PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Terör Sadece Tribünde mi?


Mehmet Karakaya
20-12-2004, 22:33
* * * * * * * * * *TERÖR SADECE TRİBÜNDE Mİ?
* *Bizler 1907UNIFEB adına Fenerbahçe’nin aydınlık geleceğiyiz.Kimilerimiz geleceğin kongre üyeleri,kim bilir belki de kimilerimiz geleceğin yönetici ve başkan adaylarıyız.Fakat yarınlar adına,bugün yaşanan olaylardan üzüntü ve endişe duymaktayız.
* *Terör sadece tribünde midir?Bizce maalesef hayır.Olayın en korkutucu yanı ise;terörün bir de her gün evimize giren t.v.,gazete ve dergilerde yani basın-yayın organlarında da tüm şiddeti ile yaşanmasıdır.Örneğin Trabzonspor’u havuz sistemine 4. büyük olarak kabul ettirip,UEFA’nın maç sonrası saha içi röportajına koyduğu yasağı Türkiye’de uygulatan ilk başkan olarak *Aziz Yıdırım’ı çıkarlarına ters düştüğü için kiralık yorumcularına hedef aldıran yayıncı kuruluş.
* *Örneğin;her Galatasaray deplasmanımızda başkanımıza sarhoş kafa ile saldırıp içki bardakları fırlatan bir kişinin yöneticiliğini yaptığı ana haber bülteninde,hem de bu yıl oynanan GS-FB maçından 1 gün sonra kulüp yöneticilerinin bazı guruplara bedava bilet temin ettiklerini söyleyip sadece ve sadece bizim yönetimimiz örnek gösterilmiştir.Oysa haberden yaklaşık 10 gün kadar önce CNNTÜRK kanalında bir canlı yayında Ö.Canaydın ve Y.Demirören de bazı guruplara bedava bilet temin ettiklerini itiraf etmiştir.pekiyi nerede tarafsız yayıncılık anlayışı?Yine aynı haberde bu art niyetli insan Sakarya maçı esnasında Tuncay’a yönetimin para verdiği kişilerin küfür ettiğini söyleyecek kadar ileri gitmiştir oysa o olay fevri bir davranıştır,bizce de yanlıştır ama gerekli önlemler derhal alınmıştır.Ayrıca Aziz başkana “sana her yerde küfür ediliyorsa aynaya bir bak” diyen bu adam Türkiye’nin en çok adli vakasına sahip biridir ve her vukudan sonra acaba aynaya bakmış mıdır?
* *Başkanımızı kötü örnek olmakla suçlayan bu seviyesiz gurup 6-0 biten maçtan sonra fair-play ödülü alan başkanlarını acaba ne kadar ve ne zaman örnek almışlardır?Aksine kendi başkanlarını da hakaret yağmuruna tutmuşlardır,hem de bir zamanlar formasını giydikleri ve şimdi de gönül verdikleri takımın başkanını..Şimdi ise aynı insanı fair-play ödülü aldığı için savunmaktadırlar,neden mi?Çünkü bizim başkanımıza karşı kendi ellerine silah verdiği için.Oysaki bizim başkanımız bize hiçbir zaman kötü örnek olmamış aksine stadımızda bir olumsuzluk olduğunda ayağa kalkıp seyirciyi sükunete davet etmiştir.
* *Stattaki adam bu dolduruşlardan ve olumsuz insan bütününden etkilenip kulübümüze ve başkanımıza küfür ediyorsa aynaya bakması gerekenlerin bizler veya Başkanımız olmadığı gerçeği ortaya çıkmaktadır.Ayrıca bu hareketler sokaktaki insanın da şiddete ve olumsuzluğa sürüklenmesinin başlıca nedenidir. Başarılı olduğumuz her dönemde başkanlarımıza (geçmişte Ali Şen’e de olduğu gibi) yapılan bu saldırılar da bizim için bir nevi şiddet provokasyonudur ve tribün terörü için önlem alınır fakat sokaklardaki milyonların şiddete eğilimi önlenemez.Nitekim 16 yaşında hayatını kaybeden gencin ölümü 2 aynı renge gönül vermiş gencin tartışmasından,yani provokasyonların yerine ulaşmasından,yani şiddet eğiliminin artırılmış olmasından kaynaklanmaktadır.
* *Bizler bütün bu olanlardan sonra “terörü ve şiddeti önleyemezler” diyen başkanımızı eleştirenlerin de zaten terör ve şiddetten para ve/veya itibar kazandıklarından endişe etmekte ve ölen 16 yaşındaki gencin de bu gibi insanların ekmeğine yağ sürdüğünü düşünmekteyiz.
* *Herkes haddini,seviyesini ve konumunu bilmeli taşıdıkları mesleğin ne kadar büyük sorumluluklar gerektirdiğini kabullenmelidir ve bütün bu seviyesiz insan guruplarına karşı da FENERBAHÇE taraftarının seviyeli ama geçerli bir şekilde tavrını koyması gerektiğine inanmaktayım.
* *Saygılarımla
* *1907UNIFEB EGE ÜNİVERSİTESİ YÖNETİM KURULU adına * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * **MEHMET ŞÜKRÜ KARAKAYA

Mehmet Karakaya
25-12-2004, 23:09
sadece tribünde değil her yerde verilmeli bu mesaj.izmirin meydanında topluca küfredenler vardı 1-0 yendiler ya.ayrıca kimseyi etkilemek istemem ama bu adamların gazetelerinden ve televizyonlarından uzak durmak şart.en azından onların köşe yazılarının ve tv programlarının çıktığı gün.bunları vuracak tek silah tirajları ve reytingleridir.

Mehmet Karakaya
28-12-2004, 17:32
terör sadece tribünde olmadığı gibi sadece medya da değil tabi.amacım bunu tek başına medyaya bağlamak değil,amacım tribünleri ve kulupleri suçlayan medyaya kendi payına düşeni hatırlatmak.çünki bu olaylar nerden baksan 20 yıla dayanıyor

Faruk Can
02-02-2005, 18:34
Sözde taraftarın sesi olan Futbol Ateşi nide gördük. Adam resmen taraftarları birbirine kışkırtmaya çalıştı tabi uAİİ Aİİ de başka bi unsur...Böyle giderse programda da kavga çıkar ve medya buna çarpı (x) koyarak gösterir. Üzerine düşen görevi de layıkıyla yerine getirir :-X

Reşat Özdemir
10-02-2005, 19:37
Vakti zamanında yapmışlığım vardır bu çalışmayı..
Konu başlığını görünce dayanamadım, paylaşayım dedim..

http://www.demyra.net/forum/tribunteroru.gif

Muhammed Turan
11-02-2005, 00:29
Terörist ATV ' de...

Burhan Günarslan
12-02-2005, 19:11
Terörist ATV ' de...


;D

Sercan Tuna
13-06-2007, 18:04
Birçok anahaber bülteninin vazgeçilmez malzemesidir pazartesi akşamları; “ yeşil sahalarda yine futbol terörü “ başlıklı haberler. Birçoğumuz bu görüntüleri izleyip, dehşete düşerekten çocuklarımızı futboldan ve stadlardan uzaklaştırma telaşına gireriz. Uzaktan bakıp yorumlayan bir birey için bu düşünce doğrudur.
Ancak bilindiği üzere madalyonun her zaman diğer bir tarafıda mevcuttur.
Konuyu yakın bir örnekten yola çıkarak açmak istiyorum. Bu sene Fenerbahçe ve İtalyan temsilcisi Palermo Uefa kupası grup maçı için Kadıköy’de kozlarını paylaştılar. Ancak 3-0 Fenerbahçe lehine biten maçın skoru kadar sansasyon yaratacak bir olay daha yaşandı maçın perde arkasında. İtalyan temsilcisinin mafyasıyla ün yapmış Sicilya bölgesinden geliyor olması ve renklerinin ise pembe – siyah olmasına hitaben akıllıca hazırlanan bir pankart vardı tribünlerde. “ Pink Mafia “ yani pembe mafya yazılı pankart bu 2 çelişkili olguyu en akıllı şekilde hicvediyordu.
Ama her şey o kadar güzel değildi. Bu pankartı yeni bir grup kurulduğunu, üstelik mafyavari bir grup kurulduğu kanısına vararak güç kullanarak indirmek isteyen ve asanları gözaltına alan kolluk güçleri vardı ortada.

Yakın örnekten yola çıkarak başka örneklere yol alalım istiyorum. Seçim zamanı yaklaşmış ve FB tribünleri kendi tespitleri doğrultusunda dönemin başbakanının Galatasaray taraftarı olmasından yola çıkarak kendisine sandıkta görüşeceklerine dair bir pankart hazırlamışlardı. Peki sonuç ne idi? Bir tarafta tepkisini dile getirdiği pankartı vermek istemeyen yüzlerce taraftar diğer tarafta pankartı açtırmamak için anlamsızca güç gösterisinde bulunan kolluk kuvvetleri ve yaşanan büyük arbede.
http://www.antu.com/images/media/wallpaper/since1453_1024.jpg
Türk – Yunan ilişkileri tarih boyunca pamuk ipliğine bağlı gitti. Aramızdaki birçok spor müsabakası olaylı geçti. Bu müsabakalardan biriside 2003 yılında Fenerbahçe ile Panathinaikos arasındaydı. O dönemlerde futbolda 2008 Avrupa Şampiyonası için 2 ülke arasında ortak girişim söz konusu idi. Ama stadta üzerlerinde “ No 2008 “ yani bu organizasyona hayır yazan, çıldırmışçasına sağa sola saldıran ve koltukları kırıp sahaya fırlatan Yunan taraftarlar vardı. Fenerbahçe tribünleri bu hareketlere verilecek herhangi benzer bir tepkide cezanın yine Türkiye’ye yığılacağını çok iyi bildiği için sessiz kalmayı tercih ediyordu. O anda maraton tribünü üst katında muazzam büyüklükte bir pankart açıldı. “ İstanbul Since 1453 “ yazılı ve o döneme ait motiflerle süslenmiş bu pankart aklın ürünü süper yaratıcılıkta bir cevap idi karşı tribünde çıldıran yeşillere karşı.Peki ya bu pankartın sonucu ne idi? Bu da gayet basit; tehdit, kabakuvvet, kalkan coplar ve indirilen pankart.

Peki tribünlerde küfür ve şiddeti engellemek isterken, düşüncenin gücünden korkmanın kime ne faydası olur? Söz konusu pankartların içeriklerinde tek bir küfür bulunmuyor, hepsi müthiş yaratıcılık isteyen birer zeka ürünüdür. Hepsinde aklın süzgeçinden geçen ve karşı tarafı inceden kızdıran hicivler söz konusudur. Hepsi aradan yıllar geçtikten sonra eş dost, aile sohbetlerinde konuşulacak ve gülerek anımsanılacak hoş olaylardır.

Yeşil sahalarda yine futbol terörü diye başlayan haberleri görmek istemiyorsak, gazete sütunlarında çıkan olayları okumak istemiyorsak bu olaylara bir de madalyonun diğer tarafından bakmamız gerekir kanısındayım. Karşınızdaki kitleye sürekli baskı uyguladığınız sürece onlar ne kadar sakin olursa olsunlar, bir yerde patlama yaşanması kaçınılmazdır. Sonuç olarak bu tip örneklerde olduğu gibi, karşısındakine zarar vermeden hareket eden hür iradeyi ve özgür düşünceyi engellemek en büyük terör olsa gerek.

Erhan Şişli
14-06-2007, 09:37
Çok iyi bir tespit yapmış, çok güzel bi yazı kaleme almışsın kardeşim tebrikler...

Nadir Arslan
14-06-2007, 13:27
yazı gerçekten güzel
bu güzel paylaşım için çok teşekkürler