PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Dönüşü Olmayan Yol...


Murat Dural
06-03-2008, 17:22
Zorlayıcı hedefler, üst gelişime kendini mahkum etmiş profiller (yönetici, kongre üyesi, taraftar, teknik ekip, sporcu), bu uğurda yürümek için açlık çeken, ilerlemeye kollarini açan tek yürek olmaya hevesli insanlar, oluşturulmaya başlanan ortak dil ve anlayış kültürü,
birliktelik, beraberlik ve toplu harekette kararlılık...

Zor, sarsıcı, atılımcı bir gelecek bizi bekliyor. Bundan kacis yok; ne mutlu bize... Şu dakika itibari ile zihinsel, ruhsal ve madden bizi üst seviyeleri üçer beşer atlatacak bir ortamda, bu ortami harekete ve dolayısı ile berekete çevirecek bir anlayış içindeyiz.

Ne Real Madrid, ne Barcelona, ne de Manchester United'ız. Bazı açılardan olmakta istemiyoruz.

Söz konusu kulüplerin bizden en büyük farkı "Global Gücü", satış imkanlarıdır ve bunlar bizde yok. Tabi ki birde yayın gelirleri konusundaki gelişkin kaynaklarını eklemeliyiz. Bu noktada onların genele yaygın lig kaliteleri en belirleyici unsur.

Tüm bunlara rağmen, Potansiyel olarak, öz kaynak olarak onlardan üstünüz.
Kalitesiz, mantık sınırlarını zorlayan anlayış ve uygulamaların olduğu bir lig'de kurumsal kültür oluşturup, kendi öz kaynağı taraftarının inanılmaz desteği ile solmayan bir bataklık gülüyüz.

Global değil, sadece belirli imkanlarla devasal bir marka yarattık; Fenerium... Tüm Türkiye'ye yayılıyoruz, tüm ülkede tek ve güçlü BİR SES olmak için bir araya geliyoruz. Yayın gelirleri ise ülkemizde tam bir kördüğüm.

Bugün, bizim "ESKİDEN" inanilmaz gözlerle baktığımız takımlar, Avrupa ve Dünya'nın federasyon oluşumları yönetsel olarak, başkan seviyesinde durmadan adımızı anmaktalar.

Bu sektörün siyaseti ve potansiyelleri gören gözleri için FENERBAHÇE, Global ve kapital güçlerin değil, kendi sermayesini kendi tırnakları ile çıkaran bir altın madeni, gelecekte güçlü ilişkiler, oluşumlar için asla tek başına bırakılmaması gereken bir kulüb.

Tekrar belirtmeliyim ki bugün ve bugünden sonra, planalanan projelerin, tesisleşmenin, organizasyonların sonunda, tüm kulüb branşları, tüm camiası ile bu amblem Dünya üzerinde başka bir şeyin şanlı temsilcisi, öncüsü olacaktır.

Belki de bir gün, Türkiye Cumhuriyeti'nin nasıl kurulduğunu, nasıl özverilerin yapıldığını, bugün bu kulübün taviz vermeden yürüdüğü yolu görerek daha iyi anlayacaklardır.

BİZİM BUGÜNÜMÜZÜ GÖRÜP, NEREDEYSE 100 YILDIR VERILEN SAVAS OVULECEKTIR.

Şampiyonluklar bir yere kadar, ama bir gün, Fenerbahçe ve ulusumuzun özünde yatan değerler, karakter gerçekten parıldadığında, bakan gözler, ulusumuzun degerleri ile arada hiç fark görmeyecek, o kurtuluş yıllarında halkın gökyüzüne haykırdığı değerler ve destanlar yeni kuşaklar için hatıra değil gerçek olacaktır.

İşte bu, FENERBAHÇE'NİN DÖNÜŞÜ OLMAYAN VE FENERBAHÇELİLERİN YÜRÜMEKTEN MUTLU OLDUĞU YOLDUR.

Bu bizim kacmadigimiz, ne kendimizi nede baskalarini kandirmadigimiz, gelecek icin bugün ki acılara göğsümüzü siper ettiğimiz ANLI, ŞANLI, ONURLU, ORTAK GELECEĞİMİZİN İMARIDIR!

M.D.

Toykan Topçu
06-03-2008, 20:46
Öyle bir yoldur ki bu, dardır. Karşıdan gelenler için yanından geçme gibi bir fırsatımız yoktur. Karşımıza ne çıkarsa çıksın, özgüvenli, ayakları yere sağlam basan bir camia olarak karşılamak ve yola devam etmek, her önemli adımı ufuğa bakarak, geleceği düşünerek atmak bizi biz yapan değerlerin temelini oluşturmaktadır.

En zor günlerde, en başarısız anlarda hepimiz sinirlenebiliriz. Keza maçlarda, "Öyle gol yenir mi, öyle vurulur mu!!" deriz. Hakeme sinirlendiğimiz olur, rakip yöneticiler durumu kızıştırır, kimi zaman eyyamcılık olur. Hiç hoş olmayan oyunlar oynanır ve bu hiç hoş olmayan oyunlarda Fenerbahçe namuslu taraf olmanın verdiği mağduriyete mahkûm edilebilir.

Bu durumları yaşamak, zorluklara göğüs germek de bu yolun sağanak yağmurlu, çukurların gölet olduğu, damlacıkların sicim gibi çarptığı kısmıdır. Elbette bitecektir ve böyle vaziyetlerden sonra açan gökkuşağının her rengi, takımlar arasındaki rekabetli dostluğu simgeleyecek, en başta milletimiz için, sonra da Fenerbahçe'miz için emin adımlarla yürünecektir.

Bu yolda yürünürken her coşkuyu farklı kılan rekabet unsuru hiç bitmeyecek, kupalar kaldırılacak, şampiyonlar sevinecek, mâğluplar üzülecek lâkin Fenerbahçe'li olmanın verdiği gurur, şevk ve asalet içimizden hiç eksik olmayacaktır.

Asırlara yayılacak koskoca Fenerbahçe tarihinin, sadece en fazla 70-80 yılını yaşayabilmiş, zaferler görmüş, katkılar yapmış, sağlam bir temelin üstüne konan kiremitlere şahit olmuş, yaşadığı yılların her günü gurur, geçirdiği günlerin her saati şeref saçan Fenerbahçeliler olarak bu yolda gidebileceğimiz noktaya kadar ilerlemenin vereceği gururu yaşamak dileğiyle.