fiziğinin alması gibi. Burada da, dünyada canlıların oluştuğunu ve mevcut türlerin nasıl ortaya çıktığını evrimden daha iyi açıklayan bilimsel bir kuramın ortaya çıkması pekala söz konusu olabilir. O durumda da o kuram geniş kabul görür ve insanoğlunun bugüne nasıl geldiği o kuramın tezleri üzerinden açıklanır. Ama üzerine basarak belirtmek gerekirse, bu kuram da bilimsel olmalıdır. Harun Yahya ve türevlerinin yapmaya çalıştığı gibi bilimsel tezlerle evrimin yanlış olduğunu ispatlamaya çalışıp, bilimsel olmayan bir tez ileri sürmek işin felsefesine aykırıdır.
Toplumumuzda evrim kuramının genel kabul görmemiş olmasını, üzülerek de olsa, toplumumuzun eğitim seviyesinin düşüklüğüne bağlayıp kabullenebilirim ancak üniversite öğrencilerinden oluşan bir platformda bile bu denli bilimsellikten uzak düşüncelerin yer alması gerçekten çok yaralayıcı. Evrim kuramının genel olarak neyi öne sürdüğünün bile anlaşılamamış olması sanırım 80 sonrası “çocuklarımıza maymundan mı geldik diyeceğiz” zihniyetiyle orta öğretim müfredatından bu kuramın kaldırılmış veya gerektiği gibi öğretilmemiş olmasının bir ürünü sanırım. Yukarıda belirttiğim işin felsefesini de kavrayamamış olma durumumuz da yine 80 sonrası felsefe derslerinin orta öğretimdeki önemini kaybetmiş olmasından olsa gerek.
Sonuç olarak anlatmak istediğim, evrim kuramının “bizim atalarımız maymundu” cümlesiyle basite indirgenip aşağılanacak bir kuram olmamasıyla beraber, şu belki de hepimizin ilkokul sıralarından beri duyduğu “evrim bilimsel olarak çoktan çürütüldü” sözlerinin bazı siyasi çevrelerin ideolojik, gülünç ve asılsız iddialarından başka bir şey olmadığıdır…
Onur Aloğlu
12-09-2005, 23:12
Harun Yahya isimli şahıs din kisvesi altında yapmıyor mu şu işi ona bozuluyorum ben... Herşey bir yana Harun Yahya ismiyle tanıdığımız şahıs bir dönem "motorlarıyla" gündeme gelen Adnan Hoca... Dinci,motorcu,ilimci,bilimci; saygılar Adnan Hocam
Sercan Matur
12-09-2005, 23:42
Biliminde yanıldığı noktalar olur mutlaka ... ;)
Hasan Muradoğlu
13-09-2005, 00:02
evrim teorisinin geçerliliğini mi tartışıyoruz yoksa 3.tekil şahısların karekterini mi ???
Ozan Avcu
13-09-2005, 03:58
evrim teorisini çürüttüğünü iddia eden şahıslar, bence tartışılabilir, yeridir...
Hikmet Ergün
13-09-2005, 05:11
Efendim topici baştan sona okudum. bazı şeyler atlanmış gibi geldi.bilinmeyen farkında olunmayan şeyler gibisinden. bildiğim kadarıyla we herkes gibi öğrendirdiğim araştırdığım kadarıyla paylaşayım.
Darwin bir doğa bilimciydi. we bu teoriyi ortaya koyarken hiç bir somut deney yapmadı.Ortada hiç bir yazılı kayıt yok.
kendi yazıtlarında olduğu üzere, kendi yaptığı gözlemlere dayanarak bu teoriyi ortaya atar.Bu teoriyi ilk attığında Kökten dinciler we bir çok bilim bölümü karşı çıktı ayaklandı.Özellikle o dönemdeki Paleontolojistler ( fosil bilimci )! Neden? burada darwinin teorisinden bir örnek wermek gerekir."Zürafa ilk başta at idi. Daha sonra ağaçlardaki dallara uzanmak için ön ayaklarını ağaca dayamaya başladı.böylece ön ayaklar uzadı. Boynunuda dewamlı dallara uzatttığı için boynu uzadı". ( ara detaylara girmiyorum kaba taslak böyle ) Paleontolojistler bu ara geçiş formlarının olmadığını we o zamana kadar rastlanmadığını biliyolardı. ( şu anda böyle bir keşif yapıldımı bende bilmiyorum ) Daha sonradan kendi yazdığı bir kitapta ( şu anda adı aklıma gelmiyo gelince yazıcam ) bu ara formların eksikliğini kabul eder.
Daha sonradan ewrimi destekleyenler Kolekant ( böyle yazılıyordu sanırım ) adını werdikleri bir fosili denizin dibinden çıkarırlar.yaşı 300 milyon yıl derler. bu yaratığın basit bir akciğere we beyninin kara canlılarına benzediği ileri sürülür.
Aradan zaman geçer we okyanuslarda bu balığın canlısı yakalanır.Araştırılır bakılır we balığın beyninin aynı günümüzdeki balıklar gibi olduğu görülür. hatta bunun üzerine ewrimci bir bilim adamı "yolda dinazor görsem daha az şaşırırdım" der.
Tabi bu kadar yazıdan sonra sonuç gerekir. Fakat bence sonuç yok. Ne tam olarak war, ne de tam olarak yok. Ne tam çürütüldü, nede çürütüldüğüne dair yazılı belge war.
Bu teoriyi yorumlamak gerekir.Yorumlamakda kişiden kişiye değişir.Kişinin kendi karakteristik yapısına göre. Bazısı bu teoriden Irkçılık ( Bkz. Adolf Hitler ) çıkarır bazısıda metaryalizmi ( Bkz. Karl Marx ) . O kadar çok şey çıkarılabilirki....
Emre Altındal
13-09-2005, 18:21
İsteyen istediğine inanmakta her zaman serbest. Evrim, hayatta hiçbir şeyin rastlantısal olamayacağını haykıran bir teoridir bilimsel verilere dayandırılarak. Fakat açıklayamadığı nokta sondan başa doğru giderken kendi evrim silsilesinde ilk canlıyı ya reddeder ya da görmezden gelir. Sonuçta bir ilk canlı veya ilk canlılar olması gereklidir ki işte bunların nasıl meydana geldiği hususunda kesin ve bilimsel hiçbir açıklama yoktur teori içerisinde. Dolayısıyla da burada 2 alternatif ortaya çıkar:
1-İlk canlıların ve tüm canlıların bir yaratıcısı olmalı
2-İlk canlılar tesadüfen oluşmuştur
Bu 2 madde de evrimi çürüttüğünden ve kendi kendini inkar ettiğinden yasalaşamayan bu teori bilimsel geçerliliğini de yitirmektedir.
Başta da söylediğim gibi herkes istediğine inanmakta serbest tabi ki.
Şunu unutmayalım ki gerçekler vardır, kabuller vardır. Biyoloji de matematik de bilim dalıdır. Fakat biyoloji de gerçekler matematik de kabuller vardır. 2*2=4 demişler 4 olmuş :)
Her bilimsel veri gerçek olmadığı gibi, her gerçeği de bilimle açıklayamazsınız
Hikmet Ergün
15-09-2005, 20:20
ewrim teorisi çoktan ewrim geçirdi..
her seferinde çıkmaza giren darwinizm yanlısı bilimciler yeni bişi attılar ortaya.. üstteki yazımdada yazdığım gibi yok colekant
molekant :D kardeşim bu legomuda çıkar ordan tak olmadı öbür tarafa tak...
Yusuf Ucuz
17-09-2005, 00:50
gayet saçma inanan inansın kardeşim. ben atalarımın maymun olduğuna inanmıyorum atasına maymun diyebilecek biri varsa inansın. hem bir arkadaşımızın dediği gibi öyle bi şey olsaydı şimdi karışık insanlar olurdu. insan ayrı maymun ayrı olmazdı
Hikmet Ergün
19-09-2005, 18:03
. hem bir arkadaşımızın dediği gibi öyle bi şey olsaydı şimdi karışık insanlar olurdu. insan ayrı maymun ayrı olmazdı
aeuaheu helal +1
Çağrı Özmen
19-09-2005, 18:45
gayet saçma inanan inansın kardeşim. ben atalarımın maymun olduğuna inanmıyorum atasına maymun diyebilecek biri varsa inansın. hem bir arkadaşımızın dediği gibi öyle bi şey olsaydı şimdi karışık insanlar olurdu. insan ayrı maymun ayrı olmazdı
bence yanlış düsünüyosun,ben darvin dogru yada yanlsı demiyorum,ama gecen sene,özür dileyerek nerde oldugunu hatırlayamadıgımı soyluyorum ama national geographicte izledigim kadarıyla eylul 2004 te tamamen beli kambur,cenesi one cıkık,bacakları bizden kısa ama buna ragmen kolları uzun,üstlerinde giysi kalıntısı olarak adlandırılacak kanıtlar ve oldurmek icin kullanılan aletler,ne oldugu anlasılamayan ama su icmek icin kullanıldıgı sanılan kaplarla beraber,tam olarak 51 kişi bulundu.ya bunlar giyinmeyi,alet yapmayı becerebilen maymunlardı(!) ki olamaz,yada gecmisteki insan mmotiflerinden bir ornek toplulugu...suna kesinlikle katılıyorum,bir insan yada at yada balina,dıs etkenler sonucu değisime ugrayabilir.örnek olarak sunu verebilirim: ben marmara uni tarih ogretmenligi bolumunde okuyorum,bir hocam var tanıyan bbilir pr. dok. selçuk mülayim,kendisi türkiyenin en iyi sanat tarihi profesorlerinden biridir,mısır tarihi dersimizede giriyodu,bize anlattıgı kadarıyla firavunlar diger insanlardan degisik olmayı severlermis,bunu dunya uzerindeki tek tanrı kral diger insanlardan degisik olmalı tabikide dusuncesiyle yapıyorlarmıs.dikkat ederseniz hiyeroglif yada resimlerde tanrı firavunların kafası hep arkaya dogru uzundur,yada firavun soyundan gelen herkesin bulunan mumyalarında kafa tası arkaya dogru oldukca uzundur.bunun sebebi onların ailesinde kafaların bole meydana gelmesi degil tabikide,firavunlar dogan ve ileride tanrı olacak kucuk firavunlara kalıplı bir sapka giydirerek kafalarının bu sekli almalarını saglarlarmıs...ve bu cok dogru kanıtlanmıs bir seydir,eger bu olabiliyorsa atın ayaklarının ve boynunun,dogal ortama uyum saglayarak degisebilir...bence bu kadar kesin bir sekilde bu teoriyi inkar etmek mantıksız,cunku tamamen cürütebilecek tek sey bu teoriyi: din kuralları...
Gökhan Baş
19-09-2005, 19:44
evrim teorisi aslında "çaktırmadan" ortaokul fen bilgisi kitaplarında bile canlıların sınıflandırılması konusu altında işlenmektedir.
Evrim teorisini destekleyenler ilginç bir şekilde discovery channel, national gfeographic, ve türlü bilim adamları iken; karşısında duran Harun Yahya gibi büyük bir bilim adamıdır.
Ayrıca Evrim teorisi insan maymundan geldi demez, insan ile maymun aynı kökenden geldi der. "Benim atam maymun değil kardeşim" diyecek kadar bu konuda hiçbirşey bilmeyenlerin bence yorum yapmamaları gerekir. Çünkü evrim teorisine göre atamız maymun değildir.
Ayrıca, "yahudiler bilmemkaçbin yıldır sünnet oluyor niye sünnetli doğmuyorlar" gibisinden şeyler bile duydum. Insanları bu tip söylemlerle dolduruyorlar. trajikomik.
Ben Allah'a inanıyorum, dine inanıyorum. Ama Din ile bilimi her zaman ayrı kulvarlarda düşünmeliyiz, ve bilimdeki bir teoriyi dinsel verilerle karşılaştırmamalıyız. Bu hareket, bilim konusunda çok sığ kalmamızı sağlar. Örnek:(bu gerçekten duyduğum birşey) Allah yaz meyvelerini sulu yaratmış, insanın yazın suya ihtiyacı var diye, kış meyvelerinde C vitamini var insanın C vitaminine ihtiyacı var diye. Peki araştırırsanız: Meyve de yazın çok su kaybettiği için suyu içinde tutmalıdır bu sebeple suludur. Kaktus de öyledir, çöldedir içi sudur. (O sudan tequila yapılır hatta :) ) Kış meyvelerinin de C vitaminine ihtiyaçları vardır onun için depolarlar. Bu iki bakış açısından birisi din açıklıyor diye bilime ihtiyaç duymayan sığ bakış açısı, diğeri bilimsel bakış açısıdır.
Hayatta en hakiki mürşit, ilimdir, fendir.
Çağrı Özmen
19-09-2005, 23:17
evrim teorisi aslında "çaktırmadan" ortaokul fen bilgisi kitaplarında bile canlıların sınıflandırılması konusu altında işlenmektedir.
Evrim teorisini destekleyenler ilginç bir şekilde discovery channel, national gfeographic, ve türlü bilim adamları iken; karşısında duran Harun Yahya gibi büyük bir bilim adamıdır.
Ayrıca Evrim teorisi insan maymundan geldi demez, insan ile maymun aynı kökenden geldi der. "Benim atam maymun değil kardeşim" diyecek kadar bu konuda hiçbirşey bilmeyenlerin bence yorum yapmamaları gerekir. Çünkü evrim teorisine göre atamız maymun değildir.
Ayrıca, "yahudiler bilmemkaçbin yıldır sünnet oluyor niye sünnetli doğmuyorlar" gibisinden şeyler bile duydum. Insanları bu tip söylemlerle dolduruyorlar. trajikomik.
Ben Allah'a inanıyorum, dine inanıyorum. Ama Din ile bilimi her zaman ayrı kulvarlarda düşünmeliyiz, ve bilimdeki bir teoriyi dinsel verilerle karşılaştırmamalıyız. Bu hareket, bilim konusunda çok sığ kalmamızı sağlar. Örnek:(bu gerçekten duyduğum birşey) Allah yaz meyvelerini sulu yaratmış, insanın yazın suya ihtiyacı var diye, kış meyvelerinde C vitamini var insanın C vitaminine ihtiyacı var diye. Peki araştırırsanız: Meyve de yazın çok su kaybettiği için suyu içinde tutmalıdır bu sebeple suludur. Kaktus de öyledir, çöldedir içi sudur. (O sudan tequila yapılır hatta :) ) Kış meyvelerinin de C vitaminine ihtiyaçları vardır onun için depolarlar. Bu iki bakış açısından birisi din açıklıyor diye bilime ihtiyaç duymayan sığ bakış açısı, diğeri bilimsel bakış açısıdır.
Hayatta en hakiki mürşit, ilimdir, fendir.
keiyfle okudum,cok guzel dile getirmissin ;)
Onur Aloğlu
20-09-2005, 00:18
Dinin gereklerini yerine getiren bir insan bilimle uğraşır, uğraşmak zorundadır, din de bunu emreder zaten. Kutsal kitabımız "oku" ayetiyle başlar. Buna bir itirazım yok. İtirazım dindar görünüp , insanlara bu şekilde görünüp kitaplarını satarken bir yandan da mankenlerle nam-ı değer "motorlarıyla" seks partileri düzenleyen bir insanın bilim ve din adına birşeyler yapıyorum görüntüsü verdiğine. İnsanların gözünün içine bakarak onları gerizekalı yerine koyanlara itirazım benim. Yoksa gayet tabii inananlar bilimle uğraşacak, deneyler yapacak insanlığa faydalı olacak. Ayrıca insanın atası maymundur diyen her zaman belli çevreler oldu. Bunu evrim teorisini savunanların söylediğini iddia etmek "evrim teorisi, darwin, darwinizim" gibi kavram ve kişiler hakkında insanın hiçbir şey bilmediğini gösterir. Sahi bilimsel bir teori bu kadar basit bir cümle üzerine kurulup savunulabilir mi? Ya da yine aynı cümleyle çürütülebilir mi? Bence biraz bunu düşünmek lazım...
Hikmet Ergün
20-09-2005, 01:47
Olay hep darwinin üstünde dönüyor. Birde bu teorinin geçmişine göz atalım.
Evrimden bilim adına ilk bahsedenler iyonyalı filozoflar. Thales!
bütün warlıkların denizden kaynaklandığını sawunur.
Aynı şekilde Herlitus ( buydu sanırım ) canlıların arasındaki çatışmayı dile getirir.bundan 2500 yıl sonra darwin ortaya çıkar.
Aristoteles'in hayatından bir bölümü okurken bir şey gözüme çarptı:
1 Canlıların en ilkel düzeyde kendiliğinden oluştuğu;
2 Doğanın ihtiyaca göre organ oluşturduğu;
3 Evrim ile canlıların sınıflanması arasındaki ilişki
yani ewrimden darwinden öncede bahsediliyordu.
Darwinin teorisinden yola çıkarak ilk eli ayağı tutulur kuramıda Lamarck atmıştır. fakat onun yaptığı kuram bilim adamları tarafından yetersiz bulunarak bir kenara konulmuştur.
bu arada o geçmişte bulunan insanları "Hominidae" diye sınıflandırıyorlar.
O kadar araştırıpda bulamadığım tek soru şudur:
Madem ewrim bin yıllarca wardı atlar zürafa,maymunlar insan oldu. Neden şimdi durdu? Neden insanlar değişmiyor? insanlıktan çıkıpda neden başka bir warlık şekline bürünmüyorus?
Onur Aloğlu
20-09-2005, 01:54
hala maymun insan oldu... ben de soruyorum bulunan insan fosilleri ayak izi niye bugün normal bir insan ayağının 4 katı büyüklüğünde? Neden arap yarımadasında bir kız çocuğu ergenliğe 7-8 yaşında girerken bu coğrafyada bu yaş 13-14 hatta 15 i bulabilmekte? evrim sadece şu şundan geldi sonra bu da buna dönüştü gibi küçük bir tartışma konusu değil, içinde mutasyon ,adaptasyon gibi konuları barındırır... 1.000.000 yıl daha yaşarsan evrimin durmadığını görürsün, Allah uzun ömür versin
Hikmet Ergün
20-09-2005, 02:32
Onurcum illaki olay bu kadar basit değil...ara formlar war. ben kaba taslak yazdım. Maymun illaki insan olmadı. istersen bildiğim kadarıyla bütün ara formlarla yazayım. Darwinin Doğal seleksiyonunu açıklayayım? :D birde birşeye açıklık getireyim dedim. Evrim mutasyon değildir. mutasyon gibi ansızın beliren değişmelerden çok, uzun sürede yer alan küçük değişimlerin birikimiyle oluşur. Mutasyonlar doğal seleksiyon için güvenilir malzeme sağlamamaktadır; evrim açısından olumlu mutasyonların yanı sıra daha çok olumsuzlarına raslandığı söylenebilir. Öyle ki, örneğin, bir sinek türünde görülen 400 mutasyonundan yalnızca ikisi olumlu, geriye kalanların hepsi topluluk için yararsız weya zararlı bulunmuştur. Kaldı ki, olumlu olanların da evrim için aynı yönde olanak sağlamadığı görülmüştür.
Amin. Hepimize uzun ömür wersin...
Onur Aloğlu
20-09-2005, 03:15
Zaten evrim= mutasyon demekte "maymundan geldik" demekle aynı benim için. Ben de tam da bunu söylüyorum konu çok kapsamlı, içinde adaptasyon,mutasyon,doğal seleksiyon ve nihayet binlerce yıl sonunda oluşan canlıları barındırıyor, bu konulardan teori içinde kimi kabul görüyor, kimi *görmüyor. Geçmiş sayfalarda da yazdım, beni olayın çöküp çökmemesinden ziyade; bilimle uğraşan insanların "gerizekalı" olarak sıfatlandırılması düşündürüyor. Bu bir teoridir, henüz gerçekliği ispatlanmamış, çöktüğü de ispatlanmamış doğal olarak.. İçinde kabul gören yanlar var, görmeyen yanlar var. Kızdığım noktalar, diğer sayfalar okunursa çok açıktır. tek tek aynı şeyleri yazmak istemiyorum. :)
Çağrı Özmen
20-09-2005, 12:57
Olay hep darwinin üstünde dönüyor. Birde bu teorinin geçmişine göz atalım.
Evrimden bilim adına ilk bahsedenler iyonyalı filozoflar. Thales!
bütün warlıkların denizden kaynaklandığını sawunur.
Aynı şekilde Herlitus ( buydu sanırım ) canlıların arasındaki çatışmayı dile getirir.bundan 2500 yıl sonra darwin ortaya çıkar.
Aristoteles'in hayatından bir bölümü okurken bir şey gözüme çarptı:
1 Canlıların en ilkel düzeyde kendiliğinden oluştuğu;
2 Doğanın ihtiyaca göre organ oluşturduğu;
3 Evrim ile canlıların sınıflanması arasındaki ilişki
yani ewrimden darwinden öncede bahsediliyordu.
Darwinin teorisinden yola çıkarak ilk eli ayağı tutulur kuramıda Lamarck atmıştır. fakat onun yaptığı kuram bilim adamları tarafından yetersiz bulunarak bir kenara konulmuştur.
bu arada o geçmişte bulunan insanları "Hominidae" diye sınıflandırıyorlar.
O kadar araştırıpda bulamadığım tek soru şudur:
Madem ewrim bin yıllarca wardı atlar zürafa,maymunlar insan oldu. Neden şimdi durdu? Neden insanlar değişmiyor? insanlıktan çıkıpda neden başka bir warlık şekline bürünmüyorus?
hikmetcim insanlar degisiyor,ama bunu biz farkedemeyiz,bak söyle açıklıyım bildigim kadarıyla,simdi tarih ve coğrafya surekli birbirini tamamlayan ilimlerdir aslında,mesela eskiden 3 ana kara birbirine cok yakındı,turkiyenin bulundugu yerde bir tetis denizi vardı,akdeniz ve karadenizin bulundugu yerler 2000 4000 rakımlı daglardı,fakat 3 anakaranın birbirinden ayrılmaya baslamasıyla,tetis denizinin altındaki tortullar yukseldi ve sular iki yana bir yon olusturarak akdeniz ve kadadenizi olusturdu ama bunlar tarihte anlatıldıgı gibi hemen olmadı,milyonlarca yıl.su anda 3 anakara yeninden birbirine yaklasıyor,afrika kuze kutbuna dogru,america ve asyaysa birbirlerine dogru yani africaya dogru ve milyonlarca yıl sonra dunyanın sekli cok degisicek,ama bunu biz farkedemicez,yani degisim cok uzun surelerde 500 insan hayatının yetmiyecegi surelerde gerceklesiyor.yani insanlardada fiziksel degisim oluyorsa,bunu farkedemeyiz zaten,mesela bir ornek daha,bi insanı uzun sure gor,onun sismanlayıp zayıfladıgını anlayamassın,cunku her gun belirli aralıklarla o insanı gorursun ve bu degisim sana anca cok detayla baktıgında gozukur,ama senin bu arkadasın senden 3 ay uzak kalsın,dondugunde hemen solersin,sen kilo almıssın yada vermissin diye...anlatabildim umarım :D
Hikmet Ergün
20-09-2005, 16:21
göremediğim ufak ayrıntı aydınlatması için tşkler... ;)
Tufan Avşar
22-09-2005, 23:08
Onur arkadaşımızın "Din bilime yönelmeyi emreder" görüşüne sonuna kadar katılıyorum. Elbette dinimiz "Oku" diye başlar ve bir hadise görede " İlim dünyanın sonunda olsa da gideriz" şeklinde devam eder. Fakat şöyle birşey var. Eğer Kuran'a inanıyorsanız, evrim teorisinin varlığına inanmanız olmaz. Çünkü kitapta, Hz. Adem'in dünyanın varoluşundan bu yana geldiği yazar, bu hal ile evrim teorisi dogmatik olarak çürür.(sadece Kuran'da değil diğer kitaplarda da bundan bahsedilmekte) Bunlar çok kapsamlı ve detaylı konular arkadaşların dediği şekilde...Günümüz için konuşacak olursak, evrim teorisi bir çok bilimsel, biyolojik gelişmenin önünü açmıştır. Bu sebebi her an göz önünde bulundurmamız gerekir. Ama benim şahşi görüşüm, evrim teorisinin varlığını, hem aklen hemde vicdanen kabul etmiyor.
Neden akılsal olarak kabul etmez ? Günümüzde çokca gelişmiş genetik bilimi, evrim teorisinin yıkımının baş tacıdır. Darwin'in bahsettiği ara formlar çok uzun seneler geçmesine rağmen hala bulunamamıştır.
Onur arkadaşımız, evrim kısa sürede gerçekleşmez demiş ama, binlerce yıl önce bulunan cesetler,günümüz insaları ile ortak özellik taşımaktadır. Yani insanlarda değişen çok bişe yok. Elbette, ısıya, yöreye bağlı olarak ; renk, ebat değişiklikleri olabilir...Bu da çok normaldir ve bilimsel olarak da doğal karşılanmaktadır.
Peki neden vicdanen kabul etmiyorum ? Çünkü müslümanım ve eğer öyleysem, Kuran'da yazılanların doğrulunu kabul etmek mecburiyetindeyim. Değil mi? Bundan farklı düşünen var mı bilmiyorum, ama bir hak dinine inanıp, ben kitapta yazanı kabul etmiyorum diyenin, düşüncelerini tekrar gözden geçirmesi gerekir...
Onur Aloğlu
22-09-2005, 23:33
:) Şöyle düşünmeliyiz bence Tufan arkadaş. İkisine birden inandığımı söylemedim. Teori içinde doğruluk payı olan yerler var, olmayan yanlar var. Evrim teoirisinin bilimsel gelişmenin önünü açtığını sonuna kadar destekliyorum. Doğruluk yanı olan kısmı yine Kuran'la destekleyebiliriz. Kuran'a göre (yanılıyorsam lütfen düzeltin) Hz Adem'in boyunun çok uzun olduğu (yanılmıyorsam 3 metre) söyleniyor, 1000 yaşına kadar yaşayan peygamberlerden bahsediliyor. Yani evrim içinde teorinin bütünlüğüne zarar verecek tespitler olsa da, doğruluğu oln bölümlerde var. 1000 lerce yllık fosillerden bahsedilmiş ama, bir müzede gözümle gördüğüm insan ayak izi de unutabileceğim gibi değil. Sonra yine teoriyi destekleyen örneklerden bir tanesi de, iklimsel fonksiyonlara bağlı olarak ergenlik çağına giriş süreleri (sık sık aynı örneği veriyorum) Yani teoriyi sononua kadar desteklediğimi hiçbir zaman söylemedim, kuşku içinde bırakan çok taraf var teoride çünkü. Ama işte bilimde çığır açan doğruluk payları olan kısımlarda var. Başından beri dile getirmek istediğim(diğer sayfalarda da yazdım) işin ideolojik boyutundan nemalanmak adına bilimeve bilim adamlarına hakaret etmek bilimsel bir konuyu tartışan insanlar için ne kadar etik? Sorunum bu. Yoksa evrim teorisi uzun yıllar tartışılacak ve gizemini koruyacak bir konudur. Bilim adamlarının anlaşamadığı bir konuda, burada uzlaşma olmasını ya da "aaaa bak bu böyleymiş" deyipte kimsenin inandığından vazgeçeceiğini sanmıyorum. Ama değerlendirmen ve eleştirin için teşekkür etmeliyim Tufan arkadaş :)
Tufan Avşar
22-09-2005, 23:53
Onur arkadaşım ben teşekkür ederim. Keşke herkes böyle düzeyli ve bilgi aktarıcı konuşsa birbiriyle. Yazdıklarına gelince ;
Ben sana itafen birşey söylemedim, yani yazdıklarım geneldi. Hz. Adem'in boynunun uzun olduğu bazı kaynaklarda geçiyor, haklısın. Ama Kuran'da böyle birşey yazmıyor. Duymadım da...Elbette, bende yazımda belirttiğim gibi, evrim teorisinin iyi yanlarını almalıyız ki doğrusu ne öğrenelim hep beraber. Ama şu var ki, benim özetlemek istediğim; Evrim teorisinin bütününü ele aldığımızda dogmanın buna müsade etmiyeceğini bilmemiz gerekir. Ha diyorsaki ki, insanların zamanla değişmesi, bu ayrı konu tabi, hak veririm. Ama evrim teorisi bildiğin üzere, varvasyonlarla çeşitli canlıların oluştuğundan ve insanlarında bu şekilde meydana geldiğinden bahseder. Bunu kabul edemeyeceğimi, aklıma ve vicdanıma uymadığından bahsetmek istemiştim... ;)
Onur Aloğlu
23-09-2005, 00:00
Evrim teorisinin konuları içerisinde adaptasyon ve mutasyon süreleri, şekilleri de tartışıldığı için dahil ettim ve teorinin doğruluk payı taşıyan bölümleri olarak aktarmak istedim Tufan arkadaş. Ancak bu da yanlışsa ve hiç bilmeyen arkadaşları yanlış yönlendiriyorsam düzeltin lütfen. Teşekkür ederim
Tufan Avşar
23-09-2005, 00:11
Evrim teorisinin konuları içerisinde adaptasyon ve mutasyon süreleri, şekilleri de tartışıldığı için dahil ettim ve teorinin doğruluk payı taşıyan bölümleri olarak aktarmak istedim Tufan arkadaş. Ancak bu da yanlışsa ve hiç bilmeyen arkadaşları yanlış yönlendiriyorsam düzeltin lütfen. Teşekkür ederim
Yok yok, hak veriyorum sana o kısımda kesinlikle... Haklısın Onur. Hiç bilmeyen bir arkadaşımız yanlış düşüncelere kapılabilir. O kısımlardan bahsetmek lazım...
Burak Tuzlu
25-09-2005, 00:45
İslam dinini benimseyen birine göre Darwin yanılmıştır. Ama saçmalamamıştır. Hiçbir kavbim saçmalayan bir insanın ideolojisini benimseyip toplumu üzerine test etmez. Marksist ve Darwinist lenin ve stalin bu teoriyle toplumunu yönetmişlerdir. Sonuç 40milyon açlık ve sefaletten ölen insandır. Darwin yanılmamıştır. İnsanlık dövüşerek savaşarak gelişir diyordu. Yanılan onun sistemine inanan İnsanalr olmuştur. Düşünsene deden bundan 1500 yıl önce bir maymundu konuşmayı bile beceremiyuodu. Aklı yoktu:D çok komiğime gidiyor. Bu kadar şey bu düzen bu sistem bir grup maymuna yaratılmış olmamz.
Onur Aloğlu
25-09-2005, 01:13
İlla bir yolu bularak Lenin'e, Stalin'e, Marx'a giydireceksiniz değil mi... Hala maymundan insana diyorsunuz ya... Olacak iş değil
Tufan Avşar
25-09-2005, 02:45
Darwin'in teorisi kesinlikle insan maymundan gelir demiyordu. Canlılar arasındaki benzerlikler ve oluşan varvasyonlar ile çeşit çeşit canlıların meydana gelebileceğini öngörüyordu. Evrim Teorisine kesinlikle katılmıyorum lakin; doğrusu ne ise o şekilde bilmek ve bildirmek gerektiği düşüncesindeyim...
Hasan Muradoğlu
25-09-2005, 19:24
İlla bir yolu bularak Lenin'e, Stalin'e, Marx'a giydireceksiniz değil mi... Hala maymundan insana diyorsunuz ya... Olacak iş değil
haklısın...lakin,bu teoriyi darwin in kendisinden çok desteklemeleri onları bu kadere yönlendiriyo....bence
Çağrı Özmen
25-09-2005, 21:22
* *ya ben kesinlikle hic bir seyi inkar etmiyerek konusuyorum,bir sey dikkatimi cekiyo,oncelikle bir soru sormak istiyorum,adem ve havva ,yaratıldıklarında konusabiliyorlardı,ayrıyeten yemek yemeyi ve su icmeyi en iy sekilde becerebiliyolardı ,Kuran'a gore demi?
* *arkadaslar oncelikle sunu söliyim,bu teori dunyayı buyuk tartısmalara götürmüs,biz bunu burda bole apacık tartısırsak birbirimize gireriz,savunanlara dinsiz denir,savunmayanlara örümcek beyinli,tartısma uzar gider...
* *ilk paragrafta sordugum soruya dönelim,arkadaslar Adem ve Havva,dogduklarında yemeyi icmeyi,konusmayı,edep yerlerinin örtülecek kadar gizemli oldugunu,kısacası insan islevlerinin cogunu biliyorlardı kaynaklara göre...peki sunu solicem,eski insanların yasamı ortalama 30 35 yıl suruyodu-ictikleri yedikleri besin maddelerindeki hijyen yoksunlugundan(%80) insanlar konusamadıkları icin yerlere yada duvarlara cesitli isaretler yapıyordu birbirleriyle anlasabilmek icin.( sesle anlasmayı ogrendikten sonra bile bunu surdurduler,sonunda ticarette kullanılan kolilerin isaretlenmesinden yola cıkarak yazı dogdu) *insanlar hayvanlardan post yapmayı cok sonra ogrendi,hele bitki liflerinden yapılan giyecekleri anca yerlesik hayat surecinde tarımla tanısınca yapmaya basladılar...
*
* * simdi olaya surdan yaklasmaya calısıyorum,eger havva anamız ve adem babamız,zaten yeme icme,giyinme,mahrem yer hassasiyeti,konusma gibi ozelliklere sahipse,onlardan meydana gelen nesil,nasıl olurda onlardan etkilenipte bu sekilde gelismedi..?yani ortada bole bi celiski var,herkes ademle havvaya inanıyo,herkes magara insanlarının olduguna inanıyo,fakat bu celiskiyi kimse dile getirmiyo,sizcede solediklerim mantıklı degilmi?
Hikmet Ergün
25-09-2005, 22:08
* *ya ben kesinlikle hic bir seyi inkar etmiyerek konusuyorum,bir sey dikkatimi cekiyo,oncelikle bir soru sormak istiyorum,adem ve havva ,yaratıldıklarında konusabiliyorlardı,ayrıyeten yemek yemeyi ve su icmeyi en iy sekilde becerebiliyolardı ,Kuran'a gore demi?
* *arkadaslar oncelikle sunu söliyim,bu teori dunyayı buyuk tartısmalara götürmüs,biz bunu burda bole apacık tartısırsak birbirimize gireriz,savunanlara dinsiz denir,savunmayanlara örümcek beyinli,tartısma uzar gider...
* *ilk paragrafta sordugum soruya dönelim,arkadaslar Adem ve Havva,dogduklarında yemeyi icmeyi,konusmayı,edep yerlerinin örtülecek kadar gizemli oldugunu,kısacası insan islevlerinin cogunu biliyorlardı kaynaklara göre...peki sunu solicem,eski insanların yasamı ortalama 30 35 yıl suruyodu-ictikleri yedikleri besin maddelerindeki hijyen yoksunlugundan(%80) insanlar konusamadıkları icin yerlere yada duvarlara cesitli isaretler yapıyordu birbirleriyle anlasabilmek icin.( sesle anlasmayı ogrendikten sonra bile bunu surdurduler,sonunda ticarette kullanılan kolilerin isaretlenmesinden yola cıkarak yazı dogdu) *insanlar hayvanlardan post yapmayı cok sonra ogrendi,hele bitki liflerinden yapılan giyecekleri anca yerlesik hayat surecinde tarımla tanısınca yapmaya basladılar...
*
* * simdi olaya surdan yaklasmaya calısıyorum,eger havva anamız ve adem babamız,zaten yeme icme,giyinme,mahrem yer hassasiyeti,konusma gibi ozelliklere sahipse,onlardan meydana gelen nesil,nasıl olurda onlardan etkilenipte bu sekilde gelismedi..?yani ortada bole bi celiski var,herkes ademle havvaya inanıyo,herkes magara insanlarının olduguna inanıyo,fakat bu celiskiyi kimse dile getirmiyo,sizcede solediklerim mantıklı degilmi?
her yönüyle +1. Ancak "Kuran'da herşeyin cevabı vardır"dan yola çıkarak bununda bir cevabı olduğunu düşünüyorum.
Burak Tuzlu
26-09-2005, 17:29
* *ya ben kesinlikle hic bir seyi inkar etmiyerek konusuyorum,bir sey dikkatimi cekiyo,oncelikle bir soru sormak istiyorum,adem ve havva ,yaratıldıklarında konusabiliyorlardı,ayrıyeten yemek yemeyi ve su icmeyi en iy sekilde becerebiliyolardı ,Kuran'a gore demi?
* *ilk paragrafta sordugum soruya dönelim,arkadaslar Adem ve Havva,dogduklarında yemeyi icmeyi,konusmayı,edep yerlerinin örtülecek kadar gizemli oldugunu,kısacası insan islevlerinin cogunu biliyorlardı kaynaklara göre...peki sunu solicem,eski insanların yasamı ortalama 30 35 yıl suruyodu-ictikleri yedikleri besin maddelerindeki hijyen yoksunlugundan(%80) insanlar konusamadıkları icin yerlere yada duvarlara cesitli isaretler yapıyordu birbirleriyle anlasabilmek icin.( sesle anlasmayı ogrendikten sonra bile bunu surdurduler,sonunda ticarette kullanılan kolilerin isaretlenmesinden yola cıkarak yazı dogdu) *insanlar hayvanlardan post yapmayı cok sonra ogrendi,hele bitki liflerinden yapılan giyecekleri anca yerlesik hayat surecinde tarımla tanısınca yapmaya basladılar...
*
* * simdi olaya surdan yaklasmaya calısıyorum,eger havva anamız ve adem babamız,zaten yeme icme,giyinme,mahrem yer hassasiyeti,konusma gibi ozelliklere sahipse,onlardan meydana gelen nesil,nasıl olurda onlardan etkilenipte bu sekilde gelismedi..?yani ortada bole bi celiski var,herkes ademle havvaya inanıyo,herkes magara insanlarının olduguna inanıyo,fakat bu celiskiyi kimse dile getirmiyo,sizcede solediklerim mantıklı degilmi?
Testpitlerin gerçekten güzel. Belki bu çelişki bizi bu konuda tam anlamıyla bilgili olmamamızdan doğuyor. Adem ve Havva anamıza bir takım temel bilgiler verilmiştir. Zaten Hz. adem cennette iken gökte Lailaheillallah muhammedurrasulallah yazıyordu. Yani Hz adem peygamber efendimizin ummueti olacağını daha cennete biliyordu. Ve kendi rızası ile cennetten çıkarak dünya'ya gelmiştir. Hz adem bir çok gerçeği *biliyordu. Ama onun çocuları habil ve kabil arasında ilk kardeş kanı dökülmüştü. Onların tam anlamıyla bu konuya hakim olmaları ondan sonraki nesillerinde anyı çizgide gidecekleri anlamına pek gelmiyor aslında. Çünkü insanlarda nefis vardır. eyer herkes doğruları yapıcak olsaydı, Hz ademin evlatları onun izinden gidecek olsaydı, allahın bizi yaratma gereksinimide kalmazdı. ;) birde ibrahim tatlıses bile 19.yüzyılda mağarada doğdum diyor. 21.yüzyılda insanlar mağara adamları gibi yaşıyor. hatta açlıktan ölüyor. Doğuda halen şekerin nasıl bir lezzet olduğunu bilmeyen çocuklarımız var. Diyeceğim bugün dünya uzay çaını yasiyor. AMa biryerlerde Hz adem zamanındaki görgü bilgi ve ahlak kavramı bile yok. yaşadığımız çelişkilerin bilgisizlikten kaynakladığını düşünüyorum.
Tufan Avşar
26-09-2005, 21:59
Testpitlerin gerçekten güzel. Belki bu çelişki bizi bu konuda tam anlamıyla bilgili olmamamızdan doğuyor. Adem ve Havva anamıza bir takım temel bilgiler verilmiştir. Zaten Hz. adem cennette iken gökte Lailaheillallah muhammedurrasulallah yazıyordu. Yani Hz adem peygamber efendimizin ummueti olacağını daha cennete biliyordu. Ve kendi rızası ile cennetten çıkarak dünya'ya gelmiştir. Hz adem bir çok gerçeği *biliyordu. Ama onun çocuları habil ve kabil arasında ilk kardeş kanı dökülmüştü. Onların tam anlamıyla bu konuya hakim olmaları ondan sonraki nesillerinde anyı çizgide gidecekleri anlamına pek gelmiyor aslında. Çünkü insanlarda nefis vardır. eyer herkes doğruları yapıcak olsaydı, Hz ademin evlatları onun izinden gidecek olsaydı, allahın bizi yaratma gereksinimide kalmazdı. ;) birde ibrahim tatlıses bile 19.yüzyılda mağarada doğdum diyor. 21.yüzyılda insanlar mağara adamları gibi yaşıyor. hatta açlıktan ölüyor. Doğuda halen şekerin nasıl bir lezzet olduğunu bilmeyen çocuklarımız var. Diyeceğim bugün dünya uzay çaını yasiyor. AMa biryerlerde Hz adem zamanındaki görgü bilgi ve ahlak kavramı bile yok. yaşadığımız çelişkilerin bilgisizlikten kaynakladığını düşünüyorum.
Burak arkadaşım müsade ederse bende ayrıca bir kaç şey eklemek istiyorum. Çelişki mantıklıdır. Ama her mantıklı olan doğru değildir. Bu çelişkiyi aşmak için, bilmek gerekiyor sanırım, Burak arkadaşımızın ifade ettiği gibi. Tabii ki bundan, "bilmiyorsun sus da öğren" anlamı çıkmasın. Maksat paylaşmak madem... Yazacaklarıma gelince ;
1. Çağrı arkadaşım demişsin ki ; Bunu bütün dünya konuşuyor altından kalkamıyor, biz neyin peşindeyiz?
Şimdi, bütün dünyanın konuşup altından kalkamadığı o kadar çok şey var ki , bizler konuşmayalım desek, konuşacak çok şey kalmaz. İşte geliriz burada, anelka şöyle oynadı, alex yavaş geldi filandan öteye gidemeyiz. Madem ki hazır " Bilimsel ve Akademik Paylaşım " diye bir başlığımız var, elbetteki düşüncelerimizi söyleyeceğiz...
2. Çelişkin kesinlikle ve kesinlikle saçma değil. Çok da akılcı. Ama söyleyeceklerim daha doğrusu Burak arkadaşımıza yapacağım eklentiler umud ediyorum ki, seni bu çelişkiden kurtarabilir. Şöyle ki ; habil ve kabil arasında ki kavga o an yaşayan insanlar arasına kavga sokmuştur. İnsanlar bir şekilde ayrılmıştır. Düşünceler görüşler vs. Bu durumda gelişme durmuş tam aksi gerilemeye gitmiştir. Bunun örneklerini bugünde görebiliriz. Devamlı "iç savaş" halindeki ülkeler, gerilemekten kurtulamazlar. Peki? bunlar konuşmayı yaşam tarzını unutmaya sebep midir ? Bir nevi öyledir ama bu tam olarak karşılamaz. O halde insanların, senin söylediğinz tarzda nasıl yaşamaya başladıklarını söyleyelim... Dediğim gibi iç çatışmalar yüzünden insanlar gerilemeye yüz tutmuştu. Ve bildiğin gibi, 4 hak dininin kitabında, bunun yanı sıra mitolojide dahi geçen Nuh Tufan'ı olmuştur. Tarihde böyle büyük coğrafi olayların çokca olduğunu, kıtaların ayrılmasını, volkanik patlamalardan nesillerin bir bölümünün kayboluşuna neden olduğunu düşündüğümüz vakit, bilgi aktarımının kaybolduğunu da anlayabiliriz. Yani bu söylediğin çelişkiye karşılık olabilecek niteliktedir....
3. "Soy" kavramı çok karmaşık bir yapıdır. Yani Hz. Adem ve Hz. Havva'dan geldi onlarda madem, neden unuttular? diyorsun. İnsanlar söylediğin durumua binlerce yıl sonra geldiler. Ve soylar ayrıldı. Genetik varvasyonlar hakkında bilgin vardır eminimki, bu durumda, aynı kökenden gelmesine rağmen, değişik karakterde, yapıda - bunun binlerce yıl sonra olduğunu da hesaba katalım - insalar meydana gelmiştir. Zaten bütün peygamberler aynı soydan gelir. Yani, herkes sadeliğini koruyamamıştır. Ama belirli bir soy var ki Allah tarafından seçilidir, senin dediğin, "mağara adamı" durumuna hiç bir zaman düşmemiş, Allah'ın varlığını her zaman kabul etmiştir. Demek istediğim arkadaşım, o bahsettiğin dönemlerde herkes öyle zır cahil değildi. Bu söylediklerim hakkında geniş bilgiyi ( Peygamberlerin aynı soydan gelmesi konusunu ) İncil'de - hemen başında - ve tabii ki Kuran'da bulabilirsin...
Özetçe yanlış öğretilen, atalarımızın mağara adamlığından geldiğidir. Eğer ki mantığınız mağara adamlarının bugün ki dil yapısına, çeşitliliğe sebep olabileceğini alıyorsa diyebileceğin pek birşey yok. Çelişkide olan arkadaşların da değişik değişik kaynakları okumasını tavsiye ederim. Ve tabii ki ;) okuduklarını bizlerle paylaşmasını. Çok memnun olurum. Kapataılacak çok açık var...( kendi adıma )
Çağrı Özmen
27-09-2005, 00:57
benim demek istedigim tartısma buyuk boyutlara ulasmasın,konu saptırılmasın mantıgıydı ;) simdi sen olayın dinsel boyutuna yaklasmıssın,ben eger bunlara cvp verirsem sanki dinsiz gibi bir ithamla karsılasıcam,benim korkum bu ;) cunku bende olaya biraz bilimsel yaklasıcam. ben tarih ogretmenligi okuyorum,2 senemi doldurdum,3. senemdeyim ve bu iki sene boyunca,karanlık cagı,osmanlıcayı ayrıyetende kuran ve islam arastırmalarıyla beraber,tarih metodolojisi olarak karanlık cagda insanların psikolojik durumu,korku dürtülerinin nasıl olustugu vs vs. gordum,2 seneye sadece bunları sıgdırabildim...daha dogrusu sıgdırabilldik.
*
şimdi ben Kuran da gecen cogu seyi zaten inceledim,incelemek zorundayım.çünkü bugune kadar dunyanın heryerindeki tarih bilimcileri nin karanlık cagı aydınlatmasında karsılastıgı en buyuk zorluk din.
*
ben incili incelemedim,incil hakkında hicbir bilgim yok,yanlız kuranda gecen ve tarih bilimcilerinde incelemesi zorunda olan ollaylardan,ayrıyetende senin bahsettigin olaylardan tabiki haberim var,bunlar :
ADEM (as)’IN YARATILMASI
-Adem (as) ve Havva Anamızın Cennetten Çıkarılması
-Habil-Kâbil Olayı
-Uc (Cebil Hönnük, Annik)
ama sizin de söylediginiz gibi iç savastan sonra insanlar konusmayı unuttu,yada ilimlerini ogrenemediler,gelistiremediler,anlasamadılar!!! diye birseyden bahsedilmiyo Kuranda.aksine Kuran insanların dunden bugune konusmayı bildiklerini söylüyor,bunu söyle ispatlıyım:
"(Allahu Teala) Adem'e bütün esmaları öğretti." (Sure-i Bakara, ayet 31)
"Adem (as) cennetten dünyaya inince, Allahu Teala, ona her şeyin san'atını, ilmini öğretti." (Taberanı İbn-i Abdilber)
"Adem (as), Allahu Teala ile konuşan bir peygamberdir." (Beyhaki; Hakim)
simdi din bilimleri bu ayetlere dayanarak,insanların tarihten bu yana konustuklarını varsaymakta,ayrıyetende tunc devri,maden devri gibi DÜNYA TARİHİNDEKİ İNSANLIK DUZEYİNDEKİ EN ONEMLİ GELİSME SAYILABİLECEK KANITLANMIS,VE CURUTULMESİ İMKANSIZ OLAN bu dönemleri yalanlamaktadır...bunuda bazı din bilimciler şu cümleyle açıklar: "Taş devri, tunç devri gibi hayali devirlerin hiç birinin,insanlar konuşamazdı anlaşamazdı mantığının aslı yoktur. Bazı imansızlar, bir karıncayı bile yaratmaktan aciz olduğu halde, bütün kainatı yoktan yaratan Allah'ı inkar maksadıyla ilk insanın medeni olmadığı yalanını çıkarmışlardır. Her şeye gücü yeten Cenab-ı Hakk, ilk insan ve ilk peygamber olan Hz. Adem'i medeni olarak yarattığını Kur'an-ı Kerim'de haber vermektedir.
aslında bu başlık çok güzel yerlere geldi,herkesin okuyup tartısması lazım bu konuları deyip soluklandıktan sonra şöyle devam etmek istiyorum
tufan kardesimin bir cümlesi: "bize yanlış öğretilen, atalarımızın mağara adamlığından geldiğidir"...bu konuya gelince,eğer bu konuda biraz bilgim varsa şunu söylemek istiyorum,50.ooo yıllık bir tarihmi? yoksa 500.ooo yıllık bir tarihmi? tabiki 50.000 yıllıktan bahsedebilirim ben size,oda fazla kesin bilgiler olmadan...ama bu 50.ooo yıllık tarihte kesin olan bir iki sey vardırki,bunlardan birisi: butun insanların,mağaralarda,kovuklarda yada acık ve yuksek yerlerde yasadıklarıdır,insanların anlaşmak icin önce el kol hareketleri,sonrada resim çizme metodunu bulmalarıdır,anadolu,mezopotamya,asya vs gibi eski kara parcalarında yasayan insanların hepsi mağaralarda yada açık alanlarda yaşamışlardır,bunun ispatlarıda vardır,kesinliklede çürütülemiyecek sekildedir....
birde sizin yaklastıgınız sekilde yaklasıyorum olaya,ic savaslar,nuh tufanı vs. (nuh ve tufana inanmıyorum demiyorum,yanlıs anlasılmasın) ama böylede olmus olsa,yukarıda kuranında söyledigi gibi tümüyle konuşan insanların,bir süregelme sırasında konusmayı unutmaları mantıksız,çünkü tarihte ki örneklerede bakacak olursak,insanlar birbirlerinden cok hızlı etkilenirler,8000 insanın icinde 1 tane konusan insan olsun,1 yıl sonra 8000 insanın cogu konusmaya baslar,az da olsa...
yeniden mağara insanlarına dönelim biz...hatta birazda ileriye gidelim,gelelim tarihin esas beşiği olan mezopotamya ya .mezopotamya öyle bir yerdirki tarih bilimi buraya girer buradan cıkamaz...eski çağ medeniyetlerinin en fazla gelistigi yerdir,yazı,para,sanat hepsi burada doğmustur,butun dunya maden dönemindeyken burası tarım donemine gecmistir...simdi ilk basta din bilimcilerin çürütmeye çalıstıgı bu donemleri,yanlızca universite öğrencisi olan,dunya üzerinde öğrencilik sıfatı dısında hicbir sıfatı olmayan ben savunarak din bilimcilerin tezini çürütüyim...1- devirler insanların o donemlerde kullandıkları esyalara göre adlandırılmıstır 2- devirlerin sırası bir hoyukte bulunan madenlerin kat kat yuzeye yakın olusundan belirlenmistir,3-dunya uzerindeki her yerin aynı zamanda bu devirleri yasamasalar bile,sırasıyla aynı sekilde gecis yaptıkları kanıtlarla ispatlanmıs ve bir yasa,ders olarak tarih kitaplarındaki yerini bulmustur...
insanların mağaralarda yaşadığı,ve eski çağın en gelismis insanlarının mezopotamyada yasadıgı,insanların hepsinin yabanilik ve cahillikten aynı sıra ve sekille kurtuldugu,fakat bunun aynı zaman dilimlerinde olmadıgı,icat etmeye baslama sureclerinin en önce mezoptamyada baslaması,sonra yayılması,insanların arasında sadece cahillikten en önce kurtulanların mezopotamyalılar oldugu bilimsel sekilde kanıtlanmıs,yasa haline gelmis böylelikle tarih bilimide,diger bazı bilimler gibi din bilimlerinin kara listesine girmistir...
yoruldum :( * tesekkurler :)
Tufan Avşar
27-09-2005, 01:54
Çağrı arkadaşım artık kardeşim diyeyim, samimi olduk tartışa tartışa ;) teşekkürler zahmet edip bilgilerini paylaştığın için. Ama beni bi kaç konuda yanlış anlamışsın. Kuran'dan örnek verirken Hz. Adem'in konuşabildiği yönünde ayetler yazmışsın. İyi de ben zaten Hz. Adem'in konuşabildiğini söylemiştim ki? anlamadım niye öyle bir örnek verdiğini...Ben sonraki dönemlerde insanların gerilediğinden bahsettim...
Sonrasında ; dogmatik değilde bilimsel yaklaşıcam demişsin, ben kendi adıma sadece dogma olarak yaklaştığımı düşünmüyorum. Tarih bir bilimse, günümüzde dinler bir bilimse, coğrafya bir bilimse, bunlardan bildiğini harmanlayıp, sentezleyip kendimce ve desteknelebilir doğrularım olduğunu düşünüyorum. Ve bilimi her an kullandığım kanısındayım.
Şu sorun çok güzel, 50 bin yıllık tarih mi? 500 bin yıllık tarih mi?
Şimdi Tarih bilimi okuyorsun ne güzel ama şöylede birşey var ki okuduğun bölümü ikiye ayıralım, çağdaş tarih ve eski tarih.Sen bunları bize anlatırken hangisinden faydalanıp anlatıyorsun ? Çağdaş tarih insanların dünyanın başından bu yana var olduğunu inkar eder, belirli bir canlı gelişimi sonunda varoluşun tamamlandığını söyler. Günümüzde ve ülkemizde tarih okuyanlar değil sadece, ortaokul ve liselerde dahi insanlığın tarihsel süreci bunlara dayanılarak anlatılır. Ve bahsettiğimiz bu tarih 50 bin yıldan ibarettir. Değil mi?
Bir kaç örnekle destekliyeyim müsadenle, Moğolistan bölgesinde, 10 bin yıl önce yapılmış "beyin ameliyatı" için kullanılan bir araç ele geçirildi ve Amerika'da yaşayan ( adını unuttum ) bir Türk cerrah bunun üzerinde küçük değişiklikler yaparak günümüzde kullanıyor ve kendiside bunu kabul ediyor. Sibirya bölgesinde 15 bin yıl öncesine ait çok da basit olmayan elektirik üreten bir alet bulunuyor. Say say bitmez şimdi. Ama senin bahsettiğin tarihe göre bunlar mümkün değil, haksız mıyım Caner kardeşim ? Benim doğal afetlerden kastım, bilgi aktarımının zaman zaman aksadığı hatta çoğu zaman durduğunu anlatabilmekti.
Ayrıca, düşüncelerini özgürce savun burda, sanmıyorum ki kimse sana dinsiz imansız desin. Öyle düşünenin kendisinden şüphe etmesi lazım tabii ki belirli sınırları aşıp insanların manevi değerlerine saldırmadığımız sürece bu gerçekleşecektir.
Tarih, bunlardan sebep dinler tarafından kara listeye alınmıştır demişsin. Burada sana şöyle bir soru sormak istiyorum. Kara listeye alınan "Çağdaş Tarih'in insan yaşamı üzerine yaptığı araştırmalardır" diyorum. Bu konuda ki düşüncen nedir?
8 bin insanın içinde konuşan biri olsun bir süre sonra herkes konuşur demişsin ama burada yine benim yazdığımı anlamadığın çıkıyor. Belki sorun benim anlatım tarzımda olabilir. Ama coğrafi olaylardan sebep insanların bölük börçük yaşadıklarını unutmamak lazım. Tarihde bundan bahseder zaten. Bende bunu söylemeye çalıştım. Özetçe, coğrafi yıkımlardan dolayı insanların birbirlerinde uzak yaşamlar sürdüğünü, büyük kayıplardan dolayıda ( nüfus olarak ) bilgilerin aktarılamadığı görüşünü savundum. Bu belki sana mantıksız gelebilir ama, hayatın akışı eğer ki bir akış diyagramı ise, her yere uygun bir döngü var diye düşünüyorum...
Tarihsel devirlerin senin söylediğin şekilde sıralandığında mütabıkız ama o sıralama seninde vurguladığın 50 bin yıllık tarih için doğru diyelim, öncesi yok, onlara göre hiç bir zamanda olmadı.
Ama ben buna katılmıyorum. Çünkü herşeyden önce mantığıma inandırıcı gelmiyor. 50 bin yıl öncesini bile tek kanıtlama şekilleri çanaklar çömleklerdir. Ve bilinen bir çok şeyinde saklandığından eminim...Hemde adım gibi. Unutmayalım ki, bizim gibilerin piyon olduğu bir dünyada yaşıyoruz o halde söylenen herşeyin " bilim " adı altında var olduğu için inandırıcılığını hemen kabul etmiyelim...
Ve tabii ki mantığımla kabul etmediğim gibi bunların yanı sıra mantığımla kabul ettiğim yaratıcı da böyle olduğunu söylüyor...
Bende yoruldum ;)
Çağrı Özmen
27-09-2005, 13:56
hoşuma gitti ;)
bende senin paragraf sırana göre cvp vermeye calısıcam..
tufancım,ben Hz. Adem'in konusabildigini anlatan ayetler vermedim,bir daha okursan,bu ayetler,din bilimlerinin tarihsel devirleri ve insanın medeni olmadıgını,konusamadıgını yalanlarken dayandıkllar 3 ayet,bu ayetlere dayanarak insanlar hic bir zaman konusma yetilerini kaybetmedi,devirler olamaz,zaten insanlar gerekli bilgilere sahipti demistr din bilimleri.Ayrıyeten dinsel bilgilerin bahsettigi cahillesme,inanc bakımındandır,yani insanlar inanclarını kaybetmislerdir ama hic bir zaman medeniliklerini kaybetmemislerdir Adem'den bu yana..burada bahsettigim medenilik konusma,yemek toplayabilme,yada giyinme gibi...benimde söylemek istedigim,insanların hepsinin en eski caglarda medenilikten yoksun ve yabani yasadıklarıdır,en eski caglardan biraz daha bu zamana dogru yaklasırsak,bulunan kanıtlarla bütün insanlık tarihinin bir mağara dönemi gecirip konusamadıgı gercektir...
şimdi şu sınıflandırma işine girelim,ben 50.ooo yıllık bir tarihmi,yoksa 500.ooo yıllık bir tarihmi diye sordugumda bunu tarihin hic bir çatısı altına sokmadan sordum,sadece kendi kafamdan geçti.zaten tarihin aydınlık kısımları 50.ooo yıldan cok daha az.ben tarihi senin gibi sınıflandırmam,çağdaş tarih yada eski tarih diye...
Tarih geçmiş toplumların kültür ve medeniyetlerini, sosyo ekonomik durumlarını, birbirleriyle olan ilişkilerini,savaslarini ve barışlarını sebep sonuç ilişkisi içinde, yer ve zaman göstererek belgelere dayanarak, objektif olarak inceleyen bilim dalıdır.
tarihi gecirdigi asamalara gore anca soyle sınıflayabiliriz:
1. Hikayeci Tarih: Olaylari hikayelerle dolu bir bicimde anlatan efsanelere yer veren bir tarih cesididir.
Olaylarin anlatiminda yer ve zaman belirtildigi halde sebep-sonuc iliskisi belirtilmez.Orn: Heredot Homeros ilyeda.
2.Ogretici (pragmatik)tarih:Toplumlarin kultur ve ahlak seviyesini yukseltmek icin bazi sahaiyetlerin on plana cikarilarak anlatildigi tarih cesididir.
Orn: Peygamberler tarihi.
3.Sosyal Tarih: Olaylarin duygusal yonleri ele alinmadan yanlizca sosyal ve ekonomik yonleri anlatilir.
Orn:Izmir iktisat tarihi" ve 17.yy.Bursa tarihi.
4.Bilimsel(neden nasilci)Tarih:Toplumlarin faliyetleri
anlatilirken neden nasil sorularina cevap aranir.(Obj)
şimdi bunların içinden süphesiz en güvenli olanı neden-nasılcı tarihtir,ama diger izlenen yollarda guvensiz,gecerliligi olmayan yollar degildir.mesela hikayeci tarih kulaktan kulağa hikayeleri bizlere aktarır.Türklerin Çin'Den kaçıp demir dagların arasına saklanması,burda ureyip,buraya sıgamayınca buradan cıkabilmek icin demir dagları eritmesi, abartıdır ama tarih bilimi Türklerin bu hikaye cıkmadan belli bir sure önce Türklerin Çin egemenligine girip,sonra kactıklarını ve üreyip yeniden çoğaldıklarını bulmustur,yani demir dağın eritilmesi abartı,ama hikaye gercektir.simdi benim sölemek istedigim,bu hikayeden cıkarak arastırıp sonrada gercegi bulan tarihin,eski zamanlardada yanılması imkansızdır.tabiki eski caglarda insanlar konusamadıgından yazamadıgından,bize hikayeler,destanlar kalmamıstır.ama tarih buluntulardan,kimya biyoloji ve coğrafya gibi bilimlerle beraber eski caglarada bir ısık tutmustur.yani ben görüşümü NEDEN-NASILCI TARİH çatısı altında sundum.yani neden nasılcı tarih senin dedigin gibi bir çömlek bulsa dahi sorar,neden? bununla ilgili bir fikir uretsen tekrar sorar,neden? bilimsel tarhi surekli kendini elsetirdiginden ve birikimlerine soru sordugundan,yanılması inkansız gibidir.------
devam ediyor
Çağrı Özmen
27-09-2005, 13:58
moğolistan bölgesindeki buluntulardan bir alıntı yapmıssın,dogrudur,bunlar cok derin konular...ben seni biraz daha gerilere götüreyim,cok cok eski zamanlara,dunya'da insanlar ürüyorlar,cogalıp dagılıyorlar ve birbirlerinden habersizler,bazıları belli mağara etraflarında toplanıyor,bazıları su kenarlarına iniyor ve bu kabilelerin birbirinden haber alması imkansız cunku yasadıkları cevre dısındaki hic bir kara parcasını,yasam formunun oldugunu bilmiyorlar.yanlız bu birbirinden habersiz insanların,asyadaki olsun,guney amerikadaki olsun hepsinin ortak bir yonu var,bu insanların duvarlara cizdig tanrı resimlerinde tanrının kafasında motorsiklet kaskına benzeyen bir cisim,bu cismin ustunde antene benzeyen bir cubuk,elinde bugunku silahlara benzeyen bir nesne,ve tanrının yanında havada duran yuvarlak bir cisim.simdi butun dunya insanlarının aynı resmin benzerini yapmaları biraz garip degilmi? hadi asyadakiler birbirinden gordu,americadakiler nerden gordu? *peki inca ların ancak ucakla bakıldıgında ok isaretleri oldugu anlasılan ve okların gosterdigi yerde iki ucagın yanyana inebilecegi buyuklukte,ustunde hala ot bitmeyen bir pistinin oldugu? yada en dehset vericisi,Aztek lerin motosiklet kasklı tanrı geldikten sonra bir anda ortadan kaybolmaları,ayrıyeten kaybolmadan daha once duvarlara cizdikleri resimlerde tanrıların yanındaki yuvarlak cisme biniyor olmaları,ve hicbir aztek torununun bile yetismemesi.bunlar tarhinin en gizli kalmıs sırları.ayrıca bu fanuslu antenli tanrı resimlerinden 6-7 tane vardı bende farklı farklı bölgelerden,bulabilirsem,taratıp koyarım.
simdi tufancım,sen 2000 yıl sonra doğdun dünyada,tabiki o zamanlar dünya artık ilerlemis,gezegenler arası ziyaret var falan.simdi sen bigun bindin uzay gemine, kafanda fanus,elinde silah gidiyorsun,bi anda mağara insanlarının oldugu bi gezegene indin,bu insanlar sana dogru gelincede tabancanla birisini vurdun,simdi senin elindeki cismin öldurdugunu,kafandaki fanusu,anteni,gokten bir alev topuyla geldigini goren bu insanlar seni tanrı zannetmez,her istedigini yapmazmı?
laf lafı açtı ;)
Tufan Avşar
27-09-2005, 19:14
Yine cevap hakkı geldi sanırım, hadi bismillah :D
Çağrı kardeşim, yazında iki noktayı çok iyi açıklayarak, eksik bilgilerimi kapattığın için öncelikle teşekkür ederim. Tarihin dalları ve Hz. Adem hakkında ki açıklamaların güzel. Fakat ben mi bencil davranıyorum bilemem ama söylediklerin benimkileri destekler nitelikle ;) Peki nasıl ?
1. Hz. Adem hakkında bir önceki mesajında yazdıkların Kuran'dan ayetlerdir. Yani sadece din bilimi ile ilgilenenlerin ortaya attığı iddialar değil. Kuran'da şöyle geçiyor : " Biz onlara herşeyi öğrettik" Yani Hz. Adem ve Hz. Havva dünyaya geldiklerine herşeyden haberleri vardı ve biliyorlardı. Bazı noktalar seninde dediğin gibi gizemli lakin bunları metafiziksel olarak açıklayabiliriz -ki- metafizik artık bir çok ülkede "resmi bir bilim dalıdır". Bizim ülkemizde henüz değil ama ;) Hadi o kadar derine inmeyelim gerek yok. Bende senin gibi bilimsel yaklaşayım. Ben diyorum ki -hep- ısrarla ; Gelişen ve oluşan coğrafi olgular, insanları birbirlerinden ayırdı ve uzaklaştırdı. Bunlar binlerce sene devam etti. Bu kadar uzun oluşumların sonucu insanlar farklılaştı ve bilgi aktarımı durdu. Ve bilgi aktarımının olabilmesi için -nesilkden nesile- düşün ki bir harddisk olmalı ve birbirlerine bağlı veri kabloları. Bilgisayardan örnek veriyorum ki daha rahat anlaşılsın. Ama bir hard diskin yoksa, cd yi de okutamasın disketide. Yani ? Bilen insanların ölümleri - ki sende söylüyorun o zamanlar kısa yaşarlardı diye - aktarımı sıfıra indirdi. Ve iyice dağılan topluluklardan bir çoğu eskiyi aktarıcak kimseyi bulamadı yanında. Bugün bir bebek dünyaya geldiğinde içgüdüsel haraketleri bir tafara koyalım, konuşmak, düşünmek gibi haraketleri ancak karşısındaki öğrettiği kadarı ile öğrenebilir. Ya da hiç konuşamaz. Ben eski insanlarda nesiller arası aktarımda böyle sorunlar olduğunu düşünüyorum.
2. Senin söylediğinden ne çıkaracağımı anlayamadım. Yani uzaylılar mı geldi ziyaret etti demek istedin? bilmiyorum. Ama ben ona göre konuşayım. Öncelikle şuna açıklık getirelim, sen daha iyi biliyorsundur. İnka ve Mayalar asyadan amerika kıtasına göç etmişlerdir. Ya da bazı tarih bilimcileri, coğrafi bilimden örnekler alarak, göç etmediler kıtaların ayrılması ile mecburi bir geçiş yaşadılar görüşünde. Peki bundan ne çıkıyor? Diyorsun ya Çağrı'cım asyadaki biliyordu da amerikada ki nerden biliyor? Zaten vaktinde çok yakın yaşarlardı birbirlerine. Olmasa bile, Yakutistan civarından amerika kıtasına göçlerde gerçektir. Bilgi aktarımı bu şekilde sağlanmıştır.
3. Bahsettiğin inanılmaz hadiseler sence uzaylılar tarafından mı yapıldı yoksa benin bahsettiğim şu 10 bin sene öncesine ait çağdaş icatları yapan insanlar tarafından mı?
Bak sana şöyle bir örnek vereyim lakin doğruluğu kesindir demiyorum. Sadece benim öngörümdür. Tevrat ile Zebur'u incelersek eğer - ki sanada tavsiye ederim - Birbirlerine çok benzerler. Ve bence büyük bir coğrafi olay - Nuh Tufan'ı olabilir- bu araya denk gelmiş, dünya üzerindeki herşey yok olmuş bir süre sonra sağ kalan insanlar yoldan çıkmaya başlamışlardır. Ve kitabı, mesajları unuttukları içindir ki birbirine çok benzeyen kitabın ikincisi gönderilmiştir. Sanırım bu öngörü biraz da olsa coğrafi olayların yarattığı tahribata ve bilgi aktarımının durmasına örnek olmuştur.
4. Ben şuna inanıyorum Çağrı kardeşim, ilk insanlar herşeyi biliyorlardı. Ama bahsettiğim ve vurguladığım sebeplerden dolayı dağıldılar parçalandılar aktarımları sıfırlandı. İlk ya da ikinci yazımda bahsettiğim gibi sadece ama sadece seçilmiş olan ırk ( peygamberler ırkı ) kendini hiç kaybetmedi. Ve zaten insanlara da yol gösterici olarak hep bu ırktan gelenler seçildi. Keşke ilahiyat fakültesinde okuyan bir kardeşimiz olsa da burda bu konuda daha ayrıntılı bilgiler verse. Çünkü bunlar İncil'de ve Kuran'da geçiyor.
5. İnsanların uzaylıya benzeyen yaratıkları tanrı seçmesine bir yana bırak vaktinde taşa, ateşe, ineğe bile tapmışlar tanrı diye maymun öküz v.b. sığır resimleride çizmişlerdir. Ha şuna cevap veremiycem Caner kardeşim, orada bende senin gibi tıkanırım. O vaktin insanları neden duvarlara uzaylıya benzeyen figürler çizdiler? Bunu ancak ve ancak metafizik bilimini çok iyi bilen birisi açıklayabilir. Fakat sana şöyle birşey sorayım. Çok iyi bilmediğiniz tarihi devirlerde, büyük coğrafi yıkımlar öncesinde, insanların şu günden daha gelişmiş olduğunu düşünemez miyiz sence ? Belki bu inka'ların ve maya'ların yaptığı eserlere bir cevap olur. Ya da ne dersin Hz. Nuh'un yaptığı gemi için. Günümüzde öyle bir gemiyi ( ki ben gemi mühendisliği okuyorum ) binlerce insan ancak 1 senede belki bitirir. Ama Hz. Nuh kendi başına ve ayetler söylendiği üzere Buharla çalışan, bir çok insanı ve her tür hayvanı içine alabilecek kadar da bir gemi yapmıştır. Biliyosun ki bazı bilimciler hala bu geminin peşindeler. Ama Hz. Nuh bir uzaylı değildi...
Son olarak, düşündüklerimizi elbette öncelikle bilimsel ve sonrasında eğer ki inanıyorsam dogmatik yollarla açıklamaya çalışıyorum. Umarım bazı arkadaşlarımız forumu dini istismar yolu olarak kullandığımı düşünmüyordur. Bir çok arkadaş beni tanıyor nasıl biri olduğumu biliyor ama tanımayanda çok elbette...
Sevgiler...
Sercan Matur
27-09-2005, 21:24
Sevgiyle kucaklıyorum seni Tufan kardeşim ;)
Yazan ellerin dert görmesin ...
Erkan Keremoğlu
27-09-2005, 23:54
Hangi dine inanırsak inanalım, dini kitaplara ve dini inanışlara referans verilerek bilim yapmanın imkanı yoktur. Din temelde herşeyi Tanrı'nın yarattığı ve yönlendirdiği tezine dayanır. Bilim ise "acaba nasıl" sorusuna cevap aramaktır. Bütün sorulara "Tanrı istediği için öyle" şeklinde cevap verilebilecek bir alan olan din bilimle karışırsa bilim dogmalara boğulur. Bilim tamamen nesnel ve görülen, bilinen, elle tutulan, kanıtlanan şeylerle yapılmalıdır yoksa yanlış yerlere sapar.
8)
Çağrı Özmen
28-09-2005, 00:47
umarım buradaki arkadaslar bu msjları okuyupta bizi iki farklı dusunce sistemini yanlıs anlamadan sentezliyorlardır ;) ilk defa forumdan bu kadar keyifli,ölçülü düzeyli bi tartısmanın iindeyim,cok guzel bence bu ;)
şimdi tufancım,ben hz ademin konusabildigine dair ayetler yazmadım derken,onların kuran'dan oldugunu tabiki biliyorum,sen beni yanlıs anlamıssın,bunlar din bilimcilerin insanların konusma yetisini kaybetmedigini kanıtlamak icin dayandıkları ayetler dedim ben sana,özellikle adem'in allah'tan öğrendigi ilmini herkese aktarmaya calıstıgına dair olan bir ayeti hatırlamadıgımdan yazamadım,kusura bakma
cografi bir degisimden soz ediyorsun.dunyada iki tane buyuk cografi degisim olmustur insanları etkileyen...yine yanlıs anlasılmasın butun cografik degisimlerden bahsetmiyorum,sadece insanları etkileyen,bir kıtaların ayrılması,ikinciside buzul cagı.sen bana kesin bir sey degilde: ic savaslar olmustur,cografi etkenler olmustur,insanlar dogan yavrularına aktaramamıstır,diye bir yargıda bulundun bana,bende kesin olmayan bir yargıda bulunayım,konusan hic bir insan mı kalmadıki,bilgilerini en azından bir topluluga aktaramıyacak? simdi is buraya gelince bunun tartısması nedenci ve nasılcıdan biraz uzaklastı...sen bana ole bir kanıt sundunki bende sana ornek verdim,uzaylı istilası diye bir seyden bahsetmedim tabiki,ama eger sen bana mogol bölgesindeki buluntulardan bahsedersen,bende sana bole bir ornek verebilirim sanırım,bakın dunya uzerinde vinclerin kaldıramayacagı nesnelerle yapılan buluntular var,dunya uzerinde yontulması mumkun olmayan taslardan heykel yapmıs insanların buluntuları var,fakat bunları yapan sanat,insanların bilgi birikimi ortada yok,o zaman sen sunu soluyorsun bana ki ben bunu böyle kabul etmek zorundayım,cunku ya bunları fasa fiso olarak gormek,yada belirli bir nedene baglamak lazım,demekki dünya üzerinde bir kıyamet daha oldu,butun insanlar birikimler ve bilgi kaynakları yok oldu,sadece bazı nesneler toprak altında kalarak kurtuldu.tabiki bu senin degil benim neden nasılım ama,sen bana böyle bir varsayım gösterirsen,bende ok derim.su anda ikimizin baktıgı acıdada mantıklı olarak: dunyanın belirli bir yıkım surecinden gecip tekrar hayatın baslaması olarak gözüküyor,bu durumdada senin yazını dayandırdıgın dinsel bilgiler bize hic bir sekilde bilgi vermiyor.
devamı var
Çağrı Özmen
28-09-2005, 00:48
başı bir önceki sayfada
simdi sen diyorsunki mayalar ve incalar goc etmistir,su cumleme dikkat et,
.........asyadaki olsun,guney amerikadaki olsun hepsinin ortak bir yonu var,bu insanların duvarlara ilk cizdigi tanrı resimlerinde tanrının kafasında motorsiklet kaskına benzeyen bir cisim,bu cismin ustunde antene benzeyen bir cubuk............
simdi ben burda incaların yada mayaların cizdigi demedim ki ayrıyeten incalar ve mayalar o kadar eski topluluklar degiller.ben ilk cizilmis,insanların birbirinden haberi yokken cizilen resimlerden bahsettim,bu cizimlerde hala arsivlerde vardır bir cok yerin.simdi mayalar guney amerikada peru ve cevresinde kurmuslardır uygarlıklarını,1524 yılında son maya imparatorunun ölümüyle tarhi cizgisinden cekilmislerdir,Mayalar, 3.yy. başlarından 9 yy. ortalarına kadar Yucatan bölgesinde kurdukları görkemli kent devletleriyle günümüzde dahi adından söz ettiren bir halk.incalar ise 16. yy. başlarına kadar And'lar bölgesinde hüküm sürmüş ve güneşe tapınma diyebileceğimiz bir dinle devlet yönetiminin içiçe olduğu çok iyi örgütlenmiş, merkezi sisteme sahip devasa bir impaatorluk kurmuşlardır. Üçyüz yıl boyunca hukum surmuslerdir.bunların asyadan göçü bazı kaynaklarda gecmis olup,kesin gibi kabul görmesine ragmen kesin degildir,ayrıca bunlar cok ilerlemis medeniyetlerdir.ve 3.yy dan sonra ortaya cıkmıslardır,ben İ.Ö ki dönemlerden bahsettigim icin,dolayısıyla tanrı *resimlerinin aynı olmasına verdigin cevabı kabul edemiyecem.cunku bu resimler incalar göc etsede etmesede onlardan *asagı yukarı 6-7 bin yıl once cizilmistir.
devamı var
Çağrı Özmen
28-09-2005, 00:50
duvarlara cizilen resimlere gelince insanlar senin dedigin gibi iduvarlara ates,bocük,hayvan-ata-tanrı *resmi cizmemislerdir,sadece bir kac tip tanrı resmi vardır bunlardan biride uzaylıya benzeyen prototiptir.hayvan resimlerine gelince,hayvanları gecim olarak kullanmıslardır, Biraz daha yakından bakılırsa hayvanlarla bu kadar fazla ilgilenmelerinin nedeni ortaya çıkar. Resimleri yapılan hayvanların bazılarının üzerine okların çizilmiş olması, hayvanlarla ilgilenmelerinin asıl nedeninin geçim sorunu olduğunu ortaya koymaktadır. Çizilen hayvanların genellikle geçimlerinin ve yaşamlarının bağlı olduğu türler oluşu da öyle. Geç Eskitaş dönemi resimlerini yorumlayan bilim adamlarının büyük çoğunluğu, bunların sanat için değil, geçim için çizildiklerini kabul etmektedirler. Bu resimler arasında, hayvan resimleri yanında seyrek de olsa, başlarına boynuz, maske takmış, hayvan başı koymuş, üzerlerine başı ve ayakları bırakılmış hayvan postu giymiş biçimde kılık değiştirmiş insanlar da görülmektedir. Bu şekiller avı çoğaltmak için yapılan sihir törenlerini yöneten sihirciler olarak yorumlanırlar. Bunlar genellikle erkeklere benzemekle birlikte La Madeilene'de hayvan başlı bir kadın resmi de vardır. Mağaralara çizilen resimlerin geçimlerine ne yararı olabilir ki ? sorusunun yanıtına gelince, yapılan yorumlar onların bu resimleri yapmakla hayvanların çoğalacağını, avının başarısının artacağını düşündükleri yolundadır. Bu resimlerin hayvanların çoğalmasına hiçbir etkisi olmamışsa da, avlanmış hayvanların sayısının artmasında biraz etkisi olmamışsa da, avlanmış hayvanların sayısının artmasında biraz etkili oldukları kabul edilir. Ava çıkmadan önce bu resimler önünde yapılan törenler ya da mağara dışında,avın, resimlerle değil, hareketlerle canlandırılarak yapıldığı sanılan törenler, ava çıkanları fizyolojik ve psikolojik olarak ava hazırlama işlevi görmüştür.kısacası insanların cogu hayvanlara tapmamıs,ates,gok gurultusu vb o zamanlar icin kontrol altına alınamıyacak doga olayları,yada nesnelere tapmıslardır.eger sen bana dersenki: Tarihöncesi insanı hayvanlarla kendisinin ortak atalardan geldiğini düşünüyor, hayvan etini ve derisini feda ederek, kendisini yarattığını düşünüyordu.ben buna ok derim,cunku bu insanlar Klanın atalarını ve koruyucu ruhlarını bazı hayvanların icinde oldugunu dusunuyorlardı.hayvanları tanrı olarak görmüyorladı.
Sanırım konu cok saptı,ben senin soylediginden bir laf actım ,sen benim soyledigimden bir laf actın,yani kısacası muhabbeti cok derin yerlere cektik,en iyi tarih bilimcilerin bile acılayamadıgı,uzaylı tanrı resimlerine girdik,mağara duvarlarındaki tanrı resimlerinden bahsettik,ben kendime gore mantıklı olanı aktarabildigimi dusunuyorum,tarihte gizemli bir cok seyin cevabı yoktur,ama eger tarih bu gizemlere bir cevap bulmussa bu cevaplar kesinlikle dogrudur diyerek noktalıyorum yazımı,tesekkurler....
son
Tufan Avşar
28-09-2005, 01:18
Hangi dine inanırsak inanalım, dini kitaplara ve dini inanışlara referans verilerek bilim yapmanın imkanı yoktur. Din temelde herşeyi Tanrı'nın yarattığı ve yönlendirdiği tezine dayanır. Bilim ise "acaba nasıl" sorusuna cevap aramaktır. Bütün sorulara "Tanrı istediği için öyle" şeklinde cevap verilebilecek bir alan olan din bilimle karışırsa bilim dogmalara boğulur. Bilim tamamen nesnel ve görülen, bilinen, elle tutulan, kanıtlanan şeylerle yapılmalıdır yoksa yanlış yerlere sapar.
8)
Elbetteki din ile bilim birbirine girmemeli. Bende buna karşıyım. Ama avrupalı ; bilim diye günümüzde bizlerin yani insanların geçirilmiş süreçler ardından oluşmuş hayvanlar olduğumuzu söylüyor ise kusura bakma ama bende hayvanlardan türediğimize karşı olduğum için kendi düşüncelerimi arzediyorum. Bu bu kadar. Ben yazılarımın hiç birisinde Allah böyle diyorsa böyledir demedim tam aksi Çağrı'nın yazılarına karşılık tarih ve coğrafi bilimler bugüne kadar ne demiş ise onları aldım kullandım. Ve ben müslümansam elbetteki kitapta yazanlarıda kullanırım. Bu dinin bilime girmesi değildir. Ancak ve ancak "Allah böyle dedi oldu" deseydim senin dediğin noktaya gelirdi. Ve tabii ki ben islamiyeti kabul ediyor haliyle Allah'ın varlığına inanıyorsam onun dediklerini kabul edeceğim. Etmez isem nasıl müslüman olabilirim ki? Ya da hiristiyanda olabilirdim ben, yine aynı şey geçerli olacaktı. Şu ikisini karıştırmamak lazım dinin dediklerine doğru diyip geçmek ya da bir hadisde söylendiği üzere " İlim dünyanın öbür ucunda da olsa gideriz " demek. Ki bunu söyleyen - hadis olduğuna göre - Hz. Muhammed'dir. Yani müslümanlık hiç bir zaman araştırmayın, Allah ne diyorsa öyle kabul edin boşverin, demez.
Gerçi bunun evrim teorisi ve insanların gelişimi ile pek alakası yok ama cevap vermem gerektiğini düşündüm. Ve söyler misin Erkan? Ben bilimi seven araştıran, okuyan birisiyim. Aynı zamanda da müslümanım, bu senin için ters bir durum mu? merak ettim. Senin söylediklerini açarsak şöyle birşey çıkar ortaya, bilim diyorsan Allah'ı ve dediklerini yok sayacaksın aksi taktirde bilim adına birşey öğrenemez geliştiremezsin... Yanlışsam kusura bakma, yanlış anlamış olabilirim ama ben senin dediklerinden başka bir mana çıkartamadım...
Son söylediğine katılıyorum, bilim dogmalarla boğulursa yanlış yollara sapar demişsin, doğrudur ama tek bir cümle eksik, yobazca ve hazırcı bir inanışla dediğin doğrudur. Aksi taktirde, avrupalının bir çok gelişmişliği, tıp alanındaki ilerlemeleri, tarihsel, coğrafik buluşları vs. islam alimlerinden aldığını hatırlatırım sana. Ve hepside dinine sonuna kadar bağlı insanlardı...
Bu konuda son olarak şunu söylemek istiyorum. Yazılarımın birisinde - okudun mu bilmiyorum - metafiziğin bir çok ülkede bilim olarak kabul edildiğini söyledim. Almanya, İngiltere, Fransa üniversitelerinde küçük çaplı bir araştırma yaparsan görebilirsin ya da görebiliriz. Ayrıca bunların dışında bir çok devlette metafiziğin bilim olduğunu kabul etmiş ve bu konuya kaynak ayırmıştır. Metafizik elle görülen, ölçülebilen şeyler ile ilgilenmez. Ve bugün bir bilim dalıdır. Yani bilim sadece senin dediğin gibi, deneylenebilir olgularla ilgilenmiyor
Tufan Avşar
28-09-2005, 01:39
Çağrı kardeşim ;) Sanırım seni ve beni ancak reha muhtarla ateş hattı paklıycak bu gidişle :) reha muhtarın acı var mı acı soruları içinde devam edeceğiz heralde, sonu öyle gözüküyor :)
Şöyle bir sorun var ki; ben senin, sen benim dediğimi yanlış anlıyoruz, niye? çünkü internet ortamında yazışıyoruz. Umarım bir gün yüz yüze de bu konuları konuşabiliriz.
Yazdıklarına gelince ; Şöyle bir yanlış anlaşılma var, ben coğrafi sebeplerden dolayı herşey ve herkes yok oldu demedim. İnsanların ayrı düştüğünü, bilgi aktarımları yapamadığını söyledim. Yoksa bir kıyamet oldu demedim. Öyle olsa neden ben sana seçilmiş ırktan bahsedeyim ki? Yani herşey kaybolmadı. Elbette devam etti. Ama insanlar başka başka yerlerde yaşamaya başladılar ki insandan bahsediyorsak kıskançlıklar, iç savaşlar v.s. de işin içine giriyor.İnsan diyince aklına ne geliyorsa artık. Ve sadece belirli bir kısım inanmaya devam etti. Geri kalanı sapıklıklar içine düştü. Seninle bu konuda anlaşabilmemiz güç elbette. Sen farklı ben daha farklı açılardan bakıyoruz.
İnsanların öküze vs. inanmasını söylememden kastım, Kuranda da geçen sarı buzağı vakasıdır. Bugün bile hindistanda ineğe kutsal hayvan gözü ile bakıldığını düşünürsek, geçmişte ineğe tapanlarda olmuştur. Nasıl ki ateşe, taşa tapanlar olduğu gibi. Ben bunu kasttettim sadece ve senin dediğini destekledim aslında, yani uzaylılara kadar gitmeye gerek yok demek istedim :)
İnkalar ve mayaların o dönemlerde yaptığı şaheserler, mısır piramitleri vs, o kadar çok şey var ki ama bunların hepsinin insan gücü ile teker teker taşınarak yapıldığı ortada. Bazı şeylerde insan gücü elbette yetmiyor, burada gizemli olan birşey yok bana göre, diyorum ki 10 bin sene önce beyin ameliyatı için bir alet icat edilmiş, günümüzde aynı kaliteye bu alet bulunduktan sonra gelinebildi. Demek istediğim anlaşamadığımız noktabu Çağrı kardeşim. Yani insaniyet her zaman aşşağıdan yukarı doğru gelmedi kimi zaman çok ama çok geriye düştü. İşte burada metafizik giriyor. Bunları birleştirince ben akılcı olduğunu düşünüyorum ve beni tatmin ediyor. Ama bu insanın kendi ile alakalı elbette senin söylediklerini de yadırgamıyorum çünkü söylediklerin bizzat harfen bende düşündüm ve inandım. Bunu küçümseme olarak algılama lütfen, kimi zaman kırılma noktaları geliyor, cevaplar bulunamıyor, insanlar başka yerlerde cevap aramaya çıkıyor. İkimizin gittiği yönler farklı o kadar sanırım. Bu biraz zevkler ve renkler meselesine dönüyor :) İşin sonunda sabaha kadar tartışsak, aynı çözüme ulaşmamız zor gözüküyor. Amaben hep burdayım tabi, dilediğin kadar konuşabiliriz.
Şu cümlen: " tarihte gizemli bir cok seyin cevabı yoktur,ama eger tarih bu gizemlere bir cevap bulmussa bu cevaplar kesinlikle dogrudur" benim buna katılmam mümkün değil, çünkü bugün tarih kitapları yani tarih bilimi dediğimiz kurumun kitapları insanlık gelişimini homa sapiens sapiens den homo sapien ırkına yükselmiş olarak gösteriyor. Bir nevi evrim teorisini destekliyor. Çünkü ırksal yükselmeler bugün sadece evrim teorisinde gerçekleşiyor, diğer teorilerin ( hettetrof teorimi gibi ) yıkıldığı resmen açıklanıyor...
Çağrı Özmen
28-09-2005, 01:53
tufan kardesim,ben tarihte gizemli bir cok seyin cevabı yoktur,ama eger tarih bu gizemlere bir cevap bulmussa bu cevaplar kesinlikle dogrudur derken,kesin olan cevaplardan bahsediyordum ya neyse,bende yoruldum artık,sende eminim :D yani biz bi uzlasmaya varamıyacaz,zaten eminim biz birbirimizi görüp selamlasan insanlarız,cunku forumda isim olarak tanısakta beraber oldugumuzda cogu kisi adımızı bilmiyoruz bazen..ayrıca bir araya gelsekte eminim bölebi muhabbet yerine,daha komik ilg cekici seylerden konusuruz ;D emin ol :D gorusuruz.. ;)
Tufan Avşar
28-09-2005, 02:06
tufan kardesim,ben tarihte gizemli bir cok seyin cevabı yoktur,ama eger tarih bu gizemlere bir cevap bulmussa bu cevaplar kesinlikle dogrudur derken,kesin olan cevaplardan bahsediyordum ya neyse,bende yoruldum artık,sende eminim :D yani biz bi uzlasmaya varamıyacaz,zaten eminim biz birbirimizi görüp selamlasan insanlarız,cunku forumda isim olarak tanısakta beraber oldugumuzda cogu kisi adımızı bilmiyoruz bazen..ayrıca bir araya gelsekte eminim bölebi muhabbet yerine,daha komik ilg cekici seylerden konusuruz ;D emin ol :D gorusuruz.. ;)
;) Görüşürüz kardeşim... En azından iyi bir bilgi paylaşımı yaptık valla ben çok memnun kaldım :) Bu arada aktardığımız bu bilgiler zamanla kayıba uğrar mı Çağrı, sıfırlanır mı bilgi aktarımları ne dersin? şaka şaka ;D
Çağrı Özmen
28-09-2005, 02:08
valla ben bunları bu sene gordugum bide bu yaz tanrıların arabaları,ilk insanlar,tarhi oncesi devirler gibi kitapları cok okudugumdan benim aktardıklarım aklımda su anda :P ama kısa bi sure sonra cıkıcaktır merak etme :D ikincisi insanların cogu yazdıgımız uzun yazıları gorunce okumktan vazgecmistir zaten,insallah onlarada yararı olur,ne diyim :D
Burak Tuzlu
28-09-2005, 03:15
Gerçekten harika bir bilgi alışverişi oluyor. Erkan arkadsaşımızın bahsettiği hangi dine inanırsak inanalım, dini kitaplara ve dini inanışlara referans verilerek bilim yapmanın imkanı yoktur fikrini benimsemiyorum. Çünkü bilim denilen olguyu var eden bu sistemi kuran allah değilmidir. Allah'ın yoktan var ettiği bu sistem sayesinde bu gün biz bu forumda tartışıyoruz. yani 7-8 yıl önce böyle bir olanağımız yoktu. Bİraz daha filmi geri sararsak bundan 500bin yıl öncede insanların evleri yoktu. Kendilerini koruyabilmek için mağaralara sığınmışlardır. Allah Hz. Ademe bazı bilgileri yükledi ama tezeklerden de taşları sıvayıp bina yapmayı öğretmedi. Kuranda herşeyin bir açıklaması vardır ama bunlar üzerindede sayfalarça geniş açıklamalar yoktur. Zaten açıklamaya kalksa ne peygamber efendimizin hadisleri doğar nede buKAdar çeşit olmamıza gerek kalırdı. Yinede herşeyi AKLIM çözümleyemiyor. Çünkü sıfıra indikçe tıkanmaya başlıyoruz. En basıtı Allah niçin kendini yoktan var etti yada nasıl yoktan var oldu. Bunları bilim hiç bir zaman açıklayamaz. Bilimde açıklayamadığı şeyleri Kabullenemediği için belkide darwinin teorisi bukadar ilgi toplamış ve insanları meşgul etmiştir. Bizim gibi en azından benim gibi bilgisi noksan insanlara bu gibi aydınlığa kavuşmamış konuları rahatça kullanarak tezlerinizi kabullendirebiliyorsun. PSV maçında görüşmek dileğiyle 0555 505 39 05
Ömer Birdal
28-09-2005, 03:29
bütün yazıları okudum ve böylesine "ince" bir konunun çok güzel bir üslupla, kimsenin kimseyi kırmadan (zaman zaman tansiyon yükselse de (ki normaldir) ) bir beyin fırtınası şeklinde paylaşılmasına çok sevindim.. bilgilerini paylaşan arkadaşlara teşekkürler..
Tufan Avşar
28-09-2005, 19:58
1907UNIFEB ailesine böylesi yakışmalı...
Hasan Muradoğlu
29-09-2005, 10:58
bende ilk başta bu konuyu açarken kararsızdım,lakin tartışma ortamı beni gayet mutlu etti...takip ediliyorsunuz haberiniz olsun ;)
Burak Tuzlu
01-10-2005, 00:13
ne güsel herkes memnun:D
Hasan Muradoğlu
28-02-2006, 19:46
evrim teorisi ilk çıktığında batıda bu teoriyi hoş karşılamayan iki güruh çıkmış ortaya.birinci gruptaki bilim adamları,öne sürdükleri tezlerle,olayı nesnel açıdan ele alıp,hadisenin bilimsel açıdan yanlış olduğu konusunda hemfikir olmuşlar.diğer grup ise kilisenin önderliğindeki inançlı kesim(daha din eksenli olan insanlarda diyebiliriz) bu teoriyi yaratıcıyı reddetme olarak görmüşler ve olay sonra ateizme ulaşmış.belki de bu yüzden evrim teorisini ciddi manada savunan kişilerin çoğu ateist kimselerdir(dikkat edin hepsi ateisttir demiyorum-nietzsche'nin de dediği gibi bu da dahil butun genellemeler yanlistir-olaya sevecen yaklaşan smiley )
durup dururken bu konuyu yeniden niye gündeme getirdin diyenler olabilir,burada menfaatim ön plana çıkıyor.şu sıralar hocalarımızdan biri victorian age ile kafayı bozmuş durumda(evrim de konularımız arasında).o doğal seleksiyon senin bu seksüel seleksiyon benim dolaşıyoruz tartışma konularında :)
Burak Tuzlu
28-02-2006, 20:18
durup dururken bu konuyu yeniden niye gündeme getirdin diyenler olabilir,
;)
hocayıda foruma üye yapalım ;D
Onur Aloğlu
30-03-2006, 00:07
Bİraz daha filmi geri sararsak bundan 500bin yıl öncede insanların evleri yoktu. Kendilerini koruyabilmek için mağaralara sığınmışlardır. Allah Hz. Ademe bazı bilgileri yükledi ama tezeklerden de taşları sıvayıp bina yapmayı öğretmedi.
* "Bundan 700 bin yıl önce insanların, çok iyi inşa edilmiş gemilerle okyanus yolculukları yaptıklarını biliyor muydunuz? Ya da bize "ilkel mağara adamları" olarak tanıtılan insanların, gerçekte günümüzdeki ressamları aratmayacak bir yeteneğe ve estetik anlayışına sahip olduklarını hiç duydunuz mu? 80 bin yıl önce yaşamış olan ve bize evrimciler tarafından "maymun adam" gibi gösterilmeye çalışılan Neandertal ırkının, müzik aletleri yaptığını, giyim-kuşam zevkine sahip olduğunu, kızgın kumlarda biçimli sandaletlerle gezdiğini biliyor muydunuz?"
*İnan arkadaşımızın verdiği linkten alıntı
*
İki tez de evrimi yalanlıyor. Bu mudur yani?
* *
Burak Tuzlu
02-04-2006, 23:15
* "Bundan 700 bin yıl önce insanların, çok iyi inşa edilmiş gemilerle okyanus yolculukları yaptıklarını biliyor muydunuz? Ya da bize "ilkel mağara adamları" olarak tanıtılan insanların, gerçekte günümüzdeki ressamları aratmayacak bir yeteneğe ve estetik anlayışına sahip olduklarını hiç duydunuz mu? 80 bin yıl önce yaşamış olan ve bize evrimciler tarafından "maymun adam" gibi gösterilmeye çalışılan Neandertal ırkının, müzik aletleri yaptığını, giyim-kuşam zevkine sahip olduğunu, kızgın kumlarda biçimli sandaletlerle gezdiğini biliyor muydunuz?"
* *İnan arkadaşımızın verdiği linkten alıntı
*
* * İki tez de evrimi yalanlıyor. Bu mudur yani?
* *
Bİraz daha filmi geri sararsak bundan 500bin yıl öncede insanların evleri yoktu. Kendilerini koruyabilmek için mağaralara sığınmışlardır. Allah Hz. Ademe bazı bilgileri yükledi ama tezeklerden de taşları sıvayıp bina yapmayı öğretmedi.
onurcum yaptığın alıntı yalnış anlamaya ve inanın verdiği siteden yaptığın alıntıya ters düşüyo izlenimi verebilir. ;) yazıyı tam olarak ele almak lazım ;) :)
Ama keşke darwin can verirken yanında olabilseydikte son nefesinde neler söyleyebildiğine şahit olabilseydik.
belki ozman bu tartışmalara kökten çözüm bulabilirdik.
Onur Aloğlu
03-04-2006, 00:15
Ama keşke darwin can verirken yanında olabilseydikte son nefesinde neler söyleyebildiğine şahit olabilseydik.
belki ozman bu tartışmalara kökten çözüm bulabilirdik.
Sevgili Burak kimin nasıl öldüğünü tartışmıyoruz. Darwin' in bilime olan katkısını ve bu teorinin bugünkü durumunu tartışıyoruz.
Onur Aloğlu
03-04-2006, 02:04
Ama Burak'ın söylediği bence önemli çünkü insanlar en önemli itirafları ölmeden önce yaparlar diye duymuştum
Pek bilimsel değil. -mış, -muş...
Hasan Muradoğlu
08-04-2006, 23:47
olayla ilgili son iddia
Amerikalı bilim adamlarına göre, Darwin'in evrim teorisi moleküler düzeyde ispatlandı. ABD'de yayımlanan Science dergisinde yer alan araştırmaya göre, Oregon Üniversitesi'nden bilim adamları, doğanın yeni bir mekanik moleküler parça yaratma sürecini, var olan elementlerle aşama aşama ortaya koydular.
Araştırmanın başında bulunan Biyolog Joe Thornton, yeni fonksiyonlar için dönüşüm yapmak üzere, tamamen farklı fonksiyonların oluşması için doğal ayıklanma tarafından baskı altında tutulan eski genlerde bir moleküler çalışma sürecini tespit ettiklerini belirtti.
Bu çalışmalarıyla dönüşüm tarafından evrime uğrayan moleküler karmaşıklığı ortaya çıkardıklarını belirten Thornton, ''Çalışmamız, Darwin'in evrim teorisine karşı çıkan tezde (akıllı tasarım) köklü bir hata bulunduğunu da ispatlamış oldu'' dedi.
Darwin teorisine karşı çıkanlar, tek başına doğal ayıklanma sürecinin sonucu olacak bir evrim sürecini açıklayabilmek için moleküler sistemlerin çok karmaşık olduğunu savunuyorlardı.
Thornton, yeni tekniklerin, bugün ortadan kaybolmuş olan eski genlerin yüzmilyonlarca yıl önce nasıl evrimleştiklerini görme olanağı sağladığını belirtti.
Amerikalı biyologlar, bu çalışmalarında, Dünya'daki ilk hayvanın iskeletinin tespit edilmesinden önce, en erken 450 milyon yıl önce varolan ''aldosteron hormonu''nun (anaç regülatör) reseptör geninin evrimleşmesini tespit ettiler.
Deneylerde, bu reseptörün, aldosteron tarafından bu hormon varolmadan çok önce aktive edilebildiği ve bu reseptörün, aldesterondan çok daha eski, ancak benzer yapıda bir hormona yanıt verdiği ortaya koyuldu.
Joe Thornton, çalışmalarıyla ortaya koydukları moleküler mekaniğin evrimleşme sürecinin Darwin'in teorisiyle tamamen uyum içinde olduğunu belirtti.
bu da karşıt görüş tarafından ortaya atılan bir sav
bizler biliyoruzki bilimin en önemli özelligi iddialarını bir temele dayandırmasıdır.zaten bilim adamlarıda diğer yaklaşım ve paradigmaları en çok burdan eleştirmektedirler.fakat bilim bu konuda bir argumana sahip olmadığı halde temel iddiasını doğruymuş gibi savunmaktadır. nitekim evrimin mutasyona ve türler arasındaki geçişe uygun olduğunuda söylemeliyiz. ama bunun olabilmesi için genetik bir değişimden bahsetmemiz gerekecektir fakat bunu ne bilim ne de evrimciler ispatlayabilmişlerdir.dolayısıyla burada bilim sadece bir ön kabulden hareket etmektedir.aynı zamanda 'bilinçsiz maddenin zeki dolayısıyla bilinçli varlığı nasıl meydana getirdiği'de açıklamayı bekleyen sorulardandır.ama bunu bir 'Tanrı'kolaylıkla yapabilir.
evrimin sadece bir teori olduğu gerçeği devam etmekte.ayrıca evrim yandaşı bilim adamlarının sadece bir ön kabulle hareket ettiği de gayet açık...sanırım bu teori tartışılmaya devam edecek...
Burak Tuzlu
08-04-2006, 23:54
Cevap basit müslümanım diyorsan. Allah c.c varlığını kabul edip Muhammed'İn onun resulu oldugunu kabul ediyorsan. Darwin yanılmıs diyorsundur ;)
Sinan Bıçak
23-04-2006, 22:52
Evrimi destekleyenler bu ayetlerden bir tanesini çürütsün bende bu dini bırakırım...
Erkan Keremoğlu
23-04-2006, 23:26
Ayeti çürütmek nedir yahu?
Hipotez ya da teorem veya elma değil ki bu çürütesin. Din denen şeyin doğası gereği ya inanırsın ya inanmazsın. İnanan inanır zaten, yok o öyle değil dersen ne fark eder, inanç meselesi bu.
Evrim teorisine inananlar Tanrı'ya inanmaz ikilemi de en az bu iddia kadar teorik olmuş. Onu da biri çürütse iyi olacak. Hadi birisi size ikisine de inanırım dedi, ne dicen adama yok sen inanmıyosun mu?
Bu adamların gen ve mutasyon teorileri kökeninden yanlışsa genetik bilimi nasıl bu kadar ilerledi? Nasıl yapay organ yapılmaya başlandı. Herifler gayet de kafir ama yapıyorlar işte nasıl oluyorsa.
Türkiye'de bilime bakış Harun Yahya ekseninde ilerliyor, biz hala ilerleyecez diye umutlanıyoruz. Vay babam vay...
Şabettin Doğan
24-04-2006, 19:46
akıllı tasarımda Allah ı kabul etmiyor..
Erkan Keremoğlu
24-04-2006, 20:25
Akıllı tasarımıda o ''kafir'' dediğin adamlar yapmış..Ayrıca hristiyan inancında olupta evrimi istemeyen arkadaşlarda var aramızda..Kafir gibi lakapları kullanmayalım...
Harun Yahya veya başkası..kimin söylediği değil ne söylendiği ilgilendirir beni..Salt Harun yahya reklamı da yapmıyorum..
Hahaha bi de suçlu olduk kafir demişiz.
İronik misin yoksa şaka mı?
Hem evrime inanıyorum hem müslümanım? Nedir itirazın?
Onur Aloğlu
24-04-2006, 20:30
Hem evrime inanıyorum hem müslümanım? Nedir itirazın?
Aynısı benim için de geçerli...
Onur Aloğlu
24-04-2006, 20:32
Salt Harun yahya reklamı da yapmıyorum..
Salt Harun Yahya (Adnan Hoca) reklamı yapmadığına göre başka şeylerin de reklamını yapıyosun. Nedir onlar? Bu forumda reklam yapmak yasak!
Sinan Bıçak
25-04-2006, 22:47
Salt Harun Yahya (Adnan Hoca) reklamı yapmadığına göre başka şeylerin de reklamını yapıyosun. Nedir onlar? Bu forumda reklam yapmak yasak!
Onur sen İnana kendi reklamınımı yapıyorsun demek istiyorsun?
Hasan Muradoğlu
28-04-2006, 03:29
onurcum,
ben senden bi konuda yardım istemiştim.n'oldu o mevzu?hatırladın mı?
Onur Aloğlu
28-04-2006, 03:32
Hasancım msn de söyleseydin ya :D Engel mi koydun lem? ;D
İyi hatırlattın vallahi unutmuştum ben.
Hasan Muradoğlu
28-04-2006, 03:53
yok yav niye engel koyayım,hem daha ben seninle röportaj yapıcam :D
Onur Aloğlu
28-04-2006, 03:58
yok yav niye engel koyayım,hem daha ben seninle röportaj yapıcam :D
;D Anladım ben anladııım :D
Çağrı Özmen
28-04-2006, 04:20
Türkiye'de bilime bakış Harun Yahya ekseninde ilerliyor, biz hala ilerleyecez diye umutlanıyoruz. Vay babam vay...
çok sıkı bir laf.
Hem evrime inanıyorum hem müslümanım? Nedir itirazın?
katılmamak elde değil...
Öteki taraftan bakıcak olursak,Ayet teori,tez,yasa ve bilimum bilimsel terim değilki çürütülsün.O zaman "Sor İsrâiloğulları'na, onlara nice açık mucizeler verdik... " (el-Bakara, 2/ 211) ayetinide çürütelim hep beraber,nasıl yapacaksak artık.
Evrim'e sonuna kadar inanmıyorsam da,bir o kadar da inanıyorum.Bulunan fosiller,buluntular.Bunların hepsi evrimin bir nevi kanıtı.
İkinci olarak,bulunan buluntulardan vs. bahsedilmiş.İnsanlar gemi yapıyordu,hava alanları vardı falan diye,önceki sayfalarda bunlarla ilgili benim de baya bi yazdıklarım var uzun uzun.Ama bu hiç bir şekilde insanın varolduğundan beri zeki,konuşkan,icat edebilen olduğunu kanıtlamaz.Aksine Bu insanlar bunları nasıl yapmışlar diye düşündürür bizlere.Müslüman'ım ama ilime güvenirim,madem bilim ayetlerin açıklamalarına kaldı;ayetler sizin terimlerinizle o kadar "çürütülemez",bilgi alabileceğimiz en temel dayanak.Merak ediyorum,ayetler bize bu zamanlardan niye bahsetmiyor acaba....
Onur Aloğlu
28-04-2006, 04:33
çok sıkı bir laf.
katılmamak elde değil...
Öteki taraftan bakıcak olursak,Ayet teori,tez,yasa ve bilimum bilimsel terim değilki çürütülsün.O zaman "Sor İsrâiloğulları'na, onlara nice açık mucizeler verdik... " (el-Bakara, 2/ 211) ayetinide çürütelim hep beraber,nasıl yapacaksak artık.
Evrim'e sonuna kadar inanmıyorsam da,bir o kadar da inanıyorum.Bulunan fosiller,buluntular.Bunların hepsi evrimin bir nevi kanıtı.
İkinci olarak,bulunan buluntulardan vs. bahsedilmiş.İnsanlar gemi yapıyordu,hava alanları vardı falan diye,önceki sayfalarda bunlarla ilgili benim de baya bi yazdıklarım var uzun uzun.Ama bu hiç bir şekilde insanın varolduğundan beri zeki,konuşkan,icat edebilen olduğunu kanıtlamaz.Aksine Bu insanlar bunları nasıl yapmışlar diye düşündürür bizlere.Müslüman'ım ama ilime güvenirim,madem bilim ayetlerin açıklamalarına kaldı;ayetler sizin terimlerinizle o kadar "çürütülemez",bilgi alabileceğimiz en temel dayanak.Merak ediyorum,ayetler bize bu zamanlardan niye bahsetmiyor acaba....
Büyük bölümüne imzamı atarım. Çok güzel bir değerlendirme
Erkan Keremoğlu
28-04-2006, 11:05
Arkadaşlar bu tartışmanın dini bir tartışmaya dönmemesi gerek. Ben de buna tepki göstermiştim zaten.
Aslında işi dini tartışmaya döken, bir anlamda evrime inanan müslüman değildir diyenler -ima edenler- oldu.
Yaratılış teorisini de destekleyen bilim adamları var, onların da teorilerini dayandırdıkları kanıtlar var. Ama işte ayetler örnek gösterilip yorumlanarak bilim yapılmaya çalışılınca böyle oluyor. Ayete isteyen inanır,isteyen inanmaz,hele ayetin yorumunu aynı dinden insanlar bile farklı yapabilir. Bilim ise bu kadar öznel bir objeyle yürütülemez. Nesnel kanıtlar gerekir, ve öznelliğiniz en fazla bu nesnel kanıtların yorumu kadar olmalıdır.
Uzun süreler önce yine yazmıştım. Dünyanın en büyük üniversiteleri, en büyük bilim adamları -sadece insanın atası maymundur olmayan, çok daha kapsamlı olan- bu teoriyi temel alarak bilimsel araştırmalar yapıyor. Eğer bu çalışmaları çürüteceksek üniversitelerimizde bu alanla ilgili bilimi geliştirmeli, bulduğumuz kanıtlarla çürütmeliyiz. Bilmem ne ayetinin bilmem kaçıncı suresinde böyle yazıyor, bu yalandır diyerek kimin eline ne geçer anlamıyorum. Böyle bilim yapılsaydı insanlar sürekli kendi dinlerinden örnek vererek karşı tarafı çürütürdü, çünkü zaten dinin doğası ve mantığı gereği yazılan herşey kayıtsız şartsız doğru kabul ediliyor.
Kabul etmek gerekir ki bilimsel bir teoriyi çürütmek için dini belgelerin kullanılması orta çağ engizisyonlarının kullandığı bir yöntemdi. Türkiye'nin gelişmesi için bilime sarılmamız lazım, bunu da en fazla üniversite gençliğinin yapması lazım. Bahsettiğim eksende yazıları görünce üzülüyorum...
Samet Yerli
04-01-2007, 13:49
Yazılanların çoğunu okumadım ama 4 sayfa kadar okudum ve dikkatimi çeken şeyler var okudğum bölüm nedeniyle bu soruya bir kaç cevap vermek gerekliliği gördüm evrim teorisini bir sene boyunca gördüm daha önceden de birçok bilgim var öncelikle evrim derken neden bahsettiğimizi bilmek gerekir evrimi maymundan insana dönüş diye algılayan arkadaşlarım varsa tamamiyle yanılıyorlar evrim denilen şey canlının belirli koşullar altında yaşarken ortamın koşullarının değişmesi sonucunda o ortama uyum sağlayabilecek bir takım özellikler kazanmasıdır ama bu sanıldığı gibi kısa bir dönem değil milyonlarca yıl sürebilir.Evrim inkar edilemez çevremizde bulunan her canlı bir değişime maruz kalmaktadır ve buna en çok uyanlar yaşama şansını kazanırlar.Evrim bir süreçtir bir varoluş değildir.Yeni bir canlı türü ortaya çıkarmaz sadece bir takım özelliklerin ortaya çıkmasına ve hayatta kalma şansınızın artmasına neden olmaktadır.Bugün doğal olarak nesli tükenen canlıların her birinin nedeni bu değişime ayak uyduramamasından dolayıdır.Darwin zaten maymun insan birlikteliği ile ilgilenmiyor kendi kitabında da bundan hiç bahsetmiyor bile.Darwin insanları 3 sınıfa ayrııyor ee tabiki Avrupalılar en gelişmiş biz bir alt basamak ve bizim bir alt basamağımız olan afrikalılar var yani aslı şöyle beyaz ırk sarı ırk ve siyah ırk olmak üzere...
Evrim bütün bilim adamları tarafından kabul edilir çünkü bir değişim her zaman söz konusudur ama zaman zaman başka olgular ile karıştırılır.Bunlardan biri modifikasyondur modifikasyon;ortamdaki etkenin etkisi devam ettiği sürece görülen bir değişimdir ki bu etki ortadan kalktığında ortadan kalkar kar tavşanlarında görülen sırtına sıcak su torbası bağladığınızda o torbanın olduğu yerin kararması gibi ama torbayı kaldırdığınızda belli bir süre içinde ortadan kalkar ama evrim öyle değildir nesilden nesile aktarılır ve o özellik o etken ortadan kalksada o özellik varlığını devam ettirir.Dünyanın bir çok yerinde bir canlının aynı türüne rastlayabilirsiniz ama aralarında ufak farklılıklar vardır bu da bulundukları ortamın özellikleri ile ilgilidir.Örnek olarak çölde çift hörgüçlü deve görürsünüz ama daha kuzeye geldiğinizde tek hörgüçlü develere rastlarsınız bunun nedeni çölde su gereksiminin daha çok olmasıdır.Bu nedenle yağlar daha fazla yer kaplar ve çift hörgüç vardır ama kuzeyde o kadar suya ihtiyaç yoktur...
okuduğum konularda dikkatimi çeken bir başka konu ise afrikanın siyah daha kuzeyin beyaz olması ile alakalıdır.Evet böyle bir durum söz konusudur ama bunun evrimle ilgisi yoktur.Bu rengi sağlayan şey melanin pigmentidir ve bu güneş ışığı fazla olduğu zaman birbirinden uzaklaşıp siyah ten renginin olmasına neden olmaktadır.Aynen yazın güneşin altında yandığınızda veya solaryuma girdiğinizde olduğu gibi.Kuzeydeki insanlar nispeten daha az ışık alırlar ve melanin bir aradadır bu nedenle açık tenlidirler.
Umarım yazdıklarım çok uzun gelmez ve sizleri sıkmaz..
Samet Yerli
04-01-2007, 14:02
Yazılanların çoğunu okumadım ama 4 sayfa kadar okudum ve dikkatimi çeken şeyler var okudğum bölüm nedeniyle bu soruya bir kaç cevap vermek gerekliliği gördüm evrim teorisini bir sene boyunca gördüm daha önceden de birçok bilgim var öncelikle evrim derken neden bahsettiğimizi bilmek gerekir evrimi maymundan insana dönüş diye algılayan arkadaşlarım varsa tamamiyle yanılıyorlar evrim denilen şey canlının belirli koşullar altında yaşarken ortamın koşullarının değişmesi sonucunda o ortama uyum sağlayabilecek bir takım özellikler kazanmasıdır ama bu sanıldığı gibi kısa bir dönem değil milyonlarca yıl sürebilir.Evrim inkar edilemez çevremizde bulunan her canlı bir değişime maruz kalmaktadır ve buna en çok uyanlar yaşama şansını kazanırlar.Evrim bir süreçtir bir varoluş değildir.Yeni bir canlı türü ortaya çıkarmaz sadece bir takım özelliklerin ortaya çıkmasına ve hayatta kalma şansınızın artmasına neden olmaktadır.Bugün doğal olarak nesli tükenen canlıların her birinin nedeni bu değişime ayak uyduramamasından dolayıdır.Darwin zaten maymun insan birlikteliği ile ilgilenmiyor kendi kitabında da bundan hiç bahsetmiyor bile.Darwin insanları 3 sınıfa ayrııyor ee tabiki Avrupalılar en gelişmiş biz bir alt basamak ve bizim bir alt basamağımız olan afrikalılar var yani aslı şöyle beyaz ırk sarı ırk ve siyah ırk olmak üzere...
Evrim bütün bilim adamları tarafından kabul edilir çünkü bir değişim her zaman söz konusudur ama zaman zaman başka olgular ile karıştırılır.Bunlardan biri modifikasyondur modifikasyon;ortamdaki etkenin etkisi devam ettiği sürece görülen bir değişimdir ki bu etki ortadan kalktığında ortadan kalkar kar tavşanlarında görülen sırtına sıcak su torbası bağladığınızda o torbanın olduğu yerin kararması gibi ama torbayı kaldırdığınızda belli bir süre içinde ortadan kalkar ama evrim öyle değildir nesilden nesile aktarılır ve o özellik o etken ortadan kalksada o özellik varlığını devam ettirir.Dünyanın bir çok yerinde bir canlının aynı türüne rastlayabilirsiniz ama aralarında ufak farklılıklar vardır bu da bulundukları ortamın özellikleri ile ilgilidir.Örnek olarak çölde çift hörgüçlü deve görürsünüz ama daha kuzeye geldiğinizde tek hörgüçlü develere rastlarsınız bunun nedeni çölde su gereksiminin daha çok olmasıdır.Bu nedenle yağlar daha fazla yer kaplar ve çift hörgüç vardır ama kuzeyde o kadar suya ihtiyaç yoktur...
okuduğum konularda dikkatimi çeken bir başka konu ise afrikanın siyah daha kuzeyin beyaz olması ile alakalıdır.Evet böyle bir durum söz konusudur ama bunun evrimle ilgisi yoktur.Bu rengi sağlayan şey melanin pigmentidir ve bu güneş ışığı fazla olduğu zaman birbirinden uzaklaşıp siyah ten renginin olmasına neden olmaktadır.Aynen yazın güneşin altında yandığınızda veya solaryuma girdiğinizde olduğu gibi.Kuzeydeki insanlar nispeten daha az ışık alırlar ve melanin bir aradadır bu nedenle açık tenlidirler.
Umarım yazdıklarım çok uzun gelmez ve sizleri sıkmaz..
Hasan Muradoğlu
20-05-2009, 11:37
Radikal'den.. İlgimi çekti, paylaşayım dedim..
---
Evrim teorisine inanılmaz, evrim teorisi bilinir!
12/05/2009
"Evrim'e inanıyor musun?" sorusu kanımca çok saçma bir soru. Fala inanır mısın basitliğinde soruluyor çünkü. Bilimsel bir konuya inanmak ya da inanmamak gibi bir seçeneğin olması da oldukça garip.
Özel bir eğitim kurumunda biyoloji öğretmenliği yapıyorum. Biyoloji derslerinde öğrencilerin en çok ilgisini çeken konulardan biri de evrim teorisi ve Darwin. Darwin’in maymundan geldiğimiz! iddiasının sahibi olması dolayısıyla ilgi çekmesi normal. Ama Darwin’in bu şekilde sunulması anormal. Bu yazıda Darwin ve Evrim algısını ele almaya çalışacağım.
Darwin ve Maymun
Bir biyolog olarak mezun olduğum fakültede (üzgünüm) evrim dersi almadım. Bölüm başkanımız Prof. Dr. İsmi Lazım Değil sanırım günah diye programa Evrim dersini koymadı. Evrim dersi almadan biyolog oldum ve yüksek lisans için başvurduğum başka bir üniversite, transkriptimde Evrim dersi olmadığı için beni kabul etmedi. Çünkü Evrim zorunlu bir ders olarak biyoloji bölümlerinde okutulmalıydı. Elbette haklılardı; Evrim gibi hayati bir konuyu öğrenmeden biyolog olunması saçmaydı. Ne zaman evrim konusunda rüştümü ispatladım o zaman yüksek lisans yapmaya hak kazandım.
Bu hikayeden de anlayacağınız üzere koskoca üniversitede dekan seviyesinde bir hocanın Evrim dersini günah olarak değerlendirip çeşitli bahanelerle (anlatacak öğretim elamanı yok, seçmeli ders olarak verilmesi daha doğru, laboratuar şartlarımız uygun değil… gibisinden bahanelerle) programa almaması Evrim Teorisine bakış açısını ne de güzel açıklıyor. Bizim için Evrim demek maymunduk insan olduk basitliğinde bir saçmalık sadece. Bu konuyu üniversitede hocalık yapan bazı profesörler de bu şekilde algılıyor, lisede orta öğretimlerini tamamlamak için bulunan öğrenciler de, annem de, babam da bu şekilde algılıyor: Darwin diye bir akılsız! “Ey ahali bakın biz maymuna ne kadar da benziyoruz o zaman biz maymundan geldik” dedi. İşte Evrim de budur. Sanırım bu algılattırma bilinçli yapılıyor ve bu konu bu basitliğe indirgenerek biyolojinin ve sistematiğin temelini oluşturan Evrim Teorisi küçümsenerek insanların düşünme biçimlerine yön veriliyor. Bu da sistematik düşünme ve analitik mantığın yerine, önemsizleştirme ve yok etme mantığının gelmesine neden oluyor. Küçümsenerek öğrenmeye engel olma stratejisi burada başarılı oluyor.
Bizler derslerimizde elbette Darwin’in Evrim Teorisinin çok detaylı verilerden ve uzun yıllar süren çalışmalardan oluşan oldukça kapsamlı ve üzerinde düşünmeye değer bir teori olduğunu anlatıyoruz. Darwin Beagle isimli gemiyle yaptığı yolculuk sonucunda hayatın başlangıcı ile ilgili önemli görüşler ortaya atmış ve bu görüşlerden yola çıkarak canlının nasıl oluştuğu gibi muazzam soruya cevap aramıştır. Kendinden önce de Evrim benzeri görüşlerin olduğu ve Evrim Teorisinin bu görüşlerin üzerinde bir üst görüş olduğunu akıllı ve bilimsel düşünebilen tüm insanların kabul ettiği bir gerçektir. Diyoruz.
Diyoruz ama özellikle medyada Evrim Teorisi ve Darwin konulu haberler ve programlar dönüp dolaşıp “insan maymundan gelmiştir” basitliğine indirgendiği ve hadisenin ciddiyeti hep ikinci plana atıldığı için bu konu insanlar tarafından yanlış anlaşılıyor.
Evrimi Bilmek, Evrime İnanmak
"Evrim'e inanıyor musun?" sorusu kanımca çok saçma bir soru. Fala inanır mısın basitliğinde soruluyor çünkü. Bilimsel bir konuya inanmak ya da inanmamak gibi bir seçeneğin olması da oldukça garip. Tamamen ispatlanmamış ancak içerisinde önemli veriler bulunduran bu teoriyi bilmek gerekiyor. Elbette içerisinde henüz açığa kavuşturulamamış henüz açıklanamamış bazı noktalar var. Sonuçta milyonlarca yıl geriye gidip bakalım hayat nasıl oluştu diye bakma şansımız da yok. Ancak bu teori bilinmeli ve üzerinde düşünülmelidir. İnanma konusu gereksizdir. Evrim Teorisi sanıldığı bir din değil sadece bilimsel bir varsayımdır. Reenkarnasyona inanıyor musun sorusu sorulur gibi "Evrim Teorisine inanıyor musun" demek kanımca cahilce bir davranıştır. İşte Evrim Teorisine öğrencilerimizin bakış açısı da bu şekilde maalesef, hocam siz Evrim Teorisine inanıyor musunuz, Evrim Teorisini destekliyor musunuz, eee Evrim Teorisi bir futbol takımı değil ya bir siyasi oluşum da değil ki ben tutayım ya da destekleyeyim. Bizler sadece bu teoriyi anlatırız. Öğreniriz ve öğretmeye çalışırız. Evrim Teorisi inanılacak bir şey değildir asla…
Sonuç
Bilimsel bir teorinin (mesela Hücre Teorisinin) başına gelmeyen Evrim Teorisinin başına gelmiştir. Basitleştirilip, küçükleştirilip bu teoriye haksızlık yapılmıştır. Sanki bu teori sadece dini bir takım kuralları yıkmak amacıyla geliştirilmiş gibi lanse edildi yıllarca. Oysa hayatın başlangıcıyla ilgili soruya cevap aramak için Darwin tarafından yapılan bilimsel çalışmaların sonucudur. Konu son derece bilimsel olmasına karşılık bilimdışı birçok otorite! tarafından saçma sapan değerlendirmelere tabi tutulmuş ve saptırılmıştır. Bizim yapmamız gereken sanırım bu bilimsel çalışmayı bilimsel bir jargonla doğru düzgün anlatmamız ve yeni çalışmaları bu mantıkla izlemektir. Böyle olmazsa “maymundan geldik” basitliğinde tartışmalar sürüp gidecektir.
Mahmut Celaloğlu: Biyolog-Biyoloji Öğretmeni, Cumhuriyet Üniversitesi Yüksek Lisans
http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetay&ArticleID=935553&Date=20.05.2009&CategoryID=83
Buğra Hüşlü
12-07-2009, 04:16
arkadaşlar bende bi biyoloji öğrencisi olarak şöyle bir yorum getirmek istiyorum konuya ilk önce çağrı arkadaşımız demişki bulunanlar insanın akıllı olduğunu kanıtlamaz madem ayetler üzerinden örneklerle ilerlemiş bende kendisine şu an tam olarak sure ve ayet numarasını hatırlamadığım fakat konusunun doğruluğundan adım kadar emin olduğum bir ayet konusu söylemek istiyorum Yüce Allah biz ona (hz. adem) eşyanın ve diğer herşeyin ismini öğrettik diyor.
şimdi geleyim asıl söylemek istediklerime bazı büyük İslam alimleride (farabi ibn-i sina) evrimi darwinden önce öne sürmüştür. fakat bir farkla o farkta şudur evrim vardır fakat tür içinde yani türler arası geçiş yoktur. ayetlerdede geçtiği gibi bizden önce bize benzer kandökücü fesat çıkarıcı mahluklar yaşamıştır dünyamızda ve belkide bunlarda topraktan yaratıldığı için genetik materyalde çok büyük benzerlikler vardır. tabiki bunlar tamamen bir varsayım. en doğrusu arkadaşlarımızın dediği gibi düşünüp araştırmakla bulunacaktır.
çünkü zaten İslam akıl ve bilimi kesinlikle reddetmez aksine bilim kadın erkek bütün müslümanlara farzdır.
ve bence gerçek sorun şu ki ; evrimi destekleyenlerde evrime karşı olanlarda birbirine karşı önyargılı ve birbirlerini dinlemiyorlar. eğer sağlıklı bir tartışma ve araştırma ortamı kurulursa herşey ortaya çıkacaktır.
vBulletin v3.6.8, Copyright ©2000-2012, Jelsoft Enterprises Ltd.