Murat Dural
03-04-2008, 12:35
Formalarımıza Tarihimizi Yazıyoruz.
Değerli Arkadaşlar,
"Çanakkale Zaferi"ni andığımız günlerde,
Sevgili Behçet Üstün tarafından,
Fenerbahçe Kulübü bünyesinde sporcu olarak hizmet veren ve vatani görevi sırasında şehit düşen camia üyelerimizin isimlerini formalarımızın arkasına yazmamız önerilmişti.
Bu düşünce her gün aklımda ve yüreğimde büyüdü durdu. Fenerbahçelilik anlayışına, karakter yapısına, geçmişine saygıya bu kadar uyan bir düşüncenin hiçbir isim, numara, sembol yada nick ile orantılanamayacağını düşündüm ve sırtıma;
"Şehit Fenerbahçe Futbolcusu
Teğmen Nurettin Bey
12 Nisan 1915
Çanakkale
Arıburnu Savaşı" yazdırdım.
Chelsea maçı öncesi iş arkadaşlarımız, tüm gün formalarımız ile çalıştık. Yazı inanılmaz dikkat çekti. Bırakınız sadece Fenerbahçelileri, Bjk'lısı, Gs'lısı "bu düşüncenin muhteşem olduğunu" aktardılar.
Bu FENERBAHÇE TARAFTARI için muhteşem bir organizasyona dönüşebilir.
Sömürü ve Karanlığa karşı yapılan ortak mücadelelerimizi,
aynı topraklarda yaşamaya istekli farklı insanlar, farklı dinler, farklı inançlardaki insanların ortak gelecekleri için verdikleri savaşları,
atalarımızın bize sağladığı bugün ki imkanları hatırlamak, hatırlatmak için,
Fenerbahçe'mizin bizlere kıymetli bir emanet olduğunu her an hatırlamak, hatırlatmak için,
bugüne kadar Balkan, Çanakkale, Yemen, Trablusgarp, İstiklal Savaşı'nda şehit düşen camia üyeleri,
hatta taraftarların (ki bu konuda herkes bu savaşlarda şehit düşen yakınlarının isimlerini yazabilir) isimlerini sırtımızda,
canımız gibi sevdiğimiz Fenerbahçe formalarımızın üzerine,
Papaz Çayırı üzerinde aydınlanma ve bir ulusun geleceğini kafalarında barındıran, bunun için savaşan atalarımız, ailemiz, kardeşlerimizin isimlerini yaşatabilir.
Her birimiz sırtımızda taşıdığımız isimler ile tarihimizi ve birbirimize inancımızı NEREDEN GELİP, KİMLER SAYESİNDE NEREDE OLDUĞUMUZU bilebilir ve GELECEĞİ İNŞA ETMEK İÇİN DAHA FAZLA MOTİVE OLABİLİRİZ.
BİZ ORADAYIZ, AMA SIRTIMIZA ALDIKLARIMIZ İLE İKİ KAT GÜÇLÜ OLACAĞIZ.
Bu konuda herkesi düşünmeye ve mümükün ise bu projeye ortak olmaya davet ediyorum.
Başta da söylediğim gibi bu düşünce benim değil, çok değerli bir Fenerbahceli Behçet Üstün'ün gönlünün güzelliğidir.
Sizlere Behçet Üstün'ün yaptığı, şehit düşen Fenerbahçeli futbolculardan küçük bir derleme sunuyorum:
- Mülazımevvel Arif Bey (Haziran 1919 - Bor Ovası’nda 28 yaşında şehit düştü)
- Hava Üsteğmen Sadık Bey (27 Şubat 1914 - Taberiye Gölü’nde 28 yaşında şehit düştü)
- Teğmen Nurettin Bey (12 Nisan 1915 – Arıburun’da 23 yaşında şehit düştü)
- Yedeksubay Halim Bey (Nisan 1915 – Alçıtepe’de 21 yaşında şehit düştü)
- Yedeksubay Kemal Bey (Seddülbahir’de 20 yaşında şehit düştü)
- Teğmen Haldun Bey (22 Haziran 1915 - Arıburun’da 21 yaşında şehit düştü)
- Deniz Teğmen Sabri Bey (26 Temmuz 1915’de 22 yaşında şehit düştü)
- Üsteğmen Münir Bey (01 Kasım 1917 – Kafkasya’da şehit düştü)
- Havacı Cevat Hüsnü Bey (1922 - Cava Adası’nda şehit düştü)
- Havacı Üsteğmen Zeki Bey (09 Eylül 1923 – İzmir’de şehit düştü)
- Zeki Bey (1917 yılının şampiyon Fenerbahçe’sinin ikinci takımının solhafı – İstiklal Madalyası sahibi – 28 yaşında şehit düştü)
- Nahit Bey (Çokbaşaran) (mütareke dönemi Fenerbahçe’sinin defans oyuncusu - 47 maça çıktı – İstiklal Madalyası sahibi)
- Deniz Teğmeni Kenan (sonradan Albay Kenan Or) – (Fenerbahçe kalecisi idi – 22 maça çıktı)
- Topçu Üsteğmen Ethem (sonradan Albay Ethem Bellisan) – (Sağbek – 72 maça çıktı)
- Üsteğmen Kamil (sonradan General Kamil Rona) – (Solhaf – 68 maça çıktı)
- Doktor Yüzbaşı Refik (sonradan Amiral Refik Kuntol – 32 maça çıktı)
- Ahmet Esat Tomruk (İngiliz Kemal – ünlü casusumuz ve boksör)
Sevgilerim ile,
Murat Dural
Değerli Arkadaşlar,
"Çanakkale Zaferi"ni andığımız günlerde,
Sevgili Behçet Üstün tarafından,
Fenerbahçe Kulübü bünyesinde sporcu olarak hizmet veren ve vatani görevi sırasında şehit düşen camia üyelerimizin isimlerini formalarımızın arkasına yazmamız önerilmişti.
Bu düşünce her gün aklımda ve yüreğimde büyüdü durdu. Fenerbahçelilik anlayışına, karakter yapısına, geçmişine saygıya bu kadar uyan bir düşüncenin hiçbir isim, numara, sembol yada nick ile orantılanamayacağını düşündüm ve sırtıma;
"Şehit Fenerbahçe Futbolcusu
Teğmen Nurettin Bey
12 Nisan 1915
Çanakkale
Arıburnu Savaşı" yazdırdım.
Chelsea maçı öncesi iş arkadaşlarımız, tüm gün formalarımız ile çalıştık. Yazı inanılmaz dikkat çekti. Bırakınız sadece Fenerbahçelileri, Bjk'lısı, Gs'lısı "bu düşüncenin muhteşem olduğunu" aktardılar.
Bu FENERBAHÇE TARAFTARI için muhteşem bir organizasyona dönüşebilir.
Sömürü ve Karanlığa karşı yapılan ortak mücadelelerimizi,
aynı topraklarda yaşamaya istekli farklı insanlar, farklı dinler, farklı inançlardaki insanların ortak gelecekleri için verdikleri savaşları,
atalarımızın bize sağladığı bugün ki imkanları hatırlamak, hatırlatmak için,
Fenerbahçe'mizin bizlere kıymetli bir emanet olduğunu her an hatırlamak, hatırlatmak için,
bugüne kadar Balkan, Çanakkale, Yemen, Trablusgarp, İstiklal Savaşı'nda şehit düşen camia üyeleri,
hatta taraftarların (ki bu konuda herkes bu savaşlarda şehit düşen yakınlarının isimlerini yazabilir) isimlerini sırtımızda,
canımız gibi sevdiğimiz Fenerbahçe formalarımızın üzerine,
Papaz Çayırı üzerinde aydınlanma ve bir ulusun geleceğini kafalarında barındıran, bunun için savaşan atalarımız, ailemiz, kardeşlerimizin isimlerini yaşatabilir.
Her birimiz sırtımızda taşıdığımız isimler ile tarihimizi ve birbirimize inancımızı NEREDEN GELİP, KİMLER SAYESİNDE NEREDE OLDUĞUMUZU bilebilir ve GELECEĞİ İNŞA ETMEK İÇİN DAHA FAZLA MOTİVE OLABİLİRİZ.
BİZ ORADAYIZ, AMA SIRTIMIZA ALDIKLARIMIZ İLE İKİ KAT GÜÇLÜ OLACAĞIZ.
Bu konuda herkesi düşünmeye ve mümükün ise bu projeye ortak olmaya davet ediyorum.
Başta da söylediğim gibi bu düşünce benim değil, çok değerli bir Fenerbahceli Behçet Üstün'ün gönlünün güzelliğidir.
Sizlere Behçet Üstün'ün yaptığı, şehit düşen Fenerbahçeli futbolculardan küçük bir derleme sunuyorum:
- Mülazımevvel Arif Bey (Haziran 1919 - Bor Ovası’nda 28 yaşında şehit düştü)
- Hava Üsteğmen Sadık Bey (27 Şubat 1914 - Taberiye Gölü’nde 28 yaşında şehit düştü)
- Teğmen Nurettin Bey (12 Nisan 1915 – Arıburun’da 23 yaşında şehit düştü)
- Yedeksubay Halim Bey (Nisan 1915 – Alçıtepe’de 21 yaşında şehit düştü)
- Yedeksubay Kemal Bey (Seddülbahir’de 20 yaşında şehit düştü)
- Teğmen Haldun Bey (22 Haziran 1915 - Arıburun’da 21 yaşında şehit düştü)
- Deniz Teğmen Sabri Bey (26 Temmuz 1915’de 22 yaşında şehit düştü)
- Üsteğmen Münir Bey (01 Kasım 1917 – Kafkasya’da şehit düştü)
- Havacı Cevat Hüsnü Bey (1922 - Cava Adası’nda şehit düştü)
- Havacı Üsteğmen Zeki Bey (09 Eylül 1923 – İzmir’de şehit düştü)
- Zeki Bey (1917 yılının şampiyon Fenerbahçe’sinin ikinci takımının solhafı – İstiklal Madalyası sahibi – 28 yaşında şehit düştü)
- Nahit Bey (Çokbaşaran) (mütareke dönemi Fenerbahçe’sinin defans oyuncusu - 47 maça çıktı – İstiklal Madalyası sahibi)
- Deniz Teğmeni Kenan (sonradan Albay Kenan Or) – (Fenerbahçe kalecisi idi – 22 maça çıktı)
- Topçu Üsteğmen Ethem (sonradan Albay Ethem Bellisan) – (Sağbek – 72 maça çıktı)
- Üsteğmen Kamil (sonradan General Kamil Rona) – (Solhaf – 68 maça çıktı)
- Doktor Yüzbaşı Refik (sonradan Amiral Refik Kuntol – 32 maça çıktı)
- Ahmet Esat Tomruk (İngiliz Kemal – ünlü casusumuz ve boksör)
Sevgilerim ile,
Murat Dural