PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : İstanbul Üniversitesi Rektörlük Seçimi


Vehbi Şirikçi
08-01-2005, 00:14
-En eski üniversiteyi seçim telaşı sardı

-Sekiz rektör adayı 2 bin 300 öğretim üyesinin oyunu alıp seçilmek için yarışıyor.




Üniversitede güçler yarışı

İstanbul Üniversitesi'nde 7 Ocak'ta yapılacak rektörlük seçimi, güçler yarışına sahne oluyor. Koltuk için sekiz adayın yarışı 14 Ocak'ta Cumhurbaşkanı'nın üç aday arasından yapacağı seçimle sonuçlanacak.

Türkiye'nin en eski üniversitesinde rektörlük seçimi için geri sayım başladı. İstanbul Üniversitesi'nde (İÜ) Prof. Dr. Kemal Alemdaroğlu'nun görevden alınmasıyla boşalan rektörlük koltuğuna vekaleten Prof. Dr. Tankut Centel oturmuştu. Yüksek Öğretim Kurulu'nun (YÖK) seçim tarihini 7 Ocak 2005 olarak açıklamasıyla kıyasıya bir yarışın startı verilmiş oldu. Üniversitenin rektörlük koltuğu için sekiz adayın yarışı bir güçler savaşı da başlattı.

Üniversitenin devasa bütçesi adayların "eli açık" davranmasını sağlıyor. Devletten 2004 yılında 265 trilyon lira alan üniversitede döner sermaye katkısı yaklaşık 55 trilyon lirayı buluyor. Öğrencilerden katkı payı ise 25 trilyon lira. Seçimde üniversitede görev yapan 2 bin 300 öğretim üyesi 8 rektör adayının kaderini belirleyecek. En çok oyu alan 6 adayın ismi 10 Ocak'ta YÖK'e gönderilecek. YÖK, bu adaylar arasından üç ismi seçip 14 Ocak'ta Cumhurbaşkanı'na gönderecek. Cumhurbaşkanı da uygun gördüğü bir ismi rektör olarak atayacak.

---

İstanbul Üniversitesi öğretim üyeleri bugün yeni rektörü belirlemek üzere sandık başına gitti. Saat 16.30’a kadar sürecek oylamada, profesörler Hasan Yazıcı, Faruk Erzengin, Nur Serter, Gediz Akdeniz, Yavuz Alangoya, Kemal Kurtuluş, Mesut Parlak ve Seyfettin Uludağ olmak üzere 8 aday yarıştı.

Adaylardan Mesut Parlak 743 oyla en yüksek oyu aldı. Parlak’ı 377 oyla Faruk Erzengin, 334 oyla Nur Serter izledi.


Bundan sonraki süreçte en fazla oyu alan 6 rektör adayı YÖK’e bildirilecek. YÖK’ün belirlediği 3 isim Cumhurbaşkanı’na sunulacak ve seçilecek bir isim İstanbul Üniversitesi’nin yeni rektörü olacak.

Vehbi Şirikçi
12-01-2005, 12:48
Prof. Dr. Faruk Erzengin (İstanbul Tıp Fakültesi öğretim üyesi): Merkez kampüste kaloriferler yanacak, Avcılar kampüste ulaşım ve güvenlik sorunu giderilecek. Üniversitede, şeffaf, demokratik, katılımcı bir idare sistemi olacak. Merkeziyetçilikten vazgeçilecek. Öğretim üyelerinin gelirleri artacak.

Fiziki yapı düzelecek. Yurtdışına gitmek isteyen öğretim üyelerinin her türlü ihtiyacı araştırma fonundan karşılanacak. Merkez kampüsün çevresindeki tarihi binaları restore edip, lojman, misafirhane ve kütüphane yaptıracağız. Kadro olmadığı için üniversiteden ayrılan öğretim üyelerini geri çağıracağız. Üniversite personelinin yakınlarına indirimli tedavi imkânı sağlayacağız.

Prof. Dr. Gediz Akdeniz (Fen Fakültesi öğretim üyesi): İki-üç kişiden oluşan anabilim dallarına da önem vereceğim. Üniversiteyi küçük birimlerin temsili olarak görüyorum. Küçük birimler iyileştirilirse üniversite hiçbir müdahaleye gerek kalmadan yenilenecek. Rektörlerin hep tıp fakültesinden çıkmasıyla istenmeyen düşünceler oluştu. Bu dinamiklere sahip çıkılmadı. 1968 öğrenci hareketinde aktif olarak yer aldığım için o zamandan bu yana öğrencilerin yönetimde etkin olmasını hep savundum. Bunu gerçekleştirmek istiyorum. 68'li olmaktan gurur duyuyorum.

Prof. Dr. Nur Serter (İktisat Fakültesi öğretim üyesi): Üniversitenin geleceğe dönük gelişim planını belirleyecek mastır planı çalışması yapacağım. Dört yıl içinde hedefim eğitimde kalite reformunu geliştirmek. Anabilim dallarını en iyi yere getirmek istiyorum.
Üniversitenin idari yapılanması için idari reform yapıp, işlerin daha hızlı yürümesini sağlayacağım. Her kampüste çevre düzenlemesi, ulaşım ve güvenlikten sorumlu 'kampüs yönetim birimi' kurulacak. Kariyer merkezi kurarak mezunların istihdamını kolaylaştıracağız. Eğitimde kalite artacak. Sosyal bilimlerin Türk bilim politikalarına damgasını vuracak projelerle öne çıkmasını, yabancı üniversitelerle çift diploma veren lisansüstü eğitim programlarının açılmasını hedefliyorum.

Prof. Dr. Yavuz Alangoya (Hukuk Fakültesi öğretim üyesi):Rektörün katılımcı ve demokratik olma zorunluluğu var. Ben de bu yolu takip edeceğim. Kanun, rektörlere çok büyük yetkiler vermiş, ama bu mahzurlu. İÜ'nün en büyük sorunu katılımcılığın eksik olması. İÜ ilerlemeyi hedefliyorsa katılımcı ve demokratik bir yönetim benimsemeli. Öğrenci olmadan üniversite olmaz. Öğrencilerin önemli katkıları olabilir, öğrenciler de aktif olmalı.

Prof. Dr. Kemal Kurtuluş (İşletme Fakültesi öğretim üyesi): İÜ'nün önce bir analizini yapıyorum. Bir kurumun güçlü ve zayıf yönleri neler, bunları belirliyorum. Buradan da bir strateji üretiyorum. Her bir fakülte için analiz yapacağım ve gidebileceği maksimim noktaları belirleyeceğim. Fakülteleri geliştiren yöneticilere destek vereceğiz.

İÜ'nün hızla değişmesi lazım. Değişmezse büyüklüğü resimlerde ve binalarda kalır. Sloganlarla değil, bilimsel olarak yönetim modelini yenileyecek hızlı dönüşüm gerçekleştirilmeli. Hedef öğrenci memnuniyetini dört yılda yüzde 20 artırmak. İktisat ve hukuk fakülteleri çok pis, kalorifeler yanmıyor. Bunlara nasıl göz yumulmuş anlayamıyorum.

Prof. Dr. Mesut Parlak (İstanbul Tıp Fakültesi öğretim üyesi): Öğrencisi olduğum, asistanlık, öğretim üyeliği, dekanlık ve senatörlük görevlerinde bulunduğum üniversitemizin sorunlarının çözümüne katkı yapmayı her zaman bir yaşam biçimi olarak görüyorum. Öğretim elemanı, öğrencisi ve çalışanları hoşgörüyle kucaklayan demokratik, katılımcı, özgür üniversite için rektör adayıyım. Eğitime, personele, öğrenciye gereken önem verilecek.

Prof. Dr. Hasan Yazıcı (Cerrahpaşa Tıp Fakültesi öğretim üyesi): Sorunlar arasında en yaşamsal olanı üniversitenin aşırı merkeziyetçi bir yöntemle yönetilmesi. Buna son verilecek. Fakültelere olabildiğince özerk çalışabilme olanağı tanınmalı. Kadroların dağılımında da merkeziyetçilikten oldukça uzak durulmalı. Üniversitenin kitaplıkları bir türlü arzu edilen niteliğe kavuşmamakta. Bütün bunların düzeltilmesi ve şeffaf yönetim için çalışacağım.

Prof. Dr. Seyfettin Uludağ (Cerrahpaşa Tıp Fakültesi öğretim üyesi): Yetkilerini paylaşan ve paylaştığı yetkilerin sorumluluğunda olan rektör olmayı hedefliyorum. Fakültelerimiz seçilen dekanlar tarafından yönetilmeli. Merkeziyetçi yönetim anlayışı terk edilerek, üniversitemiz öğretim üyeleriyle birlikte yönetilecek. Bilimsel araştırma faaliyetlerinin artması için araştırma fonu olanakları zorlanacak. Öğrencilerin yaşamını kolaylaştıran her tedbir alınacak. Kütüphane, spor salonunun sayıları artırılacak.


not: Türkiye'de ve avrupada Behçet hastalığı konusunda ve Romatolojide en önde gelen isimlerden biri olan Prof. Dr. Hasan Yazıcı adaylıktan çekildiğini açıkladı.

Hasan Muradoğlu
12-01-2005, 14:44
valla ben bu adaylardan sadece nur serter'i tanıyorum.medyatik olmasından dolayı(diğer adaylar hakkında hiçbir fikrim yok).umarım cumhurbaşkanımız en çok oy alan adayı üniversitenize atar.

Özenç Yeşilçiçek
12-01-2005, 19:07
Ben de Nur Serter'i tanıyorum,malum İktisat Fakültesi mezunuyum.
Sayın Ahmet Necdet Sezer üniversitemizi bu kadından korusun!

Melis Varan
12-01-2005, 19:08
Bu bilgilendirme iyi oldu Vehbi sağol.
En azından biraz olsun fikrimiz oldu.
Hoş, ben kim gelirse gelsin pek umursamıyorum. Değişecek bi şey yok sanki.. Umarım yanılırım da coşku ve hevesle işlere girişecek bir rektörümüz olur.

Bestami Gezer
17-01-2005, 02:56
vehbı gerçekten bu olay guzel olmuş.ellerıne saglık.ben de iktisattayım ama nur serterı ıstemıyorum.her ne kadar ıktisatçı olsada.zaten ısmı Cumhurbaşkanlıgına gonderılmedı.ohhh.ama umarım BEYAZIT KAMPÜSDEN çıkar bıktık artık tıpçılardan. :)

Sinan Bıçak
18-01-2005, 00:23
Genemi tıpçı :)

Vehbi Şirikçi
18-01-2005, 00:45
Rektörün tıp fakültelerinin birinden çıkacağı zaten kesin gibiydi. Çünkü üniversitemiz öğretim üyelerinin çok büyük çoğunluğu tıp fakültelerinde. Özellikle fakültemizde 328 Profesör, 156 Doçent olduğunu düşünürsek sonucun sürpriz olmadığını söyleyebiliriz. En fazla oyu alan adayın atanması da hakkaniyet açısından olumlu bir gelişme.

Prof. Dr. Mesut Parlak'ı cerrahi derslerinden tanıyoruz. Disiplinli ve biraz sinirli bir yapısı vardı. Kendisi hakkında daha fazlasını söyleyecek bilgiye sahip değilim. Üniversitemiz için hayırlı olmasını diliyorum.

Bestami Gezer
18-01-2005, 06:33
unıverstemız için hayırlısı olsun artık dıyelım.ama boyle gelmiş boyle gıtmeyecek umarım.tıpçı bırısının okulumuzun ıdarı işlerınde ne kadar başarılı olacagını anlamak benım adıma bıraz zor dogrusu.ama sonuçta başarılı olmasını dılemek düşer bızlere.

tıpçı ogretım uyesı fazlalılıgını arkasına alarak tıptan çıktı.dogrusu demokrası azınlıgın sesını daha fazla tatmın edebılıyorsa kanımca demokrası hakkanıyet ılkelerının doruk noktasındadır.
İSTANBUL UNIVERSTELI OLMAK HERŞEYE RAGMEN AYRICALIKTIR.aramıza bırkez daha hoşgeldın Mesut Parlak.
??? ???

Özenç Yeşilçiçek
18-01-2005, 14:08
Ortalıkta dolaşan Cumhurbaşkanı ile anlaşıldı,Alangoya rektör seçilecek iddialarının aksine Cumhurbaşkanı bir kez daha adına ve koltuğuna leke sürdürmedi ve en fazla oyu alanı rektör atadı.Tabi bu,en fazla oy alanı atamadığı taktirde şaibeli bir seçim olacağı anlamına gelmiyor ancak ortalığı karıştırmaya çalışanlar bir kez daha başaramamış oldu.
Kemal Alemdaroğlu da doktordu ve üniversitenin en büyük fakültesi olmasına rağmen İktisat fakültesine en az ödeneği ayırır,fakülteyle hiç ilgilenmezdi,bu bakımdan rahatsızdık ancak Tıp fakültesinden biri idari işlerden ne kadar anlar gibi bir yaklaşımı doğru bulmuyorum.O zaman rektör olarak işletmeciler mi seçilsin?Mantıklı değil!
Önemli olan Atatürk ilkelerine bağlı bir rektör,demokratik ve özgür bir üniversite.Türkiye'nin en büyük ve en eski üniversitesinin yakıştığı gibi idare edileceğine inanıyorum.

Bestami Gezer
18-01-2005, 18:40
Benim gözümde türkiyedekı en kutsal mesleklerden bırısıdır tıp.mesela öğretmenlık de boyle deıl mı? ama iktisatda sureklı soylene gelen; en az gırdıyle en çok verımı almak gerekır sozune katılmamak şuphesız olsa gerek.bunun içın soylemıştım işi ehlıne bırakmak gerekır dıye.
mesela ben nur serterı istemıyordum.her nekadar iktisatçı olsa da.içimde kalan uhde şuydu dogrusu BEYAZIT Kampus çıkarmalıydı.olsun başka bahara kaldı.mühım olan dedıgıniz gıbı.Atatürk ılkelerıne baglı Demokratık bır Unıverste.onun içın burayı yazmadık mı zaten.teşekkurler düşüncen için belkı bıraz daha ılımlı bakmamı sagladın. *:)

Özenç Yeşilçiçek
18-01-2005, 19:11
Benim gözümde türkiyedekı en kutsal mesleklerden bırısıdır tıp.mesela öğretmenlık de boyle deıl mı? ama iktisatda sureklı soylene gelen; en az gırdıyle en çok verımı *almak gerekır sozune katılmamak şuphesız olsa gerek.bunun içın soylemıştım işi ehlıne bırakmak gerekır dıye.
mesela ben nur serterı istemıyordum.her nekadar iktisatçı olsa da.içimde kalan uhde şuydu dogrusu BEYAZIT Kampus çıkarmalıydı.olsun başka bahara kaldı.mühım olan dedıgıniz gıbı.Atatürk ılkelerıne baglı Demokratık bır Unıverste.onun içın burayı yazmadık mı zaten.teşekkurler düşüncen için belkı bıraz daha ılımlı bakmamı sagladın. *:)


:)