PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Başımız Sağolsun


1907 ÜNİFEB
21-05-2010, 03:07
Zonguldak'taki Türkiye Taş Kömürü Kurumu (TTK) Karadon Müessese Müdürlüğü'nde meydana gelen patlamanın ardından madende mahsur kalan 30 işçiden 28'inin cesedine ulaşıldığını büyük bir üzüntüyle öğrenmiş bulunuyoruz.

Günlerdir süren umutlu bekleyişin ardından, cansız bedenlerine ulaşılmasıyla tüm Türkiye'yi yasa boğan madencilerimize Allah’tan rahmet, kederli ailelerine ve yakınlarına başsağlığı dileriz.

1907 ÜNİFEB - Üniversiteli Fenerbahçeliler Birliği

Kerem Işıldak
21-05-2010, 03:23
Maalesef madencilerimizi kömür ocaklarının kabusu grizu patlaması sebebiyle kaybettik. Benim bu olayla ilgili merak ettiğim birçok nokta var. İlki, niçin bu insanlara ulaşmak bu kadar uzun sürdü? Ya da neden böyle bir patlama sonrası iletişim kurulamadı bu insanlarla? Büyük ihtimalle bu insanlarımız patlama anından hemen sonra ölse de acaba madenlerde böyle durumlarda iletişim kurulabilecek teknik düzenlemeler var mı?

İnsan hayatının git gide değer kazanması gerek diye düşünüyoruz ama işletmeler bu tip risklere karşı neler yapıyor acaba çok merak ediyorum. Hayatta her şeye bir işletme gözüyle bakılıp, bütün olaylara kar-zarar, verimlilik kavramları kullanılarak çözüm bulunmaya çalışılıyor sanki. Bütün bunlar olurken ya üretimden insan faktörü çıkarılıyor ya da insana bozulunca yenisi gelen makinalar gözüyle bakılıyor.

Kömür işçilerimiz bu ülkede belki de en zor işlerden birini yapıyorlar. Acaba bu insanların sosyal hakları, güvenceleri ne durumda. Acaba ölen işçilerimizin ailelerinin maddi- manevi mağduriyetleri ne kadar giderilebilecek. Bunlar benim kafamda ciddi soru işaretleri.

Üstelik bu son dönemde bu tip maden kazaları çok fazla yaşanmaya başladı ülkemizde. Bu konularda ciddi düzenlemelere gidilmesi artık şart. Umarım ölen işçilerimizin huzurla yatabilmeleri için gereken koşullar sağlanır da hatalarımızdan ülke olarak ders çıkarmış oluruz.

Alican Gülberk
21-05-2010, 03:38
hepimizin başı sağolsun. kurtarma çalışmalarının yürütüldüğü ana çukurdan değil başka bir girişten ulaşılmış işçilere o ana çukur için 4 gün denmişti ulaşmak için eğer başta o diğer çukurdan girilseydi acaba şuan 28 işçimiz yaşıyor olabilirmiydi ?

Gokhan Dinar
21-05-2010, 03:48
Ülkemizde insana verilen değeri ortaya koyan üzücü bir haber.Bugün haberlerde ilginç bir karşılaştırma yapıldı dünyada önemli bir oranda maden rezervi bulunan ülkelerin başında gelen Almanya'da ''kaza'' oranlarının ne kadar düşük olduğu söylendi bunun en önemli nedeninin ise; ''Devletin'' kontrol mekanizmasının çok iyi çalışması ve teknolojiden faydalanılması olduğundan bahsedildi.
Ne yazıkki kısa bir süre içinde bugün o madende olanları unutacağız ve bir daha (umarım olmaz) böyle bir kaza olana kadarda konuşmayacağız.Ülkemizin acı gerçeklerinden birisi ve bunun örneğini herzaman görüyoruz doğal afetler olsun,kazalar vs.olaylarda.Umarım bu son olur...

Hayatını kaybedenlere Allahtan rahmet sevenlerine sabır diliyorum.

Fuat Rıhtım
21-05-2010, 07:44
Teknoloji o kadar gelişti diyoruz. Ama bi deprem olsa 10 günde bi enkaz kaldırıp anca insanları kurtarabiliyoruz. Ya da böyle bir durum olsa kaç saat sonra ulaşabiliyoruz.

Bu ülkede insana verilen değer bu kadar işte.

Allah rahmet eylesin hepsine. Televizyonda yeni evlenenleri, gençleri filan gösteriyorlardı, insanın içi parçalanıyor.

Özgür Tütün
21-05-2010, 13:22
Sonunu bile bile dalmakti ekmek parası için o ucu acık mezarlara,gözükara olmak miydi bunun adı? Yok,değil...çocukları gülsün diye karınları doysun diye girerdi hergün o mezara ki şimdi çıkmayacaklar oradan yüzü kapkara geldiği evinde çocuklarının palyaço sandığı o kahraman Baba... Nur içinde yatın....

Özgür Tütün
21-05-2010, 13:39
İndim maden ocağına kara elmas diyarına
Yeryüzü sıcak olsun diye dost
Yıllar boyu kazma salladım buskunca bu zindanda
Çocuklarım gülsün diye dost
Oysa bizim evde gülen yok

Yürü derler yürü derler açlığa yürü derler
Kara elmas tabut olmuş gerekirse ölün derler
Günü gelir utanmadan ağlaşana gülün derler
Yalanlara artık sabrım yok

Bugün maden ocağına kara elmas diyarına
İnmedik selam olsun sana dost
Ölesiye ışık hasretiyle solmuş bu yüzlere
Grev grev güneş doğmuş dost
Artık kaybedecek birşey yok

Yeraltında ezilenler yeryüzüne seslenirler
Madenler bizim derler gerekirse ölüm derler
Günü geldi grev derler dost
Artık kaybedecek birşey yok

Yerin derinliklerinden geldiler
Ellerinde susmak bilmeyen bir yeraltı güneşiyle
Ne kadar diplere bastırılsa
O kadar boğulmak bilmez yankısıyla yüreklerinin
Ağır ağır geldiler
Sonra hergün geldiler artarak geldiler
Kadınları çocukları ve alkışlarıyla
Yoğurt mayalar gibi geldiler
Pişkin ekmekleri bölüp de paylaşır gibi
Su gibi ateş gibi
Her gün yeni ağızlar eklendi ağızlarına
Yeni yollarla tanıştı ayakları
Her gün yeni kabuklar çatladı
Yeni kulaklar işitmeye başladı söylediklerini
Bir kent oldular sonunda
Ve adını değiştirdiler ülkenin

Samet Kırbıyık
21-05-2010, 13:49
bir maden mühendisi olarak bütün meslektaşlarıma Allah tan rahmet kalanlara sabır diliyorum...mekanları cennet olsun..

Bersu Genel
21-05-2010, 14:00
bunu daha kaç defa söylicegimizi bilemiyorum. gercekten çok yazık.. yazık dedğimiz kaçıncı olay unuttum bile. enerji bakanımızın kendi ağzından yaptığı açıklama maden işçilerimizin patlama anında öldüğü kesinleşti biz bunu biliyoduk zaten yinede Allahtan ümit kesilmez dedik bir açıklık kavuşturmadık olaya hepimizin başı sağolsun.. bu nedir ya.. sen bunun madem böyle oldugunu tahmin ettiğini hadi onu da gectim bildiğini söylüyosun insanların önüne adam gbi bi açıklama koyup sölesene.. gidip tv programlarına tablolar çiziysn şurdan girilse böle burdan olsa şöle şurda şu kadar yaşarlar yaşamazlar.. bu nedir yaa nedir.. buna benzer daha biçok şey. eminim bunları dinlemek o insanların acılarını hergün bi derece daha arttırıyodur. o yüzden söylenebilcek koca bi 'yazık' var dilimde.okadar insanın umutlarına yazık gercekten. alın terinin karşılığı bu olmamalı.. hepimizin başı sağolsun.

Serkan Şahin
21-05-2010, 14:21
''Ölmek madencinin kaderinde var.''
Teselli vermenin böylesi...

Hepimizin başı sağolsun..Allah kalanlara sabır versin..

Hatice Akar
21-05-2010, 22:40
Yine bir kömür kütürdedi sobada kayıp bir madencinin kalbi rastgeldi atıverdi sıcak odada
SUNAY AKIN

Allah Rahmet Eylesin... Allah Ailelerine Sabır Versin...

Süleyman Sovukluk
21-05-2010, 23:02
Orada hayatlarını kaybedenler sadece Onlar değildi.Bizlerinde canlarımızdan birer parça aldılar o an.Tüm halkımıza Allah sabırlar versin...

Serhat Didikoğlu
22-05-2010, 01:01
Türk milletinin başı sağolsun...

Tansu Bayat
22-05-2010, 01:35
Zonguldak daki grizo patlaması sonucu 30 madencimiz daha şehit olmustur.Tüm Türkiye bu konuyu konuşurken Ünifeb.org da madencilerimizi unutmıyarak ana sayfasını cok güzel bi görsellikle süslemiştir.Bende bir Zonguldaklı olarak Ünifeb imize cok teşekkür ederek. cok mutlu oldugumu söliyebilirim.Böyle bir acılı günde böyle bi güzel sey,şehit madenci aileleri adına da teşekkürü ben burdan size ediyorum...

Ayşenur Altun
22-05-2010, 02:07
Başımız sağolsun...

Tuğba Tülü
22-05-2010, 03:08
Başımız saolsun ,Allah rahmet eylesin ,ailelerine sabır versin ,çok zor bir durum ,hepsinin ayrı bir hikayesi var :(:(

Murat Karaman
22-05-2010, 09:00
İnsanlar kendi çılgın ihtiraslarının neticelerini kadere yüklerler. Walter Scott

Başımız sağolsun.

Onur Yıldırım
23-05-2010, 19:44
Başımız sağolsun...

Kübra Dindar
24-05-2010, 00:39
Başımız sağolsun.

Bu tarz ölümler gerçekleştiğinde ve haberi çıktığında herkes üzülür. Yetkili kişiler gerekli tedbirlerin alındığını söyler; ancak bu tedbirler hiçbir zaman ileriki bir felaketi önleyecek ya da etkisini azaltacak nitelikte değildir. Bir zaman sonra arkadaşlarımın da belirttiği gibi olaylar unutulur, gider.

İnsan hayatına değer verilmesinden bahsediyoruz değil mi? Almanya'daki kaza oranının düşüklüğünü vurguluyoruz. Doğrudur, çünkü adamlar yönetim sistemini, politika, plan, program, ya da ne diyorsanız; sağlam temellere oturtmuşlar ve gerekli kontrolleri, iyileştirmeleri yapmaktadır. Kamu ve özel sektör işbirliği içerisindedir. Birimler arası koordinasyon sağlanmaktadır. Standart neyse odur. İşlerin nasıl yürütüleceği keskin hatlarla belirlenmiştir. Projeye aykırı bir tutum sergileyemezsiniz, zira yaptırım kuvvetlidir. Kalite anlayışı yüksek olan bir toplumda yaptırıma gerek de kalmaz zaten.

Şimdi bir alıntı yapmak istiyorum:

***
Yeraltı kömür madenciliğinde, grizu patlamasının ne anlama geldiğini ve yarattığı tahribatları bilenler için durum umut verici değil. İlginç olan, 12.59 sıralarında yapılan ölçümlerde, grizu miktarının düşük olması, saat 13.03’de yani 4 dakikalık kısa bir sürede tehlikeli bir şekilde yükselmiş olması.. Bu şu anlama geliyor. Galerilerde sıkışıp biriken metan gazının zayıf bir nokta bulup aniden degaj yapıp boşalması, küçük bir kıvılcımla buluşup patlaması.. Patlamanın yaşandığı -560 kotu, özel bir firmanın galeri açma çalışmalarını yürüttüğü bir yer. Mahsur kalan işçilerin de, bu firmaya ait işçiler olduğu sanılıyor. Olay, metan gazının degaj yoluyla boşalması ise, ihmalden, tedbirsizlikten söz edilemez. Yok eğer, başka nedenlere dayanıyorsa, o zaman tartışma konusudur. Bu da, olay yerine ulaşılmasından, yapılacak inceleme ve soruşturmalardan sonra belli olacaktır.

Gelişmiş ülkelerde, grizu patlaması gibi maden kazaları yaşanmıyor artık. Çünkü, kömür içindeki metan gazı emiliyor, depolanıyor, doğalgaz olarak kullanılıyor. Buna karşın, Türkiye Taşkömürü Kurumu bu konuda karınca hızıyla ilerliyor. Kurum, metan gazından doğalgaz elde edilmesi projesini yıllar önce HEMA’ya ihale etti ama, henüz ortada birşey yok. Verilen ek süreler, hem TTK’ya hem de Zonguldak’a zaman kaybettiriyor. Düşünüyorum da, 1980’li yıllarda gündeme gelen, ilk ihalesi 1990’lı yıllarda üçlü bir konsorsyuma (Ever Green, Dan Oill, Data Su Sondajları) verildi, bu konsorsyumun işi yarım bıraktı. 1990’lı yılların ikinci yarısında ihale edilen proje verilen ek sürelerle 2003 yılına kadar uzatıldı ama, sonuç fiyasko oldu. Son olarak HEMA’ya ihale edilen proje hayata geçirilmiş olsa, kömürdeki metan gazı emilse bu facia yaşanırmıydı? Eğer bir ihmal söz konusu ise.. İşte bu projede.. Dileğimiz, bu projenin biran önce hayata geçirilmesi, ocaktaki metan gazının emilmesi, grizu patlamalarının tarihe karışması, maden işçilerinin de güven ortamında çalışabilmesi..
*** Harun Ersoy

Diyeceğim şudur; bu ülkede yetki ve sorumluluklar işin ehline ne zaman teslim edilecektir ? Dünyanın en iyi 20. ekonomisi olmakla bitmiyor bu işler. Kişisel rantların kamu rantının önüne geçmesi gibi en basit örnekle ülkenin ilerleyememe sebebi açıklanabilir.

Fatih Suvaydan
24-05-2010, 04:21
Başımız sağolsun.

Bu tarz ölümler gerçekleştiğinde ve haberi çıktığında herkes üzülür. Yetkili kişiler gerekli tedbirlerin alındığını söyler; ancak bu tedbirler hiçbir zaman ileriki bir felaketi önleyecek ya da etkisini azaltacak nitelikte değildir. Bir zaman sonra arkadaşlarımın da belirttiği gibi olaylar unutulur, gider.

İnsan hayatına değer verilmesinden bahsediyoruz değil mi? Almanya'daki kaza oranının düşüklüğünü vurguluyoruz. Doğrudur, çünkü adamlar yönetim sistemini, politika, plan, program, ya da ne diyorsanız; sağlam temellere oturtmuşlar ve gerekli kontrolleri, iyileştirmeleri yapmaktadır. Kamu ve özel sektör işbirliği içerisindedir. Birimler arası koordinasyon sağlanmaktadır. Standart neyse odur. İşlerin nasıl yürütüleceği keskin hatlarla belirlenmiştir. Projeye aykırı bir tutum sergileyemezsiniz, zira yaptırım kuvvetlidir. Kalite anlayışı yüksek olan bir toplumda yaptırıma gerek de kalmaz zaten.

Şimdi bir alıntı yapmak istiyorum:

***
Yeraltı kömür madenciliğinde, grizu patlamasının ne anlama geldiğini ve yarattığı tahribatları bilenler için durum umut verici değil. İlginç olan, 12.59 sıralarında yapılan ölçümlerde, grizu miktarının düşük olması, saat 13.03’de yani 4 dakikalık kısa bir sürede tehlikeli bir şekilde yükselmiş olması.. Bu şu anlama geliyor. Galerilerde sıkışıp biriken metan gazının zayıf bir nokta bulup aniden degaj yapıp boşalması, küçük bir kıvılcımla buluşup patlaması.. Patlamanın yaşandığı -560 kotu, özel bir firmanın galeri açma çalışmalarını yürüttüğü bir yer. Mahsur kalan işçilerin de, bu firmaya ait işçiler olduğu sanılıyor. Olay, metan gazının degaj yoluyla boşalması ise, ihmalden, tedbirsizlikten söz edilemez. Yok eğer, başka nedenlere dayanıyorsa, o zaman tartışma konusudur. Bu da, olay yerine ulaşılmasından, yapılacak inceleme ve soruşturmalardan sonra belli olacaktır.

Gelişmiş ülkelerde, grizu patlaması gibi maden kazaları yaşanmıyor artık. Çünkü, kömür içindeki metan gazı emiliyor, depolanıyor, doğalgaz olarak kullanılıyor. Buna karşın, Türkiye Taşkömürü Kurumu bu konuda karınca hızıyla ilerliyor. Kurum, metan gazından doğalgaz elde edilmesi projesini yıllar önce HEMA’ya ihale etti ama, henüz ortada birşey yok. Verilen ek süreler, hem TTK’ya hem de Zonguldak’a zaman kaybettiriyor. Düşünüyorum da, 1980’li yıllarda gündeme gelen, ilk ihalesi 1990’lı yıllarda üçlü bir konsorsyuma (Ever Green, Dan Oill, Data Su Sondajları) verildi, bu konsorsyumun işi yarım bıraktı. 1990’lı yılların ikinci yarısında ihale edilen proje verilen ek sürelerle 2003 yılına kadar uzatıldı ama, sonuç fiyasko oldu. Son olarak HEMA’ya ihale edilen proje hayata geçirilmiş olsa, kömürdeki metan gazı emilse bu facia yaşanırmıydı? Eğer bir ihmal söz konusu ise.. İşte bu projede.. Dileğimiz, bu projenin biran önce hayata geçirilmesi, ocaktaki metan gazının emilmesi, grizu patlamalarının tarihe karışması, maden işçilerinin de güven ortamında çalışabilmesi..
*** Harun Ersoy

Diyeceğim şudur; bu ülkede yetki ve sorumluluklar işin ehline ne zaman teslim edilecektir ? Dünyanın en iyi 20. ekonomisi olmakla bitmiyor bu işler. Kişisel rantların kamu rantının önüne geçmesi gibi en basit örnekle ülkenin ilerleyememe sebebi açıklanabilir.

+1907

Kesinlikle katılıyorum..Bu şekilde her kazanın sonucunda aynı "klasik cümlelerin" söylendiği-tekrarlandığı ve aynı politikanın bundan sonraki olası-kazalarda tekrarlanmasına devam edilecek..Kazanın olduğu gün herkes kamera karşısına geçip "gerekli çalışmaları başlattık" sözlerini sarfediyorlar..ama kimse 28 tane bu ülkenin insanının ölümünden önce bunları düşünemiyor ki malasef ülkemizde bu tür yerlerde maden ocakları sahipleri maddiyat peşinde...umarım bundan sonra bu dediğiniz gibi bu işler amatörlere değil "bu konuda tecrübe" sahibi olan insanlara bırakılır ve bu tür acıları tekrar yaşamayız...

Bu kazada ölen tüm vatandaşlarımıza tekrar tekrar haktan rahmet diliyorum,ailelelerine Allah sabır versin...

Murat Karaman
24-05-2010, 10:50
Başımız sağolsun.

Bu tarz ölümler gerçekleştiğinde ve haberi çıktığında herkes üzülür. Yetkili kişiler gerekli tedbirlerin alındığını söyler; ancak bu tedbirler hiçbir zaman ileriki bir felaketi önleyecek ya da etkisini azaltacak nitelikte değildir. Bir zaman sonra arkadaşlarımın da belirttiği gibi olaylar unutulur, gider.

İnsan hayatına değer verilmesinden bahsediyoruz değil mi? Almanya'daki kaza oranının düşüklüğünü vurguluyoruz. Doğrudur, çünkü adamlar yönetim sistemini, politika, plan, program, ya da ne diyorsanız; sağlam temellere oturtmuşlar ve gerekli kontrolleri, iyileştirmeleri yapmaktadır. Kamu ve özel sektör işbirliği içerisindedir. Birimler arası koordinasyon sağlanmaktadır. Standart neyse odur. İşlerin nasıl yürütüleceği keskin hatlarla belirlenmiştir. Projeye aykırı bir tutum sergileyemezsiniz, zira yaptırım kuvvetlidir. Kalite anlayışı yüksek olan bir toplumda yaptırıma gerek de kalmaz zaten.

Diyeceğim şudur; bu ülkede yetki ve sorumluluklar işin ehline ne zaman teslim edilecektir ? Dünyanın en iyi 20. ekonomisi olmakla bitmiyor bu işler. Kişisel rantların kamu rantının önüne geçmesi gibi en basit örnekle ülkenin ilerleyememe sebebi açıklanabilir.

Kesinlikle doğru.

Alışkınız ve kaderimiz diyerek geçiştirilen bir gündem. Yazık, çok yazık hemde. Birkaç derginin yada yayın organının yayınladığı listelerde ilk sıralarda yer almak bu ölümleri gerçek anlamıyla engellediği zaman işte doğru yolda ilerliyor oluruz.

Ve ek bilgi;


Genel Maden İşçileri Sendikasının raporlarına göre, Türkiye Taşkömürü Kurumunda son 10 yılda meydana gelen (2000-2009) 25.655 adet kazanın; 26.324'ü yaralanma ve 63'ü ölümle sonuçlandı

Cemre Aşkar
25-05-2010, 00:43
Başımız sağolsun..

Murat Karaman
25-05-2010, 18:32
http://img641.imageshack.us/img641/5511/31659101502099033852732.jpg (http://img641.imageshack.us/i/31659101502099033852732.jpg/)

Mustafa Ünal
25-05-2010, 22:26
Türkiye Taşkömürü Kurumu Karadon Müessese Müdürlüğü‘ne bağlı kömür ocağında meydana gelen grizu patlaması sonucunda 30 maden emekçisini kaybettik.

Bu acı olayda hayatlarını kaybedenlerin yakınlarına ve tüm halkımıza baş sağlığı diliyoruz.
Faciada hayatını kaybedenler, TTK‘na "hizmet alımı" suretiyle iş yapan Yapı -Tek adlı özel şirketin, ikisi maden mühendisi olmak üzere 30 sendikasız çalışanıdır.

Maden ocaklarında artarak devam eden kazalar ve can kayıplarının nedeninin, esas olarak bilimsel ve teknik alt yapı eksikliği kadar madencilik alanında uygulanan yanlış politikaların bir sonucu olduğu açıkçtır.. Neoliberal politikaların bir sonucu olarak her alanda olduğu gibi genelde madencilik ve özelde de kömür madenciliğinde de kamu kurumlarının süreç içinde asli işlerinden çekildiği, özelleştirme, taşeronlaştırma, kiraya verme, hizmetlerini ihale etme gibi yöntemlerle kamu madenciliğinden vazgeçildiği bir noktaya gelinmiştir.

Sonuçta bu durum, insanı merkezine almayan, maksimum üretim ve kar hırsına odaklanmış, bilimsel ve teknolojik altyapıdan uzak; eğitimsizliğin ve sendikalaşmanın olmadığı, işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerinin yeterince alınmadığı bir kömür madenciliğini ortaya çıkarmıştır.

Bunun sonucunda da son yıllarda maden facialarında bir artış olmuş, 2004 yılında iki, 2005‘te bir ve 2006 ve 2007‘de üçer ölümlü kaza meydana gelirken, 2008‘de 22 ayrı ilde 38 ölümlü kaza yaşanmış ve 43 işçi kaybedilmiştir. 2009 yılında ise 24 ildeki 63 kazada 92 işçi hayatını kaybetmiştir. 2010 yılında kaybettiğimiz maden emekçisi sayısı son olayla birlikte 67 ye ulaşmıştır. Bu sonuçlarla Türkiye maden kazlarında Dünyada üçüncü Avrupada birinci hale getirilmiştir.

Özellikle 2004 yılından sonra Maden Kanunu‘nda yapılan değişiklike; TTK nın asli iş ve hizmetlerinin özelleştirilmesinin önünün açılarak, üretime hazırlık işlerinin özel şirketlere havale edilmesiyle Zonguldak‘taki kazaların da önü açılmıştır.

Özelleştirmelerle birlikte ölümlü maden kazalarının artışı açık olarak ortadayken, Başbakan, "Bu yörenin insanları aslında bu tür olaylara alışıktır", "Bu mesleğin kaderinde bu var." "Bu mesleğe girenler bunu bilerek giriyorlar." gibi sorumluluktan kaçıp, gerçek nedenleri gizleyerek, özrünün kabahatinden büyük olduğu talihsiz açıklamalar yapmakta, faciaların nedeninin takdiri ilahi değil takdiri idari olduğunu örtmeye çalışmaktadır.
Zonguldak halkı bu ölümlerin nedenlerine de ölümlere de alışmamıştır, alışmayı da kabul etmeyeceğini tepkileri ile göstermiştir. Bilinmektedir ki, ölümlü kazaların nedenlerini ortadan kaldırmak bilimsel ve teknik olarak mümkündür ve ölümler madencilerin kaçınılmaz kaderi değildir.

AKP iktidarının, tüm dünya halklarına kabus yaşatan küreselleşme politikalarını ülkemizde de harfiyen uygulanmasını sürdürerek; her yıl milyonlarca aç, yoksul ve işsiz yarattığı artık gizlenemeyecek kadar ortadayken, bu mesleğe bilerek giriyorlar diyerek aç kalmamak için asgari ücrete ve zor şartlara mahkum ettikleri insanları kendilerinin yarattıklarını bilmezden gelerek çaresizliği suçlamasını kabul etmek mümkün değildir.

TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası olarak madencilikte ölümlerin yaşanmaması için uyarılarımızı bir kez daha hatırlatıyoruz..

Şimdi yapılması gereken; insan hayatını, kamusal faydayı merkezine almayan anlayışlardan vazgeçilerek, denetimsiz ve kuralsız çalışmakta olan, teknolojik yenilenmelerini yapmayan, sendikalaşmayı engelleyen ve kaza riskine açık işletmelerin etkin denetiminin yapılarak yaptırımların uygulanması ve işçi sağlığı ve işçi güvenliği mevzuatının günün gerekleri ışığında yeniden düzenlenmesidir.

Bu kapsamda,
Özelleştirmelere, taşeronlaşmalara, hizmetlerin devrine derhal son verilmelidir.

Öncelikle özel maden işletmelerinde maliyet unsuru olarak görülüp uygulanmayan işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemleri eksiksiz alınmalı, başta kömür ocakları olmak üzere iş kazaları sonucu yaşadığımız can kayıpları artık önlenmelidir.

İş güvenliği denetiminden birinci derecede sorumlu olan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Maden İşleri Genel Müdürlüğü yaşanan iş kazalarının önlenebilmesi için görevlerini tam olarak yerine getirmeli, bu konuda köklü önlemler acilen alınmalı ve ödünsüz uygulanmalıdır.

Kazaların önlenebilmesi için bilimsel ve teknik yatırımların yanı sıra, örgütlenmenin ve sendikalaşmanın önündeki engeller kaldırılmalıdır.

Kömür madenciliğinde faaliyet gösteren her işletmede acilen risk değerlendirmesi yapılmalı, çalışması uygun olmayan işletmeler hemen kapatılmalıdır.

Bütün madencilik faaliyetlerinde olduğu gibi kömür madenciliğinde de gerekli mühendislik hizmetleri alınarak bilim ve tekniğe uygun faaliyet yürütülmelidir.

Ve 30 madencimizin yaşamına mal olan bu facianın nedenlerinin bir an önce ortaya çıkarılmasını, sorumluların bulunarak hesap vermesini, artık can kayıplarının önüne geçilmesinin gereklerinin yapılmasını ve bunun takipçisi olacağımızı belirtiyor,

Kaybettiğimiz madencilerimizin yakınlarının ve meslektaşlarımızın acısını paylaşıyor, maden kazaları ve ölümlerin engellenebileceğini ve kaderimiz olmadığını bir kez daha vurguluyoruz.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası
Yönetim Kurulu


***

Taşeron firmayı çok iyi tanıyorum iş icabı. Yeterince büyük ve kurumsal bir firma. Ama ne kadar büyük olursa olsun demek ki yeterli denetleme olmazsa bazı şeyler takdir-i ilahi demekten öteye gitmiyor.

Kaybedilen can sayısı 30. 28'i çıkarıldı. 3 tanesinin kimliği belirsiz hâlâ. 2 tanesine de ulaşılamadı. Bir kez girme fırsatı bulduğum bir maden ocağını da düşününce gerçekten zor şartlar.

Umarım böyle acılar yaşamadan önlemleri alınır artık. Son yıllarda kaç oldu , onu bile sayamadık.

Murat Karaman
26-05-2010, 13:26
Diriye saygın yok ise, ölüye saygın olsun demişler. O da yok malesef. Acıyı insanlara yeniden tattırmak ne kadar saçmadır, ne kadar kötüdür. Haberi okuyunca sinirlendim. Tekrardan Allah rahmet eylesin.

http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetay&ArticleID=998960&Date=26.05.2010&CategoryID=77