Orijinalini görmek için tıklayınız : Menemen Olayı'nın Yıldönümü
Süleyman Karadağ
23-12-2004, 16:50
Kubilay faciası.
23 Aralık 1930 günü sabahın erken saatlerinde İzmir’in Menemen İlçesi’ni basan bir yobaz güruhu tekbirler getirerek gösteri yapmaya başladı. ‘Biz şeriat ordusuyuz’ diye çığlıklar atan yobazlar önce, kendilerini önlemeye çalışan iki bekçiyi şehit etti. Bağırıyorlardı:
‘Ey ahali din elden gidiyor. Şapka giyen káfirdir. Yakında yine şeriata dönülecektir. Bize kurşun işlemez.’
Yedeksubay Mustafa Fehmi Kubilay, bir manga silahsız askeriyle olay yerine gelip bunları uyardı.
Derviş Mehmet ve adamları, üzerlerine gönderilen Kubilay’a önce ateş ettiler.
Daha sonra ise yerde yaralı yatmakta olan Kubilay’ın üzerine üşüşüp başını kıtır kıtır, oracıkta kestiler.
Gövdeden koparılan Kubilay’ın kesik başını Müftü Camii’nden aldıkları yeşil bayrağın sopasına geçiren yobazlar yine tekbir getirerek ortalıkta dolanmayı sürdürdüler.
Kesik baş ellerindeydi. Akan kanı avuçlarına akıtıp içtiler.
Menemen korkunç bir olay yaşıyordu. Olay yerine gönderilen takviye askeri birlik, yobazların üzerine ateş açtı. Bazıları orada öldürüldü, bazıları yakalandı. Bir bölümü ise kaçmayı başardı.
1930 yılı 23 Aralık günü yaşanan Menemen faciası, genç Cumhuriyet rejiminin 1925 yılındaki Şeyh Sait isyanından sonra yüz yüze geldiği ikinci büyük irtica olayı idi.
Hükümet derhal sıkıyönetim ilan etti. Kaçan sanıklar yakalandı.
General Mustafa Muğlalı başkanlığında kurulan Harp Divanı olaya doğrudan veya dolaylı karışan sanıkları yargılamaya başladı. 18 gün süren yargılama sonunda karar açıklandı.
40 kişi suçsuz görülerek salıverildi. 27 sanık beraat etti. 41 sanık suçlu görülerek çeşitli hapis cezalarına çarptırıldı.
36 kişiye idam cezası verildi. Ancak bazılarının yaşı küçük olduğundan, onların ölüm cezası ağır hapse çevrildi.
28 yobaz 3 Şubat 1931 gecesi Menemen’de idam edildi.
Bazıları, yedeksubay Kubilay’ın başını kestikleri yerde asıldı.
Atatürk, Menemen olayına çok kızmıştı. Söylentiye göre Menemen’in haritadan silinmesini emretti. Daha 10 yıl önce Yunan işgali altında inleyen bir ilçede yobazların yarattığı bu olay ve halktan bazılarının bu yobaz sürüsüne alkışlarla destek vermesi, Atatürk’ü çileden çıkarmıştı.
Olayın ardından, şehit edilen yedeksubay Kubilay ve iki bekçinin anısına Menemen’de görkemli bir anıt dikildi. Üzerinde şöyle yazar:
‘İnandılar, dövüştüler, öldüler. Bıraktıkları emanetin bekçisiyiz.’
***
16 Mart 1923 tarihinde, Atatürk, Adana`da yaptığı konuşmasında özetle, `Tarihimizi okuyunuz, görürsünüz ki, milleti mahveden, esir eden, harap eden fenalıklar hep din kisvesi adı altında müfür ve melanetten gelmiştir. Onlar her türlü hareketi dinle karıştırırlar. Gerçek şudur ki, elhamdülillah hepimiz Müslümanız, hepimiz dindarız. Artık bizim dinin gereklerini öğrenmek için şundan, bundan derse ve akıl hocalığına ihtiyacımız yoktur. Hangi şey ki akla, mantığa, kamu çıkarına uygundur. Biliniz ki, o bizim dinimize de uygundur...` demek suretiyle dini kendi çıkarları uğruna alet edenlerin insanlığa ve memlekete verebilecek zararları ile dinin akla ve mantığa uygun olması gerektiğini ifade etmiştir."
Reşat Özdemir
24-12-2004, 02:40
Devrim Şehidimiz Kubilay'ı ölüm yıldönümünde saygı ile anıyoruz.. Kendisini cennetlik zanneden, kapkara insanların arasında küçük bir "ak"lık olmayı seçti Kubilay.. Mustafa Kemal ve onun devrimi uğruna ölmek pahasına hem de.. Rahat uyuması ve milyonlarca kişilik yığın haline getirilen gençliğin haline bakıpta kahrolmaması için dua edelim..
Allah ondan ve diğer şehitlerimizdden razı olsun..
Reşat Özdemir
24-12-2004, 03:17
Bu forumun çoğu üyesi onbinlerce dolarlık server'ı ıvırla zıvırla doldurmayı marifet sanıyor. Varlığımızı taçlandırmak için önümüze sunulmuş olan bu fırsatı zaman zaman amaçları dışına kullanıyoruz. Buna birşey diyemeyiz. Ancak yeri geldiğin de varolan amaçlardan birisi olan sivil toplum örgütü olabilme yolunda birkaç tuğla koyalım bu foruma. Tepki gösterelim, saygıyla analım, çoşkuyla kutlayalım.. Ama geyikten öte birşeyler yapalım.. Gün gelipte Kubilay'ın savaştığı karanlıklarla yüzleştiğimizde de bu kadar duyarsız olabileceğimiz fikri kemiriyor beynimi, ellerimi titretiyor sinirden..
Gerçi boşu boşuna üzüyorum kendimi, kelimelerden kelime üreteyim de neşemizi bulalım..
Saygılar.
Birol Cengiz
24-12-2004, 14:07
16 Mart 1923 tarihinde, Atatürk, Adana`da yaptığı konuşmasında özetle, `Tarihimizi okuyunuz, görürsünüz ki, milleti mahveden, esir eden, harap eden fenalıklar hep din kisvesi adı altında müfür ve melanetten gelmiştir. Onlar her türlü hareketi dinle karıştırırlar. Gerçek şudur ki, elhamdülillah hepimiz Müslümanız, hepimiz dindarız. Artık bizim dinin gereklerini öğrenmek için şundan, bundan derse ve akıl hocalığına ihtiyacımız yoktur. Hangi şey ki akla, mantığa, kamu çıkarına uygundur. Biliniz ki, o bizim dinimize de uygundur...` demek suretiyle dini kendi çıkarları uğruna alet edenlerin insanlığa ve memlekete verebilecek zararları ile dinin akla ve mantığa uygun olması gerektiğini ifade etmiştir."
bu sözler herşeyi açıklıyo sanırım...saygıyla anıyoruz...
Doğa Aydın
24-12-2004, 19:39
Başlık yanlış açılmış, meğer ki Kubilay'dan kelime türetelim şeklinde, ya da Kubilay'a olan sevginizi haykırın şeklinde olsaydı, eminim ilk gününde 70, 2. haftasında da 480 cevap alırdı...
Bu ülke, şehitleriyle kurulmuş, şehitleri sayesinde var olmuştur. Kendilerine olan minnetimizi ödemenin hiç bir yolu yoktur. Ama en büyük görevimiz, bu insanları unutmamak, bu günlerimize nasıl geldiğimizi unutmamak olmalıdır.
Cumhuriyet'i onlar kurdu, onlar korudu, sıra bizde!...
Doğa Aydın
24-12-2004, 20:07
Hangi şey ki akla, mantığa, kamu çıkarına uygundur. Biliniz ki, o bizim dinimize de uygundur demiş Mustafa Kemal Atatürk. Senin bahsettiğin "saf iyilik ve manevi değerler adına yapılan şeyler" de akla ve mantığa uygun olduğundan bu konuda bence bir problem yok.
Saygılar...
Süleyman Karadağ
24-12-2004, 20:50
Hangi şeyi kamu akla ve mantığa uygundur o Dinimizdir demiş Atatürk.
"Hangi şey ki akla, mantığa, kamu çıkarına uygundur. Biliniz ki, o bizim dinimize de uygundur"
İkisinin arsında çok fark var bence
Burçay Tiftikçi
25-12-2004, 00:07
Atam çok özür dileriz....
İnanç Gülfidan
25-12-2004, 00:45
Menemen olayının bu boyutta büyük bir ŞEREFSİZLİK olduğundan haberim yoktu.
HUZUR İÇİNDE UYU ATAM diyeceğim ama nerde...
Esra Yılmazsoy
25-12-2004, 01:32
Hz.Muhammed(s.a.v),bagda yapılan asıların tutmaması uzerine kendisinden fikir sorulunca soyle soylemistir:'Ben dine iliskin bir sey emredersem ona uyunuz.Dunyaya iliskin islerinizi siz benden daha iyi bilirsiniz;onlari bilginiz ve tecrubeleriniz uzerine yapınız'.
ilme yonelmemiz,Allah'ın bize verdigi aklı kullanmamiz soylenmistir..ne kadar oz bir cumle ne kadar net..bu ulke Ataturk'un kurdugu cumhuriyetle yonetilmeye devam edecektir dinimiz icin de en uygunu budur.Dini,kisilerin sahsi emelleri icin kullanmalari kadar yanlıs bir sey yoktur İslamiyette.Turkiye Cumhuriyetinde hepimizin inanc ozgurlugune sahibiz,bundan sonra cumhuriyet harici bi yonetim sekline izin vermemiz mumkun mu?insanlar tarihten bugune cok mucadele vermislr bizler de korumak icin mucadele verelim..son olarak ulu onderimiz Mustafa Kemal'in bir sozu:
'Efendiler ve ey millet!İyi biliniz ki Turkiye Cumhuriyeti seyhler,dervisler ve meczuplar ülkesi olamaz.En gercek,en dogru yol,medeniyet yoludur.Medeniyetin emir ve gereklerini yapmak insan olmak icin yeterlidir.'
Sertaç Yılmaz
25-12-2004, 01:35
UNUTUYORUZ,UNUTTUĞUMUZ İÇİN BENZER OLAYLARLA İLŞKİ KURAMIYORUZ,İLİŞKİ KURAMADIĞIMIZ İÇİNDE TEPKİ VERMİYORUZ YADA TEPKİ VERMEYE ÜŞENİYORUZ.
Yazık ATATÜRK bu ülkeyi bize emanet etti.Bu emanete ne kadar sahip çıkıyoruz.Bu ülkede Atatürk Devrimlerine karşı yapılanlara bugüne kadar ne tepkiler verildi.
Devrimin en önemli çarkları yavaş yavaş etkisiz hale getirildi daha sonrada bazıları kapatıldı bazılarıda baştaki hükümetlerin oyuncağı oldu.
Biz ne yaptıkÖNCE SUSTUK,SONRA UNUTTUK hatalıyız hepimiz hatalıyız.
Bende hatalıyım, sende hatalısın ,o da hatalı.
Hatalarımızı görüp geçmişte yaşananlardan ders alıp ona göre hareket etme zamanıdır.
Bugün,yarın yada bir hafta sonra, 1000 kişi 10 kişi 1 kişi demeden.
Şehitlerimizin Ruhları Şad Olsun.
Burçay Tiftikçi
25-12-2004, 01:36
Ey Türk gençligi ! Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.
Mevcudiyetinin ve istikbâlinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin en kiymetli hazinendir. Istikbâlde dahi, seni bu hazineden, mahrum etmek isteyecek, dahili ve harici, bedhahlarin olacaktir. Bir gün, istiklâl ve Cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düsersen, vazifeye atilmak için, içinde bulunacagin vaziyetin imkân ve seraitini düsünmeyeceksin! Bu imkân ve serait, çok nâmüsait bir mahiyette tezahür edebilir. Istiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düsmanlar, bütün dünyada emsali görülmemis bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanin bütün kaleleri zaptedilmis, bütün tersanelerine girilmis, bütün ordulari dagitilmis ve memleketin her kösesi bilfiil isgal edilmis olabilir. Bütün bu seraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hatta hiyanet içinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri, sahsî menfaatlerini, müstevlîlerin siyasî emelleriyle tevhid edebilirler. Millet, fakru zaruret içinde harap ve bitap düsmüs olabilir.
Ey Türk istikbâlinin evlâdi! Iste, bu ahval ve serait içinde dahi, vazifen; Türk istiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktir! Muhtaç oldugun kudret, damarlarindaki asil kanda, mevcuttur!
Sertaç Yılmaz
25-12-2004, 01:55
Ey Türk gençligi ! Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.
Mevcudiyetinin ve istikbâlinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin en kiymetli hazinendir. Istikbâlde dahi, seni bu hazineden, mahrum etmek isteyecek, dahili ve harici, bedhahlarin olacaktir. Bir gün, istiklâl ve Cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düsersen, vazifeye atilmak için, içinde bulunacagin vaziyetin imkân ve seraitini düsünmeyeceksin! Bu imkân ve serait, çok nâmüsait bir mahiyette tezahür edebilir. Istiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düsmanlar, bütün dünyada emsali görülmemis bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanin bütün kaleleri zaptedilmis, bütün tersanelerine girilmis, bütün ordulari dagitilmis ve memleketin her kösesi bilfiil isgal edilmis olabilir. Bütün bu seraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hatta hiyanet içinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri, sahsî menfaatlerini, müstevlîlerin siyasî emelleriyle tevhid edebilirler. Millet, fakru zaruret içinde harap ve bitap düsmüs olabilir.
Ey Türk istikbâlinin evlâdi! Iste, bu ahval ve serait içinde dahi, vazifen; Türk istiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktir! Muhtaç oldugun kudret, damarlarindaki asil kanda, mevcuttur!
GENÇLİĞİN ATATÜRK'E CEVABI
Ey büyük Ata!
Varlığımızın en mukaddes temeli olan, Türk istilal ve Cumhuriyeti'nin ebedi bekçisiyiz. Bu karar, sarsılmaz irademizin değişmez ifadesidir.
İstikbalde hiçbir kuvvet bizi yolumuzdan döndürmeyecektir...Bizler bütün hızımızı senden, milli tarimizden ve ruhumuzdaki sönmez iman ateşinden alıyoruz. Senin kuruduğun kuvvetli temeller üzerinde attığımız her adım sağlam, yaptığımız her hamle şuurludur. En kıymetli emanetin olan Türk istiklal ve cumhuriyeti, mevcudiyetimiz esası olarak eğilmez başların, bükülmez kolların, yenilmez Türk evlatlarının elinde ilelebet yaşayacak ve nesillerden nesillere devredilecektir. Bu mukaddes emanete yönelen dahili ve harici bütün tecavüzler, iman dolu göğsümüze çarpacak ve parçalanacaktır. İstiklal ve cumhuriyetimize kast edecek düşmanler, en modern silahlarla mücehhez olarak, en kuvvetli ordularla üzerimize saldırsalar dahi, milli şuurumuzunn ve yenilmez Türk gücünün zerresini bile sarsamayacaklardır. Çünkü, istiklal ve cumhuriyetimize kast edenler karşılarında binlerce türk tarihinin yılmaz evlatlarını, Cumhuriyet inkılaplarının feyizli ve imanlı gençliğini bulacaklardır.
Ey en büyük Türk! İstiklal ve cumhuriyetimizi korumak mecburiyeti hasıl olunca, içinde bulunacağımız ahval ve şerait ne olursa olsun, kudret ve cesaretimizi damarlarımızdaki asil kandan alarak; bütün engelleri aşıp, her güçlüğü yenmek azmindeyiz.
Türk Gençliği
Süleyman Karadağ
25-12-2004, 16:28
GENÇLİĞİN ATATÜRK'E CEVABI
*
Ey büyük Ata!
Varlığımızın en mukaddes temeli olan, Türk istilal ve Cumhuriyeti'nin ebedi bekçisiyiz. Bu karar, sarsılmaz irademizin değişmez ifadesidir.
İstikbalde hiçbir kuvvet bizi yolumuzdan döndürmeyecektir...Bizler bütün hızımızı senden, milli tarimizden ve ruhumuzdaki sönmez iman ateşinden alıyoruz. Senin kuruduğun kuvvetli temeller üzerinde attığımız her adım sağlam, yaptığımız her hamle şuurludur. En kıymetli emanetin olan Türk istiklal ve cumhuriyeti, mevcudiyetimiz esası olarak eğilmez başların, bükülmez kolların, yenilmez Türk evlatlarının elinde ilelebet yaşayacak ve nesillerden nesillere devredilecektir. Bu mukaddes emanete yönelen dahili ve harici bütün tecavüzler, iman dolu göğsümüze çarpacak ve parçalanacaktır. İstiklal ve cumhuriyetimize kast edecek düşmanler, en modern silahlarla mücehhez olarak, en kuvvetli ordularla üzerimize saldırsalar dahi, milli şuurumuzunn ve yenilmez Türk gücünün zerresini bile sarsamayacaklardır. Çünkü, istiklal ve cumhuriyetimize kast edenler karşılarında binlerce türk tarihinin yılmaz evlatlarını, Cumhuriyet inkılaplarının feyizli ve imanlı gençliğini bulacaklardır.
Ey en büyük Türk! İstiklal ve cumhuriyetimizi korumak mecburiyeti hasıl olunca, içinde bulunacağımız ahval ve şerait ne olursa olsun, kudret ve cesaretimizi damarlarımızdaki asil kandan alarak; bütün engelleri aşıp, her güçlüğü yenmek azmindeyiz.
Türk Gençliği
Zaman'ın Türk Gençliği ve şimdilerin gençliği!!! *Arada dağlar kadar fark var ??? okumayan,sorgulamayan,dünyadan bi haber,koyunlaştırılmış o kadarr çokk genç var ki bu ülkede...
O kadarçookk genç var ki tek yaptığı yemek,içmek,gezmek;tıpkı bir asalak gibi yaşamak olan...
"Ne atom bombası Ne AB Konferansı Bir elinde cımbız, Bir elinde ayna; Umurunda mı dünya..."
Devrim Kılınçel
31-12-2004, 16:01
UNUTMAYALIM ÇÜNKÜ ONLAR KEMALiST DEVRiM'IN KENDi DÜZENLERiNE SOKTUGU ÇOMAGI UNUTMADI KUBILAYLARI,SIVASLARI UNUTMAYALIM
BIR OLUR BIN DIRILIRIZ
BIZI VURMAK KURTULUSMU
Değerli üyemiz,
Forum kurallarımız gereğince;
''Tamamı büyük harflerden oluşan mesaj yazmak ve konu başlığı açmak yasaktır. Konu başlıkları etrafında, yıldız, çizgi gibi işaretler ve gereğinden fazla ünlem kullanılamaz.''
Mesajınızda / Konu başlığında kullandığınız ifadelerle bu kuralı ihlal ettiniz.
Lütfen forum kurallarına uyunuz.
1907UNIFEB - Forum Yönetimi
Süleyman Karadağ
01-01-2005, 23:08
Satılmış medyanın çığırtkanlarından sabah gazetesi şu günlerde
sad nursi ve fettullah güleni övücü yazılar yayınlamakta....
“...BUNCA YÜZYILLARDA OLDUĞU GİBİ BUGÜN DE MİLLETLERİN CEHALET VE TAASSUBUNDAN YARARLANARAK BİNBİR TÜRLÜ SİYASAL VE KİŞİSEL AMAÇ VE ÇIKAR SAĞLAMAK İÇİN DİNİ ARAÇ OLARAK KULLANMAYA KALKIŞANLARIN YURTİÇİNDE VE DIŞINDA BULUNUŞU BİZİ BU KONUDA SÖZ SÖYLEMEKTEN NE YAZIK Kİ ŞİMDİLİK ALIKOYAMIYOR. İNSANLIKTA DİN DUYGU VE BİLGİSİ, HER TÜRLÜ BOŞ İNANÇLARDAN SIYRILARAK GERÇEK BİLİM VE TEKNİK IŞIĞIYLA ARINIP OLGUNLAŞINCAYA DEĞİN, DİN OYUNU AKTÖRLERİNE HER YERDE RASTLANACAKTIR..”
(MUSTAFA KEMAL, NUTUK)
Süleyman Karadağ
21-12-2005, 01:22
"Menemen'de yedeksubaylığını yapan öğretmen Mustafa Fehmi Kubilay , 23 Aralık 1930'da Nakşibendi tarikatından Derviş Mehmet ile arkadaşları tarafından şehit edildi
Menemen olayları Derviş Mehmet ile birkaç yardakçısının, ellerinde yeşil bayrakla Menemen'e baskın düzenlemeleriyle başladı. ''Mehdi'' olduğunu iddia eden, şeriat isteyen Derviş Mehmet, ''yetmiş bin kişilik halife ordusunun da yakında geleceğini'' öne sürdü ve Gazal Camii'ndeki yeşil bayrağı alarak halkı ayaklanmaya çağırdı. Karşılarına tek başına dikilen Kubilay'ı önce tüfekle vuran, bu sırada göreve koşan Hasan ile Şevki adlı iki bekçiyi de şehit eden Derviş Mehmet ve yanındakiler, Kubilay'ın başını kesip bir sırığa taktılar. Olay, Alay Komutanlığı'ndan gelen makineli tüfek birliğinin ateşi ile bastırıldı. Derviş Mehmet ve iki adamı Sütçü Mehmet ile Şamdan Mehmet olay yerinde öldürüldü. Olayın daha sonra ''birkaç meczubun işi'' olmadığı, Cumhuriyet rejimine karşı girişilmiş cahilce, fakat planlı bir ayaklanma olduğu anlaşıldı. Menemen, Manisa ve Balıkesir'de 31 Aralık 1930'da sıkıyönetim ilan edildi. Sıkıyönetim Menemen'de 7 Mart 1931'de, Manisa ve Balıkesir'de 28 Şubat 1931'de kaldırıldı. 1 Ocak 1931'de Mustafa Muğlalı Paşa başkanlığında Divanı Harp kuruldu. 15 Ocak 1931'de biten yargılama sonunda idama mahkûm edilen 36 sanıktan 28'inin kararı 3 Şubat'ta Kubilay'ın şehit edildiği yerde infaz edildi."
Şehit Asteğmen Kubilay'ı bir kez daha rahmetle anıyoruz...
Hala emellerine ulaşabileceklerini,Laik Cumhuriyetimizi molla rejimlerine benzetebileceklerini düşünenler var...
Ama bizler;Mustafa Kemal'in gençleri buna asla izin vermeyeceğiz,Asla muvaffak olamayacaksınız...
Gerekirse hepimiz birer "KUBİLAY ASTEĞMEN" olmaya hazırız...
Onur Aloğlu
21-12-2005, 02:11
Kubilaylar ölmez...
Murat Karaman
21-12-2005, 17:50
Hepimiz Kubilayız!
Reşat Özdemir
24-12-2005, 05:09
Devrim şehidimiz Kubilay'ı bir kez daha saygıyla anıyoruz.. Mustafa Kemal'in Askeri olarak ölmek gururunu yaşadığı için kendisine minnettarız..
Sonsuza kadar yaşayacaksın Kubilay.. Bu gerici yobazlarla dün sen savaştın, bugün de savaşacak Kemal'in askerleri var.. Yarın da olacak..
Yiğit Arman
24-12-2005, 06:46
Ey Türk gençligi ! Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.
Mevcudiyetinin ve istikbâlinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin en kiymetli hazinendir. Istikbâlde dahi, seni bu hazineden, mahrum etmek isteyecek, dahili ve harici, bedhahlarin olacaktir. Bir gün, istiklâl ve Cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düsersen, vazifeye atilmak için, içinde bulunacagin vaziyetin imkân ve seraitini düsünmeyeceksin! Bu imkân ve serait, çok nâmüsait bir mahiyette tezahür edebilir. Istiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düsmanlar, bütün dünyada emsali görülmemis bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanin bütün kaleleri zaptedilmis, bütün tersanelerine girilmis, bütün ordulari dagitilmis ve memleketin her kösesi bilfiil isgal edilmis olabilir. Bütün bu seraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hatta hiyanet içinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri, sahsî menfaatlerini, müstevlîlerin siyasî emelleriyle tevhid edebilirler. Millet, fakru zaruret içinde harap ve bitap düsmüs olabilir.
Ey Türk istikbâlinin evlâdi! Iste, bu ahval ve serait içinde dahi, vazifen; Türk istiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktir!
şehitlerimiz rahat uyusun .. bundan önce başaramadılar bundan sonra da bu topraklarda gözü olanlar içerde ya da dışarda emellerine kavuşamayacaklar...Muhtaç oldugun kudret, damarlarindaki asil kanda, mevcuttur!
Zeynep Gürbüz
24-12-2005, 18:03
Kubilay gibi,devrim bekçileriyiz ve buraları kimseye bırakmayacağız...
Süleyman Karadağ
24-12-2005, 18:09
Aynı konuyu bu sene tekrar açtım fakat fazla rağbet görmedi.Geçen sene daha çok düşüncesini belirten vardı.Acaba gün geçtikçe daha kötüye gittiğimiz için mi yoksa konuyu serbeste açmadığım için mi ???
http://www.1907unifeb.org/cgi-bin/YaBB/YaBB.cgi?board=kultur;action=display;num=113511704 1
Murat Karaman
24-12-2005, 20:40
Hepimiz Kubilayız!
Atatürk'ün izindeyiz!
Fatih.Celik
24-12-2005, 21:23
Biz Türkler, bütün tarihimiz boyunca hürriyet ve istiklâle timsal olmuş bir milletiz.
* * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * *
* * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
Murat Karaman
22-12-2006, 15:50
Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk'ün, orduya mesajı şöyle:
28 Aralık 1930
Gazinin Orduya Taziyetnamesi
Menemen’de ahiren vukua gelen irtica teşebbüsü esnasında Zabit Vekili Kubilay Beyin vazife ifa ederken duçar olduğu akıbetten Cumhuriyet ordusunu taziyet ederim. Kubilay Beyin şehadetinde mürtecilerin gösterdiği vahşet karşısında Menemen’deki ahaliden bazılarının alkışla tavripkâr bulunmaları, bütün cumhuriyetçi ve vatanperverler için utanılacak bir hâdisedir. Vatanı müdafaa için yetiştirilen; dahilî her politika ve ihtilâfın haricinde ve fevkinde muhterem bir vaziyette bulunan Türk zabitinin mürteciler karşısındaki yüksek vazifesi vatandaşlar tarafından yalnız hürmetle karşılandığına şüphe yoktur.
Menemen’de ahaliden bazılarının hataları bütün milleti müteellim etmiştir. İstilânın acılığını tatmış bir muhitte genç ve kahraman Zabit Vekilinin uğradığı tecavüzü milletin bizzat cumhuriyete karşı bir suikast telâkki ettiği ve mütecasirlerle, müşevvikleri, ona göre takip edeceği muhakkaktır. Hepimizin dikkatimiz bu mes’eledeki vazifelerimizin icabatını hassasiyetle ve hakkile yerine getirmeğe matuftur. Büyük ordunun kahraman genç zabiti ve Cumhuriyetin mefkûreci muallim heyetinin kıymetli uzvu Kubliay Bey, temiz kanı ile cumhuriyet hayatiyetini tazelemiş ve kuvvetlendirmiş olacaktır.
Reisicumhur
Gazi Mustafa Kemal
-----------------------------------------------------------------------
Hepimiz Kubilay'ız..Kubilaylar ölmez..
Fırat Aydın
22-12-2006, 17:51
İnandılar, dövüştüler, öldüler. Bıraktıkları emanetin bekçisiyiz
Mustafa Altaş
25-12-2006, 22:46
Şehidimizi rahmetle anıyoruz
vBulletin v3.6.8, Copyright ©2000-2012, Jelsoft Enterprises Ltd.