Orijinalini görmek için tıklayınız : 1907 ÜNİFEB Sivil Toplum Hareketleri
Burcu Oy
23-11-2005, 13:42
Uzun zamandır yazmak istediğim bir konuydu ama başlığı açtığım şu anda bile nasıl anlatsam bu konudaki düşüncemi karar vermiş değilim. Çünkü özellikle de toplumsal duyarlılık temelinde gerçekleştirmiş oldukları organizasyonları buradan bizlerle paylaşan aktif arkadaşlarımızın çalışmalarının değeri konusunda sırf şu internet ortamında kendimi istediğim gibi ifade edemediğim için bir yanlış anlama olmasını istemem.
Bu aktiviteler sonuna kadar iyi niyetli ve çok değerli girişimler kuşku yok. 1907 ÜNİFEBin misyonundan ziyade üyelerinde görmek istediği değerlerden toplumsal duyarlılık ve sosyal sorumluluk bilinci açısından örnek olan bu aktivitelerin tüm üniversitelerde devam etmesi ve bundan da önemlisi periyodik, devamlı ve standart bir şekilde bütünsel bir yapıya kavuşması bizim de dileğimiz. Sadece şunu tekrar etmek istiyorum bu aktiviteler 1907 ÜNİFEBin misyonundan ziyade üyelerinde görmek istediği değerlerden toplumsal duyarlılık ve sosyal sorumluluk bilinci açısından örnek...
Şimdi misyonumuzun içinde '...içinde yaşadığı topluma artı değerler kazandırmak' söylemi de var ve aslında bu yönde aktivitelerin de dolaylı olarak misyonumuza hizmet ettiğini de düşünebiliriz ama aslında Sivil Toplum Kuruluşları'nın hepsinin misyonunda bir şekilde toplumsal fayda vardır, bunun olmadığı dernek ve vakıfları STK olarak nitelendirmek çok da doğru olmaz. Dikkat edilmesi gereken şey tüm STKlarda ortak olan bu söylemin çalışmalardaki çeşitliliği, özerkliği baltalamamış olması. Bazı STKlar eğitim, bazıları çocuk, bazıları kadın, bazıları çevre, bazıları kültür, bazıları gençlik,bazıları insan hakları, bazıları ise spor alanında uzmanlaşmış, çalışmalarını bu konularda odaklandırmış durumdalar. Bu şekilde kurumun kaynaklarına (insan, bilgi, deneyim,beceri vs) ve önceliklerine göre belirlenmiş özel hedefler STKların çalıştıkları alanda daha etkin bir rol almasına yardımcı oluyor.Ve farklı alanlarda çalışan STKlar olduğu içinde hemen her alanda bir sivil katkı,katılım ve etki oluşmuş oluyor.
Biz gençler olarak işin doğalında yukarıdaki tüm konularla ilgili olmalıyız bu doğru,farklı konularda çalışan STKlarla birlikte öncelik ve olanaklarımız dahilinde inisiyatif alıp aktiviteler düzenleyebiliriz bu da çok güzel.Ancak şuna da dikkat çekmek lazım bizi bu çatı altında Fenerbahçe ortak paydasında buluşturan 1907 ÜNİFEB aslında Türkiye'de gerçek STK mantığıyla işleyen kurumların çok da fazla olmadığı bir alanda spor alanında konumlanmış olan bir STK. Bu konumuyla da bize sonuna kadar içinde olduğumuz, taraf olduğumuz bir alanda inisiyatif kullanıp rahatsız olduğumuz, eleştirdiğimiz şeyleri değiştirme fırsatı sunuyor ne mutlu ki.
Bundan sonrası bize kalıyor. Kendimizi sonuna kadar ait hissettiğimiz bu alanda bir şeyler değiştirmek için demokratik haklarımızı kullanarak, katılımda bulunarak neler yapabiliriz diye düşünmeye,düşündüklerimizi gerçekleştirmek için inisiyatif almaya karar verdiğimiz anda hep birlikte geliştireceğimiz bu 'Sivil Toplum Hareketleri'nin Fenerbahçe'ye ve spor alanında topluma neler katabileceğini biraz hayal edelim lütfen... *
Bundan sonraki birkaç mesajda, forumda daha önce yazılmış olan ve bir şekilde konuyla ilişkili bulduğum bazı mesajları alıntılamak istiyorum.Bu mesajların çoğu 1907 ÜNİFEBle ilgili olarak açılmış konulardan olduğu için 1907 ÜNİFEB olarak hayata geçirebileceğimiz Sivil Toplum Hareketleri neler olabilir konusunda ilham verici olabilir diye düşünüyorum...
Aktif olan, katılımcı olan, inisiyatif alıp bir şeyleri değiştirmek için harekete geçen herkese ilgi ve duyarlılıkları için tekrar kocaman teşekkürler...
Burcu Oy
23-11-2005, 13:49
Hedeflerimizi belirlemek için kendi öz niteliklerimizden yola çıkmamız gerekiyor. Biz üniversiteliyiz. Üniversite öğrencilerinden oluşmuş bir birliğiz. Buradan hareketle üniversite öğrencilerinden oluşmuş bir birlik Fenerbahçe'ye ne katabilir sorusuna cevaplar aramak gerekir. Bu soruya vereceğimiz cevaplar hedeflerimizi oluşturmak açısından bize yol gösterici olacaktır.
Verilecek ilk ve en basit cevap şu olabilir. Bu topluluk Fenerbahçe'ye tribün dışında da destek verebilir. Tamamı üniversite öğrencisi ve mezunundan oluşan bu topluluğun sadece tribünde Fenerbahçe'ye destek sağlaması oldukça lüks kaçan bir durumdur.
O halde bu oluşum sadece bir tribün grubu olmamalıdır.
Sadece bir tribün grubu olmayacaksa, bu oluşumdan Fenerbahçe'ye katkı sağlayacak projeler üretmesini bekleyebiliriz. Peki nedir bu proje üretmek? Nasıl yapılır? Daha geniş bir bakış açısı yaratması açısından önümüzdeki çok güzel bir örnekten faydalanalım. 1907 derneğini ele alalım. Bugün FBSK'ya adeta para basan Fenerium projesinin temellerini atan 1907'dir. FB tarihine ışık tutan "bahcedeki fener" belgeselini yaptırıp camiaya armağan eden yine 1907'dir. Hatta en yeni örnek yeni yapılan fenerium tribününün finansmanını sağlayan da 1907'dir. Benim derdim hadi biz de hemen bir stat yapalım demek değildir. Fakat bu kadar üniversite öğrencisinin bulunduğu bir yerde de mutlaka yaratıcı fikirler ortaya çıkmalı; yapılabilirliği varsa da hayata geçirilmelidir. Proje üretmek demek bu tarz işlere imza atmak demektir. Verdiğim örnekler bizler tarafından gerçekleştirilemeyecek projeler olabilir fakat aklımızın bir kenarına bunları yazarak hedeflerimizi yüksek koymalıyız ki başarabileceğimiz işler de büyük olsun.
Bunun ötesinde böylesine geniş bir tabana yayılmış olan bir topluluk kendiliğinden bir sivil toplum hareketine dönüşmüş olmaktadır. Yanlış anlaşılmaların çok olduğu bir nokta maalesef burası. Sivil toplum hareketi demek, hayır kurumlarına yardım etmek demek değildir. Yaşlıları ziyaret etmek, çocuk esirgeme kurumlarına katkıda bulunmak elbette çok masumane duygularla, iyi niyetle gerçekleştirilen organizasyonlardır ancak, ünifeb bunu hedef olarak önüne koymamalıdır. Bu tarz organizasyonları gerçekleştirmek adına "üniversiteli Fenerbahçeliler birliği" oluşturmaya gerek yoktur. Bunun için zaten halihazırda bir çok hayır kurumu vardır ve bireysel olarak da bu kurumlara katkılar yapılabilir. "Biz bir sivil toplum örgütüyüz" derken kastedilen; kurulduğu alanda, belirlediği hedefler doğrultusunda, sahip olduğu değerlerle bir sivil toplum hareketi yaratan bir örgüttür. Üniversite öğrencilerini örgütleyerek taraftarı olduğu kulübe bir şeyler katmayı amaçlayan, oluşturduğu potansiyeli camiasına katabilmeye çalışan bir oluşum zaten bir sivil toplum hareketinin ta kendisidir. Bunları göz önünde bulundurarak; bu konudaki vizyonumuzu genişletmemiz gerekmektedir. Fenerbahçe merkezli olmayan; darülaceze ve çocuk esirgeme kurumu ziyaretlerinin ötesine geçmeyen organizasyonlar bu oluşumun hedefi olmamalıdır.
Demokrasilerin temel taşları olan sivil toplum örgütleri, sivil halkın, yönetilen bir toplumda inisiyatif alabildiği, söz söyleyebilme hakkına kavuştuğu örgütlenmelerdir. Kamuoyu oluşturmak temel görevidir bir sivil toplum kuruluşunun. O halde Ünifeb'in de FBSK yararına kamuoyu oluşturma misyonu da buradan kaynaklanmaktadır. Ses getirecek, kamuoyu oluşturacak eylemler, protestolar, organizasyonlar bu oluşumun temel hedefidir.
Her zaman bahsettiğimiz; bugünün üniversite sıralarından başlayacak dostlukların geleceğe taşınmasıyla oluşturulacak bu büyük gücün ve potansiyelin FBSK'ya olumlu yönde aktarılmasıdır bu oluşumun misyonu..
Okan Uzunkaya
Burcu Oy
23-11-2005, 13:53
....Ortada büyük haksızlıklarla maç seyretme özgürlüğümüz saçma sapan kararlarla elimizden alınırken bizlerdeki bu tepkisizlik gerçekten insanı üzüyor. Emniyet, Federasyon ve 3 büyük klüp çıkıp kafasına göre şu maçlara şu takım taraftarı gelemez diyebiliyor.Ve bu tepkisizlik sonucundan kuvvet alan insanlar ve kurumlar da istediği gibi at koşturabiliyorlar....
...Geçen sezon bjk bayan basket maçında yaşananlar sonucu girişilen protesto eylemi sonucu girişilen tepki ne kadar anlamlı ve etkiliydi hatırlarsınız.... lütfen herkes kendine, renkdaşına hatta rakip takım taraftarına karşı yapılan haksızlıklara karşı duyarsız kalmasın.... *
UFB’nin okullardaki faaliyetlerine resmen başladığı 2002 Ocak ayında İst. ve dışındaki 20den fazla üniye eş zamanlı asılan, üniversiteli F.Bahçelileri katılımcı olmaya çağıran GEL ana temalı afişlerimizde yazan ve ne yazması için üzerinde bayağı bir kafa patlatılan sloganlarda şunlar yazılıydı:
-F.Bahçenin Aydınlık Geleceği İçin GEL
-Bilinçli Bir Kamuoyu İçin GEL
-Ömür Boyu Sürecek Dayanışma İçin GEL
...Unutmayın F.Bahçemizi her yerde her koşulda destekleyecek taraftar kitlesi her zaman olacaktır, özel gün ve başarıları kutlayacak F.Bahçe dernek ve toplulukları da dünyanın dört bir köşesinde mevcut. Ama F.Bahçenin aydınlık geleceği olduğunu iddia eden, klubu ve ülkesi için artı değerler üretmesi gereken, kendisine, klübüne, hatta rakibine yapılacak haksızlık ve imtiyazlara karşı çıkıp adalet için çırpınacak bu yolla sporun dostluk, kardeşlik ve fair play içerisinde yıllarca sürmesini temin edecek tamamı üniversite öğrencisi veya mezunundan oluşan bir başka dernek yok, bir başka 1907UNIFEB yok.
...Öncelikli olarak kendimize sonra da klübumuze yapılan haksızlıklara karşı ortak bir duruş sergileyelim.
Tüm taraftarlara sevgilerle... Emre Altındal
...Bu birlik zamanında onlar tarafından kurulurken, 1 sene sonrası 2 sene sonrası 5 sene sonrası 10 sene sonrası ve 30 sene sonrası gibi, kısa , orta ve uzun vadeli hedefler konuldu...
Asılan afişlerde ne yazıyor ?
-F.Bahçenin Aydınlık Geleceği İçin GEL *
-Bilinçli Bir Kamuoyu İçin GEL *
-Ömür Boyu Sürecek Dayanışma İçin GEL *
"Bilinçli bir kamuoyu oluşturmak" tam da içinde bulunduğumuz duruma denk düşen bir hedef. Bugün Fenerbahçe üst üste 2 şampiyonluk kazanmışken ve de 3. sü için en büyük favoriyken tabii ki bazı kesimler bundan rahatsızlık duyacaktır. *
...Bugün bu birliğe dahil isek Fenerbahçe'nin haklarını korumak, *Fenerbahçe için bir şeyler yapmak mecburiyetindeyiz... Bunun yolu da forumlarda internet aleminde yazmaktan çok öte... Etrafta neler olup bitiyor, Fenerbahçe üzerinde neler yapılmaya çalışılıyor , tahkim ne yapmış, pfdk ne yapmış bunlardan çoğu insan bi haber.
...bilinçli bir birliğin yaratacağı kamuoyunu ve kuvveti hiçbir şey yaratamaz. Bu gücü yaratmak için de 1907UNIFEB'in bilinçli Fenerbahçeli üniveristeli üyelerine ihtiyaçları vardır...
Levin Susar
Burcu Oy
23-11-2005, 14:02
1907UNIFEB... Üniversiteli Fenerbahçeliler Birliği...
...Neydi bu Aydınlık Gelecek olmak! Sadece bir laf mı, yoksa altında büyük anlamlar taşıyan bir slogan mı? Aslında bu sloganın anlamını, 1907UNIFEB'in kendisi, ismi en iyi şekilde anlatıyordu. Üniversiteli Fenerbahçeliler Birliği...
Üniversiteli bir grup hedef alındı... Lise, ortaokul yada başka bir yaş grubu değil... Üniversiteli... Çünkü kendisini ispatlamış, çünkü yaratıcı, çünkü topluma örnek, çünkü bu ülke geleceğinin merkezidir üniversiteli... Sokaktaki adamdan farklıdır, farklı olmalıdır. Proje üretir, hayata geçirir, kısıtlı kaynaklardan, maksimum faydayı elde etmeye çabalar ve bilgiyi üretir üniversiteli... Toplumunun ve ülkesinin yarınını yaratmaya çalışır.
Fenerbahçeli üniversiteliler; Fenerbahçe için yaratıcı fikirler ortaya çıkarır, Fenerbahçe toplumunda, camiasında örnek olur, proje yaratır, grupçuluk yapmaz, sadece Fenerbaçe'yi destekler ve Fenerbahçe'nin geleceğini yaratmaya çalışır.
Üniversiteli Fenerbahçeli Birlikleri de, bu değerleri birleştirir, sinerji yaratır, gücünü büyütür... Bireysel dinamikleri kuvvetlendirir, Fenerbahçe ve ülke için gücünü en iyi şekilde kullanır. Zamanı gelince masaya yumruğunu vurur ve camiasına karşı oynanmaya çalışan oyunlara izin vermez.
...Ama hiçbir zaman unutulmaması gereken bir şey vardır. Amaca ulaşmak için kullanılan araçlar, bir organizasyon için 'amaca dönüşmemesi gerekir' Bu konu 1907UNIFEB için de geçerlidir.
...geleceğe damgasını vurmaya hazırlanan, Fenerbahçe aşkıyla yanıp tutuşurken, gerçekleri çok iyi görüp tartan, gereken yerde tepkisini en iyi şekilde ortaya koyan, ömür boyu sürecek bir dostluğu, Türkiye'nin en bilinçli kamuoyu olmayı, tüm okullarda en büyük olmayı vs yi sözde değil, özde yapan bir organizasyon...
Aydınlık Gelecek her şeyiyle geleceğe damga vurmaktır. Hayal edilemeyecek şeyleri başarmaktır. Kimin için mi? Önce Türkiye, sonra da Fenerbahçe Cumhuriyeti için... Bizler çok büyük bir potansiyeliz. Gelecekte bu ülkenin kaderini bizler belirleyeceğiz. Aramızdan çok önemli kişiler çıkacak. Çarkların dönmesinde önemli roller üstleneceğiz. Büyük bir milletin kaderi ellerimizde olacak. Tabiki Fenerbahçemizin de...
Güven ortamının bozulduğu, en önemli kuruluşların bile saygıdeğerlik kavramını yitirdiği, şaibe laflarının her alanda lûgatlarımızda yerini aldığı bir toplumu biz bilinçlendireceğiz. Bunun için, içinde yer aldığımız birliği her yönüyle ciddiye almalı, sadece üniversite yıllarında uğraştığımız sosyal bir faaliyet değil, edindiğimiz dostlukların ebediyete kadar süreceği, birbiriyle çok iyi ilişkileri olan çok büyük bir sosyal altyapı olarak benimsemeliyiz. Etkinliğini ve verimliliğini kaybetmiş, hantal yapılarıyla bırakın toplumu, kendine bile faydası olmayan örgütlenmelere, her türlü faaliyetimizle örnek olmalıyız. Aydınlık Gelecek olma isteğimizi de bir felsefe haline getirmeliyiz. Bunu yaparken de, birbirimizle bir takımın oyuncuları gibi yardımlaşmalıyız.
1907UNIFEB dendiğinde aklıma, büyük bir topluma önderlik edecek bir organizasyon geliyor. Geleceği yeniden yaratacak bir organizasyon. Aydınlık Geleceği...
BAŞARI, TAKIM ÇALIŞMASI İLE BAŞLAR!
1907UNIFEB, AYDINLIĞA ÇIKAN YOLU AÇACAK BİR NESİL!!!
Hakan Bıyıklı
Burcu Oy
23-11-2005, 14:04
Biz Yazısı
01 Kasım 2005 - "Taraftarı olduğu Fenerbahçe Spor Kulübü'ne, içinde yaşadığı çevreye ve topluma artı değerler sağlamak" söylemini kendisine misyon edinerek yola çıkmış olan 1907 ÜNİFEB, Fenerbahçe Spor Kulübü için bilinçli, etkili ve güçlü bir kamuoyu desteği yaratmayı da öncelikli hedeflerinden biri olarak benimsemiştir
...Eğer “Biz bir Sivil Toplum Kuruluşuyuz” demek istiyorsak, Fenerbahçe'ye ve/veya genel anlamda spora katkı sağlayabilecek projeler, kampanyalar gerçekleştirmeyi, üyelerin demokratik haklarını kullanarak bu yönde yanlış şekilde geliştiğini düşündüğü, eleştirdiği konularda değişim yaratabilecek çalışmalarda bulunmasını sağlamayı organizasyonel hedeflerimiz arasına koyuyorsak, işte o zaman Sivil Toplum Kuruluşu (STK) olmanın ve bunun var oluş sebebi olan demokrasinin olmazsa olmazı katılımcılık ilkesine sadık kalmak durumundayız.
...1907 ÜNİFEB içinde katılım göstermesini beklediğimiz arkadaşlarımız sadece üniversite sorumluları ya da çalışma ekipleri, katılım gösterilebilecek boyut sadece yönetim değil elbette ki. Tüm 1907 ÜNİFEB üyesi arkadaşlarımızdan farklı alanlarda ve boyutlarda aktif katılım ve katkı göstermelerini bekliyoruz: düzenlenen organizasyonlara katılmak; farklı aktivite, proje ve organizasyonlar için oluşturulmuş takımlarda rol almak; 1907 ÜNİFEB web sayfasını ve forumunu takip etmek; amacına uygun olarak ve belirtilen kurallar çerçevesinde 1907 ÜNİFEB forumlarına yazmak; spor, futbol ve Fenerbahçe ile ilgili gündemi takip etmek; spor, futbol ve Fenerbahçe ile ilgili makaleler, kitaplar okumak, önermek; sorumlu kişilere projelendirilebilecek önerilerde bulunmak; Fenerbahçe, spor ve futbolla ilgili çevresinde olup bitenleri, gözlem ve önerilerini ilgili sorumlu kişilere iletmek; yanlış şekilde geliştiğini düşündüğü, şikayetçi olduğu konularda demokratik haklarını kullanarak 1907 ÜNİFEB değerlerine uygun bireysel tepkiler geliştirmek, demokratik kitlesel tepkiler geliştirilmesi gerektiğini düşündüğü durumlarda bunu sorumlu kişilerle paylaşmak; Fenerbahçe, spor, futbol ve 1907 ÜNİFEB’le ilgili yazılar kaleme alıp sorumlu kişilere ulaştırmak...
1907 ÜNİFEB Yönetim Kurulu
...Geçen hafta düzenlenen Sporda Kalite Sempozyumunda Kahraman Bapçum'un bize hatırlattığı bir söz oldu, 'Türkiye 20 milyonluk bir bombanın üzerinde duruyor'. Doğruluğu yadsınamaz bir düşünce...Önemli bir genç nüfus yüzdesine sahip Türkiye eğer bu nüfusu bahsettiğin ve daha da ekleyebileceğimiz riskler ve tehlikeler içinde kaybederse,bu tehlikeler yüzünden toplum içinde bir bombaya dönüşmelerine izin verirse bu gerçekten en büyük tehlike...
Konu hakkında makro ölçekli müdaheleler yapılması zorunluluğunun açık açık görülmesinin yanında,bu alanda özellikle gücünü güçlü olmasıyla meşrulaştıran büyük çıkar guruplarıyla savaşmanın çok zor olduğu da bir gerçek. Bu tehlikelerin göbeğinde,türlü riskler altında yaşayan çocuk ve genç gruplarıyla çalışmalar yapan sivil toplum kuruluşlarının en çok odaklandıkları konu eğitim. Eğitim alanında ve psikososyal destek programları bünyesinde, bazı STKların çalışmaları sırasında başvurdukları farklı bir ifade ve gelişim yöntemi olarak sanatı görebiliyoruz. Peki ya spor? Spor ve özellikle futbol medya tarafından sürekli çirkinliklerle gündeme getirilen, geliştirici ve olumlu yönleri sürekli olarak görmezden gelinen bir konu. Kimse sporun da aynı sanat gibi risk altında bulunan çocuk ve gençlerin kendilerini ifade edebilecekleri, geliştirebilecekleri bir alan olduğunu göstermeye çalışmıyor. Oysa ki fiziksel gelişimin yanında spor, çocuk ve gençlerin kendilerine güvenlerinin gelişmesine, takım çalışmasının deneyimlenmesine, iç disiplinin ve öfke kontrolünün sağlanmasının öğrenilmesine yapabileceği katkılarla psiko-sosyal gelişim için de iyi bir anahtar olabilir. *
Spor alanında kurulmuş bir sivil toplum kuruluşu olarak 1907UNIFEB, sporda şiddetten karaborsaya, madde bağımlılığından, pasif gençliğe birçok sorun alanında, yapacağı spor odaklı dönemsel proje ve kampanyalarla, çözüme katkıda bulunabilir. *
Burcu Oy
Burcu Oy
23-11-2005, 14:07
Yüreğinize, düşüncelerinize ve emeğinize sağlık ne diyebilirim...
Yine ve yeni bir gönüllü aktivite zinciri daha UNIFEB adına... *
Dikkat çekici bir nokta da bu çalışmalar yapılırken kurulan Fenerbahçe köprüleri, genişleyen Fenerbahçe ağları...Tebrikler ve teşekkürler...
'Hem 1907UNIFEB'in toplumsal bilinçle hareket ilkesinde bu kadar iyi hareket ederek UNIFEBimizi, bilinçli Fenerbahçelileri böyle iyi temsil ettiğiniz için hem de yaşlılarımız,annelerimiz ve kardeşlerimiz adına, onlara sunduğunuz eğlenceli, güzel dakikalar için... *
Toplumsal duyarlılık-gönüllülük temelindeki organizasyonları, bu sene yaşanılanlardan alınan geri bildirimlerin desteğiyle biraz daha zenginleştirip, belki UNIFEB'in misyonu ve faaliyet alanıyla daha da ilişkilendirerek sizlerle birlikte UNIFEB ailesinin tüm birliklerinin yerellerinde yürütebilecekleri ve de belki yılda bir iki kere genel buluşmaların sağlanabileceği uygulanabilir ve sürdürebilir bir proje örneği tasarlamak organizasyon komitesinin olduğu gibi benim de kişisel olarak en büyük isteklerimden biri... *
...UNIFEB'in sivil toplum kuruluşu (STK) olarak yapabilecekleri, yapması gerekenlere gelince. Bu açıkçası forumda, doğru ve etkin iletişimin genel öğelerinin eksik olduğu bilgisayar ortamında konuşulmayacak kadar geniş ve önemli bir konu, umuyorum ki bir dahaki konseyimizde irdeleyebileceğimiz bir alan... Bence UNIFEB bir Sivil toplum kuruluşu (STK) olarak iki yönde organizasyonlar ve projeler gerçekleştirebilir. Biri (benim biraz daha gelişmesini istediğim konu) bir STK olarak bulunduğu alanda yani spor alanında , Fenerbahçe'ye ve/veya genel anlamda spora katkı sağlayabilecek projeler, kampanyalar gerçekleştirmek, demokratik haklarını kullanarak bu yönde yanlış şekilde geliştiğini düşündüğü, eleştirdiği konularda değişim yaratabilecek çalışmalarda bulunmak. Diğer bir alansa STK olarak bulunduğu alandan bağımsız, genel olarak bulunduğu topluma ilişkin, fazla uzmanlık, kaynak gerektirmeyecek şekilde katkıda bulunabileceği projelere katılmak ya da kendi bünyesinde bunun gibi toplumsal duyarlılık projeleri gerçekleştirmek. Ağaç dikim kampanyaları, eğitime destek kampanyaları, çocuk esirgeme kurumu- huzurevi ziyaretleri, kitap- kan bağışı kampanyaları gibi. Bu alanda özellikle çocuk esirgeme kurumu- huzurevi ziyaretleri konusunda UNIFEBliler bulundukları yerelde ufak çaplı da olsa çok sayıda girişim gerçekleştirdiler aslında, zaman geçtikçe daha da gelişeceğini hissettiğim. Bu alandaki duruşumuzu yukarıda bahsettiğim konularda duyduğumuz kampanyaları, çalışmaları, alanda çalışan STKların faaliyetlerini sitemizde duyurup üyelerimizin bu çalışmalara katılımını destekleyerek de kuvvetlendirebiliriz düşüncesindeyim. Bunun dışında maçların olmadığı, dolayısıyla daha az yoğun olduğumuz yaz döneminde yapabileceğimiz ön çalışmalarla her yıl bu alanların her birinde yıl boyu devam edebilecek büyük projelere de imza atabiliriz (ağaç dikme- kan bağışı kampanyaları vb.).
...Yapılan çalışmalardan toparlanan bilgilerle toplumsal duyarlılık alanında da, UNIFEB üyelerinin daha etkin bir şekilde yer alabileceği bir konu belirlemenin daha da iyi olabileceğini düşünüyorum. Toplanan bilgiler sonucunda o sene için özel bir konu seçilebilir bir dahaki sene değişip başka bir odakta buluşulabilecek. Mesela ilköğretim çağındaki çocuklara yönelik 6-8 haftalık dönemsel projeler, UNIFEB gönüllülerinin çocuklarla müfredat dışı, spor odaklı aktiviteleri paylaşacağı, ya da diğer bir sene tamamen çevreye odaklanır konu, ilgili STKlarla işbirliği halinde Türkiye genelinde ağaç dikme kampanyaları geri dönüşüm projeleri gerçekleştirebilir UNIFEB....Ve aklınıza gelen bir çok başka proje, kampanya...
Umudum bu alandaki gelişmelere paralel olarak UNIFEB'in bulunduğu spor alanında da doğru gitmeyen, şikayetçi olunan sorunların çözümüne yönelik de insiyatif kullanmaya başlaması, arzulanan yönde bir değişim için aktif bir katılımla çalışması
Burcu Oy
Burcu Oy
23-11-2005, 14:13
...Bence UNIFEBlilerin yapması gereken şeylerden biri işte tam da bu! Fenerbahçemiz aleyhine yapılan yayınları, haberleri takip edip gerekli düzeltmelerin yapılması, bu taraflı ve yanlış haberlerin yayınlanmaması için gerekli kınama ve uyarı mesajlarını göndererek baskı oluşturmak!
Uyarılarımızda dikkat çekebileceğimiz bir başka nokta da sporun şiddet-terör gibi kötü kavramlarla anılmaya başlandığı böyle kritik günlerde, konuyla ilgili yanlış ve taraflı bir haber yapılmasının yanında ,bunun daha çok kişiye ulaşması için görüntüleri ve haberi ana haber bültenine taşıyarak statlara yaptıkları gibi salonları da şiddetle eşleştirilip konunun körüklenmesini sağlanması, olumlu örneklerin vurgulanarak düzeltilemeye çalışılması dururken...
Burcu Oy
...Tam da burada, bahsedilen güzelliklerin vurgusu, çoğumuzun yaşadığı, hissettiği ve bardağın o dolu yarısının gösterilmesi için çalışmalıyız biz.. Tam da bu noktada bardağın boş yarısına takılmış ve onun da dolmaması için elinden geleni yapan, futbolun güzelliklerini, değerlerini küçülten medyanın büyük bölümünün de içinde bulunduğu kurumların karşısında futbolun yanında olmalı duruşumuz...
Futbolun UNIFEB şansını gerçeğe dönüştürmek için
bu sevginin devamı içi...Futbolun güzelliklerinin kaybolmaması, yitirilen değerlerinin yeniden yüceltilmesi, daha fazla kayıplara uğratılmaması için çalışılması, bu yönde bir gidişata yön ve hız veren türlü politikalar ve kurumlarla bir anlamda 'savaşılması' lazım. Silahları, şiddeti değil demokratik bir toplumda yaşıyor olmanın hakkını, sivil olmanın gücünü kullanarak....
Ve unutmamalıyız ki UNIFEB aslında bizim futbol ve genel anlamda sporla ilgili düşüncelerimizi, FENERBAHÇE aşkımızı, tazeleyip paylaşarak hep canlı tutabileceğimiz bir ortam sağlamanın yanında, bu yönde ihtiyaç duyulan girişimlerin başlaması, yöntemlerin tartışılması için çok uygun dinamik bir platform sunuyor bizlere...
Yargılanmak istemiyorsak ne biçim bir yapının savunucusu olmaktan, içinde olmaktan, ve daha da çok sürekli kendimize sormak istemiyorsak 'ya neler oluyor, her şey bu kadar mı farklı görmek istediğimden' sorusunu
o zaman
Düşünelim, tartışalım,
Bu fırsatı kaçırmayalım, değerlendirelim...
Burcu Oy
Burcu Oy
23-11-2005, 14:15
Son Gelişmelerle İlgili Yorumlar
01 Ekim 2005 - Değerli 1907ÜNİFEBliler,
... Pankartların taraftarlık kültürünün vazgeçilmez bir parçası olduğunu savunduk hep ve savunacağız da her zaman. Ozan atışmaları tadında, yaratıcılığın üst sınırında ama ne olursa olsun toplum olarak bağlı olduğumuz değerleri göz önünde bulundurarak hazırladığımız pankartlarımızla gurur duyduk hep. Gereken mesajları gereken yerlere ulaştırmak için, kendimizi anlatmak için insan olarak ifade özgürlüğü çerçevesinde kullanmak istediğimiz bu hakkımız da elimizden alınmaya çalışıldı, çalışılıyor son dönemlerde.... Biz, pankartların taraftarlık kültürünün değişmez parçası olduğu inancıyla, ifade özgürlüğünün savunuculuğunu yapmaya çalışırken, ...Gözlerine perde indirenler görmeyeceklerdir, kulaklarını tıkayanlar duymayacaklardır yine ama bizler haklarımızı kullanmak için sonuna kadar çalışmaya, haklarımız çerçevesinde bir şekilde kendimizi ifade etmeye,devam edeceğiz herkes bizi anlayana kadar. Fenerbahçe’miz sahada, Fenerbahçeli taraftarlar olarak bizler yanında bir bütün olmaya, hiç susmadan konuşmaya devam edeceğiz. Bu böyle biline!
Hukuka ve eşitlik ilkesine ihanet edenler, insan haklarına aykırı, mantık dışı bu kararlara destek olanlar, bu olaylara seyirci kalanlar, onaylayanlar, taraftarlar yoluyla taraftarlık ruhunu hedef aldıkları bu tutumlarının aslında direk olarak futbolu öldüreceği gerçeğini ne zaman kavrayacaklar, futbola ihanet ettiklerinin ne zaman farkına varacaklar, ne zaman gerçekten yapmaları gereken şeyi yapmaya, spora ve futbola hizmet etmeye başlayacaklar merak ediyoruz. Onların bu gaflet uykusundan uyanmaya niyetlerinin olmadığının farkındayız ama onları bu uykularından uyandırmak için çalışmaktan vazgeçmeyeceğiz. Bunun kolay olmadığını biliyoruz ama 1907ÜNİFEB olarak biz, kulübümüze ve taraftarlık kültürüne destek olmak için sporun, futbolun, fair-play’in, taraftarlığın ve Fenerbahçe’nin savunucusu olma yolunda kendimizi geliştireceğimize söz veriyoruz. Bizim gibi düşünüyorsanız, hoş geldiniz!
1907 ÜNİFEB Yönetim Kurulu
Emrah Tamçelik
12-03-2008, 00:16
Arkadaslar biz Düzce Üniversitesi Unifeb olarak lösemiden ölen çocuklar için kan bagısı yaparak bır umut ısıgı olmak ıcın cabalıyoruz bu olusum icin destek olabılecek arkadaslarımızın ılgısını beklıyoruz Emrah Tamçelik
Birgül Gürsoy
23-03-2008, 17:05
Arkadaşlar bu kadar güzel paylaşımın üzerine bana da katkı sağlayabilecğinizi düşünüyorum. Ben bir proje içinde "Gönüllülük, farklı STKlarda gönüllülük" konusunu işleyeceğim. Hacettepe Üniversitesi forumunda da Gönüllülük başlıklı bir konu açtım. Orda istediğime dair açıklamalar yaptım. Kısaca istediğim bir STKda gönüllü olmak nasıl bir şey? Size göre gönüllülük ne? Size kattığı özellikler ne? Bir de bu projede mutlaka şuna da değin dediğiniz şeyler... Bu konuda zaman ayırıp bana yardımcı olursanız çok sevinirim. Gelen yanıtlara göre projemi şekillendireceğim. Şimdiden teşekkürler :)
Ufuk Tezel
04-02-2010, 05:14
öncelikle konuyu nereye yazacağıma karar veremedim en uygun yer burası diye düşündüm
bizlerde universiteli fenerbahçeliler olarak tekel işçisinin yanında olduğmuzu tribünde pankartlarla belirtmeliyiz diye düşünüyorum bunun için çalışmalar yapılabilirmi merak ediyorum. grubmuzun sadece fenerbahçe tribün grubu değil aynı zamanda bir sivil toplum kuruluşu olduğunu unutmayalım. grubumuzun bu özelliği tekel işçilerine destek olmamız gerekir diye düşünüyorum.bu grevle ilgili bi başlık açılsa iyi olur..
Caner Akyol
04-02-2010, 19:01
katılıyorum. aynı tribünde olduğumuz vamos bien gibi
tekel işçilerine destek veren diğer gruplar genlerbirliği kara kızıl ve maraton şimşekler,ankaragücü sokak, bjk çarşı ve halkın takımı, diyabakır taraftar derneği,lüleburgaz ve göztepe taraftarı yaparken biz neden yapmayalım
Hasan Kaya
27-09-2010, 21:57
BEDENLERE ÖZGÜRLÜK ENGELSİZ TRİBÜN
ENFEB
http://www.birgun.net/sports_index.php?news_code=1285494361&day=26&month=09&year=2010
Yasin Okur
31-10-2010, 02:25
1907 Ünifeb Fatih Üniversitesi Üyemiz Sayın Armağan Yüzüak Kardeşimizin Dedesi için acil kan aranıyor...Kan verebilecek arkadaşlarımızın(kan grubu farketmez)bize ulaşması önemle rica olunur(Çapa Devlet Hastanesi)
Armağan Yüzüak:05556716773
Burcu Oy
23-01-2012, 22:22
Kentine sahip çıkıp mabedin yollarına düşmek lazım!
MAHALLELER BİRLEŞİYOR İSTANBUL ‘KENT HAKKI’ NA SAHİP ÇIKIYOR!
Farklı görüşlerden demokratik kitle örgütleri; mahalle dernekleri, kent hareketleri, platformlar, eylemciler, sanatçılar, akademisyenler, milletvekilleri ve çeşitli meslek gruplarından İstanbullular olarak:
Kamu yararını, sosyal adaleti ve doğayı hiçe sayan, 3. Köprü, Marmaray, Avrasya Tüneli ve Kanal İstanbul gibi büyük projeler başta olmak üzere, rant kaygısı ile yapılan bir dizi kentsel dönüşüm ve yenileme projesiyle kentimizin tarihini, kültürünü ve doğasını yok etmeye çalışan,
Mahallelerimizi yıkarak, sadece konutlarımızı değil kentle kurduğumuz tüm ilişkiyi, dayanışma ağlarımızı ve yaşamlarımızı darmadağın eden,
Hiç bir seçenek bırakmadığı kentsel dönüşüm mağdurlarını TOKİ silolarına zorla yerleştirerek, ekonomik, sosyal, kültürel ve psikolojik zorluklar yaratan,
Dönüşüm bölgelerinin en korumasız kesimi olan kiracıları yok sayarak görmezden gelen,
Mahallelerimizi yok etmeye kalkıştığı gibi okullarımızı ve hastanelerimizi de satarak, özelleştirerek, bu kentin harcını karmış emekçi ve alt gelir gruplarına kentin kapılarını tamamen kapatmak isteyen
Sonu gelmez bir rant hırsıyla, ortak kullanım alanlarımızı, sinemalarımızı, sahillerimizi, parklarımızı tüm yeşil alanlarımızı, hatta çadır- kent alanlarımızı bile elimizden alarak sermayeye sunan;
İktidara, sermayeye ve tüm iş birlikçi mimar ve plancılara karşı,
Kentler üzerinde söz hakkının bu kentlerde yaşayanlarda, yani bizlerde olduğunu ilan etmek ve bir arada, örgütlü bir kent mücadelesine omuz vermek üzere
29 OCAK 2012 PAZAR GÜNÜ SAAT 11.00’de
‘Tüm ağaçları, kesilmek üzere işaretlenmiş’ TAKSİM GEZİ PARKI’nda
SERBEST KÜRSÜ’de bir araya geliyoruz.
KÜRSÜ SENİN İSTANBUL / KENT HAKKI’NA SAHİP ÇIK!
Program
11.00-11.45
Açılış Konuşması: Ömer Kiriş-TOZDER
Dayanışma Konuşmaları: Prof. Yves Cabannes-UCL/ Cesare Ottolini-IAI
Tematik Konuşmacılar:
Gecekondu Dönüşüm Alanları: Erdoğan Yıldız-GULDAM
Tarihi Bölgeler Yenileme Alanları: Çiğdem Şahin
3. Köprü: Yaşam Platformu
Emek ve Beyoğlu: Beyoğlu için Mücadele
11:45 -12:30: ‘ Kamusal Sanat Laboratuvarı "ÇARPANA" Performansı
Müzik Grupları
12:30-13.30: Açık Kürsü: Mahalleler Konuşuyor
vBulletin v3.6.8, Copyright ©2000-2012, Jelsoft Enterprises Ltd.