KÖŞE YAZISI

Birlik

Kısa adıyla ÜNİFEB uzun ve tam adıyla 1907 ÜNİFEB – Üniversiteli Fenerbahçeliler Birliği. İçinde bulunduğumuz oluşumun ismini belirlemeye çalışırken neler düşündü acaba bizden önce bu birlikte bulunan ağabeylerimiz, ablalarımız? Türkçenin içinde bulunan o kadar kelime arasından birlik kelimesinde karar kılınmış.

“ Birlik: 1. İsim Tek, bir olma durumu, vahdaniyet “

Oturup içinde bulunduğumuz bu “birliğin” isminin bile aslında bir görev niteliğinde olduğunu hiç düşündük mü acaba? Belki birkaçımız belki birçoğumuz belki de hiçbirimiz. Ama şunu bilmeliyiz ki bu insanlar bu birliği kurarken bunun farkındaydılar ve aslında hiçbir şeyi değiştirmeyen -görev süreleri- boyunca bu farkındalıkla devam edip bu bayrağı teslim ettiler. Bu bayrak şu an bizim ellerimizde. Türkiye ve Kıbrıs haritasındaki herhangi bir örgütlenmemizin içerisinde bulunan senin, benim, hepimizin ellerinde. Peki, o elimizde bulunan ama görünmez olan bu bayrağı bizden sonra gelecek nesillere nasıl teslim edeceğiz? Hem de gönül rahatlığıyla, arkamızda tek bir pişmanlık bile bırakmadan?

-En başından beri bu birliğin nasıl ilerleyip büyüdüğünü hatırlayarak.

Evet, belki şu an bahsettiğim o ağabeylerimizin veya ablalarımızın birçoğunu tanımıyoruz. Ama onları tanıyan dostlarımız, kardeşlerimiz var. Onlardan duyduğumuz anılar ve güzel sohbetler var. Gıptayla dinlediğimiz güzel bir geçmiş var kulaklarımızda, vicdanımızda. Bu yüzden akıllarımıza geçmişe olan boyun borcumuz geliyor. Boyun borcu veya hak, nasıl isterseniz öyle çağırın ama bu bahsettiğimiz değerlerin ağırlığı ÜNİFEB içerisindeki görev bilincini geçtiği an insan gerçekten bir şeyler yapmaya başlıyor. O zaman bir parçası oluyorsun bu birliğin. Geçmişi utandırmamak için bir şeyler yapmaya başladığında geleceği inşa ediyorsun. Çünkü bu hep böyledir. İnsan bir işi sadece yapmak için yaparsa elinde yavan sonuçlarla kalır. Fakat birini/birilerini utandırmama duygusu işin içine girdiğinde, o zaman eline sadece kuru sonuçlar geçmez, bunların yanında mutluluklar ve daha nice hazlar beliriverir yanında.

Bu birlik doğru olduğuna inandığı şeyleri yaparak bu günlere geldi. Bu kadar insan doğru yerde olduğuna inandığı için bu birliğe geldi ve büyüdük bu kadar. Biz inandığımız şeyler için bu pankartları boyuyoruz, bu besteleri söylüyoruz. İnandığımız insanlarla birlikte tribünde omuz omuzayız. Evet, bu temel olarak sadece bir “inanç” meselesi. Üniversite hayatlarımızı başka şekillerle de geçirebilir ve bitirebilirdik. Ama biz kendimiz gibi bir şeylere inanan insanları aradık. O insanları kazanmak ve biriktirmek istedik çünkü aynı şeylere inandığınız insanlarla bir şeyler yapmak, bir şeyler inşa etmek aslında kendi hayat yolumuzu tasarlamaktır.

Seçtiğimiz dostlar kan bağımızın olmadığı ailemizdir. Aslında bizim bu birlikten öğrendiğimiz ve kazandığımız en büyük şey insanları kaybetmemektir. Zamanını, emeğini, gençliğini paylaştığın insanları yüreğinde, yanında ve yeri geldiğinde sırtında taşımaktır. Çünkü bizim burada harcadığımız ve harcayacağımız şeyler üniversite hayatlarımız ve çabalarımız/emeklerimiz gibi bir daha geri alamayacağımız şeylerdir. Ve insan inanmadığı hiçbir şey için özünden bir şeyler vermez. Bu yüzden buradaki hiçbir çaba ve hiçbir emek karşılıksız kalmamalı. İlla ki bir karşılık biçeceksek bu saydığımız şeylere, o zaman bunlardır verdiklerimizin ederi;

Gittiğin bir şehirde seni karşılayacak olan dostlarının olduğunu bilmektir. Yatacağın yatağın ve yiyeceğin iki lokma yemeğin bir şekilde bir dost tarafından hazırlanacağını bilmektir. Bir maç öncesi şehir dışından gelmiş bir sürü kardeşine uzun uzun sarılmaktır. Gol olduğunda tribünde üzerine düştüğün adamla gülüşerek birbirini ayağa kaldırmaya çalışmaktır. Maç çıkışı hiçbir mekânın çekemeyeceği bir kalabalıkla birlikte bir yere gidip tıkış tıkış yemek yiyip üstüne çay içmektir. Zamandan bağımsız, birlikte olduğun bu insanların her birinin gözlerinin içine bakabilmektir çekinmeden ve bir pişmanlığın olmadan. Sırf bu saydıklarımız yüzünden bile kişisel hırsların yeri değildir ÜNİFEB. Geçmişten avuçlarımıza bırakılmış, bizimde geleceğe devredeceğimiz görünmez bir bayraktır. Yüreğinde kendi doğruları ve kendi inançları eksik olmayan vicdanlı insanlarla bu koşuyu koşmak dileğiyle!

Can Müjde
1907 ÜNİFEB Beykent Üniversitesi

İLGİLİ YAZILAR

  • Sezon başında sponsor bulunmaması sebebiyle hem erkek hem de bayan takımlarımız rakiplerine göre düşük bütçeli takımlar kurdu. Matematiksel olarak şampiyon... ... [...]

    24 Ocak 2017 //

  • Öncelikle maçı 2-1 kazanarak Fransa’ya, rövanşa avantajlı olarak giden taraf olan takımımızı tebrik etmek gerekir. Fenerbahçe beklenenden iyi, Monaco ise... ... [...]

    1 Ağustos 2016 //

  • Sabırlı olmamız gereken uzunca bir transfer dönemini geride bıraktık sayılır. Geçen sene Euroleague’de Final Four’a kalıp , finalde kaybetmiş olsak... ... [...]

    30 Temmuz 2016 //

  • Fenerbahçe, Şampiyonlar Ligi 3. Ön Eleme turunda Fransız ekibi Monaco ile eşleşti. Şampiyonlar Ligi’nde ön eleme turlarında Arsenal ve S.Doneskt’in... ... [...]

    21 Temmuz 2016 //

  • 16.01.2015, Fenerbahçe, TOP 16 F Grubu 2. Maçında evinde Olympiakos’a 68-74 mağlup olarak evinde oynadığı ilk 2 maçtan da hüsranla... ... [...]

    10 Haziran 2016 //