Orijinalini görmek için tıklayınız : Kan Bağışı
Kemal Aktürk
12-05-2005, 16:23
Arkadaşlar bu organizasyon yapıldı mı bilmiyorum. Tek bildiğim sürekli konuşulduğu. Bence bu günlerde böyle bir organizasyon yapılabilinir. Aşağıdaki haber de ayrıntıları göreceksiniz.
Kızılay Çapa Kan Merkezi ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nce gerçekleştirilen kampanyanın startı, Taksim Meydanı’nda kurulan kan bağışı çadırında verildi. Burada düzenlenen törende konuşan Kızılay Çapa Kan Merkezi Müdürü Dr. Mehmet Özkaya, 18 yaşından büyük herkesin yılda bir kez kan verebileceğini söyledi.
Dr. Özkaya, “Gelişmiş ülkelerde düzenli kan vericilerin oranı yüzde 5 iken ülkemizde ise yüzde 1-1,5. Amacımız kampanyayla halkı kan bağışı konusunda bilinçlendirmek ve gönüllü verici sayısını artırmak. Bu nedenle bütün İstanbulluları kan bağışında bulunmaya çağırıyoruz” diye konuştu.
’500 BİN ÜNİTEYE İHTİYAÇ VAR’
Türkiye’nin kan ihtiyacının yüzde 40’ını Kızılay’ın karşıladığını anlatan Dr. Özkaya, “İstanbul’un yıllık 500 bin ünite kan ve kan ürününe ihtiyacı var. Kızılay olarak bunun 200 bin ünitesini biz karşılıyoruz” dedi.
Konuşmaların ardından bazı vatandaşlar kan bağışında bulundu. İlk kan verenler arasında, Tuzla’daki İstanbul Büyükşehir Belediyesi Sokak Çocukları Meslek Edindirme Merkezi’ne devam eden 70 çocuk da yer aldı.
18 MAYIS ‘A KADAR SÜRECEK
18 Mayıs’a kadar devam edecek kampanya çerçevesinde, Taksim, Sultanahmet ve Kadıköy İskele Meydanları’nda kurulan kan bağış çadırlarında saat 17.00’ye kadar kan verilebilecek. Kan bağışı yapanlara değişik ikramlarda bulunulacak.
Kaynak:http://www.ntvmsnbc.com/news/322831.asp
Şeyma Akdaş
12-05-2005, 17:10
arkadaşlar bi arkadaşım mail atmış.izmir de olduğum için yardımcı olamıyorum.aranızdan uygun olanlar varsa ve ilgilenirlerse çok sevinirim.teşekkürler... *
Arkadaşlar çalışmış oldugum hastanede ameliyat olan 18 yaşındaki kanser
hastası bir genç kız için çok acil B Rh (+) kana ihityaç var. Kan grubu
uyanlar benimle kontak kursun 212 311 20 00/6881 Leyla.... Lütfen...
Servet Güldeş
13-05-2005, 00:09
Sürekli veririm güzel bişeydir...
Ama acı olan tarafıda var kan sürekli kırmızı geliyor
Her verdiğimde acaba bu sefer olacak mı diyorum ama malesef...
Ama birilerine yardım edebileceğiniz hissi unutturyo o kötü durumu...
Mehmet Genç
13-05-2005, 15:38
6s maçı öncesi Kadıköy deki kızılay çadırında hepberaber böyle bir bağışta bulunabiliriz.
Burcu Oy
13-05-2005, 17:08
Kan bağışı organizasyonu UNIFEB içerisinde bu güne kadar da zaman zaman gündeme gelmiş olan bir öneri henüz gerçekleştirilememiş olsa da. Hem yaşadığı toplumdaki sorunlara duyarlı olan bireylerde gelişen gönüllülük hissiyle hem de işin biraz da esprisi 'düşünsenize hastaları damarlarına giren sarı-lacivert kan kurtaracak' motivasyonuyla:) Ben de konu hakkında düşündüklerimi yazmak istedim...
Öncelikle bu alan gerçekten içinde kurumsal sorunların yaşandığı bir sorun alanı Türkiye'de. Şöyle söyliyim, Kızılay bu alanda yani kan bağışı alma ve alınan bağışı yönlendirme konusunda, tam teşekküllü devlet hastaneleri dışında tek yetkili kurum Türkiye'de. Sürekli ve düzenli şekilde kan bağışlayacak yeterli donör bulunamadığından dolayı zaten olması gerekenin çok altında bir katılımla gerçekleşen kampanyaların sorunları bir yana, toplanan bağışın hasta sahiplerine ulaştırılmasında önemli kurumsal sorunlar yaşanıyor. Mesela özel hastaneler -bildiğim kadarıyla Florence Nightengale hariç-kan alma yetkisine sahip değiller aslında -gerekli güvenlik sağlanamaz düşüncesiyle-, onların burada yapması gereken Kızılay'dan gerekli kanı para karşılığında temin etmek -hangi kan grubunun bir ünitesinin ne kadara satılacağı (!) sağlık bakanlığı tarafından açıklanıyor-, ama bunu yapmak yerine hasta sahiplerinden kan vermeleri istenerek alınan kanla Kızılay'da değişim yapma yolunu seçmeleri sorunundan bahsediliyor. Ya da başka bir sorun sigortalı hastaların kan almak için önce Kızılay'a gidip gerekli ücreti ödemeleri gerektiği ancak sonra bu parayı sigortadan tahsil edebilecekleri sorunu, bu konuda Kızılay ve ilgili kamu sigorta kurumları görev almaktan kaçınınca olan zaten zor durumdaki hasta sahiplerine oluyor. Hasta sahiplerinden alınan kar karşılığı kan vermelerinin istenmesi de aslında geleneksel bir koruma yöntemi, yani stoklarda kanın tükenmemesi için başvurulan bir yöntem, evet iyi de bir şey o açıdan bakıldığında ama aslında bu zorunlu da değil yani çok sıkışık ve zor bir zamanda aranan kan bulunamayınca mail gruplarda dönüp dolaşan kan istekleriyle çare aramaya çalışan hasta sahipleri aslında bunu yapmak 'zorunda' değiller. Hastalarının bulunduğu kurumların görevi bu...
Yukarıdaki sorunlar ışığında bu kampanyalara katılan donörlerde, verdikleri kanların bir şekilde maddi bir karşılıkla -büyük ölçüde kan örneklerinde yapılan testler oluşturuyor bu maddi karşılığın kaynağını-satılıyor olmasını duymaları sonucu bu bilgilendirme önceden yapılmadığından bir güvensizlik oluşabiliyor kan bağışı kampanyası düzenleyen daha doğrusu Kızılay'la bu yönde bir kampanyaya katılan kuruma ve Kızılay'a karşı.Bu durumun yol açtığı bağlantılı bir sorun da 'ücretli' kan veren kişilerin daha da kötüsü küçük çaplı kan 'mafya'larının ortaya çıkması tehlikesi...
Güvenle ilgili başka bir sorun, kan bağışı sırasında gerekli hijyen koşulları sağlanamama tehlikesiyle oluşabilecek durumlarda hastalık bulaşma riski, ki bu konuda tıp okuyan arkadaşların söylecek daha çok şeyi vardır. Benim bununla ilişkili söyleyebileceğim sonuçta bir yerde güvenmek de gerekiyor sanırım yani her şey gözümün önünde olurken bu kontrolü yapmak çok da zor gelmiyor, bana asıl risk alınan kanların gerekli testlere tabi tutulmadığı durumlarda kanı alan kişiye bulaşabilecek hastalıklar gibi görünüyor.
Diğer bir sorun bağışlanan kanın saklanma süresi ve koşulları. Bildiğim kadarıyla hiçbir işleme tabi tutulmamış- ayrıştırılmışsa daha uzun- bir kan ünitesinin dayanma süresi 40 gün. Yani hadi hep beraber kan verelim deyip büyük bir katılımla gerçekleştirdiğiniz bir kan kampanyasının ardından gelen süreye yönelik bunun devamlılığı için çalışılmamışsa kalıcı bir çözüme ulaşılamayacağı kesin...
Burcu Oy
13-05-2005, 17:11
Şimdi, bu kadar sorun var iyi oturalım mı o zaman, niye yazdın ki bunları diye düşünmeyin lütfen -bu kadar uzun yazmanın ne alemi vardı derseniz hak veririm size:)- Ben de mümkün olduğu ölçüde yılda 2 ya da üç kere kan bağışında bulunmaya çalışan biriyim ve bunun öneminin farkındayım, ama UNIFEB olarak geniş çaplı bir kampanyaya ortaklık biçiminde bir katılım göstereceksek, UNIFEB'in böyle bir organizasyonda bulunmasına öncülük ederken neleri düşünmemiz gerektiğini hatırlatmak için yazdım biraz da. Düşünceler çok değerli, sakın önerilere değer verilmiyor diye algılamayın ama yukarıda bahsettiğim belki sizin de ekleyebileceğiniz faktörleri de düşünmemiz lazım hep birlikte böyle bir şeye imza atmadan önce...UNIFEB olarak karar verirsek beraber böyle bir organizasyonda bulunmaya teklifim kan kampanyasının dıişında kan veri tabanı oluşturmak ve üç ayda bir düzenli ve gönüllü bir şekilde kan verecek bir sistem geliştirmekle ilgili de çalışabiliriz diye düşünüyorum...
Bireysel katılımlara diyecek hiç bir şey yok, mümkün olduğunca teşvik edelim, katılım gösterelim, tek eklemek istediğim yukarıdakilerin de farkında olalım ki sonradan hayal kırıklığı, kızgınlık ya da acı yaşamayalım.
Son olarak böyle kampanyaların, maç öncesi stat girişinde yapılması konusunda, bunun çok iyi bir strateji olduğunu düşünmüyorum. İyi yanı evet büyük bir kitle var orada ulaşılabilecek. Ama, 1) Kan verme işlemi öncesinde tansiyonunuzun uygun değerlerde olması gerekiyor, uykusuz olmamanız lazım, sonrasında iki üç saat sigara içmeyi önermiyorlar (öncesi için alkol ya da sigarayla ilgili bir durum var mı emin değilim) 2) Sonrasında kısa da olsa bir müddet dinlenmenizi öneriyorlar (Bunlar bir maç günü içi uygun değerler mi?) 3) Kan verme işlemi sırasında ve sonrasında büyük bölümünün psikolojik nedenlerle açıklanabilceği bir takım tepkiler verebiliyor insan vücudu, bayılır gibi olmak, fenalaşmak,kan verdikten sonra çok yorgun hissetmek gibi. Dediğim gibi bunlar aslında en azından bildiğim kadarıyla kan verme sonucu yaşanacak doğal fizyolojik tepkiler değil (kan vermek kanı azaltmaz,insanı bayıltmaz-tansiyon ve kan seviyesi kontrollerinde sorun olmayan durumlarda) ama yine de verilebilen tepkiler ve aslında insanların böyle tepkiler verdiklerinde hiç de yadırganmamaları gerek. Yine aynı şekilde bazı insanların kan ya da iğne fobileri olabilir bu da çok doğaldır ve yadırganmamalıdır. Şimdi söyleyeceğim biraz tuhaf gelebilir ama bir düşünün beraber maça gidiyorsunuz, kan vermek istediniz, yanınızdaki arkadaşlardan biri de bu tepkilerden birini verdi. Maça gelen taraftarların çoğunun erkek olduğunu düşünürek, bu arkadaşın da erkek olduğunu varsayalım. Ona verilebilecek tepkileri bir düşünün derim. UNIFEB içinde yoktur diye kabul edelim ama statlara gelen taraftarların küçük sayılmayacak bir bölümünün böyle bir olay sonucu o kişiye 'erkeklik' üzerinden saçma sapan tepkiler verebileceği gerçeği de bir yerde duruyor.
Duyuyorum duyuyorum, artık insaf daha girilebilecek tuhaf detaylar kaldı mı diyorsunuzdur şimdi. Bu durumu çarşamba gecesinin atlatılamayan sendromları deyin affedin beni :)
Kocaman sevgiler...
Burcu
Kemal Aktürk
14-05-2005, 13:21
Dediğim gibi bunlar aslında en azından bildiğim kadarıyla kan verme sonucu yaşanacak doğal fizyolojik tepkiler değil (kan vermek kanı azaltmaz,insanı bayıltmaz-tansiyon ve kan seviyesi kontrollerinde sorun olmayan durumlarda) ama yine de verilebilen tepkiler ve aslında insanların böyle tepkiler verdiklerinde hiç de yadırganmamaları gerek. Yine aynı şekilde bazı insanların kan ya da iğne fobileri olabilir bu da çok doğaldır ve yadırganmamalıdır. Şimdi söyleyeceğim biraz tuhaf gelebilir ama bir düşünün beraber maça gidiyorsunuz, kan vermek istediniz, yanınızdaki arkadaşlardan biri de bu tepkilerden birini verdi. Maça gelen taraftarların çoğunun erkek olduğunu düşünürek, bu arkadaşın da erkek olduğunu varsayalım. Ona verilebilecek tepkileri bir düşünün derim. UNIFEB içinde yoktur diye kabul edelim ama statlara gelen taraftarların küçük sayılmayacak bir bölümünün böyle bir olay sonucu o kişiye 'erkeklik' üzerinden saçma sapan tepkiler verebileceği gerçeği de bir yerde duruyor.
Bu son yazdığın dışında hepsine katılabilirim. Eğer böyle çocukça bir tepkiden çekiniyorsak bu organizasyon asla olmaz.
Bir de şunu sormak istiyorum, bu organizasyon daha önce yapılmak istendi bazı girişimlerde bulunuldu ama bu dediğin sebepler yüzünden mi yapılamadı?
Burcu Oy
14-05-2005, 15:32
Aslında bu son yazdığımın organizasyon yapıp yapmamakla hiçbir ilgisi yok, bu tarz organizasyonların nerede ve ne zaman yapmak gerektiğiyle ilişkili bir düşüncem yalnızca. Yani bu 'çocukça' sebepten ötürü bir şey yapmıyor değiliz,zaten neden maç öncesi olmamalıya ilişkin asıl faktörler ondan önce yazdıklarım. Bu 'çocukça' nedeni ise, kan kampanyasıyla ilişkilendirmek için değil biraz da bizim çocukça diye nitelendirdiğimiz ama bazılarının belli konularda saçma sapan şekilde sürdürdüğü son derece rahatsız olduğum cinsiyetçi tuhaf 'şakalara' ilişkin kendimi tutamayıp dile getiridğim bir şey oldu...Yazmıştım ya mailin sonunda çarşambanın süren sendromu diye ona da bağlayabilriz :), yoksa senin de söylediğin gibi bu çekinge falan olamaz bu tarz bir organizasyon öncesi...
Soruna gelince...Bu organizasyon daha önce bir şekilde benim de, UNIFEBdeki birçok arkadaşın da aralarında konuştuğu bir düşünce. Ben bunları duydukça bu işi daha önce yapmış olan üniversite organizasyonlardan bilgi almaya çalıştım, artıları biliyoruz da hepimiz, genel anlamda özellikle de geniş çaplı bir organizasyonda nasıl riskler var onu da bilmek lazım diye. Bunların hepsini sıraladığımda da düşünülmesi gereken şeyleri kampanyaya katılım gösterecek olanlardan bağımsız şekilde değerlendirip karar vermenin doğru olmayacağı düşüncesiyle harekete geçilmesi için bir girişimim olmadı.
Yani bu sıralanan sebepler engelleyici değil birlikte düşünmemeiz gereken faktörler.Eğer burada forum üzerinden olumlu bir karara varırsak, organizasyon komitesi ve yönetim kurulunun yanında bu konuyla ilgilenmek için bir proje takımı oluşturup hep beraber böyle bir kampanyaya katılabiliriz ya da ortak olarak düzenleyebiliriz...
Vehbi Şirikçi
14-05-2005, 15:54
Önümüzdeki haftalarda bir gün Kızılay Çapa Kan Merkezine uğrayıp konu hakkında araştırma yapacağım. Bu başlıktan sizlere bilgi vermeye çalışacağım. Sonra hep birlikte düşünüp karar vermesinde yardımcı oluruz Organizasyon Komitemize.
Burcu Oy
15-05-2005, 18:45
Teşekkürler...Çok güzel olur...
Herkesin önerilerini, düşünceleri, edindiği bilgileri bekliyoruz...
Sevgiler,
Rahmi Kara
16-05-2005, 00:08
Ilk stadimizda yapilan bagısı duydugumda hata yapildigini dusundum.Cunku Burcu'nun da dedigi gibi kan veren bir insanin kan verdikten sonra dinlenmesi gerekir.Staddaki bagistan sonra birakin dinlenmeyi tribune gidiyosun.Hic bagirmasan bile orda koltukta yine yorulursun.Hic saglikli degil.Taraftarimiz da medeni olacaz diye bilincsizce kan verirse sorun yasayabiliriz.Birisi tribunde fenalasirsa ona orada kimse yardim edemez.Buyuk sorunlar yasayabiliriz.
Ayrica ben biraz kan verme olayini arastirdim.30 yasinda sonra iliklerde kan uretimi yavasliyor.Bu yuzden bu yastaki insanlarin duzenli kan vermesi yaslanmis kan hucrelerinin yenilenmesi acisindan cok faydali.Diger taraftan bizim yasimizdaki insanlarda duzenli bir kan uretimi var.Bu yuzden kanimiz hala taze.Eger kan verirsek gereksiz yere iliklerimizi yormus oluruz.Yani bizim kan vermemiz saglik acisindan cok faydali degil....
Mehmet Genç
17-05-2005, 00:16
Son olarak böyle kampanyaların, maç öncesi stat girişinde yapılması konusunda, bunun çok iyi bir strateji olduğunu düşünmüyorum. İyi yanı evet büyük bir kitle var orada ulaşılabilecek. Ama, 1) Kan verme işlemi öncesinde tansiyonunuzun uygun değerlerde olması gerekiyor, uykusuz olmamanız lazım, sonrasında iki üç saat sigara içmeyi önermiyorlar (öncesi için alkol ya da sigarayla ilgili bir durum var mı emin değilim) 2) Sonrasında kısa da olsa bir müddet dinlenmenizi öneriyorlar (Bunlar bir maç günü içi uygun değerler mi?) 3) Kan verme işlemi sırasında ve sonrasında büyük bölümünün psikolojik nedenlerle açıklanabilceği bir takım tepkiler verebiliyor insan vücudu, bayılır gibi olmak, fenalaşmak,kan verdikten sonra çok yorgun hissetmek gibi. Dediğim gibi bunlar aslında en azından bildiğim kadarıyla kan verme sonucu yaşanacak doğal fizyolojik tepkiler değil (kan vermek kanı azaltmaz,insanı bayıltmaz-tansiyon ve kan seviyesi kontrollerinde sorun olmayan durumlarda) ama yine de verilebilen tepkiler ve aslında insanların böyle tepkiler verdiklerinde hiç de yadırganmamaları gerek. Yine aynı şekilde bazı insanların kan ya da iğne fobileri olabilir bu da çok doğaldır ve yadırganmamalıdır. Şimdi söyleyeceğim biraz tuhaf gelebilir ama bir düşünün beraber maça gidiyorsunuz, kan vermek istediniz, yanınızdaki arkadaşlardan biri de bu tepkilerden birini verdi. Maça gelen taraftarların çoğunun erkek olduğunu düşünürek, bu arkadaşın da erkek olduğunu varsayalım. Ona verilebilecek tepkileri bir düşünün derim. UNIFEB içinde yoktur diye kabul edelim ama statlara gelen taraftarların küçük sayılmayacak bir bölümünün böyle bir olay sonucu o kişiye 'erkeklik' üzerinden saçma sapan tepkiler verebileceği gerçeği de bir yerde duruyor.
Duyuyorum duyuyorum, artık insaf daha girilebilecek tuhaf detaylar kaldı mı diyorsunuzdur şimdi. Bu durumu çarşamba gecesinin atlatılamayan sendromları deyin affedin beni :)
Kocaman sevgiler...
Burcu
1-Tansiyonumun en normal olduğu an kadıköydeki 6s maçı oluyor :)En rahatta bu maçtan bir gece önce uyuyorum :)
2-Dinlenmeye gerek yok bence çünkü kadıköydeki 6s maçları zaten bir piknik havasında geçiyor :)
3-Maça gelenlerin çoğu erkek ama o gün ben öyle bir havada oluyorumki üzerinde sarı lacivert olan kim varsa öpmek sarılmak istiyorum :)Erkek falan ayırmıyorum :)
Şaka bir yana bence tuhaf olmayan çok önemli noktalara değinmişsin Burcu.Sonuçta söz konusu olan bir sağlık meselesi.En ufak bir hata affetmeyecek bir mesele.Özellikle kan veritabanı oluşturmak konusu mantıklı geldi bana.Ancak galiba en doğrusu Vehbi nin araştırmasını beklemek olacak.
Serkan Özen
20-05-2005, 05:16
7 Yasindaki bir kız cocugu icin acil Kan Sevgili Arkadaşlar, Cerrahpaşa
Tıp Fakültesi Onkoloji Çocuk bölümünde yatan 7 yaşında Lösemi hastası
Damla Aşhan için AB- Negatif taze kana ihtiyaç duyulmaktaymış. DOKTORLARA
GÖRE EN AZ 6 AY DEVAMLI KANA ihtiyaçları Var.. Yardım etmek isteyenler
olursa aşağıda yazılan cep telefonlarından annesine ulaşabilirler. Zor durumda olan
bu çocuğa yardım edelim. Herkese Sağlıklı Günler...
Damla'nın Annesi :0532 411 32 53- 0535 625 06 9
Burcu Oy
27-10-2005, 14:22
www.kanbankasi.gen.tr
Aklımızda bulunsun...
Fatih Taşkınsoy
27-10-2005, 18:45
Bencede bu kadar ayrıntıya takılmak gereksiz.Verebilen verir veremeyen vermez yani.Bu durumu kimsenin yadırgayacagınıda sanmıyorum.Sonucta adı üstünde bağış.Buyuk oynamayan buyuk kazanmaz arkadaslar.Risk almadan da buyuk işleri basarmak cok zor.Kan bagısının sahsım adına söylüyorum stadda olması bana göre cok yanlıs.Neden İstanbul'da? Bir sürü üye üni. var.Bunlar haberdar edilsin herkesin görüşü alınsın bakalım.Ben kendi üni.mde böyle bir organizasyon yaprım demiyorum ama yapmak için cok fazla caba gösterebilirim.Her üni.kendi kampüsünde bunu yapabilir bence.
Öncelikle üni.ler arasında kopukluk var.İletişim yok denecek kadar az.Dogudaki ünilerle batıdaki üniler tamamen kopukluk halinde.Herhangi bir organizasyon yapıldıgında bizim sonradan haberimiz oluyor yada hiç olmuyor.Bence merkez yönetimin bu konuya el atması gerekiyor.Sonucta herkesin tek bir gayesi var oda cıtayı olabildigince yüksege cıkarmak.Bence öncelikle organizasyon calısmalrından önce bu tur problemlerimize care bulmalıyız derim.Kimse sanmasınki üni.ler günlük gülüstanlık.Cok fazla sorunlarımız var.Ama bizler her zaman oldugu gibi Fırat olarak Hep Destek Tam Destek...
Burcu Oy
12-11-2005, 15:46
İletişim konusu Yönetim Kurulunda, tüm örgütlenmelerin davet edildiği konseylerde ve tüm 1907 ÜNİFEB platformlarında öncelikli olarak nitelendirilen, önemsenen, sorunların yaşanmaması için en fazla çaba sarf edilen konulardan biri oldu ve olacaktır da her zaman. Doğrudur, bu kadar önemsenmesine rağmen bu alanda yaşanan aksaklıklar ÜNİFEB içinde zaman ve enerji, üyelerde motivasyon kaybına yol açabilmektedir zaman zaman. Ancak konseylerde ve web sayfamızda yayınlanan ilgili yazılarda vurguladığımız gibi bu hepimizin üstlenmesi gereken bir sorumluluktur, iletişimin doğası gereği de böyle olmalıdır zaten.Konumu gereği üniversite sorumlularıyla en sık aralıklarla irtibat kurma şansına sahip olan Başkan yardımcımız Can Gebetaş’ın konseylerde üzerinde durduğu noktalardan biriydi bu, yani iletişimin çift yönlü olması gerektiği. Yani aslında bir bakıma merkez yönetim diye bir şey yok en azından klasik dikey örgütlenme mantığı tarzında bir yapı yok, hepimiz Fenerbahçe ve yaşadığımız topluma artı değerler katma amacıyla 1907 ÜNİFEB şemsiyesi altında buluşmuş olan gönüllü üniversite öğrencileriyiz. Bu yönüyle bakıldığında o kadar kolay ki tek merkezden tüm üniversitelerle arzu edilen aralık ve yoğunluklarda iletişim kurmanın imkansız olduğu. Tam da bu yüzden ideal sistem dedik, tam da bu yüzden tüm üyelerin yüz yüze irtibat kurma şansı bulacakları 1907 ÜNİFEB üniversite sorumlularının önemine inandık, tam da bu yüzden büyük çabalarla bu web sitesini, forumu ve e-mail olanaklarını sunmaya çalıştık. Tüm üniversitelerde bulunan sorumluların, aktif çalışma arkadaşlarımızın, üyelerimizin sonuna kadar iyi niyetli olduklarından,türlü sorunlara rağmen her zaman ellerinden geleni yapmaya çalıştıklarından hiç şüphemiz yok. Zaman zaman bu çalışmalarla karşılıklı olarak arzu edildiği kadar ilgilenemediğimiz dönemlerin yaşandığının da farkındayız. Bu konuda sizlerin anlayışına, desteğine ve katılımına ihtiyacımız var çünkü ancak sorumluluk paylaşımıyla zorlukların üstesinden gelebileceğimizi düşünüyoruz.
Düşünceleriniz, eleştirileriniz, önerileriniz bizim için çok değerli, tek istediğimiz bunları ilgili e-mail adresleri ve/veya sorumlu kişiler üzerinden soruna dönüşmeden bizlerle paylaşmanız...
BİZ başlığı altında web sayfamızda yayınlanan yazıdan ilgili bölümü kopyalayarak iletişim konusundaki düşüncelerimizi tekrardan aktarmak istiyorum...
Burcu Oy
12-11-2005, 15:49
‘Biz’ olmanın konseyde vurgulanan ikinci önemli koşulu aramızda sürekli, düzenli ve sağlıklı bir iletişim olması. İletişim önemli çünkü bizi bir arada tutan bağları keşfetmek, güçlendirmek ve devamlılığını sağlamak için daha kolay ve direk bir yol yok. Önemli çünkü, katılımcılık ilkesine paralel olarak gerçekleştirdiğimiz hareketler, zamanında, doğru kişilere, doğru şekilde aktarılamadığı takdirde süreklilik kazanamaz, arzu ettiğimiz etkiyi yaratacak güce kavuşamazlar.
Ne kadar şanslıyız ki 1907 ÜNİFEB olarak ömür boyu sürecek bir Fenerbahçe birlikteliği ve dayanışmasını yaratmak, bu dayanışma ve birliği sürekli kılmak için gerekli tüm iletişim olanaklarına sahibiz. ‘Biz’lere düşen tek şeyse aynı zamanda 1907 ÜNİFEB’in toplum içindeki vitrini, aynası olan bu iletişim olanaklarını doğru ve amacına uygun bir şekilde kullanmak.
Biz olanlar forumu belirlenen kurallar çerçevesinde, 1907 ÜNİFEB değerleriyle örtüşen bir şekilde kullanarak, Fenerbahçe, 1907 ÜNİFEB, futbol ve sporun diğer branşlarıyla ilgili tüm deneyim, görüş, eleştiri ve duygularını farklılıklara açık bir şekilde, saygı çerçevesinde, Fenerbahçe ve 1907 ÜNİFEB çıkarları ışığında paylaşmaya ve forumun diğer alanlarını hayat boyu devam edecek Fenerbahçe birlikteliği ve paylaşımı için başlangıç noktası olan bağları kurmak ve güçlendirmek adına hayatın diğer alanlarına yönelik paylaşımları için ölçülü bir şekilde kullanmaya devam ederlerse, 1907 ÜNİFEB’in kısa zamanda büyük gelişmeler kat edebileceğine inanıyoruz.
Konseyde iletişimle ilgili olarak vurguladığımız diğer nokta web sayfası ve forumun 1907 ÜNİFEB üyelerinin birbirlerinden haberdar olmalarını sağlamak işleviyle ilgili oldu. Bu işlevin sağlıklı kullanımının üyeler, sorumlular ve yönetimde bulunan kişiler arasında zamanında ve çift yönlü bir bilgi akışı sağlayarak, 1907 ÜNİFEB’e yine çağdaş kurumların yönetim ilkeleri arasında yer alan ‘öğrenen örgüt’ olma özelliğini kazandıracağına inanıyoruz. Birbirimizin ne yaptığını öğrenmek, sürekli şekilde takip etmek için, birlik içindeki tüm üniversitelerin gerçekleştirdikleri organizasyonlar, aktiviteler ve projelerle ilgili bilgi ve fotoğrafları web sitemizde yayınlanması için zaman geçirmeden web komitemizle paylaşmasını öneriyor ve önemsiyoruz.
İdeal sistem yapısına uygun olarak, üniversitelerin komite sorumlularıyla üniversite sorumlusu arasında, üniversite sorumlularıyla, bölgesel örgütlenme sorumluları ve yönetim kurulu ilgili üyeleri arasında, özellikle yapılması düşünülen büyük çaplı organizasyonlar, organizasyonel ve stratejik planlamalar, yapılan çalışma ve organizasyonlarla ilgili geri bildirimler konusunda kesintisiz, sürekli ve düzenli bir iletişim olması gerektiğini savunuyoruz. Bu şekilde sorumlu kişilerin gelişmeleri takip edip, farklı bölgelerdeki genel gidişattan haberdar olarak, gerekli durumlarda gereken müdahaleleri gerektiği şekilde yapılmasını sağlamaları için uygun zeminin hazırlanabileceğini düşünüyoruz.
Sağlıklı bir şekilde gelişebilmek için uygun bir dille, objektif ve yapıcı bir şekilde sunulacak olan eleştirilerin çok önemli olduğuna inanıyoruz ancak organizasyonlara, kişilere, tutumlara, sorumlulara ya da 1907 ÜNİFEB yönetimine yönelik eleştirilerin forumda özellikle anlık girişimler ve dikkatsiz ifadelerle yazılması yerine ya da ondan önce sorumlu ya da muhatap kişilerle paylaşılmasının daha doğru ve tercih edilmesi gereken bir yöntem olduğunu savunuyoruz. Üyelerimizin 1907 ÜNİFEB geneli ya da Fenerbahçe ile ilgili forumda tüm üyelerle paylaşmak istedikleri görüş ve eleştirileri de olacaktır elbette ki ama bu konuda beklentimiz yapıcı, saygılı çizgiden vazgeçilmeyip, Fenerbahçe ve 1907 ÜNİFEB çıkarlarını göz ardı etmeyen ifadeler kullanılması. Bu konuda 1907 ÜNİFEB mezun abi ve ablalarının izledikleri yöntem ve tarz takip edilir, rehber alınırsa hiç bir sorun yaşamadan, birbirimizden birçok şey öğrenebileceğimize, yapılan hatalardan, aktarılan eleştirilerden dersler çıkararak gerçekten ‘öğrenen örgüt’ olma yolunda ilerleyebileceğimize inanıyoruz.
Burcu Oy
12-11-2005, 16:34
Organizasyonlarla ilgili iletişim konusuna gelince siz de fark etmişsinizdir ki 1907 ÜNİFEB organizasyon komitesi aracılığıyla üyelere birbirleriyle tanışma-kaynaşma şansını sunmak üzere yapılan spor müsabakaları dışındaki buluşma organizasyonlarının daha geniş katılımlara ulaşması ve web sitesi ve forum üzerinden üyelerle doğrudan paylaşılmasıyla birlikte tüm 1907 ÜNİFEB örgütlenmeleri bu tip organizasyonları örnek alarak kendi bünyelerinde gerçekleştirir hale gelmişlerdir. Yine ÜNİFEB genelinde geçen yıllarda yapılmış olan çocuk esirgeme kurumu ve huzurevi ziyaretleri de birçok örgütlenme tarafından model alınıp uygulanmaya başlanmıştır.
Tüm bu organizasyonlarda arzu edilen nokta ‘Biz’ yazısında vurgulandığı gibi, her türlü aktivitenin tüm uygulayıcıları ve katılımcıları tarafından önce üniversite sorumlularıyla, sonra 1907 ÜNİFEB organizasyon komitesiyle ve tabii ki tüm detayları ve görselleriyle birlikte forum üzerinden 1907 ÜNİFEB ailesiyle paylaşılması olmuştur. Bu paylaşımlar yaratacağı sinerji açısından ve sergileyecekleri örnek aktivite modelleri olarak olduğu kadar üniversite örgütlenmelerinin birbirleriyle ve 1907 ÜNİFEB yönetimiyle olan iletişimleri için de son derece önemlidir.
Bir *Sivil Toplum Kuruluşu olmanın en önemli şartlarından biri olan katılımcılık ilkesine paralel olarak organizasyonlarını tüm 1907 ÜNİFEB örgütlenmelerinin organizasyon sorumlularının da fikirlerini paylaşarak planlamayı hedeflemiş olan organizasyon komitesi bu konudaki her türlü paylaşım, fikir, eleştiri ve önerilerinizi sevinçle karşılayacaktır. Yani aslında bazı organizasyonlar gerçekleştiriliyor, haber verilmiyor durumu hepimizin sorunudur. Bu güne kadar tüm 1907 ÜNİFEB bünyesinde olduğu halde zamanında forum ve web sayfası üzerinden üyelere duyurulmamış hiçbir organizasyon yoktur ancak oran olarak baktığınızda 1907 ÜNİFEB bünyesindeki organizasyonların çoğunun şartlar gereği daha küçük kapsamlı olduğunu görebilirsiniz. Örgütlenmelerin yerellerinde tespit etmiş oldukları ihtiyaçlara uygun organizasyonlar gerçekleşmesi de zaten daha doğru olanıdır, daha çok arzulanan bir durumdur. Bu organizasyonlar konusundaki iletişim sıkıntısını çözmenin de hepimizin içinde olacağı basit yolları vardır.
Mesela sadece üniversiteniz bünyesinde bir organizasyon gerçekleştireceksiniz. Bu organizasyonun gerçekleşmesi için yetkili ilk üyeler kimler? Üniversitelerin organizasyon sorumluları. Peki onlar kimlerle birlikte kimin sorumluluğu altında çalışıyorlar? Tüm üyeleriyle birlikte üniversite sorumlularıyla. O zaman 1907 ÜNİFEBin o örgütlenmesinin özellik ve ihtiyaçlarına uygun olarak organizasyon komitesi tarafından üyelerin görüşleri alınarak planlanacak organizasyonlar üniversite *sorumlularının onayı ve gözleminde gerçekleşecek. Bununla ilgili detaylar organizasyon öncesi ve sonrası önce sorumlularla, sonra organizasyon komitesi ve görselleriyle birlikte web komitesi aracılığıyla tüm ÜNİFEBlilerle paylaşılacak...Bilgi var,iletişim var, paylaşım var,’Biz’ var...
Ya da çevredeki üniversitelerle birlikte bir organizasyon düşünüyorsunuz. Katılımın ve etki alanının daha geniş olduğu böyle durumlarda sorumluluğu da o kadar geniş bir grupla paylaşmak olacaktır önerilecek yol. Bu durumda söz konusu üniversitelerin organizasyon komiteleri ve üniversite sorumluları hep birlikte bir planlama yapar ve bunu 1907 ÜNİFEB organizasyon komitesi ve Yönetim Kuruluyla paylaşmalarının ardından, hazırlıkları yapar, organizasyonu gerçekleştirirler. Böyle organizasyonlarda organizasyon komitesi ve yönetim kurulu üniversitelerin kendi bünyelerinde gerçekleştirilen organizasyonlardan daha da fazla destek ve rehberlik sunmaya hazırdır, tek istenen zamanında bilgilendirmedir. Organizasyon gerçekleşir ve yine tüm çıktılar, deneyimler organizasyon komitesiyle ve görselleriyle birlikte web komitesi üzerinden 1907 ÜNİFEB ailesiyle paylaşılır.
Peki daha da büyütelim işi *ve gelelim tüm 1907 ÜNİFEB için düzenlenmesi planlanan organizasyonlara. Bu konuda sorumlu ve yetkili olan merciler 1907 ÜNİFEB Organizasyon Komitesi ve Yönetim Kuruludur. Peki bu üniversite örgütlenmeleri böyle genel organizasyonlar, kampanyalar düzenleyemez mi demek oluyor. Tabii ki de hayır. Bu yönde isteği olan üniversiteler, üyeler önce önerilerini bizimle paylaşırlar.Hep birlikte olabilirliğini sorgulayacağımız ve taslağını planlayacağımız bu öneriyi gerçekleştirilebilir ve gerçekleştirmeye değer bulursak yine hep birlikte, o zaman yetki-görev sınırlarını çizip gerekli iş takvimini çıkardıktan sonra , gönüllü sorumlu ekipler, çalışma grupları üzerinden, organizasyon komitesi ve yönetim kurulunun tam gözetimi ve rehberliğinde başlayabiliriz çalışmaya. 1907 ÜNİFEB geneli için ortaya atılan tüm kampanya, proje,aktivite fikirleri bu kapsama girer ki bu konuda yapmanız gereken tek şey düşünmek, kafa yormak, fikir geliştirmek, bunu forumda paylaşmak; bunun ardından alacağınız görüşlerle birlikte fikrinizi detaylandırmak, bir ön çalışma, bir durum değerlendirme analizi yaptıktan, çok kabaca da olsa bir taslak haline dönüştürdükten sonra organizasyon@1907unifeb.org üzerinden bizlerle paylaşmak...Bilgi var, iletişim var, paylaşım var, ‘Biz’ var...
Her zaman daha iyiye gidebilmek için çağrımız organizasyonların sıkı birer yaratıcısı,destekçisi, katılımcısı ve takipçisi olmanız... *
Burcu Oy
12-11-2005, 16:52
İletişime gelince konu bitmek bilmedi yazılması gerekenler ama unutmamalı başlık Kan Bağışı...
Konu hakkında daha önce de yazmış olduğum gibi Sezonda tespit edilecek bir gün ya da hafta içinde katılımcı olmak isteyen tüm üniversitelerin kampüslerinde eş zamanlı olarak gerçekleştirilebilecek bir kan kampanyasının dıişında, kan veri tabanı oluşturmak ve üç ayda bir düzenli ve gönüllü bir şekilde kan verecek bir sistem geliştirmekle ilgili de çalışabiliriz diye düşünüyorum...
İletişimle ilgili belirtmiş olduğum gibi bu 1907 ÜNİFEB genelini kapsayacak bir hareket olacaksa bu kapsamın gerektirdiği adımlara uygun bir şekilde hareket etmemiz gerekecektir.Dolayısıyla konuyla gerçekten ilgilenen arkadaşlar forum üzerinden gerçekleşecek fikir alış-verişleri sonunda bir çalışma grubu oluşturmak için gerekli öncü çalışmaları yapmaya gönüllü olurlarsa , hep birlikte yapacağımız değerlendirmenin ardından organizasyon komitesi ve yönetim kurulunun onayı,desteği ve rehberliğinde böyle bir projeye adım atabiliriz.
Daha önce Boğaziçi Üniversitesi Sosyal Hizmet Kulübü (www.busos.org / www.busos.boun.edu.tr) bünyesinde Kızılay ortaklığında başlatılan Kan Bağışı Kampanyası, kurulan olumlu ilişkiler sonucunda geçen yıl içinde, 1907 ÜNİFEB gibi Türkiye'nin dört bir tarafındaki üniversitelerde örgütlenmiş bulunan Toplum Gönüllüleri Vakfı (www.tog.org.tr) bünyesindeki katılımcı üniversitelerde 'Genç Donörler' adı altında uygulanmaya başlanmıştır. Proje bu eğitim yılında da devam edecektir. Bu yönde bir çalışma yapacaksak birlikte hareket etmemizin iyi bir fikir olabileceğini düşünüyorum...
Üst üste yazıp başınızı ağrıttım farkındayım, belki bir seferde oturup ben de okumam böyle uzun uzun görünce ama vaktiniz olduğunda, canınız istediğinde bir göz atarsanız sevinirim, özellikle 1907 ÜNİFEB olarak daha fazla ve daha nitelikli orghanizasyonlar düzenlemek istiyoruz diyorsanız...
Sevgilerimle...
Kemal Koç
01-04-2006, 16:10
www.mobilkan.com
www.kanbankasi.gen.tr
Kemal Aktürk
07-07-2006, 00:56
www.kanbankasi.gen.tr
Sanırım bu siteye üye olmuştum. Ne zaman üye olduğumu bile unutmuşum. Bugün telefon geldi. Yarın eğer uyarsa gidip kan vereceğim. Tavsiye ederim güzel bir duygu.
Burcu Oy
11-12-2006, 22:00
İnanç'ın forumdan yaptığı duyuru tekrar hatırlattı bu konunun önemini, konu tekrar üst sıralara taşınsın istedim...
İlker Kökdemir
12-12-2006, 08:53
Kan Vermek güzel ama geniş katılımlı bir organizasyon olması şeklinde geçen senelerde teklif etmiştim(TÜRKİYE Genelinde Bütün Ünilerde) ama Kızılayda yeterince Kan olduğunu önemli olan konunun sürekli KAN Verebilecek kişlere ulaşmak olduğunu söylemişlerdi.
Her Türlü elimden geldiğince Yardım edebileceğim Organizasyonlara Katılmaya Hazırım
İnanç Gülfidan
13-12-2006, 00:01
Florance Nightingale Hastanesi'nde yakalandığı kan kanseri(lösemi) hastalığı yüzünden kemoterapi tedavisi gören, yakın arkadaşımın babası İhsan Demiryürek için B rh+ kana ihtiyaç vardır. Hastaya, kanda bulunan trombosit seviyesi düştüğü zaman kısa bir süre içerisinde trombosit verilmesi gerekmektedir. Yardımcı olmak isteyen gönüllü arkadaşlar için biraz bilgi vermek gerekirse:
Gönüllüden alınan çok az miktarda kan, sonucu yaklaşık 1 saat süren teste tabi tutuluyor. Bu testte gönüllünün hepatit b,c veya hiv virüsü taşıyıp taşımadığı kontrol ediliyor ve kan sayımı yapılıyor. Bu testten olumlu sonuç çıkması durumunda ise gönüllü yine yaklaşık 1 saat süren aferez işlemine tabi tutuluyor. Trombosit bu işlem sonucu elde ediliyor. Bu işlemde gönüllü tekrar kan veriyor ve bu kandan trombosit ayrıştırılarak alınırken, aynı anda kan vücuduna geri veriliyor.
Vücut dışına çıkan trombosit ancak 5 gün saklanabildiği için hastanın trombosit seviyesi düştüğü zaman bu işlemin yapılması ve hastaya trombosit verilmesi gerekiyor. Bu yüzden hastamız için düzensiz ama gerektiğinde acil B rh+ kana ihtiyaç duyuluyor. Aferez işleminin zaman kaybından başka hiçbir sakıncası yok, sadece uygun damar yapısına(çok ince damarlı olmamak) sahip olmak ve kan bağışlamak için gerekli şartları yerine getirebiliyor olmak yeterli. İşlem sırasında hiçbir ağrı, sızı hissedilmiyor.
Kan grubu B rh+ olup, yardımcı olmak isteyen arkadaşlar bana özelden cep telefonu numaralarını gönderebilirler, ihtiyaç olması durumunda kendilerini arayacağım.
Duyarlı arkadaşlara şimdiden teşekkürler...
İnanç Gülfidan
13-12-2006, 00:02
Kan vermek isteyen gönüllünün:
-Hastane, doktor, hemşire, iğne, kan tutması vb. gibi korkuları olmamalı,
-Sürekli olarak kullandığı bir ilaç olmamalı,
-Finasteride, dutasteride, isoretinoin, acitretin, teretinate gibi ilaçları kullanıyor veya kullanmış olmamalı,
-Şu anda herhangi bir antibiyotik kullanıyor olmamalı,
-Son 2 gün içinde aspirin kullanmış olmamalı,
-Son 3 gün içinde diş hekimine gitmiş olmamalı,
-Son 2 ay içinde kan veya kan ürünü bağışlamış olmamalı,
-Son 2 ay içinde bir başkasının su çiçeği aşısı yarası ile teması olmuş olmamalı
-Son 1 yıl içinde herhangi bir aşı veya enjeksiyon yaptırmış olmamalı,
-Son 1 yıl içinde kendisine kan veya kan ürünü verilmiş olmamalı,
-Son 1 yıl içinde kendisine deri, organ, doku, kemik iliği vb. nakli yapılmış olmamalı,
-Son 1 yıl içinde başkasının kanı ile teması olmuş olmamalı,
-Son 1 yıl içinde büyük, 6 ay içinde küçük bir operasyon geçirmiş olmamalı,
-Son 1 yıl içinde cinsel yolla bulaşabilen (AIDS, frengi, bel soğukluğu vb.) hastalığa sahip kimselerle cinsel teması olmuş olmamalı,
-Son 1 yıl içinde frengi veya bel soğukluğu tedavisi görmüş olmamalı,
-Son 1 yıl içinde para, uyuşturucu ya da başka şeyler karşılığı seks yapan kimselerle cinsel teması olmuş olmamalı,
-Son 1 yıl içinde hepatitli birinin kanı ile teması veya hepatitli biri ile cinsel teması olmuş olmamalı,
-Son 1 yıl içinde dövme, akupunktur yaptırmış veya 1 yıl içinde kulağını deldirmiş olmamalı,
-1980’den bugüne toplam 3 ay süreyle İngiltere veya Afrika’da bulunmuş olmamalı, İngiltere veya Afrika’da kendisine hiç kan transfüzyonu yapılmış olmamalı,
-Uyuşturucu (eroin, esrar, kokain, vs.) kullanıyor olmamalı,
-Diyabet(şeker hastalığı), epilepsy(sara hastalığı), kalp, akciğer, böbrek hastalıkları, verem, hepatit, sıtma, babesiosis, Chagas, kanser, lösemi, kan hastalıkları gibi hastalıklar sebebiyle son 1 yıl içinde ilaç kullanmış olmamalı,
-Erkekse başka bir erkekle cinsel teması olmuş olmamalı,
-Bayansa son 1 yıl içinde herhangi bir şekilde gebeliği sonlandırılmamış veya şu anda hamile olmamalı.
İnanç Gülfidan
16-12-2006, 00:23
İlginçtir ki olaylara duyarlı, bilinçli üniversitelilerin oluşturduğu birliğimizden sadece 1 kişi bana özelden ulaşarak yardımcı olmak istediğini belirtti. Mehmet kardeşimize çok teşekkür ediyorum ve hastamızın trombosit ihtiyacının devam ettiğini yinelemek istiyorum.
Bunun dışında hastanın kan ihtiyacı da vardır. Herhangi bir kan grubundan 3 ayrı kişiden kan alınması durumunda, hastamıza 1 ünite kan verilmektedir. Bu sadece 10 dakika süren basit bir kan verme işlemi olacak. Umarım en azından bu sefer yardımcı olmak isteyenler çıkar.
17 Aralık Pazar günü İ.T.Ü. Ayazağa Kampüsü Gölet Yurtları önünden 10:00'da hastaneye minibüs kalkacak ve gün boyunca kan bağışı için Çağlayan Florance Nightingale Hastanesi ile İ.T.Ü. arasında seferler yaparak gönüllüleri taşıyacaktır.
Kan bağışının sağlığımız için yararlı olmasının yanında ihtiyacı olan birine yardım etmenin getireceği manevi memnuniyeti de düşünerek yardımcı olacağınıza inanıyorum.
Bilgi için:
Hastanın oğlu Ufuk: 05364559234
Erdem Özdamar
16-12-2006, 14:50
bu başlığı okuyınca aklıma geldide bizlerde eğer forum yönetimi onay verirse imzalarımızın altına kan gruplarımızı yazsak bu sayede acil bir durum halinde (maazallah) aranan kana ulaşma ihtimali bir nebzede olsun artabilir....
İlker Alıcı
17-12-2006, 01:15
Bizden giden 1 ay sonra tekrar damarımıza döner, ama ihtiyacı olan birinin metabolizmasının bunu yapması olanaksız... yarın bende gideceğim...
Deniz Tekin
17-12-2006, 01:18
Ben de yarın birkaç arkadaşımla hastaneye gideceğim! Saat 14.00'da mecidiyeköy metro girişinde buluşacağız! Duyarlı arkadaşlarında katılmasını bekleriz!
Onur Büyüktezgel
17-12-2006, 03:34
emeğimiz bir "can" için.. bu bambaşka birşey.. Bu bir organizasyon değil, bu tarz birşey değil.. Her mazeretin bir çözümü bulunur..
Lütfen arkadaşlar, yeterki düşünelim..
Keşke aşı vurulmuş olmasaydım ve bir kişi daha fazla olsaydık...
Rahmi Kara
17-12-2006, 04:13
Onur'un aşı vurulduğunu hatırladığında içinin burkulması aklıma geldikçe hala kötü oluyorum. Arkadaşlar bu ne bir organizasyon ne de başka bir şey. Sadece bizim vicdanımızla ve bu olaya ne kadar önem verdiğimizle alakalı.
Eğer pazar günü 2 saat daha fazla uyumak bireye daha tatlı geliyorsa bilemem ama aranızda bu olayın ne kadar önemli olduğunu kavrayanlarınız varsa eminim ki orada olacaktır.
İnanç Gülfidan
17-12-2006, 20:03
Bugün gelen herkese teşekkürler...
Ben akşam saatlerinde gittiğim için hastaneye gelenlerle karşılaşmadık ama Ufuk minnettarlığını defalarca dile getirdi. Üniversitemizin yurtlarından kalkan servislerle gelen arkadaşlarımızın sayısının oldukça fazla olması sebebiyle, beklemek zorunda kalmışsınız kusura bakmayın.
Herhangi bir gün Şişli Florance Nightingale Hastanesi Kan Ünitesi'ne giderek İhsan Demiryürek adına kan bağışında bulunmak istediğinizi belirtirseniz, 10-15 dakika sürecek işlem sonrasında cana can katmış olacaksınız.
Yardımcı olan ve olacak herkese tekrar teşekkürler...
Can Özcan
17-12-2006, 20:19
inanç yazdığında bütün şartları okudum, birini görünce "tüh" dedim, "bi 7 ay daha kan verme şansım yokmuş benim". keşke ben de aşı olmuş olmasaydım 5 ay önce. bir anlık dikkatsizliğim, sorumsuzluğum sonucu gecenin bir yarısı yere kapaklandıktan sonra atılan dikiş ve vurulan tetanos aşısını hatırladım. onun yüzünden elim kolum bağlı duracaktım bugün arkadaşlarım kutsal bir iş yaparken, cana can katarken.
çok sayıda arkadaşımızın gitmiş olması beni gururlandırdı; onlar böyle hayati bir yardım yaparken ben de onların arasında olmadığım için bir o kadar da üzdü.
ne kadar gurur duysak azdır bu kardeşlerimizle. acil şifalar diliyorum hastamıza.
Mert Çubukçu
18-12-2006, 00:30
ben malesef tansiyonum dusuk oldugu icin kan veremiyorum inanc :( elimden gelse hepsini verirdim ..
İlker Alıcı
18-12-2006, 00:33
gelen bütün arkadaşlara teşekkürler...Duyarlılığını gösteren kayıtsız kalmayan insanlarla aynı birlikte oldugumdan çok şanslı hissediyorum kendimi... İyi ki varsınız...
Selçuk Gerger
18-12-2006, 01:28
ÜNİFEB kardeşliğinin kendi gösterdiği bu organizasyona katılan ve katılıcak olan tüm arkadaşlarımıza teşekkürler...
İnanç Gülfidan
20-12-2006, 01:19
Hastamız ilik üretmeye başlamış, sağlığı iyiye gidiyormuş. Yardımcı olan herkese tekrar teşekkürler. Bu haftasonu dahil olmak üzere kan vermek isteyenler kan verebilir, sonra ihtiyaç olmayacak gibi gözüküyor şu anki duruma göre.
Aycan Yılmaz
20-12-2006, 02:17
Hastamız ilik üretmeye başlamış, sağlığı iyiye gidiyormuş. Yardımcı olan herkese tekrar teşekkürler. Bu haftasonu dahil olmak üzere kan vermek isteyenler kan verebilir, sonra ihtiyaç olmayacak gibi gözüküyor şu anki duruma göre.
bunu duymak gercekten de güzel.. umarız daha da iyi olur ve eski saglıgına kavusur..
Sercan Tuna
20-12-2006, 16:04
ben kan vermek istiyorum ama son kan bağışı yaptığımda fenalaşmıştım vede kan grubum uymuyor (0 RH+). :(
Esra Yılmazsoy
21-12-2006, 02:23
A RH NEGATİFİM zor bulunan bir kan benimki, ihtiyacı olan biri olursa ki olmaz işallah,her zaman seve seve gönülden gideriz.önemli konular bunlar hepimizin başına gelebilir.
vBulletin v3.6.8, Copyright ©2000-2012, Jelsoft Enterprises Ltd.