Cahit Binici
14-03-2007, 19:41
ne zamandir foruma giremeyen ben, bu uzun suren ayriliktan sonra soze nasil girebilecegimi bir turlu bilemeden yazmaya basladim bu satirlari... inanin kotu bir niyetim yoktu... araya hayat girdi...
gecen pazar benim de katildigim 4. olagan kongremiz benim acimdan cok duygulu gecti diyebilirim. oyle kadife sakalli sevgi yazarlari gibi otaboka zorlama duygulananlardan degilim ama yine de boyle menfaatsiz cabalarin sonunda guzel isler basaran temiz yurekli insanlari bir arada gorunce ve konu da Fenerbahce'yle ilgili olunca zorlama olmuyor duygulanmak.
evet uzun suredir ortalarda yoktum.. araya hayat girdi diye gecistirdim ama aslinda her universite ogrencisinin mezuniyet sonrasi yasadiklarindan farkli degil yasadiklarim sanirim.. temelde, yasama artik bir yetiskin olarak tutunma cabalarinin getirdigi tonlarca yuk... bir ise girme cabalari, iste tutunma cabalari, iste daha iyi yere gelme cabalari ve bu arada sevdigin ve her zaman yasamayi istedigin hayatla olan kirilgan iliskiyi hep saglam tutma seruveni...
hep avrupa yakasinda calismasina ragmen evi stad manzarali olsun da ne olursa olsun diyen tayfadanim ben de.. evim stadyuma yaklasmasina ragmen calisma yasami beni kendi girdabina cekmeyi basardi bir bicimde maalesef. kombine bile alip hic bir maci kacirmamayi hayal ederken, maca gidebilmenin kacamak sayildigi bir noktaya gelmeyi bile basardi bu hayat maalsef...
fakat gecen pazar gunu katildigim kongrede gorduklerim benim icin harika seylerdi. unifeb'te artik beni hic tanimayan, benim de hic tanimadigim arkadaslar gelecekle ilgili heyecanlarini anlatiyorlardi. herkes, yillar once karsiliksiz sevgileriyle yola cikmis "o insanlarin" dusundugu gibiydi. artik unifeb'in her baskani benim icin biraz berkay... unifeb'in orada gordugum tum baskanlarinda berkay'i goruyorum mesela... sanki benim kusagimdaki unifeb cengaverleri ayrilmamis da onlari maasli eleman gibi oraya kazandirmislar gibiydi. etrafta ari gibi calisan o yirtik gencler dolasiyordu. hepsi iyi egitim almis, parlak universite ogrencileri ve hepsi benim gibi, yillar sonra tekrar yuva dondugunde ayni seyleri hissedecek...
ben unifeb icin oyle pek fazla bir sey yapanlardan olamadim tam olarak. her zaman bu islere benden kat kat daha fazla mesai harcamis cengaverler vardi etrafta. ne ise yararsam yarayayim hic bir zaman onlar kadar caliskan olamazdim zaten. ne mutlu ki hala ayni sey gecerli.. istesem de buradaki pek cok kisi kadar katkim olmaz.. fakat ne zaman guzel bir seyleri karsiliksiz bir askla yapan insanlar gorsem durup, onlara bir el atmadan gecemem. benimkisi de oyle bir hikayedir.
omrum yeter de 25. yil uyelerine plaket vermek icin cagirirsaniz, o torene geldiginizde unifeb yazilarimdan olusmus kitabimin 3. cildini hepinize imzalamak istiyorum... :-)
Turk gencliginin FENER'i yolumuzu aydinlatsin....
Hos buldum....
gecen pazar benim de katildigim 4. olagan kongremiz benim acimdan cok duygulu gecti diyebilirim. oyle kadife sakalli sevgi yazarlari gibi otaboka zorlama duygulananlardan degilim ama yine de boyle menfaatsiz cabalarin sonunda guzel isler basaran temiz yurekli insanlari bir arada gorunce ve konu da Fenerbahce'yle ilgili olunca zorlama olmuyor duygulanmak.
evet uzun suredir ortalarda yoktum.. araya hayat girdi diye gecistirdim ama aslinda her universite ogrencisinin mezuniyet sonrasi yasadiklarindan farkli degil yasadiklarim sanirim.. temelde, yasama artik bir yetiskin olarak tutunma cabalarinin getirdigi tonlarca yuk... bir ise girme cabalari, iste tutunma cabalari, iste daha iyi yere gelme cabalari ve bu arada sevdigin ve her zaman yasamayi istedigin hayatla olan kirilgan iliskiyi hep saglam tutma seruveni...
hep avrupa yakasinda calismasina ragmen evi stad manzarali olsun da ne olursa olsun diyen tayfadanim ben de.. evim stadyuma yaklasmasina ragmen calisma yasami beni kendi girdabina cekmeyi basardi bir bicimde maalesef. kombine bile alip hic bir maci kacirmamayi hayal ederken, maca gidebilmenin kacamak sayildigi bir noktaya gelmeyi bile basardi bu hayat maalsef...
fakat gecen pazar gunu katildigim kongrede gorduklerim benim icin harika seylerdi. unifeb'te artik beni hic tanimayan, benim de hic tanimadigim arkadaslar gelecekle ilgili heyecanlarini anlatiyorlardi. herkes, yillar once karsiliksiz sevgileriyle yola cikmis "o insanlarin" dusundugu gibiydi. artik unifeb'in her baskani benim icin biraz berkay... unifeb'in orada gordugum tum baskanlarinda berkay'i goruyorum mesela... sanki benim kusagimdaki unifeb cengaverleri ayrilmamis da onlari maasli eleman gibi oraya kazandirmislar gibiydi. etrafta ari gibi calisan o yirtik gencler dolasiyordu. hepsi iyi egitim almis, parlak universite ogrencileri ve hepsi benim gibi, yillar sonra tekrar yuva dondugunde ayni seyleri hissedecek...
ben unifeb icin oyle pek fazla bir sey yapanlardan olamadim tam olarak. her zaman bu islere benden kat kat daha fazla mesai harcamis cengaverler vardi etrafta. ne ise yararsam yarayayim hic bir zaman onlar kadar caliskan olamazdim zaten. ne mutlu ki hala ayni sey gecerli.. istesem de buradaki pek cok kisi kadar katkim olmaz.. fakat ne zaman guzel bir seyleri karsiliksiz bir askla yapan insanlar gorsem durup, onlara bir el atmadan gecemem. benimkisi de oyle bir hikayedir.
omrum yeter de 25. yil uyelerine plaket vermek icin cagirirsaniz, o torene geldiginizde unifeb yazilarimdan olusmus kitabimin 3. cildini hepinize imzalamak istiyorum... :-)
Turk gencliginin FENER'i yolumuzu aydinlatsin....
Hos buldum....