PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : 1907 ÜNİFEB Minik Yüreklerle


Gül Muştu
05-05-2005, 00:03
"Ben her gün burdayım, benim her gün sevgiye, ilgiye, arkadaşlığa ihtiyacım var ama sen sadece bir iki saatliğine burdasın, sonra sen o sıcacık evine gideceksin ve beni unutacaksın ama ben yine burda yalnız kalacağım. Sevgisiz, ilgisiz, çaresiz... Eğer şimdi sana böyle huysuzluk yaparsam, suratımı asarsam, yüzümü senden saklarsam, hiç konuşmazsam seninle, hatta ağlarsam, belki vazgeçersin sen benimle ilgilenmekten, beni sevmekten. Nasılsa sevgine karşılık verip sana şirinlik yapacak, seni güldürecek arkadaşlarım var benim, sen onları seversin nasılsa benden vazgeçip... Hem mutlu olursun böylece ve görevini başarıyla tamamladığın için büyük bir huzur içinde dönersin evine. Peki aklın hiç burda kalmaz mı senin?

Ben her gün burdayım, sen sadece bir iki saatliğine... Eğer ben hiç tatmazsam senin bana aşılamak istediğin duyguları, senin verdiğin sıcaklığı hissetmezsem, seninle birlikte gülüp oynamazsam; böylece bilmem -sadece birkaç saatliğine değil, her gün ihtiyaç duyduğum- sevginin ne olduğunu, bilmem ilgi görünce nasıl mutlu olunduğunu... Hem şimdi ben senin beni sevmene izin verirsem, senin o sıcaklığını hissedersem, seninle mutlu olursam sen gidince ben ne olacağım? Özleyeceğim işte senin beni sıcacık sarışını, benim saçlarımı sevgiyle okşayışını, bana gülen gözlerinle bakışını, benimle tatlı tatlı oyunlar oynayışını... Özleyeceğim ben seni... Sonra ben hep bekleyeceğim seni, her gün bekleyeceğim yine gelir, yine beni seversin, benimle yine oyun oynarsın diye... Ama sen gelmezsin ki, sen de beni annemin babamın terk ettiği gibi terk edip gideceksin birazdan, biliyorum ben. En iyisi ben sana suratsızlık yapayım, sevdirmeyim kendimi sana; sen benimle ilgilenme, arkadaşlarımla ilgilen, onları sev ki sen gidince ben arkandan ağlamayım, yine sevgisiz, yalnız kaldım diye üzülmeyim, beni kim böyle sımsıkı kucaklar bir daha kim bilir diye düşünmeyim.

http://www.1907unifeb.org/2003/images/7ara_yuva3.jpg

Ben her gün burdayım, sen sadece bir iki saatliğine... Beni sevmek, benimle oynamak mı istiyorsun yoksa? Bunun için mi geldin buraya? Benim içimin burukluğunu, sürekli kanayan yaralarımı birkaç saatte yok edeceğini mi düşünüyorsun? Bana birkaç saatte mutluluk aşılayabileceğini... Sen küçücükken anneni yanında görmeyip ağladın mı hiç? Dayanamazdın değil mi annenin senden birkaç saatliğine de olsa ayrı kalmasına, ağlardın değil mi annenin arkasından? Sen birkaç saatliğine kıyametleri koparırdın annen yok diye, ben her gün annesizim. Ama benim hiç sesim çıkmıyor çünkü benim her an yüreğim ağlıyor. Ben istemiyorum senin sevgini, sen de beni birazdan terk edeceksin, yine ben yalnız kalacağım, yine sevgisiz, ilgisiz...

Ben her gün burdayım, sen sadece bir iki saatliğine... Beni mutlu etmek, güldürmek mi istiyorsun sen? Öyleyse burdan çıkınca beni hiç unutma olur mu? Söz ver şimdi bana ne olur, her zaman beni görmeye, sevmeye, benimle oyunlar oynamaya geleceğine, bana her gelişinde o sıcacık sevginden getireceğine söz ver... Sözünde durursan, bilirsem senin de beni terk etmeyeceğini o zaman ben senin sevgini kabul ederim, ben sana senden daha çok sarılırım. Gözlerimin içi gibi yüreğim de güler o zaman benim. Bilirim benim annem olmasa da annem gibi beni seven, benimle ilgilenen, beni özleyen bir ablam / abim olduğunu o zaman ve her gece seninle birlikte olacağım günleri düşünerek huzurlu uyurum, ağlamam rüyamda artık ben. Söz veriyorsun değil mi?

Ben her gün burdayım, artık biliyorum ki sen de hep burda olacaksın. Biliyorum sen her zaman geleceksin beni görmeye, beni sevmeye... Sen kendin burda olmadığında da burda olacaksın artık. Çünkü senin sevgini verdiğin ve bu sevginle sen yokken de mutlu olan minicik bir yürek var. Senin temiz yüreğindeki sevgini taşıyan minicik bir yürek..."

http://www.1907unifeb.org/2003/images/7ara_yuva2.jpg

Biz 6 Aralık 2003’te ordaydık, Göztepe Semiha Şakir Çocuk Yuvası’nda. Mutlu ettik küçük kardeşlerimizi, onları güldürdük, onlarla oyunlar oynadık, sevgimizi verdik onlara… Ve ayrılırken söz verdik yine geleceğimize dair... Masum yürekleri hiç unutmayacağımıza dair... Söz verdik! Küçük kardeşlerimizi ziyarete giden 10 kişi olarak değil, tüm 1907UNIFEB olarak...

Onur Bilgin
05-05-2005, 00:52
ya gerçekten de inanılmaz bir duygu bu ya.anlatılacak gibi birşey değil.ben lisedeykende eyüp çocuk esirgeme kurumuna giderdik böle ayda bir falan.tabi işin en güzeli çocuklarla artık iice samimi oluyorsun.seni sokakta faaln görünce 'onuuuuuurrrr abiiiiii' diye üzerine falan atlıyorlar.inanılmaz güzel oluyordu.tabi o zamanlar unifeble değilde lisede ki ark.larla falan gidiyorduk.beni hep FB li abi diye tanıyolardı.bu da beni çok daha fazla mutlu ediyordu.bende minik akrdeşlerimize o zaman ki futbolcualrımızla hitab ediyordum

ama arkadaşlar işin en kötü yönü ne biliyormusunuz.offffff offffffffffffff .bakın aklıma geldi kötü oldum ya.ziyaretlerin sonu tabi işin en zor yönü oluyordu.artık gidiyoruz demek sizin için ne kadar zorsa onar için renmen ölüm oluyordu ve de sizi öldüren sözler geliyordu ayrılık vakti geldiğin.işte o zaman herşey sanki bitiyordu hayatında.

abi bir daha geliceksiniz di mi? bizi UNUTMYACAKSINIZ di mi?

evet arkadaşlar onları gerçekten de unutmamak lazım.unutmyaalım onlar bizden hediye(ayakkabı,oyuncak,elbise v.s.) değil SEVGİ,ŞEVKAT,İLGİ istiyorlar.zaten diğerlerine neredeyse tamamen sahipler