Utku Avcu
16-03-2007, 02:12
İnsanın bir zamanlar tribünde birlikte yer aldığı,beraber organizasyon düzenlediği bir arkadaşının böyle bir yazıya konu olmasını duymak gerçekten çok güzel bir olay.Yolun açık olsun Egefeb-Önder;)
F.Bahçeli olmak
20 yıl önce Dereağzı'na götürdüğünüz çocuk, gazeteci olarak bir röportaj yapmak isterse neler hissedersiniz?
http://www.fotomac.com.tr/2007/03/15/im//C248F5054CF325489215B75Eb.jpg
Çok küçük yaşta, medyanın "babı-ali" olarak anıldığı dönemlerde, Cağaloğlu'nun kalabalığında gazeteciliği öğrenmeye ve yapmaya başladım. O zamanlar genç bir muhabir olarak koşturuyor, hem fotoğraf çekiyor, hem de haber yapmaya çalışıyorduk. Sağolsun büyüklerimiz de bize işin inceliklerini öğretiyorlardı. Yıllar geçti. Çeşitli gazetelerde çalıştım. 42 yaşına geldim ama büyüklerimin gözünde hiç büyümedim. Hep genç muhabirdim. Aşağıda okuyacağınız mektup ve fotoğraflar bu zaman yolculuğunda nereden, nereye geldiğimi bana hatırlattı. Sizinle de paylaşmak istedim.
"Sevgili Gürcan Bilgiç, Oğlum Önder Kömür, 20 yıl önce 5 yaşında iken "Ben G.Saraylı olacağım" dediğinde bir baba olarak yapmam gereken şeyler olduğunu düşünmeye başlamıştım. O zamanlar Milliyet gazetesinde (Cağaloğlu) çalışan eşim Zuhal Kömür'e "yahu benim bu çocuğu Fenerbahçe antrenmanına götürmem gerek, futbolcularla tanışsın, fotoğraflar çektirsin, mutlu olsun, başka yollara sapmasın" demiştim. Eşim de o dönem Milliyet gazetesinin Fenerbahçe muhabiri olan Gürcan Bilgiç'e bu konuda yardımcı olması için rica etmişti. Gürcan Bilgiç'in dediği tarihte ve saatte Önder'le Dereağzı'nda hazır olduk. Önder, Gürcan abisi ile tesislere girdi. Futbolcularla tek tek resim çektirdi.Çok mutlu bir gün geçirdi. Sonra ki süreçte annesi işten gelişlerinde "Önder, Gürcan abin seni sordu ne yapıyor" diye gibi selam getiren sözlerini çokca duydu. Önder tahsiline devam etti. F.BAHÇELİ olarak kaldı. Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik bölümünde okurken ÜNİ- FEB Ege başkanı oldu. Ege Üniversitesi'ndeki Fenerbahçeli arkadaşlarını örgütledi. Derbi maçlar için otobüslerle çok kere yollara düştü. Mezun oldu. Şu an da Telesport tv'de çalışıyor. Bu öyküsünü resmi göstererek kendisini çok seven Onur Belge abisine anlattı. Onur Belge her gün programına bir konuk getiriyordu. Gürcan abisi günün birinde gelir diye resmi yanında taşımaya başladı. En son Fenerbahçe-Sivasspor maçında Önder'i röportajlar yapması için Saracoğlu Stadı'na gönderdiler. Son anda Gürcan abisini yakalayabildi. Gürcan abisi "acelem var, araba bekliyor" dedi ama yine de kırmadı. Önder'in maçla ilgili sorularına yanıt verdi. Acelesi olduğu için Gürcan abisine 20 yıl öncesini anlatamadı. Sevgili Gürcan, Eğer bir gün yolun Telesport tv'ye düşerse orada gerçekten seni çok seven bir kardeşin var. Yıllar sonra seninle bir kez daha kucaklaşmak, konuşmak isteyen Önder'i, öyküsü ile 20 yıl sonra sana hatırlatmak istedim. Sevgi, saygı ve selamlarımla Kemal Kömür"
F.Bahçeli olmak
20 yıl önce Dereağzı'na götürdüğünüz çocuk, gazeteci olarak bir röportaj yapmak isterse neler hissedersiniz?
http://www.fotomac.com.tr/2007/03/15/im//C248F5054CF325489215B75Eb.jpg
Çok küçük yaşta, medyanın "babı-ali" olarak anıldığı dönemlerde, Cağaloğlu'nun kalabalığında gazeteciliği öğrenmeye ve yapmaya başladım. O zamanlar genç bir muhabir olarak koşturuyor, hem fotoğraf çekiyor, hem de haber yapmaya çalışıyorduk. Sağolsun büyüklerimiz de bize işin inceliklerini öğretiyorlardı. Yıllar geçti. Çeşitli gazetelerde çalıştım. 42 yaşına geldim ama büyüklerimin gözünde hiç büyümedim. Hep genç muhabirdim. Aşağıda okuyacağınız mektup ve fotoğraflar bu zaman yolculuğunda nereden, nereye geldiğimi bana hatırlattı. Sizinle de paylaşmak istedim.
"Sevgili Gürcan Bilgiç, Oğlum Önder Kömür, 20 yıl önce 5 yaşında iken "Ben G.Saraylı olacağım" dediğinde bir baba olarak yapmam gereken şeyler olduğunu düşünmeye başlamıştım. O zamanlar Milliyet gazetesinde (Cağaloğlu) çalışan eşim Zuhal Kömür'e "yahu benim bu çocuğu Fenerbahçe antrenmanına götürmem gerek, futbolcularla tanışsın, fotoğraflar çektirsin, mutlu olsun, başka yollara sapmasın" demiştim. Eşim de o dönem Milliyet gazetesinin Fenerbahçe muhabiri olan Gürcan Bilgiç'e bu konuda yardımcı olması için rica etmişti. Gürcan Bilgiç'in dediği tarihte ve saatte Önder'le Dereağzı'nda hazır olduk. Önder, Gürcan abisi ile tesislere girdi. Futbolcularla tek tek resim çektirdi.Çok mutlu bir gün geçirdi. Sonra ki süreçte annesi işten gelişlerinde "Önder, Gürcan abin seni sordu ne yapıyor" diye gibi selam getiren sözlerini çokca duydu. Önder tahsiline devam etti. F.BAHÇELİ olarak kaldı. Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik bölümünde okurken ÜNİ- FEB Ege başkanı oldu. Ege Üniversitesi'ndeki Fenerbahçeli arkadaşlarını örgütledi. Derbi maçlar için otobüslerle çok kere yollara düştü. Mezun oldu. Şu an da Telesport tv'de çalışıyor. Bu öyküsünü resmi göstererek kendisini çok seven Onur Belge abisine anlattı. Onur Belge her gün programına bir konuk getiriyordu. Gürcan abisi günün birinde gelir diye resmi yanında taşımaya başladı. En son Fenerbahçe-Sivasspor maçında Önder'i röportajlar yapması için Saracoğlu Stadı'na gönderdiler. Son anda Gürcan abisini yakalayabildi. Gürcan abisi "acelem var, araba bekliyor" dedi ama yine de kırmadı. Önder'in maçla ilgili sorularına yanıt verdi. Acelesi olduğu için Gürcan abisine 20 yıl öncesini anlatamadı. Sevgili Gürcan, Eğer bir gün yolun Telesport tv'ye düşerse orada gerçekten seni çok seven bir kardeşin var. Yıllar sonra seninle bir kez daha kucaklaşmak, konuşmak isteyen Önder'i, öyküsü ile 20 yıl sonra sana hatırlatmak istedim. Sevgi, saygı ve selamlarımla Kemal Kömür"