Murat Dural
06-06-2007, 17:48
Son derece zorlu geçen iki yılın ardından yakalanan 100. yıl sampiyonluğu ile, bir türlü kapanmayan, bizlere tarifsiz acı veren bir yaraya merhem sürülmüş bulunuyor.
Şu anda bulunduğumuz koşullar içinde düşmeye müsait olduğumuz rehavet GELECEĞİMİZİ DAHA GÜÇLÜ İNŞA hamlesinde taraftarın önündeki en büyük engel gibi gözükmekte.
Çektiği acılar ve sıkıntılardan sıyrılan insanlar, şimdi kendilerine kazandırılan onlarca kupayı onur duyarak ve verdikleri mücadelenin hazi ile gözyaşı dökerek kutlamaktadır.
Bir çok renkdaştan edindiğim izlenim, 100.yilda yaşanan bu bereketin aslen "senelik" değil, özellikle yaşamaya başlayacağımız İKİNCİ FENERBAHÇE YÜZYILI açısından önemine yaptıkları vurgudur.
Artık FENERBAHÇE GELECEĞİ, yaygın tabiri ile FENERBAHÇE YÜZYILI gerekli ivme ile başlamıştır. Konuşulan insanlar, cevap verilen telefonlar, yazılan mailler, forumlara düşen yazılar gittikçe kendi içimizde ORTAK LİSAN'a dönüşen ORTAK KAVRAMLARı doğurmakta ve aslen TARAFTAR DEVRİMİ'ne tekabül eden "farklılıklardan güç alarak tam anlamı ile bir birlik" kurulmasını irdelemektedir.
Camiamızın karşısına her aktivite de, risk içeren ama gelişmeye yönelik projede, girişken yatırımda, REKABET ŞARTLARINI EŞİTLEMEK için futbol ve sporunu baltalayan "yasal" teammüller kaşımıza duvar gibi dikilmektedir.
Kurumsallaşmanın GELECEĞİMİZ açısından önemine değinen her renkdaş elbette bu konuda istiramlarını belirtirken, Futbol gibi bir konuda Kurumsallaşmaya imkan tanımayan şartlarıda görmelidir; tüm sporun ve devamında Türkiye'nin sorunu olan "Tribün ve Toplumsal Şiddet Kültürü", bu kültürü destekleyen sorumlu sorumsuz yönetim ve yöneticiler, rant sektörü, populer kultur ile CARPE DİEMci, yani günü birlik yaşayan şirket kökenli habercilik anlayışı, ümmet camiaları ve bireyleri, takım kıyafetleri altında sopa saklayan taraftar sorumlular vb. Tüm bu ŞAHSİ EGOLAR ile DAYI-AMCA muhabbeti ile dönen, bu sektörün değerlerini koruyamayacak, çalışanlarına hak ve hukuk adına koruyucu ve geliştirici kararlar alabilecek bir yapı mevcut değildir.
İşte bu yüzden Fenerbahçe bir stepte yavaş yavaş büyüyen, zorlu şartlara uyum sağlayan Generation X bir bahçe, bir üst nesil camiadır. Bu mutasyon içinde değerlerine gösterdiği saygı dahi rencide konusu olabilmekte, bu
ülkenin futbolu adam etmesi gereken kurum yada kurumcularına tepkisini uygarca belirten taraftarı (istifa!) küfür yüzünden sevdiği kulüp üzerinden cezalandırılmaktadır.
Fenerbahçe'nin sadece kendi GELECEĞİni değil, Türk sporunun vizyonunu yükselten tavrı ne yazik ki son iki yilda, FENERBAHÇE CAMİASININ ACI İLE İMTİHANINDA gün gibi ortaya çıkmış ve aslen taraftar bu konuda daha da bilinçlenmiş, SORUMLULUĞU OLMAYAN futbol sektörünün geleceğine, gelişmesine yönelik itirazlarda bulunmuştur.
Peki bu bilinç yeterli, HEPİMİZ ARASINDA KAYNAŞMAYI SAĞLAYACAK boyutta bir buluşmamıdır? Eğer taraftar artık KURUMUNUN ortak hazine ve tarihini bilinçli bir şekilde korur, geçmiş maduriyetlerden saygın bir üslup ve hafıza ile ele alabilirse, sadece FENERBAHÇE GELECEĞİ değil FENERBAHÇE TARAFTARININ ORGANİZE GÜCÜ orataya çıkacaktır.
Zaman geçtikçe unutulma ihtimali olan yaşananlar, çalan saatler, yenen yemekler, medya köşelerinde biriken çöpler, yöneticilerin dişlerine yapışan futbolun parçaları, acılar ve mutlulukları ile unutulmamalıdır. Tüm bu yaşananları özenle hafızamıza kazımalı ve her daim GELECEĞİMİZ İÇİN yapacağımız nice mücadelelerimizinde bir onur anıtı oluşturmalıyız.
FENERBAHÇE VE FENERBAHÇELİLER ARTIK ONLARI BEKLEYEN GELECEĞE YĞÜZLERİNİ DÖNMÜŞ, ARKALARINDA BİRİKEN HATIRALARI OMUZLARINA VURARAK YURUMEYE HAZIRLANMAKTADIR.
Evet, Gelecek Fenerbahçe'dir, Fenerbahçe ise Gelecek...
Murat Dural
Şu anda bulunduğumuz koşullar içinde düşmeye müsait olduğumuz rehavet GELECEĞİMİZİ DAHA GÜÇLÜ İNŞA hamlesinde taraftarın önündeki en büyük engel gibi gözükmekte.
Çektiği acılar ve sıkıntılardan sıyrılan insanlar, şimdi kendilerine kazandırılan onlarca kupayı onur duyarak ve verdikleri mücadelenin hazi ile gözyaşı dökerek kutlamaktadır.
Bir çok renkdaştan edindiğim izlenim, 100.yilda yaşanan bu bereketin aslen "senelik" değil, özellikle yaşamaya başlayacağımız İKİNCİ FENERBAHÇE YÜZYILI açısından önemine yaptıkları vurgudur.
Artık FENERBAHÇE GELECEĞİ, yaygın tabiri ile FENERBAHÇE YÜZYILI gerekli ivme ile başlamıştır. Konuşulan insanlar, cevap verilen telefonlar, yazılan mailler, forumlara düşen yazılar gittikçe kendi içimizde ORTAK LİSAN'a dönüşen ORTAK KAVRAMLARı doğurmakta ve aslen TARAFTAR DEVRİMİ'ne tekabül eden "farklılıklardan güç alarak tam anlamı ile bir birlik" kurulmasını irdelemektedir.
Camiamızın karşısına her aktivite de, risk içeren ama gelişmeye yönelik projede, girişken yatırımda, REKABET ŞARTLARINI EŞİTLEMEK için futbol ve sporunu baltalayan "yasal" teammüller kaşımıza duvar gibi dikilmektedir.
Kurumsallaşmanın GELECEĞİMİZ açısından önemine değinen her renkdaş elbette bu konuda istiramlarını belirtirken, Futbol gibi bir konuda Kurumsallaşmaya imkan tanımayan şartlarıda görmelidir; tüm sporun ve devamında Türkiye'nin sorunu olan "Tribün ve Toplumsal Şiddet Kültürü", bu kültürü destekleyen sorumlu sorumsuz yönetim ve yöneticiler, rant sektörü, populer kultur ile CARPE DİEMci, yani günü birlik yaşayan şirket kökenli habercilik anlayışı, ümmet camiaları ve bireyleri, takım kıyafetleri altında sopa saklayan taraftar sorumlular vb. Tüm bu ŞAHSİ EGOLAR ile DAYI-AMCA muhabbeti ile dönen, bu sektörün değerlerini koruyamayacak, çalışanlarına hak ve hukuk adına koruyucu ve geliştirici kararlar alabilecek bir yapı mevcut değildir.
İşte bu yüzden Fenerbahçe bir stepte yavaş yavaş büyüyen, zorlu şartlara uyum sağlayan Generation X bir bahçe, bir üst nesil camiadır. Bu mutasyon içinde değerlerine gösterdiği saygı dahi rencide konusu olabilmekte, bu
ülkenin futbolu adam etmesi gereken kurum yada kurumcularına tepkisini uygarca belirten taraftarı (istifa!) küfür yüzünden sevdiği kulüp üzerinden cezalandırılmaktadır.
Fenerbahçe'nin sadece kendi GELECEĞİni değil, Türk sporunun vizyonunu yükselten tavrı ne yazik ki son iki yilda, FENERBAHÇE CAMİASININ ACI İLE İMTİHANINDA gün gibi ortaya çıkmış ve aslen taraftar bu konuda daha da bilinçlenmiş, SORUMLULUĞU OLMAYAN futbol sektörünün geleceğine, gelişmesine yönelik itirazlarda bulunmuştur.
Peki bu bilinç yeterli, HEPİMİZ ARASINDA KAYNAŞMAYI SAĞLAYACAK boyutta bir buluşmamıdır? Eğer taraftar artık KURUMUNUN ortak hazine ve tarihini bilinçli bir şekilde korur, geçmiş maduriyetlerden saygın bir üslup ve hafıza ile ele alabilirse, sadece FENERBAHÇE GELECEĞİ değil FENERBAHÇE TARAFTARININ ORGANİZE GÜCÜ orataya çıkacaktır.
Zaman geçtikçe unutulma ihtimali olan yaşananlar, çalan saatler, yenen yemekler, medya köşelerinde biriken çöpler, yöneticilerin dişlerine yapışan futbolun parçaları, acılar ve mutlulukları ile unutulmamalıdır. Tüm bu yaşananları özenle hafızamıza kazımalı ve her daim GELECEĞİMİZ İÇİN yapacağımız nice mücadelelerimizinde bir onur anıtı oluşturmalıyız.
FENERBAHÇE VE FENERBAHÇELİLER ARTIK ONLARI BEKLEYEN GELECEĞE YĞÜZLERİNİ DÖNMÜŞ, ARKALARINDA BİRİKEN HATIRALARI OMUZLARINA VURARAK YURUMEYE HAZIRLANMAKTADIR.
Evet, Gelecek Fenerbahçe'dir, Fenerbahçe ise Gelecek...
Murat Dural