KÖŞE YAZISI

Kupalar Yükselecek Ellerimizde

17 Ekim 2014’te, Ülker Sports Arena’da başladı rüyamız.

5 senedir belki de ilk kez bu kadar büyük umutlarla başladığımız bir sezonda, hedeflerimizin büyük kısmına ulaştık. Önceleri TOP 16’ya kalabilmek bile adımıza bir başarıyken, şimdi Final-Four ev sahibiyle eşleşmemize rağmen ‘’nasıl olsa yeneriz’’ diyebiliyoruz. Bunu bu kadar rahat söylememizin en büyük sebebi koç Obradovic. Obradovic, bu sene Avrupa’nın gelmiş geçmiş en iyi koçu olduğunu bir kez daha gösterdi, hatta bir kez değil birkaç kez gösterdi.
Önce 84-62 biten Panathinaikos maçında, 3. çeyreğin başındayken çizdiği oyun sonrasında (ki o sırada skor 39-35’ti) farkın açılıp 22’lere ulaşması, ardından Barcelona’ya evindeki ilk mağlubiyeti tattırdığımız maçta uzatmaların son hücumunda Bjelica üzerinden çizdiği oyun ve profesörün adeta bomboş turnikeye gitmesi, son olarak da İsrail deplasmanında Goudelock’un basketi. 1 sezon boyunca kullanılmamış set oyunlarının Top 8 mücadelesi sırasında kullanılması, koskoca sezon içinde 3-4 maçta ortaya çıkan Semih’in Maccabi karşısında şans bulup fişlerini çekmesi. Hepsi Obradovic’in neden farklı olduğunu ve Avrupa’nın bir numarası olduğunu gösteriyor.

Koçun yanı sıra oyuncuların da hakkını vermek gerekiyor. Bundan önce yine yıldızlar topluluğu kadrolar kuruldu, fakat hiçbir zaman beklenen başarı gelmedi. Kleiza, Bo McCalebb, Lavrinovic, Jasikevicius, Tomas, Bogdanovic. Ne isimler geldi fakat bir türlü başarı gelmedi. Sezon başında da yapılan Goudelock ve Vesely transferleri kuşku uyandırmıştı taraftarda. Çünkü iki isim de NBA’de kötü sezonlar geçirip Avrupa’ya dönüş yapmışlardı. ’’Harcanan milyonlar yine çöpe gider mi?’’ sorusu bir kez daha akıllara gelmişti. Fakat sezonun başında bu soru akıllardan hemen gitti, Goudelock, Bjelica, Vesely ve diğer oyuncular öyle bir performans sergilediler ki ‘çöpe gidecek sezon’ görüşü bir anda ‘Acaba şampiyonluk gelir mi ?’ fikrine dönüştü. Beklenildiği gibi olmaya da çok yakın. Real Madrid ile eşleştik, Avrupa’nın devi olduğu yadsınamaz, tartışılamaz bir gerçek. Fakat unutulmamalı ki; Fenerbahçe Ülker bu sezon üst üste 9 deplasman maçını kazandı. Evinde olduğu kadar deplasmanda da çok tehlikeli bir takım. Takımdaki herkes şampiyonluğa kenetlenmiş durumda, herkes o kupayı istiyor, mücadele ediyor. Hepsinden de önemlisi başımızda Zeljko Obradovic var.

Unutmamalı; kupaya 2 maç kaldı.
Son topa kadar savaşmaya devam!

Arda Çağatay Genç
1907 ÜNİFEB Cumhuriyet Üniversitesi

İLGİLİ YAZILAR

  • Sezon başında sponsor bulunmaması sebebiyle hem erkek hem de bayan takımlarımız rakiplerine göre düşük bütçeli takımlar kurdu. Matematiksel olarak şampiyon... ... [...]

    24 Ocak 2017 //

  • Öncelikle maçı 2-1 kazanarak Fransa’ya, rövanşa avantajlı olarak giden taraf olan takımımızı tebrik etmek gerekir. Fenerbahçe beklenenden iyi, Monaco ise... ... [...]

    1 Ağustos 2016 //

  • Sabırlı olmamız gereken uzunca bir transfer dönemini geride bıraktık sayılır. Geçen sene Euroleague’de Final Four’a kalıp , finalde kaybetmiş olsak... ... [...]

    30 Temmuz 2016 //

  • Fenerbahçe, Şampiyonlar Ligi 3. Ön Eleme turunda Fransız ekibi Monaco ile eşleşti. Şampiyonlar Ligi’nde ön eleme turlarında Arsenal ve S.Doneskt’in... ... [...]

    21 Temmuz 2016 //

  • 16.01.2015, Fenerbahçe, TOP 16 F Grubu 2. Maçında evinde Olympiakos’a 68-74 mağlup olarak evinde oynadığı ilk 2 maçtan da hüsranla... ... [...]

    10 Haziran 2016 //