PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Kitle İletişim Araçlarının Spor Kamuoyu Üzerindeki Etkisi


Melis Varan
20-11-2007, 22:31
KİTLE İLETİŞİM ARAÇLARININ SPOR KAMUOYU ÜZERİNE ETKİSİ
Hasan ŞAHAN
Vedat ÇINAR

ÖZET
Kitle iletişim araçları; ülkemizin ve dünya sorunları hakkında hedef kitlelerine aktardıkları
bilgilerle, kitlenin bilgi sahibi olmalarını sağlar. Bu aktarım, toplumun habere, bilgiye ve fikre
ulaşmasını, bu bilgilerin değerlendirilmesini ve onların halk içerisinde yayılmasını içerir.
Günümüzde spora duyulan ilginin her geçen gün artması sonucu büyük bir spor kamuoyu
oluşmuştur. Kitle iletişim araçları, bu kamuoyunun oluşmasında, bilgilenmesinde, yönlenmesinde
büyük pay sahibi olmuştur.
Bunun sonucu kitle iletişim araçları, spora ihtiyaç duyarken spor olayları ve
organizasyonlarında kendilerini topluma anlatabilmeleri açısından kitle iletişim araçlarına büyük
ihtiyaçları vardır.
Anahtar kelimeler: Kitle iletişim, Spor, Kamuoyu.

1. GiRİŞ
Tüm dünyada olduğu gibi yurdumuzda da kitle iletişim araçları, yazılı görsel
ve elektronik araçlardan oluşmaktadır.
Teknoloji ve kitle iletişim araçlarından faydalanan medyanın 20. Yy. ikinci
yarısından itibaren izleyici ve okuyucu kitleleri üzerindeki etkisi önemli ölçüde artmıştır. Yurdumuzda da benzer özellikler taşıyan medya; eğitici, eğlendirici ve
bilgilendirici olma işlevini yerine getirirken aynı zamanda toplumu da
yönlendirmektedir. Günümüzde spora duyulan ilginin her geçen gün artması
sonucu oluşan spor kamuoyu ve bu kitlenin spor alanında, spor ile ilgili
beklentileri de her geçen gün artmaya devam etmektedir. Bu ilgi sonrasında
medya içinde de spor ile ilgili birimlerin kurulması kaçınılmaz hale gelmiştir
(Şahan 2001).

Ülkemizin sosyal yapısı içinde, toplumun büyük bir bölümünün aktif yada
pasif olarak spora katılımı, göz ardı edilemeyecek boyutlardadır. Medya içinde,
kamuoyunun spor alanındaki beklentilerine cevap verebilmek amacıyla, yeni bir
dal olarak spor medyasının oluşumu ve bu oluşumda yer alan kadroların
üstlendiği görevler her geçen gün arttığı gibi, farklılıklar da göstermeye
başlamıştır.
Bu çalışmamızda, insan hayatının vazgeçilmezleri arasına giren kitle iletişim
araçlarının, spor alanındaki etkisinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır.

2. KİTLE İLETİŞİM ARAÇLARI
İnsanların gerek yakın, gerekse uzak çevrelerinde olup bitenler hakkında bilgi
almalarını sağlayan ve teknolojik gücün bir göstergesi olarak geniş halk
kitlelerini haberleşme ağıyla birbirlerine bağlayan araçlara, kitle iletişim araçları
denilmektedir. Bunlar, haber verme, eğitim, eğlence, çeşitli mal ve hizmetlerin
reklâmlar aracılığıyla tanıtılması ve propaganda gibi önemli fonksiyonlar
üstlenmişlerdir ( Karaküçük 1996).
Kitle iletişimi, uzmanlaşmış grupların teknolojik araçları (Basın, radyo,
televizyon, dergi, sinema, tiyatro, internet, gsm araçları) kullanarak geniş,
heterojen (coğrafya bakımında) dağınık, izleyicilere simgesel içerikleri yayma
tekniklerini içerir (Kara 1995).
Kitle iletişimi hızlı, kamusal ve geçici olarak tanımlanabilir. Kamusaldır
çünkü ileti halkın izlemesine açıktır. Hızlıdır, çünkü ileti, izleyicilere kısa sürede
ya da aynı zamanda yetişmesi için hazırlanmıştır. Geçicidir, devamlı kayıtlara
geçmesi değil genellikle alındığı an tüketilmesi amaçlanmıştır. Film, radyo ve
video kütüphaneleri ise bunun istisnasıdır (Erdoğan 1990).
Yazılı ve elektronik basının (Kitap, dergi, sinema, tiyatro, radyo ve
televizyon) oluşturduğu medya ise, insanları, ulaştığı güçlü nokta itibariyle, okul
döneminden daha da fazla ve köklü bir şekilde, hayatları boyunca ve çoğu
zamanda farkında olmadan yoğun olarak etkileyen önemli bir kitle iletişim
aracıdır (Kara küçük 1997).
Kitle iletişim araçları, toplumun aynası gibidir. Bir toplumun kitle iletişim
araçlarının incelenmesi, o toplumun durumu hakkında üç önemli sorunun
cevabını ortaya dökecektir. İnsanların güncel olaylar hakkındaki bilgileri genelde
medyadan kaynaklandığından, medyanın hangi konularda ne derinlikte bilgiyi,
hangi sıklıkla topluma yaydığını incelemek, öncelikle insanların bilgi seviyesini
ortaya çıkaracaktır. Medyanın işlediği konuların, şematik olarak incelenmesi de
toplumun hangi olaylara ve konulara önem verdiğini ve önceliklerini
belirleyecektir. Üçüncü olarak da yayınlardan toplumun değerlerini, yani hangi
yaklaşımları doğru bulduğunu öğrenmek mümkün olacaktır (Çolakoğlu 2000).

2.1. Kitle İletişim Araçlarının Toplumsal Boyutları
Kitle haberleşme araçları olan yazılı basın, radyo, televizyon, sinema, tiyatro,
internet, bu gün artık toplumların yaşamlarına girmiş, bir parçası olmuştur. Bu
araçlar, toplumların eğitim, haber alma, eğlenme gibi çeşitli gereksinimlerini ya
doğrudan karşılamakta ya da destekleyici olmaktadır. Gerek gelişmiş, gerekse
Kitle İletişim Araçlarının Spor Kamuoyu Üzerine Etkisi gelişmekte olan, hatta bir çok bakımdan geri kalmış ülkeler bile artık bu araçları
yönetmekte, yönlendirmektedir (Alemdar 1983). Bu araçlar içerisinde internet, kamu yararına sunulan en son kitlesel haberleşme aracıdır.
Özellikle 1940’lı yıllardan günümüze kadar siyasi hareketlilikte, özellikle
yazılı basın dediğimiz günlük siyasi gazetelerin büyük rolü ve etkisi olmuştur. Günümüzde bile toplumlar üzerine siyasi hareketlilikte önemini koruyan yazılı kitle iletişim araçlarının, toplumun eğitilmesinde katkısının büyük olduğu görülmektedir. Toplumsallaşma etmenleri arasında gördüğümüz kitle iletişim araçlarının, 20.yy. ikinci yarısından itibaren öneminin arttığını görmekteyiz. Kitlelerle etkili bir iletişim sağlanmasını isteyen siyasal erkler, çeşitli kamu kuruluşları, özel kurumlar, kitle iletişim araçlarını kendi yanlarına çekerek, amaçlarını gerçekleştirmek için kullanma eğilimine girmişlerdir (Kara 1995).
Gazetecilik alanının baskı gücü, bütün alanlarda, sayı çokluğunun ve pazarın etkisine en fazla boyun eğen kesimlerden oluşan edinimcileri ve kurumları güçlendirmeye yöneliktir. Bu etki, dış zorlamalar karşısında yapısal olarak daha fazla etkilenmelere boyun eğme temayülü gösteren kesimler üzerinde (Boyun eğdikleri ölçüde) daha belirleyici bir rol oynamaktadır (Bourdiev 1997).

Melis Varan
20-11-2007, 22:33
İletişim araçları, ülke ve dünya sorunları hakkında, hedef kitlelerine
aktardıkları bilgilerle, onların bilgi sahibi olmalarını sağlarlar. Bu işlev, toplumun
habere, bilgiye ve fikre ulaşmasını, onları değerlendirmesini ve onların
yayılmasını içerir. Hedef kitleye, toplumda meydana gelen olayları ve ülke
sorunlarını )-5.7(t)]Tulaştırarak, onların toplumsal hayatın bir parçası olmalarını sağlar.
Ülke ile ilgili olarak benzer duygu ve düşüncelerin paylaşılmasını sağlar.
Toplumsal amaçları açıklayarak, özendirici olur ve bireyin bu amaçlar için çaba
harcamasını sağlamak amacıyla, güdüleme fonksiyonunu üstlenir.
Hazırlayacakları tartışma ortamı ile, toplumsal değerlerin ve amaçların
belirginleşmesine yardımcı olur. Fertlerin, bu amaçlar doğrultusunda çaba
harcamasını sağlar. Bütünleştirme fonksiyonunu üstlenir. Hedef kitlenin bilgi ve
eğitim düzeyini yükseltir. Kültürün tanımı ve geliştirilmesi, kültürel mirasın
korunması ve bireylerin iyi vakit geçirmeleri amacıyla eğlendirilmeleri gibi
işlevleri yerine getirir (Erkal 1992).
2.2. Kitle İletişim Araçlarının Toplum Üzerindeki Etkisi
Kitle iletişim araçları, çok çeşitli konudaki enformasyonla, insanlar üzerinde
etkili olabilmektedir. Bilgi edinmek ve özellikle de boş zamanları
değerlendirmek üzere kitle iletişim araçlarına yönelen insanlar, yoğun bir
yönlendirme ile karşı karşıya kalmaktadır. Eğitim, kültür, coğrafya, ekonomik
durum, veya diğer faktörlerin etkisiyle, çoğu kere alternatifsiz bir reaktif araç
olan kitle iletişim araçları, insanlar üzerindeki etkisini daha da artırabilmektedir
(Çolakoğlu 2000).
Demokrasi ile idare edilen ülkelerde, kitle iletişim araçları, demokrasinin
gelişme düzeyini gösteren bir araçtır. Demokratik sistem içinde haber verme ve
bilgilendirme ile başlayan fonksiyonları, zamanla çoğalan kitle iletişim araçları,
toplumun vazgeçilmez unsurlarından biri olmuştur. Bu alandaki gelişmeler
akıllara durgunluk veren boyutlara ulaşmıştır (Güz 1996).
Bu araçlardan özellikle televizyonun insan üzerindeki olumsuz etkisi, bütün
dünyanın önemli meselesi haline gelmiştir. Televizyon terörü, toplumu
yönlendirmede, büyük halk kitlelerini harekete geçirmede, kullanılmaktadır.
Bunu karşısında televizyonun, kamu yararı da unutulmamalıdır. Mesajı, ses ve
görüntü olarak anında en uzak yerlere kadar iletebilme özelliğinin olması, tüm
ülkeler ve kurumlar için önemli bir araç olduğunu göstermektedir.
Haberleşme ve ulaştırma araçlarının artan etkinliği, spor ve diğer boş zaman
faaliyetlerinin ortaya çıkışına ve gelişmesine de yardımcı olmaktadır. Bu
bakımdan kitle haberleşme araçlarının etkinliği, ferdin gelişmesinde kalıtsal
faktörlerin oynadığı role, bir de sosyal faktörü katmaktadır. Bu araçlar, uyarıcı
etki yapmakta, değişik spor dallarının toplumda uygulanabilmesi
gerçekleşmektedir. Her hangi bir branşa ilgi az iken, bu uyarıcı etki zamanla
gerek aktif sporculuğu veya seyirci şeklindeki kitlelerin ilgisini artırmaktadır.
Kitle iletişim araçlarının etkisi konusunda, bir kuşaktan daha fazladır devam
eden etkin araştırmalarda, etki sürecine ilişkin düşüncede kaçınılmaz olarak
önemli gelişmeler olmuştur. Kitle iletişim araçları, sadece bireyler üzerinde
doğrudan etkide bulunmaz. Aynı zamanda kültürü, bilgi birikimini, bir
toplumun norm ve değer yargılarını da etkiler. İzleyicilerin kendi davranış
biçimlerini belirlerken kullanabilecekleri bir dizi imaj, düşünce ve
değerlendirmeler sunar (Mcqiail ve Vindall).

Melis Varan
20-11-2007, 22:35
Kitle iletişim alanındaki toplumsal araştırmalarda, üzerinde ısrarla durulan ve
belki de en az açıklığın sağlandığı konu, değişik araçların etkileridir. Bir çok
ülkede, kitle iletişim araçları izlenirken sarf edilen zaman ve bu araçların üretim
ve dağıtımı için ayrılan kaynakların miktarı düşünüldüğünde, böyle bir
sorgulamanın nedeni yeterince anlaşılabilir. Bir yanıt oluşturmak için, çok şey
yazılmış ve bir çok araştırma yapılmışsa da konunun hem kitle iletişim
araçlarının genel önemi, hem de özelde kitle iletişimin belirli düzeylerinin olası
etkileri açısından yine de tartışmalı olduğu kabul edilmelidir (Kara 1995).
Ülkemizde, kitle iletişim araçlarından en çok televizyonun etkisi
görülmektedir. Çünkü hemen hemen televizyonun olmadığı aile yok gibidir.
İnsanımızın tamamı, ortalama günde 5-6 saat televizyon seyretmektedir. Genç
bir insanın, 18 yaşına kadar yaklaşık 20 bin saat televizyon seyrettiği
hesaplanmaktadır. Bundan da anlaşılıyor ki, etkilenmeye en müsait genç nüfus
için televizyon önemli bir olaydır. Görsel kitle iletişim araçlarına göre yazılı kitle
iletişim araçları, daha az etki sahasındadır. Ülkemizde, günlük gazete tirajının 4,5
milyon olduğu hesaplandığında, 70 milyonluk nüfusumuz açısından bu traj
ilginç bulunmaktadır. Kitap ve dergi satışlarının da çok düşük seviyelerde
olması, toplumumuzun okumadığı ancak seyrettiği kanaatini güçlendirmektedir
(Kara 1995). Dünyadan örnek verirsek Norveç, te yapılan bir araştırmada,
gençlerin %77, si her gün, bunların %21 günde bir saatten az, %32 si bir ile iki
saat arası ve %24 ü ise iki saatten fazla televizyon seyretmektedirler. Dünyanın
en gelişmiş ülkeleri arasında gösterilen Fransa, da ise 8-15 yaş grubunda olan
gençler, yılda tam toplam 900 saat televizyon karsısında kalmaktadırlar.
insanların ise %40, ı Televizyonu bir numaralı eğlenceleri olarak görmektedirler
(Yengin 1994:38).

2.3. Spor Kamuoyu
Bilim adamlarına göre kamuoyu yeni bir kavram sayılmaz ancak bilimsel
araştırma ve inceleme konusu olarak ele alınması yenidir. Özellikle siyasi
bilimciler, sosyologlar ve sosyal psikologlar bu konuyu çeşitli açılardan
incelemişlerdir.
Kamuoyunun tarifini yapacak olursak, “Kendini etkin olarak duyuran
kanaattir” şeklinde tanımlayabiliriz. Toplumların genel kanaati olduğu gibi
toplum içerisinde özel gruplaşmalarda meydana gelebilmektedir. Kamuoyunun
oluşmasında bireylerin kişilik yapısı ve sosyal çevre önemli bir etkendir. Kişilik
yapısı kişinin doğuştan getirmiş olduğu mizacı ve onunla çevre etkileşimine
giren karakteri, çocukluk deneyimleri ve öğrenilmiş davranışları, neyi – nasıl
algılayacağını belirler. Sosyal çevre ise, kişinin artık toplumda yaşayan bir birey
olarak sosyalizasyon sürecinde öğrendikleri ve çevre ile olan etkileşimlerinde
anlam kazanır. aile içinde çocuğun yetiştiriliş biçimi, ailenin kullandığı iletişim
biçimi ve sahip olduğu statüsüne uygun rol davranışları, onun ilerideki
yaşamında belirleyici olmaktadır. Fakat bu durum çocuğun ailesinden
öğrendiklerinin hiç değişmeyeceği anlamına gelmez. Çünkü birey hem değişen
hem de değiştiren bir varlıktır. Bireyin yaşamı arkadaş çevresindeki
etkileşimleri, ilişkileri ve öğretmenleri de yaşam boyunca etkili olmaktadır. Okul
yaşamı, bireyin aynı zamanda öğretim ortamında ulusal bütünleşme ve yurttaş
olma bilincinin verildiği ve bireyin yaşamında önemli bir yer
tutar(www.Ödevarsivi.com). Aile, okul ve çevrenin dışında işyeri de kamuoyu
oluşumunda önemli bir faktördür diyebiliriz.
Tüm bu anlatılanlardan yola çıkarak spor kamuoyunu toplumun kendisidir
diyebiliriz. Çünkü toplumun her kesiminden insanlar kurumlar spor ve spor
organizasyonları ile iç içedir. Medya, devletin bir çok kurumu, spor kulüpleri,
amatör ve profesyonel spor yapan herkes ve izleyenler spor kamuoyunu
oluşturmaktadırlar.

Melis Varan
20-11-2007, 22:36
3. KİTLE İLETİŞİM ARAÇLARINA SPOR AÇISINDAN BAKIŞ
Ülkemizde ilk spor alanında haberler 1911’li yıllarda Tasviri Efkar
gazetesinde yayınlanmıştır. İlk radyo yayını naklen, 20 Temmuz 1934, de
Kadıköy, den Fenerbahçe-wacker takımlarının maçı İstanbul Radyosu, deneme
amaçlı gerçekleştirilmiştir. İlk televizyon yayını, 9 Temmuz 1952 tarihinde
gerçekleştirilmiştir. 31 Ocak 1968 tarihinde TRT’nin kurulup deneme
yayınlarına başlanması ile ve 1985’li yıllarda çok kanallı televizyon ile günümüze
kadar gelinmiştir.
Bu gün ülkemizde 20’ye yakın ulusal kanal ve üç yüzlerle ifade edilen yerel
televizyon kanalı vardır. 1996 yılında yapılan bir araştırmada televizyon
kanallarında genellikle çok seyredilen sinema, tiyatro, magazin gibi
programlardan sonra spor programları gelmektedir. Kanallara göre, Star %5.6 –
Kanal D % 3.4 – ATV % 3.3 – TRT1 % 3.2 –Showun %2.9 oranında spor
programları vardır. Bu programların da kendi içeriğinde en çok yer alan branş,
% 59.8 oranı ile futbol sporu olmuştur. Kanal D % 75 – ATV % 66 – Show %
62 – Kanal 6 % 50.6 – Star %86.7 şeklinde yer almışlardır (Karaküçük 1996).
Özellikle kitle iletişim araçlarının etkilemesi açsından 1999 yılında yapılan bir
çalışmada, yazılı basında yer alan spor yazarları spor kamuoyunu yönlendirmede
%63.5 oranında olumlu mesaj, %36.5 oranında ise negatif mesaj vermişlerdir
(Karaküçük-Yenel 1999). Bu da, kamuoyunun yönlendirilmesi açısından dikkat
edilmesi gereken bir olay olarak karşımıza çıkmaktadır. Şahan’ın (2001) yılında
yapılan bir araştırmada, kitle iletişim araçlarında yer alan spor yazarlarının spor
kamuoyu üzerindeki etkisinin yoklandığı bir soruya, %85 oranında “evet etkili”
denirken, aynı araştırmanın bir başka sorusunda spor programlarının spor
kamuoyuna etkisinin nasıl yansıdığına verilen cevapta ise %73, oranında
olumsuz yönde etkilediği belirtilmiştir (Şahan 2001). Karaküçükün, çalışması ile
şahan’ın çalışması birbiri ile örtüşmektedir.
2003 yılında yapılmış bir çalışmada, özellikle spor kulüplerinin
yöneticilerinin, kitle iletişim araçlarını, kullanarak yaptıkları kışkırtıcı
beyanatların rakip seyircileri saldırganlığa yönlendirme de etkili olduklarını
belirtmektedir(Özmaden-Yıldıran 2003). Medyanın özellikle seyircileri şiddete
yönlendirmede, traj ve reiting uğruna yaptıkları yayınlarında spor kamuoyunu
önemli ölçüde etkilediği belirtilmektedir(Talimciler 2003).
Bu sonuçlardan da anlaşıldığı gibi, kitle iletişim araçlarının etkisi herkesçe
kabul edilirken, günümüzde spor alanında hızla artan holiganizm kavramına en
çok etkiyi özellikle spor köşe yazarlarının ve spor medyasının yayınları ile
etkiledikleri ortaya çıkmıştır. Uluç’a göre, seyirci saldırganlığında yaşanan acı
gerçeğin sorumlusunun medya olduğunu ve aslında Türkiye de spor medyasının
bulunmadığını belirtmiştir(Uluç 1996). Yine Akalın, “Futbolumuzun bir
numaralı sorunu hakemler seyirciler yöneticiler değil, bizzat spor medyasıdır
“diyerek medyanın spor kamuoyunu ne denli etkilediğine değinmiştir.(Akalın
1998).
Yine önemli bir spor yazarı olan ve gazetecilik mesleğinin içinde yetişen Zeki
Çol şu tespitte bulunmuştur. “ Spor gazetecilerinin bir bölümü, dürüst, tutarlı,
kararlı değiller, kendilerini geliştirmek, değiştirmek, yenilemek adına ortaya
koydukları değerler yok. Çoğu sporu bilmiyor, toplumla barışık değil, günü
kurtarma peşinde koşuyor, çoğu spor gazetecisinin özgün düşüncesi yada yaptığı
işe dönük felsefesi yok. Önemli bir kesimi okumuyor araştırmıyor. Fakat her
alanda ahkâm kesmeyi kendisine hak biliyor”(Çol 1997). Bu veriler ışığında spor
medyasının, futbol başta olmak üzere diğer spor alanlarındaki kamuoyunu
yönlendirmede negatif bir etki gösterdiklerini kabul etmek gerekir. Özellikle
ekonomik anlamda spor alanında çok büyük rakamların konuşulması kitle
iletişim araçlarının spor kamuoyunu etkilemeye ve yönlendirmeye çalışmasını
normal karşılamak gerekmektedir.
Bu gün dünyada, sadece futbolda UEFA kriterlerine göre bir yılda dönen
para 250 milyar dolarla ifade edilmektedir. Türkiye, de sadece naklen yayın için
futbol federasyonuna ödenen para, iki yıl için 600 milyon dolar civarındadır.
rakamlar da gösteriyor ki, sporun kitle iletişim araçlarına, kitle iletişim
araçlarının da spora ihtiyacı apaçık ortadadır.
Günümüzde böyle büyük parasal rakamların ortaya çıkması sonucu görsel ve
yazılı kitle iletişim araçlarının spora ayırdıkları programlar ve spor sayfaları
incelendiğinde daha iyi anlaşılmaktadır. Bu gün ülkemizde günlük 15 civarında
gazete bulunurken, bunların spora ayırdıkları sayfa sayıları 1-4 arasında
değişmektedir. Bazen de özel günler, örneğin Pazartesi günleri- bu rakam
sekizlere kadar çıkmaktadır. 1997 yılında yapılan bir araştırmada gazetelerin spor
sayfalarının içeriğine bakıldığında, futbol sporunun çok ağırlıklı olduğu
görülmektedir. Sabah gazetesi % 56.47, Cumhuriyet gazetesi % 72.88, Zaman
gazetesi % 55.88 ve Emek gazetesi % 53.68 oranında yer vermişlerdir. Aynı
araştırmada kadın sporcuların gazetelerde yer alışlarıyla ilgili bilgiler de yer
almıştır. Bu dağılımlarda oranlar Sabah gazetesi %0.66 yazı, %0.33 resim,
Cumhuriyet %0.45 yazı, %0.95 resim, Akşam %0.14 yazı, %0.31 resim, ve
Emek %0.69 yazı, %0.20 resim şeklindedir. Zaman gazetesinde % 0.80 yazı yer
alırken resim yer almamıştır. Bu rakamlardan da anlaşıldığı gibi spor kavramı her
dönemde etkili bir araçtır. Kitle iletişim araçları için, spor kamuoyu çok önemli
bir bölümü teşkil etmektedir.

Melis Varan
20-11-2007, 22:38
Eski ve yeni çalışmalar da göstermiştir ki, son yıllarda gelişen teknoloji, kitle
iletişim araçlarının önünü açmış ve çok önemli noktalara gelmiştir. Ekonomik
olarak da gelişen kitle iletişim araçlarının, spora artık büyük önem verdikleri
ortaya çıkmıştır. Hem spor faaliyetlerinden hem de spor faaliyetleri sırasındaki
reklâm olaylarından büyük ekonomik güçler doğmuştur. Bunun sonucu kitle
iletişim araçları, spora ihtiyaç duyarken spor olayları ve organizasyonlarında
kendilerini topluma anlatabilmeleri açısından kitle iletişim araçlarına büyük
ihtiyaçları vardır.

4. SONUÇ
Kitle iletişim araçlarının gelişimi, dolaylı veya dolaysız olarak spora ilgi duyan
izleyici veya aktif konumda bulunan insanların çoğalmasına neden olmuştur.
Özellikle toplumların siyasal, ekonomik ve sosyal alanlarda sağlıklı
gelişebilmeleri, o topluma mensup insanların sağlıklı olmaları ile sağlanabilir.
Bunun da en geçer noktası, tüm sosyal gruplara ve insanlara, moral değerleri
yükseltici ve birbiri ile kaynaştırıcı aktiviteler yapmalarını sağlamak ve sporu her kesime yaymaktır. Bunun için kitle iletişim araçları, özellikle genç nüfusumuzu da dikkate alarak sporu teşvik edici yayınlara yönelmeli, tüm spor branşlarını tanıtıcı programlar, yazılar hazırlanmalıdır. Sansasyonel yayın yada yazılar yerine, daha gerçekçi davranıp ona göre bilgilendirme yapılmalıdır.
Günümüzde ekonomik kaygılar nedeniyle kitle iletişim araçlarında tiraj ve
reiting kavgaları artmış, bunun sonucu spor kamuoyunun önemi daha da
artmıştır. Bu yüzden spor kamuoyunu sadece tüketici anlamda görmek yerine
sporun birleştirici, bütünleştirici, sosyalleştirici yönünden ele almalı o yönde
yayınlar yapılmalıdır. Buna en çarpıcı örnek, 2002 Dünya Kupasında ülkemize
Güney Kore halkının ilgisi ve üçüncülük maçında gösterilen fair play olayı
bütün güzelliğiyle ortadadır. İnsanların sosyalleşmesi, bilgilenmesi için kitle
iletişim araçlarına büyük görevler düşmektedir. Bundan böyle kitle iletişim
araçlarının bu sorumluluklarını bilerek hareket etmeleri herkesin yararına
olacaktır.


KAYNAKLAR
AKALIN, C; Spor Yazarları, Gazete Pazar, 20.01.1998.
ALEMDAR, Korkmaz; Kitle İletişimine Temel Yaklaşımlar Savaş
Yayınları, Ankara,1983
BOURDİEV, P; Surla Televizyon Televizyon Üzerine (çev. Turhan Ilgaz)
Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık, İstanbul, 1997.
ÇOLAKOĞLU, Tekin; Sporun Topluma Yaygınlaştırılmasında Medyanın
Etkisi (Güreş Örneği) Yüksek Lisans Tezi, Gazi Üniversitesi,
Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Ankara, 2000.
ÇOL, Zeki; Futbol,Olimpizm ve Dayanışma Semineri, s. 104, Ocak-1997.
ERDOĞAN, İrfan; İletişim ve toplum, Bilge Yayınevi, İstanbul, 1990.
ERKAL, Mustafa; Sosyolojik Açıdan Spor Türk Dünyası Vakfı Yayınları,
İstanbul, 1992.
GÜZ, Nurettin; “Türk Basınında Gündem Oluşturma” Yeni Türkiye Medya
Özel Sayısı, S: 2, Yıl: 2, Ankara, 1996.
KARAKÜÇÜK, Suat; “Sporun Topluma Yaygınlaştırılması Bakımından
Televizyon Programlarının Etkinliği, Gazi Ü, Spor Bilimleri
Dergisi, C. 1, S. 3, Temmuz-1996, Ankara.
KARAKÜÇÜK, Suat- YENEL, Fatih; “Türk Sporunun Geliştirilmesi ve
Topluma Yaygınlaştırılması Bakımından Basının Etkinliği”
Gazi Ü, Spor Bilimleri Dergisi, C. 1, S. 2, Nisan-1997, Ankara.
KARAKÜÇÜK, Suat- YENEL, Fatih; “Spor Köşe Yazarlarının Okuyucuya
Yansıttığı Görüşlerin Bir Analizi” Gazi Üniversitesi, Spor
Bilimleri Dergisi, S. 1, C. 4, Temmuz-1999, Ankara.
KARA, Mustafa; Kitle İletişim Araçlarının Toplumsal Gücü, Sakarya
Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yüksek lisans Tezi,
Sakarya,1995.
MC QİAİL, D- WİNDALH, S; Kitle İletişim Modelleri (Çev.Kona Yumlu),
İmge Yayıncılık, Ankara, 1997.
ÖZMADEN, Murat-YILDIRAN, İ; Futbola İlişkin Dışsal Etkenlerin
Seyirci Saldırganlığı Üzerindeki Etki Düzeylerinin
Araştırılması, Beden Eğitimi ve Sporda Sosyal Alanlar Kongresi, 10-
11 Ekim 2003, Ankara.
ŞAHAN, Hasan; Türkiye de Spor Yazarlığı ve Futbol Kamuoyu Üzerine
Etkileri, Yüksek Lisans Tezi, Selçuk Üniversitesi, Sağlık Bilimleri
Enstitüsü, Konya, 2001.
TALİMCİLER, A; Türkiye’de Futbol Fanatizmi Medya İlişkisi, Bağlam
Yayıncılık, İstanbul, 2003.
ULUÇ, Hıncal; Spor ve Medya, Yeni Türkiye Dergisi Medya Özel Sayısı,
S.2, S.1447-1448, 1996.
Kitle İletişim Araçlarının Spor Kamuoyu Üzerine Etkisi
321
YENGİN, H; Ekranın Büyüsü Batıda Değişen Televizyon Yayıncılığının
Boyutları ve Türkiye de Özel Televizyonlar, İstanbul, 1994.
www.Ödevarsivi.com 02-12-2004.

Melis Varan
20-11-2007, 22:41
Direk kopyaladım ama pdf. formatından olunca tipsiz oldu bazı kısımları ve satır satır tümünü düzenleyemedim.
Bizleri ilgilendiren konulardaki çalışmalardan da haberdar olmakta fayda var bence. İlgilenenler olabilir diye düşünüyorum.