PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Dikkat: Kuş Gribi Korku Saçıyor!


Ali Yılmaz
06-01-2006, 21:37
Kuş gribi nedir?

Uzakdoğu Asya’da kuşlar ve kümes hayvanları arasında başlayıp daha sonra insanlara geçen kuş gribinin, Rusya ve Romanya’dan sonra ülkemizde de görülmesi, hastalığın sınırlı bir salgın olmayıp, tüm dünyayı tehdit ettiğine dair uyarıları doğruladı.

http://www.ntvmsnbc.com/news/208799.jpg

Kuş gribi tavuk, kaz, ördek gibi kanatlı hayvanlarda kitlesel ölümlere yol açan ve aslında bir hayvan hastalığının etkeni olan H5N1 virusunun insanlarda yaptığı hastalıktır. Grip (influenza A) virusunun hemaglutinin (H1-H7) ve nöraminidaz (N1-N3) olmak üzere iki tip antijeni vardır. Bunlardan yalnız H1, H2, H3 ve N1, N2 antijeni taşıyan virüslerin insanda grip hastalığına ve salgılarına yol açtığı bilinir.

1918 yılında H1N1 virusu, 1. Dünya Savaşında ölenlerden çok daha fazla sayıda insanı öldürmüş; 1957’de antijenik yapısını tamamen değiştirerek H2N2 virusu şeklinde Asya gribi pandemisine yol açmıştır. 1968’de yeniden değişime uğrayarak H3N2 virusu şeklinde Hong Kong gribi pandemisini yaratmıştır. 1977’de dünyaya yayılan Rus gribinin etkeni, 60 yıl önceki influenza A virusu ile aynı antijenik yapıda, yani H1N1 virusu idi.

Yaklaşık her 10 yılda bir antijenik yapısını değiştirerek ülkeler ve kıtalar arasında yayılan grip salgınlarında etken, hep H1, H2 veya H3 antijenik yapısında olmuştur. H5 veya H7 antijeni taşıyan grip virusu ise farklı bir virus olup kanatlılarda hastalık ve ölüme yol açmış, 8 yıl öncesine kadar insanlara bulaşmamıştır. Ancak 1997 yılında Çin’deki kuş gribi salgını sırasında H5N1 virusunun insanda da hastalık yapacak bir nitelik kazandığı ve insanlarında kuş gribi nedeniyle öldüğü saptanmıştır.

Hastalık Çin’den komşu ülkelere yayılmış ve Vietnam, Tayland gibi Güneydoğu Asya ülkelerinde de görülmüştür. Göçmen kuşlar aracılığı ile, göç yolları üzerinde bulunan ülkelere de yayılma olasılığı, o zamandan beri, özellikle Asya ve Avrupa ülkeleri için bir tehdit oluşturmaktadır.

KUŞ GRİBİ İNSANA NASIL BULAŞIR?
H5N1 virusunun insana bulaşarak hastalık oluşturma riski düşüktür. İnsana bulaşma, hasta hayvanlarla doğrudan temas, virus içeren enfeksiyöz damlacıkların solunması, virüslerin bulaştığı araç-gereçle temastan sonra ellerin yıkanmadan ağız-burun veya gözlere teması sonucu olabilir. İnsandan insana bulaşma kuramsal olarak mümkündür, ama geçerli bir bulaşma yolu değildir.

İNSANDA HASTALIĞIN KLİNİK BELİRTİLERİ NELERDİR?
En önemli belirtiler 38 C’yi aşan yüksek ateş ve kuru öksürüktür. İshal olabilir. Hastalık, hiçbir belirti vermeden ayakta da geçirilebilir. Hastaneye yatmayı gerektirecek kadar ağır seyreden vakalarda solunum yetmezliği ile ölüm oranı yüksektir.

NASIL TANI KOYULUR?
İnsanda hastalığın tanısı, boğaz sürüntüsü örneklerinde virusun veya antijenlerinin tesbit edilmesiyle koyulur. Ateşe rağmen kanda lökosit (özellikle lenfosit) ve trombosit sayısının düşük olması tanıda yol gösterici olabilir. Akciğer filminde viral zatüreyi düşündürecek bulgular görülür.

NASIL TEDAVİ EDİLİR?
Henüz hastalığın tam etkin bir tedavi ya da aşısı bulunmadı.




Konu başlığı forum kurallarına uygun hale getirilmiştir.

1907UNIFEB - Forum Yönetimi

Ali Yılmaz
06-01-2006, 21:39
HASTALIKTAN KORUNMAK İÇİN NE YAPMALI?
Hasta hayvanlarla veya H5N1 virusu ile enfekte olduğu saptanmış insanlarla temas öyküsü veya kuşkusu olanların el hijyenine dikkat etmeleri, hasta kişinin kullandığı tabak, çatal ve kaşık gibi eşyalarının ortak kullanılmaması, yüzyüze yakın temastan kaçınılması ve bakım veren kişinin maske kullanması önerilir. Bir hafta süreyle günde 2 kez ateşini ölçmesi, 38 C’yi aşan ateşle birlikte öksürük, ishal, nefes darlığı gibi belirtiler ortaya çıkarsa 7-10 gün süreyle ilaç tedavisine başlanması önerilir. İnsanlarda kullanılabilecek etkili bir aşı yoktur.

Ölü ve canlı virüslerde aşı çalışmaları devam etmektedir. Halen grip aşısı olarak uyguladığımız aşı kuş gribine karşı koruma sağlamaz; ama bu aşının insanlarda hastalık yapan diğer grip viruslarına karşı etkili koruma sağladığı unutulmamalı ve aşıdan kaçınılmamalıdır.

Kuş gribinin bulunduğu bölgelere seyahata edecek kişilere en az 2 hafta önce aşı yapılmalıdır. Tavuk, ördek gibi kümes hayvanlarından uzak durması önerilir. Pişiren kişilerin de işlem sonrası elleri mutlaka yıkaması gerekir. Seyahat eden kişi seyahatten döndükten sonraki 10 gün içinde ateşlenirse ve solunum belirtileri oluşursa gecikmeden bir Enfeksiyon Hastalıkları uzmanına başvurmalıdır.


Ankara’da 2 yaban ördeğinde virüs

http://www.ntv.com.tr/news/217923.jpg

Ankara’nın Nallıhan ilçesinde ölü
bulunan
2 yaban ördeğinin
kuş gribi olduğu belirlendi.
Kuşlar ile temasta bulunan kişiler sağlık taramasından
geçirildi ve herhangi bir sorun
bulunmadı.

ANKARA - Ankara’daki sulak yerlerde inceleme yapan Tarım Bakanlığı ekiplerinin başka bir kuş gribi vakasına rastlamadığı belirtildi. Bakanlık Ankara Valiliği’ni de gerekli önlemleri alması için uyardı.

Nallıhan ilçesindeki Gökçekaya Baraj Gölü yakınlarında köylülerce ölü bulunan 2 yaban ördeğinde kuş gribi belirlendi. Bunun üzerine harekete geçen Tarım Bakanlığı ekipleri, Gölbaşı ve Kurtboğazı gibi sulak alanlarda incelemelerde bulundu. Ancak ekipler başka ölü kuşa rastlamadı.

Kuşlar ile temasta bulunan kişiler sağlık taramasından geçirildi ve herhangi bir sorun bulunmadı.

Tarım Bakanlığı, köylüleri kuş gribi vakkalarına karşı uyardı. Bakanlık, valilikten de gerekli önlemleri almasını istedi.


Kuş gribinden üçüncü ölüm

Doğubayazıt’ta hastalandıktan sonra Van’da tedavi altına alınan Koçyiğit kardeşlerden biri daha hayatını kaybetti.

http://www.ntv.com.tr/news/217683.jpg

Van 100. Yıl Üniversitesi Araştırma Hastanesi Başhekimi Hüseyin Avni Şahin, hastanedeki 23 hastadan 15’inin yatarak tedavi gördüğünü söyledi. Şahin, bu hastalardan 3’ünün durumunun ciddi olduğunu belirtti.

Kuş gribi teşhisiyle hastaneye kaldırılan 4 kardeşten Muhammed Ali Koçyiğit pazar günü, Fatma Koçyiğit de dün hayatını kaybetmişti.

Van Tıp Fakültesi Hastanesi’nde Özcan ailesinden de 6 kişi tedavi görüyor. Van’da Sağlık Bakanlığı’na bağlı tüm kurum ve kuruluşlarda çalışanların izinleri de ikinci bir emre kadar durduruldu.


ntvmsnbc.com

Forum Yönetimi
06-01-2006, 21:49
Kuş gribi nedir?

Uzakdoğu Asya’da kuşlar ve kümes hayvanları arasında başlayıp daha sonra insanlara geçen kuş gribinin, Rusya ve Romanya’dan sonra ülkemizde de görülmesi, hastalığın sınırlı bir salgın olmayıp, tüm dünyayı tehdit ettiğine dair uyarıları doğruladı.

http://www.ntvmsnbc.com/news/208799.jpg

Kuş gribi tavuk, kaz, ördek gibi kanatlı hayvanlarda kitlesel ölümlere yol açan ve aslında bir hayvan hastalığının etkeni olan H5N1 virusunun insanlarda yaptığı hastalıktır. Grip (influenza A) virusunun hemaglutinin (H1-H7) ve nöraminidaz (N1-N3) olmak üzere iki tip antijeni vardır. Bunlardan yalnız H1, H2, H3 ve N1, N2 antijeni taşıyan virüslerin insanda grip hastalığına ve salgılarına yol açtığı bilinir.

1918 yılında H1N1 virusu, 1. Dünya Savaşında ölenlerden çok daha fazla sayıda insanı öldürmüş; 1957’de antijenik yapısını tamamen değiştirerek H2N2 virusu şeklinde Asya gribi pandemisine yol açmıştır. 1968’de yeniden değişime uğrayarak H3N2 virusu şeklinde Hong Kong gribi pandemisini yaratmıştır. 1977’de dünyaya yayılan Rus gribinin etkeni, 60 yıl önceki influenza A virusu ile aynı antijenik yapıda, yani H1N1 virusu idi.

Yaklaşık her 10 yılda bir antijenik yapısını değiştirerek ülkeler ve kıtalar arasında yayılan grip salgınlarında etken, hep H1, H2 veya H3 antijenik yapısında olmuştur. H5 veya H7 antijeni taşıyan grip virusu ise farklı bir virus olup kanatlılarda hastalık ve ölüme yol açmış, 8 yıl öncesine kadar insanlara bulaşmamıştır. Ancak 1997 yılında Çin’deki kuş gribi salgını sırasında H5N1 virusunun insanda da hastalık yapacak bir nitelik kazandığı ve insanlarında kuş gribi nedeniyle öldüğü saptanmıştır.

Hastalık Çin’den komşu ülkelere yayılmış ve Vietnam, Tayland gibi Güneydoğu Asya ülkelerinde de görülmüştür. Göçmen kuşlar aracılığı ile, göç yolları üzerinde bulunan ülkelere de yayılma olasılığı, o zamandan beri, özellikle Asya ve Avrupa ülkeleri için bir tehdit oluşturmaktadır.

KUŞ GRİBİ İNSANA NASIL BULAŞIR?
H5N1 virusunun insana bulaşarak hastalık oluşturma riski düşüktür. İnsana bulaşma, hasta hayvanlarla doğrudan temas, virus içeren enfeksiyöz damlacıkların solunması, virüslerin bulaştığı araç-gereçle temastan sonra ellerin yıkanmadan ağız-burun veya gözlere teması sonucu olabilir. İnsandan insana bulaşma kuramsal olarak mümkündür, ama geçerli bir bulaşma yolu değildir.

İNSANDA HASTALIĞIN KLİNİK BELİRTİLERİ NELERDİR?
En önemli belirtiler 38 C’yi aşan yüksek ateş ve kuru öksürüktür. İshal olabilir. Hastalık, hiçbir belirti vermeden ayakta da geçirilebilir. Hastaneye yatmayı gerektirecek kadar ağır seyreden vakalarda solunum yetmezliği ile ölüm oranı yüksektir.

NASIL TANI KOYULUR?
İnsanda hastalığın tanısı, boğaz sürüntüsü örneklerinde virusun veya antijenlerinin tesbit edilmesiyle koyulur. Ateşe rağmen kanda lökosit (özellikle lenfosit) ve trombosit sayısının düşük olması tanıda yol gösterici olabilir. Akciğer filminde viral zatüreyi düşündürecek bulgular görülür.

NASIL TEDAVİ EDİLİR?
Henüz hastalığın tam etkin bir tedavi ya da aşısı bulunmadı.





Değerli üyemiz,

Forum kurallarımız gereğince;

''Tamamı büyük harflerden oluşan mesaj yazmak ve konu başlığı açmak yasaktır. Konu başlıkları etrafında, yıldız, çizgi gibi işaretler ve gereğinden fazla ünlem kullanılamaz.''

Konu başlığında kullandığınız ifadelerle bu kuralı ihlal ettiniz.

Lütfen forum kurallarına uyunuz.

1907UNIFEB - Forum Yönetimi

Seda Girgin
07-01-2006, 16:18
3 çocuğum öldü ’nasılsın’ demediler

Turgay İPEK, DHA

Azrail, hasta tavukları kesip yiyen Koçyiğit Ailesi’nin önüne dayanılmaz bir fatura koydu. Koçyiğit kardeşlerden üçü, kuş gribine kurban giderek yaşama veda etti. Doktorlar şimdi son kardeşin başında bekliyor.

15 Aralık 2005 akşamı Koçyiğit Ailesi’nin yemek masasında nar gibi kızarmış, mis gibi kokan bir tavuk duruyordu. 15 yaşındaki Fatma Koçyiğit, dumanı tüten tavuğu kardeşleri 14 yaşındaki Muhammed Ali, 11 yaşındaki Hülya ve 6 yaşındaki Ali Hasan’a paylaştırdı. Seve seve yediler. Aslında, kestikleri tavuk, hastaydı. Çocuklar tavuğun atıkları ile temas etmişlerdi. Birkaç gün geçmeden dördü birden hastalandı. Doğubeyazıt’taki hastaneye götürülen çocuklar, ilaçlarla evlerine döndüler. 2005 yılının son günü ise dört çocuğun sağlık durumu iyice bozuldu. Yüksek ateş, halsizlik görülen ve ağızlarından öksürdükçe kan gelen çocuklar Doğubeyazıt’taki hastaneden Van YYÜ Araştırma Hastanesi’ne sevk edildi. Baba Zeki Koçyiğit doktorlara herşeyi anlatmış, bir şeyi unutmuştu. O gün tavuk yediklerini söylemişti ama kestikleri tavukların hasta olduğunu söylemeyi unutmuştu. Bunu söylediği anda dünya karardı. Hastane birbirine girdi. Sanki kıyamet koptu. Korkunç şüphe büyüdü ve gerçekleşti: Kuş gribi... Ardından 3 kardeşin acı sonu...

3 evladını kaybeden Zeki Koçyiğit, kaderine isyan ediyor: "Beni Amerika’dan, Avrupa’dan arıyorlar. Telefolarım kilitleniyor. Ancak Türkiye’den kimse arayıp sormuyor. Hiç olmazsa acımızı paylaşabilirler. Ne Sağlık Bakanlığı’ndan, ne başka bir yerden problemlerimizi, sıkıntılarımızı sormuyorlar. Her gün bir çocuğumu kaybettim. Son Ali Hasan kaldı. Durumuyla ilgili kimse bize bilgi vermedi. Ben ve eşim de hasta olabiliriz. Bir hemşire bile gelip, sizin numunelerinizi alalım, demedi."

Bravo Ali Hasan

AĞRI’nın Doğubeyazıt İlçesi’nde hastalanan tavuklarını yiyen Koçyiğit ailesinin hayatta kalan son çocukları 5 yaşındaki Ali Hasan Koçyiğit, dün yoğun bakımdan çıkarıldı. Önce geçen cumartesi günü 14 yaşındaki ağabeyi Muhammet Ali Koçyiğit, ardından ablaları 15 yaşındaki Fatma Koçyiğit ve 11 yaşındaki Hülya Koçyiği’i kaybeden 5 yaşındaki Ali Hasan Koçyiğit’in sağlık durumunda dün sabah büyük bir düzelme belirlendi. Bunun üzerine yoğun bakımdan çıkarılan küçük Ali Hasan’ın pazartesi, ya da salı günü taburcu edilebileceği belirtildi.

AĞIT

Ağrı’nın Doğubeyazıt İlçesi Mezarlığı’nda kendisinden önce ölen iki kardeşiyle buluşan Hülya Koçyiğit’in mezarı başında, üç çocuğunu kaybeden yüreği yanık anne Marifet Koçyiğit, ağıtlar yaktı. Üzerine kireç dökülen cenazenin başında belediye imamı Fakrullah Çolak hem maske, hem de eldiven takmış halde dua etti.

Hasta yağmuru

KUŞ gribi şüphesiyle başta Van YYÜ Tıp Fakültesi hastanesi olmak üzere 5 ilde 38 kişi kuş gribi şüphesiyle tedavi altına alındı. Van’da hastanede halen biri ağır 21 kişi yatıyor. Diğer illerden Erzurum’da 7 çocuk, Diyarbakır’da 6 çocuk, Bingöl’ün Kıği İlçesi’nde 2 kişi, Batman’nın Kozluk İlçesi’nde biri çocuk 2 kişi hastanelerde tedavi görüyor. 7 kişi İÜ Çapa Tıp Fakültesi Hastanesi’ne gönderildi.

Seda Girgin
07-01-2006, 16:21
Kritik sonuç 36 saat sonra

Faruk ZABCI

Koçyiğit kardeşlerden 3’ünün ölümü, kuş gribi hastalığının insandan insana geçme kuşkusunu da beraberinde getirdi. Türkiye’den gelen örnekleri test eden İngiltere’deki laboratuvarın yetkilileri, "Bugüne kadar insandan insana geçen vakaya rastlamadık. Umarız bu testten de aynı sonucu alırız. Aksi halde durum felaket olur" dediler.

DÜNYA Sağlık Örgütü (WHO), Türkiye’deki kuş gribi kurbanlarından alınan örnekler üzerinde İngiltere’deki teşhis laboratuvarında testlere başladı. Bu testlerin sonucunda, Koçyiğit kardeşlerdeki hastalığın ’insandan insana bulaşma’ vakası olup olmadığı tespit edilecek. Kuş gribinden ölen Türk kurbanlardan alınan örnekler önceki gün Dünya Sağlık Örgütü’nün kuş gribi testlerini yapan Londra’daki laboratuvarlarına ulaştı.

Hürriyet’in sorularını yanıtlayan Ulusal Tıp Araştırma Enstitüsü Enfeksiyon ve Bağışıklık Grubu Başkanı Sir John Skehel, kuş gribinden ölen Mehmet Ali ve Fatma Koçyiğit’ten alınan örneklerin testini yaptıklarını doğruladı. İngiliz uzman, Hürriyet’in "Kuş gribi çocuklardan kardeşlerine geçmiş olabilir mi?" sorusuna, "Hastalığın bir çocuktan diğer çocuğa geçme olasılığı var, fakat bugüne kadar bunun bir kanıtı yok. Grip hastalığından ölen iki kardeşten alınan örnekler bize geldi. İlk test sonuçlarımız Ankara’daki Türkiye Ulusal Grip Merkezi’nin sonuçlarını teyit etmeyi hedefliyor" dedi. Skehel, gelecek testlerinde çocukların kuş gribini birbirlerinden kapıp kapmadıklarını araştıracaklarına dikkat çekti. Yetkililer, sonuçları 36 saatte alıp WHO ile Türkiye Sağlık Bakanlığı’na aktaracaklarını söyledi ve şöyle konuştular:

ÖNCE TEŞHİSİ KOYALIM

"Beş yıldır kuş gribi testleri yapıyoruz. Bugüne kadar kuş gribinin insandan insana geçtiğine ilişkin bir sonuç almadık. Türkiye’den gelen sonuçlar da umarız tersini göstermez. Kurbanların örnekleri, insandan insana geçtiğini gösterirse bir felaket olur. Türkiye’deki testler kuş gribi olduğunu gösterdi ama biz WHO’nun teşhis merkezi olduğumuz için bizim de teşhis koymamız gerekiyor. Mikrobun öldürücü H5N1 olduğu anlaşılıyor."

AB’nin hayvanlardan alınan örneklere test yaptırdığı Weybridge’deki Veteriner Laboratuvarları Ajansı ise Hürriyet’e Türkiye’deki hasta tavuklardan alınan örneklerin dün (6 Ocak) laboratuvarlarına ulaştığını açıklarken birkaç gün içinde alacakları sonuçları AB’ye bildireceklerini, basına bu konuda açıklamayı ancak bağlı oldukları kurumların yapabileceğini belirtti.

160 STERLİN

Diğer taraftan Türkiye’deki kuş gribi vakaları üzerine yakında hastalığın ülkelerine ulaşmasından korkan İngiltere, dün sabahtan itibaren 160 sterlin karşılığı kuş gribi testlerine başladı. Türk çocuk kurbanların resimleriyle haberi "Virüs terörü yayılıyor" başlığıyla veren Daily Express, İngiliz özel sağlık firmalarının, hastalığa yakalanmış olmaktan korkanlara 160 sterlin karşılığı test yapacaklarını bildirdi. Dün sabah saat 8’den itibaren Batı Londra’da Casualty Plus ve başkentte 8 Tıp Merkezi’nde H5N1 testleri yapıldığı öğrenildi. Londra’daki tıp merkezlerinin Victoria, Waterloo, Euston, Cannon Street, Paddington, Bank, Fenchurch Street tren istasyonlarında ve Oxford Street’te kurulduğu kaydedildi.

Ali Yılmaz
08-01-2006, 06:50
çok güzel yorumlar...konuya bu kadar mı duyarlıyız..??

Murat Karaman
09-01-2006, 14:46
Hasta sayısı 12’ye yükseldi

Türkiye’de kuş gribine yakalandığı kesinleşenlerin sayısı 12’ye yükseldi. Hastalık şüphesiyle, yaklaşık 100 kişidense numune alındı.

Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezi Laboratuvarı’nda Türkiyenin çeşitli bölgelerinden gelen örnekler üzerinde yapılan incelemeler sonucunda 5 kişinin daha tahlilleri pozitif çıktı.

Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürü Turan Buzgan, Kastamonu, Çorum, Samsun ve Van’da 5 kişide daha kuş gribi virüsünün tespit edildiğini bildirdi. Buzgan, elde edilen sonuçlara göre vakaların 2’sinin Kastamonu, 1’inin Çorum, 1’inin Samsun, 1’inin de Van’da tespit edildiğini kaydetti.

Ankara Beypazarı’nda da dün 5 ve 2 yaşlarındaki Muharrem ve İskender Çanal kardeşlerde virüs tespit edilmişti. Sincan’da da 65 yaşındaki Mustafa Çankar’ın testi pozitif çıktı. Ankara Numune Hastanesi enfeksiyon hastalıkları klinik şefi doçent doktor Hürrem Bodur, Mustafa Çankar’ın virüs tespit edilen ancak hastalık ortaya çıkmayan ilk vaka olduğunu söyledi. Bodur, 65 yaşındaki Çankar’ın bir hafta daha gözlem altında tutulacağını açıkladı.

Yusuf Özcan, Ayşegül Özcan, Yusuf Tunç ve Sümeyye Mamuk adlı dört çocuk da Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Hastanesi’nde tedavi görüyor.

Van’da, Koçyiğit ailesinden Muhammet Ali ve Fatma Koçyiğit kuş gribinden hayatını kaybetmişti. Sağlık bakanlığı, ölen üçüncü kardeş Hülya Koçyiğit’te kuş gribi testlerinin negatif çıktığını açıklamıştı.

16 İLDE KUŞ GRİBİ TESPİT EDİLDİ

Kanatlı hayvanlarda kuş gribi tespit edilen illerin sayısı 16’ya yükseldi. Son olarak Muş, Kastamonu, Çorum, Samsun ve Van’da da kuş gribi virüsü tespit edildi.

Yılbaşından bu yana kuş gribi virüsü tespit edilen iller şunlar: Muş, Zonguldak, Yozgat, Bursa, Ankara, Şanlıurfa, Erzurum, Erzincan, Bitlis, Iğdır, Ağrı, Kastamonu, Çorum, Samsun, Van ve İstanbul.

Erkan Keremoğlu
09-01-2006, 16:41
İstanbulda da görülmüş. 3 tavuk ölü bulunmuş yapılan testler pozitif çıkmış.

8)

Yusuf Sünbül
10-01-2006, 01:19
* *Kuş gribi giderek yayılıyor ve daha da endişeli bir durum almaya başladı.İstanbul ve Diğer şehirlerden Memleketlerine Kurban Bayramı ziyaretine giden Vatandaşlarımız dönüşlerinde Bilinçli davranıp *Kanatlı hayvan ve ürünlerini getirmezler,Hem kendilerini hem de ikramda bulundukları tanıdıklarını risk altına sokmazlar.
* *Bu konu ile bağlantılı bir başka noktaya da değinmek istiyorum:Geçtiğimiz yıllarda(emin değilim,Sanırım 2004)Hollanda da Bir kaç çiftlikte Kuş gribinden kümes hayvanları ölmüş ve çalışanların da hastalandığını duymuştum.Ancak Avrupa Medyası Ülklerinde olan böyle olumsuz vakaları pek Dünya'ya göstermiyorlar,Bizde ise Her felakette olduğu gibi Tüm Dünya'ya kötü bir örnek olarak gösteriliyor.Zaten en ufak bir haber Avrupa medyasında Aleyhimize ABARTILI olarak bir Propaganda malzemesi yapılmaktadır,Bu da Ülkemiz prestiji açısından olumsuz bir örnektir.Kaldı ki;Cuma Akşamı CNN World Tv.de Doğubeyazıt'ı Bir Kürdistan (ve ya Kürt Devleti) içerisinde *bir ilçe olarak Haber yaptılar,Bu konu'da çok önemli ve dikkat'e alınması gerekir.Açıkçası Bizim için Talihsiz bir olay yayılarak devam ediyor,Bizler birey olarak,Devletimiz de Tüm imkanlarıyla önlemlerimizi almalıyız.Türk Halkına Büyük geçmiş olsun,Kaybettiğmiz çocuklarımıza da Allah Rahmet eylesin.

Murat Karaman
16-01-2006, 00:50
Van’daki iki hastadan biri öldü

Van’da kuş gribi şüphesiyle tedavi gören Fatma Özcan hayatını kaybetti. İlk sonuçları negatif çıkan Fatma Özcan’dan alınan örneklerin incelemesi sürüyor. Fatma Özcan’ın kardeşi Muhammet’ten alınan son örneklerdeyse sonuç pozitif çıktı.

Doğubayazıt’tan kuş gribi şüphesiyle Van’a sevkedildiklen ve altı gündür tedavileri süren iki kardeş için kesin teşhis henüz konmamıştı. Durumu kritik olan kardeşlerden Fatma Özcan solunum cihazına bağlıydı.

Yüzüncü Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Hüseyin Avni Şahin, Fatma Özcan’ın ölümü ile ilgili yaptığı basın açıklamasında, Fatma ve Muhammet kardeşlerin hastaneye çok geç getirildiğini söyledi. Şahin, “Fatma hastalanmadan beş gün önce tavukları hastalanıyor. Fatma bizzat kesip yemek olarak hazırlıyor. Yüksek ateşe rağmen dört beş gün hastaneye başvurmuyor. Beşinci gün Doğubeyazıt’a başvruyuorlar. Ertesi gün, yani 10 Ocak’ta Van’a geliyor. Beş günlük tedaviye rağmen kaybettik” diye konuştu. Şahin, Muhammet Özcan’ın durumunun ise yoğun bakım tedavisini gerektirmeyecek kadar iyi olduğunu kaydetti.

SOLUNUM CİHAZINA BAĞLI HASTA YOK

Hastanede kritik kabul edilen hasta olmadığını belirten Şahin, “33 hasta var ama yoğun bakımda hasta kalmadı. Solunum cihazına bağlı hasta yok” dedi. Şahin, bölgede laboratuarı olan bir merkez konusunda Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) yetkililierinden olumlu cevap alamadıklarını söyledi. Şahin, “DSÖ bize bu laboratuarı ivedilikle kurmalı” diye konuştu.

Sağlık Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada ise Fatma Özcan’ın ilk testlerinin sonucunun negatif olduğu kaydedildi. Ancak kardeşinin ilk testinde sonuçların pozitif çıktığı belirtildi.

Şanlıurfa Çocuk Hastanesi’nde kuş gribi teşhisiyle tedavi gören dört yaşındaki Selami Baş’ın durumu da her geçen gün iyiye gidiyor. Hastanenin intaniye bölümünde karantina altında tutulan Selami Baş takip amacıyla taburcu edilmiyor.

Öte yandan, Kocaeli’nin Gebze ilçesinde, 2 çocuğun daha kuş gribi şüphesiyle İstanbul Göztepe Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edildiği belirtildi. İlköğretim okulu 7. sınıf öğrencisi S.B. (13) ile 5. sınıf öğrencisi H.B’nin (11), kuş gribi şüphesiyle intaniye servisinde tedavi altına alındığı kaydedildi.

TESPİT EDİLEN İL SAYISI 13

Türkiye genelinde kuş gribi tespit edilen illerin sayısı 13’e yükseldi. Kriz Koordinasyon Merkezi’nden yapılan açıklamaya göre kuş gribinin kesin olarak tespit edildiği iller Iğdır, Erzurum, Şanlıurfa, Erzincan, Ağrı, Bitlis, Yozgat, Ankara, Bursa, İstanbul Van, Aydın ve Kars. Ülke genelinde itlaf edilen kanatlı hayvan sayısı ise 764 bin.

ŞÜPHELİ HAYVAN ÖLÜMLERİ İÇİN İRTİBAT NUMARALARI

Şüpheli hayvan ölümleriyle ilgili olarak vatandaşların bazı illerde arayabilecekleri ihbar numaraları şöyle;

İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü
0-212 453 07 14 ve 638 30 00,
Tarım İl Müdürlüğü 0-216 302 41 00 (5 hat)

Ankara Kriz Masası
0-312 315 76 20,
315 76 21
315 83 28 ve
344 59 50

İzmir
0-232 489 67 67
441 81 11 ve
462 24 93

Ağrı
0-472 312 60 46

Van
0-432 214 96 39, 222 02 37 ve 210 16 15

Bursa
0-224 444 02 23

Çorum
0-364 213 83 13 ve 225 54 38

Aydın
0-256 226 86 95

Seda Girgin
24-01-2006, 06:35
Tavuktan sonra akrep tehdidi

Kuş gribinden sonra Türkiye şimdi de akrep tehlikesi ile karşı karşıya. Uzmanlara göre itlaf edilen kanatlı hayvanların sayısı ne kadar çoğalırsa akrep, çıyan gibi tehlikeli hayvanlar da o oranda artarak insanları tehdit etmeye başlayacak. İtlaflar yüzünden ekolojik dengenin bozulacağına kesin gözüyle bakan İstanbul Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi Parazitoloji Ana Bilim dalı Başkanı Prof. Dr. Müfit Toparlak "Bu genel bir kuraldır Örneğin Ağrı'da bunu görme ihtimalimiz çok yüksek. Çünkü yılanı yok edersiniz kurbağa çoğalır. Şimdi de aynı şekilde kanatlı hayvanlar yok ediliyor ve onların yediği akrep, çıyan ve değişik canlılar çoğalacak. Bunlar birbirleri ile ilişkili şeylerdir" diyor.

Baran Kutlu
26-01-2006, 18:11
Tavuktan sonra akrep tehdidi

Kuş gribinden sonra Türkiye şimdi de akrep tehlikesi ile karşı karşıya. Uzmanlara göre itlaf edilen kanatlı hayvanların sayısı ne kadar çoğalırsa akrep, çıyan gibi tehlikeli hayvanlar da o oranda artarak insanları tehdit etmeye başlayacak. İtlaflar yüzünden ekolojik dengenin bozulacağına kesin gözüyle bakan İstanbul Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi Parazitoloji Ana Bilim dalı Başkanı Prof. Dr. Müfit Toparlak "Bu genel bir kuraldır Örneğin Ağrı'da bunu görme ihtimalimiz çok yüksek. Çünkü yılanı yok edersiniz kurbağa çoğalır. Şimdi de aynı şekilde kanatlı hayvanlar yok ediliyor ve onların yediği akrep, çıyan ve değişik canlılar çoğalacak. Bunlar birbirleri ile ilişkili şeylerdir" diyor.

valla açıklama bana da mantıklı geldi.off şu işten (en az zararla ) bi kurtulsak

Burcu Oy
26-01-2006, 21:50
YAYIN YOLUYLA BULAŞAN VİRÜS

İnsanlık, doğanın biyolojik çeşitliğini yok ederek kendini yeni ve eski virüslere karşı korumasız bırakıyor. Dünya, kuş gribi gibi panik-haberlere alışmalıdır. Medya, panik-haberler yaparken, virüsün asıl kaynağını göstermemektedir.

Bir toplumun nasıl yaşadığını anlamak için ölümlerine bakmak gerekir. Toplumun ölüme ilişkin düşünceleri, ölme nedenleri, ölüm kültürü, insanların nasıl yaşadıklarını anlatır. Hayatı, ölüm yönetir. Kuş gribi virüsü, gelişmiş toplumun ölüm kültürünü, ölme nedenini, çıkmazını, biri bitmeden öteki başlayan paniğini her yana bulaştırır. Bu virüs, gazete kağıdından, uzaktan kumandadan, televizyon ekranından, haberlerden bulaşır. Yeni virüs paniklerine karşı, vücudu dayanıksızlaştırır.

Kuş gribi konusuna bir martı kuşu gibi pike yapacağım ama, önce, geleneksel parantezlerden daha büyük bir parantez açacağım. Açacağım ki, konuyu anlamak için nasıl büyük bir önyargıyı bertaraf etmek gerekir, görülmüş olsun.

Açıyorum, açtım:
(Türkiye gibi göreli daha az modern toplumların aydınları, popüler ya da entelektüel medyası, modern toplumun krizini görmekte güçlük çekerler. Çünkü onlar, her çeşit sorun gibi kuş gribi ölümlerinin de Avrupa'dan içeriye adımımızı attığımızda ya da Avrupai bir toplum olduğumuzda biteceğini düşünür. O yüzden basın aracılığıyla, halk, donla denize girmekten, sokakta hindi satmaya, kurban kesmeye kadar pek çok konuda eğitilmeye çalışılır. Avrupa'ya girmek için yanıp tutuşan bir kesim (ben de girmeyi istiyorum ama başka nedenlerim var), Avrupalı aydının uzun bir zamandır fark ettiği, modern toplum krizini göremez. Böyle olunca da, bu krizi atlatma imkanının kendi toplumunda hala var olduğunu da anlayamaz. Bu yüzden de bu ülkenin, özellikle sol aydını ve partileri, bu topraklarda geleneksel olanı koruma, biyolojik çeşitliliği koruma, doğasını koruma konusunda bir refleks geliştiremez. Parantez olduğunu unutmadan, kapatıyorum.)

Kuş gribinden ölenler cehaletten öldü deniliyor. Haberlerin veriliş tarzından bunu anlıyoruz. Herkes akıllı, bir tek tavuklarla oynayan çocuklar cahil.
Modern toplumun ya da endüstri sonrası toplumun karşı karşıya olduğu doğasızlaşma ve çevre kirliliği, insanlığın ölümcül krizinin öksürük nöbetleridir -duymayan kaldı mı? Belki hala, bu öksürük, geçici bir üşütmenin belirtisidir diyenler vardır.

Doğa korumayı, yalnızca bir grup aşırı hassas "çevreci"nin işi sayanlar, ülke kalkınmasını çevre lobileriyle girişilen bir çekişmenin parçası yapanlar, doğayı sevseler bile, onu romantik duygularla sevenler, şu gerçeği göremedi:

Doğa bir manzara değildir. Biyolojik çeşitlilik, yaşam için zorunluluktur. Evrimsel dengenin devamı ve doğanın kendini koruma sisteminin bozulmaması için bir zorunluluk.

En yalın şekliyle soruyorum: Hayatın üç temel öğesini, hava, su ve toprağı kim kirletti? Doğubeyazıtlı çocuklar mı? Yoksa, mühendisleri, hukukçuları, siyaset bilimcileri, mimarları, ekonomistleri, iletişimcileriyle toplumun en eğitimli ve akıllı insanları mı?

Burcu Oy
26-01-2006, 21:53
Kuş virüsünün kaynağının, yabani su kuşları değil de kümes hayvanları olduğu konusunda pek çok kanıt vardır. Yani bu virüs, endüstrimizin bir marifetidir. Kuş, bir endüstri olduğunda, tektipleştiğinde, doğasında zaten var olan, milyonlarca yıldır var olan virüsler mutasyona uğrayıp ölümcül hal alabiliyor.

Biyolojik çeşitliğin tamamen ortadan kalktığı alandır tavuk endüstrisi. Tek tip tavuk üretilir. Milyonlarca aynı tip tavuk. Dip dibe, yapay ışıkta üretilir, yine tek tip, endüstriyel yemlerle beslenir; buradan alınır oraya, oradan alınır buraya, ta dünyanın bir ucuna, globalizmin mucizelerinden biri olarak pazarlanır. Tek tip kanatlı hayvan üretmek, bu hayvanları hastalıklara karşı dayanıksız yapmıştır. Hatta, henüz yaygın olmasa bile, yalnızca butları irileşen, hormon verilerek hızla butları büyütülen tavuklar da üretilmektedir. Tek tip hayvan ve tarım ürünü, doğanın dengesini bozmaktadır.

Yani, gazete ve televizyonların gösterdiği sahnelerin tam tersinin gerekli olduğunu söylemeye çalışıyorum. İnsanların kendi yetiştirdikleri tavuklar yaşamalıdır. Ama köylerdeki üç beş tavuk, tüm dünyadaki endüstriyel pilicin toplamında ne etki yaratabilir ki? Tabii ki de, dışarıda dolaşan bu yerli tavuklar, artık kuş gribi virüsüne daha açıktır. Bu virüs bir kere mutasyona uğrayıp H5N1 haline geldikten sonra dünyadaki tüm tavuk türü yok edilme tehlikesiyle karşı karşıyadır.
Doğa Derneği'nin açıklamasına göre, tavukçuluk sektörünü, su kuşlarının duraklama alanlarının uzağında kurmak, uluslararası yabani kuş ticaretini önlemek, her türlü kuş avcılığını sonsuza kadar yasaklamak, yabani kuşların hastalıklı olanlarını tespit edici gözlemler yapmak, kümes hayvanlarını dışarı bırakmamak, ilk planda yapılması gerekenler.

Geçtiğimiz kasım ayında Meksika'nın Oaxaca kasabasında biyolojik çeşitlilikle ilgili bir konferans yapılmıştı. (Burada küçük bir parantez açıyorum ki, Oaxaca'da -vohaka okunur- nerdeyse bir hafta boyunca yalnızca, envai çeşit meyvelerden yiyerek yaşadığımı anımsadım.) Katılımcı bilim adamı Peter Dazsak, biyojik çeşitliğin yalnızca hastalıklar için ilaç geliştirme potansiyeli taşımadığını, aynı zamanda yaban hayattan insana geçen virüslerin ölümcül olmasını da önlediğini söylemişti. Amerikalı bilim adamı, insanların biyolojik çeşitlilik alanlarını tahrip etmesi yüzünden, yabani kaynaklı hastalık tehlikesine daha açık hale geldiğini belirtmişti. Dazsak, üç yıl önce ortaya çıkan SARS virüsü ile Asya'daki yarasalar arasındaki bağlantıyı keşfetmiş olan bilim adamı. Dazsak, yalnızca SARS virüsünün 50 milyar dolar zarar meydana getirdiğini belirterek, biyolojik çeşitlilik alanlarının korunmasının insan sağlığı için daha ucuz bir yol olduğunu vurgulamıştı.

Bir yılda üç milyondan fazla insanın hayatını kaybettiği AIDS'ten ölümlerin önüne geçmek için yalnızca 2006'da 15 milyar dolar bütçeye gereksinim var.

Aslında burada, bir büyük parantez daha açıp, Afrika'daki maymunlardan çıktığı sanılan AIDS virüsü ile Afrika'daki sömürgecilik arasındaki bağlantıyı da anlatmak vardı ya, bir yazıya bir büyük parantez yeter. New York merkezli Wildlife Trust'ın "Koruyucu Tıp" kurulu başkanı Dazsak, "Ortaya çıkan yeni hastalıklar, halk sağlığında bir krize yol açıyor? derken, Arizona Üniversitesi'nden uzmanı Charles Perrings de şu uyarıyı yapmıştı: "Demiyoruz ki, yalnızca doğaya göz kulak olun ve anahtarı fırlatıp atın. İnsanlık, biyolojik zenginlik alanlarını tahrip etmeme konusunda daha hassas olmalı. Yabani hayat kaynaklı insan hastalıkları tarih boyunca meydana gelmişti, ama ilk defa bu kadar büyük çaplı oluyor, çünkü insan yabani yaşam alanlarını daraltıyor ve bu alanlara daha fazla yanaşıyor."

Oaxaca'da toplanan uzmanlar, biyolojik zenginliğin, bu tür hastalıkların yayılmasına engel oluşturduğunu belirtip, bir örnek veriyorlar:

"Örneğin ABD'de ortaya çıkan Lyme virüsü, tamamen kurt ve yaban kedilerinin neslinin azalmasından kaynaklanıyor. Çünkü bu hayvanlar, Lyme virüsünün en büyük taşıyıcısı olan beyaz ayaklı sıçanları avlıyorlardı." Dünya, kuş gribi gibi panik-haberlere alışmalıdır. Çünkü, biyolojik zenginliğin azalması, insanlığı tehdit eden virüsler, deli dana hastalığında olduğu gibi virüs benzeri prionlar üretiyor.

Meksika'nın Oaxaca kasabasından Anadolu kasabalarına dönersek, Türkiye'deki "Sıfır Yok Oluş" kampanyasına destek verelim.

ÖZCAN YÜKSEK
ATLAS DERGİSİ GENEL YAYIN YÖNETMENİ
www.sifiryokolus.org <http://www.sifiryokolus.org/>

Burcu Oy
26-01-2006, 21:58
Tabii bir yandan bunu yaparken bir yandan da şu anki duruma karşı da etkisiz kalmamak lazım.
Sivas'tan bir örnek:

Toplum Gönüllüleri kuş gribi ile ilgili broşür bastırarak vatardaşları bilinçlendiriyor. Sivas’ta yaptıkları etkinliklerle bir çok konuda beğeni toplayan Cumhuriyet Üniversiteli toplum gönüllüsü gençler, uzun zamandır Türkiye’nin gündemini meşgul eden kuş gribi konusunda vatandaşları bilinçlendirmek için kolları sıvadı. Kuş gribi hakkında broşür hazırlayan TOG üyeleri bu broşürleri vatandaşlara dağıtkarak kuş gribini tanıtıyor ve korunma yolları hakkında bilgiler sunuyor. Hazırlanan broşürde kuş gribi tüm yönleriyle ele alanırken, insanlara nasıl geçtiği, hastalığın bulaşma yolları, belirtileri, virüsün yaşama koşullarıderinliğine ele alınıyor. Dün gerçekleştiren Valilik binasının açılışında da toplum gönüllüsü gençler üzerine düşeni yaptı ve açılışa gelen konuklara broşür dağıtarak, hastalık hakkında bilgiler verdi.

Konuyla iligili açıklama yapan TOG’lu gençler birer toplum gönüllüsü olarak, vatandaşları bu tehlikeli hastalık karşısında bilgilendirmeyi görev olarak edindiklerini belirttiler. TOG üyeleri, Türkiye’ye kötü günler yaşatan kuş gribinin önlenmesi için çalışmalarını hızlandırdıklarınıda ifade ederek, hazırladıkları broşürlerle vatandaşları bilinçlendirmeye çalıştıklarının altını çizdiler.

Melis Varan
28-01-2006, 00:58
http://img371.imageshack.us/img371/5618/delidana5cl.th.jpg (http://img371.imageshack.us/my.php?image=delidana5cl.jpg)