KÖŞE YAZISI

Zafer Benimdir

Zaferlere anlam kazandıranlar, zaferi kazanmak uğruna inançlarıyla savaşanlardır şüphesiz. İnsanoğlunun uğrunda savaşacağı değerler yoksa, insanoğlu da yok demektir. Bu bağlamda onurlarından başka kaybedecek şeyleri olmayanlar ve yine onurları için savaşanlar Ağustos’ u yakından tanırlar… Ağustos, erdemin, inancın Anadolu halkının ellerinde şekillenmesi demektir… Onu uğurlamak, zaferi ve onuru kucaklayabilmektir Türk insanı için. Ağustos mazlum milletlerin şahlanışıdır, umudu taze tutabilmektir ezilenler için. Yine bu duygularla uğurluyoruz Ağustos’u. Üstelik her geçen gün değer yargılarımızın bilinçli bir şekilde tüketildiği toplumumuzda, bireysel kazanımların kutsal saydıklarımızın önüne geçirildiği, inançlarımızın sömürüldüğü ve en önemlisi Türk Gençliği’nin yok sayıldığı bir zamanda… İçine sokulduğumuz duruma bakarak hep beraber düşünelim. Neydi zafer? En son kime karşı, neyle kazanmıştık? Şanlı bir geçmişin destansı gizemine kapılarak yıllar boyu onu yadetmek miydi? Yoksa sınırı yoktur bunun diyerek onu büyüterek iliklerimizde dahi hissedebilmek mi? Sonra üstümüzü başımızı yoklayalım yine birlikte, aynamıza bakalım… Gündelik sıkıntılarımızın, kutsal değerlerimizi yaka paça aşağı alma çabasına şahit olacağız hep birlikte. Umudu, aşkı, isyanı, mücadele ve vatan sevgisini her geçen gün bir parça daha kaybetmeye başladığımızı göreceğiz… İşte bu yüzdendir ki dönen gün, zaferleri anlamlandırabilmek adına Türk Gençliği için önemli bir fırsattır. Bizi biz yapan değerleri anımsamak onları yaşatmak yurttaşlık bilincinden öte yüce önderin en büyük eserini emanet ettiği gençliğine vasiyetidir… Gün, uğrunda ölünen değerleri gençliğin ateşi ile harmanlama günüdür.

Bir sabah uyandığımızda takvim yaprağında otuzu görüyor üzerimizde Ağustos sıcağını hissediyorsak, o gün zafer sözcüğünü pekiştirebileceğimiz, neyin ne kadar büyük olduğunu anlayacağımız özel bir gündür… O gün emperyalizme ve onun koç başılarına karşı onurlu duruşu, direngenliği, isyankarlığı kavrayabilme günüdür… Bir Mayıs gününde bir çift mavi gözün yaktığı meşalenin, tam üç buçuk yıl sonra bir Ağustos sabahı dünyanın en mazlum halkı tarafından nasıl bağımsızlık ateşine çevrildiğini görmek için o günden iyisi yoktur, olamayacaktır. Bu zaferi hiçbir resmi geçit, hiçbir devir teslim töreni anlatamayacaktır. Hiçbir gün, yüz seksen altı bin üç yüz yirmi altı tane yüreğin o gün devlerin üstüne hangi duyguyla yürüdüğünü açıklayamayacaktır… Doksan sekiz bin dokuz yüz elli altı tüfeğin ve üç yüz yirmi beş topun kudretini bu gün haricinde ancak İsrafil’in sur’u anımsatacaktır. Türk Gençliği için zafere anlamlar katacak, onu büyütecek, ileriye taşıyacak daha iyi bir gün gelmeyecektir. O gün Türk halkının kutladığı bayramların zaferi, zaferin bayramı olarak kalacaktır. Ve zafer sadece hak edenlerin değil “zafer benimdir” diyebilenlerin olacaktır.

Bayramların en anlamlısı hepimize kutlu olsun.

Onur Aloğlu
1907 ÜNİFEB – Üniversiteli Fenerbahçeliler Birliği

İLGİLİ YAZILAR

  • Sezon başında sponsor bulunmaması sebebiyle hem erkek hem de bayan takımlarımız rakiplerine göre düşük bütçeli takımlar kurdu. Matematiksel olarak şampiyon... ... [...]

    24 Ocak 2017 //

  • Öncelikle maçı 2-1 kazanarak Fransa’ya, rövanşa avantajlı olarak giden taraf olan takımımızı tebrik etmek gerekir. Fenerbahçe beklenenden iyi, Monaco ise... ... [...]

    1 Ağustos 2016 //

  • Sabırlı olmamız gereken uzunca bir transfer dönemini geride bıraktık sayılır. Geçen sene Euroleague’de Final Four’a kalıp , finalde kaybetmiş olsak... ... [...]

    30 Temmuz 2016 //

  • Fenerbahçe, Şampiyonlar Ligi 3. Ön Eleme turunda Fransız ekibi Monaco ile eşleşti. Şampiyonlar Ligi’nde ön eleme turlarında Arsenal ve S.Doneskt’in... ... [...]

    21 Temmuz 2016 //

  • 16.01.2015, Fenerbahçe, TOP 16 F Grubu 2. Maçında evinde Olympiakos’a 68-74 mağlup olarak evinde oynadığı ilk 2 maçtan da hüsranla... ... [...]

    10 Haziran 2016 //