KÖŞE YAZISI

4 Yıllık Değil 40 Yıllık Dostluklara

2013 yılının Eylül ayında ilk defa üniversitenin yemekhanesine gidiyorum. Yemek sıradayken posterler ve atkılarla dolu bir stant dikkatimi çekiyor, heyecanla hemen gidiyorum ama kimseyi bulamıyorum. Dolanıyorum ama kimse yoktu. Elbet yine karşıma çıkar diyerek uzaklaşıyorum. Ertesi gün yine gidiyorum bu sefer 5 kişi görüyorum stantta. Heyecanlanıyorum. Hepsi formalarını giyip orada konuşuyorlardı. Arkadaşıma soruyorum “Gitsem mi ama çok çekiniyorum.” diye. Her ne kadar “Aman Beyza boş ver gidip ne yapacaksın.” cevabını alsam da şu an bunları yazarken iyi ki onu dinlememişim diyorum. Stanta gidip direk adımı numaramı yazarak kaydoldum. Ama hiç zannetmiyordum öyle büyük bir topluluk olacağını, klasik üniversite topluluğu sanıyordum. İlgilenmek, onca insanla uğraşmak kolay mıdır diye aklımdan geçiriyordum. Bu düşüncemin yanlış olduğunu hemen anlıyorum. Çünkü kaydolduktan 2 gün sonra mesaj geliyor; “1907 ÜNİFEB İnönü Üniversitesi; Bu yıl ki ilk etkinliğimiz kahvaltı ile başlayacaktır arkadaşlar” diye başlayan. Çok şaşırmıştım daha kaydolalı kaç gün oldu ki sonuçta. Gidip gitmemekte çok kararsızım ilk defa taraftar grubunun içine girecektim. Mesaja cevap vermedim. Hemen yurttan geçen sene Fenerbahçe maçlarını birlikte izlediğimiz arkadaşıma gruptan ve mesajdan bahsettim. İlk başta o da çekimser davrandı ama kabul edeceğini biliyordum. Gelen mesaja cevap yazdım arkadaşımla konuştuktan sonra. Yine de bir tedirginlik vardı ikimizde de. Cansu akşam tedirginlik içerisindeyken bende ona her şeyin güzel geçeceğine dair güven veriyordum. Gidince gerçekten de öyle olduğuna şahit oluyorduk. Hepsi bizi tek tek karşılayıp “Hoşgeldiniz” diyorlar. Ayrı ayrı hepimizle ilgileniyorlar sanki hep birlikteymişiz bundan önce de birbirimizi tanıyormuşuz gibi. O hafta Gençlerbirliği-Fenerbahçe maçı vardı. Beraber izlediğimiz ilk maç. Ortamı görmek için erken gitmiştik. Kafeden içeri girince hemen bizi karşıladılar. Hiç unutmam maç öncesi Furkan Küçük bize anlatmıştı; kuruluşun amacını ve neler yapılabileceğini. O kadar pürüzsüz görünüyordu ki gerçekten bunları yapabilirler mi diye düşünce oluşmuştu kafamda ister istemez. Şu an dönüp bakınca hepsini beraber yaptığımızı görüyorum. Ve nihayet maç başlamıştı. Tezahüratlar, alkışlar her şey çok organizeydi. Fenerbahçe’miz gol atınca olan sevincimizi hiç unutamıyorum. Tanımadığım pek çok insana sarılmıştım o an. Kendi kendime işte aradığım ortam bu diyordum. Maç bittikten sonra tek tek herkes ile ilgilenip “Hoşçakalın, bir sonraki maçta görüşmek üzere.” diye uğurluyorlardı. Bir daha gelmemek elde değil ki zaten.

20 Aralık da ilk büyük etkinliğimizi yaptık: “Tanışma Gecesi”… Fırat ÜNİFEB de gelecekti. Sonuçta onlar asil biz daha yeni yeni başlanmış işin içindekileriz. Biz de heyecan doruklarda o kadar yapılan emek var. Herkes de tatlı bir stres. Gecemiz başlıyor marşlar, şarkılar, besteler… Herkes çok eğleniyor. Gecemize katılan herkesten ayrı bir tebrik mesajı alıyoruz. Artık herkes birbiriyle daha bir samimi, daha bir sıcak, daha dostçaydı. Yavaş yavaş aile oluyorduk. Sadece maçlarda toplanmıyor her şey de beraberdik. Sıradan günlerde de. Sonra anlıyorum ki Ünifeb sadece bir taraftar grubu değil aynı zaman da bir aile ortamı. Aile ortamı demişken; bir gün Ata Tayfadan Celal Yazıcı gelecek diyorlar. Tanımıyoruz. Burada sadece bir arkadaşı varmış onun vasıtasıyla hepimiz tanışıyoruz. Sohbet o kadar güzel ki “Daha önceden Ramazan’ı , Yasin’i tanıyor muydun?” diye soruyorum. ‘’ Hayır’’ dedi, tanışalı 2 gün olmuş ama Fenerbahçe aşkı ve ÜNİFEB kardeşliği ile “DOSTUM” diyorlar birbirlerine. ÜNİFEB’de ki bu samimiyeti, güzellikleri gördükçe şaşırıyorum ve hayran kalıyorum. Ve böyle bir ailenin parçası olduğum için kendimle gurur duyuyorum.

Son cümlemi ise İnönü ÜNİFEB’e her şeyini veren Ramazan Bulgurlu’nun Ünifeb’e geldiğimizde dediği cümle ile bitirmek istiyorum: “4 yıllık değil 40 yıllık dostluklara”

Elif Beyza Tosun

1907 ÜNİFEB İnönü Üniversitesi

İLGİLİ YAZILAR

  • Sezon başında sponsor bulunmaması sebebiyle hem erkek hem de bayan takımlarımız rakiplerine göre düşük bütçeli takımlar kurdu. Matematiksel olarak şampiyon... ... [...]

    24 Ocak 2017 //

  • Öncelikle maçı 2-1 kazanarak Fransa’ya, rövanşa avantajlı olarak giden taraf olan takımımızı tebrik etmek gerekir. Fenerbahçe beklenenden iyi, Monaco ise... ... [...]

    1 Ağustos 2016 //

  • Sabırlı olmamız gereken uzunca bir transfer dönemini geride bıraktık sayılır. Geçen sene Euroleague’de Final Four’a kalıp , finalde kaybetmiş olsak... ... [...]

    30 Temmuz 2016 //

  • Fenerbahçe, Şampiyonlar Ligi 3. Ön Eleme turunda Fransız ekibi Monaco ile eşleşti. Şampiyonlar Ligi’nde ön eleme turlarında Arsenal ve S.Doneskt’in... ... [...]

    21 Temmuz 2016 //

  • 16.01.2015, Fenerbahçe, TOP 16 F Grubu 2. Maçında evinde Olympiakos’a 68-74 mağlup olarak evinde oynadığı ilk 2 maçtan da hüsranla... ... [...]

    10 Haziran 2016 //