Burak Yılmaz
04-05-2010, 02:28
Ne Olur Kızma Anne ..
Tamam be anne bana para vermiyor FENERBAHÇE ama arkadaslık, kardeşlik
veriyor, dostluk sunuyor bu çocuğuna. Bir sürü kardeşi, abisi var bu
çocuğunun burada. Onlar beni burdakiler gibi zile basıp çağırmıyorlar tamam
ama bizim yüreğimiz bir. Biz her gece uykudan önce bulusuyoruz sen eve son
haliyle bakarken. Hep beraber FENERBAHCE'mize gidiyoruz.gülüyoruz, eski
günleri düşünüyoruz. Gülme be anne biz farklıyız sokaktakinden. Bizim
ruhumuz Sarı Lacivert kokuyor.Güneşi düşünüyoruz hep. Daha çok Sarı Lacivert
olsun diye...
Yalan değil anne. Biz dövüşüyoruz. Hemde ölümüne. Ama merak etme! Abilerimiz
tam düşecekken tutuyor kolumuzdan. bazen polisler alıyor bizi ama kimse
kimseyi bırakmıyor ki. Bazen senin içinde kavga ediyoruz Fenerbahçeli olma
ruhuyla..
Mantık arama anne. Biz karşılıksız seviyoruz. Hemde öyle böyle değil. Stadta
Sarı Lacivert görüyorumya bazen aglıyorum.Üzülme anne. O aşkı gördüğüm için,
yalnız kalmadığım için ağlıyorum....
Ne olur kızma anne. Bazen yalan söylüyorum sana. Sonra ordan burdan
para bulup maça kaçıyorum. Eve gelince diyorsun ''maça mı gittin?'' diye.
Ben ''hayır'' derken açığı veriyorum. ''sesin kısılmış" diyorsun. Sonra ne
söylesem çare olmuyor..
Fırsat oldukça deplasmanlara gidiyoruz. İnanılmaz eğlenceli geçiyor. Merak
etme aç kalmıyorum. Deplasmandan puanla dönünce harika sohbetler başlıyor o
kısık seslerle. Puan alamayınca zaten insanın ne konuşası geliyor nede nefes
alası... . Senin çocuğunun sevdasının üstüne karabulut gibi çöktü. Git
diyoruz gitmiyor yüzsüz. Bize çapulcu, pravakatör diyor...
Neyse anne... Hadi ben maça gidiyorum. Merak etme! Paramı dikkatli
kullanırım, fazla terlemem. Sağa sola bulaşmam. Hadi hoşçakal...
Anne... Kim yazmıssa çok güzel özetlemiş her şeyi yazanın eline sağlık..
Tamam be anne bana para vermiyor FENERBAHÇE ama arkadaslık, kardeşlik
veriyor, dostluk sunuyor bu çocuğuna. Bir sürü kardeşi, abisi var bu
çocuğunun burada. Onlar beni burdakiler gibi zile basıp çağırmıyorlar tamam
ama bizim yüreğimiz bir. Biz her gece uykudan önce bulusuyoruz sen eve son
haliyle bakarken. Hep beraber FENERBAHCE'mize gidiyoruz.gülüyoruz, eski
günleri düşünüyoruz. Gülme be anne biz farklıyız sokaktakinden. Bizim
ruhumuz Sarı Lacivert kokuyor.Güneşi düşünüyoruz hep. Daha çok Sarı Lacivert
olsun diye...
Yalan değil anne. Biz dövüşüyoruz. Hemde ölümüne. Ama merak etme! Abilerimiz
tam düşecekken tutuyor kolumuzdan. bazen polisler alıyor bizi ama kimse
kimseyi bırakmıyor ki. Bazen senin içinde kavga ediyoruz Fenerbahçeli olma
ruhuyla..
Mantık arama anne. Biz karşılıksız seviyoruz. Hemde öyle böyle değil. Stadta
Sarı Lacivert görüyorumya bazen aglıyorum.Üzülme anne. O aşkı gördüğüm için,
yalnız kalmadığım için ağlıyorum....
Ne olur kızma anne. Bazen yalan söylüyorum sana. Sonra ordan burdan
para bulup maça kaçıyorum. Eve gelince diyorsun ''maça mı gittin?'' diye.
Ben ''hayır'' derken açığı veriyorum. ''sesin kısılmış" diyorsun. Sonra ne
söylesem çare olmuyor..
Fırsat oldukça deplasmanlara gidiyoruz. İnanılmaz eğlenceli geçiyor. Merak
etme aç kalmıyorum. Deplasmandan puanla dönünce harika sohbetler başlıyor o
kısık seslerle. Puan alamayınca zaten insanın ne konuşası geliyor nede nefes
alası... . Senin çocuğunun sevdasının üstüne karabulut gibi çöktü. Git
diyoruz gitmiyor yüzsüz. Bize çapulcu, pravakatör diyor...
Neyse anne... Hadi ben maça gidiyorum. Merak etme! Paramı dikkatli
kullanırım, fazla terlemem. Sağa sola bulaşmam. Hadi hoşçakal...
Anne... Kim yazmıssa çok güzel özetlemiş her şeyi yazanın eline sağlık..