PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Beşikteki El...


Murat Dural
22-05-2007, 16:51
1956'da resmilesen bir lig tarihinin en kara günü olarak islenen Mecidiyeköy'deki yangin, bu yangini simdi kinayanlarin aslinda anitlastirdigi, bu kabusu görmek için bebeklerini uyutanlarin bir aksam vakti evlatlarinin çigliklari ile uyandigi, bir izdirabin kartvizitini önceden tv'lerde dagitan bir kaç iyi adam maskesinin itina ile düsmesidir.

Oynanilan tek tarafli oyunlarin, tuglalari çekilen duvarin, yanlis yönlendirilen topluluklarin, alenen övülen çirkefliklerin, yüceltilen saibelerin, alkislanan egolarin, taçlandirilan agresif kültürün, baskalarinin kazandiklari ile kazanç edinen mevkilerin kirik koltuklaridir SamiYen'de sahaya atilanlar. Para ile telafisiz, sorumlu mercilerin sarsinti yuklu ve dönüssüz agittidir yasananlar.

Bir çocugu büyütmenin sorumlulugunu alip, bu ciddiyeti ve ehemmiyeti sergilemeden, oluruna birakmanin adaletsizliginde yetisen bir insanin hayvanlasmasidir gelinen nokta. Besigi tutan elin "tarafsizlik" adi altindaki umursamazligi ile, Türk futbolunda alinmayan sorumluluklarin çikmaz yolu Cumartesi aksami Mecidiyeköy'de son bulmustur.

1986'dan beri gittikçe bu kazanin altinda harlandirilan atesin göz gözü gördürmeyen dumanidir sizin icratiniz. Iste bu dumandir ki yillardir herkesin bildigi, kisilestirildigi ve taçlandirildigi "obez sistem", bir kulübün hakli serzenis ve itirazlari ile dile getirilmesine ragmen göz ardi edilmistir. Ve ne yazik ki, yine ona karsi kullanilan santaj, bagli bulundugu Kurtulus Savasi emanetine saygisi, "Cumhuriyet söylemi ve Atatürkçü bakis açisi" üzerinden hunharca ayrimci politikalar yürütülmüstür. Sahip çiktigimiz degerler ile elinizdeki skandallara iyice, hatta eskiden oldugu gibi gururla, onurla (kaldiysa) bir bakiniz.

Dün aksam yayinlanan Marathon Programinda "ilk defa bu kadar uzun" konusan sevgili Sansal Büyüka'nin "yayinci kurulus adina", hatta bence haddini asarak "medya adina" giristigi özelestiri sözleri, daha noktayi koymadan, kendi tarzlarindaki "popilist, obez sistemci ve kurumcu" yaklasim ile sekillenmis ve tarafsizlik, "ONLARDA BUNU YAPMISTI" sekline dönüsmüstür. Erman Toroglu bu sasirtici cümleleri daha Digitürk'ün Sansal bey araciligi ile imzaladigi ahidin kasesi kurumadan bozulmus ve bence bu SAGDUYU KÜLTÜRÜNÜN BASLANGICINA BILINÇLI YORUMCULARCA KEZZAP ATMISTIR.

Bu popüler kültürün icad ettigi isimler mi kendi soyunun köküne zehir akitan? Sevgili Gökmen Özdenak yada Sayin Bülent Tolun'un günahi ne? Aralarindaki fark, tv kanallarindan milyonlara ulasan sesleri ile "bekledikleri siddetin ölçüsü" olsa gerek.

"Biraz abartmis çocuklar" ile ölüme yakin tecrübe yasamak onlarin tv yorumculugu ile babasinin kucaginda aglayan çocugun gercegi arasindaki orantiya es olsa gerek. Ne demektir "Onlar yaptu, bizde bu yüzden yaptik" demek? 23.000 kisi bunu yaptiysa, lütfen gs 50.000 kisilik stadda oynamasin. Çünkü benim elestirilen sayili pet sise ve bir adet çatapat'ima karsilik onlarin attiklari bir kulübün tüm istikakidir.

Hasan Sas gibi proveke kültürü? Sabri gibi hakem oyunu durdurdugunda kapaliya üçlü çektirmek? Ulusoy gibi federasyonu kisiligi olarak algilatmak? Haldun Üstünel gibi stada tum girisleri fanatikçe açmak?

Sevgili Medya! Sayin Yöneticiler! Kiymetli futbolcular! Saygideger Kurumlar! Degerli Kamuoyu!

Siddet kültürü kendi öz çocuklarini birbir yemektedir. Ektiginiz rüzgar, simdi size dogru kasirga olarak esmektedir. Bu sizin obez sisteminiz ile devam edebilecek, KAN DAVANIZ ile sürdürülecek, buradan elde ettiginiz rant ile size kazanc saglayacak bir sektor degildir artik!

"OYUN BITTI VE ARTIK KORKU FILMI GÖRMEK ISTEMIYORUZ"

Bu bizim sevdamiz, bizim tutkumuz, temiz sayfamizdir. Kendinize çeki düzen vermedikçe sizi bu sayfalarda görmek istemiyoruz.

Güttügünüz her ne ise, her nereden filizleniyorsa sizin kökünüze giden su; orada sizin cikistiginiz SIDDET KÜLTÜRÜ yatmaktadir ve biliniz ki BIZ BUNU GÖRÜYORUZ!
Mücadele ve azmin yönelimi Fenerbahçe taraftarinin benimsedigi gibi CEVAP YESIL SAHA DA, ER MEYDANINDA, OYUN KURALLARI VE GÜZELLIGI IÇINDE OLACAKTIR.

Oysaki siz hala, saydirmaya basladiginiz bakkal defterlerinizde hep sadece bazi insan ve kulüpleri hedef göstermektesiniz. Bu cümleler medyamizin, tarafsizlik kisvesinde kivranan spor dunyamizin tüm vahametini sergilemis, sergilemektedir.

Tarafsizlik dediginiz sey, sebep ve sonuclari tamamen farkli iki olay ve eylem arasinda, birinin neredeyse "devlet güvenlik mahkemesi" ne sevkedilmesini gerektirecek boyutlardaki olaylar ile, tamamen, zaten mahkeme surecine intikal etmis "kablo kesimi" sorununu arasindaki farktadir. Kusura bakmayin ama SEBEP ve SONUÇ baginin bu kadar yanlis kuruldugu bir medya kültüründe soruna nasil çözüm bulunacaktir?

Iste o besikteki el'dir ki, bu çöplügün kabarmasinda, bu çöplügün insa edilmesinde, bu çöplükte insanlarin baskalarinin artiklari ile beslenmesinde birinci derecen suçludur. Ve suçludur ki bu elin etrafinda, her takimin olgun ve okumus bireyleri bu oyuna karsi koyma basiretini gösterememis ve kirlenenin, AYNI ÜLKENIN, AYNI EVIN, AYNI BESIGIN INSANLARI OLDUGU GERCEGINDE BULUSAMAMISTIR.

"Birligi" bile agzina alamayan bu neslin yaratilimda "Cehalet" tam anlami ile YENI ANLAYISIN YÜKSELMESI nde, sorumlularca, sizin tarafinizdan yetkili kilinmistir.
"Siz, ayrimci görüs ve tarafsiz çikarlariniz"i buraya boca ederken unutulan sey ORTAK GEÇMISIMIZIN MUHAFAZASI ve ORTAK GELECEGIMIZIN IMARIDIR.

Siz, kendi evladinizi tutan elinizin bile farkinda degilken, toplumsal infial ile serzenisini dinlemediginiz camialari birbirine karistirmakta devam etmektesiniz. Besikte biraktiginiz evlatlarinizdan biri dün babasina Mecidiyeköy'de haykirmataydi; "BABA BENI EVE GÖTÜR!". Hiç içiniz sizlamadi mi?

Kusura bakmayin ama siz, bu besikte sorumluluklari olan her kim iseniz, aldiginiz seyin tek adi vardir; HAKSIZ KAZANÇ.

Simdi size son olarak sormak istiyorum; Bizim, dolayisi ile Benim ORTAK GEÇMIS ve ORTAK GELECEGIMIZ NEREDE?

Sizden bunlari geri istiyorum...

Murat Dural

Erhan Dikmenli
23-05-2007, 13:15
;) yapılanalara soylenenlere ınat turkıyenın ve fenerbahcenın aydınlık gelecegı olarak her spor yazarının soyledıgı gıbı KAN DAVASI guderek degıl bu durumdan vazgeçmek çünkü 18 takım var ve hepsı bır gemının ıcınde yuzuyorlar fenerbahce, camıası ve gelırlerıyle dıgerlerınden ustundr. ve bız bu ustunlugumuzu bırlestırıcı olmakta kullanalım bu yuzden de ben dıyorumkı karsılasacagımız ilk derbı maçında "he işte gormek ıstedıgımız ornek taraftar profılı bu" desınler bızım icın ne olursa olsun proveke edenlere kanmayalım ve sahaya bırı bırsey attıgında hemen uyaralım eger bız bunları yapmazsak dusunun kombıne bılet alıyorsunuz ve 5 maça gıdemeyeceksınız ıcerde 17 maç var zaten 1 veya 2 sıne de ozel ıslerden dolayı gıdılemıyor yanı karar sızın bıde ıse espırılı bır yonden bakarsak
ya bu gs olmasaydı bu sampıyonluk ve 100. yıl bu kadar anlamlı olurmuydu?adamları 14 kez ezmışiz. dıyerek dalga gectıgınz hıc gs lı arkadasınız yokmu elbette herkesın vardır. bugun gunah kecısı gs dun bısdık yarın bı baskası tırbunde olanları trubundekılerden başkası cozemez ve unutmadan eger o kan emıcı sulukler bellı kısıler tarafından beslenmezse durum aynı osmanlı devletındekı yenıcerıler olayına doner klup bınasının onune gelıp başkanın tabır caızse kellesını ısterler futbolcu ısterler t.d yı ısterler hep ısterler çunku bır zmanlar besledıklerı ufak solucan simdi dev bır kan emıcı olmus ve onune gecemıyor. bızım stadımızda pankartlar açıldıgında kımsenın haberı yokmuydu yanı afedersınız ama ben ıcerı bı su sısesı bıle sokamazken o kocaman pankartar ızınler olmadan nassı ıcerı gırer ???? artık durum bu noktaya geldıkten sonra bu ıslerı yapan takımın rengıne falan bakamamak gerekır. dun azız başkanımıza bu pankart ıcerı nasıl gırdı dıye hesap soranlar bugun ses cıkartamıyorlar.işte dedım ya eger bu ıslere kan davası gozuyle bakmazsak ve karsılasacagımız ılk derbıde insanlık sporseverlık centılmenlık fair play davranıslar nassıl oluyormus gosterılım hadı TURKIYEMIN VE FENERBAHCEMIN AYDINLIK GELECEGI.......

Murat Dural
24-05-2007, 11:17
Neye muktedir ve ehliyeti oldugunu bilenler risk almak için siradadir. Bu ülke, bu toplum adina mesailerini arttirmak, üretmek icin görev bekleyen binler, üzerlerindeki çubuklu formayi çikarmadan da bu ülke gerçeklerine objektif ve yakindir. Sorumlulardan daha fazla hakkaniyet ve huzuru önemseyenler, çevrelerindeki tüm kamplasmalara, politik çatisma, kurumsallasmis fanatizim, santaj içerikli medya haberlerine ragmen yerlerini unutmayarak sprotif hayatimiza direk olmaktadirlar.

Siz! Iste siz bu kadar özel ve kiymetli bir topragin, binlerce camianin ve milyonlarca taraftarin üzerinde sportif ve toplumsal uretimden sorumlu çiftçiler, olmaniz gereken mertebede Toplumsal mimariyi dizayn etmesi gereken mühendisler olmalisiniz. Iinsanlarimiz, onlara gösterilmeyen ciddiyet, samimiyet, önem, hassasiyet ve ehemmiyetin sorumlulugunu, TÜRK SPORUNUN GELECEKTEKI MIRASCILARI IÇIN insiyatif alarak sirtlarina vurmak için hazirbeklerken, siz hala günü kurtarmaya çalismaktasiniz.

Ülkemizin gelecegi için bir anit olarak dikilen sportif binaya tugla tugla; SPORTIF REKABETI, KADIM YOLDASLIGI, HAKÇA MÜCADELEYI, KAZANAN KADAR KAYBEDENI DE ONURLANDIRMAYI,
HAKKI BAS TAÇI ETMEYI, KAFALARA CEHALET YERINE SEVGIYI koymak, sagduyulu ve karakterli bir nesli ortak askimiz sporda büyütmek, SPORDA ORTAK DIL VE UZLASMAYI yeniden ve daha güçlü insa etmek icin sabirsizlikla beklemekteyiz. Siz hazir misiniz?

Topluma "rekabet esittir sömürü", "kazanma hirsi esittir her yol mübah", "esitlik esittir üstün esit (dikta)" anlayisini fark etmeden enjekte eden, yayin esnasinda verdigi sözleri, yayinci kurulusta konusurken iki dakkada ezip geçen, resmi futbol kurumunun patronu iken tüm emekleri sahsina mal edebilen, denetlenemeyen, sorumlulugu kurumuna, sorumlulugu sahsi düsüncesine olan sorumlu sorumsuz kisi ve kuruluslarin, takim kiyafet icinde sergiledikleri köhnelikte ancak ve ancak büyüyecek olan, 19 Mayis Gençlik ve Spor Bayraminda sergilenen Mecidiyeköy kismi felaketidir.

Ne yazik ki gelinen noktada, ezeli rakibimize, taraftarina yakistiramadigimiz bu felaketin üyeleri, taraftar demeye dilimizin varmadigi, kendi sevdalarinin felaketini hazirlayan insanlarin, kendi kültürel mirasimizi, gelenek ve görenegimizi SIDDET ile eslestiren yapisi KABUL EDILEMEZ! Iste o gün orada, polis ve babasi tarafindan tribünden kaçirilan bir çocugun babasina sert tepkisidir benim yaram; "BABA BENI EVE GÖTÜR!!" Siz bunun için mi orada tahtlariniza tutunmaktasiniz?

Kendi showlarinda, kendi seyircisine oynadigini düsünen stand-up'ci karakterdeki bazi futbolcular, yöneticiler, basin mensuplari, bu younun müdavimleri, sergiledikleri VATANSEVER POPÜLIST AGRESIFLIK ile, Galatasaray kulübünün ve diger tüm kuluplerin bünyesinde nasil bastaci edilmektedir? Türk sporundaki yerini "Türkiye'nin Takimi", "Avrupa Fatihi" olmaktan, "Dünya'nin Derbisinde GS Rezaleti"ne çevirmistir. 66. dakikaya kadar sergilenen tüm korkunç eylemlere ragmen, sahadaki futbolcu arkadaslarini bile ürpertircesine, toplu isteri krizi geçiren tribünlere üçlü çektirmek Basri'nin hangi sorumlugunu kapsamaktadir?

Yapilanlari hedef degil ibret olarak alacaklar, yine görmemezlikten gelinecekler, eskiden oldugu gibi "Talihsilikten Meziyet Çikaracak" olanlar, kendi gerçegimiz ile baktigimizda çubuklu formamizin sevdalilari midir? Bu olanlardan dolayi üzüntümüzü 100.yil sampiyonlugumuzda yine bizim mi haykirmamiz gerekmektedir? Yine bizim mi KAZANMANIN SEREF VE ONUR ILE, KARAKTERLE ORANTILI oldugunu vurgulamamiz mi gerekmektedir? Yoruluyoruz...

1930'da Mustafa Kemal Ataturk'un aktardigi gibi; "Spor yalniz beden kabiliyetinin bir üstünlügü sayilmaz. Idrak ve ahlak da bu ise yardim eder. Zeka ve kavrayisi kisa olan kuvvetliler, zeka ve kavrayisi yerinde olan daha az kuvvetlilerle basa çikamazlar. Ben sporcunun zeki, çevik ve ahlaklisini severim" cümlesi yasanilan dönemi nitelemektedir. Tam tersine o dönemde söylenen idelaist yapi tam 77 yil sonra Mecidiyeköy'de hakkin rahmetine aci bir sekilde yollanmistir.

Türk Sporunun tüm Yolculari!

Su andaki halimiz ile hepimiz bu yapiyi insa etmekten uzak, yikima yakin, çözümün ortagi olmaktan uzak, problem yaratmakta ve ÜRETKENLIKTEN KOPUK bir haldeyiz.
Insanlari ve toplulugumuzu çatisma kültürüne çekecek, adaleti bireysel yada organiza çeteler ile saglayamayi amaçlayan yapibizi yoksullastirmakta ve ruhumuzdan çalmaktadir. Bu tablo ile nasil ortak çözüm üretebilir yada uygulayabiliriz?

Ayrimci, bölücü söylem, çikarci komplolara, "dogrusunu ben biliyorum", "ben yayinci kurulusum", "ben ozerk federasyonum", "ben metayim" diyerek TOPLUMDA UZLASMA YARATMAK nasil mümkün olacaktir?

Ayaklarinin altinda günbegün çürüyen verimli topraklara tek bir tohum atmayan sözde çiftçiler, sözde toplum mimarlari, sözde aydinlik yarinlarin kuruculari, sözde GEÇMISIN KIYMETLI MIRASININ TASIYICILARI hakkaten bu verimli topragi hak etmekte midir?

Iste bizlere düsen, birer Fenerbahçe tarafatri olarak üzerimizdeki formanin bizden istedigi sekilde bu ülkeye, bu topluma, spor sevdalilarina hizmet adina bu yapiyi, bu binayi yeniden imar etmek ve bunun için her türlü feadkarligi göstermektir.

TOPLUMSAL MIMARI ILE IMAR EDILECEK BU ANLAYIS IÇIN DÖRT DEGIL IKI ISLEM KULLANILMALIDIR; Deger ve Degerleri toplayip camialara ekleyecegiz, bu degerler ile degerli insanlari çarpacak çogaltacak ve tas üstüne tas koyup bu yapiyi yeniden imar edecegiz...

Biz insanlari çikarip topluluklari bölmeyecegiz, samimiyet ve hakkaniyet ile BIRBIRIMIZI BIR ARAYA GETIRMEK IÇIN HERSEYIMIZI FEDA EDECEGIZ!

Yeni ve en zorlu mücadelemiz bu olacaktir. BIZ HAZIRIZ!

Murat Dural