PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Atatürk'ün Tabutunun Açıldığı Gün (9 Kasım 1953)


Burak Kayatunç
06-02-2006, 00:14
Kefen sıyrıldı ve...

Özel solüsyonla ıslatılmış pamuk kitlesi kaldırılınca Ata'nın yüzü ortaya çıktı. Derisi kahverengi bir hal almış, ama hatları bozulmamıştı.Sanki uyuyordu...
8 Kasım 1953 Pazar gecesi saat 23.00'da Prof. Dr. Kamile
Şevki Mutlu'nun ev telefonu çaldı. Prof. Mutlu, Ankara Tıp Fakültesi Histoloji ve Ambriyoloji Kürsüsü Başkanı'ydı.Patalogdu. Arayan ise Ankara Valisi Kemal Aygün'dü...
Aygün, "Hocam" dedi, "10 Kasım günü Atamızın naaşını
Anıtkabir'e taşıyacağız. Bunun için bir komite kurduk. Naaşı
geleneklere uygun olarak toprağa defnedeceğiz. Ancak bozulmadan korunduğunu belgelemek için muayene etmenizi rica ediyoruz."Prof. Mutlu önce reddetti. Mutlu, o sırada 40 derece ateşle yatıyordu.
Hastalığını gerekçe göstererek bu görevi bir başka meslektaşının yapmasını rica etti.Ancak Vali Aygün ısrarcıydı: "Ben sizi sarar sarmalar götürürüm,
bu tarihi bir görev" dedi. Mutlu kabul etti ve 9 Kasım sabahı
Etnografya Müzesi'ne gitti. Başbakan Adnan Menderes oradaydı.
Meclis Başkanı Refik Koraltan ve eski başkan Abdülhalik Renda da... Mutlu, görevden affını istemekle ne büyük hata ettiğini o zaman anladı. Gerçekten tarihi bir tanıklıktı bu...
Ata'nın gül ağacından tabutu, 4 Kasım günü, geçici
kabrinden çıkarılıp müzenin holündeki mermer katafalka konulmuştu. Bir hafta boyunca sırayla öğrenciler, subaylar ve generaller katafalk başında nöbet tutmuştu. Nihayet tabutun açılma günü gelip de komite üyeleri tamam olunca Prof. Kamile Mutlu "Başlayın" talimatını verdi.

Burak Kayatunç
06-02-2006, 00:16
Bunun üzerine tabutun vidaları söküldü. Tahta tabutun içinde madeni bir sanduka bulunuyordu. Bu sandukada gaz birikmiş olma ihtimali düşünülerek önce bir burgu ile delik açıldı. Gaz ya da koku çıkmadı. Sanduka talaş doluydu. Sandukanın içi, muhafaza solüsyonu ile ıslatılmış tahta talaşı doluydu. Bu talaş, naaşın ayak yönüne doğru toplandı. Talaşın arasında,
ağzı kapalı ve içi sıvı dolu bir şişe bulundu. Bu,cesedi muhafaza
için kullanılan solüsyondan bir numuneydi. Üzerinde terkibi
yazılıydı. Ata'nın naaşı beyaz kefene sarılmış, sonra kahverengi
bir muşambayla kaplanmıştı. Sargıları açmaya başladılar. Herkes
nefesini tutmuştu. Çünkü, "Naaş çürüyüp bozulmuş, çıkan gazlar tabutu patlatmış, nöbetçi er, kokudan bayılmış" diye bir sürü söylenti geziniyordu. Ve 15 yıl sonra ilk kez Ata'nın yüzünü göreceklerdi. Kefenin sargıları aralanınca Prof. Kamile Şevki Mutlu, orada bulunanların yardımıyla katafalka çıktı ve Atatürk'ün yüzüne baktı. Ata'nın derisi kahverengi bir hal almış, ama yüz hatları bozulmamıştı. Menderes sapsarı olmuştu
Prof. Mutlu, gördüğü tabloyu daha sonra şöyle anlatacaktı:"Yüzünü örten ıslak pamuk kitlesi kaldırılınca Ata'nın heykel gibi duran yüzü ile karşılaştım. Uzun sarı saçlarından ince bir tutam, sol göz kapağının üzerine düşmüştü. Atatürk, Dolmabahçe Sarayı'ndaki yatağında uyuyor gibiydi." Prof. Mutlu, kenarda bekleyen komite üyelerini tabutun başına çağırdı. Onlar da tek tek tabutun içine baktılar. En başta Başbakan Adnan Menderes vardı. Koyu renk takım elbisesi içindeki Menderes de yanındakilerin yardımıyla katafalka çıktı,ürkek bir şekilde aşağı, tabuta doğru baktı.

Burak Kayatunç
06-02-2006, 00:18
O an ne olduğunu Prof. Kamile Mutlu'dan aktaralım: "Menderes çok heyecanlandı.Rengi sapsarı oldu. Bir de baktım ki, müzenin kapısına doğru gidiyor. Atatürk'ün yüzüne bakmadı. Tahmin
ediyorum, kendinde o kuvveti bulamadı. En sona Abdülhalik Renda kalmıştı. O da Ata'yla karşı karşıya gelir gelmez tabutun yanına yığılıverdi. Salondaki herkes Atatürk'ü tek tek gördükten sonra naaş, tekrar solüsyonla ıslatıldı. Ata'nın başı pamuklarla örtüldü ve vücudu beyaz kefenle sarıldı. Bu sırada bir komiser,orada görevli adli tıp doçenti Dr.
Cahit Özen'in yanına yaklaşıp avucunda taşıdığı bir kâğıdı
gösterdi ve şöyle dedi:"Bu kâğıdı,Atatürk'ün hemşiresi Makbule Hanım gönderdi. Kefenin içine Atatürk'ün göğsü üstünekonmasını istiyor. "Doç. Özen, kâğıda bir göz attı. Eski Türkçe bir şeyler yazılıydı.
"Böyle bir kâğıdı Atatürk kabul etmez. Bize kızar, darılır" dedi.Komiser kâğıdı katlayıp cebine koydu ve uzaklaştı. Bütün işlemler bittikten sonra
salonda bulunanlar naaşın iki yanından geçip hep bir ağızdan
besmele çektiler ve cesedi yeni tabuta yerleştirdiler. Bu tabut da 15 yıl içinde yattığı büyük gül ağacı tabutun içine konuldu. Üzeri bayrakla örtüldükten sonra kapağı kapatıldı. Ve 10 Kasım sabahı, Ata'nın naaşı 15 yıl önce onu Dolmabahçe'den Ankara'ya taşıyan top arabasına yerleştirilip son durağı olacak Anıtkabir'e taşındı. Artık ebediyen orada kalacaktı... Atatürk'ün tabutu, Menderes'in huzurunda açılmıştı Ata'nın 15 yıl Etnografya Müzesi'nde bekletilen naaşı,12 askerin omuzları üzerinde oradan alınmış ve 136 asteğmenin çektiği bir top arabası ve matem marşı eşliğinde Anıtkabir'e taşınmıştı. Radyodan naklen yayımlanan o görkemli tören, en az 15 yıl önceki kadar hüzünlüdür.

Burak Kayatunç
06-02-2006, 00:20
Ancak o törenden hemen önce yaşananlar, tarihçilerin pek ilgisini çekmemiştir. Bilindiği gibi, Anıtkabir yapılana dek, Atatürk'ün naaşının korunabilmesi için "tahnit" denilen bir işlem
yapılmıştı. Gülhane Patolojik Anatomi profesörü Dr. Lütfi Aksu tarafından gerçekleştirilen bu işlem sırasında naaşa, şırıngayla özel bir formül enjekte edilmiş ve üzerine formüllerin yapıştırıldığı iki küçük ilaç şişesi, Ata'nın koltuk altlarına yerleştirilmişti. Bu işlem sayesinde
Ata'nın naaşı da -diyelim bugün Lenin'in mozolesinde olduğu gibi
-öldüğü günkü haliyle korunabilirdi. Ancak İslam dini, ölünün
defnini şart koştuğundan,geçici tahnitin bozulması şarttı.
Nakilden önce, bu işlem için bir komite kuruldu. O
komite,törenden bir gün önce, Başbakan Adnan Menderes'in
huzurunda Atatürk'ün tabutunun açılmasını kararlaştırdı.Tabut açılınca tahnit bozulacak ve ceset çürümeye başlayacaktı.Bir başka deyişle Atatürk'ün (mumyalanmış gibi) korunmuş naaşını son görenler, o törene katılanlar olacaktı. Atatürk'le ilgili belgesel çalışmaları sırasında o törene katılanların bir kısmıyla konuşmuştuk.Bu yazıda yer alan bilgilerin bir kısmı o tanıklıklara, önemli bir bölümü ise değerli Atatürk araştırmacısı Prof. Dr. Utkan Kocatürk'ün, Prof.Dr. Kamile Şevki Mutlu ile yaptığı sohbetten aktardıklarına dayanıyor. Ata'nın yarım asır önceki son yolculuğu, sanırım bu ayrıntılarla daha da ilginç bir boyut kazanıyor.

Atatürk'ü son görenler anlatıyor:

'Yüzünde iki günlük sakal vardı'

Burak Kayatunç
06-02-2006, 00:22
Osman Ersoy ve Halide İntepe, 10 Kasım 1953'te Etnografya
Müzesi'nde asistan olarak çalışıyorlardı. O yüzden 50 yıl önceki o töreni ve tabutun içindeki Atatürk'ü son kez görme fırsatı
buldular. İzlenimlerini şöyle anlattılar:
• OSMAN ERSOY: "Sağlığında görmemiştim Atatürk'ü... Korkunç heyecanlıydım. Biz çalışanlar, asistanlar, memurlar sıra ile katafalka çıktık. Oldukça sararmış ve küçülmüş bir çehre... 1 - 2 günlük sakalı vardı. Kaşları fevkalade iyi şekilde fark ediliyordu."
' Gözleri aralıktı'
• HALİDE İNTEPE: "Tabut kapanmadan en son gittim baktım.
Başı yana doğru eğikti. Yüzü hiç bozulmamıştı. Azıcık sakalları çıkmıştı. Hani insan hasret giderek ölürse, gözleri aralık kalırmış ya, öyle aralıktı gözleri... Ama bir ölü yüzü yoktu. Uyuyor gibiydi."

http://img387.imageshack.us/img387/2619/50gun5ls.jpg

Nefeslerin tutulduğu an...
Tarih: 10 Kasım 1953. Mermer lahit sökülmüş, betonlar kırılmış, tabutu kaldıracak zincirli makaralar lahit salonunun tavanına yerleştirilmişti. Cumhurbaşkanı Celal Bayar, Meclis Başkanı Refik Koraltan, Başbakan Adnan Menderes ve devletin en üst düzeyi, tabutun çevresindeler...

http://img387.imageshack.us/img387/910/51gun5xl.jpg

Kız kardeşinin gözyaşları Atatürk'ün kızkardeşi Makbule Atadan, başını tabuta dayıyor ve dakikalarca öyle kalıyordu. Belki çok uzaklarda, Selanik'te kalan günleri yâd ediyor; belki de ağabeyinin ruhuna dualar gönderiyordu.

http://img387.imageshack.us/img387/2535/52gun8ut.jpg

Tabut ortaya çıkıyor Lahtin üzeri tamamen açılmış, Atatürk'ün cenazesini 15 yıldan beri muhafaza eden kurşun tabut ortaya çıkmıştı

http://img387.imageshack.us/img387/8033/53gun3dy.jpg

Dinler, Anıtkabir yolunda...
Türkiye'deki bütün dini cemaatlerin temsilcileri cenaze arabasını takip ediyorlar. Ermeni, Yahudi, Katolik ve Rum temsilcilerle beraber zamanın Diyanet İşleri Başkanı kortejle yürüyor.

http://img387.imageshack.us/img387/2720/54gun4oo.jpg

Burak Kayatunç
06-02-2006, 00:24
Atatürk'ün tabutu birazdan salona çıkartılmış olacak. Cumhurbaşkanı Celâl Bayar, Meclis Başkanı Refik Koraltan, Başbakan Adnan Menderes ve devletin en üst düzeyi tabutun çevresindeler...

http://img387.imageshack.us/img387/1169/55gun4lx.jpg

Tabut salonun zeminine yerleştiriliyor. Adnan Menderes birazdan 'Hanımefendi, buyurunuz' diyecek ve Atatürk'ün kızkardeşi Makbule Atadan'ı tabutun yanına götürecek...

http://img387.imageshack.us/img387/736/56gun3if.jpg

Mermer lâhid sökülüyor. Sonra betonlar kırılıyor ve tabutu kaldıracak olan makaralar lâhit salonunun tavanına yerleştiriliyor.

http://img387.imageshack.us/img387/8660/57gun8fw.jpg

Makbule Hanım hıçkırıklar içinde takip ediyor. Etnografya Müzesi'nden Anıtkabir'e doğru yol alan korteji, Makbule Hanım hıçkırıklar içinde takip ediyor.

http://img387.imageshack.us/img387/1056/58gun8bi.jpg

Son saygı duruşu Üniversite gençliği, Atatürk'ün Etnografya Müzesi'nde son saygı duruşunu yapıyor.

Buda Ata'mızın Naaşı Anıt Kabire Getirilirken...

http://rapidshare.de/files/5608900/ata.avi.html

Celal Tunalıoğlu
06-02-2006, 01:10
Tesekkürler,cok etkileyici..

Burak Kayatunç
06-02-2006, 01:24
Rica ederim;)

Mert Çubukçu
06-02-2006, 01:30
cok guzel bır yazı cok tesekkur ederım boyle seylerı paylastıgın ıcın Burak kardesım...

Burak Kayatunç
06-02-2006, 02:09
Rica ederim arkadaşlar bende çok etkilendim ve sizlerle paylaşmak istedim.. Bence uzun olması sizi korkutmasın emin ki zevkle okuyacaksınız insan okuyunca sanki kendi yaşamış gibi hissediyor...
Herkesin okumasını tavsiye ediyorum...

Murat Karaman
06-02-2006, 21:05
Çok teşekkürler Burak..Seninde dediğin gibi yazının uzun olması kimseyi korkutmasın bir solukta okunacak türden ;)
Emeğine sağlık arkadaşım..

Burak Kayatunç
07-02-2006, 00:23
Şu yazıları kopyalarken bide düzenleseydin çok güzel olacaktı be Burak :)

al abi düzeltebildiğim kadar düzelttim ne kolpa adamsın ya :D her taşın altından illa fırlıycan yani hee :D ;) düzelttim bak artık gözün ağrımaz okurken :P

Murat Erkurt
07-02-2006, 20:41
Kardeşim çok teşekkürler.Çok mutlu oldum bu yazın ile.
Sağol.

Anıl Germeç
07-02-2006, 23:24
helal şu topici açana yazı ve resimler mükemmel tek kelimeyle.

Burak Kayatunç
08-02-2006, 01:31
Eyvallah;)

Haldun Alpdeniz
12-02-2006, 20:55
geçte olsa okudum ve çok etkilendim..rahmetli dedemde bana annatirdi ATATÜRK'Ü ANITKABIRE TASIYAN ERLERDEN BIRI DE BENDIM TOP ARABASININ ÖNÜNDE...die..
fotoraflarda sanki o ani yasamisiz gibi hissettirdi..
süper olmus burak kardesm..kutlarim

Burak Kayatunç
12-02-2006, 21:04
Rica ederim;) arkadaşlar..
elime geçtikçe bu sayfada Atamızla ilgili bilgileri sizlerle paylaşıcam..

Mustafa Kaplan
12-02-2006, 21:06
Gerçekten çok etkileyici.. Eline sağlık kardeş.

Burhan Günarslan
16-02-2006, 12:52
teşekkürler burak

İlker Alıcı
16-02-2006, 15:13
gercekten cok degerli bir yazı.. zaman ayırıp bizimle paylastıgın icin sagol burak ...

Burak Kayatunç
18-02-2006, 17:24
Rica ederim ilker ;) gönül isterki bu bilgiyi herkes okusun..

Burak Yayla
19-02-2006, 12:40
2-3 kere okudum atladığım bir ayrıntı,bir an varmı diye.Her okuyuşumda ayrı bir hüzün,ayrı bir ürperti duydum.Atatürklü zamanlarda yaşayan şanslı insanlardan biri olmak,onun önderliği altında yaşamak için herşeyimi verirdim.

ATAM İZİNDEYİZ...

Burak Kayatunç
21-02-2006, 14:21
http://img420.imageshack.us/img420/8448/seccade1qb.jpg

Pera Palas'ta Atatürk'ün odasını gezdiniz mi? Giderseniz bakın. Orada bir halı var. 1930'larda zamanın Hindistan başkanı Atatürk'e bir hediye vermek istemiş. Kahinine iyi bir hediye hazırlaması için emir vermiş. Kahin bir halı dokutmuş ve Atatürk'e hediye edilmiş. Duvarda asılı olan halı bu işte. İlginç olan deseni: Bir saat var, 09:07'de durmuş görünüyor. (Atatürk'ün beyin ölümü saati) ve 10 tane Kasım çiçeği!!!