Orijinalini görmek için tıklayınız : Sağlam yönetmenler
Can Turgut
28-12-2004, 20:13
Kimlerdensiniz..
Tarkovskioğulllarından mı Şipilbörgçülerden mi..
Sanat filmleri mi,gişe filmleri mi..
Naçizane sevdiğim adamlar ;
Lars von Trier
Michael Haneke
David Fincher
Tim Burton
Stanley Kubrick
Emir Kusturica..
ilk aklıma gelenleri yazdım,daha yazarız..
yönetmenler büyük insanlar bence,ayrı bi sempatim var heriflere..
Türk yönetmenlerdense Serdar Akar (Geminde,Dar Alanda Kısa Paslaşmalar) çok iyi bir yönetmen..
Reşat Özdemir
28-12-2004, 22:07
Türk yönetmenlerden Serdar Akar ve Uğur Yücel (Uğur Yücel'in ilk yönetmenlik denemesiydi sanırım Yazı/Tura.. Bence ilerisi için çok güzel bir referans)
Yabancılardan Tarantino, Kubrick, Fincher..
Kişisel fikrim rahmetli Kubrick dünyanın en iyi yönetmenidir..
Erkan Keremoğlu
28-12-2004, 22:22
Michael Haneke
Can ahanda bu adamın bi tene filmini izledim, o da dün, onu da izleyemedim biliyosun..
Eğer bütün filmleri böyleyse iyi ki iyi yönetmenmiş bu ;D
Şaka bir yana seyirci psikolojisini insan idamı göstererek, işkence sahneleri göstererek ve böyle sahneleri vurgulayarak etkileyen yönetmenleri tutmuyorum.. İşin kolayına kaçıyorlar..
Bu filmle derdim buydu açıkçası.. Bunun gibi başka filmler de var.. Hele bu Yeşil Yol geyiğinden sonra bayağı bi' sardırdılar bu yönteme yönetmenler..
Rahmetli Alfred Hitchcock öyle bir vururdu ki insan psikolojisini, ne sürekli işkence sahnesi, ne 2 karede bir ölü adamlar, deşilmiş karınlar, asılmış iyi insanlar gösterirdi..
8)
Hasan Muradoğlu
29-12-2004, 12:44
lynch ve tarantino yaşayan efsaneler
bi de rahmetli kubrick var
Can Turgut
29-12-2004, 12:54
lynch fimleri hakkındaki yorumlarını alabilirmiyim hasan ?
ne zaman bi lynch hayranı görsem hemen sorasım geliyor :)
lynch bence tümüyle karmaşık bi herif..hülleeeyn kimse benim filmlerimi anlamayacak gayesi güdüyor gibi :)
Hasan Muradoğlu
29-12-2004, 14:29
beni lynch'in filmlerinde en çok cezbeden nokta ,diyaloglarin tam olarak kapalı bir sistem, bir bulmaca oluşturmalarıdır, hic bir david lynch filminde gereksiz sarfedilmis bir cumle, bir kelime yoktur.bulmacaları seviyorsan(burdaki bulmacan kastım tabii ki gazete bulmacaları değil) lynch'ide seversin.film dediğin zaten insanı biraz düşündürmeli kafasını karıştırmalı bence.(tabii çokta değil)
eğer hala lynch'in büyüsüne kapılmadıysan aşağıdaki filmleri tekrardan bir izle derim ben.ve bir de şey var tabii genelde insanlar lynch'in filmlerine ''ya şimdi yine kendince karmakarışık bir ortam yaratmıştır ve bizde 2 saat bunu çözemeyiz gözüyle bakıyor'' .önemli olan sizin yönetmenin gözüyle olaya bakmanız değildir bence ,asıl önemli olan sizin için durumun ne ifade ettiğidir.zaten lynch in bu konuda şöyle bir lafı var
''It makes me uncomfortable to talk about meanings and things. It's better not to know so much about what things mean. Because the meaning, it's a very personal thing and the meaning for me is different than the meaning for somebody else.''
(meali: anlamlar ve de nesneler üzerinde konuşmak beni rahatsız ediyor.bir şeyin ne anlama geldiğini çok fazla bilmemek daha iyi. çünkü;anlam(mana) çok özel bir şeydir.benim için farklı ve başkası için *de farklıdır.) lynch'in bu sözü sanırım senin soruna cevabı veriyor olmalı
bazı filmleri
elephant man
lost highway
mullholland dr.
blue velvet
straight story
eraserhead
wild at heart
son olarak bu benim görüşüm değil daha doğrusu(tam olarak katılmadığım noktalar var) sadece benim gibi lynch fanı olan bir arkadaşım etmiştir bu kelamı .
lynch filmleri insanı uykuya sevkeder.filmi çözemedikçe *ya da onu anlayamadıkça uyanamazsınız,anladığınızı düşündüğünüzde uyanırsınız.bu süreç uzun sürdüğünden nasıl gerçek hayatta uyandığınız anda üzerinizde bir mahmurluk varsa bunun aynısını lynch'i çözdüğünüğzde düşünürsünüz lakin bu hal çok uzun sürmez.muhtemelen siz olayı tam anlamamış ve de uyandığınızı sandığınız halde aslında hiç uyanmamışsınızdır''
lynch fimleri hakkındaki yorumlarını alabilirmiyim hasan ?
ne zaman bi lynch hayranı görsem hemen sorasım geliyor :)
lynch bence tümüyle karmaşık bi herif..hülleeeyn kimse benim filmlerimi anlamayacak gayesi güdüyor gibi :)
Didem Bektaş
29-12-2004, 16:54
Sinemeya aşırı meraklı olmama rağmen genelde yapımcıların ve yönetmenlerin adlarını aklımda tutamam aslında... ama yinede hiçbir zaman sanat filmlerini gişe filmlerinden daha fazla sevemediğim için bu konudaki en büyük efsanenin "Steven Spielberg" olduğunu düşünüyorum... özellikle Extra-Terrestrial(e.t), minority report, Schindler's List ve indiana Jones filmlerini yönetmesi kalplerde taht kurması için yeterli zaten ;)
hatırlamayanlar varsa işte filmleri:
2003 Memoirs of a Geisha *
2002 Catch Me If You Can *
2002 Minority Report *
2001 Artificial Intelligence: AI *
1999 Unfinished Journey *
1998 Saving Private Ryan *
1997 The Lost World: Jurassic Park *
1997 Amistad *
1993 Jurassic Park *
1993 Schindler's List *
1991 Hook *
1989 Always *
1989 Indiana Jones and the Last Crusade *
1987 Empire of the Sun *
1985 The Color Purple *
1984 Indiana Jones and the Temple of Doom *
1983 Twilight Zone: The Movie *
1982 Poltergeist *
1982 E.T. the Extra-Terrestrial *
1981 Raiders of the Lost Ark *
1979 1941 *
1977 Close Encounters of the Third Kind *
1975 Jaws *
1974 The Sugarland Express *
1968 Amblin' *
1964 Firelight *
1961 Escape to Nowhere *
1961 Battle Squad *
1959 The Last Gun *
Peter Jackson'da sadece yüzüklerin efendisini yönettiği için 2numaram :) yüzüklerin efendisinden önce dişe dokunur bir filmi yok zaten... *2005 yılında senaristlığini ve yönetmenliğini kendisinin yaptığı "king kong" filmi vizyona girecek, peter jackson 9 yaşından beri kendine fantastik filmleri sevdiren king kongun yönetmenliğini yapmak istiyormuş bu filmle anlarız zaten ak mı kara mı...
Doğa Aydın
29-12-2004, 21:14
Bu arada dün (Can'ın getirdiği) "Lock, Stock and Two Smoking Barrels" filmini izledikten sonra Guy Ritchie'ye olan hayranlığım bir kez daha arttı. Senaryolarını kendi yazdığı filmleri yönettiği için 1-0 önde başlıyor bence olaya. LSaTSB ve Snatch birbirine çok benzeyen filmler, ama ikisinde de bence farklı tarzıyla çok eğlenceli filmler ortaya koyduğu aşikar. Ha, Snatch'de kendisini tekrar etmiş sanki derseniz, durup düşünülür biraz bu konuda, ama bence bu kendini tekrar etmekten daha çok, kendi tarzını bu yönde oluşturmak denilebilir.
Yukarıda sayılan yönetmenlerden ise; Kusturica, Scorcese, Tarantino ve özellikle de mükemmel filmi çekmiş olan Kubrick (Dr. Strangelove) ziyadesiyle takdir ettiğim insanlar.
Ama David Lynch'i linç etme isteğim uzun yıllar geçmeyecek gibi...
(Dr. Strangelove demişken, Peter Sellers o filmde kendisini aşıyor. Kubrick ve Sellers gibi iki mükemmeliyetçi birlikte olunca da, gerçekten mükemmel bir film ortaya çıkıyor...)
Saygılar...
http://home.ku.edu.tr/~baydin/imza.gif
Haldun Gündüz
30-12-2004, 12:49
izlediğim iki filminden hareketle Takeshi Kitano ;
1.si BEBEKLER(dolls) filmde görsellik hat saffdaydı.Birbirinden bağımsız 3 hikayeyle aşkı bu kadar iyi işleyen ender filmlerdendir.
2.si ZATOİÇİ iydi bu filmde çok eglenmiştim,Kitano aynı zamanda oyuncuydu.yönetmenin Yılmaz Güney'i andırdığını iddaa edenler oldu ama alakasız ;D
Can Turgut
30-12-2004, 15:21
bazı filmleri
elephant man
lost highway
mullholland dr.
blue velvet
straight story
eraserhead
wild at heart
twin peaks
electry city(doğru mu yazdım acaba)
mulholland drive ve lost highway'i izledim sadece..
wild at heart,blue velvet,eraserhead'i de çok yakında izliycem..
sen hangilerini izledin..
lynch adamın kafasını karıştırır evet,doğru..film bittikten sonra günlerce düşünürsünüz,arkadaşlarla tartışırsınız..lynch'i sevmiyorum demiyorum zaten..lynch filmleri hoşuma gidiyor aksine..:)
Hasan Muradoğlu
31-12-2004, 11:47
ben her zaman lost highway derim( her ne kadar mullholland dr. bir çok klişeyi yıksa da benim için)
lynch'in her filmi izlenmeli,üzerine kafa yorulmalı( linç edilmemeli yani ;) )
not: ayrıca bu topik sayesinde kıyıda köşede kalmış kimsenin farkında olmadığı ama aslında en baba filmlerden olduğunu düşündüğünüz yapıtlar varsa yazın.mesela clockwork orange'in memleketimde sözde sinemasever olduğunu söyleyen tayfa tarafından bilinmemesine çok üzülmüşümdür.
Haldun Gündüz
31-12-2004, 12:06
Haneke nin 2 filmini izledim.evet bence de manyak :)
''şato'' avrupa filmleri festivalinde gösterimdeydi.bu kadar sıkıldığım,sonuca ulaşamadığım film görmedim.kafka dandır heralde
''pianist'' eger yönetmenin amacı ikircikli bir durum yaratmaksa o mazoşist bir kadına hiçbir şekilde acımadım
ama funny games i izlemeli..
Doğa Aydın
31-12-2004, 15:11
Haneke'nin de iki filmini izledim, birincisi Piyanist'ti (piano teacher olan). Ben bir filmde bu kadar sıkıldığımı hatırlamıyorum. Ha şimdi izlesem bu kadar itici gelir mi bilmiyorum. Ama özellikle öğrencisi Huppert'in (piyano hocası) fantezilerini kağıttan okurken çok bunalmıştım.
İkinci filmi de "Funny Games'ti. Piyanistte ne kadar sıkıldıysam, bu filmden de o kadar zevk aldım. Haneke hakkındaki fikirlerim değişti açıkçası. Haldun FG'i mutlaka izle. "Spoiler" (bunun Türkçesi nedir bilen var mı?) yapmak gibi olmasın ama, özellikle tv kumandasının başrol oynadığı sahne çok güzel.
ben her zaman lost highway derim( her ne kadar mullholland dr. bir çok klişeyi yıksa da benim için)
lynch'in her filmi izlenmeli,üzerine kafa yorulmalı( linç edilmemeli yani ;) )
not: ayrıca bu topik sayesinde kıyıda köşede kalmış kimsenin farkında olmadığı ama aslında en baba filmlerden olduğunu düşündüğünüz yapıtlar varsa yazın.mesela clockwork orange'in memleketimde sözde sinemasever olduğunu söyleyen tayfa tarafından bilinmemesine çok üzülmüşümdür.
Lynch konusuna gelince, sevgili Hasan kusura bakma ama, Lynch bana hitap etmiyor. Filmlerini yüz kere izlesem fikrim değişmez herhalde. Ha şu çok güzel olur, bu adamın çektiği filmler kitap olsa çok güzel olabilir. Severek de okunur açıkçası. Ama yazılar 35 mm'ye dönüşünce (tekrarlıyorum kişisel fikrimdir) kesinlikle çekilmez oluyor.
Kıyıda köşede kalmış filmler, gerçekten izlenmesi gereken ama nadir bilinen filmler konusunda tavsiye için BU BAŞLIKTAN (http://www.1907unifeb.org/cgi-bin/YaBB/YaBB.cgi?board=kultur;action=display;num=109121323 7) devam edelim. Güzel bir film havuzu oluşturalım.
Hasan Muradoğlu
31-12-2004, 16:13
doğa,
görüşüne saygı duyuyorum ama bence lynch takip edilmeli,adam sinemanın en iyi yönetmenlerinin başında geliyor.
Lynch konusuna gelince, sevgili Hasan kusura bakma ama, Lynch bana hitap etmiyor. Filmlerini yüz kere izlesem fikrim değişmez herhalde. Ha şu çok güzel olur, bu adamın çektiği filmler kitap olsa çok güzel olabilir. Severek de okunur açıkçası. Ama yazılar 35 mm'ye dönüşünce (tekrarlıyorum kişisel fikrimdir) kesinlikle çekilmez oluyor.
Kıyıda köşede kalmış filmler, gerçekten izlenmesi gereken ama nadir bilinen filmler konusunda tavsiye için BU BAŞLIKTAN (http://www.1907unifeb.org/cgi-bin/YaBB/YaBB.cgi?board=kultur;action=display;num=109121323 7) devam edelim. Güzel bir film havuzu oluşturalım.
Murat Erkurt
31-12-2004, 17:58
Martin Scorsese ve Stanley Kubric'ten geçilmez de;bir de aktörler için konu açsak...
Hasan Muradoğlu
01-01-2005, 19:39
bu başlık altından konuşabiliriz.
can konu başlığını değiştirebilir...
mesele sağlam yönetmenler ve oyuncular olabilir.
Martin Scorsese ve Stanley Kubric'ten geçilmez de;bir de aktörler için konu açsak...
Can Turgut
01-01-2005, 21:31
oyunculara ayrı başlık açılsın bence,sonra çorba olur başlık gibime geliyor..
lynch'in blue velvet'ini aldım demin,hayırlısı bakalım nası çıkcak..
guy ritchie'nin lock,stock and two smoking barrels'ini cnbc e u ay yayınlayacakmış,izlemeyen izlesin..snatch'i seven bu filmi de sever..yürü guy ritchie..yürü madonna..
Hasan Muradoğlu
02-01-2005, 15:05
madonna mı? :-[ :-*
Can Turgut
03-01-2005, 11:44
geyik hasan'cım..:)
Hasan Muradoğlu
03-01-2005, 15:56
neyse biz mevzumuza dönelim.can şimdi sen bize haneke'den bahset bakalım.ödevin budur ;)
Can Turgut
03-01-2005, 22:30
ahaha adam olmuşuz ödev veriyoruz hasan *;D
haneke'nin izlediğim filmleri ;
funny games : mutlaka izleyin,haneke'nin en iyi filmi..burjuva eleştirisi diyebiliriz,doğa'nın yukardaki yazılarından birinde dediği gibi kumanda sahnesi harika..5 dk'lık sabit kamera sekansı da ayrıyetten sinir bozucu..lafı fazla uzatmazsak burda haneke suçu izleyiciye atıyor..kocasının önünde soyundurulan kadının sadece kafasını gösteriyor,kim dememiştir ki neden aşşağısını göstermiyor diye..
piyanist : ben bu filmi de sevdim..kadına önce sinir oluyorsunuz,sonra acımaya başlıyorsunuz gibi bir durum var,lakin ben de haldun gibi kadına acıdığımı söyleyemem..iyi senaryo..
kurdun günü filmini digiturk veriyordu,arkadaşla oturduk 5 dk sonra eeh yeter dedik bıraktık..ama cd'sini alıp izlicem metanetle..çok ağır işleyen bir temposu var ve birazdan nolacak diye meraklanmıyorsunuz..ilk 5 dk izlenimim buydu..
bilinmeyen kod filmi de elimde..yakında izlicem..
şato filmini de haldun izlemiş bi tek..onu da o anlatsın..
sana da oliver stone ödevini veriyorum..kolay gele *;)
Erdem Çeliker
06-01-2005, 11:06
Kesinlikle SAm Mendes derim...
"Amerikan Güzeli" ve "Azap Yolu"nun muhteşem yönetmenidir kendisi... Ben de genç bir yönetmen olarak Sam Mendes gibileri izlemekten keyif alıyorum...
not:"Çok büyük oyuncular küçük yönetmenlerin elinde kaybolur..."
"Çok küçük oyuncular ise büyük yönetmenlerin elinde adam sıfatına konur..."
Hasan Muradoğlu
09-01-2005, 14:09
can'cım öncelikle ödevimi bu kadar geç vermemin sebebi finallerimin olmasıdır.yoksa stone'dan fazla haz etmememle alakası yoktur ;) *itiraf etmeliyim ki;çokta sevmediğim bir yönetmen üzerine konuşmak beni huzursuz ediyor.evet,midnight express gerçekten iyi filmdi ama neden biz diyesi geliyor insanın bazen(not: stone bu filmde senaristi tabii ki).tabii burda stone'a küfürler yağdırmaktan ziyade bizim bazı konularda pasif kalıyor olmamız beni daha çok üzüyor.neden bizden birileri çıkıp sinema gibi çok etkili bir gücü kullanamıyor ya da kullanamıyoruz?neyse mevzuya dönelim
bunlar oliver abimizin yönettiği filmler
Any Given Sunday (1999)
U Turn (1997)
Nixon (1995)
Natural Born Killers (1994)
Heaven & Earth (1993)
JFK *(1991)
The Doors (1991)
Born on the Fourth of July (1989)
Talk Radio (1988)
Wall Street (1987)
Salvador (1986)
Platoon (1986)
The Hand (1981)
Mad Man of Martinique (1979)
Seizure (1974)
söyle bir bakıyorumda fazla filmini izlememişim.izlediklerim de(Any Given Sunday,Nixon,Natural Born Killers,JFK,Born on the Fourth of July)sanıyorum en başarılı filmleriydi.evet,bu filmlerde gayet başarılı buldum stone'u.senaristliğini yaptığı filmler arasındanda şunlar var ''Conan the Barbarian,Evita,Midnight express''. (vaybe bayaa filmini izlemişiz vatandaşın ???). izlediğim filmlerde dediğim gibi gayet iyiydi.
farklı tarzı olduğunu söyleyenelr var.
mesela günümüz hollywood sinemasının en belirgin özelliği.
reklamlarda kullanılan çok planla çalışma tekniği.
bu nedenle bir çok kişi neden reklamları sevdiğini anlayamaz.
nedeni hızlı kurgu.tam tüketim toplumuna göredir.hız,tempo,aksiyon.
herhangi bir amerikan filmi türk filmlerine göre 3-4 kat daha hızlı.
buda kafalarına göre yaptıkları birşey değil.her insan film seyrederken değişen her plana dikkatin yineleyerek bakar. işte filmi görsel olarak seyrettiren en büyük özellik budur günümüz sinemasında.
bunuda ilk uygulayan oliver stone. doruğa çıktığı nokta.ANY GIVEN SUNDAY.filmi birdaha izlerken değişen planların hızına dikkat edin. diye bir yorum okumuştum.aldığım notlar arasında vardı bu(diyeceksiniz ne notu sen delirdin mi?napimm insan sinema delisi olunca :D )
ayrıca S.W.A.T ın yapımcısıymış.ben filmi izlemedim ama duyduğum kadarıyla kullanılan teknikler aynı.aslında fazla uzun uzadıya konuşmaya gerek yok.(malum tez hazırlamıyoruz).
ben son olarak kişisel yorumumla bitireyim.bence oliver stone şovanist ruha sahip bir adam.ne yapsamda ortalığı karıştırsam,millet beni konuşsa diyo galiba (bkz. midnight express,alexander the great).beğenelim ya da beğenmeyelim adam sinema tarihinde yerini sağlamlaştırdı.bize de kendini takip etmek ve yer yer takdir etmek kaldı ;)
bu da stone'ın kendisi hakkındaki nacizane yorumu:''Looking back at my life now, I realize that it was the Dream that propelled me forward into all my memorable actions-the Dream allowed me to believe I could do certain things in my life, as impossible as they seemed, like go to war, go to sea, make love to exotic women, have children I could create and love as ongoing reincarnations, and make movie illusions that others would see.'' (off..buram buram egoizm *ve megalomani kokuları geliyor burnuma 8) )
yeni ödev: dahi çocuk tarantino
kolay gele can ;)
not:bende yazabilrim tarantino hakkında ama objektif olmaz ondan yani ;D
Volkan Saçak
11-01-2005, 16:00
Fatih Akın diyorum çok iyi geliyor. Ama bu demek değil Q. Tarantino'yu sevmiyoruz, o başka, Ancak, Uma da varsa bir başka güzel
Volkan Saçak
11-01-2005, 16:02
Aklıma gelmişken Atıf Yılmaz'ı da yazayım dedim. Gece, Melek ve Bizim Çocuklar
Can Turgut
11-01-2005, 18:38
finaller finaller..
Hasan Muradoğlu
12-01-2005, 14:48
demek ki finallerden sonra bomba gibi döneceksin.ben bunu anladım ;)
finaller finaller..
Haldun Gündüz
22-01-2005, 12:09
İkinci filmi de "Funny Games'ti. Piyanistte ne kadar sıkıldıysam, bu filmden de o kadar zevk aldım. Haneke hakkındaki fikirlerim değişti açıkçası. Haldun FG'i mutlaka izle. "Spoiler" (bunun Türkçesi nedir bilen var mı?) yapmak gibi olmasın ama, özellikle tv kumandasının başrol oynadığı sahne çok güzel.
sonunda funny games i izeyebildim
filmi begendim izlediğim haneke filmlerinin içinde en iyisiydi diyebilirim
a clockwork orange ı hatırlattı bana.zanlılar beyaz giyinmişler ve felsefi konusuyolardı.şiddet unsurları benzerlik gösteriyordu.
müzikleri çok begendim handel çalarken birden black metale geçip jonh zorn çalması filmi açıklayan açılış sekanslarından biriydi.aslında ''fantomas'' çaldıgını düşünmüştüm ''jonh zorn'' muş :)
kumanda sahnesiyle ilgili ;
michael haneke'nin 1997 yapimi, dunyada ve ulkemizde en bilinen filmi. arno frisch'in paul karakterinin, yine bir haneke filmi olan 1992 yapimi benny's video'da yine arno frisch'in oynadigi benny'nin ta kendisinin buyumus ve iyice sapitmis hali oldugu dusunulmektedir. benny's video, hayatini (siddet icermesi gerekmeyen ama genelde iceren) video goruntuleri uzerine kurmus ondort yasindaki bir cocugun hikayesidir. funny games'de ise bu video olayina gonderme niteligindeki uzaktan kumanda sahnesi var ki gorulmeye deger.
sözlükten..
Haldun Gündüz
22-01-2005, 12:16
şato filmini de haldun izlemiş bi tek..onu da o anlatsın..
''şato'' kafkanın romanından uyarlanmış,çok sıkıcı,sonuca ulaşılamayan bir film izlemeyin :)
Haldun Gündüz
01-02-2005, 14:39
Scorsese ve De Niro.... Raging Bull..
antrenman sahnesinde .. joe pesci ile de niro idman yapıo.. fakat Scorsese beğenmiyor... olmuyor olmuyor vs... sonra De niro yu odaya alıyor... biraz fırça biraz dolduruş hırs yüklüyor de Niro ya... *sonra de Niro bir cıkıyor .. başla dior Scorsese... De Niro pesci ye vurmaya bir başlıyor ... Scorsese sette çalışanlar falan zor ayırıyor...pesci kanlar içinde yerde kaburgası kırık. de Niro sinirden kuduruyor.. Scorsese ise gayet ciddi ve soğuk... Ehh fena değil diyor :) :) *iyi bir dipnot..
niro dan ziyade joe pesci yi beğendim,mükemmel oynamış.siyah beyaz kareler süper.
imdb'ye göre de gerçek la motta filmi izledikten sonra ne kadar kötü bir insan olduğunu farketmiş.
Doğa Aydın
06-02-2005, 03:38
Az önce aktörler başlığında görünce aklıma geldi. Kimse bahsetmemiş, ustaya saygısızlık olur. Ben bahsedeyim biraz.
Aslen Çek asıllı olan Milos Forman (ya da gerçek adıyla Jan Tomas Forman) ailesini Auschwitz'de (Nazi kampında) kaybetti, 1968'de ülkesi işgal edilince soluğu Amerika'da aldı ve olaylar gelişti.
Filmlerinden sayarsak;
* One Flew over the Cuckoo's Nest: Jack Nickolson'ın aslında gerçekten bir deli olduğuna inandırdığı film. Bir romandan filme çevirildi diye hatırlıyorum. Forman'ın bence en iyi filmidir haddim olmayarak.
*Amadeus: Adından anlaşılacağı üzere Wolfgang "Amadeus" Mozart'ın hayatını anlatır. Çok bilinmeyen oyuncularla çalışımıştır. Belki de bu yüzden (üstelik 8 oskarı olmasına rağmen) Türkiye'de pek bilinmeyen bir filmdir. Bu filmi sevmek için illa klasik müzik dinleyicisi olmanız gerekmez.
* People vs. larry Flint:Bir biyografi daha, porno dergisi Hustler'ın kurucusu ve sahibi Larry Flint'in hayatını anlatan bir film. Woddy Harrelson da bu filmde Flint'i oynadı. Bu film de şiddetle tavsiye edilir.
* Man on the Moon: Aydaki Adam ismiyle oynadı sanırım Türkiye'de. Çok tutmayan bir filmdi yanlış hatırlamıyorsam. Ama deVito ve Jim Carrey'li kadrosu bir yana, ben çok sevmiştim bu filmi.
Benim izlediklerim bunlar. Bir de "Hair" filmi var, daha izlemek kısmet olmadı ama çok övgü duydum bu film hakkında da.
Bir dipnot daha, Forman sanırım inceden Courtney Love hayranı. Hem "Aydaki Adam" filminde hem de "People vs. Larry Flint" filminde asıl kadın oyuncu rolünde Love var. ;)
Hasan Muradoğlu
21-02-2005, 00:09
http://img149.exs.cx/img149/9780/2yonetmen7hh.jpg
her şey gayet açık...
Hasan Muradoğlu
25-06-2005, 20:17
hey gidi günler be!,
eskiden ne muhabbet dönüyormuş burda
Şabettin Doğan
29-06-2005, 00:55
çağan ırmak çok hoşuma gidiyo ya gerçi o senaryo yazıyodu yönetmenlik yapıyomuydu yav ??? ???
Hasan Muradoğlu
30-06-2005, 21:29
Devam ettirelim o zaman ;)
can ve doğa,iyi yazarlardı buraya...tatil moduna girdi ler herhalde...yoksa sinemadan mı koptular? yok canım daha neler? *???
Hasan Muradoğlu
11-07-2005, 17:28
öyle galiba...
Can Turgut
11-07-2005, 17:50
can ve doğa,iyi yazarlardı buraya...tatil moduna girdi ler herhalde...yoksa sinemadan mı koptular? yok canım daha neler? *???
Sinema tatil dinler mi Hasan :=)
Hatta günde iki filme çıkardım,gidişim hiç iyi değil ahah.
Paul Haggis'i takip edeceğiz artık son filmi Crash'ten dolayı.Süper bir film olmuş kurgusu ve senaryosuyla.21 gram'a benziyor.Hem yönetmenliğini hem senaristliğini yapmış.Öncesinde de Million Dolar Baby'nin senaryosunu yazmışlığı var gerçi bence vasat bir filmdi o.
İspanya kültürünü sevdiğiminden dolayı hep bir sempatim vardır onlara.GNÇTRKCLL saolsun yüzde 50 indirim de yapıyor yabancı dil kurslarına,biz de faydalandık İspanyolca öğreniyoruz.İspanyol filmleri ayrı gözle izlicem artık.Pedro Almodovar'ın All About My Mother'ını izledim en son.Çok dramatikti ve eşçinsel hayatlar çokça fazla olmasına rağmen pek sırıtmıyordu.Alejandro Amenabar'ın Thesis'i snuff tarzı porno hakkında yapılan süper bir filmdir.Pornografik öğeler yoktur filmde.Alt kültür hastası adamın odasındaki film dolabı hep hayalimdir :=).Juan Carlos Fresnadillo'nun Intacto'su beni benden almıştır,gerçi türkçe dublajla izledim ama.O ne güzel senaryo,o ne güzel kurgu.Ormandaki koşu yarışması ise filmin en heyecanlı yeridir.Bakalım eşeledikçe neler çıkacak İspanyollardan daha.
Al Pacino'nun eskilerinden 3 film aldım geçenlerde.Justice for All çok da başarılı değildi,hele sonu çok boş bir sondu.Kötü mu oynamıştı peki Al,hayır.Serpico'yu daha izlemedim.İzledikten sonra yorum yaparım.Dog Day Afternoon ise gerçek bir olaydan uyarlama bir film.Her şeyi eline yüzüne bulaştıran bir soyguncunun aynı mekanda geçen 2 saatlik bir hikayesi.Muhteşem bir oyunculuk var.Çok komik de sahneler var ayrıca.
Aynı mekanda geçen filmleri hep sevmişimdir.Joel Schumacher'in yönettiği ve Colin Farrell'in oynadığı Phone Booth ve kral yönetmen David Fincher'in yönetip Jodie Foster'ın oynadığı Panic Room da bu türe iki iyi örnek.İkisinde de ilginç olarak Forest Whitaker oynuyor.Bu adamı da çok seviyorum ben ya,acayip sempatik geliyor.
Sin City'nin de 15 Temmuz'da gösterime gireceğini söyleyip burda bitirelim.İlerki yazılara da kalsın bişiler :=)
Hatta gene yönetmenleri irdelemeye devam edelim.
Haldun Gündüz
12-07-2005, 15:55
Brian De PALMA
De Palma'nın 2 filmini izledim.Casualties of War ve Blow Out.
Casualties of War'da De Palma Vietnam da olan biteni en az Kubrick kadar acımasızca eleştirmiş,iyi bir sistem eleştirisi var.
Görüntüleri biraz karanlık bulsamda,savaşta herşey mübahtır dusturuna göre hareket eden kötü karakterlerin özellikle Sean Penn'in yüzündeki ifadeler vurucu niteliğe sahip..
Casualties of War'a Ennio Morricone'nin elinin değdiği hemen anlaşılıyor.Tansiyonun yükseldiği Vietnam'lı kıza tecavüz sahnesi,helikopter sahnelerindeki müzikler çok etkileyici.
Haldun Gündüz
12-07-2005, 16:03
Akira Kurosava gelmis gecmis en iyi yonetmenlerdir.
.
Japon yönetmenlerin görüntüye çok önem verdiklerini düşünüyorum.Bunlardan biri de Kurosava.Denizin Gözlerinde kartpostal gibi sahneler vardı..
Can Turgut
12-07-2005, 16:47
kolpa yapma haldun
Gözde Sayılgan
12-07-2005, 17:09
Sin City'nin de 15 Temmuz'da gösterime gireceğini söyleyip burda bitirelim.İlerki yazılara da kalsın bişiler :=)
oleeeeyy :D :D :D
Doğa Aydın
13-07-2005, 03:08
Japon yönetmenlerin görüntüye çok önem verdiklerini düşünüyorum.Bunlardan biri de Kurosava.Denizin Gözlerinde kartpostal gibi sahneler vardı..
Haldun sen son zamanlarda çok mu entel oldun, yoksa bana mı öyle geliyor?
;D
Kartpostal yıldızı derken aşağılar insan, ama kartpostal gibi sahne var demek zannımca övgü gibi bir şey olsa gerek... İlginç bir ikilem işte...
Haldun Gündüz
13-07-2005, 13:52
Haldun sen son zamanlarda çok mu entel oldun, yoksa bana mı öyle geliyor?
;D
Kartpostal yıldızı derken aşağılar insan, ama kartpostal gibi sahne var demek zannımca övgü gibi bir şey olsa gerek... İlginç bir ikilem işte...
Biraz fazla entel cümle kurmuşum,farkettim ama ifade edecek baska kelime bulamadım ;D Filmdeki sahneler gerçekten kartpostal gibiydi.Hele ki bir sahne var sanırım final sahnesiydi ;siddetli yağışlardan sonra deniz seviyesi yükseliyor ve Japon köyü sular altında kalıyordu.Sadece 2 kadın dışında köyü herkes terkediyordu.Bu iki kadın evin catısında mahsur kalıyolar ve suyun ustunde yüzdürdükleri kare prizma mumluklarla aydınlanmaya çalışıyolardı çok hoş bir görüntüydü
Haldun Gündüz
22-07-2005, 14:53
28 Days Later ve Trainspotting'in yönetmeni Danny Boyle. Yönetmenin özellikle müzik seçimleri çok iyi
Erkut Günel
24-07-2005, 14:25
Bir filmin yönetmenini bilmeden izlerken,yönetmeni tahmin edebiliyosam o yönetmen kraldır abi..Tarantino öyle bi herif...
Can Turgut
10-08-2005, 05:14
Kral yönetmen Tim Burton ve kült herif Johnny Depp'in yeni filmi geliyor.
Charlie and the chocolate factory.
Burton ve Depp varsa izlenir.
Burton diyince Beetle Juice gelir aklıma ve filmin şarkısı.
Doğa Aydın
15-08-2005, 23:03
Kral yönetmen Tim Burton ve kült herif Johnny Depp'in yeni filmi geliyor.
Charlie and the chocolate factory.
Burton ve Depp varsa izlenir.
Burton diyince Beetle Juice gelir aklıma ve filmin şarkısı.
Ellere var da bize yoh mi? ;D
Can Turgut
16-08-2005, 01:13
Dur olm daha ben almadım :=) Merak etme sana da düşer ahah.Hatta bonus filmler de getircem en dışkılısından uhauhauhua.i
Hasan Muradoğlu
01-09-2005, 23:50
Tüm zamanların en iyi yönetmeni seçildi 21:14 // 05.06.2005
Aralarında Schindler'in Listesi, E.T., Üçüncü Türle Yakın Temas, Er Ryan'ı Kurtarmak gibi filmlerin de
bulunduğu gişe rekorları kıran ve pek çok ödül alan filmlerin yönetmeni Steven Spielberg, tüm zamanların en iyi yönetmeni seçildi. İnternetteki sanat-magazin sitesi ''imdb.com''da yer alan bir habere göre, İngiliz sinema dergisi Empire tarafından yapılan bir ankette 58 yaşındaki Spielberg, ünlü gerilim filmi ''Sapık''ın yönetmeni Alfred Hitchcock ve ''The Aviator''ın yönetmeni Martin Scorsese'i geride bıraktı. Sıralamada Hitchcock ikinci olurken, Scorsese ise üçüncülüğe yerleşti. Empire dergisinin editörlerinden Ian Freer yaptığı açıklamada,
efsanevi yönetmen Spielberg'in sinemadaki yerini The Beatles'ın müzikteki yerine benzetti. ''Yıldız Savaşları'' serisinin yönetmeni Georges Lucas'ın yanı sıra Charlie Chaplin ve Tim Burton gibi ünlü yönetmenler ise Empire dergisinin listesine giremedi. Listede ilk onda yer alan yönetmenler sırasıyla şöyle:
1. Steven Spielberg
2. Alfred Hitchcock
3. Martin Scorsese
4. Stanley Kubrick
5. Sir Ridley Scott
6. Akira Kurosawa
7. Peter Jackson
8. Quentin Tarantino
9. Orson Welles
10. Woody Allen
kaynak: divxforever.com forumları
not: inanmayın böyle listelere :D
Tarantino ruleezzz!!!
Haldun Gündüz
02-09-2005, 11:39
Kral yönetmen Tim Burton Burton diyince Beetle Juice gelir aklıma ve filmin şarkısı.
Edward Scissorhands varsa alıyım senden 8)
Doğa Aydın
03-09-2005, 02:33
Burton diyince Beetle Juice gelir aklıma ve filmin şarkısı.
Dur olm daha ben almadım :=) Merak etme sana da düşer ahah.
Hayır sen gene filmi getir ama, ellere var da bize yoh mi'den neyi kastettiğimi anlaman için bir miktar daha düşünmen gerekecek sanırım ;D
Doğa Aydın
03-09-2005, 02:36
T
İngiliz sinema dergisi Empire tarafından yapılan bir ankette 58 yaşındaki Spielberg, ünlü gerilim filmi ''Sapık''ın yönetmeni Alfred Hitchcock ('u) .... geride bıraktı.
Ahahaha, bu listeyi yapanlar koca bir ömrü boş yere geçirmiş olmalılar!...
Hasan Muradoğlu
08-09-2005, 19:18
ey unifeb camiası...var mı aranızda tinto brass hakkında iki kelam edecek olan...merak ediyorum bu adamı...derdime derman olun...
Hasan Muradoğlu
30-09-2005, 17:48
bu lars von trier denen danimarkalı yönetmeni hep es geçiyordum bugüne kadar,derken elime dogville ve dancer in the dark'in cd leri geçti e...tersten girdim belki olaya,önce dogville'i izledim...amerikan toplumunu eleştirdiği üçlemenin ilk filmi imiş...yakında menderlay geliyor..onu da bekliyoruuz...neyse..dancer in the dark'a gelince...bjork muthiş bir oyunculuk çıkarmış doğrusu..filmdeki hadiseler yeşilçam kıvamında anlatılıyor hatta onu bile geçen bir melodrama...insan duygulanıyor ,acıyor başroldeki bacımıza...
bu trier ilginç bir adam...modern film sektörünün kullandığı birçok ekipmanı reddiyor(35mm. filmler, steady-cam, bilmemkaç bin *voltluk felan aydınlatmalar, vs...) ..bu insanın hoşuna gidiyor ama yoruyorda aynı zamanda...filmi izlerken bunaldığınız çok oluyor...(dogville'de başıma çok geldi,diğer filmde de öyle keza)..ben bu ilginçliği beğenenlerdenim....aksini düşünenlerde var...misal sözlükte görmüştüm...yazarın biri ''aslında modern ekipmanlar daha gerçekçi açıyı yakalamak için kullanılır,trier in bakış açısı daha film gibi duruyor'' diyordu..belki haklı...bilemiyorum...farklı bir düşünce..benim aklıma ilk bu gelmemişti..
her şeye rağmen takip etmeye kararlıyım bu kuzey insanını...belki de ilk 3 e girer benim için....(3. arıyorum *:D)
1-tarantino
2-lynch
nese...biraz daha düşünüp/araştırıp olaya farklı zaviyelerden bakmaya çalışacağım..şimdilik bu kadar...
(ara:dogma akım)...öncüsü olduğu söyleniyor... ;)
Can Turgut
06-10-2005, 13:28
Dün gece Filmekimi kapsamında Kiss Kiss Bang Bang filmine gittim ve inanılmaz eğlendim.Yönetmeni Shane Black,aynı zamanda Cehennem Silahı'nın senaristi.
Amerikan film klişeleriyle dalga geçen,süper kurguya sahip,Val Kilmer ve özellikle Robert Downey Jr.'ın harika performanslarıyla çok kral film.
Shane Black'in takipçisiyiz artık.
Haldun Gündüz
14-10-2005, 22:46
Dün gece Filmekimi kapsamında Kiss Kiss Bang Bang filmine gittim ve inanılmaz eğlendim.Yönetmeni Shane Black,aynı zamanda Cehennem Silahı'nın senaristi.
Amerikan film klişeleriyle dalga geçen,süper kurguya sahip,Val Kilmer ve özellikle Robert Downey Jr.'ın harika performanslarıyla çok kral film.
Shane Black'in takipçisiyiz artık.
Dagur Kari'ye yanarım
Hasan Muradoğlu
01-02-2006, 05:56
Shane Black'in takipçisiyiz artık.
hala takip mi ediyosun,anlat bakalım nasıl biri kendileri?
not: ulan ne zamandır yaz(a)mıyordum buraya,forumda akanları takip etmekten sıradışı insanları unutmuşum...özür diliyorum bütün yönetmen abilerden :-[
bu arada bugüne kadar hiç tinto brass filmi izlememiş biri olaraktan bi soru sorduydum ama güme gitti üst taraflarda...gidip filmlerini alıcam ama sapık damgası yer miyim diye düşünüyorum açıkçası...olmadı netten indiririz (önce bi 5 yeriz,olmadı bi de 8 yeriz hesabı gibi oldu :) )
Hasan Muradoğlu
28-02-2006, 17:04
lynch ile ilgili okuduğum hoş yorumlardan biri,paylaşayaım dedim
alıntıdır,word' e aktarıp çoğaltan hıncaldır,uluçtur...anladın sen onu;)
daha ilk uzun metrajından itibaren anlaşılmak amaçlı film çekmediğini belli etmiş, buna rağmen "ben anlamıyorum! bu herifin filmleri anlaşılmıyor..." argümanlarıyla kimi filmlerine burun kıvırılmış bir yönetmen.
filmleri hakkında akademisyenlerin, düşün insanlarının yazdığı kitapları, çıkan tartışmaları bir çırpıda yok sayıp, üslubunu seven herkesi "entel özentisi" ilan etmenin lynch'le ilgili alınabilecek en kolaycı tavır olduğunu eklemek gerekir.
bir röportajında "bilgilenmek medeniyetin bir özelliğidir" demiş peter greenaway. dinlemek gerekir kendisini. belki o zaman anlatılanı kavrayamamanın, pazıl'ı çözememenin yönetmenin değil bizim kifayetsizliğimizde yatabileceğini, yönetmenin seyirciyi dangalak yerine koyup her şeyi kör gözüm parmağına aktarmak zorunda olmadığını, her önüne koyulanın pop! diye tüketilebilir olmasını isteyen seyircinin anlama algısını genişletme çabasının iyi birşey olduğunu kavrayabiliriz. neden olmasın?
Hasan Muradoğlu
17-04-2006, 23:40
24 nisan pazartesi saat 22:00 de cnbc-e'de code inconnu(bilinmeyan cod) var.izlemeyenlere veya tekrara izlemek isteyenler haberiniz olsun ;)
vBulletin v3.6.8, Copyright ©2000-2012, Jelsoft Enterprises Ltd.