PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : İngilizlerin Gözüyle "Boğaz'ın Derbisi"


Kemal Aktürk
17-01-2006, 16:47
'Boğaz'ın derbisi' başlıklı yazıda Atatürk'ün tuttuğu takımdan, Souness'ın diktiği bayrağa kadar pek çok konu yer aldı.

İngiliz futbol dergisi 'FourFourTwo' şubat sayısında Galatasaray ve Fenerbahçe arasındaki ezeli rekabete geniş yer ayırdı. Dergi, ligin ilk yarısında iki takım arasında oynanan derbi maçı ekseninde Türk futbolunun ve 'üç büyükler'in fotoğrafını çekiyor. Yazının başında ve sonunda üzerinde durulan konu derbi maçlarında konuk takım taraftarlarının stadyumlara alınıp alınmayacağı tartışması. Genel görüş her iki takımın taraftarlarının da maçları izleyebilmesi yönünde. Yazının sonlarına doğru Beşiktaş maçına Siyah-Beyaz giyinerek gizlice giren Fenerbahçe taraftarları da yazıdaki yerini almış.

Taraftarların farkı nerede?
Derbinin tarihsel açıdan durduğu yeri anlamak için 'üç büyüklerin' Türk futbolunda tuttuğu yeri bilmek önemli. Bu konuda 'FourFourTwo'da şu ifadeler yer alıyor: 'İstanbul derbileri yerel derbilerin klasik tanımlamasına uymuyor. Fakat her takımı belirlemekte sosyal sınıflar önemli bir rol oynayabilir. 1970'lerde önde gelen Türk akademisyenlerden (ve bir Fenerbahçe taraftarı) Kurthan Fişek'e göre Galatasaray Avrupalılaşmış aristokrasinin, Fenerbahçe burjuvazinin, Beşiktaş ise işçi sınıfının takımıydı.

Fişek'in tanımı rekabetin biraz anlaşılır hale gelmesini sağlıyor ama Radikal gazetesi yazarı Bağış Erten'e göre modern gerçeklik daha akışkan. Doğal olarak pek çok sosyetik Beşiktaş taraftarı var ve fakir Galatasaray taraftarlarının sayısı hiç de az değil. Erten "Diğer büyük derbilerin kökeninde etnik, dini veya sınıfsal farklılıklar yatıyor olabilir ama Türkiye'de işler biraz farklı. Burada bir kulübün taraftarı olmayı seçmek demokratik vatandaşlık gibi. Herkes her kulübü seçebilir. Üç büyük kulüp yeni doğan her çocuğu taraftarı yapabilmek için yarışır" diyor.

Bu tartışmalar arasında işin maddi kısmı da unutulmamış. İngilizlerin en ünlü futbol dergisi maddi açıdan son yıllarda atağa kalkan Fenerbahçe'yi 'hızla modernleşen Asyalı Türkiye'nin küçük bir örneği: Hırslı, çalışkan ve finansal açıdan zeki' şeklinde tanımlıyor.

Yazının Atatürk'le ilgili kısmı ise Beşiktaş ve Galatasaray taraftarlarını kızdırabilir. Çünkü Atatürk -her ne kadar bu konuda yaşanan tartışmalar vurgulansa da- Fenerbahçe taraftarı olarak tanıtılıyor. Ve tabii söz konusu Galatasaray derbisi, bunu yazan da bir İngiliz dergisi olunca söz dönüp dolaşıp Şükrü Saracoğlu'na Greame Souness tarafından 1996 yılında dikilen bayrağa denk geliyor.

Atmasaydım asılırdım'
Souness'ın bu hareket sonrası Galatasaray taraftarları için bir kahramana dönüştüğü vurgulanıyor. Souness'la birlikte Galatasaray'a transfer olan Saunders, Fenerbahçe maçlarının önemini şöyle anlatıyor: "İlk maçımda golü penaltıdan attım. Eğer kaçırsaydım asılırdım. Sonra ikinci maç için Fenerbahçe'ye gittik. Çok düşmanca bir ortam vardı ama oynaması zevkliydi. Bir sonraki hatırladığım şey ise Greame'ın elinde bayrakla yanımdan geçişiydi. Hâlâ o anın resminin yer aldığı tişörtler sattıklarını duydum."

Yiğit Arın
17-01-2006, 17:40
Orjinalini scanından okumuştum. Baya güzel bir yazıydı, derbiyi her şeyiyle anlatmışlar, bizim "avrupa fatihiymiş galatasaray" bestesini tamamen sansürsüz ingilizceye çevirinceye kadar. :D Resimler de baya ilginçti :)

Bir tek "Galatasaray Avrupalılaşmış aristokrasinin, Fenerbahçe burjuvazinin, Beşiktaş ise işçi sınıfının takımıydı." kısmı yanlış sanırım. Beşiktaş'ın osmanlı sarayının, Fenerbahçe'nin ise halkın takımı olduğunu biliyorum. Tabi ilk dönemlerde... Şimdilerde böyle bir farkın kalmadığı yazıda da belirtilmiş zaten.

Okan Uzunkaya
17-01-2006, 18:08
Bir tek "Galatasaray Avrupalılaşmış aristokrasinin, Fenerbahçe burjuvazinin, Beşiktaş ise işçi sınıfının takımıydı." kısmı yanlış sanırım. Beşiktaş'ın osmanlı sarayının, Fenerbahçe'nin ise halkın takımı olduğunu biliyorum. Tabi ilk dönemlerde... Şimdilerde böyle bir farkın kalmadığı yazıda da belirtilmiş zaten.

Bahçedeki Fener belgeselinde Can Dündar bunu çok güzel ifade ediyor. Galatasaray, Lise'den dolayı aristokratların, Beşiktaş Yıldız Sarayı'na ve padişaha yakınlığından dolayı Saray'ın, Fenerbahçe ise Kadıköy'de, yani halkın arasında kurulduğu için halkın takımı olarak lanse ediliyor. Zaten Kurtuluş Savaşı sırasında verilen mücadele de Fenerbahçe adına bu payeyi perçinliyor. Ayrıca Nazım Hikmet de bir yazısında bunu dile getiriyor. Bunlar, o zamanda Fenerbahçe'nin halkın takımı olma sıfatını hakkettiğini gösteriyor.

Fakat günümüzde bu durumun nasıl bir hal aldığı tartışılır. Bu özelliğimizi kaybediyor olmak beni oldukça derinden üzüyor.. Malesef ki günümüzde "Fenerbahçe halkın takımıdır" tezine kanıt bulmak gittikçe güçleşiyor. Ancak yazıda belirtildiği gibi 3 büyükler arasında böyle farklılıkların zamanla ortadan kalktığı vurgulanıyor, ki bana kalırsa son derece doğru. Hele hele Beşiktaş'ın halkın takımı olduğunu söylemek abesle iştigal. Bu sadece Beşiktaşlı'ların kendi avuntuları olmaktan öteye gitmeyecek bir iddiadır.

Doğa Aydın
17-01-2006, 23:26
"Kantin'de görmek istediğimiz içi dolu başlıklar" ve "İnsanlarla forum üzerinden bir şeyler paylaşmak" konulu çalışmasından ötürü Kemal Aktürk kardeşimize teşekkür ediyorum...

Hakan Altunay
18-01-2006, 00:11
gerçekten haklısın doğa.bu konu hakkında birşeyler bilen insanların yazılarını okumak çok keyifli bence.
sanırım herkes için de öyledir,en azından yıldız falı okumaktan daha keyifli olduğu kesin.

İnanç Gülfidan
18-01-2006, 04:01
Bu yazı için kapsamlı bir araştırma yapıldığı kesin ama bazı noktaları atlamışlar...

Yazının tamamı elinde olan varsa(Türkçe veya İngilizce) buraya yazarsa veya link verirse sevinirim :)

Ömer Birdal
18-01-2006, 18:47
son zamanlarda sanki FB-gs derbilerinin tansiyonunu düşürme çabaları içerisine girdi bazı yetkililer.. son bikaç senedir geçen az gollü, sıkıcı maçlarda bunların bir sonucu olabilir..
ama yabancı basında da çok büyük ilgi görüyor bu derbi.. hepimizin bildiği tarihi birkaç derbiden birisi.. birde İstanbul gibi tarihi dünya güzeli bir şehrin takımı olmaları ilgiyi biraz daha artırıyor..
onun takımı bunun takımı tanımları ise, geçmişte daha belirgin olsada şuan pek kalmadı hepimizin bildiği gibi..
beşiktaşlıların "halkın takımı" tanımlaması, ligin hemen her döneminde "ezik" ( diğer 2 rakibinin hep altında) olmasından kaynaklanıyor bence.. sürekli başarısızlıklar Türk halkının yaşadığı ekonomik-sosyal vs. problemlerle özdeşleştirilip, halkın takımı yakıştırması yapılıyor..
aslında tarafsız gözlede bakılınca gelecek vadeden, geçmişi daha şanlı olan Fenerbahççe oalrak görünüyor.. (bu cümleyi ne kadar tarafsız yazdım o tartışılır :) )
velhasıl gs kime düşmediği müddetçe bu maçlar oynanacak, ve her daim zevkli geçecek, herkesin ilgisini çekecek.. ama yaşımız öyle çok eskiden bahsedecek kadar olmasada şöyle çok değil, 7-8 sene önceki derbileri hatırlayınca şimdikilerin biraz sönük kaldığını üzülerek görüyorum.. ha bazı dönemlerde böyle olur, bazı dönemlerde yükselir, o da ayrı..bundan sonra böyle olacak diye birşey yok.. kaldı ki her ne sonuç çıkarsa çıksın maçlardan, bütün negatif faktörler oluştuulsun derbinin zevksiz geçmesi için, yine de gs derbilerinin yeri ayrıdır.. tansiyonu düşmez onun.. sevinci de farklı olur hüznüde..

konudan biraz saptı ama :)

Doğa Aydın
18-01-2006, 20:13
Bu yazı için kapsamlı bir araştırma yapıldığı kesin ama bazı noktaları atlamışlar...

Yazının tamamı elinde olan varsa(Türkçe veya İngilizce) buraya yazarsa veya link verirse sevinirim :)


http://rapidshare.de/files/10499235/scan.pdf.html

Başka bir forumdan alıntıdır...

Reşat Özdemir
03-04-2006, 16:19
Bir tek "Galatasaray Avrupalılaşmış aristokrasinin, Fenerbahçe burjuvazinin, Beşiktaş ise işçi sınıfının takımıydı." kısmı yanlış sanırım. Beşiktaş'ın osmanlı sarayının, Fenerbahçe'nin ise halkın takımı olduğunu biliyorum. Tabi ilk dönemlerde... Şimdilerde böyle bir farkın kalmadığı yazıda da belirtilmiş zaten.

Çok yanlış değil Yiğit.. Fenerbahçe, o dönem, saray eşrafına ve aristokratlara karşı duran Anadolu burjuvazisinin de takımıdır.. Can Dündar'ın "Bahçedeki Fener" belgeselinde adı geçen tamlama da budur..

Ersin Demirel
03-04-2006, 18:18
Hazırlamış olduğum Türk Edebiyatı'nda Fenerbahçe adlı tezimde ve Fenerbahçe Dergisi'ndeki yazılarımda, iki kulübün farklı noktalarını maddeler halinde uzun uzadıya belirtmiştim. Derginin mayıs sayısı için hazırladığım yazıda da Faruk Nafiz Çamlıbel'in SANAT adlı şiirinden yola çıkarak iki kulübün kıyaslamasını yaptım. Oldukça iddialı yorumları göreceksiniz.

*Şöyle ki: Fenerbahçelilik olgusu, halkın belleğinde 1918'den itibaren başlar. Hangi tarihtir bu? 1. Dünya Savaşı'nın sona erip işgal yıllarının başladığı tarih. Fenerbahçe adındaki, yurtsever sporcu ve yöneticilerden oluşan spor kulübü, gerek sahada gerekse saha dışında yaptığı MİLLİ mücadelelerden ötürü KUVA-Yi MİLLİYE ruhunun oluşumuna öncülük etmiş ve halk - aydın karmasından taraftar toplamıştır. Yani, Fenerbahçe her kesimden taraftar sahibi olma özelliğini kuruluş yıllarından itibaren almış ve günümüze kadar taşımıştır. Tabii ki üzülerek söylüyorum HALKÇI kimliğinden çok şeyler yitirerek...

Galatasaray ise, Attila İlhan'ın ve Ahmet Kutsi Tecer'in deyimiyle 1950'li yılların sonuna kadar halktan taraftar bulmakta çok zorlanmıştır. Galatasaray'ın halka yönelmesi büyük golcü Metin Oktay dönemiyle başlar. Daha öncesi dönemlerde ise şu tablo hakimdir: Fenerbahçe - Galatasaray maçlarında, Galatasaraylılar kapalı tribünün iki direği arasında maçı izlerken, Fenerbahçeliler ise stadın 4/3'ünden fazla bir alanı kaplamaktadır. Stadyumlar "Ya Ya Ya Şa Şa Şa Fenerbahçe Çok Yaşa!! " diye inlerken, Galatasaraylılar kendi takımlarına alkış ve arada bir " Re Re Re.. " diye başlayan, İsviçre'den adapte edilen tezahüratlarıyla eşlik ederler.

Galatasaray'a halk uzun yıllar tabiri caizse "hain!" sıfatını yakıştırmıştır. Sebep ise Galatasaray Lisesi'nin büyük kapılarının ardında işgalci Fransızlar'a ev sahipliği yapmasıdır. Bir tarafta Milli Mücadeleye destek veren ve yokluklarla mücadele eden Fenerbahçe, diğer tarafta ise işgalcilerle işbirliği içerisinde bulunan Galatasaray.. Yalnız şunu da belirtmek lazım; Galatasaray camiası da çok sayıda şehitler vermiş, milliyetperver aydınlar yetiştirmiştir. Ne yazık ki bütün bunlara rağmen "hain! " damgası silinememiştir.

Günümüzde artık halk, aristokrasi, burjuva ayrımı kalmamasına rağmen, bu rekabetin sürmesi oldukça ilgi çekicidir ve ayrı bir araştırma konusudur. Bizler en iyisi kıymetini bilelim bu rekabetin ;)

Başınızı ağrıttım, sevgiler...

Adnan Eker
03-04-2006, 19:30
http://rapidshare.de/files/10499235/scan.pdf.html

Başka bir forumdan alıntıdır...

link ölmüş galiba ya elinde olan koyarsa sewinirim..

Burak Tuzlu
04-04-2006, 19:11
Kurthan Fişek'e göre Galatasaray Avrupalılaşmış aristokrasinin, Fenerbahçe burjuvazinin, Beşiktaş ise işçi sınıfının takımıydı.


belki halen bir fark vardır. Fenerbahçe stadında derbi maçı izlemek için FBkartı(35ytl) bilet parası(45ytl) yada kombinen olmak zorunda. Sizce bu bir sınıfsal bir yapı oluşturmuyormu?

sadece merak ettim ;)

Ersin Demirel
05-04-2006, 13:26
Eeee, Fenerbahçe'miz de değişen dünyaya ayak uydurmak zorunda kalıyor... Üzücü ama böyle ne yazık ki..